6. Sınıf Türkçe Paragraf 5. Test (Parçada Anlam)

1 Sabah erken saatlerde güneşin taze ışıkları şehrin üzerine düşerken Mihrimah Sultan Camii’nin avlusuna giriyorum. Edirnekapı Surları’nın yanında bulunan camiyi yaptıran kişi, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan. 1562-1565 yılları arasında Mimar Sinan tarafından yapılmış. İlk defa ziyaret ediyormuşçasına büyük bir hayret içerisinde avlusunda geziniyorum. Sonra içeri giriyorum. Pencerelerden zemine düşen gün ışığı eşliğinde Mimar Sinan’ın sanatını inceliyorum.

Bu parça aşağıdaki metin türlerinden hangisine örnek olabilir?

  • Tiyatro
  • Gezi yazısı
  • Mektup
  • Anı

1. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu metinde, yazarın Sabah erken saatlerde başlayan ve detaylı betimlemelerle süslenmiş anlatımı dikkat çekmektedir. Mihrimah Sultan Camii gibi tarihi bir mekanın, Mimar Sinan’ın sanatının incelenmesi, yazarın mekâna duyduğu hayranlığı ve merakı ortaya koyar. Metinde kullanılan betimlemeler, ışık, gölge ve mekânsal izlenimler, okuyucunun adeta mekanın içine çekilmesini sağlar. Bu özellikler, gezip görülen yerlerin duyusal ve görsel izlenimlerinin aktarılması bakımından gezi yazısı türünün temel özelliklerindendir. Ayrıca yazar, tarihsel bir arka plan sunarak mekânın kültürel ve sanatsal değerlerini öne çıkarmaktadır.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Tiyatro: Tiyatro metinleri, sahne düzenlemeleri ve diyaloglar içerirken; bu metinde tek bir anlatıcı bakış açısı ve betimleyici dil hakimdir.
  • Mektup: Mektup yazılarında belirli bir kişiye hitap, tarih ve samimi üslup bulunur; ancak metinde böyle bir hitap veya kişisel iletişim unsuru yoktur.
  • Anı: Anı yazıları, yazarın kişisel geçmiş deneyimlerini ve duygusal izlenimlerini anlatır; fakat burada genel bir gözlem ve mekân tanıtımı ön plandadır.

Sonuç olarak, metinde yer alan detaylı gözlem, tarihsel referanslar ve mekânsal betimlemeler, okuyucunun o mekanın ruhunu hissetmesini sağlar. Bu özellikler, metni tamamen gezi yazısı kategorisine sokmaktadır. Yazarın mekânı tanıtırken kullandığı üslup ve anlatım biçimi, okuyucuya adeta bir seyahat deneyimi yaşatır ve bu da doğru cevabın B şıkkı olduğunu kanıtlar.

2 Sevgili Ziyacığım, İzmir, 13.04.1941

İzmir’de ne arıyorum diye hayret etme. Sadece askerliğimi yapıyorum. Herhâlde sen beni Ankara’da zannediyordun. 12 Mart’tan beri Hazırlık Kıtasındayım. Hafta ya Ankara’ya Yedek Subay Okuluna gidiyorum. Burada kiminle beraber olduğumu tahmin et bakalım? Aklına gelmez diye derhâl söyleyeyim: Kenan Hulûsi’yle… Hulûsi habire hikâye yazıyor. Hâlbuki ben, bir türlü kalemi elime alamıyorum. Ancak sana gönderdiğim şiiri tamamlayabildim. Bu şiiri Muhtar’a verirsin, mümkünse bir sayfada yayımlamasını rica edersin.

Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Gezi yazısı
  • Anı
  • Mektup
  • Tiyatro

2. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu metin, ilk satırında yer alan “Sevgili Ziyacığım” hitabıyla başlaması, tarih ve yer bilgisi sunması gibi unsurlarla açıkça bir mektup formatında yazıldığını göstermektedir. Yazının akışı, yazarın askerlik hayatından bahsetmesi, deneyimlerini ve yaşadığı süreçleri samimi bir dille aktarmasıyla okuyucuya içten bir mesaj vermektedir. Metinde yer alan kişisel detaylar, hitap ifadesi ve yazım tarzı, resmi bir mektup kalıbını andırır.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Gezi yazısı: Gezi yazıları, genel olarak mekanların betimlemesi ve seyahat deneyimlerinin aktarılması üzerine odaklanır; bu metinde ise bireysel yaşam deneyimi ve kişisel iletişim ön plandadır.
  • Anı: Anı yazıları, yazarın geçmişte yaşadığı olayları duygusal bir şekilde anlatırken; bu metin, mektup formatının getirdiği resmi hitap ve tarih bilgisine sahiptir.
  • Tiyatro: Tiyatro metinlerinde karakter diyalogları ve sahne düzenlemeleri bulunur; burada ise tek bir yazarın anlatımı ve içsel düşünceleri yer almaktadır.

Yazının dilindeki içtenlik, doğrudan hitap ve tarihsel referanslar, metni mektup türüne uygun kılmaktadır. Yazar, okuyucuya kişisel tecrübelerini aktarırken aynı zamanda resmi bir formatı da korumuş, bu da diğer türlerle kıyaslandığında net bir ayrım sağlamaktadır. Bu sebeple, doğru cevap C şıkkı, yani “Mektup” olarak belirlenmiştir.

3 Budapeşte’yi dolaşırken bu şehrin en bilinen simgeleri olan heykeller, her köşede karşımıza çıkıyor ve bizi selamlıyor. Burada adımbaşı heykelle karşılaşsak da “Küçük Prenses” heykelinin yeri bambaşka. Tramvay hattı üzerindeki bir durakta bulunuyor bu heykel.

Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Gezi yazısı
  • Tiyatro
  • Masal
  • Anı

3. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu metinde, yazarın Budapeşte şehrindeki gezisi sırasında karşılaştığı heykellerin betimlemesi ön plandadır. Özellikle “Küçük Prenses” heykelinin tramvay hattı üzerindeki yerinin vurgulanması, şehrin kültürel dokusunun ve mimari özelliklerinin okuyucuya aktarılmasını sağlamaktadır. Yazar, mekânın atmosferini ve gözlemlerini detaylı şekilde açıklayarak okuyucuyu, şehri adım adım keşfetmeye davet eder. Bu anlatım biçimi, gezip görülen yerlerin detaylı gözlemleri ve mekan betimlemeleri bakımından tipik bir gezi yazısı örneğidir.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Tiyatro: Tiyatro metinlerinde karakter diyalogları ve sahne betimlemeleri bulunur; burada ise tek bir anlatıcının gözlem ve betimlemesi mevcuttur.
  • Masal: Masallar genellikle fantastik ögeler ve hayal gücüne dayalı unsurlar içerir; fakat bu metinde gerçek ve somut gözlemler yer almaktadır.
  • Anı: Anı türü, yazarın kişisel geçmiş deneyimlerini vurgular; ancak metinde genel olarak şehrin tanıtımı ve gözlemler öne çıkmaktadır.

Yazarın Budapeşte’deki gözlemleri, mekânsal detayları ve kültürel unsurları vurgulaması, metni klasik bir gezi yazısı haline getirmektedir. Betimleyici dil, mekânın atmosferini ve tarihini okuyucuya aktarma gayreti, bu türün belirgin özelliklerindendir. Bu nedenle, doğru cevap A şıkkı yani “Gezi yazısı” olarak tespit edilmiştir.

4 Şekerin az bulunduğu yıllardı. Görev yaptığım köyde bir eve konuk olmuştum. Çayın ikram vakti gelince evde bir telaş başladı. Bu telaşın sebebi sonradan anlaşıldı. Ev sahibi, şekerin olduğu sandığın anahtarını nereye koyduğunu unutmuştu. Anahtarı bulamayınca sandığın kilidini kırıp şeker çıkınını sandıktan çıkardılar.

Bu metnin türüyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?

  • Gezilip görülen yerler ve o yerlerle ilgili izlenimler anlatıldığı için gezi yazısıdır.
  • Sahnelenmek amacıyla yazılmış bir oyun olduğu için tiyatrodur.
  • Yaşanmış bir olay, üzerinden zaman geçtikten sonra anlatıldığı için anıdır.
  • Bir düşünce, duygu veya dileğin uzakta bulunan bir kişiye iletilmesi amacıyla yazıldığı için mektuptur.

4. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu metinde, “Şekerin az bulunduğu yıllardı. Görev yaptığım köyde bir eve konuk olmuştum…” ifadesiyle başlayan anlatım, yaşanmış gerçek bir olayın üzerinden zaman geçtikten sonra aktarıldığını göstermektedir. Metinde yer alan olay, duygu ve tepkiler, yazarın kendi deneyimlerinden yola çıkarak, olayın detaylarını samimi bir şekilde betimlemesi, doğru cevabın Anı olduğunu ortaya koyar. Yazarın, yaşadığı bu olayı anlatırken dikkat çekici detaylar vermesi, okuyucuda o anı yeniden yaşama isteği uyandırır ve bu durum metnin anı türüne ait olduğunu işaret eder.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Gezilip görülen yerler ve o yerlerle ilgili izlenimler anlatıldığı için gezi yazısıdır. – Bu seçenek, doğrudan bir seyahat deneyimini veya mekan betimlemesini ön plana çıkarır, ancak metinde yaşanmış kişisel bir olay anlatılmaktadır.
  • Sahnelenmek amacıyla yazılmış bir oyun olduğu için tiyatrodur. – Tiyatro metinlerinde diyaloglar ve sahne düzenlemeleri ön planda olur. Burada tek bir anlatıcı bakış açısıyla, olayın detayları içsel bir şekilde aktarılmıştır.
  • Bir düşünce, duygu veya dileğin uzakta bulunan bir kişiye iletilmesi amacıyla yazıldığı için mektuptur. – Mektuplarda belirgin bir hitap ve kişisel iletişim öğeleri bulunur. Bu metinde ise öyle bir hitap ya da resmi mektup formatı yoktur.

Bu nedenlerle, metnin yaşanmışlık hissi ve olayın zamanla hatırlanarak anlatılması, doğru cevabın C şıkkı (Anı) olduğunu kanıtlamaktadır.

5 Gezi yazısı bir yazarın gezip gördüğü yerleri ve bu yerlerin insanlarını, yaşantılarını, geleneklerini, yapılarını anlattığı yazı türüdür.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi gezi yazısından alınmış olabilir?

  • Gelişen teknoloji sayesinde akıllı telefonlar, günlük hayatımızda önemli oranda yer almaktadır. Bazı konularda kolaylıklar getirse de olumsuz etkilerinin de görüldüğü bir gerçektir. Özellikle çocuk ve gençler üzerinde birçok olumsuz etkisinin olduğu çeşitli araştırmalarla saptanmıştır
  • Ürgüp’e vardığımda sanki bir masal âlemine giriş yaptığımı hissettim. Peribacalarını görüp de bu hisse kapılmamak mümkün mü? Hayranlığımı bir kat daha arttıran ise Göreme Açık Hava Müzesi oldu. Burada saatlerce vakit geçirerek doğa harikaları ile tarihin aynı noktada buluştuğu bu olağanüstü mekânın tadını çıkardım.
  • Gün yeni ağarıyordu. Yıpranmış ağlarını, soğuktan çatlamış elleriyle balık avına hazırlamaya koyuldu. Bugün ne kadar balık avlayabileceğini düşündü bir süre. Denize baktı sonra uzun uzun. Umutlandı. Ne olursa olsun ekmeğini çıkaracaktı bugün mavi sulardan.
  • Düşüncelerimi kâğıda dökmek bana öyle iyi geliyor ki… Ne zaman bir derdim olsa, içim sıkılsa üç beş satır bir şeyler karalamaya başlıyorum. İçimi anında bir huzur kaplıyor. Size belki de anlamsız geliyor söylediklerim. Ama siz de denerseniz ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız.

5. Sorunun Çözümü

Açıklama: Soruda verilen tanıma göre, gezi yazısı; yazarın gezip gördüğü yerleri, bu yerlerin insanlarını, yaşantılarını, geleneklerini ve yapılarını detaylı şekilde anlatan bir metin türüdür. İncelenen seçenekler arasında, “Ürgüp’e vardığımda sanki bir masal âlemine giriş yaptığımı hissettim. Peribacalarını görüp de bu hisse kapılmamak mümkün mü?…” ifadesi, yazarın gözlemlerini, duygularını ve mekânsal deneyimlerini etkileyici betimlemelerle sunduğunu göstermektedir. Bu anlatım biçimi, doğrudan bir gezi deneyiminin aktarılmasına uygun olup, metnin gezi yazısı türü olduğunu kanıtlar.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Gelişen teknoloji ve akıllı telefonlardan bahsedilmesi – Bu seçenek, teknolojik gelişmeler ve modern yaşamla ilgili analizler sunarken, gezi yazısının mekan ve deneyim betimlemesinden uzaktır.
  • Gün doğumu, balık avı gibi ifadeler – Bu metin, daha çok doğal olayları ve günlük yaşamın akışını anlatan betimlemelere yer verir; seyahat ve mekân deneyimlerini öne çıkarmamaktadır.
  • Düşüncelerin kâğıda dökülmesi – Bu durum kişisel düşünce ve duygu yansıtmalarına işaret eder; gezi yazısının temel unsuru olan yer betimlemesi ve seyahat deneyimi burada mevcut değildir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, doğru cevabın B şıkkı (Gezi yazısı) olduğu söylenebilir.

6 Aşağıdakilerden hangisi yay ayraç içinde verilen metin türüne örnek olamaz?

  • İzmir’e 120 kilometre mesafedeki Ödemiş ilçesine bağlı Birgi’ye ulaştık nihayet. Birgi MÖ 750 yılından bu yana yerleşim yeri olarak kullanılıyor. Yüksekliği 2 bin metreyi geçen Bozdağ’a sırtını dayayan ve karşısındaki ovaya hâkim konumu nedeniyle tarihte dış tehditlere karşı güvenli bir merkez konumunda olan Birgi, su kaynakları ve verimli topraklarıyla binlerce yıldır yaşam alanı olarak varlığını sürdürüyor. (Gezi yazısı)
  • Zekiye — Efendim.
    Sıtkı Bey (Yüzüne bakarak) — Sen kimsin?
    Zekiye (Telaş ile) — Âdem.
    Sıtkı Bey — Adın nedir?
    Zekiye (Kendini toplayarak) — Âdem efendim. (Tiyatro)
  • Kültür, bir toplumu ya da toplumsal bir grubu tanımlayan belirgin maddi, manevi, zihinsel ve duygusal özelliklerin bileşiminden oluşan bir bütündür. Kültür, sadece bilim ve edebiyatı değil aynı zamanda yaşam biçimlerini, insanın temel haklarını, değer yargılarını, geleneklerini ve inançlarını da kapsayan bir olgudur. (Anı)
  • Sevgili Ay, Her gece ışığınla bizi aydınlattığın için seni çok seviyorum. Senin sayende gökyüzünü merak etmeye başladım. Gökyüzündeki tüm yıldızları tanımak ve onların güzelliklerini daha yakından görmek istiyorum. Seni ve yıldız arkadaşlarını en kısa zamanda ziyaret etmek dileğiyle… Hoşça kal! (Mektup)

6. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu soruda verilen metin örnekleri içerisinde, her bir seçenek parantez içinde verilen metin türüne uygunluk açısından incelenmektedir. Seçenekler arasında; gezi yazısı, tiyatro, anı ve mektup örnekleri yer almaktadır. İncelediğimiz seçeneklerden, “Kültür, bir toplumu ya da toplumsal bir grubu tanımlayan belirgin maddi, manevi, zihinsel ve duygusal özelliklerin bileşiminden oluşan bütündür…” ifadesi, nesnel bilgi aktarma ve genel tanımlamalar yapma amacı taşımaktadır. Ancak parantez içinde verilen tür Anı olarak belirtilmiştir. Anı, kişinin kendi yaşadığı deneyimleri ve duygusal izlenimlerini içeren, kişisel bir anlatım biçimidir. Bu metinde ise tarafsız ve genel bilgiler verildiği için, verilen örneğin anı türüne uygun olmadığını söylemek mümkündür.

Neden Diğer Seçenekler Uygun?

  • Seçenek A: Açıklamalı betimlemelerle bir mekanın anlatımı, seyahat deneyimlerinin aktarılması yönüyle gezi yazısına uygundur.
  • Seçenek B: Diyalog ve sahne talimatları içeren bu metin, tiyatro türüne örnektir.
  • Seçenek D: Kişisel hitap ve samimi dil kullanılan bu metin, mektup örneği olarak doğru biçimde sunulmuştur.

Bu değerlendirmeler sonucu, parantez içinde verilen metin türüyle uyumsuz olan seçenek C şıkkı olarak tespit edilmiştir. Doğru cevap, metin içeriğinin anı türüne ait özellikleri taşımaması nedeniyle C şıkkıdır.

7 Kasımda Karadeniz gerçekten bir başka. Renklerin iç içe geçtiği bir tabloda buluyorsunuz kendinizi. Mavi gökyüzü, yeşille turuncunun kıyasıya mücadele verdiği bu tabloyu izlerken bazen gülüyor, bazen de hüzünleniyor. Bu eşsiz tablonun karşısında kalemi elime aldım ve yazmaya başladım bu güzellikleri. “Bulutların Dansı” adını verdiğim, Karadeniz’in güzelliklerini iç sesimle harmanladığım yazıları böyle bir ortamda kaleme aldım.

Bu parçaya göre, yazarın “Bulutların Dansı” adını verdiği yazıların türü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Gezi yazısı
  • Hikâye
  • Mektup
  • Tiyatro

7. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu metinde, yazarın “Kasımda Karadeniz gerçekten bir başka. Renklerin iç içe geçtiği bir tabloda buluyorsunuz kendinizi…” ifadeleri, gözlem gücünü ve duyusal betimlemeyi ön plana çıkarır. Yazar, Karadeniz’in doğal güzelliklerini, mevsimin etkileyici renklerini ve atmosferini detaylı bir biçimde kaleme alırken, bu deneyimi okuyucuya aktarmak için görsel ve duygusal unsurlara yer vermiştir. Yazının içeriğinde “Bulutların Dansı” adını verdiği yazılardan söz edilmesi ise, yazarın kendi duygu ve düşüncelerini harmanlayarak kaleme aldığı özgün metinlere işaret eder. Bu anlatım biçimi, yazarın seyahat ettiği ve gözlemlerini not ettiği durumları yansıtarak, mekanın ruhunu ve duygu yoğunluğunu aktaran gezi yazısı türüne özgüdür.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Hikâye: Hikâye türü, kurmaca olay örgüsü, karakter gelişimi ve kurgusal unsurlarla ön plana çıkar. Bu metinde ise gerçek gözlemler, duygusal betimlemeler ve mekanın doğallığı ön plandadır.
  • Mektup: Mektup türünde, yazının belirgin bir hitap biçimi ve kişisel iletişim özellikleri bulunur. Burada yazar, doğrudan okuyucuya hitap etmeden duygularını ve gözlemlerini aktarır.
  • Tiyatro: Tiyatro metinleri, diyaloglar, sahne talimatları ve karakter etkileşimleri ile öne çıkar. Bu metinde ise tek bir anlatıcının gözlem ve duygu yansıması söz konusudur.

Tüm bu unsurlar göz önüne alındığında, metnin içeriği ve anlatım biçimi yazarın seyahat deneyimlerini, mekan betimlemelerini ve duyusal izlenimlerini aktardığı bir gezi yazısı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, doğru cevap A şıkkıdır.

8 Yazarlar çok yönlü düşünebilen, kimsenin göremediğini görebilen, herkesin yalın olarak kullandığı kelimeleri belirli diziler hâlinde sanatsal değeri gözeterek kâğıda dökebilen kişilerdir. Yaşamlarıyla ilgili bazı olayları yazmak için yılların geçmesini beklerler. Vakti geldiğinde de kimi zaman özlemle, kimi zaman da hüzünle hatırlayarak anlatırlar yaşadıklarını veya şahit olduklarını. Bazen de gökyüzünü süsleyen kuşlar gibi göçüp gider, görmedikleri yerleri görür ve buralarda gördüklerini başkalarına anlatmak için yazmaya başlarlar.

Bu parçada yazarların kaleme aldığı söylenen metin türleri aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

  • Anı – Gezi yazısı
  • Mektup – Tiyatro
  • Mektup – Anı
  • Gezi yazısı – Tiyatro

8. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu metinde, yazarların kaleme aldığı eserler hakkında genel özellikler ve eğilimler vurgulanmaktadır. Yazarlar, yaşamlarıyla ilgili önemli olayları yıllar sonra hatırlayarak detaylı biçimde yazıya dökerken, kişisel duygu ve düşüncelerini ön plana çıkaran anı türüne ait eserler ürettikleri gözlemlenmektedir. Bunun yanı sıra, metnin ilerleyen kısımlarında “görmedikleri yerleri görür ve buralarda gördüklerini başkalarına anlatmak” ifadeleri yer almaktadır. Bu durum, yazarların seyahat ettikleri yerleri deneyimleyerek, mekanların atmosferini ve kültürel özelliklerini okuyucuya aktardıkları gezi yazısı türüne de işaret eder.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Mektup: Mektuplar, belirli bir kişiye yönelik hitap ve samimi bir iletişim dili içerirken, burada yazarların kişisel geçmiş deneyimlerini ve gözlemlerini aktardığı anlatım tarzı mektup formatıyla örtüşmemektedir.
  • Tiyatro: Tiyatro metinlerinde karakter diyalogları, sahne düzenlemeleri ve dramatik unsurlar bulunur. Metinde ise yazarın içsel düşünceleri, yaşanmışlıkları ve gözlemleri betimlenmektedir.
  • Sadece Mektup – Anı veya Gezi Yazısı – Tiyatro: Bu seçenekler, yalnızca tek bir türü ya da uyumsuz ikilileri barındırdığından, yazarların kaleme aldığı iki farklı metin türünü (anı ve gezi yazısı) tam olarak yansıtmamaktadır.

Dolayısıyla, metinde yazarların hem kişisel deneyimlerini aktardıkları anı hem de gezip gördükleri yerlerin atmosferini betimledikleri gezi yazısı türlerinin özelliklerine yer verildiği görülmektedir. Bu sebeple, doğru cevap A şıkkı (Anı – Gezi yazısı) olarak belirlenmiştir.

9 Haziran ayının bunaltıcı günlerinden biriydi. Tarladaydık ve hasat vakti gelmiş olan mercimekleri biçiyorduk. Kardeşim henüz iki üç yaşlarındaydı, ben de çok büyük sayılmazdım. Biz kendimizi kaptırmış mercimek biçerken kardeşimin yerdeki bir şeyle oynadığını ve onunla konuşmaya çalıştığını fark ettik. Merak edip yanına gittik. Oynadığı şey altın sarısı, kocaman bir akrepti. Kardeşimi hemen oradan uzaklaştırdık ve derin bir oh çektik.

Bu metnin türüyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?

  • Gezilip görülen yerler ve o yerlerle ilgili izlenimler anlatıldığı için gezi yazısıdır.
  • Bir düşünce, duygu veya dileğin uzakta bulunan bir kişiye iletilmesi amacıyla yazıldığı için mektuptur.
  • Sahnelenmek amacıyla yazılmış bir oyun olduğu için tiyatrodur.
  • Yaşanmış bir olay, üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra anlatıldığı için anıdır.

9. Sorunun Çözümü

Açıklama: Bu metin, yazarı ve anlatıcısı tarafından yaşanmış gerçek bir olayın detaylı şekilde aktarıldığı bir anlatım örneğidir. Metinde, “Haziran ayının bunaltıcı günlerinden biriydi” ifadesiyle başlayan betimlemeler; tarlada mercimek biçme, kardeşin küçük yaşları, ve beklenmedik bir anda ortaya çıkan akrep olayına dair ayrıntılar yer almaktadır. Bu unsurlar, yazarın kişisel bir deneyimini hatırlayarak anlatımına döktüğünü ve okuyucuya o anın duygu yoğunluğunu aktarmaya çalıştığını göstermektedir. Metnin dilinde samimi ve içten bir üslup hakimdir; olayın detaylandırılması, duygu ve düşüncelerin aktarılması, yaşanmışlık hissini güçlendirmektedir. Buna göre, anlatılan olayın kişisel hafızadan süzülen bir anı olarak değerlendirilmesi en doğru yorumdur.

Neden Diğer Seçenekler Uygun Değil?

  • Gezilip görülen yerler… – Bu seçenek, mekan ve yer betimlemelerine dayalı gezi yazılarını ifade eder; metinde esas olarak bir olayın yaşanması ve o anın duygusal yansımaları öne çıkmaktadır.
  • Mektup: Mektup türü, belirli bir kişiye hitap eden, tarih ve imza gibi unsurlar içeren yazılardır. Bu metinde ise herhangi bir hitap ya da mektuba özgü biçimsel özellikler bulunmamaktadır.
  • Tiyatro: Tiyatro metinleri diyaloglar, sahne talimatları ve karakter etkileşimlerine yer verir. Anlatım, yalnızca olayın gözlemlendiği ve duygu durumunun aktarılmasına odaklanmıştır.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, metnin gerçek bir yaşanmışlığın üzerinden zaman geçtikten sonra anlatıldığını ve anlatımın kişisel deneyimlere dayandığını söylemek mümkündür. Bu nedenle, doğru seçenek D şıkkı (Anıdır) olarak belirlenmiştir.

10 İçerim köz, dışarım kar
Savruluyor son umutlar
Yalnızlık bir yalın alev
Gölgesinde gezinir dev

Bu dizelerle ilgili,
I. Tezat sanatından yararlanılmıştır.
II. Benzetme yapılmıştır.
III. Redif kullanılarak ahenk sağlanmıştır.

yargılarından hangileri söylenebilir?

  • Yalnız I
  • Yalnız III
  • I ve II
  • II ve III

10. Sorunun Çözümü

Açıklama: Verilen dizeler, şiirsel anlatımın öne çıkan özelliklerini ve çeşitli edebi sanatları barındıran bir yapıyı göstermektedir. İlk satırdaki “İçerim köz, dışarım kar” ifadesinde, yazar kendisinin iç dünyası ile dış görünüşü arasında belirgin bir zıtlık kurarak bir tezat sanatından yararlanmıştır. Bu zıtlık, içsel sıcaklık ile dışsal soğukluk arasındaki çelişkiyi ortaya koyar; böylece duygu durumunu okuyucuya güçlü bir biçimde hissettirir.

İkinci önemli unsur ise “Yalnızlık bir yalın alev” ifadesidir. Burada yazar, yalnızlık duygusunu somut bir imgeye dönüştürmek suretiyle, soyut bir kavramı canlı bir benzetme (teşbih) ile anlatmaktadır. Geleneksel benzetme unsurlarını kullanarak, yalnızlık hissini okuyucunun hayal gücüne hitap eden bir görselle ilişkilendirmiştir.

Öte yandan, redif sanatı; dizelerin sonlarında belirli kelimelerin ya da eklerin tekrarlanması ile sağlanır. Verilen dizelerde, her satırın sonunda farklı kelimeler kullanılmış olup, tekrarlanan bir ifade ya da ek bulunmamaktadır. Dolayısıyla, redif sanatı kullanılmış değildir.

Bu analizler sonucunda, şiirin içerdiği edebi sanatlar arasında tezat ve benzetme öne çıkarken, redif unsurunun yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, doğru seçenek C şıkkı (I ve II) olarak belirlenmiştir.

11 Sporun insan sağlığına sayısız faydası vardır. Düzenli spor yapan insanlarda şeker, kalp ve damar hastalıkları gibi yaşam kalitesini düşüren hastalıklara daha az rastlanır. İnsanı uzun süre hareketsiz bırakan işlerde çalışanlar hem bedensel hem ruhsal açıdan zayıf düşerler. Sağlıklı bir yaşam için, ilerleyen yaşları beklemeden hatta çocukluktan itibaren düzenli spor yapma alışkanlığı kazanılmalıdır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

  • Spor yapmayanların sorunları
  • Düzenli spor yapmanın önemi
  • Sporun önlediği hastalıklar
  • Çocukların spor alışkanlıkları

11. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen parçanın konusunun ne olduğu sorulmaktadır. Parçada düzenli spor yapmanın insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinden bahsedilmektedir. Sporun, şeker, kalp ve damar hastalıkları gibi rahatsızlıkları önlemeye yardımcı olduğu ve çocukluktan itibaren spor yapma alışkanlığının kazandırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda en uygun cevap “B) Düzenli spor yapmanın önemi” şıkkıdır.

Diğer şıkları değerlendirdiğimizde:

  • A) Spor yapmayanların sorunları şıkkı yanlıştır çünkü parçada spor yapmayanların yaşadığı sorunlar detaylı bir şekilde anlatılmamış, daha çok sporun sağlığa olan faydalarına odaklanılmıştır.
  • C) Sporun önlediği hastalıklar şıkkı kısmen doğru gibi görünse de, parça sadece hastalıkları önlemekten çok sporun genel olarak insan sağlığına olan önemine vurgu yapmaktadır.
  • D) Çocukların spor alışkanlıkları şıkkı da yanlıştır çünkü parçada her yaş grubunun spor yapması gerektiği vurgulanmış, ancak çocuklara özel bir odaklanma söz konusu olmamıştır.

Bu nedenle doğru yanıt “B) Düzenli spor yapmanın önemi” şıkkıdır.

12 Her insanda, başkalarının ne yaptığına ya da ne düşündüğüne dair bir merak, az da olsa mevcuttur. İnsan, merak eder. Bu merak, doğru yönlendirildiği takdirde kişiyi mutlu eder. Okumak ise bu merakın giderilmesi için en doğru yoldur. Her kitap, okurlara yeni ufuklar, gözlemleyebileceği yeni dünyalar sunar. Okur da bu ikramı asla geri çevirmez. Kapağını araladığı her yeni kitapla bambaşka bir hayata dokunur, kimsenin bilmediği maceralara atılır.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  • Kitaplar insana farklı serüvenler yaşatır.
  • Her insan, başkalarının yaşamını ve yaptıklarını merak eder.
  • Okumak, insanın içindeki merak duygusunu gidermeye yardımcı olur.
  • Merakın her türlüsü insanın, kendisini geliştirmesini sağlar.

12. Sorunun Çözümü

Bu parçada insanın merak duygusunun doğal bir özellik olduğu ve bu merakın doğru yönlendirilmesi halinde kişiyi mutlu edebileceği ifade edilmektedir. Doğru cevap “D şıkkı” değildir, çünkü parçada merakın her türlüsünün insanın gelişmesini sağladığına dair bir ifade bulunmamaktadır. Parçaya göre merak, okumayla giderilmesi gereken bir duygudur ve kitaplar insanlara yeni ufuklar açar.

A şıkkı doğrudur çünkü kitapların insanlara farklı serüvenler yaşattığı açık bir şekilde belirtilmiştir.

B şıkkı da doğrudur çünkü parçada her insanda başkalarının yaşamına dair bir merak olduğu ifade edilmektedir.

C şıkkı da doğrudur çünkü metinde, okumanın merak duygusunu gidermenin en doğru yolu olduğu açıkça belirtilmiştir.

Sonuç olarak, yanıt “D şıkkıdır”, çünkü parçada merakın her türlüsünün insanın kendini geliştirmesini sağladığı yönünde bir ifade yer almamaktadır.

13 Ansızın şiddetli bir rüzgâr çıktı Antalya’da. Sonbahar mevsiminde hep böyle olurdu. Balkonun yan tarafı kapalı olduğundan Ayşe etkilenmiyordu rüzgârdan. Ağaçlar bir o yana bir bu yana savruluyordu. Birden şiddetli bir şimşek çaktı körfezin kıyısında. Gece yarısı olmasına rağmen her yer aydınlandı. Kulakları sağır edecek kadar şiddetli bir gök gürültüsü duyuldu. Şimşeğin ışığında, körfezin karşı kıyısının kapkara bulutlarla kaplanmış olduğunu gördü Ayşe.

Bu metinde aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

  • Ayşe rüzgârdan niçin etkilenmemiştir?
  • Olay nerede gerçekleşmiştir?
  • Kahramanın özellikleri nelerdir?
  • Olay ne zaman yaşanmıştır?

13. Sorunun Çözümü

Bu metinde bir olayın gelişimi anlatılmaktadır ve okuyucuya olayın geçtiği yer, zamanı ve kahramanın durumu hakkında bilgi verilmektedir. Ancak bir eksiklik bulunmaktadır. Doğru cevap “C şıkkıdır”, çünkü metinde kahramanın kişisel özellikleri hakkında herhangi bir bilgi verilmemektedir.

A şıkkı yanlıştır, çünkü metinde Ayşe’nin balkonunun yan tarafının kapalı olması nedeniyle rüzgârdan etkilenmediği açıkça belirtilmiştir.

B şıkkı yanlıştır, çünkü olayın Antalya’da geçtiği açıkça ifade edilmiştir.

D şıkkı yanlıştır, çünkü olayın gece yarısı yaşandığı belirtilmektedir.

Sonuç olarak, “C şıkkı” metinde eksik bırakılan bilgiyi işaret etmektedir ve bu nedenle doğru cevap olarak seçilmelidir.

14 Akşam oldu mu bir kamyon
Bütün dostları alır gider
Bir başına kor
Seni ovanın ortasında

Bu dizelerin ana duygusu aşağıdakilerden hangisidir?

  • Yiğitlik
  • Yaşama sevinci
  • Umut
  • Yalnızlık

14. Sorunun Çözümü

Şiirde anlatılan duygu, bir yalnızlık hissidir. Şair, “Akşam oldu mu bir kamyon / Bütün dostları alır gider” dizeleriyle, günün sonunda herkesin ayrıldığını ve yalnız kaldığını anlatmaktadır. Burada anlatılan, insanların gün içinde birlikte vakit geçirdiği ancak akşam olunca herkesin kendi hayatına döndüğü gerçeğidir. Bu nedenle doğru cevap “D şıkkıdır” (Yalnızlık).

A şıkkı (Yiğitlik) yanlıştır, çünkü şiirde cesaret veya kahramanlık gibi bir tema işlenmemektedir.

B şıkkı (Yaşama Sevinci) yanlıştır, çünkü şiirde yaşama sevinci yerine hüzün ve yalnızlık teması ağır basmaktadır.

C şıkkı (Umut) yanlıştır, çünkü şiir, geleceğe dair bir umut değil, aksine insanların ayrılıp yalnız kaldığı bir durumu anlatmaktadır.

Sonuç olarak, şiirde anlatılan ana duygu “Yalnızlık” olduğu için doğru cevap “D şıkkıdır”.

15 Zekâ, insanın değişen dünyada yaşayabilmesini ve değişimlere ayak uydurabilmesini sağlayan yetenekler ve beceriler bütünüdür. İnsanların zekâları farklı farklıdır, bu yüzden becerileri farklı alanlarda gelişir. Kimilerinin sözel, kimilerinin sayısal, kimilerininse bedensel zekâları diğer zekâlarından daha çok gelişmiştir. Kişisel farklılıkları ortaya çıkaran da bu durumdur. Her insan, kendisinde bulunan zekâ türlerinden dolayı farklı bir öğrenme, problem çözme ve iletişim kurma yöntemine, kısacası farklı bir kişiliğe sahip olur.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

  • Her insan zekidir fakat bazıları zekâsını verimli kullanamaz.
  • İnsanların kişisel farklılıkları, farklı zekâ türlerine sahip olmalarından kaynaklanır.
  • Kişi, ne kadar fazla zekâ türüne sahipse üstün özellikleri de o kadar fazladır.
  • Sayısal ve sözel zekâları baskın olan insanlar sosyal hayatta başarılı olur.

15. Sorunun Çözümü

Parçada insanların farklı zekâ türlerine sahip olduğu ve bu farklılıkların kişisel becerileri ve öğrenme yöntemlerini etkilediği vurgulanmaktadır. Zekâ, insanların farklı alanlarda yeteneklerini geliştirmesini sağlar ve bu bireysel farklılıkları ortaya çıkarır. Bu nedenle doğru cevap “B şıkkıdır” (İnsanların kişisel farklılıkları, farklı zekâ türlerine sahip olmalarından kaynaklanır).

A şıkkı (Her insan zekidir fakat bazıları zekâsını verimli kullanamaz) yanlıştır, çünkü metinde zekâsını verimli kullanamayan bireylerden bahsedilmemektedir.

C şıkkı (Kişi, ne kadar fazla zekâ türüne sahipse üstün özellikleri de o kadar fazladır) yanlıştır, çünkü metinde üstün özelliklerin çok zekâ türüne bağlı olduğuna dair bir ifade yoktur.

D şıkkı (Sayısal ve sözel zekâları baskın olan insanlar sosyal hayatta başarılı olur) yanlıştır, çünkü parçada zekâ türlerinin sosyal hayatla ilişkisi ele alınmamaktadır.

Sonuç olarak, metinde vurgulanan temel düşünce “Bireysel farklılıkların, farklı zekâ türlerinden kaynaklandığı” olduğu için doğru cevap “B şıkkıdır”.

16 “Renklerin sudaki dansı” olarak bilinen ebru sanatına olan ilgi son dönemlerde hızla artıyor. Çünkü geleneksel sanatlarımızdan biri olan ebru, bizi olumsuz düşüncelerden ve sıkıntılardan uzaklaştırıyor. Yoğunlaştırılmış su üzerine boyanın damlatılması ve bunun kâğıda geçirilmesiyle oluşturulan ebru sanatı, insandaki negatif enerjiyi yok ediyor.

Aşağıdakilerden hangisi bu metnin anahtar sözcüklerinden biri değildir?

  • Dönem
  • Ebru
  • Sanat
  • Sıkıntı

16. Sorunun Çözümü

Ebru sanatı, geleneksel sanatlarımızdan biridir ve su üzerinde boyanın dağıtılmasıyla oluşur. Soruda verilen metinde ebru sanatının insanları olumsuz düşüncelerden ve sıkıntılardan uzaklaştırdığı, negatif enerjiyi yok ettiği belirtilmiştir. Bu nedenle anahtar kelimeler “Ebru”, “Sanat” ve “Sıkıntı” olabilir.

Şıkları inceleyelim:

  • A) Dönem: Metinde ebru sanatının son dönemlerde popüler olduğu belirtilmiştir ancak “dönem” kelimesi metnin anahtar kelimesi olarak öne çıkmaz.
  • B) Ebru: Metnin ana konusu ebru sanatı olduğu için anahtar kelimedir.
  • C) Sanat: Metinde geçen en önemli kavramlardan biridir ve doğrudan ebru sanatıyla ilişkilidir.
  • D) Sıkıntı: Metinde ebru sanatının insanları sıkıntıdan uzaklaştırdığı vurgulanmıştır.

Bu nedenle doğru cevap “A) Dönem” şıkkıdır çünkü bu kelime, metnin anahtar kavramları arasında yer almaz.

17 İletişim, hem bilgilenme hem de bilgi aktarma anlamına geldiğinden hayatın devamı için kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Bilgisiz insan, diğer insanlarla iletişim kurmakta zorlanır. Ancak insanlarla sağlam bir iletişim kurabilmek için sadece bilgi yeterli değildir, samimiyet de gereklidir. Samimiyet olmadan sağlam iletişim köprüleri kurulamaz.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

  • İnsanlarla iyi iletişim kurabilmek için bilgili ve samimi olmak gerekir.
  • İletişim, insanlar arasındaki bilgi alışverişidir.
  • Samimiyetsiz insanlar bilgisiz oldukları için iletişim kurmakta zorlanırlar.
  • İletişim, insanın yaşamını sürdürebilmesi için gereklidir.

17. Sorunun Çözümü

Verilen parçada iletişimin bilgi aktarma ve bilgilenme süreci olduğu belirtilmiş, ayrıca sağlam iletişim kurabilmek için bilginin tek başına yeterli olmadığı, samimiyetin de önemli olduğu vurgulanmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda şıkları inceleyelim:

  • A) İnsanlarla iyi iletişim kurabilmek için bilgili ve samimi olmak gerekir. – Metinde geçen temel düşüncelerden biridir, bu yüzden doğrudur.
  • B) İletişim, insanlar arasındaki bilgi alışverişidir. – Parçada belirtilmiştir, bu nedenle doğru bir ifadedir.
  • C) Samimiyetsiz insanlar bilgisiz oldukları için iletişim kurmakta zorlanırlar. – Metinde böyle bir iddia yoktur. Samimiyetin iletişimi güçlendirdiği söylenmiş, ancak samimiyetsiz insanların kesinlikle bilgisiz olduğu şeklinde bir ifade geçmemiştir.
  • D) İletişim, insanın yaşamını sürdürebilmesi için gereklidir. – Parçada “kaçınılmaz bir ihtiyaç” olduğu belirtilmiştir, bu nedenle doğru bir ifadedir.

Bu açıklamalara göre doğru cevap “C) Samimiyetsiz insanlar bilgisiz oldukları için iletişim kurmakta zorlanırlar.” şıkkıdır. Çünkü metinde bilgi eksikliği ile samimiyetsizlik arasında doğrudan bir bağlantı kurulmamıştır.

18 Aşağıdakilerin hangisinde anlatım 3. kişi ağzından yapılmıştır?

  • O gün akşama kadar canım sıkıldı, bir tek kelime etmeden dışarı çıktım. Yapılacak çok iş vardı ama bende güç kalmamıştı.
  • Ağzını musluğa dayayarak kana kana su içti; akan suda kollarını, yüzünü yıkadı. Biraz kendine gelmişti. Artık okulun yolunu tutabilirdi.
  • Önümde nasıl geçireceğimi bilmediğim bir gece ve ertesi günün beni şimdiden korkutan uzunluğu vardı. Böyle zamanlarda kendimi çok çaresiz hissediyordum.
  • İlkokul beşinci sınıftayken odalarının kapıları bahçeye açılan bir evde oturuyorduk. Odamızın kapısını açınca kar ve buzla karşılaşırdık. Saçaklardan öyle uzun buzlar sarkardı ki…

18. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen dört seçenek arasında anlatımın hangi kişinin ağzından yapıldığını belirlememiz istenmektedir. Metin, bir anlatımın birinci, ikinci veya üçüncü kişi ağzından olup olmadığını analiz etmemize dayanır. Öncelikle, A şıkkı‘nda yer alan ifadeler “canım sıkıldı”, “dışarı çıktım” gibi kişisel ifadeler içerdiğinden, bu anlatımın birinci kişi perspektifinden yapıldığını göstermektedir. C şıkkı‘nda da benzer şekilde “önümde nasıl geçireceğimi bilmediğim” ve “kendimi çok çaresiz hissediyordum” gibi ifadeler bulunarak, anlatımın yine birinci kişi ağzından kaleme alındığı anlaşılmaktadır. D şıkkı‘nda “oturuyorduk” ifadesi, birinci çoğul kişi kullanılarak anlatımın biz veya bizler şeklinde ifade edildiğini ortaya koyar. Buna karşın, B şıkkı‘nda “Ağzını musluğa dayayarak kana kana su içti; akan suda kollarını, yüzünü yıkadı. Biraz kendine gelmişti. Artık okulun yolunu tutabilirdi.” ifadeleri, herhangi bir öznenin birinci veya birinci çoğul kişi yerine üçüncü kişi şeklinde anlatıldığı, dolayısıyla nesnel bir gözlem anlatımı içerdiğini göstermektedir. Burada anlatıcı, belirli bir şahsı üçüncü şahıs olarak betimleyerek, olayları tarafsız biçimde aktarmaktadır. Bu ayrıntılı değerlendirme sonucunda, B şıkkı‘nın anlatımının üçüncü kişi ağzından yapıldığı anlaşılmakta ve doğru seçenek olarak işaretlenmelidir. Bu analiz, anlatımın kimin bakış açısından yapıldığını belirlemek adına kullanılan dil ögeleri ve kişisel zamirlerin dağılımına dayanmaktadır; dolayısıyla doğru cevabın B şıkkı olduğunu net bir biçimde söyleyebiliriz.

19 Burdur Gölü, pek çok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Dikkuyruk, kaşıkgaga, yeşilbaş, bahri, saka, florya, kızılgerdan, tepeli toygar bu kuş türlerinden bazılarıdır. Dünyadaki sıcaklık artışı bu hızla devam ederse belli bir süre sonra gölün suları çekilecek. Gölün kuruması hâlinde de kuşların bazıları kendilerine başka bir yaşam alanı arayacak, bazıları da yaşadığı yeri terk edemeden göl sularıyla birlikte toprağa karışacak.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  • Benzetmeye başvurulmuştur.
  • Örneklendirme yapılmıştır.
  • Amaç-sonuç cümlesi kullanılmıştır.
  • Abartmadan yararlanılmıştır.

19. Sorunun Çözümü

Yedinci soruda, Burdur Gölü ve kuş türleri ile ilgili verilen metinde anlatımın hangi unsurlar üzerinden oluşturulduğu sorgulanmaktadır. Parçada, gölün pek çok kuş türüne ev sahipliği yaptığı belirtilirken, Dik-kuyruk, kaşıkgaga, yeşilbaş, bahri, saka, florya, kızılgerdan ve tepeli toygar gibi spesifik kuş isimleri sıralanmıştır. Bu örnekleme yöntemi, okuyucuya gölün biyolojik çeşitliliğini somut verilerle sunarak, konunun anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır. A şıkkı‘nda bahsedilen “benzetmeye başvurulmuştur” ifadesi, metinde yer alan somut kuş örnekleriyle desteklenen bir benzetme unsuruna rastlanmadığını göstermektedir. C şıkkı‘nda ise “amaç-sonuç cümlesi kullanılmıştır” ifadesi, metinde sıcaklık artışının göl üzerindeki etkisini aktaran bir koşul cümlesi bulunmasına rağmen, doğrudan amaç-sonuç ilişkisi kurulduğu söylenemez. D şıkkı‘nda ise “abartmadan yararlanılmıştır” ifadesi, metnin bilimsel ve nesnel anlatım tarzı göz önünde bulundurulduğunda, abartı unsurunun kullanılmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla, metinde en belirgin anlatım yöntemi örneklendirmedir; yani, gölün kuş çeşitliliği somut örneklerle desteklenmiş ve bu durum metnin ana anlatım stratejisini oluşturmuştur. Bu kapsamlı değerlendirme sonucunda, doğru seçenek B şıkkı olarak karşımıza çıkmaktadır. Metnin akıcılığı, kullanılan örneklerin çeşitliliği ve nesnel anlatım tarzı, okuyucunun konuya dair somut bir izlenim edinmesine olanak tanımakta ve diğer seçeneklerdeki unsurların eksikliği, doğru cevabın B şıkkı olduğunu ortaya koymaktadır.

20 Her akşam işten çıkınca vapura binerdim. Vapurdan inen insanları izlemeyi çok severdim. Özellikle benim dikkatimi çekenleri… Bazen benim ilgimi çeken, beni şaşırtan, meraklandıran hiç kimse inmezdi vapurdan. Aslında böyle günler, moralimin bozulduğu günlerdi. O gün de öyle bir gündü. Bu yüzden de vapurdan inen insanlara göz ucuyla bakıyordum. Hiçbiri bana ilginç gelmemişti. Hepsi yorgun insanlardı.

Bu parçanın dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Kişileştirme yapılmıştır.
  • Birinci kişi ağzından anlatılmıştır.
  • Deyimlere yer verilmiştir.
  • Görme duyusundan yararlanılmıştır.

20. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen metinde yazarın duygu ve gözlemlerini aktarma biçimi incelenmektedir. Metinde, “Her akşam işten çıkınca vapura binerdim. Vapurdan inen insanları izlemeyi çok severdim…” gibi ifadeler yer almakta olup, anlatım birinci kişi ağzından kaleme alınmıştır. Yazarın kendi duygularını, gözlemlerini ve düşüncelerini doğrudan aktardığı bu anlatım tarzı, kişisel bir tecrübe sunmaktadır. Ayrıca, “vapurdan inen insanlara göz ucuyla bakıyordum” ifadesiyle, görme duyusunun kullanıldığı ve mekanın algılanış biçiminin okuyucuya aktarılmaya çalışıldığı görülmektedir. Buna göre, metinde birinci kişi anlatımı ve görme duyusunun kullanılması kesin olarak söylenebilir. Bunun yanı sıra, “göz ucuyla bakmak” gibi yerleşik ifadeler günlük hayatta sıkça kullanılan deyimsel ifadelerdendir; bu nedenle, deyimlerin yer aldığını da söylemek mümkündür.

Ancak, A şıkkı “Kişileştirme yapılmıştır” ifadesi metnin dil ve anlatım özellikleri arasında yer almamaktadır. Çünkü metinde, cansız varlıkların ya da nesnelerin insan özellikleriyle donatılması yani kişileştirme unsuru bulunmamaktadır. Yazar, vapurdan inen insanları gözlemleyip değerlendirdiği halde, herhangi bir nesneye insani özellikler atfetmemiştir. Dolayısıyla, metnin içeriğinde kişileştirmeye dair herhangi bir vurgu ya da edebi bir sanat örneği yer almamaktadır.

Özetle, metnin anlatımında birinci kişi ağzından anlatım, deyimsel ifadeler ve görme duyusunun etkin kullanımı öne çıkarken, kişileştirme unsurunun bulunmadığı aşikârdır. Bu yüzden, metinle ilgili “söylenemez” ifadesi yalnızca A şıkkına aittir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz