7. Sınıf Zor ve Yeni Nesil Deyimler Testi | LGS Provası
1

”Kandırmak veya yanıltmak amacıyla bir şeyin kusurlarını örtbas edip onu iyiymiş gibi göstermek, gösterişle aldatmak.”

Anlamı verilen deyim aşağıdakilerden hangisidir?

  • Göze girmek
  • Göz boyamak
  • Göz yummak
  • Gözdağı vermek

Sorunun Çözümü

Deyimlerin mecaz anlamlarını doğru ayırt etmek gerekir.

  • A) Davranış ve yetenekleriyle ilgi ve sevgi kazanmak anlamına gelir.
  • B) Kusurları kapatıp iyiymiş gibi göstererek kandırmak, aldatmak anlamına gelir.
  • C) Bir kusuru veya suçu görmezlikten gelmek anlamına gelir.
  • D) Sonradan yapılacak bir kötülüğü hatırlatarak korkutmak anlamına gelir.

Cevap: B

2

Türkçemizde “baş” kelimesiyle oluşturulmuş pek çok deyim vardır. Bu deyimler, günlük hayatta karşılaştığımız durumları ifade etmede oldukça zengindir.

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde “baş” kelimesiyle kurulan deyimin anlamı yanlış verilmiştir?

  • Başına çorap örmek: Bir kimseye, haberi olmadan felakete uğratacak bir düzen kurmak.
  • Başına kakmak: Yapılan bir iyiliği yüzüne vurarak o kişiyi incitmek.
  • Başını kaşıyacak vakti olmamak: Bir konuda çok kararsız kalıp ne yapacağını bilememek.
  • Başı göğe ermek: İstediği bir iş olduğu için beklenmedik, büyük bir sevince kavuşmak.

Sorunun Çözümü

Deyimlerin kalıplaşmış anlamları doğru bilinmelidir; tahmin yoluyla bulunmaya çalışılması yanlışa sürükleyebilir.

  • A) “Başına çorap örmek” deyimi gizli planlar yapmak anlamında doğru açıklanmıştır.
  • B) “Başına kakmak” deyimi yapılan iyiliği hatırlatarak üzmek anlamındadır, doğrudur.
  • C) “Başını kaşıyacak vakti olmamak” deyimi kararsızlığı değil, yapacak çok işi olduğu için zaman bulamamayı (aşırı meşguliyeti) ifade eder.
  • D) “Başı göğe ermek” deyimi aşırı sevinmek anlamındadır, doğrudur.

Cevap: C

3

Atasözlerinin büyük bir kısmı mecaz anlam taşır; yani sözcükler gerçek anlamlarından sıyrılarak derin, soyut bir kavramı karşılar. Ancak bazı atasözleri sadece gerçek anlamlarıyla kullanılır ve doğrudan öğüt verir.

Buna göre aşağıdaki atasözlerinden hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?

  • Rüzgâr eken fırtına biçer.
  • Son pişmanlık fayda etmez.
  • Meyveli ağacı taşlarlar.
  • Körle yatan şaşı kalkar.

Sorunun Çözümü

Atasözlerinde mecaz anlam, sözcüğün sözlük anlamından uzaklaşarak yeni bir kavramı karşılamasıdır; gerçek anlamlı atasözleri ise doğrudan mesaj verir.

  • A) “Kötülük yapan, çok daha sert bir karşılık görür” anlamında mecazlıdır. Tarım ile ilgisi yoktur.
  • B) “İş işten geçtikten sonra üzülmenin sonucu değiştirmeyeceği” anlamında gerçek anlamlıdır. Sözcükler kendi anlamındadır.
  • C) “Bilgili, başarılı ve hünerli kişilere sataşan, onları çekemeyen çok olur” anlamında mecazlıdır. Ağaç ve taş ile ilgisi yoktur.
  • D) “Değersiz, kötü kimselerle arkadaşlık eden; onlardan kötü huylar kapar” anlamında mecazlıdır. Fiziksel engelle ilgisi yoktur.

Cevap: B

4

İnsanlar genellikle kendilerine verilen öğütleri pek dikkate almazlar, kendi bildiklerini okumaya devam ederler. Ancak başlarına gelen üzücü veya kötü bir olay, onlara gerçeği öyle bir öğretir ki bu tecrübe, daha önce kendilerine söylenen binlerce uyarıdan çok daha etkili olur.

Paragrafta anlamı verilen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Lafla peynir gemisi yürümez.
  • Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
  • Bir musibet bin nasihatten yeğdir.
  • Öfkeyle kalkan zararla oturur.

Sorunun Çözümü

Soruda, sözlü uyarıların (nasihat) bazen etkisiz kaldığı ancak yaşanan kötü bir tecrübenin (musibet) çok daha öğretici olduğu vurgulanmıştır.

  • A) Sadece konuşarak bir işin başarılamayacağını anlatır.
  • B) Kötü bir olaydan sonra kişinin aşırı tedbirli olmasını anlatır; burada odak noktası “ders almak” değil “tedbir”dir.
  • C) “Musibet” (kötü olay), bin tane “nasihatten” (öğütten) daha iyidir (yeğdir) anlamıyla paragrafla birebir örtüşür.
  • D) Öfkenin sonucunda kişinin kendine zarar vereceğini anlatır.

Cevap: C

5

Deyimler, anlatıma akıcılık ve çekicilik katan, genellikle mecaz anlamlı söz öbekleridir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmıştır?

  • Tut ki sınav beklediğinden kötü geçti, ne yaparsın?
  • Bahçedeki kurumuş yaprakları rüzgar savuruyordu.
  • Bu karmaşık problemi çözmek için epey kafa patlattı.
  • Toplantı saati gelmesine rağmen henüz kimse gelmemişti.

Sorunun Çözümü

Deyimler, sözcüklerin gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlamı ifade eder.

  • A) “Tut ki” ifadesi varsayım belirtir, deyim değildir.
  • B) Cümledeki tüm sözcükler gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
  • C) “Kafa patlatmak”, bir konu üzerinde çok düşünmek ve zihni yormak anlamında kullanılan bir deyimdir.
  • D) Cümlede mecaz anlamlı bir kalıplaşmış söz yoktur.

Cevap: C

6

“Mahallemizdeki eski parkın yenilenmesi gerektiğini düşünen gençler, belediyeden izin alır almaz hiç vakit kaybetmeden kolları sıvadı.”

Bu cümledeki “kolları sıvamak” deyiminin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

  • Bir işi yapmaya güçlü bir istekle hazırlanmak, girişmek.
  • Yapılacak işin zorluğundan dolayı başkalarından yardım istemek.
  • Bir konu hakkında detaylı düşünmeden acele karar vermek.
  • Çevresindeki olaylara karışmaktan özellikle kaçınmak.

Sorunun Çözümü

Deyimler, cümle içindeki bağlama göre değerlendirildiğinde anlamları daha net ortaya çıkar.

  • A) “Kolları sıvamak” (veya paçaları sıvamak), bir işe girişmek için hazırlanmak ve istekli olmak anlamına gelir. Cümledeki bağlama uygundur.
  • B) Yardım istemekle ilgili değildir, bizzat eyleme geçmeyi ifade eder.
  • C) Acelecilikten çok, hazırlıklı ve istekli olmayı anlatır.
  • D) Kaçınmak değil, tam tersine işin içine girmek anlamındadır.

Cevap: A

7

Yeterli bilgi birikimi ve tecrübesi olmayan kişiler, önemli görevlerde kalıcı başarı sağlayamazlar. Bir başkasının desteğiyle bir yere kadar gelseler bile, içleri boş olduğu için kendi ayakları üzerinde duramaz ve kısa sürede yıkılırlar.

Bu durumu en iyi özetleyen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Boş çuval dik durmaz.
  • Sakla samanı, gelir zamanı.
  • Hamama giren terler.

Sorunun Çözümü

Verilen metinde, niteliksiz ve bilgisiz kişilerin bir konumda kalıcı olamayacağı, kendi öz değerleri yoksa dış destekle başarıya ulaşamayacakları vurgulanmıştır.

  • A) “Küçük birikimlerin zamanla büyük değerlere dönüşeceğini” anlatır. Tasarruf konuludur.
  • B) “İçinde bir şey bulunmayan çuvalın ayakta duramayacağı gibi, bilgisiz ve yeteneksiz kişi de tutunamaz” anlamında paragrafı karşılar.
  • C) “Gereksiz görülen şeylerin ileride lazım olabileceğini” anlatır. İhtiyat konuludur.
  • D) “Bir işe girişen kişinin, o işin zorluklarını ve sıkıntılarını göze alması gerektiğini” anlatır.

Cevap: B

8

Kullanılmayan, bir köşeye atılan aletler zamanla paslanır ve işlevini yitirir. İnsanlar da tıpkı bu aletler gibidir. Tembellik eden, zihnini ve yeteneklerini kullanmayan kişiler zamanla körelir. Oysa sürekli çalışan, üreten, kendini geliştiren insanlar hem bedenen hem de zihnen her zaman dinç ve parlak kalırlar.

Bu parçada anlatılan düşünceyi en iyi karşılayan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Demir tavında dövülür.
  • İşleyen demir ışıldar.
  • Meyveli ağacı taşlarlar.
  • Keskin sirke küpüne zarardır.

Sorunun Çözümü

Paragrafta, çalışmanın insanı canlı tuttuğu, tembelliğin ise insanı körelttiği vurgulanmıştır.

  • A) Her işin yapılması gereken en uygun bir zamanı olduğunu belirtir.
  • B) “İşleyen demir ışıldar” atasözü; çalışmanın insanı paslanmaktan (körelmekten) kurtardığını, kişiye değer ve beceri kattığını ifade eder.
  • C) Başarılı ve bilgili insanların kıskanıldığını, eleştirildiğini anlatır.
  • D) Öfkenin başkalarından çok, öfkelenen kişiye zarar vereceğini anlatır.

Cevap: B

9

Deyimler, genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak kendine özgü bir anlam kazanan kalıplaşmış söz öbekleridir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?

  • Sürekli yalan söyleyince herkesin gözünden düştü.
  • Ödevini evde unuttuğunu fark edince etekleri tutuştu.
  • Öğretmenin anlattığı konuya sınıfça kulak kesildik.
  • Kütüphanedeki kitapları türlerine göre raflara dizdi.

Sorunun Çözümü

Deyimlerin varlığı, sözcüklerin mecaz anlam kazanıp kalıplaşmasıyla tespit edilir.

  • A) “Gözden düşmek” (Değerini yitirmek) deyimdir.
  • B) “Etekleri tutuşmak” (Çok telaşlanmak) deyimdir.
  • C) “Kulak kesilmek” (Çok dikkatli dinlemek) deyimdir.
  • D) Cümledeki tüm sözcükler gerçek anlamıyla kullanılmıştır, herhangi bir deyim yoktur.

Cevap: D

10

Deyimler, anlatıma akıcılık ve çekicilik katan, genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış kalıplaşmış söz öbekleridir. Ancak deyimlerin yanlış yerde kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde deyimin açıklaması yanlış verilmiştir?

  • Kulak kabartmak: Konuşulanları, belli etmemeye çalışarak gizlice dinlemek.
  • Gözdağı vermek: Sonradan yapılacak bir kötülüğü hatırlatarak birini korkutmak, tehdit etmek.
  • Çantada keklik: Elde edilmesi çok kolay olan veya garanti görülen durumlar.
  • İpe un sermek: Bir işi en ince ayrıntısına kadar titizlikle araştırmak, incelemek.

Sorunun Çözümü

Deyimlerin anlamlarını doğru bilmek, onları cümle içinde yerinde kullanmak için şarttır.

  • A) “Kulak kabartmak” gizlice dinlemektir, açıklama doğrudur.
  • B) “Gözdağı vermek” tehdit etmek anlamındadır, açıklama doğrudur.
  • C) “Çantada keklik” kolay elde edilir anlamındadır, açıklama doğrudur.
  • D) “İpe un sermek” deyimi titizlenmek değil; bir işi yapmamak için çeşitli bahaneler uydurmak, güçlük çıkarmak anlamındadır. Titizlikle incelemek “Kılı kırk yarmak” deyimiyle karşılanır.

Cevap: D

11

Atasözleri ve deyimler, yüzyıllar içinde son şeklini almış kalıplaşmış sözlerdir. Bu yüzden bir sözcüğün yerine -eş anlamlısı bile olsa- başka bir kelime getirilemez. Bu durum anlatım bozukluğuna yol açar.

Buna göre aşağıdaki atasözlerinin hangisinde kurala aykırı bir kullanım vardır?

  • Rüzgâr eken fırtına biçer.
  • Öfkeyle kalkan zararla oturur.
  • Tatlı dil, yılanı toprağından çıkarır.
  • Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

Sorunun Çözümü

Atasözlerinde geçen kelimeler değiştirilemez, kalıp bozulamaz. Sözcüğün anlamı uygun olsa bile orijinal ifade esastır.

  • A) Orijinal ve doğru kullanımdır.
  • B) Orijinal ve doğru kullanımdır.
  • C) Atasözünün aslı “Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır” şeklindedir. “Delik” yerine “toprak” kelimesinin kullanılması kural hatasıdır.
  • D) Orijinal ve doğru kullanımdır.

Cevap: C

12

  1. İnsan kendi çevresinde, kendi yurdunda daha çok ağırlığa sahiptir; orada sözü daha çok dinlenir.
  2. Tembel tembel oturan değil; sürekli çalışan, hareket eden, gayret gösteren insan gelişir ve değer kazanır.
  3. Sürekli iş veya yer değiştiren kimse, bir düzen tutturamaz; ne mal mülk ne de saygınlık kazanabilir.
  4. Gerçek değeri olan nitelikli bir kişi, bulunduğu mevkiden daha alt bir konuma düşse de kıymetinden bir şey kaybetmez.

Yukarıdaki numaralanmış açıklamalardan hangisi “Yuvarlanan taş yosun tutmaz.” atasözüne aittir?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

Sorunun Çözümü

Soruda verilen atasözü, istikrarın (sürekliliğin) önemini vurgular.

  • A) “Taş yerinde ağırdır” atasözünün anlamıdır.
  • B) “İşleyen demir ışıldar” atasözünün anlamıdır. (Genellikle bu şıkla karıştırılır ancak burada hareketin olumlu yönü vurgulanmıştır).
  • C) “Yuvarlanan taş yosun tutmaz” atasözü; sürekli yer veya iş değiştiren kişinin bir birikim (yosun) yapamayacağını ve tutunamayacağını ifade eder.
  • D) “Altın yere düşmekle pul olmaz” atasözünün anlamıdır.

Cevap: C


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
    (Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
    Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.8.3.5.)
    Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık
    7. Sınıf Zor ve Yeni Nesil Deyimler Testi Hakkında Merak Edilenler
    Mantık ve muhakeme içeren deyim sorularında nasıl bir yol izlemeliyim?
    Bu tip sorularda deyimin anlamını bilmek yetmez, verilen olay örgüsüyle eşleştirmen gerekir. Önce hikayenin “duygusunu” (pişmanlık, sitem, sevinç vb.) bul, sonra şıklardaki deyimlerin duygusuyla eşleştir. Mantık hatası yapmamak için deyimi gerçek anlamıyla düşünme, mecazına odaklan.
    Paragraf içine gizlenmiş deyimleri bulurken nelere dikkat etmeliyim?
    Yazar genellikle deyimi, paragrafın en can alıcı noktasında, yani “ana fikri” verdiği cümlede kullanır. Eğer paragrafta bir karakterin durumu özetleniyorsa (örneğin; çok sinirlendiği anlatılıyorsa) orada “küplere binmek” veya “tepesi atmak” gibi ifadeleri ara.
    Şıklarda birbirine çok yakın anlamlı atasözleri varsa hangisini seçmeliyim?
    Zor sorularda en büyük tuzak budur. “Damlaya damlaya göl olur” birikimi, “Sakla samanı gelir zamanı” tutumluluğu ve tedbiri anlatır. Aradaki o ince farkı (amaç mı, sonuç mu?) sorunun köküne göre belirlemelisin. Genellikle vurgulanan kelime ipucudur.
    Bu testteki sorular okul sınavları için fazla mı zor?
    Dürüst olmak gerekirse, evet standart bir yazılıdan daha zorlayıcıdır. Ancak amacımız seni “kolay” sorularla oyalamak değil, LGS mantığına ve bursluluk sınavlarındaki “eleyici” sorulara hazırlamak. Bu testi çözebiliyorsan, okul sınavlarında zorlanman imkansız.
    Yeni nesil sorulara alışık değilim, çözebilir miyim?
    Başta biraz zorlanabilirsin ama pes etme. Sorularımız görsel yorumlama ve grafik okuma becerilerini geliştirmek için tasarlandı. Yanlış yapsan bile çözüm açıklamalarını okuyarak “yeni nesil soru mantığını” kısa sürede kapabilirsin.
    7. Sınıfta bu kadar zor soru çözmek 8. sınıf için gerekli mi?
    Kesinlikle! 8. sınıf LGS Türkçe konularının temeli 7. sınıfta atılır. Şimdiden “sözel mantık” ve “uzun paragraf” disiplinine alışırsan, seneye rakiplerin paragraf okurken sıkılırken sen soruları yarı sürede bitirirsin.

    Bir Yorum Yaz