6. Sınıf Türkçe Paragraf 7. Test (Parçada Anlam)

1 Lisedeki edebiyat öğretmenimiz Sabahattin Eyüboğlu, bir gün Ankara’daki şairleri ve yazarları okulumuza getirmişti. Açık oturum benzeri bir edebiyat gecesi yapıldı. Cahit Sıtkı Tarancı başta olmak üzere bütün şairler şiirlerini okudular. Edebiyat konuları üzerine tartıştılar. En heyecanlıları Yaşar Kemal’di. Bir ara, “Bu okunanların hiçbiri şiir değil. Şiir halktan söz etmeli. Halkın sancısını, çilesini taşımalı.” dedi. Öbürleri de ona cevap verdiler. Daha sonra bize de şiir okuttular. İlk şiirimi okurken şaşırıverdim. Öyle utandım ki kıpkırmızı kesildim. Cahit Külebi “Zararı yok, bende de olur böyle. İnsan unutabilir. Hiç belli etmeden geçivereceksin.” deyince rahatladım ve başka bir şiir okudum. O zaman alkışladılar.

Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Haber yazısı
  • Mektup
  • Anı
  • Gezi yazısı

1. Sorunun Çözümü

Bu soruda verilen metin, kişisel deneyim ve duygu aktarımını içeren bir anlatımı barındırmaktadır. Metinde lisedeki edebiyat öğretmeninin, Ankara’dan gelen şair ve yazarların katılımıyla düzenlenen edebiyat gecesinde yaşadığı duygu durumları, şaşkınlık, utanç ve sonrasında yaşanan rahatlama gibi bireysel hisler detaylandırılmıştır. Doğru cevap: C) Anı olarak belirlenmelidir. Bunun temel nedeni, metnin anlatım biçiminin kişisel bir hafıza ve anı niteliği taşımasıdır.

Seçeneklerin değerlendirilmesi şu şekilde yapılmıştır:

  • A) Haber yazısı: Haber yazılarında olaylar objektif, nesnel ve tarafsız bir dille aktarılır. Burada ise bireysel duygu ve yaşanmışlıklar öne çıkmaktadır.
  • B) Mektup: Mektuplarda genellikle belirgin selamlaşma, hitap ifadeleri ve kapanış yer alır. Metinde ise bu tür yapı ve dil bulunmamaktadır.
  • D) Gezi yazısı: Gezi yazıları mekânsal detaylar, seyahat deneyimleri ve gözlemler üzerine kurulu olur. Verilen metin ise, duygu ve kişisel tecrübeye odaklıdır.

Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, metnin içeriği ve anlatım biçimi kişisel hafızaya dayanan bir anı özelliği taşımakta, dolayısıyla doğru cevap “C) Anı”dır. Metinde yer alan anlatım öğeleri, duygu yoğunluğu ve olayların akış sırasındaki bireysel tepkiler, diğer seçeneklerin özellikleriyle uyumsuzluk göstermektedir. Bu sebeple, seçenekler arasından en uygun olanı seçmek, metnin yapısına uygun değerlendirme yapmayı gerektirmektedir.

2 Bilgi Ağacım, Sevgili Dergim,

Seni okurken çok eğleniyorum. Bana ve tüm okuma meraklılarına dünyanın farklı köşelerinden bilgiler sunuyorsun. Derslerime başarı, bilgilerime bilgi katıyorsun. Seni çok seviyorum. Başka bir sayında yazılarımı ve yaptığım resimleri görmek dileğiyle… Hoşça kal!

Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Gezi yazısı
  • Mektup
  • Anı
  • Tiyatro

2. Sorunun Çözümü

Bu soruda yer alan metin, doğrudan hitap içeren, samimi ve içten bir üslupla kaleme alınmış bir yazıdır. Metinde “Bilgi Ağacım, Sevgili Dergim” şeklinde başlayan selamlaşma ve kapanış ifadeleri dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, metnin türü “B) Mektup” olarak değerlendirilmelidir.

Seçeneklerin açıklaması şu şekildedir:

  • A) Gezi yazısı: Gezi yazıları, genellikle seyahat deneyimleri, yer gözlemleri ve mekânsal anlatımla öne çıkar. Bu metinde mekânsal detaylar veya gezi deneyimi bulunmamaktadır.
  • B) Mektup: Mektuplarda hitap, samimi dil ve duygu ifadeleri ön plandadır. Metnin yapısı ve içeriği bu tanıma uymaktadır.
  • C) Anı: Anılar, geçmişte yaşanmış olayların kişisel tecrübe ve duygularla anlatılmasıdır. Ancak metinde kişisel anıdan ziyade, doğrudan bir hitap ve iletişim yer almaktadır.
  • D) Tiyatro: Tiyatro metinleri diyalog ve sahne betimlemeleri içerir. Verilen metinde tiyatroya özgü yapı ve diyalog unsurları mevcut değildir.

Yukarıdaki değerlendirme sonucunda, metnin üslubu ve yapısı, doğrudan bir yazışma dilini yansıttığından, en doğru seçenek “B) Mektup” olarak belirlenmiştir. Metnin samimi tonu, selamlaşma ve kapanış ifadeleri mektup türünü açıkça ortaya koymaktadır.

3 Bahçıvan, Akkavak köyünde doğmuş; orada yaşamıştı. Yaşamı boyunca köyünden öteye geçmemişti. Bu topraklardan ayrı kalmanın ne demek olduğunu bilmiyordu. Şu bereketli toprağın üstünde ve uçsuz bucaksız mavi göğün altında yabancısı olduğu hiçbir duygu yoktu. Kendi kabuğunda yaşayan insanlara göre daha şanslıydı.

Bu metinle ilgili,

  • I. Hikâye edici bir metinden alınmıştır.
  • II. Karşılaştırma yapılmıştır.
  • III. Kişileştirmeden yararlanılmıştır.
  • IV. Birinci kişi ağzından anlatılmıştır.
yargılarından hangileri söylenemez?

  • I ve II
  • I ve IV
  • II ve III
  • III ve IV

3. Sorunun Çözümü

Bu soruda, bahçıvanın yaşamını konu alan metinle ilgili dört yargıdan hangilerinin metne uymadığı sorulmaktadır. Metinde, bahçıvanın köyde doğup yaşamış olması, onun çevresine ve yaşam biçimine dair betimlemeler yer almaktadır. Değerlendirmeye alınan yargılar incelendiğinde:

Yargıların analizi:

  • I. Hikâye edici bir metinden alınmıştır: Metin, belirli bir olay örgüsü ya da dramatik gelişme içermese de, yaşam öyküsüne dair anlatım barındırdığı için hikâye edici unsurlar taşıyabilir. Dolayısıyla bu yargı, metin için söylenebilir.
  • II. Karşılaştırma yapılmıştır: “Kendi kabuğunda yaşayan insanlara göre daha şanslıydı” ifadesiyle dolaylı bir karşılaştırma mevcuttur. Bu yönüyle yargı geçerli sayılabilir.
  • III. Kişileştirmeden yararlanılmıştır: Metinde doğa veya soyut kavramlara insan özellikleri yüklenmemiş; yalnızca nesnel betimlemeler yapılmıştır. Bu yüzden kişileştirme unsurundan yararlanıldığı söylenemez.
  • IV. Birinci kişi ağzından anlatılmıştır: Anlatım, “bahçıvan” üzerinden üçüncü kişi anlatım biçimiyle sunulmaktadır. Bu nedenle, birinci kişi ifadesi metinde mevcut değildir.

Bu açıklamalara göre, metinle ilgili söylenemeyecek yargılar III ve IV olarak belirlenmelidir. Dolayısıyla doğru cevap “D) III ve IV” olacaktır.

4 Aşağıdakilerden hangisi yay ayraç içinde verilen türde yazılmamıştır?

  • Komutan ─ Hey, durun bakalım!
    Gelin ─ Buyur kumandan.
    Komutan ─ Ne yapıyorsunuz burada?
    Gelin ─ Cepheye… Türk ordusuna cephane taşıyoruz.
    (Tiyatro)
  • İçimiz çirkinse sırmalar giysek süslenemeyiz. Kabalığa, budalalığa gönül vermişsek insan erdemlerine ulaşamayız. Kişi ancak kalbiyle güzel olabilir. İçindeki zenginliklerle insanların kalplerini kazanabilir. (Anı)
  • Bulunduğu semte adını veren Anadolu Hisarı’ndan Karadeniz uçlarına doğru bir başka kaleye, Yoros’a, geçiyorum. Anadolu Kavağı’nda başlıyor yoğunluk. (Gezi yazısı)
  • İçeri girdiğimde Baha Bey, yazıhanesinde oturuyordu. Yazıhane de harika! Masa, döner koltuk, mobilyalar, her şey birinci sınıf. (Hikâye)

4. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen dört seçenek içerisinden yay ayraç içinde belirtilen metin türü ile uyumlu olmayan metni belirlemeniz istenmektedir. Her bir seçenek, parantez içinde belirtilen türü ifade etmektedir. İlk seçenek olan A) Tiyatro örneğinde, karakterler arası diyaloglar ve sahneye özgü hitaplar yer almaktadır. Bu yapısal özellikler tiyatro metinlerine özgüdür ve metinde sahnelenen diyaloglar bu türün belirleyici unsurlarındandır. Üçüncü seçenek C) Gezi yazısı ise, mekânsal betimlemeler, seyahat gözlemleri ve yerel unsurları aktararak gezi yazısının özelliklerini başarılı bir biçimde yansıtmaktadır. Dördüncü seçenek D) Hikâye türüne ait unsurlar içermektedir; yani olay örgüsü, karakterlerin etkileşimleri ve akıcı bir anlatım bulunması hikâye anlatımına uygunluk göstermektedir.

Buna karşın, B) Anı seçeneğinde yer alan metin, tipik bir anı özelliği taşımamaktadır. Anı türü, kişisel yaşantıların, unutulmaz anların ve bireysel duyguların detaylıca anlatıldığı metinlerde kendini gösterir. Ancak bu seçenek, genel ve evrensel bir ifade tarzı ile kaleme alınmış, herhangi belirli bir bireysel deneyimi ya da derin kişisel izlenimi yansıtmamaktadır. Anlatım biçimi, kişisel hafızadan ziyade genel düşünce ve gözlemleri ön plana çıkarmaktadır.

Bu değerlendirmeler ışığında, parantez içinde belirtilen türle uyumlu olmayan metin, “B) Anı” seçeneği olarak belirlenmelidir. Seçenek A, C ve D’deki yapısal özellikler belirtilen türlere uygunluk gösterirken, B seçeneğinde bu uyum gözlemlenmemektedir. Dolayısıyla, doğru cevap “B) Anı” olarak kabul edilmelidir.

5 Aşağıdaki metinlerden hangisi hikâye türünün özelliklerini yansıtmamaktadır?

  • Karanlık ve dar yollarda, ellerinde fenerle komşudan dönen kadınlara rastladı. Yavaş yavaş kasabanın dışına uzanarak Büyükçay’ın kenarına geldi. Burada uzun bir tahta köprü vardı. Havran’a ve Kemer’e gidecek arabalar bu köprünün üstünden geçiyordu.
  • Öfke ve kin, doğruluğun sınırları dışındadır. Bu duygular mantığını kullanmayan insanların işine yarar sadece. Doğru ve temiz işler, hep ölçülü ve ağırbaşlıdır. Ölçü olmayan yerde kavga, gürültü ve haksızlık vardır.
  • Burası beni hasta edecekti. Birden ürperdim ve ellerimi yüzüme götürdüm. Şu odada, şu kış gecesinde, şu hava akımlarının ortasında terliyordum. Terden ıslanmış saçlarıma dokundum.
  • Gece olunca annesi o tatlı sesiyle Osman’a masallar anlatırmış. Onu mutlu etmek ve rahatça uyumasını sağlamak için elinden geleni yaparmış. Uyuduktan sonra hemen yanından ayrılmaz, uykuya iyice dalmasını beklermiş.

5. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen metinlerden hangisinin hikâye türüne özgü nitelikleri yansıtmadığı tespit edilmek istenmektedir. Hikâye türü, genellikle olay örgüsü, karakter gelişimi, mekân ve zaman unsurları gibi ögelerle desteklenir ve okuyucuya dramatik bir anlatım sunar. İlk seçenek A) mekan ve atmosfer betimlemeleriyle birlikte, olayların akışını da hissettiren bir yapıdadır; bu yönüyle hikâye türüne uygun unsurlar taşımaktadır. Dördüncü seçenek D) ise, annelerin masal anlatımı gibi ögelerle hikâye anlatımının geleneksel özelliklerini barındırmaktadır. Ayrıca, üçüncü seçenek C) kişisel duygu ve tepkilerin aktarımı yoluyla, kısa fakat etkileyici bir anlatım sunmaktadır.

Ancak, B) Öfke ve kin, doğruluğun sınırları dışındadır… ifadesiyle başlayan metin, felsefi ve argümantatif bir üslupla kaleme alınmış olup, belirgin bir olay örgüsü veya karakter derinliği içermemektedir. Bu nedenle, metin hikâye türünün tipik özelliklerini yansıtmak yerine, daha çok soyut kavramlar ve genel düşünceler üzerinden ilerlemektedir. Hikâye türü, okuyucuyu içine çekecek dramatik ve olay bazlı bir anlatımı gerektirirken, B seçeneği bu unsurları barındırmamaktadır.

Yapılan bu değerlendirme sonucunda, metinler arasında hikâye unsurlarını en az yansıtan ve bu türün özelliklerine uymayan seçenek “B)” olarak belirlenmelidir. Dolayısıyla, doğru cevap “B)” seçeneğidir.

6 Öğretmen, son mektubu da zarflayıp öteki zarfların üstüne bıraktı. Zarflar ak güvercin güzelliğinde üst üste sıralanmıştı. Öğretmen kalktı, gerindi, hiç uykusu olmadığını düşündü. Ses etmeden dışarıya çıktı. Gecenin nemini yüklenmiş mindere sessizce oturdu. İbrahim Ağa’nın bağının üstünde dinlenen yıldızlar iri iri parlıyordu.

Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Betimleyici anlatımdan yararlanılmıştır.
  • Benzetmeye başvurulmuştur.
  • Hikâye türünde yazılmıştır.
  • Anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştır.

6. Sorunun Çözümü

Bu soruda verilen metin, öğretmenin zarflarla ilgili hareketleri ve çevre betimlemeleriyle dikkat çeken, atmosferik bir anlatım sunmaktadır. Metinde, öğretmenin zarfları yerleştirme, yorgunluk belirtileri, gece atmosferi ve çevresel unsurlar öne çıkarak betimleyici anlatımın ön planda olduğunu göstermektedir. İlk seçenek A) Betimleyici anlatımdan yararlanılmıştır ifadesi, metnin detaylı ve görselleştirici dil kullanımı bakımından doğrudur. İkinci seçenek B) Benzetmeye başvurulmuştur ifadesi de, özellikle yıldızların betimlemesinde kullanılan benzetme unsurlarıyla uyum içerisindedir.

Buna karşın, C) Hikâye türünde yazılmıştır ifadesi, metnin yapısal özelliklerine baktığımızda uygun düşmemektedir. Hikâye türü, belirgin bir olay örgüsü, karakter gelişimi ve çatışma unsurlarını içerirken, verilen metinde bu tür ögeler yer almamaktadır. Metin daha ziyade betimleme ve gözlem ağırlıklı olup, bir olayın dramatik anlatımını sunmamaktadır.

Ayrıca, D) Anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştır ifadesi de metinde mevcut değildir. Anlatım, üçüncü kişi gözlemci bakış açısından yapılmış olup, öğretmenin hareketleri ve çevre betimlemeleri nesnel bir dille aktarılmıştır. Bu durumda, metnin anlatım biçimine uymayan yargı, “D) Anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştır” şeklinde öne çıkmaktadır.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, metinle ilgili söylenemeyecek doğru ifade “D)” seçeneğidir. Bu nedenle, doğru cevap “D)” olarak belirlenmelidir.

7 Aşağıdaki metinlerin hangisi yay ayraç içinde verilen türde yazılmamıştır?

  • Okul yıllarında edebiyat meraklısı arkadaşlarımdan biriyle sık sık İstanbul’da buluşurduk. Bu buluşmalarımızdan birinde bana büyük bir telaşla “Halit Ziya’yı gördüm. İstanbul’a gelmiş.” dedi. Ara sıra uğrayıp kitap ve dergi aldığımız bir sahaf vardı. Orada görmüş Halit Ziya’yı. Belki yine uğrar diye bir iki gün kitapçıda bekledim ama uğramadı. Çok üzülmüştüm. (Anı)
  • VİCDANİ – Bahçemizde ardıç ve kestane ağaçları vardı, akşamüzeri Çamlıca’dan nane kokulu bir rüzgâr eserdi. Ben üvezi çok severdim. (Başını kaldırır.) Siz de sever misiniz?
    PROFESÖR – Rahat olun efendim. Bana soru sormak yok. Ben soracağım, siz cevap vereceksiniz. Eviniz nasıldı?
    VİCDANİ – Bir cumbası vardı. Beni cumbaya oturturlardı. Beni haminnem yetiştirdi. (Tiyatro)
  • Kuzey Kutbu’nda son 9 ayda Türkiye kadar buzul eridi. NASA’nın araştırmalarına göre Kuzey Kutbu’ndaki buzullar eskisinden daha hızlı eriyor. NASA’nın 2004 ve 2005 uydu verilerine göre Kuzey Kutbu’nun tüm yıl boyunca kalan daimî buzulları %14 oranında azaldı. NASA uzmanları bunun, Türkiye’nin yüz ölçümü kadar bir buzul kütlesinin erimesi anlamına geldiğini belirtiyorlar. (Hikâye)
  • Munzur Vadisi Millî Parkı’na doğru yola koyuluyorum. Vadiyi takip eden yol muhteşem. Derin bir kanyonun dibinde akan Munzur Çayı yukarıdan görülüyor. Yol, çayın delişmen sularıyla aynı seviyede seyrediyor. Burası; çengel boynuzlu dağ keçisi, ayı, kurt, tilki gibi yabani hayvanların yanı sıra bin iki yüzden fazla bitki türünü barındırıyor. Park, kamp veya doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için harika bir yer. (Gezi yazısı)

7. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen dört metin arasından parantez içinde belirtilen türe uygun olmayan metnin hangisi olduğunu belirlemeniz istenmektedir. Her bir seçenek, sonundaki parantezde ifade edilen metin türü ile yazılmış olması beklenirken, içerik ve üslup açısından bu beklenti kontrol edilecektir.

Seçeneklerin değerlendirilmesi şu şekilde yapılmıştır:

  • A) (Anı): Burada, okul yıllarından anılar anlatılırken samimi, nostaljik ve kişisel anı unsurları ön plandadır. Anı türüne özgü anlatım dili kullanılmıştır.
  • B) (Tiyatro): Bu metinde, VİCDANİ ve PROFESÖR arasındaki diyaloglar, sahne yönergeleri gibi tiyatroya özgü unsurlar yer almaktadır. Diyalog yapısı, karakterler arası konuşmalar ve sahne talimatları belirgin bir tiyatro metni izlenimi vermektedir.
  • C) (Hikâye): Metinde Kuzey Kutbu’ndaki buzulların erimesi ile ilgili bilimsel ve objektif veriler yer almaktadır. Hikâye türünde beklenen olay örgüsü, karakter gelişimi ve dramatik anlatım bulunmadığından, içerik anlatım biçimiyle uyumsuzluk söz konusudur.
  • D) (Gezi yazısı): Munzur Vadisi Millî Parkı’nın betimlemeleri, mekânsal detayları ve doğa gözlemleri, gezi yazısının belirgin özelliklerini taşımaktadır.

Bu değerlendirme ışığında, parantezde verilen “Hikâye” ifadesine rağmen, C seçeneği nesnel, bilimsel ve bilgilendirici bir üslup kullanmakta; dolayısıyla beklenen hikâye unsurlarını yansıtmamaktadır. Metinde bir olay örgüsü, karakter etkileşimi ya da dramatik gelişme bulunmadığından, anlatım biçimiyle de hikâye türü arasında uyumsuzluk gözlemlenmektedir.

Sonuç olarak, doğru cevap “C)” seçeneğidir. Bu seçenek, parantezde belirtilen türle uyumlu olmayan üslup ve içerik özellikleri nedeniyle diğer seçeneklerden ayrılmaktadır.

8 Birçok üzüntüyle ettik sabahı
Haber yolladık, ümitsiz güneşe
Alıştık geceye, sevdik siyahı
Veda ettik kalplerimizde yanan ateşe


Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • “Kalp”, “güneş”e benzetilmiştir.
  • Redif ve kafiye kullanılarak ahenk sağlanmıştır.
  • Mecazlı ifadeler kullanılmıştır.
  • Kişileştirme yapılmıştır.

8. Sorunun Çözümü

Verilen dörtlük, şiirsel anlatımın özelliklerini taşıyan, imgeler ve mecazlarla süslenmiş kısa bir metindir. Soruda, dörtlükle ilgili dört ifadenin hangisinin söylenemeyeceği, yani şiirin özellikleriyle uyumlu olmadığı sorgulanmaktadır.

Seçeneklerin detaylı değerlendirmesi şu şekildedir:

  • A) “Kalp”, “güneş”e benzetilmiştir: Şiirde “kalp” ifadesi, yanan ateş şeklinde mecazi bir anlatımla yer alsa da, kalbin güneşe benzetilmesi yönünde açık bir benzetme (örneğin “gibi” ya da “sanki” kullanımı) bulunmamaktadır.
  • B) Redif ve kafiye kullanılarak ahenk sağlanmıştır: Dörtlükte, dizelerin sonundaki benzer ses uyumları ve tekrar eden yapılar redif ve kafiye örneklerini oluşturur; bu nedenle ifadenin doğruluğu gözlemlenmektedir.
  • C) Mecazlı ifadeler kullanılmıştır: Şiirde, “sevdik siyahı” ve “yanan ateş” gibi ifadeler, gerçek anlamlarından uzaklaştırılarak mecazlı anlatımın örneklerini sunmaktadır.
  • D) Kişileştirme yapılmıştır: Şiirde, nesnel varlıkların insan özellikleriyle betimlenmesi yönünde belirgin bir kişileştirme örneğine rastlanabilir. Örneğin, soyut kavramların veya doğa unsurlarının yaşam veren özelliklerle aktarılması beklenir.

Yukarıdaki açıklamalara göre, şiirde “kalp” ve “güneş” arasında benzetme yönünde açık bir yapı bulunmamaktadır. Diğer seçenekler ise şiirin yapısal ve anlatımsal özellikleriyle örtüşmektedir. Bu sebeple, dörtlükle ilgili söylenemeyecek ifade “A)” olarak belirlenmelidir.

Sonuç olarak, dörtlükte benzetme unsuru diğer seçeneklerde olduğu gibi belirgin biçimde yer almamaktadır; dolayısıyla doğru cevap “A)” seçeneğidir.

9 Küçük ve şirin bir kız, Aydede’yi çok seviyordu. Sesi çok güzel olduğu için Aydede’ye her gece şarkı söylüyordu. Bulutlu bir gecede Aydede’yi göremeyen kız ağlamaya başladı. Aydede de küçük kızı göremediği için ağlıyordu.

Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Kurgusal unsurlara yer verilmiştir.
  • Kişileştirmeden yararlanılmıştır.
  • Hikâye edici bir metinden alınmıştır.
  • Benzetmeye başvurulmuştur.

9. Sorunun Çözümü

Bu soruda, kısa ve öz anlatımıyla dikkat çeken metinde, iki temel karakter – küçük ve şirin bir kız ile Aydede – arasında kurulan ilişki üzerinden hangi ifadenin metne uymadığını belirlemek istenmektedir. Öncelikle, A) Kurgusal unsurlara yer verilmiştir ifadesi; metinde yaratıcı, hayal ürünü karakterler yer aldığından, kurgusal ögelerin bulunması bakımından doğru kabul edilebilir. Aynı şekilde, C) Hikâye edici bir metinden alınmıştır ifadesi de, metnin kısa olay örgüsü ve duygu geçişleriyle hikâye tarzını yansıtması nedeniyle yerinde bir değerlendirmedir.

Diğer yandan, B) Kişileştirmeden yararlanılmıştır ifadesi, aslında soyut ya da cansız varlıkların insan özellikleriyle betimlenmesi anlamına gelir. Ancak burada anlatılan karakterler tamamen gerçek insanlara ait olduğundan, metinde gerçek anlamda bir kişileştirme unsuruna rastlanmamaktadır. Bununla birlikte, D) Benzetmeye başvurulmuştur ifadesinde de benzetme öğesi aranmaktadır; yani “gibi” ya da “sanki” ifadeleriyle bir karşılaştırma beklenmektedir. Metinde ise hiçbir benzetme unsuru bulunmamaktadır.

Her iki seçenek de tartışmaya açıksa da, metnin dil ve üslubuna bakıldığında özellikle benzetme yoluyla herhangi bir karşılaştırma yapılmadığı açıkça görülmektedir. Bu bağlamda, metin için söylenemeyecek en doğru ifade “D) Benzetmeye başvurulmuştur”dur. Dolayısıyla, anlatımın kendine özgü yalın üslubu içerisinde benzetme kullanımına yer verilmemesi, D seçeneğinin metne uygun olmadığını net biçimde ortaya koymaktadır.

10 Aşağıdakilerden hangisi yay ayraç içinde verilen türde yazılmamıştır?

  • İmece günü, çocukluğumun en unutulmaz günlerinden biriydi. Kızlar ve delikanlılar meydanda toplanmıştı. Köyün içinde biri dolanıyor, “İmeceye…” diye bağırıyordu. Herkes imeceye hazırlanıyordu. Derken hep birlikte tarlaya doğru yola çıktık. Ben birlik olmanın, yardımlaşmanın ve paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu işte o gün anladım. (Anı)
  • Sırtıma yapışmış uçuk mavi tişörtümle tüm gün dolandım tozlu sokaklarda. Yazacağım konuları düşünüp duruyordum. Derken bir anda gökyüzü karardı, şimşekler çaktı, rüzgâr tüm gücüyle esmeye başladı. Eve doğru hızla koşuyordum. Evin önüne geldiğimde şiddetli bir yağmur başlamıştı bile, oracıkta sırılsıklam oldum. (Hikâye)
  • Günümüzde kirlilik en önemli çevre sorunlarından biridir. Kirliliğin yol açtığı en kötü sonuçlardan biri de asit yağmurlarıdır. Bu yağmurların etkisiyle ormanlar yok olabilir, göllerdeki canlı türleri tükenebilir, insanlar zarar görebilir. (Gezi yazısı)
  • Pişekâr ― Aman birader, bir tarafında bir sıkıntı filan yok ya inşallah!
    Kavuklu ― Yok İsmail, birdenbire ne olduğunu anlayamadım. (Tiyatro)

10. Sorunun Çözümü

Bu soruda, dört seçenek içerisinden parantez içinde belirtilen metin türüyle uyumlu olmayan metni tespit etmemiz gerekmektedir. İlk olarak, A) İmece günü… (Anı) seçeneğinde, çocukluk anılarının sıcak, samimi ve nostaljik bir dille aktarılması, anı türünün özelliklerini yansıtmaktadır. B) Sırtıma yapışmış uçuk mavi tişörtüm… (Hikâye) seçeneğinde ise, olay akışı ve yaşanan ani gelişmelerle hikâye unsurlarının barındırıldığı görülmektedir. D) Pişekâr ― Aman birader… (Tiyatro) seçeneği de, diyaloglar ve karakterlerin birbirleriyle etkileşimine dayalı yapısıyla tiyatro türüne uygun olarak kaleme alınmıştır.

Buna karşın, C) Günümüzde kirlilik en önemli çevre sorunlarından biridir… (Gezi yazısı) seçeneğinde ise metin içeriği ve üslubu, coğrafi gezinti, doğa gözlemleri veya seyahat deneyimleri yerine, çevresel bir sorunun bilimsel ve açıklayıcı anlatımını sunmaktadır. Gezi yazıları, genellikle mekan betimlemeleri, yerel gözlemler ve seyahat tecrübeleri üzerinden ilerlerken, C seçeneğindeki metin daha çok bilgi verici ve objektif bir üslup taşımaktadır.

Bu detaylı değerlendirme sonucunda, parantez içinde belirtilen tür olan “Gezi yazısı” ile uyumlu olmayan seçenek “C)” olarak belirlenmiştir. Çünkü C seçeneğindeki metin, içeriğinde bilimsel veriler ve çevre sorunlarına dair analiz sunarken, gezi yazılarının taşıması gereken mekânsal ve seyahatle ilgili unsurları barındırmamaktadır. Böylece, diğer seçeneklerin aksine C seçeneği, parantezde verilen tür tanımına uygun düşmemektedir.

11 Eğitim, yaşam boyunca devam eden bir süreçtir. Temeli, ailede atılır. Çocuğun ilk öğretmeni annesi‘dir. Çocuk, öğrenmesi gereken şeylerin büyük çoğunluğunu annesini gözlemleyerek öğrenir. Anne, bir bakıma çocuğu için aynadır. Bu yüzden annenin çocuğa vereceği eğitim önemlidir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

  • İnsan hayatında eğitimin aşamaları
  • Annelik eğitimi
  • Çocuk eğitiminde annenin rolü
  • Çocuk eğitiminin önemi

11. Sorunun Çözümü

Bu parçada çocuk eğitiminde annenin rolü anlatılmaktadır. Özellikle, çocuğun annesi aracılığıyla öğrenme sürecine nasıl dahil olduğu ve annenin eğitici bir rol üstlendiği vurgulanmıştır.

Parçada “Çocuğun ilk öğretmeni annesidir.” ifadesiyle, annenin çocuğa verdiği eğitimin önemine dikkat çekilmektedir. Ayrıca, “Anne, bir bakıma çocuğu için aynadır.” ifadesi, çocukların annelerini model alarak birçok davranışı öğrendiğini göstermektedir.

Bu nedenle doğru cevap “C) Çocuk eğitiminde annenin rolü” şıkkıdır.

Diğer şıkların neden doğru olmadığını inceleyelim:

  • A) İnsan hayatında eğitimin aşamaları: Parça, eğitim sürecinin farklı aşamalarına değil, yalnızca annelerin çocuk üzerindeki eğitimsel etkisine odaklanmaktadır. Bu nedenle bu şık yanlıştır.
  • B) Annelik eğitimi: Parçada annelerin çocuk yetiştirme konusunda nasıl eğitim aldığına dair bir bilgi verilmemektedir. Konu, daha çok annenin çocuk üzerindeki etkisine odaklanmaktadır.
  • D) Çocuk eğitiminin önemi: Parçada çocuk eğitiminin önemli olduğuna değinilmiş olsa da, özellikle annenin rolü ön plana çıkarılmıştır. Yani, konu genel olarak çocuk eğitimi değil, çocuk eğitiminde annenin etkisi üzerine odaklanmaktadır.

Bu nedenle, parçanın en uygun konusu “Çocuk eğitiminde annenin rolü” olarak belirlenmiştir.

12 Susuzluktan kırılan bir köpek, suyun kenarına kadar gelip tam su içecekken kaçar. Bunu birkaç kez yapar. Köpek susamıştır ama suyun kenarına geldiğinde kendi yansımasını görüp korktuğu için su içemez. Sonunda susuzluğa dayanamaz ve kendini suya atar. Suyun içindeyken kendi yansımasını görmediği için de kana kana su içer.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  • Gereksiz korkulardan kurtulan insan, amacına ulaşır.
  • Hedefe ulaşmak için çevreden yardım istemek gerekir.
  • Azimle çalışan kişinin başaramayacağı iş yoktur.
  • Kararsızlık, insanı başarısızlığa sürükler.

12. Sorunun Çözümü

Bu soruda, susuzluktan kırılan bir köpeğin, su içmek için çaba göstermesine rağmen kendi yansımasından korkarak kaçtığı anlatılmaktadır. Ancak en sonunda korkusunu yendiğinde susuzluğunu giderebilmiştir. Bu bağlamda, A) Gereksiz korkulardan kurtulan insan, amacına ulaşır. seçeneği doğru cevaptır.

B) Hedefe ulaşmak için çevreden yardım istemek gerekir. şıkkı yanlıştır çünkü köpek, bir başkasının yardımına ihtiyaç duymadan kendi korkularını aşmıştır.

C) Azimle çalışan kişinin başaramayacağı iş yoktur. ifadesi, köpeğin azmiyle alakalı görünse de, burada vurgulanan asıl mesaj korkuların gereksizliği ve bunları aşmanın önemi olduğu için yanlıştır.

D) Kararsızlık, insanı başarısızlığa sürükler. şıkkı da yanlıştır çünkü köpeğin yaşadığı sorun kararsızlık değil, kendi yansımasından korkmasıdır.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

13 Belli bir ahlak dersi vermek amacıyla oluşturulan hayvan hikâyelerine fabl denir. Fabllarda öğretici bir amaç güdülür, gündelik hayatla ilgili dersler verilir. Okur, bu dersi kolaylıkla anlar. Çünkü öğüt, fablın sonunda atasözü ya da özdeyiş şeklinde verilir. Fabllar kısa hikâyelerdir; giriş, gelişme, sonuç ve ders bölümü olmak üzere dört bölümden oluşur. Çocuklara tokgözlülük, yardımseverlik, özveri gibi iyi insan davranışları kazandırma amacı taşır. Bu yüzden fablların eğitici yanı güçlüdür.

Bu parçaya getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?

  • Çocukların Eğitimi
  • Fablların Özellikleri
  • Fabllarda Gerçekçilik
  • Öğretici Eserler

13. Sorunun Çözümü

Bu soruda, fablların tanımı ve özellikleri anlatılmıştır. Fablların öğretici bir amacı olduğu, atasözü veya özdeyişlerle dersler verdiği, giriş-gelişme-sonuç yapısına sahip olduğu gibi temel özellikler vurgulanmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda, B) Fablların Özellikleri şıkkı doğru cevaptır.

A) Çocukların Eğitimi şıkkı yanlıştır çünkü fabllar eğitim aracı olarak kullanılabilir ancak bu parçanın temel konusu fablların eğitici yönü değil, yapısal özellikleridir.

C) Fabllarda Gerçekçilik yanlıştır çünkü metin, fablların gerçekçi olup olmadığına değil, genel yapılarına odaklanmaktadır.

D) Öğretici Eserler şıkkı ise kapsam olarak daha geniştir. Fabllar öğretici eserler arasında yer alsa da bu metnin doğrudan konusu fablların özellikleridir.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

14 Fındık, Türkiye’de en çok Ordu, Giresun, Trabzon civarında yetiştirilir. Ülkemizde yılda yaklaşık 70-80 bin ton fındık elde edilir. Fındık; hafif kumlu, killi, serin toprakları sever. Fidanlar, dikildikten 4-5 yıl sonra meyve vermeye başlar.

Bu metinde Türkiye’de yetiştirilen fındıkla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • Nerelerde yetiştirildiğine
  • Yıllık üretim miktarına
  • Yetiştirildiği toprağın özelliklerine
  • Hangi mevsimde meyve verdiğine

14. Sorunun Çözümü

Bu soruda verilen metin, Türkiye’de yetiştirilen fındık hakkında bilgi içermektedir. Öncelikle, doğru cevabı belirlemek için seçenekleri inceleyelim:

  • A) Nerelerde yetiştirildiğine: Metinde, fındığın Ordu, Giresun, Trabzon gibi Karadeniz bölgesinde yetiştirildiği belirtilmektedir. Dolayısıyla bu bilgiye metinde yer verilmiştir.
  • B) Yıllık üretim miktarına: Parçada, Türkiye’de yılda yaklaşık 70-80 bin ton fındık üretildiği açıkça belirtilmiştir. Bu yüzden bu bilgi de metinde bulunmaktadır.
  • C) Yetiştirildiği toprağın özelliklerine: Metinde, fındığın hafif kumlu, killi ve serin toprakları sevdiği bilgisi verilmiştir. Dolayısıyla bu bilgi de mevcuttur.
  • D) Hangi mevsimde meyve verdiğine: Metinde, fındık fidanlarının 4-5 yıl sonra meyve verdiği söylenmektedir, ancak hangi mevsimde meyve verdiğiyle ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır. Metinde fındığın yetiştiği bölgeler, üretim miktarı ve toprağın özellikleri açıklanmış; fakat hangi mevsimde meyve verdiğine dair herhangi bir bilgi verilmemiştir.

15 Atasözleri; doğruluğu deneyimler sonucu kabul edilmiş, kim tarafından söylendiği belli olmayan ve halkın ortak malı olan sözlerdir. Hemen hemen her konuyla ilgili bir atasözümüz bulunur ve bölgeden bölgeye değişiklik gösterebilir. Atasözleri, günlük yaşantımızda bir düşünce açıklanırken ya da savunulurken de bolca kullanılır.

Bu parçada atasözleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • Doğruluğunun tecrübelere dayandığına
  • Genellikle mecaz anlam taşıdığına
  • Konu çeşitliliğinin çok fazla olduğuna
  • Günlük hayatta sıklıkla kullanıldığına

15. Sorunun Çözümü

Soruda verilen metin, atasözlerinin bazı özelliklerini açıklamaktadır. Şimdi seçenekleri inceleyerek doğru cevabı bulalım:

  • A) Doğruluğunun tecrübelere dayandığına: Metinde atasözlerinin doğruluğunun deneyimler sonucu kabul edildiği açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla bu bilgi metinde vardır.
  • B) Genellikle mecaz anlam taşıdığına: Metinde atasözlerinin mecaz anlam taşıdığına dair herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Bu yüzden bu şık, doğrudan eksik olan bilgiyi işaret etmektedir.
  • C) Konu çeşitliliğinin çok fazla olduğuna: Metinde hemen hemen her konuyla ilgili bir atasözü bulunduğu belirtilmiştir. Bu bilgi yer almaktadır.
  • D) Günlük hayatta sıklıkla kullanıldığına: Metinde, atasözlerinin günlük yaşamda bir düşünceyi açıklarken veya savunurken bolca kullanıldığı söylenmiştir. Bu bilgi de metinde mevcuttur.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır. Metinde atasözlerinin doğruluğunun deneyimlere dayandığı, konularının geniş olduğu ve günlük hayatta sıkça kullanıldığı belirtilmiştir. Ancak atasözlerinin mecaz anlam içerdiğiyle ilgili herhangi bir ifade bulunmamaktadır.

16Hayatımızın en büyülü anıları hangi dönemde yaşanır?” diye sorulsa düşünmeden “Çocukluk döneminde.” derim. Çocukluk; nasıl yaşandığı bilinmeyen bir rüya âlemi, neler olduğunu anlamadığımız bir sis bulutu, dünyayı tek elimizle kaldıracağımızı sandığımız bir masal dünyasıdır. İnsan, kendi yaşayamasa da çocuklarının bu coşkulu zamanların tadına varmasını arzular.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

  • En etkileyici hatıralar çocukluk yıllarında yaşananlardır.
  • İnsan, çocuklukta yaşadığı olayları tam olarak anlamlandıramaz.
  • İnsan, ömrü boyunca hayal dünyasının etkisinden kurtulamaz.
  • Bireyler, çocuklarına çocukluklarını doyasıya yaşatmak ister.

16. Sorunun Çözümü

Bu parçada yazar, çocukluk yıllarının insan hayatındaki özel ve unutulmaz yerini vurgulamaktadır. Çocukluk, büyülü anıların en çok yaşandığı, hayal gücünün en yüksek seviyede olduğu bir dönem olarak tanımlanmaktadır. Yazar, çocukluğu “rüya âlemi”, “sis bulutu” ve “masal dünyası” gibi imgelerle anlatmıştır. Bu ifadelerden yola çıkarak, yazarın çocukluk dönemini çok etkileyici ve özel bir zaman olarak gördüğünü söyleyebiliriz.

Şıkların analizine baktığımızda:

  • A) En etkileyici hatıralar çocukluk yıllarında yaşananlardır.
    Bu ifade, paragrafın ana fikrine uygundur. Yazar, çocukluk dönemini en büyülü anıların yaşandığı dönem olarak nitelendirmiştir. Dolayısıyla bu şık doğrudur.
  • B) İnsan, çocuklukta yaşadığı olayları tam olarak anlamlandıramaz.
    Yazar, çocukluğu “nasıl yaşandığı bilinmeyen bir rüya âlemi” olarak tanımlamıştır. Bu ifade, çocukluk anılarının tam olarak hatırlanamadığını ya da anlamlandırılamadığını gösterir. Bu nedenle bu şık da doğrudur.
  • C) İnsan, ömrü boyunca hayal dünyasının etkisinden kurtulamaz.
    Parçada insanın hayal dünyasının etkisinden hiç kurtulamadığına dair bir bilgi verilmemektedir. Çocukluk dönemi büyülü bir zaman olarak anlatılmıştır, ancak bu durumun ömür boyu devam ettiği söylenmemiştir. Bu şık yanlıştır.
  • D) Bireyler, çocuklarına çocukluklarını doyasıya yaşatmak ister.
    Parçada geçen “İnsan, kendi yaşayamasa da çocuklarının bu coşkulu zamanların tadına varmasını arzular.” ifadesi, bu şıkkı desteklemektedir. Bu şık doğrudur.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

17 Uzmanlara göre yaşamımızın pek çok alanında bir işi yapmaktan kaçınmamızın ya da işi yapmayı ertelememizin nedeni, hissettiğimiz korku ve endişelerdir. İşi daha en başından “çok zor” olarak tanımlamamız, sonunda başarısız olmaktan, eleştirilmekten korkmamız gibi nedenler bizi erteleme davranışına iter. Aslında işlerimizi erteleyerek kabiliyetlerimizin sorgulanmasından kaçmaya çalışırız. “Neyse, sonra başlarım.“, “Henüz vakit var.” gibi cümleler, erteleyen insanlar tarafından sıklıkla kullanılır.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi insanların erteleme davranışının sebeplerinden biri değildir?

  • Çalışmaktan ve yoğunluktan korkulması
  • Yeteneklerin başkaları tarafından sınanmasının istenmemesi
  • Yapılacak işin çok zor olarak görülmesi
  • Başarısızlıktan endişe duyulması

17. Sorunun Çözümü

Parçada insanların işlerini erteleme nedenleri ele alınmıştır. Yazar, ertelemenin temelinde korku ve endişelerin yattığını belirtmektedir. İnsanlar genellikle başarısız olmaktan ya da başkalarının eleştirilerinden çekindikleri için işleri ertelerler.

Şıkların analizine baktığımızda:

  • A) Çalışmaktan ve yoğunluktan korkulması.
    Parçada insanların iş yapmaktan korktuklarına dair bir ifade bulunmamaktadır. İşlerin ertelenmesi, genellikle başarısızlık korkusu ve eleştirilme endişesi ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle bu şık yanlıştır.
  • B) Yeteneklerin başkaları tarafından sınanmasının istenmemesi.
    Parçada insanların kabiliyetlerinin sorgulanmasından kaçmak için işlerini erteledikleri belirtilmiştir. Bu nedenle bu şık doğrudur.
  • C) Yapılacak işin çok zor olarak görülmesi.
    Yazar, kişilerin işleri zor olarak algılamalarının da erteleme sebebi olabileceğini belirtmiştir. Bu nedenle bu şık doğrudur.
  • D) Başarısızlıktan endişe duyulması.
    Parçada başarısızlık korkusunun insanları erteleme davranışına ittiği açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle bu şık doğrudur.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

18Orta oyunu, tiyatro değildir. Yalnızca güldürür. Oysa tiyatro kimi zaman ağlatır, kimi zaman güldürür.” diyen bilgisizlere acınıp geçilir. Sanatı mutlu bir azınlığın tekelinde zanneden bazı kişiler; halk şiiri, halk edebiyatı, halk tiyatrosu lafından huylanır olmuş. Öykünün meddahtan, romanın Dede Korkut’tan, şiirin Karacaoğlan’dan yararlanılarak çağdaş bir tekniğe ulaşması gereğinden her söz ettiğimizde bunların başından aşağı kaynar sular dökülür.

Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Deyim kullanılmıştır.
  • Karşılaştırma yapılmıştır.
  • Benzetmeye başvurulmuştur.
  • Kişisel düşüncelere yer verilmiştir.

18. Sorunun Çözümü

Bu soruda verilen metinde, tiyatro ve orta oyunu arasındaki farklar, sanatın farklı yönlerine dair eleştiriler ve değerlendirmeler yer almaktadır. Metinde “Orta oyunu, tiyatro değildir. Yalnızca güldürür” ifadesiyle tiyatronun hem güldürü hem de ağlatma özellikleri karşılaştırmalı olarak sunulmuş; aynı zamanda, sanatın sadece belirli bir kesim tarafından tekeline alınması gibi kişisel düşüncelerin de yer aldığı görülmektedir. Buna göre, seçeneklere baktığımızda:

  • A şıkkı: Metinde “kaynar sular dökülür” gibi deyimsel ifadeler kullanılmıştır. Bu, metnin anlatımında deyimlere yer verildiğini göstermektedir.
  • B şıkkı: Tiyatro ve orta oyunu arasındaki farklar üzerinden yapılan karşılaştırmalar, metnin analitik bir bakış açısıyla sunulduğunu ortaya koyar.
  • D şıkkı: Kişisel düşüncelere de yer verilmektedir; örneğin, “bilgisizlere acınıp geçilir” ifadesiyle yazarın öznel değerlendirmesi gözler önüne serilmektedir.

Ancak C şıkkı: “Benzetmeye başvurulmuştur” ifadesi metinde geçmemektedir. Metinde benzetme sanatına dair herhangi somut bir örnek veya benzetme ifadesi bulunmamaktadır. Özetle, metin; deyim, karşılaştırma ve kişisel düşünceleri içermekle birlikte, benzetme kullanımından uzak kalınmıştır. Dolayısıyla, bu soruyla ilgili “C” şıkkı doğru cevabı işaret etmektedir. Açıklamaların her biri, metnin hangi anlatım özelliklerini içerdiğini ve hangi yönünün eksik olduğunu detaylandırarak, doğru cevabın neden diğerlerinden ayrıldığını göstermektedir. Bu kapsamlı değerlendirme, metnin incelenmesinde kullanılan yöntemleri ortaya koymakta ve hangi dil unsurlarının kullanıldığını net bir biçimde açıklamaktadır.

19 Çevremizdeki sesleri, ışıkları, kokuları, sıcaklığı, esen rüzgârı vb. duyu organlarımızla algılarız. Ancak bazen duyu organlarımız doğru çalışsa, işlevini tam olarak yerine getirse bile onlardan beyne gönderilen iletiler beyinde yanlış yorumlanabilir. O zaman algımızda bir hata oluşur. Bu tür algı hatalarına yanılsama denir. En şaşırtıcı ve etkileyici yanılsamalar görsel yanılsamalardır. Bu yanılsamalarda aslında göz, nesneyi görür. Nesnenin gözde oluşan görüntüsü sinirlerle beyne iletilir. Ama beyin, gelen bu görüntüyü yorumlarken hata yapar. Genelde algımızdaki bu hatayı fark ederiz. Böyle bir görsel yanılsamayla karşılaştığımızda bir şeyin ters gittiğini anlarız ama ne olduğunu bilemeyiz. Bu nedenle ikinci bir kez ve daha dikkatli bakarız. Baktığımız şeyin ne olduğunu anlamaya çalışırız. Çoğunlukla bu ikinci ve daha dikkatli bakış nasıl bir yanılsamaya kapıldığımızı anlamamızı sağlar. Ne var ki bazen, gördüğümüz şeyde bir yanlışlık olduğunu fark etmemize karşın öyle algılamayı sürdürebiliriz.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Bilgilendirici bir metindir.
  • Bir kavramın tanımı yapılmıştır.
  • Örneklendirmeye başvurulmuştur.
  • Eleştirel bir anlatım vardır.

19. Sorunun Çözümü

Dördüncü soruda, duyu organlarımızla algıladığımız bilgiler ve bu bilgilerin beyne iletilirken nasıl yanlış yorumlanabileceği konusu ele alınmıştır. Parçada, “yanılsama” kavramı açıkça tanımlanmış; gözün nesneyi görmesi ve beynin bu görüntüyü hatalı yorumlaması süreci detaylandırılmıştır. Buna göre, seçeneklere baktığımızda:

  • A şıkkı: Metin, bilimsel bir üslupla yazıldığı için bilgilendirici bir metin niteliği taşımaktadır.
  • B şıkkı: Parçada, yanılsama kavramının tanımı açıkça yapılmış ve sürecin işleyişi ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
  • C şıkkı: Verilen örnekler veya somut olaylar yerine, süreç açıklamaları yapılmıştır. Yani, örneklendirme şeklinde bir anlatım tercih edilmemiştir.

Buna karşın, D şıkkı: “Eleştirel bir anlatım vardır” ifadesi parçada yer almamaktadır. Parça, nesnel bir bilimsel dil kullanarak yanılsama olgusunu açıklamaya odaklanmış, eleştirel bir bakış açısı benimsememiştir. Özetle, metin; bilgilendirici, tanımlayıcı ve açıklayıcı özellikler taşırken, eleştiri içermemektedir. Dolayısıyla, bu soruda doğru cevap “D” şıkkıdır. Açıklamalar, her bir seçeneğin metindeki karşılığını detaylı şekilde ortaya koyarak, neden eleştirel bir anlatımın bulunmadığını net bir biçimde ifade etmektedir.

20 Bindiğimiz gemi beyaz bir martı gibi… Yolcular, kamaralar, koridorlar, salonlar, aynalar, çalışan kadınlar, kısacası herkes yüzümüze gülüyor. Yolcular da bindikleri gemi kadar mutlu. Bu ortamda yolculuk yapmak neşelendiriyor bizi. Günün yorgunluğunu atıyoruz böylece.

Bu parçanın dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Benzetmeye başvurulmuştur.
  • Anlatım 3. kişi ağzından yapılmıştır.
  • Olayın geçtiği mekân bellidir.
  • Kişileştirmeden yararlanılmıştır.

20. Sorunun Çözümü

Bu soruda, metnin dil ve anlatım özellikleri detaylı biçimde incelenmektedir. Metin şu şekilde başlar: “Bindiğimiz gemi beyaz bir martı gibi…” ifadesiyle benzetme sanatına yer verildiği açıkça görülmektedir. Yani, A şıkkı “Benzetmeye başvurulmuştur” ifadesi metne uygundur.

Metinde yer alan “Bindiğimiz”, “yüzümüze”, “mutlu” ve “gün yorgunluğunu atıyoruz” gibi ifadeler, anlatımın birinci kişi çoğul (biz) üzerinden yapıldığını göstermektedir. Dolayısıyla, B şıkkı “Anlatım 3. kişi ağzından yapılmıştır” ifadesi, metnin anlatım biçimine ters düşmektedir; çünkü metinde şahsi bir bakış açısı (biz) hakimdir, üçüncü kişi anlatımı söz konusu değildir.

C şıkkı “Olayın geçtiği mekân bellidir” ifadesi de, geminin iç mekan unsurlarının – kamara, koridor, salon, aynalar – belirtilmesiyle metinde yer almaktadır.

D şıkkı “Kişileştirmeden yararlanılmıştır” konusuna ise, metinde yer alan “yüzümüze gülüyor” ifadesi üzerinden bakıldığında, bazı inanimate unsurların (örneğin koridor, salon, aynalar) canlı varlık gibi betimlenmesi söz konusu olabilir. Bu durum, hafif bir kişileştirme örneği olarak değerlendirilebilir.

Bu değerlendirmeler ışığında, metnin anlatım biçimi açısından B şıkkı “Anlatım 3. kişi ağzından yapılmıştır” ifadesi kesinlikle söylenemez. Dolayısıyla, doğru cevap B şıkkıdır.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz