1
BİRİNCİ METİN: Bir gün ormanlar kralı aslan hastalanmış. Bütün hayvanlar birer birer gelip aslanın hâlini hatırını sormuşlar ama tilki gelmemiş. Kurt da hemen aslanın yanına koşup tilkiyi kötülemeye başlamış:
“Sen hepimizin kralısın. Oysa tilkinin sana saygısı yok. Gelip hatırını bile sormadı.”
İKİNCİ METİN:Ülkenin birinde bir kral yaşarmış. Bu kralın bir kızı olmuş. Bunun üzerine kral, ziyafet vermiş. Ziyafetten sonra konuklar prensese hediye vermişler. Sıra on iki periye gelmiş. “Benim prensese hediyem, mutluluk.” demiş birinci peri. Konuklar sevinçle alkışlamışlar. Kral çok mutlu olmuş. “Benim hediyem, güzellik.” demiş ikinci peri. Böylece on iki peri hediyelerini tek tek vermiş.
Aşağıdakilerden hangisi, bu metinlerin ortak yönlerinden biri değildir?
- III. kişi ağzından anlatılması
- Kurgusal unsurların bulunması
- Hikâye edici metin olması
- Benzetmeye yer verilmesi
1. Sorunun Çözümü
Bu soruda verilen iki metin incelendiğinde, ortak anlatım özellikleri ve yapısal unsurlar dikkatle değerlendirilmiştir. Her iki metinde de üçüncü kişi anlatımı kullanılarak olaylar, karakterler ve kurgusal unsurlar aktarılmıştır. Metinlerin genel yapısı, okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren ve hikâye edici nitelikte ögeler içermektedir. Aşağıdaki maddelerde seçeneklerin nedenleri detaylıca açıklanmıştır:
- A Şıkkı: Metinlerde üçüncü kişi anlatımının kullanılması, ortak özelliklerden biridir. Her iki metinde de anlatım bu bakış açısıyla sunulmuştur.
- B Şıkkı: Kurgusal unsurların bulunması, öykülerin ve masalların temel yapıtaşlarındandır. Her iki metinde de kurgunun etkili kullanıldığı gözlemlenmektedir.
- C Şıkkı: Hikâye edici metin yapısı, olayların akıcı bir şekilde aktarılmasını sağlamaktadır. Bu özellik her iki metinde de mevcuttur.
- D Şıkkı: Ancak, benzetme unsurlarının kullanımı metinlerde belirgin bir yer tutmamaktadır. İfade, betimleyici ögeler içerse de, benzetmeye özgü ifadelerin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
2 Aşağıdaki metinlerin hangisinde olay üçüncü kişinin ağzından anlatılmıştır?
- Altmış yaşındaki bu saygıdeğer insanın, gayet akıcı ve düzgün bir Türkçe ile konuşmasına hayran kalmıştık. On dört dil bildiğini öğrenince büsbütün şaşırmıştık.
- Bu odadan, töreni bütün ayrıntılarıyla görebildiğimiz hâlde salondakilerin bizi görmeleri mümkün değildi. Avrupa saraylarının hepsini gezdim fakat hiçbirinde bu oda benzeri bir yapı görmedim.
- Trenin hareket saatine henüz vakit vardı. Pencereden, perondaki kalabalığı seyrediyordum. Aralarında tanıdığım insanlar olup olmadığını kontrol ettiğim sırada bir çift gözün bana baktığını hissettim.
- Merdivenleri pek hızlı çıkmıştı, kapı önüne gelince birden durdu. Kalbinin hızlı hızlı çarptığını duyar gibiydi. Sonra kapıyı açıp içeri girdi. Yerde bir mektup vardı, tedirgin bir şekilde eğilip mektubu aldı.
2. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen metinlerden hangisinin olay anlatımının üçüncü kişi ağzından yapıldığını belirlemek amaçlanmıştır. İncelenen her bir metinde kullanılan anlatım tarzı dikkatlice değerlendirilmiş ve aşağıdaki gerekçeler ortaya konulmuştur:
- A Şıkkı: Burada anlatım, “biz” şeklinde birinci çoğul şahıs kullanılarak yapılmıştır. Dolayısıyla olay anlatımı kişisel ve içsel bir deneyimi yansıtmaktadır.
- B Şıkkı: Bu metinde de “ben” ifadesiyle ilk tekil şahıs kullanılmış, anlatımcı kendi gözlemlerini aktarmaktadır. Bu durum, üçüncü kişi anlatımının dışında kalmaktadır.
- C Şıkkı: Anlatım, yine “seyrediyordum” ifadesiyle ilk kişi perspektifiyle sunulmaktadır. Dolayısıyla bu seçenek de üçüncü kişi anlatımına uymamaktadır.
- D Şıkkı: Metinde, olaylar nesnel bir biçimde aktarılmış; kişi yerine “o” ve diğer üçüncü şahıs ögeleri dolayısıyla anlatım üçüncü kişi ağzından gerçekleşmiştir.
3 Babam, annem ve amcamlar bizi evde bırakıp gezmeye gittiler. Biz ise dört kardeş, evde istediğimiz gibi oynayabileceğimiz için çok sevindik. Saklambaç, körebe ve birdirbir oynadık. Minderlerin, yastıkların üstünde hoplamak hoşumuza gidiyordu. En çok da Güven’i ebe yapıyorduk. Hepimiz çok yorulmuştuk. Mutfağa geçip ne varsa yedik. Leyla kestane pişirdi ve hepimize paylaştırdı. Enver, bir kestanesi çürük olduğu için onun yerine sağlamını istemişti. Bu yüzden Güven’le tartışmaya başladılar. Onları sakinleştirip Enver’e kestanemin birini verdim.
Bu parçada aşağıdaki hikâye unsurlarından hangisine yer verilmemiştir?
- Olay
- Yer
- Zaman
- Şahıs
3. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen metinde hangi hikâye unsurunun eksik olduğu belirlenmek istenmiştir. Metin, aile bireylerinin evde yaşadıkları olayları, oyunları ve etkileşimleri anlatmaktadır. İnceleme sonucunda, metinde yer alan ögeler şu şekilde değerlendirilmiştir:
- Olay: Metin, aile içinde gerçekleşen aktiviteler, oyunlar ve yemek yeme gibi olayları detaylandırmaktadır. Bu durum, hikayenin olay unsurunu tamamen barındırdığını göstermektedir.
- Yer: Ev ortamı ve aile bireylerinin bulunduğu mekan, mekân unsurunun varlığını açıkça ortaya koymaktadır.
- Şahıs: Babam, annem, amcam ve kardeşler gibi karakterler sayesinde şahıs unsuru mevcuttur. Karakterlerin varlığı, hikayenin dinamiklerini oluşturmaktadır.
- Zaman: Metinde belirgin bir zaman ifadesi, tarih ya da belirli bir zaman dilimi belirtilmemiştir. Günlük yaşamın akışı aktarılırken, zaman unsuru detaylı biçimde yansıtılmamıştır.
4
Anlatımda açıklık; sözcüklerin, deyimlerin uygun yerde ve
anlamda, noktalama işaretlerinin eksiksiz ve yerli yerinde
kullanılmasıyla sağlanır. Ayrıca değişik anlamlara gelen
cümleler, belirgin olmayan bağlantılar, mantıksal yapıdaki
kopukluklar anlatımın açıklığını engeller.
Bu parçada anlatılanlara göre aşağıdaki cümlelerden hangisi “anlatımda açıklık” ilkesine uygundur?
- Sapanca’da 30’a yakın göl kenarındaki bina yıkılacak.
- Babasının öfkelendiğini duyunca korkudan etekleri zil çalmaya başladı.
- Bu sabah yürüyüşümüze siz de çocuklarınızla birlikte katılabilirsiniz.
- Semiha Hanım, oğlunun sesini duyar duymaz kapıya koştu.
4. Sorunun Çözümü
Bu soruda, cümlelerin anlatımda açıklık ilkesine uygunluğu değerlendirilmiştir. Anlatımda açıklık, ifadenin net, doğrudan ve okurun anlamakta güçlük çekmeyeceği biçimde sunulması anlamına gelir. Aşağıdaki maddelerde, her bir şıkkın bu ilkeye uyumu yeniden ele alınmıştır:
- A şıkkı: “Sapanca’da 30’a yakın göl kenarındaki bina yıkılacak.” cümlesinde kullanılan “30’a yakın” ifadesi, tam olarak belirli bir sayı vermemesi nedeniyle belirsizlik yaratmaktadır. Bu belirsizlik, okuyucunun kafasında net bir görüntü oluşturulmasını engeller.
- B şıkkı: “Babasının öfkelendiğini duyunca korkudan etekleri zil çalmaya başladı.” cümlesinde, mecazi anlatım unsurları bulunmakta ve ifadenin gerçek anlamı yerine abartılı betimlemeler öne çıkmaktadır. Bu durum, anlatımın yalınlığını ve açıklığını zayıflatır.
- C şıkkı: “Bu sabah yürüyüşümüze siz de çocuklarınızla birlikte katılabilirsiniz.” cümlesi, davet edici bir dil kullanılsa da; ifadenin yapısal sadeliği ve direkt açıklık bakımından tam anlamıyla öne çıkan bir örnek sunmamaktadır. Davet niteliğindeki cümlelerde, eylemin nasıl gerçekleşeceği ve hangi koşullarda uygulanacağı konusunda netlik eksikliği görülebilir.
- D şıkkı: “Semiha Hanım, oğlunun sesini duyar duymaz kapıya koştu.” ifadesi, olayın gerçekleşme anını ve öznenin tepkisini doğrudan ve net biçimde ortaya koymaktadır. “Duyar duymaz” gibi kesin zaman belirten ifadeler, olayın anlık ve kesintisiz olarak gerçekleştiğini vurgular. Bu sayede, cümle yapısı ve kullanılan sözcükler arasında net bir ilişki kurulur ve anlatım, okur tarafından herhangi bir belirsizlik olmaksızın anlaşılır.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, D şıkkı ifadesi, anlatımda açıklık ilkesini en iyi biçimde yansıtan cümle olarak öne çıkmaktadır. Diğer seçeneklerdeki belirsizlik, mecaz kullanımı veya eksik netlik unsurları bulunurken, D şıkkı olayın gerçekleşme anını açıkça ve doğrudan ifade etmektedir. Bu nedenle, doğru cevap olarak D şıkkı seçilmelidir.
5
Bir yetişkinin vücudunda 206 kemik olmasına karşın çocuklarda yaklaşık 350 kemik bulunur.
Bu kemiklerin birçoğu ergenlik döneminde birleşerek yetişkin bir insandaki kemik sayısı kadar olur.
İnsan vücudunun yaklaşık %20’si kemiklerden oluşur. Seksen kilo olan bir insanın ağırlığının
on altı kilosunu kemikleri oluşturur. Böylece on altı kiloluk iskelet, seksen kiloluk bedeni taşıyarak
hareket ettirir.
Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Bilgilendirici bir metindir.
- Nesnel anlatımdan yararlanılmıştır.
- Bir kavramın tanımı yapılmıştır.
- Karşılaştırmaya başvurulmuştur.
5. Sorunun Çözümü
Bu soruda verilen metinde, insan vücudu ile ilgili bilgiler aktarılırken, bilgilendirici ve nesnel anlatım ögeleri ön plana çıkarılmaktadır. Aşağıdaki maddelerde her şık detaylı biçimde değerlendirilmiştir:
- A şıkkı: Metnin temel özelliği bilgilendirici nitelikte olmasıdır. Verilen veriler, istatistiksel bilgiler ve somut karşılaştırmalarla desteklendiğinden, metin bilgilendirici olarak nitelendirilebilir.
- B şıkkı: Metinde kullanılan dil, duygu ve öznellikten uzak, nesnel ifadeler içermektedir. Bu durum, metinde nesnel anlatım tekniklerinin benimsendiğini göstermektedir.
- C şıkkı: Metinde herhangi bir kavramın tanımı yapılmamaktadır. Burada verilen bilgiler, karşılaştırmalar ve veriler üzerinden okuyucuya bilgi sunulurken, spesifik bir kavramın detaylı tanımına yer verilmemiştir. Bu durum, diğer seçeneklerin aksine tanımın yapılmadığını ortaya koymaktadır.
- D şıkkı: Metin, yetişkin ve çocuk kemik sayıları arasında yapılan karşılaştırmalar yoluyla, bilginin pekiştirilmesini hedeflemiştir. Bu da metinde karşılaştırmaya başvurulduğunu gösterir.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, metnin A, B ve D şıkları ile uyumlu özellikler sergilediği, ancak C şıkkının aksine, herhangi bir kavramın tanımının yapılmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, “Bir kavramın tanımı yapılmıştır” ifadesi metinle ilgili söylenemez ve doğru cevap olarak belirlenir. Bu açıklama, her şıkkın özelliklerini karşılaştırarak, neden bazı özelliklerin metinde yer almadığını detaylı biçimde ortaya koymaktadır.
6
BİRİNCİ METİN:Sumru, kuşlar ailesinin en zarif üyelerinden biridir. Sumrular çoğunlukla denizlerde ve sulak
alanlarda yaşar. İnce kanatları ve çatallı uzun kuyrukları vardır. Vücutları genel olarak beyaz ve
gridir. Kafalarının üzeri siyah, ayakları ve gagaları kırmızıdır.
İKİNCİ METİN:Türkiye’de daha çok Akdeniz Bölgesi’nde bulunan defne, yapraklarını yaz kış dökmeyen bir ağaçtır. Akdeniz kültüründe ölümsüzlüğü temsil eder. Defne yaprağı yemeklerde, defne yağı da sabun yapımında kullanılır.
Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerin ortak yönlerinden biri değildir?
- Doğa unsurlarının işlenmesi
- Örneklendirmeye başvurulması
- Bilgilendirici metin olması
- Nesnel anlatıma yer verilmesi
6. Sorunun Çözümü
Bu soruda, iki metnin ortak yönleri incelenmiştir. Aşağıdaki seçeneklerden hangisinin her iki metinde de yer almadığı, yani ortak bir özellik olarak bulunmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
- A şıkkı: Doğa unsurlarının işlenmesi – İlk metinde Sumru kuşunun fiziksel özellikleri ve yaşam alanı anlatılırken, ikinci metinde defne ağacının kültürel ve kullanım özellikleri vurgulanmaktadır. Her iki metinde de doğayla ilgili öğelere geniş yer verilmiş, dolayısıyla bu özellik ortaktır.
- B şıkkı: Örneklendirmeye başvurulması – İkinci metinde defne yaprağının yemeklerde, defne yağının ise sabun yapımında kullanılması şeklinde somut örnekler verilir. Ancak, Sumru ile ilgili metinde benzer somut örneklendirmeye yer verilmemiştir. Bu özellik, metinlerden sadece birinde kendini göstermektedir.
- C şıkkı: Bilgilendirici metin olması – Her iki metin de okuyucuya doğa unsurları hakkında bilgi aktarmayı amaçlayan bilgilendirici niteliktedir.
- D şıkkı: Nesnel anlatıma yer verilmesi – Her iki metinde de anlatım, tarafsız ve nesnel bilgiler sunacak şekilde düzenlenmiştir.
Yapılan bu değerlendirme sonucunda, B şıkkı olan “Örneklendirmeye başvurulması” özelliğinin, sadece defne metninde yer aldığını, Sumru metninde somut örneklerin bulunmadığını görmekteyiz. Dolayısıyla, bu özellik iki metnin ortak yönlerinden biri değildir. Bu nedenle, doğru cevap B şıkkı olarak belirlenmiştir.
7
Yola çıktığımızda hava kararmak üzereydi. Sağımızda karanlık, uçsuz bucaksız bir düzlük uzanıyordu.
Düzlük, ufukta sonbahar akşamının kızıllığıyla birleşiyordu. Yolun sol yanında ise ne olduğu tam olarak
anlaşılmayan birtakım yükseltiler vardı. Arabacının geniş sırtından dolayı önümüzü göremiyorduk.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
- Betimlemeye
- Kişileştirmeye
- Örneklendirmeye
- Benzetmeye
7. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen parça bir yolculuk sırasında yaşanan gözlemlerin detaylı bir betimlemesi üzerine kuruludur. Parçada, akşamın yaklaşması, karanlık düzlük ve sol tarafta belirsiz yükseltiler gibi unsurlar, okuyucunun gözünde canlı ve gerçekçi bir görüntü oluşturmayı amaçlamaktadır. Burada anlatımın ana unsuru betimlemedir. Aşağıdaki maddelerde her bir şıkkın neden değerlendirildiği detaylandırılmıştır:
- A şıkkı: “Betimlemeye” ifadesi, parçanın en belirgin özelliğini yansıtmaktadır. Parçada, “hava kararmak üzereydi”, “karanlık, uçsuz bucaksız bir düzlük uzanıyordu” ve “ufukta sonbahar akşamının kızıllığıyla birleşiyordu” gibi ifadelerle ortamın detaylı tanımlaması yapılmaktadır. Bu sayede okuyucu, o anın atmosferini zihninde canlandırabilmektedir.
- B şıkkı: “Kişileştirmeye” başvurulmamıştır. Parçada, doğa unsurlarına insan özellikleri atfedilerek anlatım zenginleştirilmeye çalışılmamış, daha çok gözlemlenen doğal olaylar nesnel bir dille aktarılmıştır.
- C şıkkı: “Örneklemeye” gelince, parçanın anlatımında herhangi bir örnek verilmiyor; doğrudan gözlemlenen sahnenin detayları aktarılmaktadır.
- D şıkkı: “Benzetmeye” başvurulduğuna dair belirgin bir iz yoktur. Benzetme, benzerlik kurma amacıyla “gibi” veya “misal” gibi ifadelerle yapılır, ancak bu parçada öyle bir ifade kullanılmamıştır.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, metnin en temel özelliği, çevrenin ve atmosferin detaylı, canlı ve akıcı betimlemeleriyle okuyucuda güçlü bir izlenim bırakmasıdır. Parçanın sunduğu tüm görsel unsurlar, detaylı betimlemelerle aktarılmış ve okuyucunun zihninde net bir resim oluşturulmuştur. Bu nedenle, parçanın anlatımında en etkin biçimde kullanılan teknik “betimleme”dir. Dolayısıyla, doğru cevap A şıkkı: Betimlemeye olmaktadır. Bu kapsamlı çözüm, her şıkkın neden uygun ya da uygun olmadığını açıklayarak, okuyucunun metnin anlatım biçimini derinlemesine anlamasına yardımcı olmaktadır.
8
Okumak, tutkuların en asilidir. Ekmek, nasıl bedeni beslerse o da ruhu besler.
Bir kitap, her zaman güvenilebilecek bir dosttur. Montesquieu “Çeyrek saatlik bir okumanın
gideremediği kederim olmamıştır.” der. Alphonse Daudet, yas içinde olan bir ahbabına
“Güzel kitaplar okuyun.” diye yazmıştır.
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Karşılıklı konuşma havası içinde yazılmıştır.
- Bilgilendirici bir metinden alınmıştır.
- Karşılaştırmaya başvurulmuştur.
- Anlatımı desteklemek için başkalarının görüşlerinden yararlanılmıştır.
8. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen parçanın üslubu, içerdiği unsurlar ve kullanılan anlatım teknikleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Parçada okuma ve kitap sevgisi üzerine vurgular yapılmakta, benzetmeler kullanılarak edebi bir ifade tarzı ortaya konulmaktadır. Aşağıdaki maddelerde her bir şıkkın doğruluğu değerlendirilmiştir:
- A şıkkı: “Karşılıklı konuşma havası içinde yazılmıştır.” ifadesinde, metnin diyalog veya sohbet havasında olmadığı, aksine yazarın düşüncelerini ve edebi öğeleri kullanarak tek taraflı bir anlatım sunduğu görülmektedir. Yani metinde gerçek bir diyalog, karşılıklı konuşma yer almamaktadır. Bu nedenle, bu ifade metin için söylenemez.
- B şıkkı: “Bilgilendirici bir metinden alınmıştır.” ifadesinde, metnin bilgi aktarmaya yönelik değil, duygu ve düşünceleri, benzetme ve alıntılar yoluyla edebi bir anlatımı olduğu gözlemlenir. Metin, nesnel bilgi vermekten ziyade, okumanın ruhu besleyen yönünü vurgular. Bu bakımdan da metin, tipik anlamda bilgilendirici bir metin olarak değerlendirilmez.
- C şıkkı: “Karşılaştırmaya başvurulmuştur.” ifadesinde, ekmek ve kitap arasında yapılan benzetme, yani fiziksel ve ruhsal beslenme arasındaki ilişki, metinde açıkça yer almaktadır. Bu, metnin edebi üslubunun önemli bir parçasıdır.
- D şıkkı: “Anlatımı desteklemek için başkalarının görüşlerinden yararlanılmıştır.” ifadesinde, Montesquieu ve Alphonse Daudet’in alıntıları kullanılarak anlatım güçlendirilmiş, okuyucuya farklı bakış açıları sunulmuştur. Bu unsur metnin niteliklerinden biridir.
Tüm değerlendirmeler ışığında, A şıkkı kesin olarak söylenemez, çünkü metin herhangi bir karşılıklı konuşma havası içermemekte, diyalog değil, tek yönlü bir anlatım sergilemektedir. Bunun yanı sıra B şıkkı de metnin edebi ve duygusal üslubunu göz önünde bulundurduğumuzda tam anlamıyla doğru kabul edilemez. Ancak soruda sorulan “hangisi söylenemez?” ifadesi kapsamında, metnin üslubunu en belirgin şekilde yanlış yansıtan seçenek, karşılıklı konuşma havası ifadesidir. Bu nedenle doğru cevap olarak A şıkkı seçilmelidir. Bu açıklama, her bir şıkkın içerdiği unsurların detaylı analizine dayanarak, metnin edebi üslubunu ve kullanılan teknikleri kapsamlı biçimde değerlendirmiştir.
9
Çocuk, odanın içinde bir o tarafa bir bu tarafa koştu uzun süre. Yorulunca küçücük burnunu
cama yapıştırıp bahçe duvarının üstünde dolaşan kedileri izlemeye başladı. Birden aklına bir şey
gelmiş gibi yerinden fırladı ve bahçeye çıktı. Bahçedeki ıhlamur ağacının yanına gitti.
Ihlamur ağacının gövdesi tıpkı bir deve boynu gibi yere doğru eğilmişti.
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Yaşanmış ya da yaşanabilecek bir olay anlatılmıştır.
- Kişileştirmeden yararlanılmıştır.
- Benzetmeye başvurulmuştur.
- Olayın yaşandığı mekân bellidir.
9. Sorunun Çözümü
Bu soruda, parçanın anlatım biçimi, kullanılan edebi sanatlar ve anlatılan olayın yapısal özellikleri incelenmiştir. Parçada, bir çocuğun ev içindeki hareketliliği ve bahçede gözlemlediği doğa unsurları, akıcı bir dille anlatılmaktadır. Aşağıdaki maddelerde her şıkkın değerlendirmesi yapılmıştır:
- A şıkkı: “Yaşanmış ya da yaşanabilecek bir olay anlatılmıştır.” ifadesinde, metinde çocuğun günlük yaşantısına ilişkin olayların anlatılması, gerçekçi bir deneyim sunması söz konusudur. Anlatım, yaşamdan kesitler sunarak okuyucunun kolaylıkla hayal edebileceği bir atmosfer oluşturur.
- B şıkkı: “Kişileştirmeden yararlanılmıştır.” ifadesi incelendiğinde, metinde nesnel anlatımın ön planda olduğu görülmektedir. Özellikle doğa unsurlarının, insan özellikleriyle donatılması veya canlandırılması söz konusu değildir. Metin, gerçek olayları ve gözlemleri aktarırken, doğaya ait özellikleri olduğu gibi betimlemiştir. Bu nedenle, kişileştirme ögesine rastlanmamaktadır. Bu ifade, parçanın özellikleriyle örtüşmemekte, dolayısıyla söylenemez.
- C şıkkı: “Benzetmeye başvurulmuştur.” ifadesinde, ıhlamur ağacının gövdesinin “tıpkı bir deve boynu gibi” olması, metinde kullanılan benzetme sanatının bariz örneğidir. Bu benzetme, çocuğun gözlemini daha etkileyici kılmaktadır.
- D şıkkı: “Olayın yaşandığı mekân bellidir.” ifadesinde, çocuğun iç mekan ve bahçe gibi yerlerde gerçekleştirdiği hareketler net bir şekilde aktarılmıştır. Okuyucu, metni okuduğunda olayın geçtiği yerler konusunda yeterli bilgiye sahip olmaktadır.
Tüm bu analizler sonucunda, B şıkkı olan “Kişileştirmeden yararlanılmıştır.” ifadesi, metinde yer almayan bir anlatım unsurunu belirtmektedir. Metinde doğrudan ve gerçekçi betimlemeler kullanılmış, herhangi bir doğa unsuruna insan özellikleri yüklenmemiştir. Diğer şıklar ise metnin özellikleriyle uyumlu unsurları yansıtmaktadır. Bu kapsamlı çözüm, her şıkkın ayrıntılı değerlendirmesi yapılarak okuyucunun parçanın anlatım biçimini ve kullanılan edebi sanatları derinlemesine anlamasına olanak tanımaktadır. Sonuç olarak, doğru cevap B şıkkı olup, bu durum metnin gerçekçi ve nesnel anlatımından kaynaklanmaktadır.
10
Zekâ, insanın değişen dünyada yaşayabilmesini ve değişimlere ayak uydurabilmesini sağlayan
yetenekler ve beceriler bütünüdür. İnsanların zekâları farklı farklıdır, bu yüzden becerileri farklı alanlarda gelişir.Kimilerinin sözel,kimilerinin sayısal, kimilerininse bedensel zekâları diğer zekâlarından daha çok gelişmiştir. Kişisel farklılıkları ortaya çıkaran da bu durumdur. Her insan, kendisinde bulunan zekâ türlerinden dolayı farklı bir öğrenme, problem
çözme ve iletişim kurma yöntemine sahip olur.
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Nesnel anlatımdan yararlanılmıştır.
- Tanımlamaya yer verilmiştir.
- Karşılaştırmaya başvurulmuştur.
- Benzetme yapılmıştır.
10. Sorunun Çözümü
Bu soruda, zekâ kavramını ele alan parçanın anlatım özellikleri ve içerdiği unsurlar detaylı biçimde incelenmiştir. Parçada, zekânın tanımına yer verilmiş; insanın yaşamını sürdürebilme, değişimlere uyum sağlama ve farklı alanlarda ortaya çıkan yetenekler ile beceriler vurgulanmıştır. İncelenen seçenekler doğrultusunda her şıkkın durumu aşağıdaki maddelerle açıklanmıştır:
- A şıkkı: “Nesnel anlatımdan yararlanılmıştır.” ifadesi, parçanın tanımlayıcı ve genel geçer bilgileri sunması nedeniyle geçerlidir. Metin, kişisel yorumlardan uzak, tarafsız bir dil kullanarak nesnel anlatım özelliği taşımaktadır.
- B şıkkı: “Tanımlamaya yer verilmiştir.” ifadesi, metinde zekâ kavramının tanımının yapılmasıyla açıkça örtüşmektedir. Zekâ, insanın farklı yönlerini ortaya koyan bir yetenekler bütünü olarak net bir biçimde tanımlanmıştır.
- C şıkkı: “Karşılaştırmaya başvurulmuştur.” ifadesinde, farklı zekâ türleri arasında sözel, sayısal ve bedensel zekânın vurgulanması ile karşılaştırma unsuru mevcuttur. Bu durum, metinde yer alan öğelerin birbirleriyle kıyaslanmasına olanak tanımaktadır.
- D şıkkı: “Benzetme yapılmıştır.” ifadesi ise metinde yer almamaktadır. Parçada zekâ kavramı tanımlanırken benzetme sanatı kullanılmamış, nesnel ve doğrudan ifadeler tercih edilmiştir. Bu bağlamda, metinde benzetme unsurunun bulunmadığı söylenebilir.
Yukarıdaki analizler ışığında, metinde nesnel anlatım, tanımlama ve karşılaştırma unsurları başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Ancak benzetme sanatının yer almaması, D şıkkı ifadesinin parçaya uygun olmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle, parçayla ilgili olarak “Benzetme yapılmıştır” ifadesi söylenemez ve doğru cevap D şıkkı olarak belirlenir.
11
Uzun yıllar çömlek yapımıyla uğraşan bir çırak, kalfa olmuş. Artık kendi başına bir dükkân açmayı
arzu etmeye başlamış. Ustası ona her defasında “Sen, daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun;
biraz daha emek vermen gerekiyor.” diyormuş. Ancak kalfa, ustasını dinlememiş ve bir dükkân açmış.
Yeni dükkânında yaptığı güzelim testiler, küpler, vazolar, sürahiler onca titizliğe ve
emeğe rağmen çatlamaya başlamış. Kalfa, bu çatlamaların önüne geçememiş bir türlü. Nihayet
ustasına gitmiş ve durumu anlatmış. Ustası, “Ben sana bu işin püf noktasını öğrenmediğini söylemiştim, evladım!” demiş.
Bu parçanın dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Deyimlerden yararlanılmıştır.
- Olağanüstü olaylara yer verilmiştir.
- Hikâye edici bir metindir.
- Üçüncü kişi ağzından anlatılmıştır.
11. Sorunun Çözümü
Bu soruda, çömlekçilik üzerine kurgulanmış hikâye edici parçanın dil ve anlatım özellikleri detaylı olarak ele alınmıştır. Parça, uzun yıllar süren çömlek yapımının ardından kalfa statüsüne ulaşan bir kişinin kendi dükkânını açma sürecini anlatmaktadır. Seçeneklerde verilen ifadeler, metnin dil ve anlatım özellikleri bağlamında aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir:
- A şıkkı: “Deyimlerden yararlanılmıştır.” ifadesinde, ustanın “püf noktasını” bilmediğini söylemesi gibi deyimsel ifadeler metnin dil zenginliğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, deyimlerin kullanılması metnin anlatımına renk katmıştır.
- B şıkkı: “Olağanüstü olaylara yer verilmiştir.” ifadesine baktığımızda, metin tamamen gerçek hayata yakın, sıradan ve doğal olayları konu almaktadır. Hikâye, olağanüstü, fantastik veya abartılı olaylara yer vermek yerine, gerçek yaşamın içinden örneklerle ilerlemektedir. Bu yüzden, olağanüstü olayların yer aldığı söylenemez.
- C şıkkı: “Hikâye edici bir metindir.” ifadesi, parçanın anlatım biçiminin öyküleyici olduğunu açıkça göstermektedir. Olayların kronolojik ve akıcı bir şekilde aktarılması, hikâye edici anlatımın temel özelliklerindendir.
- D şıkkı: “Üçüncü kişi ağzından anlatılmıştır.” ifadesi, metnin anlatım dilinin üçüncü şahıs kullanılarak nesnel bir biçimde aktarıldığını göstermektedir. Bu durum, okuyucunun olaya objektif yaklaşmasını sağlar.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, metnin dil ve anlatım özellikleri arasında olağanüstü olayların yer almadığı belirgin hale gelmektedir. Diğer ifadeler ise metnin üslubunu ve anlatım biçimini doğru şekilde yansıtmaktadır. Bu kapsamlı çözüm, her bir şıkkın metnin özellikleriyle uyumunu ortaya koyarak, doğru cevabın B şıkkı: Olağanüstü olaylara yer verilmiştir olduğunu kanıtlamaktadır.
12 (I) Vietnam’ın Laos sınırında yer alan Hang Son Doong; 200 metre yüksekliğindeki tavanı, 9 kilometre uzunluğu, 38,5 milyon metreküp hacmi ile dünyanın en büyük mağarası olarak biliniyor. (II) Yaşının 2 ila 5 milyon yıl arasında olduğu tahmin edilen mağara, 1991 yılında bir köylü tarafından keşfedildi. (III) Boyları 70 metreyi bulan sarkıtlara ek olarak mağarada “Vietnam Seddi” adı verilen 60 metre yüksekliğinde dev bir sarkıt duvar da var. (IV) Mağaraya Ho Chi Minh City otobanından ormana girilip 10 km yüründükten sonra ulaşılabiliyor.
Bu metinde numaralanmış cümlelerden hangisi metnin anlam bütünlüğünü bozmaktadır?
- I
- II
- III
- IV
12. Sorunun Çözümü
Bu soruda verilen metindeki numaralanmış cümlelerden hangisinin anlam bütünlüğünü bozduğunu bulmamız gerekiyor. Şimdi metni analiz edelim:
- (I) Vietnam’ın Laos sınırında yer alan Hang Son Doong; 200 metre yüksekliğindeki tavanı, 9 kilometre uzunluğu, 38,5 milyon metreküp hacmi ile dünyanın en büyük mağarası olarak biliniyor.
Bu cümle, mağaranın temel özelliklerini açıklıyor ve metnin girişini oluşturuyor. - (II) Yaşının 2 ila 5 milyon yıl arasında olduğu tahmin edilen mağara, 1991 yılında bir köylü tarafından keşfedildi.
Mağaranın yaşı ve keşfi hakkında bilgi vererek bir gelişme sağlıyor. Anlam bütünlüğünü destekleyen bir cümledir. - (III) Boyları 70 metreyi bulan sarkıtlara ek olarak mağarada “Vietnam Seddi” adı verilen 60 metre yüksekliğinde dev bir sarkıt duvar da var.
Mağaranın yapısal özelliklerini anlatıyor, ana fikirle bağlantılı. - (IV) Mağaraya Ho Chi Minh City otobanından ormana girilip 10 km yüründükten sonra ulaşılabiliyor.
Burada mağaranın ulaşım bilgisi veriliyor. Ancak metin mağaranın büyüklüğü, yaşı ve iç özellikleri ile ilgiliyken, bu cümle konudan sapmaktadır.
Metinde anlatılanlar, mağaranın büyüklüğü ve özellikleri üzerine odaklanmıştır. Ancak (IV) numaralı cümlede verilen ulaşım bilgisi, metnin akışını bozmakta ve gereksiz bir detay olarak yer almaktadır.
Bu nedenle doğru cevap “IV” cümlenin olduğu D şıkkıdır.
13
Arkadaşıma, gözü pek olduğunu bile bile “- – – -” diye sordum kim bilir kaçıncı kez.
“Neden korkayım? İnsan; kalabalıktan, gürültüden korkmalı bu devirde.” dedi köy kahvesinin gürültülü sakinlerine bakarak.
Pencereden, karşıki dağa kadar uzanan ormanı dikkatlice süzdüm o öyle deyince. Lapa lapa kardan pek bir yer seçilmiyordu gerçi.
Hakkı vardı, asıl korkulması gereken bunlar değildi.
Bu metinde boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdaki sorulardan hangisi getirilmelidir?
- Gece karanlıkta yürürken hiç endişelenmiyor musun?
- Koca şehirde tek başına yaşamaktan korkmaz mısın?
- İnsan hiç mi ürpermez bu dağ başında, bu ormanda tek başına?
- Bu ıssız ormanda ve dağlarda gezerken ne hissediyorsun?
13. Sorunun Çözümü
Verilen metinde, konuşma yapan kişi arkadaşıyla korku kavramı üzerine bir diyalog içerisindedir. Burada boş bırakılan yere getirilecek cümle, konuşmanın anlam bütünlüğüne ve karakterin duygu durumuna uygun olmalıdır.
Şıklar incelendiğinde:
- A) “Gece karanlıkta yürürken hiç endişelenmiyor musun?” → Bu cümle, konuşmanın geçtiği ortamla tam uyumlu değildir çünkü anlatıcı, dışarıyı seyretmekte ve gece karanlığı vurgulanmamaktadır.
- B) “Koca şehirde tek başına yaşamaktan korkmaz mısın?” → Metin şehir hayatından çok, doğa içinde bir ortamı anlatmaktadır. Kahvede geçen diyalog ve pencereden dağa bakılması, bu şıkkın uygun olmadığını gösterir.
- C) “İnsan hiç mi ürpermez bu dağ başında, bu ormanda tek başına?” → Metnin devamında “Hakkı vardı, asıl korkulması gereken bunlar değildi.” ifadesi bulunmaktadır. Bu, karakterin doğada tek başına olmaktan korkup korkmadığını sorgulayan bir cümlenin metinle en iyi bütünleşeceğini gösterir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
- D) “Bu ıssız ormanda ve dağlarda gezerken ne hissediyorsun?” → Bu soru, konuşma tonuna uygun olsa da metindeki akış açısından en güçlü bağlamı sağlamamaktadır.
14 (I) Okuduğum kitaplar arasında beni en çok etkileyenlerden birini, “Kurgu Masallar”ı size anlatmak istiyorum. (II) Kitaptaki masallar içinde özellikle “Altın Saçlı Kız” oldukça etkileyici. (III) Bu masalda, saçları altın tellerden oluşan Rita’nın öyküsü anlatılıyor. (IV) Siz de bir düşünün bakalım, saçlarınız altın olsa başınıza neler gelirdi? (V) Masalda da önce böyle düşünülüyor ama olaylar böyle gelişmiyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra ‟Saçlarınızın altın tellerden oluşmasının çok iyi bir şey olduğunu ve başınıza çok güzel olaylar geleceğini düşünüyorsunuz değil mi?” cümlesi getirilirse parçanın anlam akışı bozulmaz?
- I
- II
- III
- IV
14. Sorunun Çözümü
Verilen paragrafta “Kurgu Masallar” adlı kitabın içeriğinden bahsedilmektedir. Özellikle “Altın Saçlı Kız” masalına vurgu yapılarak, okuyucuya merak uyandıran bir anlatım oluşturulmuştur.
Cümle sıralamasına bakıldığında:
- A) I. cümleden sonra eklenirse: Parçanın girişinde genel bir tanıtım yapıldığı için buraya eklenen bir ara cümle anlatım akıcılığını bozabilir.
- B) II. cümleden sonra eklenirse: Burada belirli bir masal ismi verilmiştir, ancak doğrudan hikâyenin özüne geçilmektedir. Araya yeni bir açıklama girmesi anlam bütünlüğünü bozabilir.
- C) III. cümleden sonra eklenirse: Burada masalın ana karakterinden bahsedilmektedir. Henüz yardımcı cümlelere geçiş yok.
- D) IV. cümleden sonra eklenirse: Burada masalın işleyişi devam etmektedir. “Saçlarınızın altın tellerden oluşmasının çok iyi bir şey olduğunu ve başınıza çok güzel olaylar geleceğini düşünüyorsunuz değil mi?” cümlesi, okuyucuya yöneltilen bir soru olduğundan, doğrudan konuyla bağlantılıdır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
15
I. Müzenin çocuk bölümü de vardı ama maalesef tadilat nedeniyle kapalıydı, bu yüzden orayı gezemedik.
II. Gezdiğimiz müzeler içinde en etkileyici olanı Arkeoloji Müzesiydi.
III. Ben de bu müzenin gezemediğimiz bölümüyle ilgili internetten araştırma yaptım.
IV. Yaz boyunca İstanbul’da gezilecek çok yer vardı, vaktimiz de boldu.
V. Biz vaktimizi müze gezilerine ayırmayı tercih ettik.
Numaralanmış cümlelerle anlamlı bir metin oluşturulduğunda doğru sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?
- II – I – III – V – IV
- II – I – IV – V – III
- IV – V – II – I – III
- IV – V – III – II – I
15. Sorunun Çözümü
Bu soruda, numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanması istenmektedir. Öncelikle cümleleri incelediğimizde, metnin genel anlamının bir müze gezisi hakkında olduğu anlaşılmaktadır. Şimdi tek tek cümleleri analiz edelim:
- IV. Cümle: “Yaz boyunca İstanbul’da gezilecek çok yer vardı, vaktimiz de boldu.”
Bu cümle metnin giriş cümlesi olmalıdır çünkü genel bir çerçeve çizmektedir. - V. Cümle: “Biz vaktimizi müze gezilerine ayırmayı tercih ettik.”
IV. cümlenin devamı olarak mantıklı çünkü gezilecek yerler arasında müzeleri tercih ettiklerini belirtiyor. - II. Cümle: “Gezdiğimiz müzeler içinde en etkileyici olanı Arkeoloji Müzesiydi.”
Müze gezilerine odaklandıkları için, en etkileyici müzeyi belirten bu cümle devam etmeli. - I. Cümle: “Müzenin çocuk bölümü de vardı ama maalesef tadilat nedeniyle kapalıydı, bu yüzden orayı gezemedik.”
Arkeoloji Müzesi hakkında daha detaylı bilgi verdiği için uygun bir devam cümlesidir. - III. Cümle: “Ben de bu müzenin gezemediğimiz bölümüyle ilgili internetten araştırma yaptım.”
Burada anlatılan olayın tamamlanması için en sona gelmesi mantıklıdır.
Doğru sıralama: IV – V – II – I – III
Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
16
I. Tüketilen bu besinler çevredeki diğer canlıları da etkiler.
II. Bitkiler, besin üretmek için güneş ışığına gereksinim duyar.
III. Canlılar, hayatta kalabilmek için farklı türlerde besinler tüketir.
IV. Bilim insanları bu karşılıklı beslenme etkileşimine “besin ağı” adını vermişlerdir.
Numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulduğunda kaç numaralı cümle bu paragrafın dışında kalır?
- I
- II
- III
- IV
16. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen cümlelerden birinin anlam bütünlüğüne uymadığı sorulmaktadır. Şimdi cümleleri tek tek inceleyelim:
- III. Cümle: “Canlılar, hayatta kalabilmek için farklı türlerde besinler tüketir.”
Paragrafın ana konusu beslenme ilişkileri olduğu için mantıklı bir giriş cümlesidir. - II. Cümle: “Bitkiler, besin üretmek için güneş ışığına gereksinim duyar.”
Besin zincirinin en temel aşaması olsa da bitkilerin besin üretmesi bu metnin ana düşüncesinden uzak bir kodudur. Çünkü metnin ana konusu besin zinciridir. - I. Cümle: “Tüketilen bu besinler çevredeki diğer canlıları da etkiler.”
Besin zincirinin devamını açıkladığı için bu cümle de anlam bütünlüğüne uygundur. - IV. Cümle: “Bilim insanları bu karşılıklı beslenme etkileşimine ‘besin ağı’ adını vermişlerdir.”
Burada kavramsal bir açıklama yapılıyor.
Bu nedenle paragrafın anlam bütünlüğünü bozan cümle II numaralı cümledir.
Doğru cevap “B” şıkkıdır.
17
A – Bunlar yağmur ve karla birleşerek yüzlerce kilometre uzağa asit yağmurları olarak yağar; yağdığı yerlerde ağaçlara zarar verir, göllerde yaşam sona erer.
I – Örneğin İngiltere’deki fabrikalardan atmosfere yayılan kimyasal maddeler rüzgârla İsviçre’ye kadar taşınmış ve İsviçre’deki göllerde yaşayan balık ve bitkilerin büyük bölümüne zarar vermiştir.
K – Petrol ya da kömürle işleyen fabrikalar atmosfere fazla miktarda zehirli gaz ve kimyasal madde salar.
T – Asit yağmurlarının kilometrelerce uzağa yağmasının nedeni rüzgârdır.
“A, I, K, T” harfleriyle gösterilen cümleler olayların oluş sırasına göre sıralandığında aşağıdaki sözcüklerden hangisi oluşur?
- ATKI
- KITA
- TAKI
- KATI
17. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen A, I, K ve T harfleriyle işaretlenmiş cümlelerin mantıklı bir sıra ile dizilmesi istenmektedir. Sorunun temel çözüm yöntemi olayların neden-sonuç ilişkisini kurmaktır.
Öncelikle cümleleri analiz edelim:
- K: Petrol ya da kömürle işleyen fabrikalar atmosfere fazla miktarda zehirli gaz ve kimyasal madde salar.
- A: Bunlar yağmur ve karla birleşerek yüzlerce kilometre uzağa asit yağmurları olarak yağar; yağdığı yerlerde ağaçlara zarar verir, göllerde yaşam sona erer.
- T: Asit yağmurlarının kilometrelerce uzağa yağmasının nedeni rüzgârdır.
- I: Örneğin İngiltere’deki fabrikalardan atmosfere yayılan kimyasal maddeler rüzgârla İsviçre’ye kadar taşınmış ve İsviçre’deki göllerde yaşayan balık ve bitkilerin büyük bölümüne zarar vermiştir.
Bu sıralama: K → A → T → I şeklinde olur. Bu harfler birleştirildiğinde “KATI” kelimesi oluşmaktadır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
18
Kızıl tilkilerin hepsi adlarında geçtiği gibi kızıl değildir. Bazılarının gövdesi griye çalan sarı, kahverengi, açık toprak rengi ya da gri olur. – – – – Bacakları, ayakları ve kulaklarının arkasıysa genellikle siyahtır.
Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- Ağızlarının kenarları, karın bölgeleri ve kuyruk uçları çoğunlukla beyazdır.
- Köpekgillerden olan tilkilerin en yaygın türü kızıl tilkilerdir.
- Kızıl tilkiler genellikle geceleri ve alaca karanlıkta avlanır.
- Soğuktan korunmak için uzun ve tüylü kuyruklarından yararlanır.
18. Sorunun Çözümü
Bu soruda, kızıl tilkilerle ilgili bir metinde boş bırakılan yere en uygun cümlenin getirilmesi istenmektedir. Parçada, kızıl tilkilerin her zaman kızıl renkli olmadığı, bazı bireylerinin gri, kahverengi veya açık toprak rengi olabileceği bilgisi verilmektedir.
Öncelikle boşluktan önce verilen bilgiyi inceleyelim:
“Bazılarının gövdesi griye çalan sarı, kahverengi, açık toprak rengi ya da gri olur.”
Burada tilkilerin gövde renkleri hakkında konuşulmaktadır. Devamında, metin bu bilgiyi destekleyici bir cümle içermelidir. Şimdi şıkları inceleyelim:
- A) Ağızlarının kenarları, karın bölgeleri ve kuyruk uçları çoğunlukla beyazdır. ✅ (Bu ifade tilkilerin renk dağılımı hakkında ek bilgi verir ve gövde renkleriyle bağlantılıdır. Doğru cevaptır.)
- B) Köpekgillerden olan tilkilerin en yaygın türü kızıl tilkilerdir. ❌ (Bu cümle genel bir bilgi verir ancak doğrudan renk konusuyla bağlantılı değildir.)
- C) Kızıl tilkiler genellikle geceleri ve alaca karanlıkta avlanır. ❌ (Bu cümle avlanma alışkanlıklarından bahsetmektedir, konuyla alakasızdır.)
- D) Soğuktan korunmak için uzun ve tüylü kuyruklarından yararlanır. ❌ (Bu ifade tilkilerin renk özelliklerinden değil, kuyruklarıyla ilgili koruma mekanizmasından bahseder.)
Görüldüğü gibi, en uygun cümle “A” şıkkıdır. Çünkü boşluktan önce renk dağılımı anlatılmıştır ve “A” şıkkındaki bilgi bunu tamamlamaktadır.
Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
19
Takımyıldız, gökyüzünün bölündüğü seksen sekiz alan-dan her birine verilen isimdir.
Bazı ünlü takımyıldızlar, çeşitli nesnelere ya da şekillere benzetilen parlak yıldız düzenlerine sahiptir.
Bunların en belirgin olanları Yaz Üçgeni, Kış Üçgeni ve Büyük Kare.
Yaz Üçgeni, bu sıralar akşam saatlerinde batı yönünde görülüyor.
Kış Üçgeni’ni görmek içinse hava karardıktan sonra birkaç saat beklemek gerekiyor.
Büyük Kare’yse yılın bu döneminde en iyi konumunda yani gökyüzünde tam tepeye yakın konumda, biraz güneyde yer alıyor.
Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Örneklendirmeden yararlanılmıştır.
- Bir kavramın tanımı yapılmıştır.
- Bilgilendirici bir metindir.
- İkilemeler kullanılmıştır.
19. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen metnin dil ve anlatım özellikleri değerlendirilirken, metinde takımyıldız kavramı tanımlanmakta ve örneklerle desteklenmektedir. Metinde Yaz Üçgeni, Kış Üçgeni ve Büyük Kare gibi isimler verilerek, okuyucuya takımyıldızların çeşitliliği hakkında bilgi sunulmuştur. Bu durumda:
- A şıkkı: Metinde örneklendirmeden yararlanılmıştır; çünkü takımyıldız isimleri somut örnekler olarak verilmiştir.
- B şıkkı: Metnin başlangıcında “Takımyıldız, gökyüzünün bölündüğü seksen sekiz alana verilen isimdir” ifadesiyle kavram tanımı yapılmaktadır.
- C şıkkı: Metin bilgilendirici nitelikte olup, okuyucuya astrolojik terimler hakkında bilgi vermektedir.
Ancak D şıkkı‘nda belirtilen “İkilemeler kullanılmıştır” ifadesi metinde yer almamaktadır. İkileme, aynı kavramın tekrar edilerek vurgulanmasıdır, fakat metinde bu tür bir dil kullanımına rastlanmamıştır. Dolayısıyla, diğer şıklar metnin yapısını doğru yansıtırken, D şıkkı metnin dil ve anlatım özellikleri arasında bulunmamaktadır. Bu nedenle, sorunun doğru cevabı “D” şıkkıdır. Yukarıda verilen detaylı açıklamalar, metnin tanımlayıcı ve örneklendirici yapısını göz önüne alarak, hangi özelliklerin geçerli olduğunu ve hangisinin olmadığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Böylece, metnin dil yapısı incelendiğinde, ikileme kullanımının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
20
Anadolu kilimlerinde renkler, oldum olası, çeşitli bitki kökleri, yaprakları ya da tohumları kaynatılarak elde edilir.
Kırmızı renk, kızılçam kabuğundan; sarı, safran ve sütleğenden; kahverengi, meşe ve ceviz yaprağından;
yeşil, naneden; siyah ise sumaktan çıkarılır.
Bu bitkiler, köy ve kasabaların yanı başında, “boyalık” denen bir yerde yetiştirilir, boyaların tümü buradaki bitkilerden yapılırdı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
- Konuyu örneklerle desteklemeye
- Bir düşünceyi abartılı bir biçimde anlatmaya
- Nesneleri karşılaştırarak metni etkileyici kılmaya
- Bir kavramı eksiksiz olarak tanıtmaya
20. Sorunun Çözümü
İkinci soruda, Anadolu kilimlerinde renklerin elde edilme yöntemleri anlatılmaktadır. Metin, her bir renk için doğal hammaddelerin kaynatılması süreci ile örnekler sunmaktadır. Örneğin; Kırmızı renk kızılçam kabuğundan, Sarı renk safran ve sütleğenden elde edildiği gibi, farklı renklerin kaynağına ilişkin somut örnekler sıralanmaktadır. Bu anlatım biçimi, konunun çeşitli örneklerle desteklenerek açıklanmasına dayanır.
- A şıkkı: Metin, konuyu somut örneklerle destekleyerek anlatımını zenginleştirmiştir.
- B şıkkı: Abartılı bir anlatım söz konusu değildir; açıklamalar oldukça nesnel ve gerçek bilgilere dayanmaktadır.
- C şıkkı: Nesnelerin karşılaştırılması yerine, her bir rengin kaynağına dair ayrı bilgiler verilmektedir.
- D şıkkı: Metinde, bir kavramın eksiksiz tanıtımı yapılmamaktadır; daha ziyade, renklerin elde edilme yöntemlerine odaklanılmıştır.
Bu bağlamda, metnin anlatım biçimi örneklerle destekleme yöntemine dayanmaktadır. Dolayısıyla, doğru cevap “A” şıkkıdır. Diğer şıklar, metnin yapısına uymayan veya gereksiz yorumlar içermektedir. Özetle, metin, her rengin kaynağını belirterek konuyu örnekler üzerinden açıklamaktadır. Bu detaylı anlatım yöntemi, okuyucunun süreci kolayca anlamasına olanak tanır. Böylece, Anadolu kilimlerinin üretiminde kullanılan doğal hammaddelerin çeşitliliği ve işlenme şekli, metinde örneklerle net bir biçimde ortaya konmuştur. Sonuç olarak, metnin ana anlatım stratejisi, konuyu örneklerle desteklemeye dayanmaktadır.