6. Sınıf Türkçe Paragraf 1. Test

1 (1. ve 2. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)

En büyük sevincimiz ve kederimiz başka insanlarla olan ilişkilerimizden kaynaklanır. Yaşamda mutluluk ve huzur, sağlıklı iletişim biçimleriyle kurulan ilişkilerde yaşanır. Sağlıklı iletişim becerileri bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirilir, ancak bu tekniklerden önce işe kendimizden başlamamız uygun olur.

Aşağıdaki atasözlerinden hangisi parçadaki altı çizili kısma anlamca en yakındır?

  • Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
  • Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
  • İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.
  • El elin eşeğini türkü çağırarak arar.

1. Sorunun Çözümü

Öğrenciler, parçadaki “işe kendimizden başlamamız” ifadesi, önce kendi eksiklerimizi ve hatalarımızı fark edip düzeltmenin önemini anlatır. Bu anlayış, kişisel sorumluluk almayı ve öz eleştiri geliştirmeyi vurgular. Doğru cevap olarak “İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.” atasözü seçilmiştir çünkü o da aynı şekilde önce kendi kusurlarımızı gözetmemiz gerektiğini ifade eder.

  1. C şıkkı (“İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.”)
    Bu atasözü, önce kendi hatalarını, eksiklerini incelemeyi, sonra başkalarını eleştirmeyi öğütler. Parçadaki vurgu da kendi iletişim becerilerimizi önce kendimizde geliştirme gerektiğidir.
  2. A şıkkı (“Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.”) yanlış çünkü
    Bu atasözü, üstü kapalı uyarı yapmayı anlatır; öz eleştiri vurgusu taşımaz.
  3. B şıkkı (“Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.”) yanlış çünkü
    Bu atasözü, başkalarının sahip olduklarının daha değerli görünmesini anlatır; içsel sorumluluk temasına bağlı değildir.
  4. D şıkkı (“El elin eşeğini türkü çağırarak arar.”) yanlış çünkü
    Bu söz, iş birliği ve yardımlaşmayı anlatır; kendi eksik yönümüzü dikkate almayı değil, ortak çabayı vurgular.

Sonuç olarak, parçanın verdiği “kendimizden başlama” tavsiyesi, C seçeneğindeki atasözüyle birebir örtüşür. Diğer şıklar farklı anlamları anlattığı için uygun değildir.

2 (1. ve 2. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)

En büyük sevincimiz ve kederimiz başka insanlarla olan ilişkilerimizden kaynaklanır. Yaşamda mutluluk ve huzur, sağlıklı iletişim biçimleriyle kurulan ilişkilerde yaşanır. Sağlıklı iletişim becerileri bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirilir, ancak bu tekniklerden önce işe kendimizden başlamamız uygun olur.

Parçadan çıkarılamayacak yargı aşağıdakilerden hangisidir?

  • İnsanlarla ilişkilerimiz duygularımızı etkiler.
  • Sağlıklı iletişimle mutluluğu yakalayabiliriz.
  • Bir kısım tekniklerle doğru iletişim kurabiliriz.
  • İletişim teknikleri uygulamayla öğrenilmez.

2. Sorunun Çözümü

Parçada, “Sağlıklı iletişim becerileri bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirilir” ifadesi yer alıyor. Yani teknikler öğrenildikten sonra uygulamaya konur. Bu bilgiler doğrultusunda “İletişim teknikleri uygulamayla öğrenilmez.” önermesini çıkarım olarak kabul edemeyiz, çünkü paragrafta tekniklerin öğrenilip yaşama geçirilmesinden bahsedilmektedir. Doğru cevap olarak D şıkkı seçilmiştir.

  1. D şıkkı (“İletişim teknikleri uygulamayla öğrenilmez.”)
    Yanlıştır. Parçada, iletişim tekniklerinin öğrenilip yaşama geçirildiği vurgulanmaktadır; dolayısıyla uygulama süreci öğrenmenin bir parçasıdır.
  2. A şıkkı (“İnsanlarla ilişkilerimiz duygularımızı etkiler.”)
    Doğrudur. Parçada, “En büyük sevincimiz ve kederimiz başka insanlarla olan ilişkilerimizden kaynaklanır.” ifadesi bu yargıyı destekler.
  3. B şıkkı (“Sağlıklı iletişimle mutluluğu yakalayabiliriz.”)
    Doğrudur. Metinde “Yaşamda mutluluk ve huzur, sağlıklı iletişim biçimleriyle kurulan ilişkilerde yaşanır.” cümlesi bu sonucu açıkça verir.
  4. C şıkkı (“Bir kısım tekniklerle doğru iletişim kurabiliriz.”)
    Doğrudur. Parçadaki “bir dizi tekniklerin öğrenilmesiyle yaşama geçirilir” ifadesi, tekniklerin iletişim kurmada yardımcı olduğunu gösterir.

Sonuç olarak, metinden çıkarılamayacak tek yargı D şıkkıdır; çünkü paragraf, iletişim tekniklerinin hem öğrenilip hem de uygulandığını belirtmektedir.

3 Bir güvercin kanadında okşuyorum
Göklerin maviliğini
Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime
Ağaçların yeşilliği
Bulutların ipek gölgesi
Çocukların yüzünde ışıldıyor

Şiirin konusu aşağıdakilerden hangisidir?

  • Doğanın önemi
  • Çocuk sevgisi
  • Yaşama sevinci
  • Özgürlük isteği

3. Sorunun Çözümü

Bu şiirde yazar, doğanın canlı renkleri ve sesleriyle iç dünyasındaki neşeyi, coşkuyu ve umut dolu hissiyatı yansıtmaktadır. “Göklerin maviliği“, “Ağaçların yeşilliği” ve “Bulutların ipek gölgesi” gibi imgeler, okuyucuda yaşamın sunduğu güzellikleri ve küçük detaylardan alınan mutluluğu vurgular. Aynı şekilde “Çocukların yüzünde ışıldıyor” dizesi, geleceğe dair sevinç ve heyecanı hissettirir. Bu nedenle doğru cevap “Yaşama sevinci” şıkkıdır.

  1. C şıkkı (“Yaşama sevinci”)
    Doğrudur. Şiirin bütününde doğa ve yaşam unsurları aracılığıyla içsel bir coşku ve mutluluk hissi aktarılır; bu da yaşama sevincini işaret eder.
  2. A şıkkı (“Doğanın önemi”)
    Yanlıştır. Şiirde doğa tasvirleri bulunsa da asıl vurgu, doğanın önemini anlatmaktan ziyade bu tasvirlerin yarattığı içsel neşe ve yaşama sevincidir.
  3. B şıkkı (“Çocuk sevgisi”)
    Yanlıştır. Çocuklardan bahsedilirken bile duygu, doğrudan sevgi değil, coşku ve mutluluk hissini pekiştirmeye yöneliktir.
  4. D şıkkı (“Özgürlük isteği”)
    Yanlıştır. Metinde özgürlük temasına dair bir imge veya özlem bulunmaz; anlatılan duygular daha çok yaşam sevincine odaklıdır.

Sonuç olarak, şiirin imgeleri ve duygusu bir araya geldiğinde, okuyucuda en güçlü şekilde uyanan duygu yaşama sevincidir.

4 “Ne yaptıysam gözüne girmeyi başaramadım. Beni harçlıksız bırakmaktan zevk alırdı sanki. Kimi zaman kaçıp bahçedeki koca cevizin altında, hendekte veya damda yattığım geceler, onun umurunda bile değildim.”

Aşağıdakilerden hangisi parçanın hem başına hem de sonuna getirilebilir?

  • Hiçbir istediğimi yerine getirmezdi
  • Oldum olası sevmezdi beni babam
  • Her yıl sonunda taktir alırdım.
  • Üstelik eve her dönüşümde hastalanırdım.

4. Sorunun Çözümü

Parçanın duygusu, anlatıcının babasının kendisini sevmediği ve ilgilenmediği hissi etrafında dönüyor. “Ne yaptıysam gözüne girmeyi başaramadım… onun umurunda bile değildim.” cümleleri bu yalnızlık ve değersizlik duygusunu pekiştirir. Bu durumda, hem parçanın başına hem de sonuna getirildiğinde aynı melankolik vurguyu sürdürecek ifade, “Oldum olası sevmezdi beni babam”dır.

  1. B şıkkı (“Oldum olası sevmezdi beni babam”)
    Doğrudur. Hem anlatıcının çocukluk boyunca babasından sevgi görmediğini hem de metnin sonunda bu terk edilmişlik hissinin değişmediğini açıkça yansıtır.
  2. A şıkkı (“Hiçbir istediğimi yerine getirmezdi”)
    Yanlıştır. Bu ifade, babanın istekleri reddetmesine odaklanır; ancak parçada asıl tema sevgi ve ilgi eksikliğidir, istek reddi değil.
  3. C şıkkı (“Her yıl sonunda taktir alırdım.”)
    Yanlıştır. Bu olumlu cümle, metindeki karamsar ve ilgisiz tavırla çelişir; anlatıcının taktir aldığına dair hiçbir ipucu yok.
  4. D şıkkı (“Üstelik eve her dönüşümde hastalanırdım.”)
    Yanlıştır. Fiziksel hastalık ifadesi parçanın duygusal yabancılaşma temasına uymaz.

Sonuç olarak, anlatıcının babasından sevgi ve ilgi görmeme durumu, B şıkkındaki ifade ile metnin başında ve sonunda aynı duygusal bütünlüğü koruyarak en doğru şekilde tamamlanır.

5 “Şunu özellikle belirtmek istiyorum: ‘Yazmak’ fiiline kutsallık veya yazının ötesinde bir anlam yüklemiyorum. İnsanı var ve anlamlı kılan şey, gerçekliğin dilini öğrenmesi, buradan hareketle varlığını keşfetmesi ve de yeryüzü serüveninde anlamlandırılmış bir hayatın sahibi olmasıdır. ‘Anlamak ve yaşamak’tan, yani ‘hâl’den bahsediyorum.”

Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  • Yazmak işi mukaddes bir iştir.
  • İnsanın hakikatin dilini öğrenmesi gerekir.
  • Varlığını keşfeden hayatın anlamını çözer.
  • Bilinenle yaşanan çelişmemelidir.

5. Sorunun Çözümü

Parçada yazar açıkça belirtir ki “‘Yazmak’ fiiline kutsallık veya yazının ötesinde bir anlam yüklemiyorum.” Dolayısıyla yazma eyleminin mukaddes bir iş olduğu çıkarılamaz. Diğer yargılar ise metnin farklı cümlelerinden anlamlı bir biçimde çıkarılabilir.

  1. D şıkkı (“Bilinenle yaşanan çelişmemelidir.”)
    Doğrudur. Parçada geçmişte edinilen gerçeklik bilgisi ile bugünkü yaşantımızın tutarlı olduğu vurgulanmaz; yazar yalnızca “gerçekliğin dilini öğrenme” ve “varlığı anlamlandırma” sürecinden söz eder. Dolayısıyla bu özel çıkarım metinden elde edilemez.
  2. B şıkkı (“İnsanın hakikatin dilini öğrenmesi gerekir.”)
    Yanlıştır. Metinde “gerçekliğin dilini öğrenmesi” ifadesi açıkça yer alır, bu yargı sağlam bir çıkarımdır.
  3. C şıkkı (“Varlığını keşfeden hayatın anlamını çözer.”)
    Yanlıştır. Yazarın “varlığını keşfetmesi ve de yeryüzü serüveninde anlamlandırılmış bir hayatın sahibi olması” cümlesi tam da bu anlamı taşır.
  4. A şıkkı (“Yazmak işi mukaddes bir iştir.”)
    Yanlıştır. Parçada tam tersi vurgulanır; yazma fiiline hiçbir kutsallık atfetmediği belirtilir.

Sonuç olarak, parçada doğrudan desteklenmeyen veya açıkça çelişen yargı D şıkkıdır, çünkü metinde “bilinenle yaşananın çelişmemesi” teması hiçbir cümleyle işlenmemiştir.

6 “Bir başka dünyaya ayak basmıştı sanki. Bu, hesapta olmayan bir kar yağışıyla karşılaşmaya benziyordu. Bir de, ilk kez kalınan yabancı bir evde, uyandıktan sonraki şaşkınlığa… Sabah sabah, yirmi çeşit şarkıya, yerinde duramayan rengârenk kalabalığa karışmak… İşte hayatın yalan gürültüsü, yalan sessizliği. Bir bakıyorsunuz, düş mavileriyle çevrilmiş dünya. Bir bakıyorsunuz, çığlık çığlığa, sarılar, kırmızılar sarmış her yanı. Değişmeyen renk nerede? Onu bulamıyorsunuz. Gülünç geliyor düşününce, çırpınışı insanın. Her şey, eskiyor, yenileniyor, çürüyor, atılıyor.”

Paragrafta yazar asıl neyi vurgulamaktadır?

  • Dünyanın insana farklı şeyler sunduğu
  • Her gün farklı şeylerle ilgilenmenin güzelliği
  • İnsanın dünyadaki çırpınışının komik olduğu
  • Hesapta olmayan bir kar yağışının zorluğu

6. Sorunun Çözümü

Paragrafta yazar, ilk bakışta tanıdık gelen bir mekâna ayak basmanın bile “hesapta olmayan” yeniliklerle dolu olduğunu; dünyanın renk renk değişen, sürprizlerle dolu bir varlık alanı olduğunu vurgular. “Bir bakıyorsunuz, düş mavileriyle çevrilmiş dünya. Bir bakıyorsunuz, çığlık çığlığa, sarılar, kırmızılar sarmış her yanı.” cümlesi, dünyayı tekdüze değil; her an farklı izlenimler ve deneyimler sunan bir bütün olarak betimler. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkı, yani “Dünyanın insana farklı şeyler sunduğu”dur.

  1. A şıkkı (“Dünyanın insana farklı şeyler sunduğu”)
    Doğrudur. Yazar, değişmeyen bir renk bulamayan gözlemcinin bakışından hareketle, dünyanın sürekli yenilikleri ve sürprizleriyle insanı şaşırtan bir yapı olduğunu anlatır.
  2. B şıkkı (“Her gün farklı şeylerle ilgilenmenin güzelliği”)
    Yanlıştır. Parçada “ilgilenmek” veya “güzellik” vurgusu yoktur; anlatılan durum, merak uyandıran değişkenliktir, estetik hazdan ziyade şaşkınlık ve “yalan gürültü” hissidir.
  3. C şıkkı (“İnsanın dünyadaki çırpınışının komik olduğu”)
    Yanlıştır. Yazar “gülünç geliyor düşününce, çırpınışı insanın” dese de bu, ana tema değil; daha çok şaşkınlığın yan ürünü olarak dile getirilen kısa bir yorumdur.
  4. D şıkkı (“Hesapta olmayan bir kar yağışının zorluğu”)
    Yanlıştır. Kar yağışı benzetmesi kullanılsa da; zorluk teması değil, beklenmedik deneyim yaşamanın tuhaflığı ön plandadır.

Sonuç olarak, paragrafın odak noktası, dünyanın insanı şaşırtan, her an farklı sahneler sergileyen bir yapı olmasıdır; bu yüzden A şıkkı en doğru çıkarımdır.

7 “Yaban ya aydın ile köylü arasındaki uçurumu içtenlikle dile getirdiği, bu yarayı cesaretle deştiği ve Anadolu köylüsüne ait gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği için çok övülmüş ya da tek yanlı olduğu, gerçekleri çarpıttığı iddiası ile eleştirilmiştir.”

Yukarıdaki parçadan “Yaban romanı” ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  • Anadolu köylüsüne ait gerçekler anlatılmıştır.
  • Yaban romanı için farklı görüşler dile getirilmiştir.
  • Yaban romanının ele alıp inceleme çabaları azdır.
  • Hem övülen hem eleştirilen bir eserdir.

7. Sorunun Çözümü

Parçada, “Yaban romanı” sayesinde yazarın hem aydın ile köylü arasındaki uçurumu cesaretle deştiği hem de Anadolu köylüsünün gerçeklerini bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca romanın “çok övülmüş ya da… eleştirilmiştir” ifadesi, esere yönelik farklı görüşlerin var olduğunu gösterir. Bu bilgiler ışığında doğru cevap, C şıkkıdır çünkü o yargı metinden çıkarılamaz.

  1. C şıkkı (“Yaban romanının ele alıp inceleme çabaları azdır.”)
    Yanlıştır. Tam tersine parçada yazarın köylü yaşamını derinlemesine incelediği ve bu konuyu cesaretle ele aldığı; bu inceleme çabasının güçlü olduğu açıkça belirtilmiştir.
  2. A şıkkı (“Anadolu köylüsüne ait gerçekler anlatılmıştır.”)
    Doğrudur. Metinde “Anadolu köylüsüne ait gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği” ifadesi bu yargıyı doğrudan destekler.
  3. B şıkkı (“Yaban romanı için farklı görüşler dile getirilmiştir.”)
    Doğrudur. Parçada romanın “çok övülmüş ya da… eleştirilmiştir” denilerek hem olumlu hem de olumsuz farklı tepkilerin varlığı belirtilmiştir.
  4. D şıkkı (“Hem övülen hem eleştirilen bir eserdir.”)
    Doğrudur. Aynı cümle içinde romanın hem övüldüğü hem de “tek yanlı olduğu, gerçekleri çarpıttığı” iddiasıyla eleştirildiği anlatılarak bu durumu teyit eder.

Sonuç olarak, metinden çıkartılamayacak tek yargı C seçeneğidir; çünkü parçada romanın derinlemesine incelendiği ve eleştirel bakışla işlendiği vurgulanmıştır.

8 “Yukarıdan inen bir vapur düdüğünü çalarak ilerideki iskeleye yanaşıyor, uzaktan Paşabahçe’nin çıplak toprakları üstünde akşamın gölgeleri solgun bir çimenlik koyuluğu ile titriyordu. Önlerindeki koy, şu son geçecek vapuru bekleyerek uyumaya hazırlanıyordu.”

Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmiştir?

  • Kişileştirmeler vardır
  • Abartmalar yer almaktadır.
  • Öykülemeye başvurulmuştur.
  • Betimlemeler yapılmıştır.

8. Sorunun Çözümü

Parçada yazar, iskeleye yanaşan vapurun sesi ve çevresindeki doğa tasvirlerini olağanüstü bir güçle betimler: “akşamın gölgeleri solgun bir çimenlik koyuluğu ile titriyordu” ve “koy… uyumaya hazırlanıyordu” gibi ifadeler, gerçeklikten saparcasına abartılı bir etki yaratır. Bu kullanım, abartma (hiperbol) sanatının tipik örneğidir. Bu yüzden doğru cevap B şıkkı, yani “Abartmalar yer almaktadır.”dır.

  1. B şıkkı (“Abartmalar yer almaktadır.”)
    Doğrudur. Geceyle gündüzün, vapurun ve koyun sese ve harekete dönüştürülmesi abartılı bir anlatımla sunulmuştur; okuyucuda güçlü bir etki bırakır.
  2. A şıkkı (“Kişileştirmeler vardır.”)
    Yanlıştır. Parçada kişileştirme (zoömorfizm) de kullanılmıştır; ancak soruda aranan asıl özellik metindeki şaşırtıcı büyütme ve abartıdır, kişileştirme ikincildir.
  3. C şıkkı (“Öykülemeye başvurulmuştur.”)
    Yanlıştır. Metin bir olay örgüsü anlatmaz, yalnızca bir anı ve duyusal izlenimleri betimler; öyküleme unsuru yoktur.
  4. D şıkkı (“Betimlemeler yapılmıştır.”)
    Yanlıştır. Elbette betimleme vardır; fakat soruda “parçada asıl hangi anlatım tekniğine yer verilmiştir” dendiğinde, betimleme genel bir anlatım türü, hiperbol ise özgün bir sanat tekniğidir.

Sonuç olarak, metindeki şiirsel ve olağanüstü vurgular, olayı değil duyguyu büyüterek aktardığı için bu parçada en dikkat çeken anlatım biçimi abartmadır.

9 “Beş yüz yıllık bir kültür çarşısı olan Sahaflar Çarşısı, Beyazıt Camii ile Kapalı Çarşı arasında yer alır. Bir kapısı Kapalı Çarşı’nın Çarşı Kapısına, diğer kapısı Beyazıt Camii’nin arkasına açılan Sahaflar Çarşısı, kültür dünyamızın atardamarıdır. İstanbul’a gelenlerin, İstanbul’u tanıyanların uğramayı ihmal etmeyecekleri bir yer olan Sahaflar Çarşısı denilince akla kitap gelir.”

Parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  • Sahaflar Çarşısı dünyanın kültür merkezidir.
  • Sahaflar Çarşısı beş yüz yıllık bir çarşıdır.
  • Sahaflar Çarşısı denilince kitap akla gelir.
  • İstanbul’a gelenler Sahaflar Çarşısına mutlaka uğrar.

9. Sorunun Çözümü

Parçada “Beş yüz yıllık bir kültür çarşısı” ifadesiyle Sahaflar Çarşısı’nın tarihsel derinliği, Beyazıt Camii ile Kapalı Çarşı arasındaki konumu ve “kültür dünyamızın atardamarı” benzetmesiyle işlevi vurgulanmaktadır. Ayrıca “İstanbul’a gelenlerin… uğramayı ihmal etmeyecekleri bir yer” ve “Sahaflar Çarşısı denilince akla kitap gelir” cümleleri, çarşının hem yerel hem de şehir içindeki önemini net şekilde ortaya koyar. Ancak parçada “dünyanın kültür merkezi” gibi evrensel bir üstünlükten, yani uluslararası birinci konumdan hiç söz edilmemektedir. Bu nedenle A şıkkı metinden çıkarılamaz ve doğru cevaptır.

  1. A şıkkı (“Sahaflar Çarşısı dünyanın kültür merkezidir.”)
    Yanlıştır. Metinde çarşı “kültür dünyamızın atardamarı” olarak tanımlansa da, “dünyanın kültür merkezi” olduğuna dair hiçbir bilgi verilmez.
  2. B şıkkı (“Sahaflar Çarşısı beş yüz yıllık bir çarşıdır.”)
    Doğrudur. Parçada açıkça “Beş yüz yıllık bir kültür çarşısı” ifadesi yer almaktadır.
  3. C şıkkı (“Sahaflar Çarşısı denilince kitap akla gelir.”)
    Doğrudur. Yazar, “Sahaflar Çarşısı denilince akla kitap gelir” diyerek bu yargıyı doğrudan kurmuştur.
  4. D şıkkı (“İstanbul’a gelenler Sahaflar Çarşısına mutlaka uğrar.”)
    Doğrudur. Metinde “İstanbul’a gelenlerin… uğramayı ihmal etmeyecekleri bir yer” ifadesi bu sonucu destekler.

Sonuç olarak, parçada yerel kültür atardamarı ve tarihsel öneme vurgu yapılırken, evrensel birincilik iddiası olmadığı için çıkarılamayacak yargı A şıkkıdır.

10 “Ben fikrimi değiştirdim, şimdi eskisi gibi düşünmüyorum.” diyen adam az görülür. Bugün söyledikleri dün söylediklerine uymayanlar bile: “Ben değişmedim, dün de böyle düşünüyordum, değiştiğimi sananlar beni anlamamış.” derler.

Parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

  • İnsanlar düşüncelerini ifade etmekte çoğu zaman güçlük çekerler.
  • İnsanın düşüncelerinde günden güne değişiklikler görülebilir.
  • Yaşam şartları değiştikçe insanların düşünceleri de değişir.
  • Fikirleri değişse de insanların bunu dile getirmesi zordur.

