1
1. Oyunu nasıl buldunuz?
2. Aranan kişi bulundu.
3. Bu gidişle akşamı buluruz.
4. Çantanı nerede buldun.
“Bulmak” sözcüğü, yukarıdaki cümlelerde kaç değişik anlamda kullanılmıştır?
- 1
- 2
- 3
- 4
1. Sorunun Çözümü
Yukarıdaki cümlelerde “bulmak” sözcüğü dört farklı cümlede kullanılmıştır. Bu kullanımlardan ikisi benzer anlam gruplarına ait görülebilir:
- 1. cümle: “Oyunu nasıl buldunuz?” → fikir edinme, değerlendirme anlamı.
- 2. cümle: “Aranan kişi bulundu.” → ortaya çıkma, keşfedilme (pasif yapı).
- 3. cümle: “Bu gidişle akşamı buluruz.” → zamanın gelmesi, ulaşma anlamı.
- 4. cümle: “Çantanı nerede buldun?” → yerini saptama, bulma anlamı.
Burada 2. ve 4. cümlelerdeki “bulunmak” ve “bulmak” fiilleri teknik olarak farklı çekimlere sahip olsa da, her ikisi de “bir nesnenin konumunun tespit edilmesi” anlamında değerlendirildiğinde aynı anlama girer. Bu nedenle;
- A şıkkı (1): Yalnızca değerlendirme anlamını sayar, diğer anlamları göz ardı eder → yanlış.
- B şıkkı (2): “Keşfedilme” ile “yer saptama” anlamlarını ayrı tutarak eksik sayar → yanlış.
- C şıkkı (3): “Değerlendirme” (1), “konum tespiti” (2 ve 4 bir arada), “zaman gelmesi” (3) → doğru.
- D şıkkı (4): Her bir cümleyi ayrı anlam sayarak fazladan anlam ekler → yanlış.
Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
2 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi yoktur?
- Yağmurun yağmasıyla herkes içeri kaçıştı.
- Kısa boylu, yaşlı adamda ruh yok gibiydi.
- Şiddetli soğuklardan elleri ince ince yarılmıştı.
- Elindeki işi bitiremediğinden bir hafta kadar yeni bir iş alamayacağını söyledi.
2. Sorunun Çözümü
“Neden–sonuç ilişkisi” bir olayın veya durumun neden olarak gösterilen etkenin sonucu olarak gerçekleştiği yapıyı ifade eder. Aşağıdaki cümlelerde bu ilişkiyi inceleyelim:
- A şıkkı: “Yağmurun yağmasıyla herkes içeri kaçıştı.” → Yağmurun yağması (neden) ⇒ herkesin içeri kaçması (sonuç). Neden–sonuç ilişkisi var.
- B şıkkı: “Kısa boylu, yaşlı adamda ruh yok gibiydi.” → Burada betimleyici bir tasvir var; ruhsuzluk benzetmesi olmasına rağmen hiçbir neden ve sonuç bağı kurulmamış. Neden–sonuç ilişkisi yok.
- C şıkkı: “Şiddetli soğuklardan elleri ince ince yarılmıştı.” → Şiddetli soğuklar (neden) ⇒ ellerin yarılması (sonuç). Neden–sonuç ilişkisi var.
- D şıkkı: “Elindeki işi bitiremediğinden bir hafta kadar yeni bir iş alamayacağını söyledi.” → İşi bitirememesi (neden) ⇒ yeni iş alamayacağını söylemesi (sonuç). Neden–sonuç ilişkisi var.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A şıkkı: Net bir neden–sonuç yapısı içerdiğinden, ilişki yoktur sorusuna uymaz.
- C şıkkı: Soğuğun doğrudan sonucu el yaralanmasıdır; neden–sonuç ilişkisinin varlığı görüntüsü sunar.
- D şıkkı: “Bitirememe” hali sonucu “yeni iş alamama” durumu doğurur; duyurulan neden–sonuç bağı mevcuttur.
Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
3
“Geldi geleli onu görmedim.”
Altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
- Durup durup aynı konuları açıyor.
- Ağlaya ağlaya gitti, ben ne yapayım.
- Benimle, işi bittiğinden beri konuşmuyor.
- Gelip gelip bana çatıyor, moralim bozuluyor.
3. Sorunun Çözümü
Cümledeki “Geldi geleli” ifadesi, bir eylemin başladığı andan itibaren geçen süreyi belirtir; yani “geldiğinden beri” anlamı taşır. Bu tür ifadeler, zaman zarfı olarak kullanılır ve eylemin başlangıcından şimdiye kadar devam eden durumu vurgular.
- A şıkkı: “Durup durup aynı konuları açıyor.” → Burada “durup durup” fiili, eylemin tekrar tekrar yapıldığını gösteren bir yinelenme zarfıdır; zaman zarfı değil. Yanlış.
- B şıkkı: “Ağlaya ağlaya gitti, ben ne yapayım.” → “Ağlaya ağlaya” yine eylemin nasıl yapıldığını betimler (zarf-fiil veya durum zarfı), fakat zaman ilişkisi içermez. Yanlış.
- C şıkkı: “Benimle, işi bittiğinden beri konuşmuyor.” → Burada “işi bittiğinden beri” ifadesi, eylemin başladığı andan beri devam eden durumu belirtir ve tam olarak “geldi geleli” yapısının işlevine eşdeğerdir. Doğru.
- D şıkkı: “Gelip gelip bana çatıyor, moralim bozuluyor.” → “Gelip gelip”, eylemin tekrarlama anlamı taşır; zaman zarfı değil, yinelenme zarfıdir. Yanlış.
Yukarıdaki açıklamalara göre, “Geldi geleli” denklemi yalnızca zaman zarfı işlevi gösteren C şıkkında karşılanır. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
4
“Söylediklerimi eninde sonunda kabul edecek.”
Cümlesinde altı çizili kısmın kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- Denizi boydan boya yüzerek geçti.
- Arada bir aramanız yeterli olur.
- Aşağı yukarı bir ay sonra varırız.
- Bu hasret er geç bitecek.
4. Sorunun Çözümü
Cümledeki “eninde sonunda” ifadesi, bir şeyin er ya da geç, yani muhakkak gerçekleşeceğini belirtir. Bu ifade, zaman zarfı niteliğinde olup, bir olayın kesinlikle ama belirsiz bir zamanda gerçekleşeceğini vurgular.
- A şıkkı: “Denizi boydan boya yüzerek geçti.” → Burada “boydan boya” yeri, yani mesafeyi tanımlar; zaman değil, mekan zarfıdır. Yanlış.
- B şıkkı: “Arada bir aramanız yeterli olur.” → “Arada bir” eylemin zaman zaman, yani seyrek sıklıkle yapılmasını anlatır; muhakkak gerçekleşme anlamı içermez. Yanlış.
- C şıkkı: “Aşağı yukarı bir ay sonra varırız.” → “Aşağı yukarı”, zamanı yaklaşık olarak belirtir; kesin gerçekleşme vurgusu yoktur. Yanlış.
- D şıkkı: “Bu hasret er geç bitecek.” → Burada “er geç” ifadesi, “eninde sonunda” gibi muhakkak gerçekleşecek ama zamanı belirsiz anlamındadır. Doğru.
Yukarıdaki incelemeye göre, “eninde sonunda” ifadesinin anlamını en iyi yansıtan seçenek “D” şıkkıdır.
5 Aşağıdakilerden hangisinde amaç-sonuç ilişkisi yoktur?
- Bahçenin duvarlarını boyadılar.
- Yabancı dilimi geliştirmek için dil kursuna yazıldım.
- Bu eski kenti bütünüyle ortaya çıkarmak için yıllarca çalıştım.
- Kapının kilidini açmak için anahtarını çıkardı.
5. Sorunun Çözümü
“Amaç–sonuç ilişkisi”, bir eylemin amacına yönelik yapılan davranış ile o davranışın sonucunda ortaya çıkan durumu birbirine bağlar. Amaç-sonuç cümlelerinde genellikle “–mek için”, “–ması amacıyla” gibi bağlaçlar kullanılır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A şıkkı: “Bahçenin duvarlarını boyadılar.” → Burada net bir amaç ifadesi yok; yalnızca bir eylem bildiriliyor, amaç–sonuç ilişkisi bulunmuyor.
- B şıkkı: “Yabancı dilimi geliştirmek için dil kursuna yazıldım.” → “geliştirmek için” ifadesi, eylemin amacını belirtir; amaç–sonuç ilişkisi var.
- C şıkkı: “Bu eski kenti bütünüyle ortaya çıkarmak için yıllarca çalıştım.” → “ortaya çıkarmak için” ifadesi, çalışmanın amacını gösterir; amaç–sonuç ilişkisi var.
- D şıkkı: “Kapının kilidini açmak için anahtarını çıkardı.” → “açmak için” ifadesi, anahtarı çıkarma eyleminin amacını açıkça belirtir; amaç–sonuç ilişkisi var.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- B şıkkı: “geliştirmek için” ifadesi eylemi amaç ile doğrudan bağlıyor; bu amaç–sonuç cümlesi.
- C şıkkı: “ortaya çıkarmak için” bağlacı, çalışmanın amacını vurguluyor; bu da amaç–sonuç içerikli.
- D şıkkı: “açmak için” yapısı eylemin niyetini gösteriyor; amaç–sonuç ilişkisi net.
Bu değerlendirmeye göre, amaç–sonuç ilişkisi olmayan seçenek “A” şıkkıdır.
6
“Düşüncelerimizin en iyi aynası yaşamlarımızın akışıdır.”
Aşağıdakilerden hangisi verilen cümleye anlamca en yakındır?
- İnsan, rolleri belli olan bir sahnede oynamaktadır.
- İnsan düşüncesini en iyi yansıtan unsur, onun hayat sahneleridir.
- Bazen yaşadıklarımız düşündüklerimizi yansıtmayabilir.
- Düşüncelerimiz tutarlı olmalı ki hayatta başarılı olalım.
6. Sorunun Çözümü
Cümlede geçen “düşüncelerimizin en iyi aynası yaşamlarımızın akışıdır” ifadesi, zihin dünyamızın, hayatta izlediğimiz yol ve davranışlarımız aracılığıyla en net şekilde ortaya çıktığını söyler. Yani hayat sahnelerimiz, düşünce dünyamızın yansımasıdır.
- A şıkkı: “İnsan, rolleri belli olan bir sahnede oynamaktadır.” Bu benzetme generalleştirilmiş bir hayat sahnesi fikri sunar; ancak düşüncelerimizin yansıması fikrini doğrudan işaret etmez. Yanlış.
- B şıkkı: “İnsan düşüncesini en iyi yansıtan unsur, onun hayat sahneleridir.” Burada açıkça “hayat sahneleri” ile “düşünce yansıması” arasında doğrudan ilişki kurulmuş; tam olarak özdeştir. Doğru.
- C şıkkı: “Bazen yaşadıklarımız düşündüklerimizi yansıtmayabilir.” Bu ifade, aksine bir durumdan bahseder; metinde “her zaman” yansıma olduğu söylenir. Yanlış.
- D şıkkı: “Düşüncelerimiz tutarlı olmalı ki hayatta başarılı olalım.” Burada başarı ve tutarlılık vurgusu var; yansıtma ilişkisine değinmiyor. Yanlış.
Yukarıdaki değerlendirmeye göre, metinde vurgulanan “düşüncelerimizin ayna görevi gören yaşam akışı” kavramını en iyi açıklayan seçenek “B” şıkkıdır.
7 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sitem söz konusu değildir?
- Seni kaç kez ikaz ettim; ama beni bir kere dinlemedin.
- Yemekten biraz da bana niye ayırmadın.
- Bu kavurucu sıcaklardan kurtulmak istediğimizden sahile yüzmeye gittik.
- Bir yudum mutluluğu bize çok gördünüz.
7. Sorunun Çözümü
“Sitem”, genellikle bir yakınlık veya samimiyet bağı içindeki kişiye yönelik yakınma, halden şikâyet etme ifadesidir. Sitem, karşı tarafın tutumuna, davranışına veya anlayış eksikliğine dair incinen duygu ve eleştiri barındırır. Şimdi seçeneklerdeki cümleleri bu açıdan inceleyelim:
- A şıkkı: “Seni kaç kez ikaz ettim; ama beni bir kere dinlemedin.” Burada “beni bir kere dinlemedin” kısmı, karşı tarafın davranışına yönelik net bir yakınma ve sitem ifadesidir. Bu nedenle sitem vardır.
- B şıkkı: “Yemekten biraz da bana niye ayırmadın.” “Niye ayırmadın” ifadesi, konuşan kişinin hakkının yenildiğini düşündüğü bir duruma dair küstürme ve sitem barındırır. Bu nedenle sitem vardır.
- C şıkkı: “Bu kavurucu sıcaklardan kurtulmak istediğimizden sahile yüzmeye gittik.” Bu cümlede yalnızca bir eylem gerekçesi ve sebep-sonuç ilişkisi var; kimseye yönelik yakınma veya eleştiri bulunmuyor. Bu nedenle sitem yoktur.
- D şıkkı: “Bir yudum mutluluğu bize çok gördünüz.” Burada “biz” zamiri ve “çok gördünüz” ifadesiyle, karşı tarafın adaletsiz veya cömert olmayan tutumuna dair güçlü bir sitem ve suçlama var. Bu nedenle sitem vardır.
Özetle, A, B ve D şıklarındaki ifadeler, karşı tarafın davranışını eleştiren ve konuşanın incindiğini gösteren sitem içerirken, C şıkkı yalnızca bir zorunluluk ve amaç açıklaması yapmaktadır. Hiçbir yakınma veya eleştiri tonu taşımadığı için C şıkkı, sitemin bulunmadığı tek seçenektir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
8 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “tutmak” sözcüğü “Bu laf ötekini tutmuyor.” cümlesindeki ile aynı anlamda kullanılmıştır?
- Şişli’de güzel bir kat tutuyor.
- Dergideki yazınız iki sütun tutuyor.
- Burayı özellikle rüzgâr tutuyor.
- Çantaların renkleri birbirini tutuyor.
8. Sorunun Çözümü
Cümledeki “Bu laf ötekini tutmuyor.” ifadesinde “tutmak”, bir şeyin uygunluğunu, geçerliliğini veya birbirine denk gelmesini anlatır; yani “geçerli olmamak” veya “uyuşmamak” anlamındadır.
- A şıkkı: “Şişli’de güzel bir kat tutuyor.” → Burada “kat tutmak”, kiralamak anlamında kullanılmıştır. Yanlış.
- B şıkkı: “Dergideki yazınız iki sütun tutuyor.” → Bu kullanımda sayfa düzeni anlamı vardır; sütun genişliği işgal etmek anlamındadır. Yanlış.
- C şıkkı: “Burayı özellikle rüzgâr tutuyor.” → Burada rüzgârın esmesi veya “rüzgâr almak” anlamı taşıyan yöresel bir kullanım görüyoruz. Yanlış.
- D şıkkı: “Çantaların renkleri birbirini tutuyor.” → Bu cümlede “tutmak”, “uyum sağlamak, birbirine uygun olmak” anlamındadır. Bu kullanım, “geçerli olmak” veya “uygun düşmek” anlamına yakın olup, örnek cümlenin “tutmamak” kullanımına eşdeğerdir. Doğru.
Diğer şıklar, “tutmak” fiilini kiralama, sayfa düzeni veya rüzgâr esintisi anlamlarında kullanırken, D şıkkı tam olarak “uygun olma, eşleşme” anlamını verdiği için doğru seçenektir.
9 “Derin” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde gerçek anlamda kullanılmıştır?
- Babamın uykusu çok derindir.
- Çok derin bir bilgiye sahip olduğu söyleniyor.
- Bu konuda derin araştırmalar yapıldı.
- Vücudundaki bıçak izi çok derindi.
9. Sorunun Çözümü
“Derin” sözcüğü, gerçek anlamıyla bir nesnenin veya cismin fiziksel derinliğe sahip olduğunu; mecaz anlamıyla ise kavram, duygu veya bilgi gibi soyut varlıkların kapsam veya yoğunluk bakımından genişliğini ifade eder. Şimdi seçenekleri inceleyelim:
- A şıkkı: “Babamın uykusu çok derindir.” Burada “derin” kelimesi, uykunun kalitesi ve yoğunluğu hakkında mecazî bir nitelendirme yapar; gerçek fiziksel derinlik söz konusu değildir. Yanlış.
- B şıkkı: “Çok derin bir bilgiye sahip olduğu söyleniyor.” Bilgi soyut bir kavramdır; “derin bilgi” ifadesi bilgi düzeyinin genişliği veya karmaşıklığına işaret eder. Bu da mecazî kullanımdır. Yanlış.
- C şıkkı: “Bu konuda derin araştırmalar yapıldı.” Araştırma da soyut bir süreçtir; derinlik, araştırmanın kapsam ve ayrıntı düzeyine dair mecazî bir değerlendirmedir. Yanlış.
- D şıkkı: “Vücudundaki bıçak izi çok derindi.” Bıçak izi fiziksel bir yaradır; “derin iz” ifadesi yaranın cilt yüzeyinden içe doğru ölçülebilir boyutta olduğunu, gerçek bir derinlik taşıdığını gösterir. Doğru.
Yukarıdaki açıklamalara göre, sadece D şıkkındaki kullanım fiziksel bir nesnenin (bıçak izinin) gerçek fiziksel derinliğini vurgular. Diğer şıklar “derin” kelimesini mecazî anlamda, soyut kavramların genişliği veya yoğunluğunu betimlemek için kullanmıştır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
10
1. Titreyen
2. Üşüyor
3. Alev
4. Lambada
Yukarıdaki sözcüklerden anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulursa sıralama nasıl olur?
- 4-1-3-2
- 3-1-2-4
- 2-4-3-1
- 1-2-3-4
10. Sorunun Çözümü
Verilen sözcükler sırasıyla bir cümlede anlam kazanacak şekilde dizildiğinde ortaya şu yapı çıkar: “Lambada titreyen alev üşüyor.” Bu cümlede “Lambada” sözcüğü, “lamba da” anlamında “lambada” birleşik yazılarak kullanılmış; “titreyen alev” tanımlaması alevin titreştiğini; “üşüyor” ise bu titreşimin soğuk algısına işaret ettiğini anlatır.
- A şıkkı (4-1-3-2): “Lambada titreyen alev üşüyor.” Sözcüklerin doğal akışı ve sözdizimi bu seçenekte doğru kurulmuştur. Doğru.
- B şıkkı (3-1-2-4): “Alev titreyen üşüyor lambada.” Sözcükler yanlış yerlerde olduğu için hem anlam kaybı hem de dilbilgisi hatası oluşur. Yanlış.
- C şıkkı (2-4-3-1): “Üşüyor lambada alev titreyen.” Fiil en başa alınmış, öge–yüklem uyumu bozulmuş ve cümle anlamsız hâle gelmiştir. Yanlış.
- D şıkkı (1-2-3-4): “Titreyen üşüyor alev lambada.” Sıralama tümden ters ve anlamsızdır; sözcükler arasındaki mantıksal bağlantı kurulamaz. Yanlış.
Bu analiz doğrultusunda, yalnızca A şıkkındaki 4-1-3-2 sıralaması hem sözdizimi hem de anlam açısından tutarlıdır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
11 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “karşılaştırma” yapılmıştır?
- Mizah, edebiyatın, resmin, tiyatronun beğenilen yönüdür.
- İnsanın ne kadar okuduğu önemli değil; okuduğundan ne anladığı önemlidir.
- Peyami Safa nasıl başarılı bir yazarsa, öbürü de korkak bir eleştirmendir.
- İnsanlar güzellikleri ve çirkinlikleriyle sevebilmeyi öğrenmeliyiz artık.
11. Sorunun Çözümü
“Karşılaştırma”, iki veya daha fazla varlık ya da durumu birbirine kıyaslama, benzerlik veya zıtlıklarını ortaya koyma amacıyla yapılan anlatım tekniğidir. Şıklarda hangi cümlede bu tekniğin kullanıldığını inceleyelim:
-
A şıkkı: “Mizah, edebiyatın, resmin, tiyatronun beğenilen yönüdür.”
Bu cümlede birden fazla sanat dalı sayılmış ve ortak özellik olarak “beğenilen yön” vurgulanmış. Ancak karşılaştırma değil, sıralama ve tanımlama vardır. Yanlış. -
B şıkkı: “İnsanın ne kadar okuduğu önemli değil; okuduğundan ne anladığı önemlidir.”
Burada “okuma miktarı” ile “anlama düzeyi” karşılaştırılıyor gibi görünse de aslında önem sırası üzerinde duruluyor, doğrudan bir kıyaslama yapmaktan ziyade hangisinin daha değerli olduğu vurgulanıyor. Yanlış. -
C şıkkı: “Peyami Safa nasıl başarılı bir yazarsa, öbürü de korkak bir eleştirmendir.”
Bu cümlede iki yazar doğrudan karşılaştırılıyor: Birincisi “başarılı yazar” olarak örneklenirken, diğeri “korkak eleştirmen” olarak zıt bir örnek oluşturuluyor. Tam olarak karşılaştırma ve zıtlık ilişkisi kurulmuş. Doğru. -
D şıkkı: “İnsanlar güzellikleri ve çirkinlikleriyle sevebilmeyi öğrenmeliyiz artık.”
Burada “güzellik” ve “çirkinlik” kelimeleri yan yana getirilmiş, ancak bunlar karşılaştırma değil, sevgiyi öğrenmenin koşullarını açıklayan bir ifade oluşturuyor. Yanlış.
Bu inceleme sonucunda, yalnızca C şıkkında iki farklı kişi/eylem arasında doğrudan karşılaştırma yapılmıştır. Diğer şıklar ya tanımlama, sıralama veya önem vurgusu içeriyor, ancak karşılaştırma tekniğini kullanmıyor. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
12
“Hayatlarımızı biçimlendiren ara sıra yaptıklarımız değil, sürekli olarak yaptığımız şeylerdir.”
Cümleden aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
- Hayatta en mükemmel davranışı yakalamak gerekir.
- Yaşamımız sürekli tekrarladığımız davranışların ürünüdür.
- Ara sıra yaptıklarımız bizde kalıcı davranış oluşturabilir.
- Yaşamı şekillendiren arada bir yapılan şeyler de olabilir.
12. Sorunun Çözümü
Verilen cümlede vurgulanan nokta, hayatımızı şekillendiren etkenin ara sıra yaptıklarımız değil, sürekli tekrar eden alışkanlık ve davranışlarımız olduğudur. Yani, tek seferlik veya nadiren gerçekleşen eylemlerimiz bizi tanımlamakta ve yönlendirmekte etkisiz kalırken, günlük tekrarlarımız, alışkanlıklarımız hayatımızın biçimini oluşturur.
-
A şıkkı: “Hayatta en mükemmel davranışı yakalamak gerekir.”
Bu seçenek, mükemmellik arayışını vurgular; oysa orijinal cümlede süreklilik ve tekrar ön plandadır, mükemmel olmaktan söz edilmez. Yanlış. -
B şıkkı: “Yaşamımız sürekli tekrarladığımız davranışların ürünüdür.”
Bu ifade, cümlenin özünü tam olarak yansıtır: sürekli yaptıklarımız sonucunda hayatımız şekillenir. Doğru. -
C şıkkı: “Ara sıra yaptıklarımız bizde kalıcı davranış oluşturabilir.”
Orijinal cümlede ara sıra yapılan eylemler etkisiz kabul edilmiştir; “kalıcı davranış” oluşturabileceği iddiası cümleyle çelişir. Yanlış. -
D şıkkı: “Yaşamı şekillendiren arada bir yapılan şeyler de olabilir.”
Bu seçenek, cümlenin tam tersini savunur; oysa cümlede ara sıra yapılanların önemsiz olduğu söylenmiştir. Yanlış.
Bu değerlendirmeye göre, yalnızca B şıkkı orijinal cümlenin mantığını ve sürekli tekrarın önemini doğru şekilde ifade etmektedir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
13 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sebep-sonuç ilişkisi kurulabilir?
- Doğru, doğrunun peşinden ayrılmaz.
- Garip kuşun yuvasını Allah yapar.
- Akıllı bir insan ne yaptığını bilir.
- Ateş olmayan yerden duman tütmez.
13. Sorunun Çözümü
“Sebep–sonuç ilişkisi” bir olayın veya durumun belirli bir neden nedeniyle gerçekleştiğini anlatır. Cümlelerde bu ilişkiyi gösteren öğeler genellikle “–mez… tütmez”, “–dığı için”, “–den dolayı” gibi yapılar içerir. Şıkları tek tek inceleyelim:
-
A şıkkı: “Doğru, doğrunun peşinden ayrılmaz.”
Burada bir betimleme ve vurgulama var; “doğru”nun kendisiyle hep birlikte olduğu fikri söyleniyor fakat açık bir neden ve sonuç bağlantısı kurulmamış. Yanlış. -
B şıkkı: “Garip kuşun yuvasını Allah yapar.”
Burada eylemi yapan özne “Allah”tır; cümlede yaratma eylemi anlatılsa da, neden–sonuç yapısı değil, bir eylem–fail ilişkisi söz konusudur. Yanlış. -
C şıkkı: “Akıllı bir insan ne yaptığını bilir.”
Bu cümle, akıllı olmanın bir sonucu gibi gözükse de, herhangi bir bağlaçla “akıllı olduğu için bilir” yapısı kurmamıştır; daha çok genel bir gözlemdir. Yanlış. -
D şıkkı: “Ateş olmayan yerden duman tütmez.”
Burada “ateş olmayan yerden” neden öğesi, “duman tütmez” ise sonuç öğesidir. Birinci kısım gerçekleşmezse ikinci kısım da gerçekleşmez; tam bir sebep–sonuç cümlesidir. Doğru.
Özetle, yalnızca D şıkkında belirgin bir neden (ateş yokluğu) ile sonuç (duman çıkmama) ilişkisi kurulmuştur. Diğer şıklar ya betimleme, eylem–fail ilişkisi ya da genel gözlem içerdiğinden sebep–sonuç değildir. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
14 Aşağıdaki atasözlerinden hangisi, konusu bakımından diğerlerinden farklıdır?
- Sen doğru ol, eğri belasını bulur.
- Akıl, kişiye sermayedir.
- Anlayana bir söz yetişir.
- Akılsız başa devlet konmaz.
14. Sorunun Çözümü
Bu soruda dört atasözü arasından konusunun diğerlerinden farklı olduğu seçilecektir. Atasözlerinin ana temalarını şu şekilde özetleyebiliriz:
-
A şıkkı: “Sen doğru ol, eğri belasını bulur.”
“Doğruluk” ve “haksızlık yapanların akıbeti” üzerine öğüt verir; ahlaki bir davranış–sonuç ilişkisi vurgular. -
B şıkkı: “Akıl, kişiye sermayedir.”
“Akıl” kavramını değerli bir kaynak olarak tanımlar; bireyin sahip olması gereken içsel zenginliğe dikkat çeker. -
C şıkkı: “Anlayana bir söz yetişir.”
“Anlamak” fiilini öne çıkarır; söylenen sözün muhatabının kavrayış düzeyine bağlı olduğunu belirtir; kavrama–iletişim konusuyla ilgilidir. -
D şıkkı: “Akılsız başa devlet konmaz.”
“Akıl” eksikliğinin yönetimde yol açacağı olumsuz sonuçları vurgular; yönetim ve akıl ilişkisini anlatır.
Burada B ve D şıkları akıl temasını işlerken, C şıkkı anlama ve iletişim bağlamında bir kavramı öne çıkarır. Oysa A şıkkı, ahlaki doğruluk ve adaletin akıbeti temasını işler; diğerlerinden tamamen farklı bir değer–sonuç öğüdü sunar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- B şıkkı: “Akıl” üzerinedir; bireysel içsel değer kavramı paylaşır.
- C şıkkı: “Anlama” ve iletişim yeteneğiyle ilgilidir; bilgi/iletişim temasında yer alır.
- D şıkkı: “Akılsızlık” ve “yönetim” arasındaki ilişkiyi kurar; sosyal ve yönetsel akıl temasını işler.
Sonuç olarak, A şıkkı ahlak ve adalet temasını işlerken; diğer üçü ya akıl ya da anlama kavramını merkeze almaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
15
“Arkadaşını yalnızken eleştir, …………..”
Cümlesi nasıl tamamlanırsa anlamlı bir cümle olur?
- Başkalarının yanında döv.
- Başkalarının yanında öv.
- Başka zaman bulamazsın.
- Ya da arkadaş olma.
15. Sorunun Çözümü
Bu atasözünde vurgulanan öğüt, eleştiriyi özel alanda, güven ilişkisi içinde yapıp hataları gizlice düzeltirken, övgüyü kamusal alanda, arkadaşınızın onurunu ve motivasyonunu koruyarak artırmaktır. Yani yanlışları gizlice dile getirip, doğru ve iyi davranışları herkesin içinde takdir etmeliyiz.
- A şıkkı: “Başkalarının yanında döv.” Burada “dövmek” fiili fiziksel veya duygusal şiddet anlamı taşır; atasözünün yapıcı eleştiri ve moral yükseltme öğütleriyle çelişir. Yanlış.
- B şıkkı: “Başkalarının yanında öv.” Eleştiriyi yalnızken, övgüyü açıkça yapmak anlamı taşır ki bu, atasözünün özünü tam olarak karşılar. Doğru.
- C şıkkı: “Başka zaman bulamazsın.” Bu ifade, atasözünün yapısına ve anlamına uygun bir zıtlık veya sonuç ilişkisi kurmaz; anlamsız ve bağlam dışıdır. Yanlış.
- D şıkkı: “Ya da arkadaş olma.” Bu seçenek, öğütten tamamen farklı bir yargı sunar; dostluğu sorgulamak yerine, nasıl davranılması gerektiğini anlatan atasöze uymaz. Yanlış.
Özetle, atasözü gizli eleştirinin ve açık övgünün dengeli kullanılmasını önerir. Bu nedenle doğru tamamlayıcı cümle “Başkalarının yanında öv.” yani “B” şıkkıdır.
16
İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez. Sen bu sırrı çözdüğün için doğrulara ulaşabiliyorsun. Küçük çocuk unutmamak için tekrarladı: Gerçeğin mayası gözle görülmez.
Bu metinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- Abartma
- Amaç-sonuç
- Neden-sonuç
- Koşul
16. Sorunun Çözümü
Soruda verilen metinde “İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir.” ifadesi, içsel bir bakış açısını ve sezgisel algıyı anlatmaktadır. Bu cümlede herhangi bir abartma (mübalağa) ifadesi bulunmamaktadır. Gerçekten de duygu ve sezgilerin ön planda olduğu bir anlatım mevcuttur ancak olay ya da durum olduğundan büyük gösterilmemiştir.
A) Abartma: Abartma, bir şeyin olduğundan fazla ya da eksik gösterilmesiyle oluşur. Ancak metinde böyle bir durum görülmemektedir. Bu nedenle doğru yanıt “A şıkkıdır”.
B) Amaç-Sonuç: Metinde bir olayın belirli bir amaca yönelik gerçekleştirildiğine dair bir anlam bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu şık metinle örtüşmemektedir.
C) Neden-Sonuç: “Gerçeğin mayası gözle görülmez.” cümlesi, bir neden-sonuç ilişkisi içermektedir. Burada “gözle görülmemesi” bir durumken, “gerçeğin mayası olması” sonuçtur.
D) Koşul: Metinde herhangi bir şart ya da koşul belirtisi yoktur. Örneğin, “Eğer yüreğinle bakarsan doğruyu görebilirsin.” gibi bir yapı kullanılmamıştır.
Sonuç olarak, verilen seçenekler içinde metinde bulunmayan anlam özelliği “A) Abartma” olduğu için doğru cevap A şıkkıdır.
17 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yay ayraç içinde verilen anlam özelliği yoktur?
- Kızıldeniz, Arap Yarımadası’yla Afrika kıtası arasındaki çöllerin ortasında bulunuyor. (Nesnel cümle)
- Soruları kolayca çözebilmek için konuya iyice çalıştı. (Amaç-sonuç)
- Bu kitap, gençlerin en çok okuduğu kitaplar arasında. (Karşılaştırma)
- Kırmızılahanadan mavi ve mor tonlarında boya elde edilebilir. (Koşul)
17. Sorunun Çözümü
Soruda verilen cümlelerde parantez içinde belirtilen anlam özelliklerinin olup olmadığı sorgulanmaktadır.
A) “Kızıldeniz, Arap Yarımadası’yla Afrika kıtası arasındaki çöllerin ortasında bulunuyor.” cümlesinde nesnel bir bilgi verilmiştir. Herkes tarafından doğrulanabilir bir bilgidir. Bu nedenle “Nesnel Cümle” açıklaması doğrudur.
B) “Soruları kolayca çözebilmek için konuya iyice çalıştı.” cümlesinde, “konuya iyice çalışmak” ile “soruları kolayca çözebilmek” arasında bir amaç-sonuç ilişkisi vardır. Kişi, soruları çözebilmek için çalışmıştır. Bu yüzden verilen “Amaç-Sonuç” açıklaması doğrudur.
C) “Bu kitap, gençlerin en çok okuduğu kitaplar arasında.” cümlesinde “Karşılaştırma” anlamı olduğu belirtilmiştir. Cümlede gençlerin en çok okuduğu kitaplardan biri olduğu ifade edilmiş ve bu cümlede belirtilmemiş olsa da başka bir kitapla ya da farklı bir durumla kıyaslama yapılmıştır. .
D) “Kırmızılahanadan mavi ve mor tonlarında boya elde edilebilir.” cümlesi bir koşul ilişkisi içermemektedir. Burada bir olayın bir başka olayın gerçekleşmesine bağlı olduğu belirtilmemiştir. Ancak soruda bu cümlenin “Koşul” anlamı taşıdığı belirtilmiştir. Cümlede koşul anlamı açık şekilde yer almamaktadır.
Sonuç olarak, verilen seçeneklerde yanlış açıklama yapan şık “D şıkkıdır”. Çünkü burada koşul olmadığı halde koşul ifadesi verilmiştir.
18 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde beğenme söz konusudur?
- Yazar, son eserinde dünyadaki en ilginç yapıları anlatmış.
- Sonunda kıvamı yakalamışsın, reçel dediğin böyle olur.
- Bu hareketlerinle etrafındakileri çok şaşırtıyorsun.
- Kitabın sonunda şairin hayatıyla ilgili bilgi verilmiş.
18. Sorunun Çözümü
Soruda, verilen cümlelerden hangisinde beğenme anlamının bulunduğu sorulmaktadır. Beğenme, bir şeyin olumlu yönlerini vurgulamak, övmek veya takdir etmek anlamına gelir. Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
- A) Yazar, son eserinde dünyadaki en ilginç yapıları anlatmış. – Bu cümlede bir bilgi verilmekte, ancak yazarın anlatımıyla ilgili herhangi bir beğeni ifadesi bulunmamaktadır.
- B) Sonunda kıvamı yakalamışsın, reçel dediğin böyle olur. – Bu cümlede, konuşan kişi reçelin kıvamını beğendiğini ve olması gereken standartlara uygun bulduğunu belirtmektedir. “Reçel dediğin böyle olur” ifadesi açıkça bir beğeni içerir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
- C) Bu hareketlerinle etrafındakileri çok şaşırtıyorsun. – Bu cümlede herhangi bir beğeni değil, şaşkınlık ifade edilmektedir. Beğenme anlamı taşımamaktadır.
- D) Kitabın sonunda şairin hayatıyla ilgili bilgi verilmiş. – Bu cümlede bir bilgi aktarılmakta, ancak herhangi bir beğeni ifadesi bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, sadece “B” şıkkındaki cümlede beğeni anlamı açıkça yer almaktadır. Diğer şıklarda ya bir bilgi verilmekte ya da farklı bir duygu ifade edilmektedir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
19
(I) İnsanlar, zamanı kayıt altına almak için her dönemde takvimlere ihtiyaç duymuştur. (II) Türkler de çok eski yıllardan beri takvim kullanan milletlerden biridir. (III) Türklerin icadı olan “on iki hayvanlı takvim” içerik açısından oldukça derin anlamlara sahiptir. (IV) Bu takvimde Türkler, evcilleştirebildikleri ve doğada sıkça karşılaştıkları hayvanlara yer vermişlerdir.
Bu metinde numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- I. cümlede amaç-sonuç anlamı vardır.
- II. cümlede karşılaştırma yapılmıştır.
- III. cümlede öznel anlatımdan yararlanılmıştır.
- IV. cümlede koşula bağlı bir durum verilmiştir.
19. Sorunun Çözümü
Soruda, metindeki numaralanmış cümlelerle ilgili verilen bilgilerden hangisinin yanlış olduğu sorulmaktadır. Şimdi her cümleyi ve verilen seçenekleri tek tek inceleyelim:
- (I) İnsanlar, zamanı kayıt altına almak için her dönemde takvimlere ihtiyaç duymuştur. – BAmaç-sonuç ilişkisi, bir eylemin belirli bir amaca yönelik yapılması durumunda oluşur. Bu nedenle “A” şıkkındaki bilgi doğrudur.
- (II) Türkler de çok eski yıllardan beri takvim kullanan milletlerden biridir. – Burada bir karşılaştırma var.
- (III) Türklerin icadı olan “on iki hayvanlı takvim” içerik açısından oldukça derin anlamlara sahiptir. – “Oldukça derin anlamlara sahiptir” ifadesi kişisel bir yorum içerdiğinden, burada öznel bir anlatım bulunmaktadır. Bu nedenle “C” şıkkı doğrudur.
- (IV) Bu takvimde Türkler, evcilleştirebildikleri ve doğada sıkça karşılaştıkları hayvanlara yer vermişlerdir. – Bu cümlede koşula bağlı bir durum yoktur, yalnızca bir açıklama yapılmıştır. Bu yüzden “D” şıkkındaki bilgi yanlıştır.
Soruda bizden yanlış bilgiyi bulmamız istendiğinden, hatalı yanıt “D” şıkkındadır.
20 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yay ayraç içinde verilen anlam özelliği yoktur?
- Bu kadar kalabalık bir grup için on beş masa mı ayrılmış? (küçümseme)
- Uzun zamandır şiir kitaplarım yayımlanıyor ama bir tanesini açıp da neler yazdığıma bakmadın. (sitem)
- Ona emanet ettiğim çiçekleri bir kez bile sulamamış. (yakınma)
- Keşke buraya gelmeden önce detaylı bir tarih araştırması yapsaydım. (hayıflanma)
20. Sorunun Çözümü
Soruda, yay ayraç içinde verilen anlam özelliği ile cümlenin uyuşup uyuşmadığını kontrol etmemiz gerekiyor. **Seçenekleri tek tek inceleyelim:**
- A) “Bu kadar kalabalık bir grup için on beş masa mı ayrılmış?” Bu cümlede, bir durumun gereğinden fazla abartıldığı ima ediliyor. Ancak, yay ayraç içinde **küçümseme** anlamı verilmiş. **Küçümseme**, bir şeyi değersiz görme anlamı taşır; burada ise abartılı bir şaşkınlık ifadesi vardır. **Bu yüzden, verilen anlam özelliği cümleye tam olarak uygun değildir.**
- B) “Uzun zamandır şiir kitaplarım yayımlanıyor ama bir tanesini açıp da neler yazdığıma bakmadın.” Cümlede bir kişinin başka birine sitem ettiği açıkça görülmektedir. **Sitem**, birine kırgınlık ifade etmektir. **Yay ayraç içindeki anlam ile tamamen uyumludur.**
- C) “Ona emanet ettiğim çiçekleri bir kez bile sulamamış.” Burada bir durumdan duyulan rahatsızlık dile getirilmiştir. **Yakınma**, bir şeye üzülme ya da şikayet etme anlamına gelir. **Verilen anlam özelliği ile cümle birebir uyuşmaktadır.**
- D) “Keşke buraya gelmeden önce detaylı bir tarih araştırması yapsaydım.” **Hayıflanma**, geçmişte yapılan bir hatadan dolayı pişmanlık duymaktır. **Bu cümlede de hayıflanma anlamı açıkça vardır.**
Sonuç: Seçenekleri incelediğimizde, “A şıkkında verilen anlam özelliği (küçümseme), cümlede tam olarak yer almamaktadır.” Bu nedenle doğru cevap “A şıkkıdır”.