6. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam 1. Test – (Çok Anlamlılık)

1 Bir ışık kaynağının önüne saydam(I) (İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan cisim) olmayan bir nesne(II) (Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık) koyduğumuzu düşünün. Bu nesne ile ışığın izleyeceği yol üzerinde bir engel oluşturmuş oluruz. Işığın bir bölümü(III) (Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım) bu engeli(IV) (Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan enerji) geçemediğinden nesnenin arkasındaki herhangi bir yüzeye ulaşamaz.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisinin anlamı yay ayraç içerisinde yanlış verilmiştir?

  • I
  • II
  • III
  • IV

1. Sorunun Çözümü

Bu soruda, parçada geçen numaralanmış kelimelerin anlamlarının doğruluğu sorgulanmaktadır. Soruda verilen kelimelerin anlamları şu şekildedir:

  • I. Saydam: İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan cisim.
  • II. Nesne: Belli bir ağırlığı, hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık.
  • III. Bölüm: Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.
  • IV. Engel: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan enerji.

Bu tanımlardan **IV. Engel** kelimesine verilen anlamın hatalı olduğu görülmektedir. Engel kelimesi, “bir şeyin ilerlemesini, hareketini veya oluşumunu önleyen durum veya nesne” anlamında kullanılır. Ancak burada “cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan enerji” şeklinde bir açıklama yapılmıştır ki bu tanım, **”ışık”** kelimesinin anlamı olmalıdır. Dolayısıyla, yanlış tanımlanan kelime “IV. Engel”dir.

Diğer şıklar doğru tanımlandığı için, **doğru cevap “D” şıkkıdır.**

2 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?

  • Ortalığı ayağa kaldırdı, bağırıp çağırarak.
  • O kadar üzüldü ki saçını başını yoldu.
  • Hastalanınca tüm işleri yarına bıraktı.
  • Tüm kapılar yüzüne kapandı.

2. Sorunun Çözümü

Aşağıdaki soruda amaç, “deyim” adı verilen, anlamı kelimelerin tek tek karşılıklarından farklı olan, yerleşik kalıpları tanımaktır. Doğru cevap C şıkkıdir çünkü orada kullanılan ifade, doğrudan sözlük anlamıyla bağdaştırılabilir ve kalıplaşmış bir deyim niteliği taşımaz.

  • A şıkkı: “Ortalığı ayağa kaldırdı” ifadesi bir deyimdir. Burada gerçek anlamıyla insanların ayaklarının havaya kalkması söz konusu olmayıp, “büyük bir kargaşa çıkardı” anlamı vardır.
  • B şıkkı: “Saçını başını yolmak” deyimi, aşırı üzüntü ve çaresizlik durumunu anlatmak için kullanılır. Burada da kelimelerin yüzeysel anlamı değil, yerleşik mecazi anlamı öne çıkar.
  • C şıkkı (Doğru): “Hastalanınca tüm işleri yarına bıraktı.” cümlesi, doğrudan sözcüklerin gerçek anlamına uygundur. Burada özel bir kalıplaşmış mecaz veya deyimsel yapı yoktur.
  • D şıkkı: “Tüm kapılar yüzüne kapandı” ifadesi de mecaz anlam taşır; gerçek anlamda kapılar birinin yüzüne fiziksel olarak kapanmaz, burada “tüm fırsatların kapandığını” anlatan bir deyimdir.

Bu nedenle, C şıkkındaki cümlede herhangi bir deyimsel kullanım bulunmadığından, doğru cevap C olarak belirlenir.

3 ” Bu okula başlayalı aşağı yukarı beş yıl oldu. ”

Yukarıdaki cümlede altı çizili ikilemenin cümleye kattığı anlam aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

  • Yaklaşık olarak on yıldır bu işi yapıyor.
  • Yıllardan beri bana mektup yazmıyor.
  • Bu araba taş çatlasa on milyar eder.
  • İlk günden beridir ondan hoşlanıyorum.

3. Sorunun Çözümü

Bu soruda altı çizili “aşağı yukarı” ikilemesi, bir zaman ifadesinin kesin olmaksızın yaklaşık olarak belirtildiğini gösterir. Yani cümlede “kesin olarak beş yıl” demek yerine “yaklaşık beş yıl” ifadesi kullanılmıştır. Doğru cevap A şıkkıdır çünkü orada da benzer bir yaklaşık anlamı taşıyan ikileme yer alır.

  • A şıkkı (Doğru):Yaklaşık olarak on yıldır bu işi yapıyor.” ifadesi, kesin bir süre yerine tahmini bir süre verir ve “aşağı yukarı” ile aynı işlevi görür.
  • B şıkkı: “Yıllardan beri bana mektup yazmıyor.” cümlesi, süreyi belirtir ama bu ifade bir tahmin veya yaklaşık anlamı taşımaz; sadece “çok uzun süredir” anlamındadır.
  • C şıkkı: “Bu araba taş çatlasa on milyar eder.” ifadesi mecazi ve abartılı bir değer belirtir, kesin bir tahmin değil abartılı bir yorumdur. “Aşağı yukarı” ikilemesinin işleviyle örtüşmez.
  • D şıkkı: “İlk günden beridir ondan hoşlanıyorum.” cümlesi süreyi net olarak, “ilk günden itibaren” şeklinde belirtir; burada tahmini veya yaklaşık bir anlatım yoktur.

Özetle, A şıkkındaki “yaklaşık olarak” ifadesi, altı çizili ikilemenin cümleye kattığı belirsizlik ve tahminî süre anlamını aynen taşır. Bu nedenle doğru cevap Adır.

4 Aşağıdaki atasözlerini anlamları bakımından eşleştirdiğimizde hangisi dışta kalır?

  • Ağaç yaprağı ile gürler.
  • Bir elin nesi var iki elin sesi var.
  • El elden üstündür.
  • Yalnız taş duvar olmaz.

4. Sorunun Çözümü

Bu soruda elimizdeki atasözlerinin üçü, birlikte hareket etmenin ve dayanışmanın önemini vurgularken; biri ise üstünlük ve hiyerarşi temasını işler. Bu nedenle, ortak anlam kümesinden farklı olan C şıkkı doğru cevaptır.

  • A şıkkı:Ağaç yaprağı ile gürler.” ifadesi, yaprakların bir arada çıkardığı ses ile ağacın gürlemesi benzetmesiyle birlikten kuvvet doğar anlayışını taşır.
  • B şıkkı:Bir elin nesi var iki elin sesi var.” atasözü, tek başına elde edilemeyecek gücün, birlikte çalışarak elde edildiğini anlatır.
  • C şıkkı (Doğru):El elden üstündür.” sözü, herkesin bir başkasından daha üstün olabileceğini, hiyerarşi ve üstünlük kavramını işler; dayanışma vurgusu yapmaz.
  • D şıkkı:Yalnız taş duvar olmaz.” ifadesi, tek bir taşın duvar oluşturamayacağını, bir arada çalışmanın gerekliliğini simgeler.

Sonuç olarak, dayanışma ve birlikte hareket temasından ayrılan “El elden üstündür” atasözü, doğru cevap olarak C şıkkında yer alır.

5 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ” boyamak ” sözcüğü deyim içinde kullanılmıştır?

  • Duvarları açık renklere boyamışlar.
  • Sözleriyle herkesin gözünü boyuyor.
  • Boyadığımız yumurtaları annem beğendi.
  • Saçlarını oldukça koyu renge boyamış.

5. Sorunun Çözümü

Bu soruda “boyamak” fiilinin mecazi olarak, yani gerçek fırça ve renkle değil de anlamı örtmek veya yanıltmak amacıyla kullanıldığı deyimi bulmamız isteniyor. Deyimlerde kelimeler, gerçek anlamlarının ötesinde bir mecaz oluşturur. Burada yalnızca gerçek boya uygulaması değil, bir davranış veya eylemin gerçek niyetinin gizlenmesi kastediliyorsa bu bir deyimdir. Doğru cevap B şıkkıdır çünkü orada “gözünü boyamak” ifadesi, karşı tarafı kandırmak, yanıltmak anlamını taşır.

  • A şıkkı: “Duvarları açık renklere boyamışlar.” tamamen gerçek bir boya eylemini anlatır; burada herhangi bir mecaz veya deyimsel kullanım yoktur.
  • B şıkkı (Doğru): “Sözleriyle herkesin gözünü boyuyor.” ifadesi, kelime anlamı yerine yanıltma ve aldatma amacı taşır; tam bir deyimdir.
  • C şıkkı: “Boyadığımız yumurtaları annem beğendi.” cümlesi de tamamen somut ve gerçek bir boya eylemine işaret eder; deyimsel öğe içermez.
  • D şıkkı: “Saçlarını oldukça koyu renge boyamış.” ifadesi de doğrudan saç boyama eylemidir; mecaz veya kullanışlı bir deyim yoktur.

Sonuç olarak, yalnızca B şıkkındaki “gözünü boyamak” ifadesi gerçek anlamı aşarak mecazi bir deyimle kullanıldığı için doğru cevap B şıkkıdır.

6 “İkilemeyi oluşturan sözcükler kalıplaşmış olduğundan yerleri değiştirilemez.”
Hangi cümlede bu kurala uyulmamıştır?

  • Pırıl pırıl bir çocuktur Kerem.
  • Gece gündüz ders çalışıyorum.
  • Püften eften sebeplerle işe gitmiyor.
  • Yalan yanlış sözlerle beni oyalama!

6. Sorunun Çözümü

Bu soruda “ikileme” adı verilen yapının kalıplaşmış sözcük çiftlerinden oluştuğunu ve bu sözcüklerin kesin bir sıra izlediğini öğreniyoruz. Yani ikilemeyi oluşturan kelimelerin yerleri değiştirilemez. Doğru cevap C şıkkıdır çünkü orada kelimeler ters çevrilmiş ve bu kural ihlal edilmiştir.

  • A şıkkı:Pırıl pırıl bir çocuktur Kerem.” ifadesinde ikileme kendi kalıbında kullanılmıştır; kelimelerin sırası değiştirilmemiştir.
  • B şıkkı:Gece gündüz ders çalışıyorum.” kalıbında da sözcükler orijinal sırayla dizilmiş ve kural korunmuştur.
  • C şıkkı (Doğru):Püften eften sebeplerle işe gitmiyor.” cümlesinde olması gereken sıra “ften püften” ikilemesi olmasına rağmen kelimelerin yeri değiştirilmiştir. Bu nedenle kural ihlal edilir.
  • D şıkkı:Yalan yanlış sözlerle beni oyalama!” ifadesi de kelimeleri doğru kalıpta kullanır; sıra bozulmamıştır.

Özetle, sadece C şıkkında ikileme kelimelerinin sırası değiştirilerek kural çiğnenmiştir. Bu yüzden doğru cevap C şıkkıdır.

7 ” Ağaçlar öbek öbek çiçek açmış. ”

Cümlesinde altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?

  • Derli toplu odaydı, onun odası.
  • Sütü, una yavaş yavaş katmalısın.
  • Sorunlarına tek tek çözüm bulduk.
  • Deste deste güller yığılmış kapısına.

7. Sorunun Çözümü

Soruda altı çizili “öbek öbek” ikilemesi, nesnelerin veya varlıkların bir arada, gruplar halinde, toplu olarak bulunduğunu vurgular. Burada vurgulanan anlam, bireysel tekil ögelerden ziyade, birden çok ögenin birlikte, toplu hâlde var olmasıdır. Doğru cevap D şıkkıdır çünkü “deste deste” ifadesi de tıpkı “öbek öbek” gibi, öğelerin ayrı ayrı değil, birlikte ve yığın hâlinde bulunduğunu anlatan bir ikilemedir.

  • A şıkkı: “Derli toplu odaydı, onun odası.” ifadesi, düzensizlikten uzak, düzenli ve temiz olmayı belirtir; burada grup hâli değil, düzen hâli vurgulanır.
  • B şıkkı: “Sütü, una yavaş yavaş katmalısın.” cümlesinde, aşamalı bir ekleme yöntemi anlatılır; “yavaş yavaş” ikilemesi hızın derecesini belirtir, topluluk anlamı taşımaz.
  • C şıkkı: “Sorunlarına tek tek çözüm bulduk.” ifadesi, sorunların bireysel olarak, ayrı ayrı ele alındığını gösterir; tam tersine tek tek ifadesi grup hâliyle değil, ayrıntılı ve teker teker yaklaşımla ilgilidir.
  • D şıkkı (Doğru):Deste deste güller yığılmış kapısına.” ifadesi, güllerin tek tek değil, kümeler hâlinde, toplu bir şekilde yığıldığını anlatır; bu, “öbek öbek” ile aynı işlevi görür.

Özetle, “öbek öbek” ve “deste deste” ikilemeleri, nesnelerin grup hâlinde, toplu olarak bulunma anlamını karşılar. Bu nedenle sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

8 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim yanlış anlamda kullanılmıştır?

  • O kadar sevindi ki boynunu büktü.
  • Her işin püf noktalarını bilir.
  • Yardımların hepsini elinin tersiyle itti.
  • Konuları ince eleyip sık dokuyarak işledi.

8. Sorunun Çözümü

Bu soruda, deyimlerin tam yerinde ve anlamına uygun kullanılıp kullanılmadığını değerlendirmemiz gerekiyor. Deyimler, kelimelerin gerçek anlamlarının ötesinde, birleşerek oluşan sabit ve mecazi ifadeler bütünüdür. Eğer deyim, cümlenin bağlamına uymazsa anlam bozulur veya anlamsızlaşır. Burada “deyim yanlış anlamda kullanılmıştır” ifadesi, deyimin kendi yerleşik mecaz değerinin dışına çıkıldığını gösterir. Doğru cevap A şıkkıdır çünkü “boynunu büktü” deyimi, hüzün, üzüntü veya mağlup hissetme duygusunu anlatırken; cümlede “O kadar sevindi ki boynunu büktü” denerek tam aksine bir sevinç hissiyle bağdaştırılmış, deyim anlamı tersine çevrilmiştir.

  • A şıkkı (Doğru): “Boynunu bükmek” üzüntü veya mahcubiyet anlamındaki bir deyimdir. “Sevinmek” ile kullanılması deyimin orijinal mecazını bozar.
  • B şıkkı: “Her işin püf noktalarını bilir.” ifadesi, “konunun en önemli incelikleri” anlamı taşır ve bağlama uygundur.
  • C şıkkı: “Yardımların hepsini elinin tersiyle itti.” deyimi, “bir şeyi kesin ve soğuk bir şekilde reddetmek” anlamındadır; doğru ve yerinde kullanılmıştır.
  • D şıkkı: “Konuları ince eleyip sık dokuyarak işledi.” deyimi, “titizlikle, detaylara dikkat ederek” anlamındadır ve cümlenin anlamı ile uyumludur.

Özetle, A şıkkında deyimin mecazi anlamı tamamen tersine çevrilerek yanlış kullanılmıştır. Diğer şıklar ise deyimlerin yerleşik anlamlarına sadık kalarak uygun bir şekilde kullanılmıştır. Bu nedenle doğru cevap Adır.

9 ”Övmek” anlamı veren deyim aşağıdakilerden hangisidir?

  • Tepesine çıkarmak
  • Baş göz etmek
  • Yerin dibine batırmak
  • Göklere çıkarmak

9. Sorunun Çözümü

Bu soruda “övmek” fiilinin yerine geçen, mecazi anlamıyla yüceltme ve takdir etme hissini veren sabit bir deyimi bulmamız gerekiyor. Doğru cevap D şıkkıdır çünkü “göklere çıkarmak” deyimi, bir kişiyi veya durumu olağanüstü övmek, en üst mertebeye yerleştirmek anlamındadır.

  • A şıkkı:Tepesine çıkarmak” deyimi halk arasında zaman zaman “çok övmek” anlamında kullanılsa da asıl yerleşik deyim “göklere çıkarmak”tır; “tepesi” ifadesi mekânsal bir benzetme olarak yaygın deyim sözlüğünde bulunmaz.
  • B şıkkı:Baş göz etmek” deyimi ise “yemek vermek, misafir ağırlamak” gibi konukseverlik anlamına gelir; övme ile ilgisi yoktur.
  • C şıkkı:Yerin dibine batırmak” deyimi, bir kişiyi ağır eleştirmek, kötülemek anlamındadır; tamamen zıt bir mecaz içerir.
  • D şıkkı (Doğru):Göklere çıkarmak” deyimi, kişiyi en yükseğe, en iyi hâle yükseltmek, bolca ve içten övmek anlamındadır. Tam olarak “övmek” eyleminin mecazi karşılığıdır.

Özetle, “göklere çıkarmak” ifadesi yerleşik anlamıyla övmek eylemini karşılar; diğer seçenekler ya yanlış mecazi çağrışım yapar ya da zıt anlam taşır. Bu nedenle doğru cevap D şıkkıdır.

10 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme karşıt anlamlı sözcüklerden oluşmuştur?

  • Her yıl tomar tomar kâğıt harcanır.
  • İleri geri konuşmalarına kızdım.
  • Çoluk çocuk pikniğe gitmişler.
  • Başarımıza yavaş yavaş alıştık.

10. Sorunun Çözümü

Bu soruda “ikileme” olarak anılan, birbirini pekiştiren ya da tamamlayan sözcük çiftlerinden hangisinin karşıt anlamlı bir çift oluşturduğunu bulmamız gerekiyor. Karşıt anlamlı ikilemelerde sözcükler anlam bakımından zıt kutupları ifade eder. Doğru cevap B şıkkıdır çünkü “ileri – geri” sözcükleri birbirinin tam zıttıdır ve bir eylemin yönünü, iki zıt hareketi anlatmak için birlikte kullanılır.

  • A şıkkı:Tomar tomar” ifadesi, çok miktarda anlamında kullanılan pekiştirme ikilemesidir; karşıtlık değil, miktar vurgusu vardır.
  • B şıkkı (Doğru):İleri geri konuşmalarına kızdım.” ifadesinde “ileri” ve “geri” birbirinin aksi yönde hareketi belirtir; tam bir karşıt anlamlı ikilemedir.
  • C şıkkı:Çoluk çocuk” ikilemesi, çocukları ve aile bireylerini kapsayan geniş bir grup anlamı taşır; burada zıtlık yoktur, kapsam genişliği vurgulanır.
  • D şıkkı:Yavaş yavaş” ifadesi ise bir işin adım adım, tedricen yapıldığını anlatan pekiştirmeli bir ikilemedir; hız vurgusu azlığıdır, zıtlık yoktur.

Özetle, “ileri – geri” sözcükleri bir eylemin iki zıt yönünü birlikte dile getirdiği için karşıt anlamlı ikileme özelliği taşır. Diğer seçeneklerde ise ya pekiştirme ikilemesi ya da kapsam genişletme anlamı vardır. Bu nedenle doğru cevap B şıkkıdır.

11 Aşağıda verilen sözcüklerden hangisi soyuttur?

  • Bulut
  • Koku
  • Mutluluk
  • Sis

11. Sorunun Çözümü

Bu soruda “soyut” ve “somut” kavramlarını ayırt etmemiz gerekiyor. Somut varlıklar beş duyu organımızla doğrudan algılayabileceğimiz şeylerdir; dokunabilir, görebilir, koklayabilir veya işitebiliriz. Soyut kavramlar ise düşünce, duygu veya zihinsel kavramlardan oluşur; doğrudan duyu organlarımızla algılanamaz, zihnimizde kavrarsınız. Doğru cevap C şıkkıdır çünkü “Mutluluk” bir duygu durumudur ve fiziksel bir varlık değildir.

  • A şıkkı: “Bulut”, gökyüzünde görülen su buharı kümeleridir; gözle görebilir ve fotoğraflanabilir, somuttur.
  • B şıkkı: “Koku”, burnumuzdaki koku reseptörleri aracılığıyla algıladığımız fiziksel bir uyarıdır; soyut değil, somuttur.
  • C şıkkı (Doğru): “Mutluluk”, kişinin içsel duygu durumunu ifade eden bir kavramdır; doğrudan görme, dokunma veya ölçme ile algılanamaz, zihinsel ve soyuttur.
  • D şıkkı: “Sis”, hava içinde asılı duran küçük su damlacıklarıdır; görebilir, fotoğraflayabiliriz, somut bir doğa olayıdır.

Özetle, öğrencilerin önce soyut ve somut kavram ayrımını anlaması bu tür sorularda başarılı olmalarını sağlar. “Mutluluk” duygu temelli, zihinsel bir kavram olduğundan soyut, diğer üçü ise fiziksel ve somuttur. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.

12 Aşağıdaki deyimlerden hangisi mecaz anlamlı değildir?

  • İki yakası bir araya gelmemek
  • İki sözü bir araya getirememek
  • Bam teline basmak
  • Başına devlet kuşu konmak

12. Sorunun Çözümü

Bu soruda “deyim” olarak kabul edilen ifadelerin mecaz anlamlı olup olmadığını inceliyoruz. Mecaz anlamlı deyimler, sözcüklerin gerçek anlamlarının ötesinde, kalıplaşmış bir anlatım taşır. Eğer ifade doğrudan sözcüklerin tek tek anlamıyla kullanılıyorsa, mecaz değil literal anlamdadır. Doğru cevap B şıkkıdır çünkü “iki sözü bir araya getirememek” ifadesi, birinin düzgün biçimde konuşamaması veya düşüncelerini ifade edememesi durumunu anlatan doğrudan ve literal bir kullanımdır.

  • A şıkkı:İki yakası bir araya gelmemek” deyimi, maddi yetersizlik ve fakirlik anlamında kullanılır; kalıplaşmış, mecazî bir ifadedir.
  • B şıkkı (Doğru):İki sözü bir araya getirememek” cümlesi, kişiler arası iletişimdeki aksaklığı ya da konuşma güçlüğünü, sözcüklerin gerçek anlamında, mecazdan uzak bir şekilde anlatır.
  • C şıkkı:Bam teline basmak” deyimi, birinin en hassas noktasına dokunmak, güçlü bir duygusal tepki yaratmak anlamındadır; mecazî bir kullanımdır.
  • D şıkkı:Başına devlet kuşu konmak” deyimi, büyük talih ve şans gelmesi anlamına gelir; somut bir kuş eylemi değildir, mecazîdir.

Özetle, diğer üç seçenek kalıplaşmış, mecaz anlamlı deyimlerken, B şıkkındaki ifade doğrudan ve literal anlamda kullanıldığı için doğru cevap B şıkkıdır.

13 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan atasözü mecaz anlamlıdır?

  • Bir çöplükte iki horoz ötmez.
  • Keskin sirke küpüne zarar.
  • Mum dibine ışık vermez.
  • Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

13. Sorunun Çözümü

Bu soruda “atasözü mecaz anlamlıdır” ifadesi, sözcüklerin gerçek karşılıklarının ötesinde, soyut bir durumu veya duyguyu anlatan, doğrudan değil mecazi bir kullanımı işaret eder. Doğru cevap D şıkkıdır çünkü “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” atasözü, bahar aylarındaki ani sıcaklık değişimlerini mecazi bir üslupla anlatır; gerçek anlamının ötesinde, “planladığınız işlerde beklenmedik zorluklar çıkar, emek harcamadan sonuç alınmaz” gibi soyut bir mesaj iletir.

  • A şıkkı:Bir çöplükte iki horoz ötmez” atasözü doğrudan “aynı ortama iki lider sığmaz” anlamını verir; burada mecazi bir çıkarımdan ziyade somut bir toplumsal kural anlatılır.
  • B şıkkı:Keskin sirke küpüne zarar” ifadesi, asitli sirkenin küpünü aşındıracağı fiziksel gerçeğini dile getirir; doğrudan sebep-sonuç ilişkisini söyler, soyut mesaj içermesi sınırlıdır.
  • C şıkkı:Mum dibine ışık vermez” sözü, mumun kendi çevresini aydınlatmadığı fiziksel olayı vurgular; daha çok gözlemsel bir gerçeğe dayanır, mecazi anlatımı ikinci plandadır.
  • D şıkkı (Doğru):Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” atasözü, bahar sıcaklarının ani etkisiyle ertesi gün iş yapmak zorlaşır gerçeğini, aynı zamanda “dikkatsizlik zorluk doğurur” mesajıyla soyut bir öğüt verir; bu nedenle mecazi anlamlıdır.

Özetle, D şıkkındaki atasözü, gerçek hava koşullarının ötesinde, plan ve emek konularında beklenmedik sıkıntıların mecazi ifadesini içerdiğinden mecaz anlamlı olarak kullanılmıştır. Bu yüzden doğru cevap D şıkkıdır.

14 • Duvarın önüne yerleştirilen perdeye ilânları yapıştırdık.
• Perdelerle koltukların rengi hiç uymamış.
• Oyunun ikinci perdesini izleyemedik.
• Bana anlattıklarıyla gözümdeki perde kalktı, her şeyi anladım.

”Perde” sözcüğünün cümlelerdeki anlam özellikleri hangi seçenekte doğru sıralanmıştır?

  • Yan – Temel – Terim – Mecaz anlam
  • Temel – Yan – Terim – Mecaz anlam
  • Mecaz – Temel – Terim – Yan anlam
  • Yan – Terim – Mecaz – Temel anlam

14. Sorunun Çözümü

Bu soruda “perde” sözcüğünün dört farklı kullanımını inceleyerek, her bir cümledeki anlam türünü belirlememiz isteniyor. Anlam türleri şunlardır:

  • Temel anlam: Sözlükte ilk akla gelen, fiziksel varlık veya nesne olarak “perde” (kumaş, örtü) anlamıdır.
  • Yan anlam: Temel anlamdan türeyerek, bağlama göre farklı ama hâlâ gerçek olana yakın bir kullanım.
  • Terim anlam: Belirli bir alan veya meslek jargonunda kullanılan özel anlam.
  • Mecaz anlam: Gerçek varlık yerine soyut bir durumu anlatmak için kullanılan, kelimenin esas anlamından uzak kullanım.

Şimdi her cümleyi bu sınıflandırmaya göre değerlendirelim:

  • • Duvarın önüne yerleştirilen perdeye ilânları yapıştırdık.
    Burada perde, ilân asma işleviyle kullanılarak örtüden sapmış; gerçek nesneye yakın ama işlev vurgusuna kaydığı için yan anlam taşır.
  • • Perdelerle koltukların rengi hiç uymamış.
    Bu cümlede perde, doğrudan kumaş örtü olarak geçer; nesnenin kendisinden bahsedildiği için temel anlamdadır.
  • • Oyunun ikinci perdesini izleyemedik.
    Tiyatro terimine ait bir kullanım olup, sahne bölümlerini anlatır; bu nedenle terim anlam içerir.
  • • Bana anlattıklarıyla gözümdeki perde kalktı, her şeyi anladım.
    Burada fiziksel bir perde değil, anlayış engeli mecazi olarak belirtilmiş; bu mecaz anlamdır.

Buna göre cümlelerin anlam sıralaması Yan – Temel – Terim – Mecaz anlam şeklindedir. Bu nedenle doğru cevap A şıkkıdır.

15 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı sözcük kullanılmamıştır?

  • Türkçe dersinde uyakları öğrendik.
  • Kaptan seslendi: “Yelkenler fora!”
  • Kitaptaki soruların birçoğu yanlıştı.
  • Ekvatora yaklaşıldıkça sıcaklık artar.

15. Sorunun Çözümü

Bu soruda “terim anlamlı” sözcükler, belirli bir bilim veya meslek alanına ait, o alanda kullanıldığında özel bir anlam kazanan kelimelerdir. Genel dildeki kullanımından farklı olarak sadece ilgili disiplinde teknik bir kavram olarak kullanılırlar. Doğru cevap C şıkkıdır çünkü “yanlış” kelimesi günlük dildeki basit bir sıfattır; herhangi bir mesleğe özgü teknik bir terim anlamı taşımaz.

  • A şıkkı:Uyak” edebiyat terimidir. Şiirde kafiyeli dizelerin uyumunu tanımlayan özel bir kavramdır; terim anlam taşır.
  • B şıkkı:Fora” denizcilik terimidir. Yelkenlerin çekilmesi veya açılması anlamında kullanılır; mesleki dile özgüdür.
  • C şıkkı (Doğru): “Kitaptaki soruların birçoğu yanlıştı.” cümlesinde geçen “yanlış” kelimesi, her alanda kullanılan basit bir sıfattır; teknik veya mesleki bir terim değildir.
  • D şıkkı:Ekvator” coğrafya terimidir. Dünya’nın hayali çizgilerini tanımlayan, teknik bir kavram olarak kullanılır.

Sonuç olarak, A, B ve D şıklarındaki “uyak”, “fora” ve “ekvator” kelimeleri ilgili alanlarda teknik terim anlamı taşırken; C şıkkındaki “yanlış” kelimesi günlük dilin genel bir öğesidir. Bu yüzden terim anlamlı sözcük içermeyen doğru seçenek C şıkkıdır.

16 1. Bu ders kafiye çeşitlerini işleyeceğiz.
2. Tarlaları yine nadasa bıraktık.
3. Bu yemek için bir saatimi harcadım.
4. Bu oyunda suflör kullanmayacağız.

Yukarıda altı çizili sözcüklerden hangisi terim değildir?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

16. Sorunun Çözümü

Soru, altı çizili sözcüklerin belli bir disiplin veya alana özgü teknik bir kavram (terim) olup olmadığını sorguluyor. Terim anlamlı sözcükler, genel dildeki kullanımının ötesinde, belirli bir meslek, bilim veya sanat dalının jargonunda özel bir anlam taşır. İlk iki seçenekte edebiyat ve tarım terimleri; dördüncüde ise sahne sanatları terimi karşımıza çıkar. Üçüncü seçenekteki “yemek” ise günlük hayatta herkesin kullandığı, herhangi bir alanın özel kavramı olmayan genel bir sözcüktür. Bu nedenle doğru cevap 3 (C şıkkı)dır.

  • A şıkkı (1 – kafiye): Edebiyat terimidir. Şiirde dizelerin sonlarındaki ses uyumlarını tanımlayan teknik bir kavram olarak kullanılır.
  • B şıkkı (2 – nadas): Tarım terimidir. Bir tarla veya araziyi dinlendirmek amacıyla ekimde bekletme yöntemini anlatan mesleki bir kavramdır.
  • C şıkkı (3 – yemek) (Doğru): Genel dilde herkesin günlük olarak yaptığı beslenme eylemini tanımlayan temel bir sözcüktür; belirli bir meslek veya bilim dalının teknikalitesini taşımaz.
  • D şıkkı (4 – suflör): Tiyatro ve sinema terimidir. Sahnedeki oyuncuya replikleri fısıldayan kişi anlamında, tiyatro jargonu içinde kullanılan özel bir unvandır.

Özetle, “kafiye”, “nadas” ve “suflör” sözcükleri kendi alanlarında teknik terim anlamı taşırken; “yemek” sözcüğü herhangi bir mesleğe özgü bir kavram olmadığı için terim değildir. Bu yüzden doğru yanıt C şıkkıdır.

17 • Şiir yazma konusunda artık köreldiğimi düşünüyorum.
• Demir testerenin dişleri iyiden iyiye köreldi.
• Körelen kuyuyu el birliği ile canlandırmalıyız.

Aşağıdakilerden hangisi “körelmek” sözcüğünün bu cümlelerde kazandığı anlamlardan biri değildir?

  • Keskinliğini yitirmek
  • Suyu çekilmek
  • Değer, önem veya yeteneğini yitirmek
  • Ateş veya ışık sönecek duruma gelmek

17. Sorunun Çözümü

Bu soruda, “körelmek” kelimesinin cümlelerde kazandığı anlamlardan biri olmayan seçeneğin bulunması istenmiştir. Önce kelimenin kullanıldığı üç cümledeki anlamlarını inceleyelim:

  • 1. cümlede: “Şiir yazma konusunda artık köreldiğimi düşünüyorum.” → “Değer, önem veya yeteneğini yitirmek” anlamında kullanılmıştır.
  • 2. cümlede: “Demir testerenin dişleri iyiden iyiye köreldi.” → “Keskinliğini yitirmek” anlamında kullanılmıştır.
  • 3. cümlede: “Körelen kuyuyu el birliği ile canlandırmalıyız.” → “Suyu çekilmek” anlamında kullanılmıştır.

Şıklara baktığımızda:

  • A) Keskinliğini yitirmek → 2. cümlede kullanılmıştır. Yanlış seçenek değil.
  • B) Suyu çekilmek → 3. cümlede kullanılmıştır. Yanlış seçenek değil.
  • C) Değer, önem veya yeteneğini yitirmek → 1. cümlede kullanılmıştır. Yanlış seçenek değil.
  • D) Ateş veya ışık sönecek duruma gelmek → Verilen cümlelerde “körelmek” kelimesi bu anlamda kullanılmamıştır.

Bu nedenle doğru cevap **“D” şıkkıdır.**

18 Tiyatro öldü yaygarasıyla insanların içini karartanlara çok kızıyorum. Tiyatro asla ölmez, bazen durağanlaşır.

Altı çizili sözlerin bu parçaya kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

  • Kasıtlı veya asılsız suç yükleme / Süsü, gösterişi olmayan, yalın
  • Gereksiz olarak yüksek sesle bağırıp çağırma / Anlaşılması güç olan
  • Şikâyet etme, sızlanma / Etkin olmayan, gelişmemiş
  • Doğru olmayan söz söyleme / Sıkıntı veren, bunaltan

18. Sorunun Çözümü

Soruda geçen “yaygara” kelimesi, günlük kullanımda “gereksiz yere yüksek sesle bağırıp çağırma” anlamına gelir. Ancak soru cümlesinde şikayet etme sızlanma anlamında kullanılmıştır. Bu düşünceyi cümlenin akışından çıkarıyoruz.

“Durağanlaşmak” kelimesi ise “hareketsiz hale gelmek, gelişimini yavaşlatmak” anlamına gelir. Tiyatro gibi kültürel etkinlikler bazen durağanlaşabilir ancak tamamen yok olmaz. Bu bağlamda, C şıkkındaki ‘etkin olmayan, gelişmemiş’ tanımı, “durağanlaşmak” kelimesine tam olarak uygundur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğuna bakalım:

  • A şıkkında ‘yaygara’ kelimesine ‘kasıtlı veya asılsız suç yükleme’ anlamı verilmiştir, ancak bu yanlıştır.
  • B şıkkında ‘yaygara’ kelimesine ‘anlaşılması güç olan’ anlamı yüklenmiştir, bu da doğru değildir.
  • D şıkkında ‘durağanlaşmak’ kelimesine ‘sıkıntı veren, bunaltan’ anlamı yüklenmiştir, ancak doğru anlamı ‘gelişimini yavaşlatmak’tır.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

19 Sabahlar sizinle aydınlık
Elleriniz uzandıkça mavi bulutlar(I)
Sizin için kızarır(II) dalında yemiş
Sizin için yağar bereketli yağmurlar(III)
Sımsıcak(IV) dostluklar, sevgiler varken
Savaşlar, kinler, öfkeler neden?

Bu dizelerde numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek anlamda kullanılmamıştır?

  • I
  • II
  • III
  • IV

19. Sorunun Çözümü

Bu soru, gerçek anlam ve mecaz anlam ayrımını yapmamızı gerektiriyor. Verilen dizelerde numaralanmış kelimelerden hangisinin gerçek anlamda kullanılmadığı sorulmaktadır.

1. “Elleriniz uzandıkça mavi bulutlar” ifadesinde “mavi bulutlar” kelimesi gökyüzündeki gerçek bulutları anlatmaktadır. Gerçek anlamda kullanılmıştır.

2. “Sizin için kızarır dalında yemiş” ifadesinde “kızarır” kelimesi meyvelerin olgunlaşması anlamında kullanılmıştır. Gerçek anlamdadır.

3. “Sizin için yağar bereketli yağmurlar” ifadesinde “yağmurun yağması” fiziksel bir olaydır. Gerçek anlamdadır.

4. “Sımsıcak dostluklar, sevgiler varken” ifadesinde “sımsıcak dostluklar” kelimesi, gerçek bir sıcaklığı değil, içtenliği ve samimiyeti ifade etmektedir. Bu kullanım, mecaz anlamdır.

Sonuç olarak: Gerçek anlamda kullanılmamış kelime “sımsıcak dostluklar” olduğu için doğru cevap “D” şıkkıdır.

20 “Parlamak” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde “güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak” anlamında kullanılmıştır?

  • Tutuşturmaya çalıştığımız soba bir anda parladı.
  • Ayna parladığı için çok net göremedim.
  • Yıldızlar bu gece sanki daha çok parlıyordu.
  • Gişedeki memurun bir anda parlaması insanları ürküttü.

20. Sorunun Çözümü

Soruda “Parlamak” kelimesinin **”güçlü bir ışık çıkarmak, ışık saçmak”** anlamında kullanıldığı cümle sorulmaktadır.

A) Tutuşturmaya çalıştığımız soba bir anda parladı.
– Bu cümlede “parlamak” kelimesi, **”aniden alev almak”** anlamında kullanılmıştır. Işık saçma anlamı yoktur, çünkü burada bir yanma süreci başlamaktadır.

B) Ayna parladığı için çok net göremedim.
– Burada “parlamak”, **”ışığı yansıtmak, yüzeyin parlaması”** anlamında kullanılmıştır. Ancak ışık çıkarmaktan çok ışığın yansımasına işaret eder.

C) Yıldızlar bu gece sanki daha çok parlıyordu.
– **Bu cümlede “parlamak” tam olarak istenen anlamda kullanılmıştır.** Yıldızlar kendi ışıklarını yayarak parlamaktadır. Bu yüzden doğru cevap “C” şıkkıdır.

D) Gişedeki memurun bir anda parlaması insanları ürküttü.
– Burada “parlamak” kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır ve **”ani bir çıkış yapmak, öfkelenmek”** anlamına gelmektedir.


İşlemler

Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
(Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.6.1.1.)
Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık

2 Comments

  1. bence güzeldi ama bazı cümleler saçmaydı gibi daha güzellerini yapabilirsin bu arada müfredata uygun değil ben 2026 yılından yazıyorum onun için 2026ya uygun 6. sınıf testleri yapın çok beğendim bide yarın deneme sınavım var….

Bir Yorum Yaz