7. Sınıf Deyimler ve Atasözleri Testi Çöz | Yazılıya Hazırlık
1

Proje ekibi, teslim tarihine yetişebilmek için günlerdir omuz omuza vererek çalışıyor.

Bu cümledeki altı çizili deyimin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

  • Birbirini eleştirmek
  • Dayanışma içinde olmak
  • Sorumluluktan kaçmak
  • Acele karar vermek

Sorunun Çözümü

Deyimler, genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak kendine özgü bir anlam kazanan kalıplaşmış söz öbekleridir.

  • A) “Birbirini eleştirmek” ifadesi, iş birliği değil çatışma veya yargılama içerir; deyimin anlamıyla uyuşmaz.
  • B) Omuz omuza vermek deyimi; bir işi başarmak için birleşmek, yardımlaşmak ve güç birliği yapmak demektir. Cümledeki “teslim tarihine yetişebilmek” amacı da bu birlikteliği destekler.
  • C) “Sorumluluktan kaçmak”, iş yapmamayı ifade eder. Oysa cümlede yoğun bir çalışma söz konusudur.
  • D) “Acele karar vermek”, düşünmeden hareket etmektir. Cümlede vurgulanan hız değil, birlikte yapılan eylemdir.

Cevap: B

2

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, cümlenin anlamına uygun kullanılmamıştır?

  • Ödevlerini zamanında ve eksiksiz yapınca öğretmeni ona gözdağı verdi.
  • Yıllardır görmediği dayısını karşısında bulunca gözlerinin içi güldü.
  • Odasındaki eşyaların izinsiz alındığını duyunca kanı beynine sıçradı.
  • Televizyonun karşısında uyuya kalmış, o sırada içi geçmiş.

Sorunun Çözümü

Deyimler kalıplaşmış sözlerdir ve her durum için özel bir deyim vardır. Anlamına uygun olmayan yerde kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar.

  • A) “Gözdağı vermek” deyimi sonradan verilecek bir cezayı hatırlatarak korkutmak, tehdit etmek anlamındadır. Ödevini yapan başarılı bir öğrenciye öğretmen tehdit savurmaz, bu nedenle kullanım yanlıştır.
  • B) “Gözlerinin içi gülmek” deyimi büyük sevinç duymak, çok mutlu olmak anlamındadır. Sevilen birini görünce yaşanacak duyguyla uyumludur.
  • C) “Kanı beynine sıçramak” deyimi çok öfkelenmek, sinirlenmek anlamındadır. İzinsiz eşya alınması durumunda oluşan öfkeyi doğru ifade eder.
  • D) “İçi geçmek” deyimi istemeden, farkında olmadan kısa süreli uyuyakalmak anlamındadır. Cümledeki durumla tam örtüşmektedir.

Cevap: A

3

Deyimler, anlatıma akıcılık ve çekicilik katan, genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak kendine özgü bir anlam kazanan kalıplaşmış söz öbekleridir. Duygularımızı ifade ederken sıkça deyimlere başvururuz.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “pişmanlık” bildiren bir deyim kullanılmıştır?

  • Yıllar sonra hatasını anladı ve dizini dövmeye başladı.
  • Olayları olduğu gibi anlatmaz, her zaman bire bin katardı.
  • Annesinin uyarılarını kulak ardı ettiği için ıslandı.
  • Cesur bir çocuktu, gözünü daldan budaktan sakınmazdı.

3. Sorunun Çözümü

Soruda bizden “pişmanlık” duygusunu karşılayan deyimi bulmamız istenmektedir. Seçeneklerdeki deyimlerin anlamlarını inceleyelim:

  • A) dizini dövmek: Bu deyim, kaçırılan bir fırsattan veya yapılan yanlış bir işten dolayı duyulan derin üzüntüyü ve pişmanlığı ifade eder. Aradığımız anlam tam olarak budur.
  • B) bire bin katmak: Bu deyim, bir olayı veya durumu abartarak, olduğundan çok daha fazlaymış gibi anlatmak anlamına gelir. Pişmanlık değil, abartma anlamı taşır.
  • C) kulak ardı etmek: Bu deyim, söylenenleri dikkate almamak, önemsememek ve gerekeni yapmamak demektir. Duyarsızlık anlamı vardır.
  • D) gözünü daldan budaktan sakınmamak: Bu deyim, tehlikeli işlere girişmekten çekinmemek, korkusuzca davranmak anlamındadır. Cesaret bildirir.

Cevap: A

4

“Keskin sirke küpüne zarar.” atasözüyle anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  • Öfkesine yenik düşen insan, en büyük zararı kendisine verir.
  • Sert sözler söylemek, insanlarla olan ilişkilerimizi zedeler.
  • Sabırlı davranmak, sorunların çözümünü her zaman kolaylaştırır.
  • Maddi değeri olmayan şeyler için üzülmek gereksizdir.

Sorunun Çözümü

Atasözlerinde kelimeler genellikle mecaz anlamda kullanılır; burada somut nesneler (sirke, küp) insan davranışlarını (öfke, beden/ruh) simgeler.

  • A) “Keskin sirke” çok öfkeli olmayı, “küp” ise o öfkeyi taşıyan kişiyi temsil eder. Öfke, sahibini yıpratır. Atasözünün tam karşılığı budur.
  • B) Öfkenin ilişkilere zarar verdiği doğru bir bilgidir ancak bu atasözünün odağı “çevre” değil, kişinin kendisidir (küp).
  • C) Cümlede sabırdan değil, öfkenin sonucundan bahsedilmektedir.
  • D) Atasözünün maddiyatla veya eşyayla bir ilgisi yoktur, tamamen psikolojik bir durumu anlatır.

Cevap: A

5

Varlık ve refah içindeyken çevremiz insanla dolup taşar. Herkes bizimle dost olduğunu söyler, yüzümüze güler. Ne zaman ki işler ters gider, maddi veya manevi sıkıntılar baş gösterir; işte o vakit etrafımızdaki o yapay kalabalık bir anda dağılır. Geriye sadece bizi gerçekten seven, vefalı insanlar kalır.

Bu metinde anlatılan durumu en iyi özetleyen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Dost başa bakar, düşman ayağa.
  • Dost kara günde belli olur.
  • Ak akçe kara gün içindir.
  • Her çok azdan olur.

Sorunun Çözümü

Atasözleri, uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikteki sözlerdir. Metinde “zor zamanlarda gerçek dostların ortaya çıkması” vurgulanmıştır.

  • A) Bu söz, dostun yüzümüze (niyetimize), düşmanın ise kusurumuza (ayağımıza) baktığını anlatır. Konuyla ilgisi zayıftır.
  • B) Dost kara günde belli olur atasözü; iyi günlerde herkesin dost görünebileceğini, ancak gerçek dostluğun sıkıntılı (kara) günlerde yapılan yardımlaşma ile anlaşılacağını ifade eder. Metinle birebir örtüşür.
  • C) Bu söz, maddi birikimin (paranın) zor zamanlarda harcanmak için saklanması gerektiğini öğütler. Dostlukla değil, tasarrufla ilgilidir.
  • D) Bu söz, birikimin önemini ve az olan şeylerin zamanla çoğalabileceğini anlatır.

Cevap: B

6

“Ani bir tehlike veya üzücü haber karşısında ne yapacağını bilemeyip çok telaşlanmak, eli ayağına dolaşmak.”

Açıklamayı tam olarak karşılayan deyim aşağıdakilerden hangisidir?

  • Etekleri zil çalmak
  • Etekleri tutuşmak
  • Etek öpmek
  • Başına çorap örmek

Sorunun Çözümü

Soruda verilen tanım “telaş, panik ve korku” halini ifade etmektedir. Deyimlerin anlamlarını inceleyerek bu duygu durumunu karşılayan seçeneği bulmalıyız.

  • A) “Etekleri zil çalmak” deyimi çok sevinmek, içi içine sığmamak anlamındadır. Telaş değil, mutluluk bildirir.
  • B) “Etekleri tutuşmak” deyimi çok telaşlanmak, paniklemek anlamındadır. Verilen açıklamayla birebir örtüşmektedir.
  • C) “Etek öpmek” deyimi birine saygı göstermek veya birinden menfaat sağlamak için yaranmaya çalışmak anlamındadır.
  • D) “Başına çorap örmek” deyimi bir kimseye haberi olmadan tuzak kurmak, kötülük yapmak anlamındadır.

Cevap: B

7

Bir çocuk, davranışları ve karakteri bakımından genellikle anne ve babasına benzer. Ailesindeki özellikler onda da görülür. Kişi ne kadar değişirse değişsin, köklerinden gelen temel nitelikleri yansıtmaya devam eder.

Bu açıklamayı en iyi karşılayan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Üzüm üzüme baka baka kararır.
  • Ağaç yaşken eğilir.
  • Armut dibine düşer.
  • İşleyen demir ışıldar.

7. Sorunun Çözümü

Soruda, bir kişinin ailesine ve atalarına benzer özellikler taşıdığı, karakterinin ailesinden izler barındırdığı anlatılmaktadır. Şıkları buna göre değerlendirelim:

  • A) Üzüm üzüme baka baka kararır: Bu atasözü, kişilerin bir arada bulundukları arkadaşlarından ve çevrelerinden etkilenerek huylarının değişmesini anlatır. Doğuştan gelen benzerliği değil, sonradan kazanılan etkileşimi ifade eder.
  • B) Ağaç yaşken eğilir: İnsanın eğitiminin küçük yaşlarda daha kolay ve kalıcı olacağını belirtir. Konumuz olan “soya çekim” ile ilgisi yoktur.
  • C) Armut dibine düşer: Bir kişinin soyuna, ailesine benzeyeceğini; anne ve babasının özelliklerini taşıyacağını ifade eden en uygun atasözüdür. Nasıl meyve ağacın dibine düşerse, çocuk da ailesinin yanına (karakterine) düşer.
  • D) İşleyen demir ışıldar: Çalışan kişinin hem becerisinin artacağını hem de daha yararlı hale geleceğini anlatır. Çalışkanlık konusunu işler.

Cevap: C

8

Çam devirmek” deyiminin açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

  • Zorlu bir engeli güç kullanarak aşmak.
  • Farkında olmadan karşısındakini üzecek söz söylemek.
  • Bir işi yaparken çok büyük gürültü çıkarmak.
  • Çevresindeki insanlara sürekli yardım etmek.

Sorunun Çözümü

Deyimler genellikle gerçek anlamlarından uzaklaşarak bir durumu ifade ederler. “Çam devirmek” fiziksel bir eylem değil, iletişimsel bir hatadır.

  • A) “Devirmek” kelimesi güç çağrışımı yapsa da deyim fiziksel kuvvetle ilgili değildir.
  • B) Deyim, niyet kötü olmasa bile yersiz ve patavatsızca konuşarak kalplerin kırılmasını anlatır. (Benzeri: Pot kırmak).
  • C) Gürültü veya dağınıklıkla bir ilgisi yoktur.
  • D) Yardımseverlik olumlu bir durumdur; bu deyim ise olumsuz bir durumu (gaf yapmayı) ifade eder.

Cevap: B

9

Okulun satranç turnuvasında herkes, geçen yılın şampiyonu olan 8. sınıf öğrencisinin kazanacağını düşünüyordu. Ancak köşede sessizce oturan ve kimsenin tanımadığı 5. sınıf öğrencisi Arda, yaptığı harika hamlelerle maçı kazandı ve herkesi hayrete düşürdü.

Bu metinde anlatılan durumu en iyi ifade eden atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Akıl yaşta değil, baştadır.
  • Ummadığın taş baş yarar.
  • İşleyen demir pas tutmaz.
  • Ağaç yaşken eğilir.

Sorunun Çözümü

Atasözleri, yaşanan olayları ve tecrübeleri kısa ve özlü bir şekilde ifade eder. Metinde, kimsenin ihtimal vermediği bir kişinin (Arda’nın) beklenmedik büyük bir başarı kazanması anlatılmaktadır.

  • A) “Akıl yaşta değil, baştadır” sözü, zekanın yaşla ilgisi olmadığını söyler. Metinle uyumlu gibi görünse de metindeki asıl vurgu zeka değil, beklenmedik etkidir. Bu şık güçlü bir çeldiricidir.
  • B) Ummadığın taş baş yarar atasözü; küçük, önemsiz veya yetersiz görülen kimselerin, hiç beklenmedik zamanlarda çok büyük işler başarabileceğini anlatır. Metindeki olayla birebir örtüşmektedir.
  • C) “İşleyen demir pas tutmaz”, çalışmanın insanı zinde tutacağını ve yeteneklerini geliştireceğini anlatır.
  • D) “Ağaç yaşken eğilir”, eğitimin küçük yaşta verilmesi gerektiğini öğütler.

Cevap: B

10

Meyveli ağacı taşlarlar.

Atasözünün içerdiği anlamı en iyi açıklayan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

  • Meyve veren ağaçların dalları kırılmamalı, korunmalıdır.
  • Bilgili, becerikli ve başarılı kimseler kıskanılır, eleştirilir.
  • İnsanlar çıkarları biten kişilerle dostluğunu hemen keser.
  • Başarılı olmak için büyük zorluklara göğüs germek gerekir.

Sorunun Çözümü

Atasözlerinde kelimeler genellikle mecaz anlamda kullanılır. Bu atasözünde “meyveli ağaç” topluma yararlı olan başarılı insanı, “taşlamak” ise yapılan eleştiri ve saldırıları temsil eder.

  • A) Bu seçenek atasözünün sadece gerçek anlamını ifade eder. Atasözleri öğüt verici mecaz anlam taşımalıdır.
  • B) Toplumda öne çıkan, işini iyi yapan kişilerin çekemeyenlerce sataşmaya uğradığını anlatır. Atasözünün mecaz anlamını tam olarak karşılar.
  • C) Bu cümle “köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek” gibi menfaat ilişkilerini anlatır, verilen atasözüyle ilgisi yoktur.
  • D) Bu cümle “zahmetsiz rahmet olmaz” gibi çalışmanın zorluğunu anlatır, ancak sorudaki atasözü dışarıdan gelen tepkilerle ilgilidir.

Cevap: B

11

Deyimler genellikle gerçek anlamından az çok ayrılarak kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Ancak dilimizde her söz grubu deyim değildir; bazıları sadece bir eylemi anlatan birleşik fiillerdir.

Buna göre, aşağıdaki seçeneklerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?

  • Göze girmek
  • Gözden düşmek
  • Gözlem yapmak
  • Göze batmak

11. Sorunun Çözümü

Soruda, seçeneklerden hangisinin mecaz anlam taşıyan bir deyim olmadığı, hangisinin gerçek anlamlı bir eylem (birleşik fiil) olduğu sorulmaktadır. Şıkları “göz” kelimesi üzerinden inceleyelim:

  • A) Göze girmek: Bu ifade, “davranışlarıyla birinin sevgisini ve güvenini kazanmak” anlamında mecazidir. Gözün içine fiziksel olarak girmek değil, değer kazanmak kastedildiği için deyimdir.
  • B) Gözden düşmek: Bu ifade, “eskiden duyulan sevgi ve ilgiyi kaybetmek” anlamındadır. Fiziksel bir düşme eylemi değil, itibar kaybı anlatıldığı için deyimdir.
  • C) Gözlem yapmak: Bu ifade, “bir olayı veya varlığı dikkatlice incelemek” anlamına gelir. Kelimeler kendi gerçek anlamlarını korumaktadır. Mecaz bir anlam taşımadığı için deyim değil, birleşik fiildir.
  • D) Göze batmak: Bu ifade, “uygunsuz davranışlarıyla dikkat çekmek veya tedirginlik yaratmak” anlamında mecazidir. Deyimdir.

Cevap: C

12

Ağzını bıçak açmamak” deyimi aşağıdaki durumlardan hangisini ifade etmek için kullanılır?

  • Beklediği güzel haberi alınca çok sevinmek.
  • Bir sırrı hiç kimseye söylememek.
  • Üzüntü veya kırgınlık sebebiyle hiç konuşmamak.
  • Karşısındakini dikkatlice dinlemek.

Sorunun Çözümü

Deyimler, duygusal durumları somutlaştırarak anlatır. “Ağzını bıçak açmamak”, dudakların birbirine kilitlendiği derin bir suskunluk hâlidir.

  • A) Sevinç durumunda “ağzı kulaklarına varmak” deyimi kullanılır.
  • B) Sır saklamak için “ser verip sır vermemek” deyimi uygundur.
  • C) Bu deyim, kişinin yaşadığı derin üzüntü, yas veya küskünlük nedeniyle ağzını açıp tek kelime etmemesini anlatır. Doğru tanım budur.
  • D) Dinlemek, “can kulağıyla dinlemek” deyimiyle ifade edilir. Suskunluk ile dinlemek farklıdır.

Cevap: C


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
    (Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
    Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.8.3.5.)
    Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık
    7. Sınıf Türkçe Deyimler ve Atasözleri Hakkında Sıkça Sorulanlar
    Deyim ve atasözü arasındaki en temel fark nedir?
    Aslında ayrım çok nettir: Atasözleri genel bir kural veya öğüt verir (Damlaya damlaya göl olur). Deyimler ise o anki durumu anlatır ve genellikle öğüt vermez (Etekleri zil çalmak). Yani biri ders verir, diğeri durumu resmeder.
    Deyimlerdeki kelimelerin yerini değiştirebilir miyim?
    Hayır, kesinlikle değiştiremezsin. Çünkü bunlar “kalıplaşmış” sözlerdir. Örneğin “Ayıkla pirincin taşını” yerine “Ayıkla bulgurun taşını” diyemezsin. Bunu yaparsan sınavda anlatım bozukluğu hatası olarak puan kaybedersin.
    Mecaz anlamlı deyimleri nasıl kolayca bulabilirim?
    Genellikle okuduğunda mantığına uymuyorsa, orada mecaz vardır. Mesela “Gözden düşmek” deyiminde kimse gerçekten gözden aşağı düşmez. Bu tip mantık dışı ama anlamlı ifadeleri gördüğünde mecaz olduğunu hemen anlayabilirsin.
    Bu testteki sorular okul yazılılarında çıkar mı?
    Evet, testimizi hazırlarken tam olarak bunu hedefledik. Öğretmenlerin 7. sınıf Türkçe 1. ve 2. yazılı sınavlarında en sık sorduğu, MEB müfredatına en uygun soru tiplerini seçtik ki sınavda karşına tanıdık sorular çıksın.
    Soruların zorluk seviyesi nedir, çok mu zor?
    Sorularımız “öğretici” seviyeden başlayıp “seçici” sorulara doğru gidiyor. Yani ne çok kolay ne de çözülemeyecek kadar zor. Amacımız seni sadece iyi hissettirmek değil, gerçek sınav başarısına hazırlamak olduğu için orta-zor dengesini kurduk.
    Testi bitirdikten sonra yanlışlarımı görebilir miyim?
    Tabii ki! Testi bitir butonuna bastığında anında sonuç ekranı gelir. Hangi soruyu yanlış yaptığını, doğru cevabın ne olduğunu ve konunun püf noktasını detaylıca inceleyebilirsin.

    One Comment

    Bir Yorum Yaz