1
(1. ve 2. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)
En büyük sevincimiz ve kederimiz başka insanlarla olan ilişkilerimizden kaynaklanır. Yaşamda mutluluk ve huzur, sağlıklı iletişim biçimleriyle kurulan ilişkilerde yaşanır. Sağlıklı iletişim becerileri bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirilir,
ancak bu tekniklerden önce işe kendimizden başlamamız uygun olur.
Aşağıdaki atasözlerinden hangisi parçadaki altı çizili kısma anlamca en yakındır?
- İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.
- Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
- Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
- El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
1. Sorunun Çözümü
Öncelikle parçadaki “ancak bu tekniklerden önce işe kendimizden başlamamız uygun olur.” ifadesi, kişinin önce kendi davranış ve tutumlarını sorgulaması, eleştirmesi gerektiğini vurgular. Bu noktada aşağıdaki atasözleri arasından anlamca en yakın olanı seçmeliyiz.
-
Doğru Cevap – A şıkkı: “İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.”
Bu atasözü, başkalarını eleştirmeden önce kendi hatalarımızı, eksiklerimizi gözden geçirmemiz gerektiğini anlatır. Parçadaki vurgu da tam olarak bu noktaya, yani önce kendimizden başlamaya işaret eder. -
B şıkkı neden yanlış?
“Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.” deyimi ima yoluyla birini uyarmayı anlatır; öz sorgulama veya kendini eleştirme anlamı taşımaz. -
C şıkkı neden yanlış?
“Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.” atasözü, başkalarının sahip olduklarının daha avantajlı ya da değerli gözükmesi üzerine kuruludur; öz eleştiri ya da kendini gözden geçirme ile ilgisi yoktur. -
D şıkkı neden yanlış?
“El elin eşeğini türkü çağırarak arar.” atasözü, yardıma muhtaç kalındığında birlikte hareket etme gerekliliğini anlatır; burada da kendini sorgulama veya içsel eleştiri vurgusu yer almaz.
Bu nedenle, parçanın anahtar mesajını en iyi yansıtan atasözü A şıkkıdır. Kişisel gelişim ve sağlıklı iletişim için önce kendi tutumlarımızı değerlendirmemiz, hatalarımızı görüp düzeltmemiz gerektiğine işaret eden bu seçenek, parçadaki altı çizili cümleyle kusursuz bir örtüşme sağlar.
2
(1. ve 2. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)
En büyük sevincimiz ve kederimiz başka insanlarla olan ilişkilerimizden kaynaklanır. Yaşamda mutluluk ve huzur, sağlıklı iletişim biçimleriyle kurulan ilişkilerde yaşanır. Sağlıklı iletişim becerileri bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirilir, ancak bu tekniklerden önce işe kendimizden başlamamız uygun olur.
Parçadan çıkarılamayacak yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- İnsanlarla ilişkilerimiz duygularımızı etkiler.
- Sağlıklı iletişimle mutluluğu yakalayabiliriz.
- Bir kısım tekniklerle doğru iletişim kurabiliriz.
- İletişim teknikleri uygulamayla öğrenilmez.
2. Sorunun Çözümü
Parçanın ana fikri, sağlıklı iletişim becerilerinin “bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirildiği” ve mutluluk-huzurun bu becerilerle kurulacak ilişkilerde yaşandığı üzerinedir. Buna göre soruda, “Parçadan çıkarılamayacak yargı” aranıyor. Şıklarda yer alan her yargıyı parçaya göre değerlendirelim:
-
A şıkkı neden çıkarılabilir?
“İnsanlarla ilişkilerimiz duygularımızı etkiler.” ifadesi, “En büyük sevincimiz ve kederimiz başka insanlarla olan ilişkilerimizden kaynaklanır.” cümlesiyle doğrudan örtüşür. -
B şıkkı neden çıkarılabilir?
“Sağlıklı iletişimle mutluluğu yakalayabiliriz.” yargısı, “Yaşamda mutluluk ve huzur, sağlıklı iletişim biçimleriyle kurulan ilişkilerde yaşanır.” cümlesinden açıkça desteklenir. -
C şıkkı neden çıkarılabilir?
“Bir kısım tekniklerle doğru iletişim kurabiliriz.” önerisi, “Sağlıklı iletişim becerileri bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirilir.” cümlesiyle bağlantılıdır; tekniklerin iletişime zemin hazırladığı vurgulanır. -
D şıkkı neden çıkarılamaz?
“İletişim teknikleri uygulamayla öğrenilmez.” ifadesi, parçanın tam tersini savunur. Parçada, iletişim tekniklerinin öğrenilerek ve yaşama geçirilerek uygulandığı belirtilmektedir; bu nedenle D şıkkı parçadan çıkarılamaz.
Sonuç olarak, parçadan çıkarılamayacak yargı D şıkkıdır. Çünkü parça, iletişim tekniklerinin öğrenmeye ve uygulamaya dayandığını söylerken, D şıkkı bu süreci reddetmektedir.
3
Bence mimari eserler öteki sanatlardan daha net olarak bir devrin özelliklerini yansıtırlar. Bir devrin her cephesiyle bütün hayatı, kültürü, sanatı, görgüsü, nesi varsa hepsi o aynadadır. Bizanslının entrikalarını Bizans mimarisi açığa vurmuyor mu? Gizli kapıları, gizli dehlizleri ve menfezleriyle… Oysa Türk mimarisi soyluluğun, açıklığın, aydınlığın ifadesidir.
Parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisine başvurulmuştur?
- Tanık gösterme
- Örneklendirme
- Tanımlama
- Betimleme
3. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu parçanın anlatımında yazar, mimari eserleri örnek göstererek bir dönemin tüm özelliklerini nasıl yansıttığını açıklamaktadır. Parçadaki cümlelere baktığımızda; “Bizanslının entrikalarını Bizans mimarisi açığa vurmuyor mu? Gizli kapıları, gizli dehlizleri ve menfezleriyle…” gibi ifadeler, somut örnekler üzerinden okuyucuya fikir vermektedir. Ardından Türk mimarisinden söz ederken “soyluluğun, açıklığın, aydınlığın ifadesidir” diyerek zıt örnekler sunar. Bu nedenle aranan anlatım tekniği, örnek verme yani örneklendirmedir.
-
Doğru Cevap – B şıkkı: Örneklendirme
Parçada Bizans ve Türk mimarisi üzerinden somut örnekler verilerek okuyucuya düşünceler somutlaştırılmıştır. -
A şıkkı neden yanlış?
Tanık gösterme, bir görüşü desteklemesi için bir kişinin sözünü aktarmaktır; burada ise yazar kendi gözlemlerini ve örneklerini sunmaktadır, başkasının sözünden alıntı yoktur. -
C şıkkı neden yanlış?
Tanımlama, bir kavramın ne olduğunu açıklamaktır; parçada mimarinin tanımı değil, mimari eserlerin döneme nasıl ayna tuttuğu örneklerle gösterilmiştir. -
D şıkkı neden yanlış?
Betimleme, ayrıntılı tasvir demektir; burada görsel bir tasvirden çok, dönemin özelliklerini gösteren örnekler öne çıkarılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında parçanın anlatımında kullanılan anlatım tekniğinin Örneklendirme olduğu açıktır. Bu yüzden doğru cevap B şıkkıdır.
4
“Bahar olsun da seyredin
Nasıl süsler bayırları
Zümrüt gibi çayırları
Yüze gülen o nâzenîn
Gelin yüzlü papatyalar
Altın gözlü papatyalar”
Şiire göre şair hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Tabiat aşığı olduğu
- Bahar mevsimini sevdiği
- Gelin olmak istediği
- Papatyalara ayrı bir değer verdiği
4. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, şiirdeki imgelerden hareketle şairin tutum ve duygularını değerlendireceğiz. “Bahar olsun da seyredin / Nasıl süsler bayırları / Zümrüt gibi çayırları…” dizeleri doğa sevgisini ve bahar mevsimine duyulan hayranlığı gösterir. “Gelin yüzlü papatyalar / Altın gözlü papatyalar” ifadesi ise papatyalara özel bir değer atfettiğini açıkça ortaya koyar. Şimdi şıklara tek tek bakarak parçadan çıkarabileceğimiz ve çıkaramayacağımız yargıyı bulalım.
-
A şıkkı neden söylenebilir?
“Tabiat aşığı olduğu” yorumu, şiirin tümünde yer alan doğa tasvirleri ve coşkusuyla doğayı ne denli sevdiğini belli eder. -
B şıkkı neden söylenebilir?
“Bahar mevsimini sevdiği” çıkarımı, “Bahar olsun da seyredin” dizelerinden doğrudan anlaşılır; şair baharı tutkulu bir şekilde anlatır. -
C şıkkı neden söylenemez?
“Gelin olmak istediği” ifadesi şiirde hiçbir yerde yer almaz. “Gelin yüzlü” tamlaması, papatyaların yüzüne benzetilen zarif güzelliğini vurgular; şairin kendisi için “gelin” olmayı arzuladığına dair en ufak bir ipucu yoktur. -
D şıkkı neden söylenebilir?
“Papatyalara ayrı bir değer verdiği”, papatyaların “gelin yüzlü” ve “altın gözlü” şeklinde betimlenmesinden anlaşılır; şair papatyaları özellikle öne çıkarmış, onlara özel bir beğeni beslediğini göstermiştir.
Görüldüğü gibi A, B ve D şıkları şiirdeki betimlemelerle doğrudan örtüşürken, C şıkkı şiirin anlatımında yer almayan bir yargıyı ifade etmektedir. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.
5
“Ne yaptıysam gözüne girmeyi başaramadım. Beni harçlıksız bırakmaktan zevk alırdı sanki. Kimi zaman kaçıp bahçedeki koca cevizin altında, hendekte veya damda yattığım geceler, onun umurunda bile değildim.”
Aşağıdakilerden hangisi parçanın hem başına hem de sonuna getirilebilir?
- Oldum olası sevmezdi beni babam.
- Hiçbir istediğimi yerine getirmezdi
- Üstelik eve her dönüşümde hastalanırdı
- Her yıl sonunda takdir alırdım.
5. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, parçadaki anlatımda anlatıcı, babasının ilgisizliğini ve sevgisizlik tavrını çok net bir dille ifade etmektedir. “Ne yaptıysam gözüne girmeyi başaramadım” ve “beni harçlıksız bırakmaktan zevk alırdı sanki” cümleleri, babanın çocuğa karşı soğuk ve sevmez bir tutum sergilediğini gösterir. Ayrıca “kaçıp… yattığım geceler, onun umurunda bile değildim” ifadesi, bu sevmezliğin sürekliliğini ve çocuğun yalnızlığını vurgular. Bu bağlamda hem parçanın başında hem de sonunda yer alabilecek en uygun cümle, anlatıcının babası tarafından hiç sevilmediğini doğrudan ifade eden bir yargıdır.
-
Doğru Cevap – A şıkkı:
“Oldum olası sevmezdi beni babam.”
Bu cümle, babanın çocuğa karşı ömür boyu süren sevmezlik tavrını tanımlar. Parçanın başına geldiğinde anlatıcının başarısızlık hissini, sonuna geldiğinde ise yalnızlık duygusunu pekiştirir. -
B şıkkı neden uygun değil?
“Hiçbir istediğimi yerine getirmezdi.” ifadesi harçlık verilmemesiyle sınırlı kalır; oysa parçada yalnızca maddi istekler değil, duygusal ilgi de tamamen yoktur. Ayrıca son cümle akışında duygu bütünlüğünü tam sağlamaz. -
C şıkkı neden uygun değil?
“Üstelik eve her dönüşümde hastalanırdı.” cümlesi parçanın hiçbir yerinde geçmez, anlattığı konu ve duygu durumuyla tamamen alakasızdır. -
D şıkkı neden uygun değil?
“Her yıl sonunda takdir alırdım.” ifadesi anlatıcının başarılarından söz eder; parça ise başarılardan çok babanın ilgisizliğine odaklanmıştır.
Görüldüğü gibi, A şıkkı hem parçanın başındaki hayal kırıklığını hem de sonunda hissedilen yalnızlığı en güçlü şekilde pekiştiren cümledir. Bu nedenle doğru cevap A şıkkıdır.
6
Şunu özellikle belirtmek istiyorum: “Yazmak” fiiline kutsallık veya yazının ötesinde bir anlam yüklemiyorum. İnsanı var ve anlamlı kılan şey, gerçekliğin dilini öğrenmesi, buradan hareketle varlığını keşfetmesi ve de yeryüzü serüveninde anlamlandırılmış bir hayatın sahibi olmasıdır. “Anlamak ve yaşamak”tan, yani hâl’den bahsediyorum.
Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- Varlığını keşfeden, hayatın anlamını çözer.
- Yazmak eylemi mukaddes bir iştir.
- İnsanın hakikatin dilini öğrenmesi gerekir.
- Bilinenle yaşanan çelişmemelidir.
6. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu parçada yazar, “Yazmak” eylemine kutsallık yüklemediğini, asıl önemsenmesi gerekenin gerçekliğin dilini öğrenmek ve buradan hareketle kendi varlığını keşfetmek olduğunu vurgulamaktadır. “Anlamak ve yaşamak”tan, yani hâlden bahsederken, insanın bilginin ötesinde yaşadığı deneyimi de önemsediği anlaşılır. Şimdi, hangi yargının bu anlatımdan çıkarılamayacağını birlikte inceleyelim.
-
A şıkkı neden çıkarılabilir?
“Varlığını keşfeden, hayatın anlamını çözer.” ifadesi, “varlığını keşmesi ve anlamlandırılmış bir hayatın sahibi olması” sözleriyle doğrudan örtüşür. -
B şıkkı neden çıkarılabilir?
“Yazmak eylemi mukaddes bir iştir.” yargısı, parçada açıkça reddedilir; yani “kutsallık yüklemiyorum” dendiği için yazma fiilinin mukaddes olduğu çıkarılamaz. -
C şıkkı neden çıkarılabilir?
“İnsanın hakikatin dilini öğrenmesi gerekir.” cümlesi, “gerçekliğin dilini öğrenmesi” ifadesiyle aynıdır; bu yüzden net bir çıkarımdır. -
D şıkkı neden çıkarılamaz?
“Bilinenle yaşanan çelişmemelidir.” ifadesi, parçada ne açıkça söylenmiş ne de üstü kapalı ima edilmiştir. Yazar, bilgi ile yaşama arasında bir çelişki meselesi üzerinde durmaz; daha çok öğrenmek ve yaşamak eylemlerinin anlam inşasına katkısını vurgular.
Bu nedenle parçadan çıkarmamız mümkün olmayan yargı D şıkkıdır. Çünkü metin bilgi ile yaşanan deneyim arasındaki çelişkiyi gündeme getirmemekte, aksine her ikisinin de insanı anlamlandırma sürecinde birlikte çalıştığını belirtmektedir.
7
Bir başka dünyaya ayak basmıştı sanki. Bu, hesapta olmayan bir kar yağışıyla karşılaşmaya benziyordu. Bir de, ilk kez kalınan yabancı bir evde, uyandıktan sonraki şaşkınlığa… Sabah sabah, yirmi çeşit şarkıya, yerinde duramayan rengârenk kalabalığa karışmak… İşte hayatın yalan gürültüsü, yalan sessizliği. Bir bakıyorsunuz, düş mavileriyle çevrilmiş dünya. Bir bakıyorsunuz, çığlık çığlığa, sarılar, kırmızılar sarmış her yanı. Değişmeyen renk nerede? Onu bulamıyorsunuz. Gülünç geliyor düşününce, çırpınışı insanın. Her şey, eskiyor, yenileniyor, çürüyor, atılıyor.
Paragrafta yazar asıl neyi vurgulamaktadır?
- Hesapta olmayan bir kar yağışının zorluğu
- Dünyanın insana farklı şeyler sunduğu
- İnsanın dünyadaki çırpınışının komik olduğu
- Her gün farklı şeylerle ilgilenmenin güzelliği
7. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu paragrafta yazar; canlı renkler, gürültü ve sessizlik arasında sürekli değişen bir dünya deneyiminden söz ediyor. “Bir bakıyorsunuz, düş mavileriyle çevrilmiş dünya. Bir bakıyorsunuz, çığlık çığlığa, sarılar, kırmızılar sarmış her yanı.” ifadeleri, dünyanın insana sunduğu çeşitliliği ve beklenmedik değişimleri vurgular. Yazar asıl olarak dünyanın insana farklı şeyler sunduğunu hissettirmek istiyor; değişim ve farklılaşmanın hem şaşkınlık hem de hayret uyandıran yönüne dikkat çekiyor.
-
Doğru Cevap – B şıkkı: “Dünyanın insana farklı şeyler sunduğu.”
Paragrafta “hesapta olmayan bir kar yağışı”ndan “yirmi çeşit şarkıya, yerinde duramayan rengârenk kalabalığa” kadar pek çok örnekle, dünyanın her an farklı deneyimler yarattığı ve insanı şaşırtıp değiştirdiği anlatılmaktadır. -
A şıkkı neden yanlış?
“Hesapta olmayan bir kar yağışının zorluğu” ifadesi sadece ilk cümledeki metafora odaklanır; oysa paragrafın ana mesajı, tek bir beklenmedik olgu değil, dünyanın sürekli sunduğu çeşitliliktir. -
C şıkkı neden yanlış?
“İnsanın dünyadaki çırpınışının komik olduğu” yorumu, yazarın bu deneyimi gülünç bulduğunu ima eder; ancak yazarın tonu daha çok hayret ve şaşkınlık içerir, alaycı ya da küçümseyici değildir. -
D şıkkı neden yanlış?
“Her gün farklı şeylerle ilgilenmenin güzelliği” düşüncesi olumlu bir yorumdur; paragrafta ise belirsizlik ve şaşkınlık ön plandadır, saf güzellik vurgusundan çok değişimin yüceliği ve karmaşıklığı üzerinde durulmuştur.
Sonuç olarak, paragrafta yazarın asıl vurgusu dünyanın insana her an yeni, farklı ve beklenmedik deneyimler sunduğudur. Bu nedenle doğru cevap B şıkkıdır.
8
“Yaban ya aydın ile köylü arasındaki uçurumu içtenlikle dile getirdiği, bu yarayı cesaretle deştiği ve Anadolu köylüsüne ait gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği için çok övülmüş ya da tek yanlı olduğu, gerçekleri çarpıttığı iddiası ile eleştirilmiştir.”
Yukarıdaki parçadan Yaban romanıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- Yaban romanı için farklı görüşler dile getirilmiştir.
- Anadolu köylüsüne ait gerçekler anlatılmıştır.
- Yaban romanını ele alıp inceleme çabaları azdır.
- Hem övülen hem eleştirilen bir eserdir.
8. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu parçada Yaban romanı üzerine iki zıt görüşün bir arada sunulduğunu görüyoruz: “…içtenlikle dile getirdiği, bu yarayı cesaretle deştiği ve Anadolu köylüsüne ait gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği için çok övülmüş ya da tek yanlı olduğu, gerçekleri çarpıttığı iddiası ile eleştirilmiştir.” Buradan, eserin hem övgü hem de eleştiri aldığı, Anadolu köylüsünün gerçeklerini anlattığı ve farklı görüşlerin dile getirildiği çıkarılabilir. Şimdi şıkları inceleyelim:
-
Doğru Cevap – C şıkkı:
“Yaban romanını ele alıp inceleme çabaları azdır.”
Parçada böyle bir yargıya dair hiçbir bilgi yoktur; aksine romanın hem olumlu hem olumsuz yorumlarla yoğun şekilde tartışıldığı açıktır. -
A şıkkı neden çıkarılabilir?
“Yaban romanı için farklı görüşler dile getirilmiştir.”
Parçada övgü ve eleştiri olmak üzere en az iki farklı görüşün varlığı doğrudan belirtilmiştir. -
B şıkkı neden çıkarılabilir?
“Anadolu köylüsüne ait gerçekler anlatılmıştır.”
“Anadolu köylüsüne ait gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği” cümlesi bu yargıyı tam olarak doğrular. -
D şıkkı neden çıkarılabilir?
“Hem övülen hem eleştirilen bir eserdir.”
Parçada eserin hem “çok övülmüş” hem de “eleştirilmiştir” denilerek iki yönden değerlendirildiği açıkça ifade edilir.
Görüldüğü gibi A, B ve D şıkları parçadan rahatlıkla çıkarılabilir; ancak C şıkkı, paragrafta yer almayan bir yargıyı ifade ettiğinden doğru cevap C şıkkıdır.
9
“Yukarıdan inen bir vapur düdüğünü çalarak ilerideki iskeleye yanaşıyor, uzaktan Paşabahçe’nin çıplak toprakları üstünde akşamın gölgeleri solgun bir çimenlik koyuluğu ile titriyordu. Önlerindeki koy, şu son geçecek vapuru bekleyerek uyumaya hazırlanıyordu.”
Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisine yanlış gösterilmiştir?
- Öykülemeye başvurulmuştur.
- Betimlemeler yapılmıştır.
- Kişileştirmeler vardır.
- Abartmalar yer almaktadır.
9. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu parçada yazar, vapurun düdüğünü ve akşam gölgelerinin titreyen çimenlik koyu gibi imgelerle hem bir öyküleme akışı hem de ayrıntılı betimlemeler sunuyor. “Koy, … vapuru bekleyerek uyumaya hazırlanıyordu” ifadesiyle de doğaya ve cansız varlıklara insana özgü özellikler atfederek bir kişileştirme tekniği kullanıyor. Bütün bu öğeler metni zenginleştirirken, abartma – yani gerçeklik sınırlarını aşan ölçüsüz tanımlamalar – yoktur.
-
A şıkkı neden doğru gösterilmiştir?
“Öykülemeye başvurulmuştur.” ifadesi, vapurun yanaşma anından itibaren bir olay örgüsü kurulduğu için parçanın akışında açıkça görülür. -
B şıkkı neden doğru gösterilmiştir?
“Betimlemeler yapılmıştır.” yorumu, “akşamın gölgeleri solgun bir çimenlik koyuluğu ile titriyordu” gibi ayrıntılı tasvirlerden desteklenir. -
C şıkkı neden doğru gösterilmiştir?
“Kişileştirmeler vardır.” seçeneği, “koy … uyumaya hazırlanıyordu” ifadesiyle doğanın canlımış gibi davranış formuna sokulmasından anlaşılır. -
D şıkkı neden yanlış gösterilmiştir?
“Abartmalar yer almaktadır.” yargısı, metindeki betimlemelerin gerçekçi ve ölçülü oluşu nedeniyle geçerli değildir; yazar nesneleri abartısız, doğal halleriyle anlatmıştır.
Yukarıdaki değerlendirmelere göre, parçada olmayan ve yanlış gösterilen yargı D şıkkıdır.
10
“Beş yüz yıllık bir kültür çarşısı olan Sahaflar Çarşısı, Beyazıt Camii ile Kapalı Çarşı arasında yer alır. Bir kapısı Kapalı Çarşı’nın Çarşı Kapısına, diğer kapısı Beyazıt Camii’nin arkasına açılan Sahaflar Çarşısı, kültür dünyamızın atardamarıdır. İstanbul’a gelenlerin, İstanbul’u tanıyanların uğramayı ihmal etmeyecekleri bir yer olan Sahaflar Çarşısı denilince akla kitap gelir.”
Parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- Sahaflar Çarşısı dünyanın kültür merkezidir.
- Sahaflar Çarşısı beş yüz yıllık bir çarşıdır.
- İstanbul’a gelenler Sahaflar Çarşısına mutlaka uğrar.
- Sahaflar Çarşısı denilince kitap akla gelir.
10. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu parçada Sahaflar Çarşısı’nın konumu, tarihi ve işlevi anlatılmaktadır. “Beş yüz yıllık bir kültür çarşısı” tanımı, tarihsel derinliği vurgularken; Beyazıt Camii ile Kapalı Çarşı arasında olması, coğrafi önemini gösterir. Ayrıca “kültür dünyamızın atardamarıdır” benzetmesi, çarşının kültürel hayatımızdaki canlı rolünü işaret eder. Metnin sonunda “Sahaflar Çarşısı denilince akla kitap gelir.” ifadesi de çarşının en belirgin simgesini ortaya koyar. Şimdi şıklarda hangi yargının bu metinden çıkarılamayacağını birlikte inceleyelim.
-
Doğru Cevap – A şıkkı:
“Sahaflar Çarşısı dünyanın kültür merkezidir.”
Metinde çarşı, Türkiye’nin kültür dünyasının atardamarı olarak tanımlanır; ancak “dünyanın kültür merkezi” olduğu yönünde hiçbir ibare veya ima yoktur. -
B şıkkı neden çıkarılabilir?
“Sahaflar Çarşısı beş yüz yıllık bir çarşıdır.”
Parçada açıkça “Beş yüz yıllık bir kültür çarşısı” ifadesi bulunur; bu bilgi doğrudan alınabilir. -
C şıkkı neden çıkarılabilir?
“İstanbul’a gelenler Sahaflar Çarşısına mutlaka uğrar.”
“İstanbul’a gelenlerin, İstanbul’u tanıyanların uğramayı ihmal etmeyecekleri bir yer” cümlesi, ziyaretin ısrarla önerildiğini anlatır. -
D şıkkı neden çıkarılabilir?
“Sahaflar Çarşısı denilince kitap akla gelir.”
Metnin son cümlesi tam olarak bu yargıyı ifade eder: “Sahaflar Çarşısı denilince akla kitap gelir.”
Görüldüğü gibi B, C ve D şıkları parçadaki doğrudan ifadelere dayanarak çıkarılabilir; sadece A şıkkı, metinde yer almayan ve metnin vurgusuyla örtüşmeyen bir yargıyı sunar. Bu nedenle doğru cevap A şıkkıdır.
11
Ne yapsam, ne etsem günler sayılı
Çıkarabilseydim bari bu yılı
Gülümsemeye de üşeniyorum
Ben zaten böyleydim oldu olalı.
Yukarıdaki dörtlüğe göre şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Vurdumduymaz
- Tembel
- Kaygısız
- Umursamaz
11. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu dörtlükte şairin ruh hali ve tutumu öne çıkar. “Ne yapsam, ne etsem günler sayılı / Çıkarabilseydim bari bu yılı” dizeleri, şairin yakın bir son kaygısı taşıdığını; “Gülümsemeye de üşeniyorum” mısrası ise duygusal bir içsel yorgunluk ve isteksizlik ifade etmektedir. Bu durumda şairin genel bir tembelliğinden söz etmek yerine, kendini duygusal olarak aşırı yorgun hissettiğini görmeliyiz.
-
A şıkkı neden söylenebilir?
“Vurdumduymaz” yani aldırmaz bir tavır, şairin “üşeniyorum” demesinde kendini bir şeylere kaptırmama haliyle örtüşebilir. -
B şıkkı neden söylenemez?
“Tembel” kelimesi fiziksel veya sürekli bir çalışmazlık anlamı taşır; oysa şairin durumu, anlık bir içsel bitkinlik ve yorgunluktur—genel tembelliği göstermez. -
C şıkkı neden söylenebilir?
“Kaygısız” yani umursamaz bir tavır, şairin “günler sayılı” kaygısını bastırma çabası olarak yorumlanabilir; dışarıdan bakınca her şeyi önemsememe izlenimi verir. -
D şıkkı neden söylenebilir?
“Umursamaz”
Görüldüğü gibi, diğer şıklar şairin duygusal kaçışı ve içsel yorgunluğu ile bağdaştırılabilirken, “Tembel” ifadesi şairin asıl hissettiği içsel bitkinliği doğru yansıtmaz. Bu nedenle doğru cevap B şıkkıdır.
12
“Ressamların otoportreleri, yazarların otobiyografileri vardır. Aslında her şiir ister merkezinden ister kıyısından köşesinden olsun, ister dar ister geniş açıdan alınsın şair için bir otobiyografi denemesidir. Damlanın yağmuru anlatması, dalganın denizi çağrıştırması gibi, yoğun bir deneme… Bir anda bir hayat, bir anda bir ömür toplayan bir billurlaştırma işidir şiir.”
Yukarıdaki parçada şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmıştır?
- Ressamlar yapıtlarında kendilerini anlatırlar.
- Şairler otobiyografi yerine şiir yazarlar.
- Şairleri tanımanın yolu şiirlerine bakmaktır.
- Her eserde sahibinin özellikleri vardır.
12. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, parçada şiirin şairin hayatının ve kişiliğinin bir özeti, bir otobiyografi denemesi olduğu vurgulanıyor. “Her şiir … şair için bir otobiyografi denemesidir” ve “bir anda bir hayat, bir anda bir ömür toplayan bir billurlaştırma işidir” ifadeleri, şairi tanımanın en önemli yolunun şiirlerine bakmak olduğunu gösterir.
-
Doğru Cevap – C şıkkı:
“Şairleri tanımanın yolu şiirlerine bakmaktır.”
Parçadaki cümleler, şiirlerin şairin öz yaşamöyküsünü ve duygu dünyasını taşıdığını anlatır; dolayısıyla şairi anlamanın en güvenilir yöntemi şiirlerine bakmaktır. -
A şıkkı neden yanlış?
“Ressamlar yapıtlarında kendilerini anlatırlar.” ifadesi, yalnızca ressamların otoportrelerinden ve yazarların otobiyografilerinden bahseder; parçada öncelikli vurgu şiirin otobiyografi işlevindedir, ressamlara yönelik genelleme yapılmaz. -
B şıkkı neden yanlış?
“Şairler otobiyografi yerine şiir yazarlar.” yorumu, şiirin bir otobiyografi denemesi olduğunu kabul etmekle çelişir; parçada, şiirin tam da bir otobiyografi alternatifi olduğu söylenir. -
D şıkkı neden yanlış?
“Her eserde sahibinin özellikleri vardır.” genel bir çıkarımdır; parçada özellikle şiir eserinin şairin yaşamını ve dünyayı nasıl gördüğünü anlattığına odaklanılır, tüm sanat eserlerine genellenmez.
Özetle, parça şiirin şairin iç dünyasını, yaşam öyküsünü ve duygusal deneyimlerini bir billurlaştırma biçimi olduğunu anlatarak, şairleri en iyi tanıma yolunun şiirlerine bakmak olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.
13
1. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.
2. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz.
3. Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz.
4. Halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.
Yukarıdaki cümlelerle paragraf oluşturulduğunda sıralama nasıl olmalıdır?
- 3 – 1 – 2 – 4
- 4 – 1 – 2 – 3
- 1 – 4 – 3 – 2
- 4 – 1 – 3 – 2
13. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, verilen cümleleri bir paragraf akışına uygun hale getirmek için öncelikle mantıksal bağ ve neden-sonuç ilişkisine bakmalıyız. Burada affetmemenin kişiye yük getirdiği, sonraysa affetmenin hem karşımızdakine hem kendimize iyilik olduğu vurgulanıyor. Doğru sıralama, önce “Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz.” yargısıyla başlanmalı, sonra bu cezanın nasıl ağır bir yük haline geldiği açıklanmalı; ardından affetmenin bir ihsan olduğu belirtilip son olarak kendimize yaptığımız iyilik vurgulanmalıdır.
-
Doğru Cevap – A şıkkı (3-1-2-4):
3. “Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz.” → Paragrafa güçlü bir neden cümlesiyle başlar.
1. “Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.” → Bu cezanın nasıl yük haline geldiğini açıklar.
2. “Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz.” → Affetmenin sosyal boyutuna geçiş yapar.
4. “Halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.” → Sonuç olarak kendimize sunduğumuz faydayı pekiştirir. -
B şıkkı neden yanlış?
(4-1-2-3) ile başlamak, paragrafa sonucu önden alıp nedeni sona bırakır; akış bozulur ve okuyucu önce “iyilik” kavramıyla muhatap olup “neden affetmiyoruz” kısmını en sona bırakmak metni zayıflatır. -
C şıkkı neden yanlış?
(1-4-3-2) ile önce yükün açıklanması, sonra sonuç (4) verilmiş olur, ancak “affetmemenin cezalandırması” (3) ve “affetmenin ihsana” dönüşmesi (2) mantıksal sıralamada ters düşer. -
D şıkkı neden yanlış?
(4-1-3-2) sıralaması da sonucu (4) başa alıp yük ve ceza kavramlarını uygun bağlamda ortaya koymaz; okuyucu önce iyiliği gördüğünde neden önce cezalandırmaya yöneldiğimizi anlamakta zorlanır.
Bu nedenle, cümlelerin mantıksal akışına ve neden-sonuç ilişkisine en uygun sıralama 3-1-2-4 şeklindedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
14
“İstanbul’da yaşayan Ahmet; yıllardır insanlarla konuşmuyor, insanların elinden hiçbir şey almıyor, insanların verdiği hiçbir şeyi yemiyor. 18 yaşını doldurduğu için yetiştirme yurdundan da atılmış.”
Yukarıda sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Terk edilmiş biridir.
- İnsanlara güvenmemektedir.
- Hayata küsmüştür.
- Dostluk kurmayı seven birisidir.
14. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu kısa parçada Ahmet’in toplumdan tamamen izole bir yaşam sürdüğü anlatılıyor. Yıllardır kimseyle konuşmaması, insanlardan hiçbir şey almaması ve verilen hiçbir şeyi yememesi, insanlarla kurduğu tüm bağları kopardığını gösterir. Ayrıca 18 yaşını doldurduğu için yetiştirme yurdundan atılması, ona destek olacak kimsenin kalmadığını işaret eder. Bu bilgiler ışığında şıklarda hangi yargının doğru olmadığını bulalım.
-
D şıkkı neden söylenemez?
“Dostluk kurmayı seven birisidir.” ifadesi, Ahmet’in yalnızca insanlarla etkileşimi reddettiğini gösterirken, dostluk kurma isteğinin tam tersi bir durumu anlatır. Parçada dostluk kurmaksızın yaşadığı açıkça belirtilmiştir. -
A şıkkı neden söylenebilir?
“Terk edilmiş biridir.” yorumu, yetiştirme yurdundan atılması ve kimseyle iletişim kurmaması nedeniyle desteksiz ve yalnız kaldığını anlatır; parçada bu duruma işaret eden detaylar vardır. -
B şıkkı neden söylenebilir?
“İnsanlara güvenmemektedir.” çıkarımı, Ahmet’in uzun yıllar kimseyle konuşmaması ve insanlardan hiçbir şey almamasıyla güvensizlik duygusunu yansıtır. -
C şıkkı neden söylenebilir?
“Hayata küsmüştür.” ifadesi, Ahmet’in insanlardan tamamen uzaklaşması ve barınma hakkını kaybetmesiyle hayattan beklentisini yitirdiğini gösterir; bu da küskünlüğün bir belirtisidir.
Özetle, A, B ve C şıkları parçada verilen bilgilerle desteklenirken, D şıkkı Ahmet’in tutumuyla çelişir. Ahmet’in insanlarla hiçbir ilişki kurmaması, dostluk kurma isteğinin tamamen yokluğunu gösterir. Bu nedenle doğru cevap D şıkkıdır.
15
“Kendimi bir felsefe akımının başı olarak asla görmüyorum. Ben çalışmalarımda, insanların birbirlerine daha hoşgörülü bakmasını sağlamaya çalışıyorum. Toleransın ve hoşgörünün yayılmasına katkıda bulunmak istiyorum. Ancak edebiyat bir araç değil, burada katalizördür.”
Bu paragrafa göre yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Yazar, eserlerinde felsefî düşüncelere yer vermektedir.
- Yazar, insanların birbirine hoşgörülü davranmasını istemektedir.
- Yazar, edebiyatı fikirlerini yaymak için araç olarak kullanmaktadır.
- Yazar, felsefe alanında başarılı bir insandır.
15. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu parçada yazar, kendisini bir felsefe akımının önderi olarak görmediğini fakat hoşgörüyü ve toleransı yayma amacını taşıdığını açıkça ifade eder. “Edebiyat bir araç değil, burada katalizördür.” cümlesi, edebiyatı fikirlerini yaymak için basit bir araç olarak kullanmadığını; daha derin, dönüştürücü bir işlev gördüğünü vurgular. Şimdi şıklarda parçada yer almayan, yani söylenemeyecek yargıyı bulalım.
-
C şıkkı neden söylenemez?
“Yazar, edebiyatı fikirlerini yaymak için araç olarak kullanmaktadır.” ifadesi, yazarın doğrudan reddettiği bir önerme: o, edebiyatı salt bir araç olarak değil, dönüştürücü bir katalizör olarak tanımlamaktadır. -
A şıkkı neden söylenebilir?
“Yazar, eserlerinde felsefî düşüncelere yer vermektedir.” yorumu, hoşgörü ve tolerans temaları, felsefi bir bakış açısı içerdiğinden metinden çıkarılabilir. -
B şıkkı neden söylenebilir?
“Yazar, insanların birbirine hoşgörülü davranmasını istemektedir.” ifadesi, “insanların birbirlerine daha hoşgörülü bakmasını sağlamaya çalışıyorum” cümlesiyle birebir örtüşür. -
D şıkkı neden söylenebilir?
“Yazar, felsefe alanında başarılı bir insandır.” metinde başarısından söz edilmemekle birlikte, bir düşünce akımının başı olduğunu reddetmesi, yalnızca liderliği değil başarısını etkilemez. Dolayısıyla bu yargı çelişkili görünmez.
Özetle, parçada açıkça reddedilen ve dolayısıyla çıkarılamayan tek ifade C şıkkıdır. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.
16 Aşağıdakilerin hangisi bir metnin giriş cümlesi olmaya uygun değildir?
- Bilim insanları, insan ciğerlerinde yeni bir hücre türü keşfetti.
- Hafıza teknikleri de hatırlamayı olumlu etkileyen yöntemlerden biridir.
- Dağınık bir masa ve çalışma ortamı, dağınık bir zihnin göstergesidir.
- Uyumak; yemek, içmek ve nefes almak kadar önemlidir.
16. Sorunun Çözümü
Bu soruda bir metnin giriş cümlesi olup olamayacağı sorgulanmaktadır. Giriş cümleleri, genellikle konuyu tanıtır, okuyucuyu metne hazırlar ve metnin ana fikrine yönelik ipucu verir.
Şıkları incelediğimizde:
- A şıkkı: “Bilim insanları, insan ciğerlerinde yeni bir hücre türü keşfetti.” cümlesi, bir araştırma bulgusunu duyurmaktadır. Giriş cümlesi olabilir.
- B şıkkı: “Hafıza teknikleri de hatırlamayı olumlu etkileyen yöntemlerden biridir.” cümlesinde teknikleri de ifadesinde daha önceden bir konudan bahsedildiği anlaşılıyor. B şıkkı giriş cümlesi olamaz.
- C şıkkı: “Dağınık bir masa ve çalışma ortamı, dağınık bir zihnin göstergesidir.” cümlesi, Giriş cümlesi olabilir.
- D şıkkı: “Uyumak; yemek, içmek ve nefes almak kadar önemlidir.” cümlesi, genel bir bilgiyi ifade ettiği için giriş cümlesi olabilir.
Bu nedenle, doğru cevap “B şıkkıdır”.
17
(I) Perdeler uçuşmaya başladı, hava diğer günlere göre daha rüzgârlıydı.
(II) Perdenin arasından pencere kolunu bulup pencereyi açtı.
(III) Güneşli bir sonbahar sabahıydı.
(IV) Elini dışarı uzattı ve rüzgârı iyice hissetti.
(V) Yatağından yavaşça kalktı ve pencereye doğru yürüdü.
(VI) Perdenin arasından sızan gün ışığının etkisiyle uyandı.
Numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulduğunda sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?
- I – III – II – VI – IV – V
- I – III – VI – IV – V – II
- III – V – II – VI – I – IV
- III – VI – V – II – I – IV
17. Sorunun Çözümü
Bu soruda numaralanmış cümlelerden anlamlı bir paragraf oluşturulması istenmektedir. Anlamlı bir paragraf oluştururken, olayların mantıklı bir sırada dizilmesi gerekir.
Şıkları incelediğimizde:
- I. Perdeler uçuşmaya başladı, hava diğer günlere göre daha rüzgârlıydı. – Bu cümle bir olay anlatımıdır ancak metnin başlangıcı olamaz.
- II. Perdenin arasından pencere kolunu bulup pencereyi açtı. – Bu cümle, pencerenin açıldığını anlatıyor ama olayın gelişimi içinde yer almalıdır.
- III. Güneşli bir sonbahar sabahıydı. – Genel bir tasvir sunduğu için giriş cümlesi olmaya en uygun cümledir.
- IV. Elini dışarı uzattı ve rüzgârı iyice hissetti. – Bu, pencere açıldıktan sonra gerçekleşebilecek bir eylemdir.
- V. Yatağından yavaşça kalktı ve pencereye doğru yürüdü. – Bu, uyanma ile pencereye gitme sürecini gösterdiği için giriş cümlesinden sonra gelmelidir.
- VI. Perdenin arasından sızan gün ışığının etkisiyle uyandı. – Bu cümle, kişinin uyanmasını anlatmaktadır ve mantıksal olarak sabah olduğunu belirten III. cümleden sonra gelmelidir.
Bu cümleleri mantıklı sıraladığımızda:
Doğru sıralama: III – VI – V – II – I – IV
Bu nedenle, doğru cevap “D şıkkıdır”.
18 Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?
- Güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter’dir.
- Bebekler, süt dişlerini genellikle altı aylıkken çıkarmaya başlar.
- Kars, deniz seviyesinden yüksekliği en fazla olan kentlerimizdendir.
- Bilim insanları bu türün soyunun devam etmesi için çalışmalar yapıyor.
18. Sorunun Çözümü
Bir paragrafın giriş cümlesi, genellikle ana fikri tanıtan ve okuyucuyu metnin gelişimine hazırlayan cümledir. Bu tür cümleler, açıklayıcı ve yönlendirici olmalıdır. Şimdi, şıkları inceleyelim:
- A) Güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter’dir. → Bu cümle bilgi verici bir yapıya sahip olsa da, metnin geri kalan kısmının ne hakkında olacağına dair güçlü bir ipucu vermez. Ancak genel anlamda bir giriş cümlesi olabilir.
- B) Bebekler, süt dişlerini genellikle altı aylıkken çıkarmaya başlar. → Bu cümle de giriş cümlesi olarak kullanılabilir, çünkü konuya dair genel bir bilgi vererek okuyucuyu yönlendirebilir.
- C) Kars, deniz seviyesinden yüksekliği en fazla olan kentlerimizdendir. → Bu cümle de tanıtıcı bir yapıdadır ve bir paragrafın giriş cümlesi olabilir.
- D) Bilim insanları bu türün soyunun devam etmesi için çalışmalar yapıyor. → Bu cümle, bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygun değildir. Çünkü belirsiz bir şekilde “bu tür” ifadesini kullanmaktadır. Önce hangi tür olduğu belirtilmeli, ardından çalışmalar hakkında detay verilmelidir.
Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
19
(I) Bilgisayardan sonra tablet kullanımının da yaygınlaşmasıyla birlikte kitap veya ekran üzerinden bir şeyler okumakla ilgili tartışmalar giderek arttı.
(II) Kimileri kitabı eline almanın ayrı bir tadı olduğunu belirtirken kimileri ekran üzerinden okumanın daha rahat olduğunu belirtiyor.
(III) Bir metni kitap üzerinden ve ekrandan okumanın farkını anlamak, beynimizin yazılı bir metni nasıl yorumladığıyla ilişkilidir.
(IV) Okuma işlemi; düşünceler, fikirler, temalar, benzetimler gibi soyut kavramlarla ilgili bir beyin etkinliğidir.
(V) Bu nedenle beynin soyut işlemler bölgesinde gerçekleşmektedir.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- II
- III
- IV
- V
19. Sorunun Çözümü
Bir parçanın iki paragrafa ayrılması gerektiğinde, genellikle ilk paragraf bir konuya giriş yapar ve açıklamalar içerir, ikinci paragraf ise daha derinlemesine analizler veya yeni bir konunun detaylarını verir. Şimdi şıkları inceleyelim:
- (I) Bilgisayardan sonra tablet kullanımının da yaygınlaşmasıyla birlikte kitap veya ekran üzerinden bir şeyler okumakla ilgili tartışmalar giderek arttı. → Bu cümle giriş niteliğindedir ve konunun çerçevesini çizer.
- (II) Kimileri kitabı eline almanın ayrı bir tadı olduğunu belirtirken kimileri ekran üzerinden okumanın daha rahat olduğunu belirtiyor. → Bu cümle ilk cümlenin devamı niteliğindedir.
- (III) Bir metni kitap üzerinden ve ekrandan okumanın farkını anlamak, beynimizin yazılı bir metni nasıl yorumladığıyla ilişkilidir. → Bu cümle, metnin temel amacına işaret eder ve ikinci paragrafın başlangıcı olmaya uygundur.
- (IV) Okuma işlemi; düşünceler, fikirler, temalar, benzetimler gibi soyut kavramlarla ilgili bir beyin etkinliğidir. → Bu cümle ikinci paragrafa dahildir ve konuya derinlik kazandırır.
- (V) Bu nedenle beynin soyut işlemler bölgesinde gerçekleşmektedir. → Bu da ikinci paragrafın devamıdır.
Bu nedenle ikinci paragraf “III” numaralı cümle ile başlamalıdır ve doğru cevap “C” şıkkıdır.
20 Aşağıdakilerin hangisinde geçiş ve bağlantı ifadesi cümleye diğerlerinden farklı bir anlam kazandırmıştır?
- Hayaller, çekip çıkarmalı beni bu dingin dünyadan hatta sürüklemeli en coşkun sulara.
- Güneş gibi aydınlattı etrafını, ışığa boğdu karanlıkları; kısacası can buldu her şey onda.
- Ahşabı, elindeki zımpara ile şekillendiriyor, bir başka deyişle ahşaba hayat veriyordu.
- Onu alışverişe birlikte gitmeleri için zorlasalar da çok isteksizdi yani gönlü çekmiyordu.
20. Sorunun Çözümü
Bu soruda verilen cümlelerde geçen geçiş ve bağlantı ifadelerinin cümleye nasıl bir anlam kattığını değerlendirmemiz gerekiyor. Seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Hayaller, çekip çıkarmalı beni bu dingin dünyadan hatta sürüklemeli en coşkun sulara.
Burada “hatta” ifadesi, verilen düşünceyi daha ileri götürerek, hayallerin sadece dünyadan uzaklaştırmadığını, aynı zamanda coşkun sulara sürüklemesi gerektiğini vurguluyor. Bu, bir pekiştirme görevi görüyor. - B) Güneş gibi aydınlattı etrafını, ışığa boğdu karanlıkları; kısacası can buldu her şey onda.
“kısacası” kelimesi, önceki cümlelerde verilen bilgileri özetleyerek son bir yorum getiriyor. Burada bağlantı ifadesi, açıklama yaparak tüm düşünceyi bir cümlede toparlıyor. - C) Ahşabı, elindeki zımpara ile şekillendiriyor, bir başka deyişle ahşaba hayat veriyordu.
“bir başka deyişle” ifadesi, aynı düşünceyi farklı bir şekilde anlatmayı sağlıyor. Yani ahşap üzerinde yapılan işlemin anlamını daha açıklayıcı hale getiriyor. - D) Onu alışverişe birlikte gitmeleri için zorlasalar da çok isteksizdi yani gönlü çekmiyordu.
Burada “yani” ifadesi, cümlenin ikinci kısmını açıklayıcı bir bağlaç olarak kullanılmıştır. Ancak diğer seçeneklere göre bağlantı ifadesi farklı bir anlam kazandırmıştır.
Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.