10. Sorunun Çözümü

Parçada, bir kişinin “Ben fikrimi değiştirdim, şimdi eskisi gibi düşünmüyorum.” demesinin ne kadar nadir olduğuna vurgu yapılırken, çoğu kişinin fikir değiştirse bile bunu dile getirmekten kaçındığı anlatılıyor. “Ben değişmedim, dün de böyle düşünüyordum…” gibi savunmalar, insanların fikir değişikliğini itiraf etmekte zorlandığını gösterir. Bu nedenle paragrafın ana düşüncesi, “Fikirleri değişse de insanların bunu dile getirmesi zordur.” ifadesiyle özetlenir.

  1. D şıkkı (“Fikirleri değişse de insanların bunu dile getirmesi zordur.”)
    Doğrudur. Parçadaki örnekler, fikir değişikliğini söylemenin nadir görülen bir davranış olduğunu ve çoğu insanın değişimini gizlediğini açıkça vurgular.
  2. A şıkkı (“İnsanlar düşüncelerini ifade etmekte çoğu zaman güçlük çekerler.”)
    Yanlıştır. Metin, genel olarak düşünce ifade etme güçlüğünden bahsetmez; daha spesifik olarak, fikir değiştirmeyi itiraf etme zorluğunu ele alır.
  3. B şıkkı (“İnsanın düşüncelerinde günden güne değişiklikler görülebilir.”)
    Yanlıştır. Parça, fikir değişikliğinin kendisinden ziyade, bu değişikliğin dile getirilme sıklığından ve zorluğundan söz eder.
  4. C şıkkı (“Yaşam şartları değiştikçe insanların düşünceleri de değişir.”)
    Yanlıştır. Metinde yaşam koşulları ve neden-sonuç ilişkisi kurulmaz; konu, değişen fikirlerin açıklanma biçimidir.

Sonuç olarak, parçanın asıl vurgusu, fikir değişikliğinin kendisi değil, bu değişikliği açıkça dile getirmenin ne kadar güç olduğudur. Dolayısıyla D şıkkı en uygun seçenektir.

11 1. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.
2. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz.
3. Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz.
4. Halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.

Yukarıdaki cümlelerle paragraf oluşturulduğunda sıralama nasıl olmalıdır?

  • 4 – 1 – 2 – 3
  • 4 – 1 – 3 – 2
  • 3 – 1 – 2 – 4
  • 1 – 4 – 3 – 2

11. Sorunun Çözümü

Bu soruda amaç, cümleler arasında mantıksal bir akış yakalamaktır. Önce “Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz.” ifadesiyle sorunun kaynağı ortaya konur, sonra “Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.” cümlesiyle bu cezanın nasıl yaşandığı açıklanır. Ardından “Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz.” cümlesiyle yaygın yanılgı vurgulanır ve son olarak “Halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.” ifadesiyle doğru bakış açısı sunularak problem çözülür. Bu nedenle doğru sıralama C şıkkı: 3 – 1 – 2 – 4 şeklindedir.

  1. C şıkkı (3 – 1 – 2 – 4)
    Doğrudur. İlk olarak affetmemenin kendimize zarar verdiği, sonra bu zararın içsel yük olarak ağırlaştığı, ardından yanılgılı bakış açısının gösterildiği ve en sonunda gerçek faydanın kendimize yapıldığı mantıklı bir bütünlük oluşturur.
  2. A şıkkı (4 – 1 – 2 – 3)
    Yanlıştır. Son cümle olarak “Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz.” gelirse, sorunun kaynağı ve çözümü kargaşaya düşer; sonuç cümlesiyle giriş cümlesi uyumsuz olur.
  3. B şıkkı (4 – 1 – 3 – 2)
    Yanlıştır. “Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz.” cümlesinin son sırada yer alması, sorunun çözümünü değil yanlış algıyı sonuç gibi gösterir; mantık bozulur.
  4. D şıkkı (1 – 4 – 3 – 2)
    Yanlıştır. “Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.” ile “Affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.” arasında bağ kurulamaz; çözüm ve problem yer değiştirmiş olur.

Sonuç olarak, cümleler önce problemi tanıtarak, sonra bu problemin nasıl yaşandığını ve yanlış algıyı gösterip, en sonda problemi çözen doğru bakış açısını sunduğunda tam bir paragraf bütünlüğü sağlanır. Bu akış C şıkkıyla mümkündür.

12 “Lâle, XVI. yüzyıldan itibaren sadece bahçelerde yetiştirilmekle kalmamış, kumaşlarda, işlemelerde, örtülerde, halılarda, tahta, deri, sedef ve taş işlerine kadar her yerde süsleme unsuru olarak kullanılmıştır. Özellikle çinilerdeki lâle motifi, lâle zevkimizin ve sevgimizin ölümsüzlüğünü gösteren zarif belgelerdir.”

Parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • Kullanılan lâle motifleri bizim lâle zevkimizin bir göstergesidir.
  • XVI. yüzyıldan itibaren lâle sadece bahçelerde yetiştirilmiştir.
  • Lâle, halılarda, tahta, deri, sedef ve taş işlerinde süs unsuru olarak kullanılmıştır.
  • Lâlenin çeşitli yerlerde kullanılması sevgimizin zarif bir belgesi olmuştur.

12. Sorunun Çözümü

Parçada, lâlenin XVI. yüzyıldan itibaren yalnızca bahçelerde değil; kumaşlardan işlemelere, halılardan tahta, deri, sedef ve taş işlerine kadar her alanda süsleme unsuru olarak kullanıldığı vurgulanır. Ayrıca “lâle motifi, lâle zevkimizin ve sevgimizin ölümsüzlüğünü gösteren zarif belgelerdir” ifadesiyle de, bu motiflerin zevkimizin ve sevgimizin simgesi olarak önemine dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla metinde A, C ve D şıkları desteklenirken, B şıkkındaki “XVI. yüzyıldan itibaren lâle sadece bahçelerde yetiştirilmiştir” yargısını çıkaramayız; çünkü metnin tam aksine, lâlenin bahçelerin ötesine taşındığı açıkça anlatılmaktadır.

  1. B şıkkı (“XVI. yüzyıldan itibaren lâle sadece bahçelerde yetiştirilmiştir.”)
    Doğru cevap. Metinde lâlenin bahçeler dışında kumaş, halı, çini ve diğer birçok objede süsleme olarak kullanıldığı anlatıldığı için, lâlenin sadece bahçelerde yetiştirildiği çıkarılamaz.
  2. A şıkkı (“Kullanılan lâle motifleri bizim lâle zevkimizin bir göstergesidir.”)
    Yanlıştır. Parçada “lâle zevkimizin … ölümsüzlüğünü gösteren zarif belgelerdir” denerek tam da bu yargı kurulur.
  3. C şıkkı (“Lâle, halılarda, tahta, deri, sedef ve taş işlerinde süs unsuru olarak kullanılmıştır.”)
    Yanlıştır. Metinde bu liste açıkça yer alır; lâlenin çok çeşitli malzemelerde dekoratif amaçla kullanıldığı söylenir.
  4. D şıkkı (“Lâlenin çeşitli yerlerde kullanılması sevgimizin zarif bir belgesi olmuştur.”)
    Yanlıştır. Metin, lâle motifinin sevgimizin ölümsüzlüğünü gösteren zarif belgeler olduğundan bahseder.

Sonuç olarak, metinden çıkarılamayacak yargı B şıkkıdır; lâlenin yalnızca bahçede yetiştirildiği iddiası metnin anlatımıyla çelişmektedir.

13 “Kendimi bir felsefe akımının başı olarak asla görmüyorum. Ben çalışmalarımda, insanların birbirlerine daha hoşgörülü bakmasını sağlamaya çalışıyorum. Toleransın ve hoşgörünün yayılmasına katkıda bulunmak istiyorum. Ancak edebiyat bir araç değil, burada katalizördür.”

Bu paragrafa göre yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Yazar, eserlerinde felsefî düşüncelere yer vermektedir.
  • Yazar, insanların birbirine hoşgörülü davranmasını istemektedir.
  • Yazar, edebiyatı fikirlerini yaymak için araç olarak kullanmaktadır.
  • Yazar, felsefe alanında başarılı bir insandır.

13. Sorunun Çözümü

Paragrafta yazar, kendisini bir felsefe akımının lideri olarak görmediğini, esas amacının “insanların birbirlerine daha hoşgörülü bakmasını sağlamaya çalışmak” olduğunu ve edebiyatın burada bir katalizör işlevi gördüğünü belirtir. Bu ifadelerden aşağıdakilerden sadece C şıkkı çıkarılamaz: “Yazar, edebiyatı fikirlerini yaymak için araç olarak kullanmaktadır.” Çünkü paragrafta edebiyatın bir araç değil, bir katalizör olduğu vurgulanmıştır.

  1. C şıkkı (“Yazar, edebiyatı fikirlerini yaymak için araç olarak kullanmaktadır.”)
    Yanlıştır. Paragrafta “edebiyat bir araç değil, burada katalizördür.” denilerek edebiyatın yayma işlevi değil, dönüştürücü ve hızlandırıcı rolüne dikkat çekilmiştir.
  2. A şıkkı (“Yazar, eserlerinde felsefî düşüncelere yer vermektedir.”)
    Doğrudur. Yazar, tolerans ve hoşgörü kavramlarını, yani etik ve felsefî temaları metinlerinin odak noktasına koyduğunu açıkça ifade etmiştir.
  3. B şıkkı (“Yazar, insanların birbirine hoşgörülü davranmasını istemektedir.”)
    Doğrudur. “İnsanların birbirlerine daha hoşgörülü bakmasını sağlamaya çalışıyorum” cümlesi bu isteği doğrudan ortaya koyar.
  4. D şıkkı (“Yazar, felsefe alanında başarılı bir insandır.”)
    Doğrudur. Kendini bir akımın başı olarak görmediğini söylese de, felsefî fikirleri yayma ve toplumsal hoşgörüye katkı çabası, onun bu alandaki etkinliğine ve başarısına işaret eder.

Sonuç olarak, paragrafta edebiyatın rolü “araç” değil “katalizör” olarak tanımlandığından, yalnızca C şıkkı metinden çıkarılamaz.

14 “Gezmek benim için bir gereksinim” diyor Majakovski. Canlı nesnelerle ilişki kurmak, benim açımdan hemen hemen kitap okumaya eşdeğer. İnsanı bıktıran uydurma ilginç konular, hayaller ve benzetmeler okumak yerine, gezerek kendiliğinden ilginç şeylerle karşılaşıyorsunuz.”

Parçada kullanılan anlatım yolu aşağıdakilerden hangisidir?

  • Tanık gösterme
  • Tanımlama
  • Betimleme
  • Öyküleme

14. Sorunun Çözümü

Bu parçada yazar, düşüncesini desteklemek için Majakovski adını kullanarak bir alıntı yapmaktadır: “Gezmek benim için bir gereksinim”. Ardından kendi deneyimini bu tanığın sözüyle ilişkilendirerek, gezmenin okuma kadar değerli olduğunu vurgular. Yani anlatım biçimi, doğrudan bir otoritenin görüşüne dayanarak okuyucuyu ikna etme amacındadır. Bu tür teknik, edebi metinlerde fikir veya öneri sunarken güvenilir bir kaynağa atıf yapmayı içerir. Dolayısıyla bu parçada en baskın anlatım yolu tanık göstermedir.

  1. A şıkkı (“Tanık gösterme”)
    Doğrudur. Parçada Majakovski’den alıntı yapılması, anlatıcının görüşünü güçlendirmek için bir otoriteye referans vermesini sağlar.
  2. B şıkkı (“Tanımlama”)
    Yanlıştır. Metin, bir kavramın tanımını vermek yerine, gezme ve okuma eylemlerini karşılaştırır; herhangi bir tanım yapılmamıştır.
  3. C şıkkı (“Betimleme”)
    Yanlıştır. Betimleme, bir nesne veya durumun özelliklerini ayrıntılı anlatmaktır; burada ise deneyimlerden bahsedilir, çevre veya nesne tasviri yoktur.
  4. D şıkkı (“Öyküleme”)
    Yanlıştır. Öyküleme, olayların zaman içinde sıralanarak anlatılmasıdır; metinde bir olay dizisi veya hikâye anlatımı bulunmaz.

Sonuç olarak, alıntı ve referans kullanarak okuyucuyu majör bir yazarın sözleriyle ikna etme yöntemini gördüğümüz için doğru cevap A şıkkıdır.

15 “Ülke sınırından geçmek, her şeyiyle yabancı bambaşka dünyaya girmek. Koparılır gibi ayrılmak doğup büyüdüğün yerlerden……………………”

Bu parça aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanamaz?

  • Bilseniz ne acı
  • Tekrar dönmek mi
  • Ne kadar zor
  • Elveda vatan

15. Sorunun Çözümü

Parçada yazar, ülke sınırından geçmenin, tanıdık ve güvenli ortamdan koparılma hissini “koparılır gibi ayrılmak” ifadesiyle betimlemiş ve cümlenin sonunda eksik kalan kısmın, bu yoğun duyguyu tamamlayacak nitelikte olması gerektiğini belirtmiştir. Doğru tamamlamalar, ayrılmanın yarattığı duygusal sarsıntıyı pekiştirmeli; aynı metin akışında anlam bütünlüğünü korumalıdır. Buna göre seçeneklerden yalnızca B şıkkı (“Tekrar dönmek mi”) ifadesi, cümlenin yapısına ve duygusuna uygun bir tamamlama sağlamamaktadır. Diğer şıklar, ayrılık acısını veya vatan özlemini dile getiren doğru tamamlama seçenekleridir.

  1. B şıkkı (“Tekrar dönmek mi”)
    Doğru cevap. Cümlenin ruhuna uymayan, soru formunda eksik bırakılmış bir tamamlamadır; koparılma duygu­sunu değil, dönme eylemini sorgulayan bir yapı oluşturur, metnin akışını bozar.
  2. A şıkkı (“Bilseniz ne acı”)
    Yanlıştır. Ayrılığın verdiği acıyı vurgulayarak duygusal yoğunluğu devam ettirir; metindeki duyguya uygun, akıcı bir tamamlama sunar.
  3. C şıkkı (“Ne kadar zor”)
    Yanlıştır. Koparılışın zorluğunu ifade eder ve cümlenin sonuna geldiğinde okuyucuda empati uyandırır; anlam bütünlüğünü bozmadan tamamlar.
  4. D şıkkı (“Elveda vatan”)
    Yanlıştır. Vatanla duygusal bağ kurar, kopuş temasını pekiştirir; hem şiirsel hem de coşkulu bir veda niteliği taşıyarak metni güçlü bir şekilde sonlandırır.

Sonuç olarak, duygusal kopuş teması ve cümlenin soru yapısına uyum göz önüne alındığında, sadece B şıkkı metnin anlamını ve akışını bozar; bu nedenle cevap B şıkkıdır.

16 Yazmak öncelikle kendim olmamı, kendimi anlatabilmemi sağladı. Hayatımı tarafsız bir bakış açısıyla görebilme becerisi kazandım. Kendimi yalnızca sözlü değil yazıyla da anlatabileceğimin farkına vardım. Yazmayı, sevdiğim bir uğraş olarak gördüm uzun yıllar. Şimdi ise yazmak benim için bir tutku, bir yaşama biçimi. Yazmak beni hayatta tutuyor.

Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

  • Yazılarınızda sıradan olayları ele almanızın nedeni nedir?
  • Yazılarınızda daha çok hangi konuları ele alıyorsunuz?
  • Yazma isteği sizde nasıl başladı?
  • Yazmanın sizin için önemi nedir?

16. Sorunun Çözümü

Bu soru, verilen metne en uygun sorunun belirlenmesini istemektedir. Öncelikle metnin ana fikrini anlamamız gerekmektedir. Metinde yazar, yazmanın kendisi için bir uğraş olmaktan çıkarak bir tutkuya dönüştüğünü ve hayatında önemli bir yer tuttuğunu anlatmaktadır.

Şıklar incelendiğinde:

  • A) Yazılarınızda sıradan olayları ele almanızın nedeni nedir? – Bu şık metnin ana fikri ile doğrudan ilişkili değildir, çünkü metinde yazarın hangi olayları ele aldığına dair bir vurgu bulunmamaktadır.
  • B) Yazılarınızda daha çok hangi konuları ele alıyorsunuz? – Bu şık da metnin içeriğiyle doğrudan örtüşmemektedir, çünkü yazarın yazdığı konuların içeriği hakkında detay verilmemiştir.
  • C) Yazma isteği sizde nasıl başladı? – Metinde yazar, yazmanın kendisi için nasıl bir süreçten geçerek tutkuya dönüştüğünü anlatmaktadır. Dolayısıyla, bu şık metnin ana düşüncesine uygun değildir.
  • D) Yazmanın sizin için önemi nedir? – Metinde yazmanın yazarın hayatındaki önemine değinilmiştir. Dolayısıyla bu şık metnin en uygun cevabıdır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

17 Günlük olayların haber şeklinde topluma bildirilme geleneği Eski Atina’ya kadar dayanmaktadır. Osmanlıda ise bu gelenek tellal çağırmak ya da tellal çıkartmak tabirleri ile belli olayların halka duyurulması geleneği şeklinde devam etmiştir. Günümüzde ise kitle iletişim araçlarının gelişmesi sonucu habercilik ve habere ulaşma yolları değişim göstermiştir. Teknolojinin gelişmesiyle gazete, televizyon, internet ve çeşitli yollar kullanılarak habere ulaşmak çok daha kolay hâle gelmiştir.

Bu metne verilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?

  • Haberciliğin Tarihi
  • Haberciliğin Kuralları
  • Haberciliğin İşlevi
  • Güvenilir Habercilik

17. Sorunun Çözümü

Bu soru, metne en uygun başlığın belirlenmesini istemektedir. Metinde, haberciliğin geçmişten günümüze gelişimi ve haber alma araçlarının değişimi anlatılmaktadır. Başlık belirlerken metnin ana fikrini yansıtması gerektiğini unutmamalıyız.

Şıkların değerlendirilmesi:

  • A) Haberciliğin Tarihi – Metinde haberciliğin geçmişten günümüze gelişim süreci anlatıldığı için bu şık oldukça uygundur.
  • B) Haberciliğin Kuralları – Metinde haberciliğin gelişimi ve tarihçesi anlatılmış, ancak haberciliğin kuralları hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir.
  • C) Haberciliğin İşlevi – Metinde haberciliğin işlevi değil, gelişimi anlatılmaktadır.
  • D) Güvenilir Habercilik – Metin güvenilirlikten değil, haberciliğin tarihçesinden bahsetmektedir.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

18 Sivas’ta iplik iplik bir yağmurla ansızın
Bir ince hüzünle başladı yine akşam
Bütün kuşlar döndü yuvalarına
Ya sen nerdesin turnam

Bu dizelerde aşağıdaki duygulardan hangisi yoktur?

  • Özlem
  • Yalnızlık
  • Korku
  • Üzüntü

18. Sorunun Çözümü

Bu soru, dizelerde hangi duygunun bulunmadığını belirlememizi istemektedir. Öncelikle şiirin anlamını ve içinde barındırdığı duyguları analiz etmeliyiz.

Şiirde;

  • Özlem: “Ya sen nerdesin turnam” ifadesi, birine duyulan özlemi yansıtmaktadır. Dolayısıyla özlem duygusu şiirde mevcuttur.
  • Yalnızlık: “Bütün kuşlar döndü yuvalarına” dizesi, yalnız kalmış birinin hissiyatını yansıtmaktadır. Bu nedenle yalnızlık duygusu da şiirde bulunmaktadır.
  • Üzüntü: “Bir ince hüzünle başladı yine akşam” ifadesi, hüzünlü bir ruh halini yansıttığı için şiirde üzüntü duygusu da bulunmaktadır.
  • Korku: Şiirde herhangi bir korku hissine dair doğrudan ya da dolaylı bir ifade bulunmamaktadır. Metin daha çok hüzün, özlem ve yalnızlık üzerine yoğunlaşmaktadır.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır (Korku).

19 Bir köyün, bir kasabanın, bir şehrin evlerinden bir tanesi bizim için çok özeldir. Orada açmışızdır gözümüzü dünyaya. Orada ağlamış, orada gülmüşüzdür. Her karesinde bizden bir parça vardır. Penceredeki cama resimler çizmiş, perdeleri aralayıp odaya güneşi doldurmuşuzdur.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

  • Bir evin özel olmasını sağlayan şey, orada yaşanan anılardır.
  • İnsan sadece kendi evinde huzuru bulur.
  • Evlerin insan hayatında önemli bir yeri vardır.
  • İnsanın kendi evini sevmesinin nedeni, orada mutlu olmasıdır.

19. Sorunun Çözümü

Bu soru, metnin ana düşüncesini belirlememizi istemektedir. Ana düşünce, metinde vurgulanan temel fikirdir. Parçada, insanların yaşadıkları evlerin neden özel olduğu anlatılmaktadır.

Şıkların değerlendirilmesi:

  • A) Bir evin özel olmasını sağlayan şey, orada yaşanan anılardır. – Metinde, evin özel olmasının sebebinin içinde geçirilen anılar olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle doğru cevaba en yakın seçenektir.
  • B) İnsan sadece kendi evinde huzuru bulur. – Parçada huzur kavramına doğrudan vurgu yapılmamıştır. Evlerin insan için özel olduğu anlatılmıştır ancak huzurdan söz edilmemiştir.
  • C) Evlerin insan hayatında önemli bir yeri vardır. – Genel olarak doğru olsa da, metinde evlerin önemi değil, onları özel yapan şeylerin anılar olduğu vurgulanmaktadır.
  • D) İnsanın kendi evini sevmesinin nedeni, orada mutlu olmasıdır. – Evlerin sevilme nedeni olarak mutluluk değil, anılar gösterilmektedir.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

20 Selamlaşmak insanlar arası ilişkilerde çok önemlidir. Küçük bir selam‘ın sıcaklığı, insanlar arasındaki yabancılığı ortadan kaldırır ve eğer varsa soğukluğun buz dağını eritir. Selam, barış güvercinidir. Kanatlarını dilden kalbe doğru çırpar. Selamla gökyüzü genişler, bulutlar daha bir mavileşir. Bir merhaba, insandan insana “Seni tanıyor, varlığını kabul ediyorum.” mesajıdır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

  • Etkili iletişim yöntemleri
  • Selamlaşmanın önemi
  • Toplumun birbirinden uzaklaşması
  • Farklı kültürlerde selamlaşma

20. Sorunun Çözümü

Bu parçada selamlaşmanın önemi vurgulanmaktadır. Parçanın ana fikri, selamlaşmanın insanlar arasındaki ilişkilere olumlu etkisi olduğu ve sosyal bağları güçlendirdiğidir.

Öncelikle, selamlaşmanın insanları yakınlaştırdığı ve aralarındaki soğukluğu giderdiği anlatılmaktadır. Metinde geçen “Selam, barış güvercinidir.” ve “Kanatlarını dilden kalbe doğru çırpar.” ifadeleri, selamlaşmanın insanlara psikolojik olarak iyi geldiğini ve ilişkileri sıcak hale getirdiğini göstermektedir.

Doğru cevap “B) Selamlaşmanın önemi” şıkkıdır.

Diğer şıkların neden doğru olmadığını açıklayalım:

  • A) Etkili iletişim yöntemleri: Parçada doğrudan etkili iletişim teknikleri anlatılmamaktadır. Selamlaşma, iletişim kurmanın bir yolu olsa da burada özellikle etkili iletişim teknikleri yerine sadece selamlaşmanın etkisi üzerinde durulmuştur.
  • C) Toplumun birbirinden uzaklaşması: Parçada toplumun birbirinden uzaklaştığından bahsedilmemektedir. Aksine, selamlaşmanın insanları birbirine yaklaştırdığı anlatılmaktadır.
  • D) Farklı kültürlerde selamlaşma: Metinde farklı kültürlerde selamlaşma biçimleri ele alınmamıştır. Parçada genel anlamda selamlaşmanın insanlar arasındaki bağları kuvvetlendirdiği vurgulanmıştır.

Bu nedenle, metnin en uygun konusu “Selamlaşmanın önemi”dir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz