6. Sınıf Türkçe Paragraf 2. Test (Parçada Anlam)

1 Mehmet Rauf’un “Eylül” den sonraki en güçlü romanı “Karanfil ve Yasemin” adını taşır. Bu roman yer yer çok ustaca yapılmış ruh ve çevre tahlillerini, insanların iç dünyalarını kemiren duyguları sergilemesine rağmen hak ettiği üne kavuşamamıştır. Hikâye ve tiyatro dallarında da sayıca hayli kabarık eser meydana getirmişse de bunlar, zayıf eserlerdir.

(1. ve 2. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)

Bu parçadan Mehmet Rauf için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Roman türünde daha başarılı eserler verdiği
  • Tiyatro ve hikâye türünde çok az eser verdiği
  • Eylül romanının en başarılı eseri olduğu
  • Başarılı ruh ve çevre tahlilleri yaptığı

1. Sorunun Çözümü

Bu parçada Mehmet Rauf ile ilgili bilgiler dikkatle incelendiğinde, hangi ifadelerin metinde desteklendiğini ve hangisinin çeliştiğini adım adım ele alalım:

  • A şıkkı: “Roman türünde daha başarılı eserler verdiği” ifadesi doğrudur; çünkü metinde “Eylül’den sonraki en güçlü romanı ‘Karanfil ve Yasemin’” olduğu vurgulanarak, romanlarda güçlü performans sergilediği anlatılmıştır.
  • B şıkkı: “Tiyatro ve hikâye türünde çok az eser verdiği” ifadesi **yanlıştır**; metinde tam tersine “Hikâye ve tiyatro dallarında da sayıca hayli kabarık eser meydana getirmişse de bunlar zayıf eserlerdir” denilerek, bu alanlarda nicelik olarak eser verdiği, ancak kalitenin düşük olduğu belirtilmiştir.
  • C şıkkı: “Eylül romanının en başarılı eseri olduğu” ifadesi doğrudur; zira “Eylül’den sonraki en güçlü romanı…” ifadesi Eylül’ün en güçlü ve başarılı eser olduğunu dolaylı olarak ortaya koymaktadır.
  • D şıkkı: “Başarılı ruh ve çevre tahlilleri yaptığı” ifadesi de doğrudur; metinde “yer yer çok ustaca yapılmış ruh ve çevre tahlilleri” ibaresiyle bu yeteneği açıkça vurgulanmıştır.

Görüldüğü üzere yalnızca B şıkkı metindeki bilgilerle çelişmekte, diğer tüm şıklar metnin ana fikriyle uyumludur.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

2 Mehmet Rauf’un “Eylül” den sonraki en güçlü romanı “Karanfil ve Yasemin” adını taşır. Bu roman yer yer çok ustaca yapılmış ruh ve çevre tahlillerini, insanların iç dünyalarını kemiren duyguları sergilemesine rağmen hak ettiği üne kavuşamamıştır. Hikâye ve tiyatro dallarında da sayıca hayli kabarık eser meydana getirmişse de bunlar, zayıf eserlerdir.

(1. ve 2. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)

Parçaya göre yazar, hangi durumdan yakınmaktadır?

  • Karanfil ve Yasemin’in ilgi görmemesinden
  • Mehmet Rauf’un çok az roman yazmasından
  • Mehmet Rauf’un tiyatrolarının başarısızlığından
  • Mehmet Rauf’un eserlerine titizlik göstermemesinden

2. Sorunun Çözümü

Bu parçaya bakıldığında yazarın asıl yakınma konusu, Mehmet Rauf’un güçlü eserlerinden birinin beklenen ilgiyi görememiş olmasıdır. Parçanın her cümlesi, “Karanfil ve Yasemin” romanının sanatsal değeri ile okuyucu ve eleştirmen nezdindeki ihmalini karşılaştırarak bu durumu vurgulamaktadır.

  • A şıkkı: “Karanfil ve Yasemin’in ilgi görmemesinden” ifadesi doğrudur; çünkü metinde “hak ettiği üne kavuşamamıştır” ifadesi, eserin değerine rağmen yeterince takdir edilmediğini anlatır.
  • B şıkkı: “Mehmet Rauf’un çok az roman yazmasından” ifadesi yanlıştır; aksine metinde roman türünde birden fazla başarılı eser verdiği, hatta “Eylül’den sonraki en güçlü romanı” olduğu belirtilmiştir.
  • C şıkkı: “Mehmet Rauf’un tiyatrolarının başarısızlığından” ifadesi yanlıştır; parçaya göre tiyatro eserleri nicelik olarak çoktur, ancak kalite açısından “zayıf” bulunmuştur. Yazar burada başarısızlıktan değil, ilginin eksikliğinden yakınmaktadır.
  • D şıkkı: “Mehmet Rauf’un eserlerine titizlik göstermemesinden” ifadesi yanlıştır; tam aksine, “yer yer çok ustaca yapılmış ruh ve çevre tahlilleri” ifadesi, yazarın eserlerine büyük özen gösterdiğini gösterir.

Görüldüğü üzere yazarın şikâyeti, sanat değeri yüksek bir romanın hak ettiği ilgiyi görememesi üzerine kuruludur. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

3 Ne yazdan umut var, artık ne güzden,
Ne bekliyorum ben bu boş gündüzden ?
Ahmet Kutsi Tecer

Bu dizelerde, aşağıdaki duygulardan hangisine yer verilmemiştir?

  • Karamsarlık
  • Sitem
  • Kaygı
  • Ümitsizlik

3. Sorunun Çözümü

Bu dörtlükte Ahmet Kutsi Tecer’in ruh halini, boşluğun ve beklentisizliğin yarattığı duyguları inceliyoruz. Şiirin her satırı, bir mevsime dair umudun kırılmasını ve ardından doğan içsel tepkileri anlatır. Şimdi şıklar üzerinden ilerleyerek hangi duygunun dizelerde yer almadığını bulalım.

  • A şıkkı: Karamsarlık duygusu bulunmaktadır. “Ne yazdan umut var, artık ne güzden” mısrasında mevsimlerin sunacağı iyimserliğe dair inancın kaybolması, karamsar bir bakışı işaret eder.
  • B şıkkı: Sitem, yani şikâyet ve yakınma, “Ne bekliyorum ben bu boş gündüzden?” dizesinde öne çıkar. Boş geçen bir zamana yönelik eleştiri ve iç dökme, sitem barındırır.
  • C şıkkı: Kaygı (endişe, telaş) duygusuna dair hiçbir ifade yer almaz. Dize yapısı, gelecekle ilgili yapılan bir endişe belirtisi değil, tam tersine var olan beklentisizliği ve umutsuzluğu vurgular.
  • D şıkkı: Ümitsizlik doğrudan hissedilir. Mevsimlerin dahi bir şey sunmayacağı düşüncesi, umudun tükendiği bir ümitsizlik halidir.

Görüldüğü gibi dizelerde karamsarlık, sitem ve ümitsizlik açıkça bulunurken, kaygı yer almaz.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

4 Bir şair vardır ki, içinde yaşadığı devrin bütün ruhunu şiirine doldurur ve elinde tuttuğu bu elmas bardağın aynasını çepeçevre vuran çevresinin özel ve gölgeli yüzünü gelecek asırlardan öteye taptaze ve dinç pırıltılar halinde aksettirir. Bu, elbette, büyük bir şairdir. Fakat bundan daha büyük bir şair vardır ki, içinde bulunduğu devri de aşar, zamanın dar cetvellerini kırarak varlığın asıl cevherini bulur. Bu iki türlü şairden birincisine örnek Nedîm, ikincisi ise Yunus Emre’dir.

Yazar paragrafta şairleri hangi yönden karşılaştırmaktadır?

  • Sanatının zamanı aşmasıyla
  • Şiirlere kattığı ruhla
  • Şiirlerini topluma okutmasıyla
  • Şiirlerinin anlaşılır olmasıyla

4. Sorunun Çözümü

Bu paragrafta yazar, iki şairi karşılaştırırken asıl vurguyu “zamanı aşma” niteliğine yapmaktadır. İlk şair için “içinde yaşadığı devrin ruhunu” aktarma becerisi övülürken, ikinci şairde bunun ötesine geçme, zamanın dar sınırlarını kırarak varlığın özüne ulaşma özelliği öne çıkarılmıştır. Şimdi her şıkkı tek tek değerlendirelim:

  • A şıkkı: “Sanatının zamanı aşmasıyla” ifadesi doğrudur; çünkü ikinci şairin “zamanın dar cetvellerini kırarak” eser verdiği belirtilerek, sanatının dönem ötesi olduğu vurgulanmıştır.
  • B şıkkı: “Şiirlere kattığı ruhla” ifadesi eksik kalır. Her iki şair de şiire ruh katmıştır; fark, sadece birincisinin dönemin ruhunu yansıtması, ikincisinin ise evrensel boyuta çıkmasıdır.
  • C şıkkı: “Şiirlerini topluma okutmasıyla” ifadesi soruda geçmez. Parçada topluma ulaştırma veya okutma eylemi değil, şairlerin niteliği üzerinden karşılaştırma yapılmıştır.
  • D şıkkı: “Şiirlerinin anlaşılır olmasıyla” ifadesi de metinde yer almaz. Anlaşılabilirlikten çok, zamanın ötesine geçme ve dönemi aşma kavramları işlenmiştir.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

5 Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın ilk cümlesi olabilir?

  • Afrika’da belki olabilir bu, bizde olamaz.
  • Belki duygularım güçlü olmadığındandır.
  • Ancak sevmediğim yazarları da okurum.
  • Kusursuzu arayan yalnız kalır.

5. Sorunun Çözümü

Bir paragrafın ilk cümlesi, okuyucuya konunun genel çerçevesini sunmalı ve ardından gelecek açıklamaların temelini atmalıdır. Şimdi her seçeneği bu bakış açısıyla değerlendirelim:

  • A şıkkı: “Afrika’da belki olabilir bu, bizde olamaz.” Bu cümle, “bu” gibi belirsiz bir işaret zamiri içerir; paragrafın ne hakkında olduğunu net ortaya koymaz. Ayrıca coğrafi kıyaslama yaparak doğrudan bir konu başlatmamaktadır.
  • B şıkkı: “Belki duygularım güçlü olmadığındandır.” Kişisel bir iç muhasebe cümlesidir ve paragrafın genel konusunu belirtmek yerine bir neden-sonuç ilişkisi sunar. Okuyucuya hangi konu üzerinde durulacağını göstermemektedir.
  • C şıkkı: “Ancak sevmediğim yazarları da okurum.” “Ancak” bağlacı, önceki bir ifadeye gönderme yapar; tek başına bir paragraf başlığı olarak anlamlı değildir. Bir devam cümlesi izlenimi verir.
  • D şıkkı: “Kusursuzu arayan yalnız kalır.” Bu atasözü niteliğindeki genel yargı, okuyucuyu evrensel bir düşünceyle karşılar ve üzerine inşa edilecek tartışmaya zemin hazırlar. Hem kendinden menkul hem de düşündürücüdür.

Görüldüğü üzere paragrafı açmaya en uygun, net bir genel ilke sunan cümle “D” şıkkıdır.

6 “Aslında sözcüklerden yapılan ve adına şiir denilen şey, bizi kuru mantığın ve fayda fikrinin esas alındığı bilincin katı dünyasından kurtarır ve masal ülkesinin ölümsüz dünyasına götürür.”

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  • Şiir, insanı farklı dünyalara götürür.
  • Şiir, insanın kendi aynasıdır.
  • Şiir, masal ülkesine sürükler.
  • Şiir, bizi kuru mantıktan kurtarır.

6. Sorunun Çözümü

Bu parçada şiirin işlevi, dilin düz mantık sınırlarını aşarak okuyucuyu hayal dünyasına, masalsı bir evrene taşıması olarak tanımlanmıştır. Metin, şiirin mantık ve fayda hesabından uzaklaştırıcı etkisine ve bizi “masal ülkesinin ölümsüz dünyasına” götürdüğüne odaklanır. Soruda “Aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?” denilerek, parçada açıkça dile getirilmeyen veya ima edilmeyen yargı aranmaktadır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı: “Şiir, insanı farklı dünyalara götürür.” Metinde “masal ülkesinin ölümsüz dünyasına götürür” ifadesiyle şiirin farklı bir dünya vaadi olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle A şıkkı çıkarılabilir.
  • B şıkkı: “Şiir, insanın kendi aynasıdır.” Parçada şiirin içsel ayna işlevinden, benlik yansımasından söz edilmemiştir. Metin yalnızca mantıksal zihinden kurtarıcı ve masalsı bir yolculuk sunucu olarak betimler; “kendi aynası” tanımı yer almıyor.
  • C şıkkı: “Şiir, masal ülkesine sürükler.” “Masal ülkesinin ölümsüz dünyasına götürür” ifadesiyle C şıkkı doğrudan paraleldir ve çıkarılabilir.
  • D şıkkı: “Şiir, bizi kuru mantıktan kurtarır.” Metnin başında “kuru mantığın ve fayda fikrinin esas alındığı bilincin katı dünyasından kurtarır” ifadesi yer alır. D şıkkı da çıkarılabilir.

Görüldüğü gibi, parçada B şıkkındaki “insanın kendi aynasıdır” tanımı desteklenmediğinden doğru cevap “B” şıkkıdır.

7 “Bir insan kadar bir kültür için de kaç geceler ve gündüzlerin, kaç hicranlı ve sevinçli zamanların, kaç tarih ve medeniyet belgesi yadigârların kaybolması kadar acı ne olabilir?”

Bu paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • Pek çok tarihi eserin yok olmasına
  • Kültür miraslarımızın kayboluşuna
  • Kültürün insan kadar değerli olduğuna
  • İnsan ve kültüre emekler verildiğine

7. Sorunun Çözümü

Bu paragrafta, bir insan kadar bir kültür için de kaybolan gece-gündüzleri, hicranlı ve sevinçli zamanları, tarih ve medeniyet belgelerini kaybetmenin ne kadar acı verici olduğu vurgulanıyor. Metinde açıkça belirtilen “kaç belge, kaç zaman, kaç eser” unsurları incelendiğinde, hangi kavramların yer alıp hangilerinin eksik olduğu anlaşılır. Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı: “Pek çok tarihi eserin yok olmasına” ifadesi metinde “tarih ve medeniyet belgesi yadigârlar” kaybolması olarak açıkça geçmektedir. Bu nedenle çıkarılabilir.
  • B şıkkı: “Kültür miraslarımızın kayboluşuna” ifadesi de aynı şekilde metnin özünde vardır; kültür için belge, zaman ve medeniyet yadigârlarının kaybı anlatılır.
  • C şıkkı: “Kültürün insan kadar değerli olduğuna” dair bir vurgu yoktur. Metin, kayıpların acısını anlatır, ancak “kültürün insan kadar değerli olduğu” şeklinde bir kıyaslama veya değer saptaması yapmaz.
  • D şıkkı: “İnsan ve kültüre emekler verildiğine” dair dolaylı bir çıkarım mümkündür; çünkü “kaç geceler ve gündüzlerin” ifadesi, insan emeğinin ve kültürel çabanın varlığını ima eder.

Görüldüğü gibi, paragrafta insan ve kültür eserlerinin kaybının yarattığı acı ayrıntılı şekilde betimlenirken, kültürün insan kadar değerli olduğuna dair doğrudan bir ifade yer almaz.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

8 “Bütün çocukların anne-babalarıyla, öğretmenleriyle, arkadaşlarıyla, kardeşleriyle, hatta kendileriyle problemleri olur. Bu problemler onların acı çekmelerine, hayal kırıklığına uğramalarına ve hayatlarından bezmelerine neden olur. Bu tür problemlerinin çözümü için yardım alan çocuklar…”

Yukarıdaki paragraf aşağıdaki cümlelerin hangisiyle devam ettirilebilir?

  • Problemlerinden hemen kurtulurlar.
  • Duygusal problemler yaşarlar.
  • Kendine güvenen kişilikler oluştururlar.
  • Acılarının bir an önce geçmesini beklerler.

8. Sorunun Çözümü

Bu paragrafta çocukların çeşitli kişilerle ilişkilerinde yaşadıkları problemlerin, duygusal yük ve hayal kırıklığı yarattığı; ancak bu sorunlarla başa çıkmak için yardım aldıklarında olumlu bir gelişim gösterdikleri vurgulanmıştır. Yardım alan çocukların problemlerini sadece ertelemek veya geçici rahatlama sağlamak yerine, içlerindeki gücü keşfederek kalıcı bir olumlu değişim yaşadıkları ima edilmektedir. Şimdi şıkları bu perspektifle değerlendirelim:

  • A şıkkı: “Problemlerinden hemen kurtulurlar.” Metin, yardımın anlık bir kurtuluş değil, süreç içinde kişiliği güçlendirme amacı taşıdığını söyler. “Hemen kurtulma” ifadesi meselenin derinliğini ve uzun vadeli etkisini yansıtmamaktadır.
  • B şıkkı: “Duygusal problemler yaşarlar.” Bu, metindeki mevcut durumu tekrarlar; ancak yardımcı süreç sonunda problemleri aşma değil, yeni problemler yaşama önerisi sunar ki çelişkilidir. Metnin olumlu sonuç vaadiyle bağdaşmaz.
  • C şıkkı: “Kendine güvenen kişilikler oluştururlar.” Yardım alan çocukların yalnızca acı ve hayal kırıklığından kurtulmakla kalmayıp, özgüven kazanarak güçlü bir benlik inşa edecekleri mantıken çıkarılabilir. Metnin ana fikrine tam olarak uygundur.
  • D şıkkı: “Acılarının bir an önce geçmesini beklerler.” Metin, beklemeye değil, aktif yardım ve gelişime odaklanır. Pasif “bekleme” yaklaşımı, paragraftaki önerilen çözüm dinamiğine uymamaktadır.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

9 “Niye geldin 47 senesi? Sanki geçen yıldan memnun muyduk? Uzak düştük bütün ahbaplardan, Ne ısındık, ne doyduk.”

Dörtlüğe göre şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Tedbirli
  • Çaresiz
  • Şikâyetçi
  • Üzgün

9. Sorunun Çözümü

Bu dörtlükte şair, 1947 yılına dair huzursuzluğunu ve memnuniyetsizliğini dile getirerek, geçen yıldan farklı bir beklenti içinde olmadığını, arkadaşlarından uzak düştüğünü ve ne “ısındığını” ne de “doyduğunu” ifade etmektedir. Bu tavır, döneme dair ruh halini, duyduğu çaresizlik ve üzüntüyü açığa çıkarırken; aynı zamanda eleştirel ve şikâyetçi bir bakış sunar. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı: Tedbirli Parçadan hiçbir yerde tedbir alma, temkinli davranma veya geleceğe yönelik bir plan yapma izlenimi çıkmaz. Şair daha çok o anki duygularını ve yıpranmışlığını dile getirir; bu yüzden “tedbirli” tanımı metne uymaz.
  • B şıkkı: Çaresiz “Uzak düştük bütün ahbaplardan” ve “ne ısındık, ne doyduk” ifadeleri, şairin içinde bulunduğu durumu değiştirme gücünün kalmadığını, kimsesiz ve çaresiz hissettiğini gösterir.
  • C şıkkı: Şikâyetçi Dörtlük boyunca şair “Niye geldin 47 senesi?” diyerek açıkça yakınmakta, bulunduğu durumdan şikâyet ettiğini ortaya koymaktadır.
  • D şıkkı: Üzgün Şairin “Sanki geçen yıldan memnun muyduk?” dizesi ve arkadaşlarından uzaklaşma hissi, onun hüzünlü ve üzgün bir ruh halinde olduğunu kanıtlar.

Görüldüğü gibi yalnızca A şıkkındaki “tedbirli” özelliği parçada desteklenmemektedir. Diğer tüm sıfatlar, şairin duygularını ve bakış açısını doğru yansıtmaktadır.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

10 “Huzur hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmadığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun bulabilmesidir. Huzurun gerçek anlamı budur.”

Yukarıdaki paragrafta vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  • İnsanlar zorlukları aşarsa huzuru bulabilir.
  • Huzur, zorluklarda bile mutluluğu görmektir.
  • Huzur, insan kalbinin sevgiyi yakalamasıdır.
  • Huzur sıkıntının bulunması demektir.

10. Sorunun Çözümü

Bu paragrafta “huzur” kavramı, zorlukların ve sıkıntıların yokluğu değil, tam tersine bu zorlukların ortasında bile içsel bir dinginlik ve sükûnet bulma hali olarak tanımlanmıştır. Yazar, huzurun gerçek anlamını ortaya koyarken üç farklı bakış açısını ayırt ediyor. Şıklardaki ifadeleri paragrafın ana fikriyle karşılaştırarak hangisinin en uygun tanımlama olduğunu belirleyelim.

  • A şıkkı: “İnsanlar zorlukları aşarsa huzuru bulabilir.” Bu ifade, zorlukların tamamen ortadan kalkması gerektiği izlenimini verir. Oysa metinde huzur, zorlukların varlığı devam etse bile kalpte bulunabilen bir durumdur. Dolayısıyla A şıkkı, metnin vurgusuna uymaz.
  • B şıkkı: “Huzur, zorluklarda bile mutluluğu görmektir.” Paragrafın ruhuna en yakın tanımlamadır. Yazar “bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun bulabilmesidir” diyerek, zorluklar arasında bile içsel bir dinginlik ve rahatlık bulmayı işaret etmektedir. Bu nedenle metnin ana düşüncesine uygun tek şık B’dır.
  • C şıkkı: “Huzur, insan kalbinin sevgiyi yakalamasıdır.” Metinde sevgi veya kalp sevgisi vurgusu yer almaz. Huzurun kaynağı olarak sevgi değil, sükunet ve içsel denge gösterilmiştir. C şıkkı paragrafla örtüşmemektedir.
  • D şıkkı: “Huzur sıkıntının bulunması demektir.” Bu ifade, huzuru sıkıntı ile tanımlayarak metnin tam tersini savunur. Metin, huzurun sıkıntıların yokluğu değil, sıkıntıların ortasında bile kalpte bulunabilecek bir duygu olduğunu belirtir. D tamamen çelişir.

Özetle, paragrafta anlatılan “zorluklar içinde bile huzur bulmak” düşüncesini en doğru ifade eden cevap “B” şıkkıdır.

11 “Türk sineması artık belli bir seviyeye erişmiş, sinemamızın patronları, kendi şahsi menfaatlerini ikinci plana atarak, halkın sinema zevklerine önem vermeye mi başlamışlar. Şüphesiz hayır!”

Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniğinden yararlanılmıştır?

  • Öykülemeli Anlatım
  • Açıklamalı Anlatım
  • Betimleme Anlatım
  • Tartışmalı Anlatım

11. Sorunun Çözümü

Bu parçanın anlatımına bakıldığında yazarın öncelikle bir varsayımı dile getirdiğini, ardından bu varsayımı kesin bir dille çürüttüğünü görüyoruz. Böylece metin, sadece bir durumu açıklamaktan ya da betimlemekten öte görüş öne sürme ve karşı argüman geliştirme süreçlerini içerir. Bu özellik, anlatım tekniğinin hangi kategoriye ait olduğunu seçerken belirleyici olmalıdır.

  • A şıkkı: “Öykülemeli Anlatım” Öykülemeli anlatım, bir olay silsilesi veya kahraman etrafında kurgu oluşturmayı gerektirir. Burada ise ne zaman, nerede gibi öyküleyici öğeler yoktur; yalnızca bir görüş sunulup tartışılmıştır.
  • B şıkkı: “Açıklamalı Anlatım” Açıklamalı anlatım, bir kavramı tanımlama ve detaylandırma odaklıdır. Parçanın amacı bir kavramı açıklamak değil, sinema patronlarının halkın zevkine ne ölçüde önem verdiğine dair bir iddiayı tartışmaktır.
  • C şıkkı: “Betimleme Anlatım” Betimleme, kişi, nesne veya ortam özelliklerini ayrıntılı tasvir etme tekniğidir. Burada betimsel nitelikte bir tasvir yoktur; sadece yazarın düşüncesi ve karşıt bakış ortaya konmaktadır.
  • D şıkkı: “Tartışmalı Anlatım” Parça, yazarın bir önerme sunduğu (“Sinemamızın patronları halkın zevkine önem vermeye mi başlamışlar?”) ve hemen ardından bu önermeyi kesin bir biçimde reddettiği (“Şüphesiz hayır!”) bir yapı sergiler. İşte bu adım-adım karşı görüş geliştirme, tartışmalı anlatımın temel özelliğidir.

Görüldüğü üzere metnin örgüsü, bir iddia öne sürme ve bunu çürütme ekseni etrafında şekillendiğinden, anlatım tekniği olarak Tartışmalı Anlatım ön plana çıkmaktadır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

12 “Malatya’da yaşayan Feridun; yıllardır insanlarla konuşmuyor, insanların elinden hiçbir şey almıyor, insanların verdiği hiçbir şeyi yemiyor. 18 yaşını doldurduğu için yetiştirme yurdundan da atılmış.”

Yukarıda sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Terk edilmiş biridir.
  • İnsanlara güvenmemektedir.
  • Dostluk kurmayı seven birisidir.
  • Hayata küsmüştür.

12. Sorunun Çözümü

Bu parçada Feridun’un sosyal ilişkilere tamamen kapanmış, başkalarına güven ve iletişim duygusunu yitirmiş bir portresi çiziliyor. “İnsanlarla konuşmuyor”, “insanların elinden hiçbir şey almıyor” ve “verilen hiçbir şeyi yemiyor” gibi ifadeler, karakterin hem terk edilmişlik hem de güven bunalımı yaşadığını gösterir. Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı: “Terk edilmiş biridir.” Metinde “yetiştirme yurdundan atılmış” ifadesi, Feridun’un bakım veren kurum tarafından da reddedildiğini, dolayısıyla terk edilmişlik hissi yaşadığını ortaya koyar. Bu çıkarım doğrudur.
  • B şıkkı: “İnsanlara güvenmemektedir.”i Karakterin insanlardan bir şey almaması ve onlarla konuşmaması, açıkça bir güven kaybı ve korku/çekingenlik belirtisidir. Bu nedenle B şıkkı da parçada desteklenir.
  • C şıkkı: “Dostluk kurmayı seven birisidir.” Parçada karakterin aksine hiçbir şekilde iletişim veya dostluk arayışında olduğuna dair ipucu yoktur. Tam tersine yalnızlığı ve kopukluğu vurgulanmaktadır; bu ifade çıkarılamaz.
  • D şıkkı: “Hayata küsmüştür.” “Küsme” metaforu, kişinin hayattan ve insanlardan uzaklaşmasını anlatır. Feridun’un tüm insan ilişkilerinden kendini soyutlaması, hayata karşı küskün bir tutum gösterdiğini açıklar.

Görüldüğü üzere yalnızca C şıkkındaki “dostluk kurmayı seven” tanımı parçada desteklenmemektedir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

13 “Gençlerimizin kendilerini ifadede zorlandığından hepimiz şikayetçiyiz; bu doğru ama onlara hangi nazım yahut nesir örneğini öğrettik ki cümlelerinin ağırlıklı olmasını isteyelim?.. Sözlü veya yazılı fark etmez kendini düzgün ifade etmenin yolu okumaktan geçer. Peki biz onlara hangi klasikleri, hangi seçkin yazarların eserlerini okuttuk ki ifadelerinde cevap arıyoruz.”

Yukarıdaki parçanın ana düşüncesi hangisidir?

  • Gençlere iyi yazı örneklerini vermek gerekir.
  • Gençlerin iyi yetişmemesinde büyükler de suçludur.
  • Gençlerin seçkin yazarları okuması gerekir.
  • Okumak kendini ifade etmenin tek yoludur.

13. Sorunun Çözümü

Parçada gençlerin kendilerini doğru ifade edemediğinden yakınan yazar, önce eleştiriyi kabul ediyor ancak asıl sorunun gençlere yeterli örnek sunulmaması olduğunu vurguluyor. “Hangi nazım yahut nesir örneğini öğrettik ki cümlelerinin ağırlıklı olmasını isteyelim?” sorusuyla, asıl çözümün uygun örnekler sunmak olduğu açıkça belirtiliyor. Şimdi şıkları bu bakış açısıyla tek tek değerlendirelim:

  • A şıkkı: “Gençlere iyi yazı örneklerini vermek gerekir.” Parçanın ana fikri tam olarak budur. Yazar, okunacak eserlerin seçkin olması gerektiğini, örneklerin gençlerin ifade gücünü geliştireceğini savunur.
  • B şıkkı: “Gençlerin iyi yetişmemesinde büyükler de suçludur.” Yazar eleştiri yapıyor olsa da, odak nokta yetişkinleri suçlamak değil; hangi eserlerin okutulduğu ve örnek sunulduğudur. Dolayısıyla bu şık, ana düşünceyi yansıtmaz.
  • C şıkkı: “Gençlerin seçkin yazarları okuması gerekir.” Bu ifade kısmen doğru olsa da, asıl vurgu “öğretilen örnekler” üzerinedir, “okumaları gereken yazarlar” değil. Şık, parçadaki soru cümlesini tam karşılamaz.
  • D şıkkı: “Okumak kendini ifade etmenin tek yoludur.” Parçada okuyarak öğrenmekten söz edilse de, “tek yol” vurgusu yoktur; daha ziyade doğru örneklerle öğrenme üzerinde durulur.

Bu nedenle, parçanın ana düşüncesini en eksiksiz ifade eden seçenek “A” şıkkıdır.

14 Belki on yaşındaydım, belki on bir. Köyümüze yeni açılan ilkokula devam etmeye başladım. Sınıfa daha ilk girişte gözlerinin içi gülen birisiyle karşılaştım. Bu bizi eğitecek öğretmenimizmiş, biraz sonra anladım. Günler geçiyor onun hâl ve hareketleri beni büyülüyordu. Kısa zamanda artık onun gibi konuşan, onun gibi oturup kalkan biri olmuştum. İnsanlara kızılmayacağım, kusurların yüze vurulmayacağını ben hep ondan öğrendim.

Bu parçanın bütününde yazar neden söz etmektedir?

  • İlkokul öğretmeninin onu çok sevdiğinden
  • Öğretmenlerine karşı saygı duyduğundan
  • Köy öğretmenlerinin sevecen olduğundan
  • Bize her şeyi öğretenin öğretmenler olduğundan

14. Sorunun Çözümü

Bu parçanın bütününde yazar, ilkokul öğretmeninin kişiliğinin ve davranışlarının kendisi üzerindeki eğitici etkisini vurgulamaktadır. Küçük yaşta tanıştığı bu öğretmenin sözleri, tavırları ve insanlara yaklaşımı, yazarın nasıl biri olması gerektiğini öğreten asıl kaynak olduğunu anlatır. Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı: “İlkokul öğretmeninin onu çok sevdiğinden” Parçada öğretmenin sevgi ifadesi doğrudan yer almaz; daha çok öğretmenin davranışlarından ders çıkarıldığı anlatılır.
  • B şıkkı: “Öğretmenlerine karşı saygı duyduğundan” Yazar öğretmenine saygı duyduğunu hissettirir, ancak asıl konu bu saygı değil, öğretmenin öğrettikleri ve model olmasıdır.
  • C şıkkı: “Köy öğretmenlerinin sevecen olduğundan” Metinde yalnızca kendi öğretmeni anlatılır; genel bir “köy öğretmenleri” tanımlaması veya sevecenlik vurgusu yoktur.
  • D şıkkı: “Bize her şeyi öğretenin öğretmenler olduğundan” Parça boyunca yazar, “gözlerinin içi gülen”, “kusurları yüzüne vurmayan” model davranışıyla öğretmenin, insana nasıl davranacağını öğreten gerçek rehber olduğunu anlatır.

Yazar, ilkokul öğretmeninin hem konuşma tarzını hem de insan ilişkilerini modellemesiyle hayat boyu öğrenilecek davranışların kaynağı olduğunu vurguladığından, doğru cevap “D” şıkkıdır.

15 “Türk Bahçesi” diyebileceğimiz bahçelerde, uçsuz bucaksız dağların ve bozkırların hatırasını yaşatan bir estetik hakimdi. Evlerde göçebe çadırlarının hatırasının yaşatılması gibi. Geleneksel Türk evleriyle göçebe çadırı arasındaki benzerlikler, birçok araştırmacı tarafından açık bir şekilde ortaya konulmuştur.

Parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Açıklayıcı anlatım yapılmıştır.
  • Benzetmeden yararlanılmıştır.
  • Öyküleyici bir anlatım kullanılmıştır.
  • Değerlendirme yapılmıştır.

15. Sorunun Çözümü

Bu parçada yazar, “Türk Bahçesi” adıyla anılan estetik anlayışın, hem bozkır ve dağ manzaralarının hem de göçebe kültürünün izlerini evlere taşımadaki başarısını vurgulamaktadır. Metin, bilgi verme ve açıklama amacı güderken, aynı zamanda benzetme ve değerlendirme ögeleri de içerir. Şimdi şıkları inceleyelim:

  • A şıkkı: “Açıklayıcı anlatım yapılmıştır.” Parça, “Türk Bahçesi”nin hangi özellikleri taşıdığını, neden böyle adlandırıldığını ve araştırmacıların bulgularını sunarak okuyucuya bilgi vermektedir. Bu nedenle açıklayıcı anlatım kesinlikle vardır.
  • B şıkkı: “Benzetmeden yararlanılmıştır.” “Evlerde göçebe çadırlarının hatırasının yaşatılması gibi” ifadesi, bir kavramı başka bir kavramla kıyaslayarak somutlaştırma yöntemidir; yani benzetme ögesi kullanılmıştır.
  • C şıkkı: “Öyküleyici bir anlatım kullanılmıştır.” Öyküleyici anlatım, olay örgüsü ve karakter gelişimi içerir. Burada ise ne bir olay anlatılmış ne de bir zaman-akışı oluşturulmuştur; yalnızca bilgi ve düşünce aktarımı mevcuttur. Dolayısıyla öyküleyici anlatım söz konusu değildir.
  • D şıkkı: “Değerlendirme yapılmıştır.” Yazar, “birçok araştırmacı tarafından açık bir şekilde ortaya konulmuştur” diyerek, araştırmacıların görüşlerini aktarmakta ve Türk Bahçesi estetiğinin değerini onaylamaktadır. Bu da bir değerlendirme niteliği taşır.

Görüldüğü gibi metinde açıklayıcı, benzetmeli ve değerlendirmeci anlatım bulunurken, öyküleyici bir yapı yer almadığından doğru cevap “C” şıkkıdır.

16 İlkokuldayken sıra arkadaşımın yazısına çok özenirdim. Tane tane, inci gibi yazardı. Öğretmenimiz onun yazılarını örnek gösterirdi hep. Benim yazım ise çok kötüydü. Benden başka kimse okuyamıyordu yazılarımı. Bu durumu kabullenmedim. Çaba gösterdim, dikkatli yazmaya çalıştım, onlarca silgi tükettim, sonunda amacıma ulaştım. Benim yazım da güzeldi artık. Bu durum öz güvenimi artırdı. İsteyince her işte başarılı olabileceğimi anladım.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  • Başarı sadece çalışılarak elde edilemez.
  • Güzel yazı yazmak yetenek işidir.
  • Çaba gösteren insan, amacına ulaşır.
  • Yazısı güzel olmayanların başka yetenekleri olabilir.

16. Sorunun Çözümü

Soruda, anlatıcı ilkokul yıllarında arkadaşının yazısına özenerek kendi yazısını geliştirmeye çalıştığını ifade etmektedir. Öncelikle, yazısı kötü olduğu için başlarda zorlandığını ve kimsenin yazısını okuyamadığını vurgulamaktadır. Ancak kararlılık ve çaba göstererek yazısını düzelttiğini ve sonunda başarılı olduğunu belirtmektedir.

Bu bilgiler doğrultusunda, “Çaba gösteren insan, amacına ulaşır.” seçeneği doğru cevaptır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:

  • A şıkkı: “Başarı sadece çalışılarak elde edilemez.” ifadesi, metnin ana fikriyle örtüşmemektedir. Çünkü anlatıcı başarısını doğrudan çalışmaya ve çabaya bağlamaktadır.
  • B şıkkı: “Güzel yazı yazmak yetenek işidir.” denmektedir. Ancak metinde anlatıcı başlangıçta yeteneksiz olduğunu düşünse de, çalışarak geliştiğini göstermektedir. Dolayısıyla yetenek değil, çaba ve çalışkanlık vurgulanmaktadır.
  • D şıkkı: “Yazısı güzel olmayanların başka yetenekleri olabilir.” ifadesi, metinde doğrudan ele alınmamaktadır. Metin, kişinin çalışarak yazısını düzelttiğini ve bu sürecin kendisine özgüven kazandırdığını anlatmaktadır.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

17 Uzaksam da bugün senden
Burcu burcu içimde
Duman duman gözümdesin
Her buluta binişimde

Bu dörtlüğün ana duygusu aşağıdakilerden hangisidir?

  • Mutluluk
  • Özlem
  • Çaresizlik
  • Sitem

17. Sorunun Çözümü

Dörtlükte, anlatıcı bir kişiye duyduğu özlemi anlatmaktadır. “Uzaksam da bugün senden” dizesi, anlatıcının sevdiği kişiden ayrı olduğunu ve onu düşündüğünü göstermektedir. “Burcu burcu içimde, duman duman gözümdesin” ifadeleri, bu özlemin yoğun ve derin olduğunu anlatmaktadır. Ayrıca “Her buluta binişimde” dizesi, onun sürekli özlem duyduğunu ve her fırsatta aklına geldiğini göstermektedir.

Bu bilgiler doğrultusunda, “Özlem” anlamına gelen “B” şıkkı doğru cevaptır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:

  • A şıkkı (Mutluluk): Metin sevince veya mutluluğa değil, birine duyulan özleme odaklanmıştır. Mutluluk içeren bir ifadeye rastlanmamaktadır.
  • C şıkkı (Çaresizlik): Anlatıcı, sevdiği kişiye özlem duyuyor olsa da, umutsuzluk veya çaresizlik içinde değildir. Bu nedenle çaresizlik anlamı taşımamaktadır.
  • D şıkkı (Sitem): Metinde bir sitem ya da yakınma yoktur. Anlatıcı özlem duyduğu kişiyi düşündüğünü anlatmaktadır ancak ona kızgınlık veya kırgınlık ifade eden bir söylem kullanmamaktadır.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

18 ‟Ebe Beni Kurda Verme” oyununda ebe, kurt ve sekiz oyuncu bulunur. Sekiz oyuncu, ebenin arkasına dizilip ‟Ebe, beni kurda verme!” diye bağırarak etrafa dağılır. Kurt, bu oyuncuları yakalamaya çalışır. Yakaladığı oyuncuları kendi arkasına dizerek güçlenmeye başlar. Ebenin arkasındaki oyuncular bitene kadar oyun böyle devam eder. Oyuncular, kurdun arkasına dizilince ‟Ebe, sen bizi kurda verdin; sana ceza vereceğiz!” diye bağırır. Ebenin cezası, kurdu sırtına alıp dolaştırmak ve oyuncular tarafından saklanan ayakkabılarını bulmaya çalışmaktır.

Bu parçada ‟Ebe Beni Kurda Verme” oyunuyla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • Nasıl oynandığına
  • Ebeye verilen cezaya
  • Kaç kişiyle oynandığına
  • Kurdun nasıl seçildiğine

18. Sorunun Çözümü

Bu soruda, “Ebe Beni Kurda Verme” oyunu ile ilgili bir açıklama verilmiş ve metinde hangi bilginin eksik olduğu sorulmaktadır. Sorunun çözümü için parçada geçen bilgileri dikkatlice incelemek gereklidir.

  • A şıkkı: “Nasıl oynandığına” değinilmiştir. Parçada oyunun nasıl oynandığı detaylıca anlatılmaktadır.
  • B şıkkı: “Ebeye verilen cezaya” değinilmiştir. Metinde ebe yakalanan oyuncular tarafından cezalandırılır ve kurdu sırtında taşır.
  • C şıkkı: “Kaç kişiyle oynandığına” değinilmiştir. Oyunun sekiz oyuncu, bir ebe ve bir kurttan oluştuğu belirtilmiştir.
  • D şıkkı: “Kurdun nasıl seçildiğine” değinilmemiştir. Metinde kurdun oyun başlangıcında nasıl seçildiğine dair bir bilgi verilmemiştir.

Bu nedenle doğru cevap “D şıkkıdır”.

19 Beden dili, çevremizdeki insanların tavır ve davranışlarını doğru anlamamız konusunda bize ipuçları verir. Çünkü bedenimiz, sözlerimizden çok daha dürüsttür; gerçekte hissettiklerimizi net bir şekilde aktarmaktan çekinmez. Beden, âdeta bir çocuk gibidir. Nasıl ki çocuklar, insanlara doğru haber verir ve doğal davranırsa beden dili de insanın gerçek duygu ve düşüncelerini ortaya koyar.

Bu parçaya getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?

  • Beden Dili Yalan Söylemez
  • Beden Dilinin İncelikleri
  • Beden Dili ve Çocuk
  • Beden Dilinin Türleri

19. Sorunun Çözümü

Bu soruda, beden diliyle ilgili bir metin verilmiş ve bu metne en uygun başlığın ne olacağı sorulmaktadır. Çözüm için seçenekleri tek tek değerlendirelim:

  • A şıkkı: “Beden Dili Yalan Söylemez” ifadesi, metinde anlatılan konuyu en iyi özetleyen başlıktır. Çünkü metinde beden dilinin insanın gerçek duygularını yansıttığı, sözcüklerden daha dürüst olduğu vurgulanmaktadır.
  • B şıkkı: “Beden Dilinin İncelikleri” ifadesi, beden dili hakkında genel bir anlatımı çağrıştırır, ancak metinde incelikler değil, beden dilinin dürüstlüğü vurgulanmaktadır.
  • C şıkkı: “Beden Dili ve Çocuk” ifadesi, konunun yalnızca çocuklarla ilişkili olduğunu düşündürebilir. Oysa metinde beden dilinin her yaştaki insan için geçerli olduğu anlatılmaktadır.
  • D şıkkı: “Beden Dilinin Türleri” ifadesi, beden dili hakkında farklı türlerin anlatıldığını düşündürebilir. Ancak metinde bu türlerden bahsedilmemektedir.

Bu nedenle doğru cevap “A şıkkıdır”.

20 Yeni bir romana başlamadan önce ciddiyetle gözlemlerim toplumu. Şehrin en ücra ve en kalabalık yerlerinde dolaşırım, sokağın nabzını tutarım. Günceli yakalamak isterim. Romanımda ne anlatacağıma sokağın havası karar verir. İnsanlar neyi dert ediniyorlar, neyi önemsiyorlarsa onları alırım romanlarıma.

Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

  • Romanlarınızda, yaşanmış olayları kaleme almanızın nedeni nedir?
  • Yazdığınız romanların toplum tarafından beğenilmesi sizin için önemli midir?
  • Romanlarınızda ele alacağınız konuyu nasıl belirliyorsunuz?
  • Romanlarınızdaki karakterlerin gerçek hayatta karşılıkları var mıdır?

20. Sorunun Çözümü

Bu soruda, yazarın romanlarında ele aldığı konuları nasıl belirlediği sorulmaktadır. Parçada yazarın toplumun farklı kesimlerini gözlemleyerek roman konularını belirlediği anlatılmaktadır. Sokağın havasına, insanların dertlerine ve önem verdikleri meselelere dikkat ederek romanlarını şekillendirdiğini belirtmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda en uygun cevap “C) Romanlarınızda ele alacağınız konuyu nasıl belirliyorsunuz?” şıkkıdır.

Diğer şıkları değerlendirdiğimizde:

  • A) Romanlarınızda, yaşanmış olayları kaleme almanızın nedeni nedir? şıkkı yanlıştır çünkü parçada yazarın yaşanmış olayları kaleme aldığına dair bir bilgi verilmemiştir. Yazarın gözlem yaptığı belirtilmiş, ancak yaşanmış olayları doğrudan yazdığına dair bir ifade yoktur.
  • B) Yazdığınız romanların toplum tarafından beğenilmesi sizin için önemli midir? şıkkı da yanlıştır çünkü yazarın toplum tarafından beğenilip beğenilmemesiyle ilgili herhangi bir görüşü bulunmamaktadır.
  • D) Romanlarınızdaki karakterlerin gerçek hayatta karşılıkları var mıdır? şıkkı da yanlış bir seçenektir çünkü yazarın karakterlerini gerçek kişilerden mi yoksa tamamen hayal gücünden mi oluşturduğu hakkında herhangi bir açıklama yoktur.

Bu nedenle doğru yanıt “C) Romanlarınızda ele alacağınız konuyu nasıl belirliyorsunuz?” şıkkıdır.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz