1
1. Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım.
2. Müdür, yaşlı adama ters ters baktı. Adamcağız utancından büzüldükçe büzüldü.
3. Sizinle uzun zamandır görüşemiyorduk, karşılaşmamız güzel oldu.
Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisi veya hangilerinde
“neden – sonuç” anlamı vardır?
- 1
- 2
- 3
- 1 ve 2
1. Sorunun Çözümü
Öğrenciler, bu soruda cümleler arasındaki neden-sonuç ilişkisini inceleyeceğiz. Neden-sonuç demek, ilk bölümde bir durumun açıklanması, ikinci bölümde ise bu duruma yol açan sonuç ifadesinin yer alması demektir. Aşağıdaki cümlelere bakalım:
- D şıkkı (1 ve 2): Hem “1. Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım” hem de “2. Müdür, yaşlı adama ters ters baktı. Adamcağız utancından büzüldükçe büzüldü” cümlelerinde açıkça neden (ışığın göze dokunması, müdürün bakışları) ve sonuç (perdeyi kapatma, utanç duygusunun artması) ilişkisi vardır. Bu nedenle D şıkkı doğru cevaptır.
- A şıkkı (1): Yalnızca 1 numaralı cümleyi içerir; oysa 2. cümlede de neden-sonuç ilişkisi vardır. Bu yüzden A şıkkı eksik kalır.
- B şıkkı (2): Yalnızca 2 numaralı cümleyi gösterir; ancak 1. cümlede de aynı ilişki bulunduğundan B de yetersizdir.
- C şıkkı (3): “Sizinle uzun zamandır görüşemiyorduk, karşılaşmamız güzel oldu” cümlesinde neden-sonuç ilişkisi yoktur; sadece bir duygu ifadesi söz konusudur.
Sonuç olarak, bu soruda doğru cevap “D” şıkkıdır; çünkü hem 1 hem de 2 numaralı cümlelerde neden-sonuç anlamı bir arada yer almaktadır.
2
1. Pazartesi annemle eksikleri almak için pazara gittik.
2. Her yer meyve ve sebze tezgahlarıyla doluydu.
3. Hayvancılıkla uğraşan pazarcılar da kendi elleriyle yaptıkları mis kokulu peynirleri, yoğurtları tezgahlarına dizmişlerdi.
Hangisi veya hangilerinde kişisel duyguya yer verilmiştir?
- 1
- 2
- 3
- 2 ve 3
2. Sorunun Çözümü
Değerli öğrenciler, bu soruda cümlelerde kişisel duygu ifadesinin aranması gerekiyor. Kişisel duygu, anlatıcının hoşlanma, beğenme, sevme gibi öznel değerlendirmelerini içerir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- C şıkkı (3): “Hayvancılıkla uğraşan pazarcılar da kendi elleriyle yaptıkları mis kokulu peynirleri, yoğurtları tezgahlarına dizmişlerdi.” Burada mis kokulu ifadesi, anlatıcının kokuyu beğendiğini ve olumlu bir duygu yaşadığını gösterir. Bu nedenle 3. cümlede kişisel bir duygu aktarılmıştır.
- A şıkkı (1): “Pazartesi annemle eksikleri almak için pazara gittik.” cümlesi yalnızca yapılan bir işi, bir olayı anlatır; anlatıcının herhangi bir duygusal değerlendirmesi yoktur.
- B şıkkı (2): “Her yer meyve ve sebze tezgahlarıyla doluydu.” ifadesi, mekanın genel görünümünü betimler; duygu veya beğeni bildiren herhangi bir kelime içermez.
- D şıkkı (2 ve 3): Bu şıkta 2. cümle yanlış olarak dahil edilmiştir. Çünkü 2 numaralı cümlede kişisel duygu bulunmaz; sadece nesnel bir betimleme vardır.
Sonuç olarak, doğru cevap “C” şıkkıdır; çünkü sadece 3. cümlede anlatıcının kokuyu beğendiğini gösteren kişisel duygu ifadesi yer almaktadır.
3 Hangisinde “ihtimal” anlamı vardır?
- Bu odayı 2 saatte temizler.
- Bugün buraya geç gelebilir.
- Parayı ona verecek.
- Bu kalemler eksik.
3. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda cümlelerde “ihtimal” yani olabilirlik anlamını taşıyan ifadeyi bulacağız. İhtimal, bir şeyin kesin olmadığını, ancak mümkün olduğunu anlatır. Şimdi seçeneklere tek tek göz atalım:
- B şıkkı (Bugün buraya geç gelebilir): Burada “gelebilir” fiili, eylemin kesin olmadığı, ancak olasılık dahilinde gerçekleşebileceği anlamını taşır. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.
- A şıkkı (Bu odayı 2 saatte temizler): Bu cümlede anlatıcı odanın 2 saatte temizleneceğini kesin bir öneri olarak sunar; ihtimal değil, kesinlik içerir.
- C şıkkı (Parayı ona verecek): “Verecek” ifadesi gelecek zaman kipiyle kesinlik bildirir; burada da olasılıktan ziyade gerçekleşecek bir eylemden söz ediliyor.
- D şıkkı (Bu kalemler eksik): Bu ifade bir durumu, eksikliği tarif eder; anlatıcının duygu veya olasılık değerlendirmesi yoktur, sadece bir gerçeklik bildirilmiştir.
Özetle, ihtimal anlatan tek seçenek “Bugün buraya geç gelebilir” cümlesidir. Bu yüzden doğru cevap “B” şıkkıdır.
4 Hangisinde koşula bağlılık söz konusudur?
- Arkadaşları yardım ederse projeyi bitirebilir.
- Kitaplarını alamadığı için çok üzüldü.
- Dün hava çok soğuktu.
- Hastalandığı için yatıyor.
4. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda koşula bağlılık yani bir olayın veya durumun gerçekleşmesinin başka bir koşulun varlığına bağlı olduğu ifade aranıyor. Koşula bağlılık genellikle “eğer… ise…” biçiminde kurulmuş cümlelerde görülür. Şimdi şıkları teker teker inceleyelim:
- A şıkkı (Arkadaşları yardım ederse projeyi bitirebilir): Burada net bir koşul ifadesi vardır: “Arkadaşları yardım ederse” kısmı, projenin bitirilmesinin gerçekleşme koşulunu belirtir. Yani yardım gelmediğinde proje bitirememe durumu söz konusudur. Bu, tam da koşula bağlılık göstergesidir.
- B şıkkı (Kitaplarını alamadığı için çok üzüldü): “–dığı için” bağlacı, neden-sonuç ilişkisi kurar; koşul değil, bir sebep-sonuç bağlantısıdır. Bu nedenle koşula bağlılık içermez.
- C şıkkı (Dün hava çok soğuktu): Bu cümle yalnızca geçmişe dair bir durumu belirtir; koşul ya da şart ifadeleri kullanılmamıştır.
- D şıkkı (Hastalandığı için yatıyor): Yine “–dığı için” yapısıyla sebep-sonuç anlatımı vardır; koşul ifadesi yer almadığı için bu şık da koşula bağlılık taşımaz.
Görüldüğü gibi yalnızca A şıkkı koşula bağlılık ifadesi taşımaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
5
“İnsanlar okumanın faydasından söz eder ama —————“
Noktalı yere hangisinin getirilmesi uygun olur?
- Çoğu insan kitap okumaz.
- Çoğu insan kitap okumadan duramaz.
- Çoğu insan kitap okur.
- Çoğu insan kitap okumayı sever.
5. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu boşlukta “ama” bağlacının ardından gelen bölümde karşıtlık anlamı olması gerekir. Yani insanlar okumanın faydasını anlatırken, pratikte bu eylemin yapılmadığını vurgulayan bir ifade tercih edilmelidir.
- A şıkkı (Çoğu insan kitap okumaz): Bu cümle, kitap okumanın faydasından söz edenlerin aksine, gerçekte çoğunun okumadığını belirterek net bir karşıtlık kurar. “… ama çoğu insan kitap okumaz” ifadesi tam olarak sorunun gerektirdiği çelişkiyi yansıtır.
- B şıkkı (Çoğu insan kitap okumadan duramaz): Burada bağımlılık ve olumlu bir tutku vurgusu vardır; ancak soru, fayda-suç ilişkisinin tersine dönmesini, yani okuyamama durumunu arar.
- C şıkkı (Çoğu insan kitap okur): Bu ifade tamamen olumlu bir gerçeklik bildirir; “ama” ile bağlanan olumsuz bir zıtlık öğesi bulunmaz.
- D şıkkı (Çoğu insan kitap okumayı sever): Sevgi ve beğeni belirtir; fayda vurgusuyla zıtlık oluşturmaz, bu nedenle boşluğa uygun düşmez.
Özetle, sorudaki “ama” bağlacıyla gerekli olan karşıtlık yalnızca A şıkkında sağlanmaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
6 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “üzülme” anlamı söz konusudur?
- Bu belgeselde açlık çeken kurtların yaşamları anlatılıyor.
- Mahallemizdeki yeşil alanlarda ne yazık ki beton yapılar yükselmeye başladı.
- Ne zaman bir işe başlasa babasının öğütlerini hatırlar.
- Annesine güzel bir karne götürmek istiyor.
6. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda cümlelerde üzülme yani anlatıcının bir durum karşısında üzgünlük, pişmanlık veya acıma duygusu taşıdığının tespiti isteniyor. Genellikle “ne yazık ki” ya da “maalesef” gibi ifadeler, üzülme duygusunun açıkça gösterilmesini sağlar. Şimdi her seçeneği adım adım inceleyelim:
- B şıkkı (Mahallemizdeki yeşil alanlarda ne yazık ki beton yapılar yükselmeye başladı): Burada “ne yazık ki” ifadesi, anlatıcının yeşil alanların kaybı karşısında üzüntü ve pişmanlık duyduğunu gösterir. Bu nedenle bu cümlede açıkça üzülme anlamı bulunmaktadır.
- A şıkkı (Bu belgeselde açlık çeken kurtların yaşamları anlatılıyor): Sadece belgeselde anlatılan bir olayı betimliyor; anlatıcının duygusal bir değerlendirmesi veya üzünme ifadesi yer almaz.
- C şıkkı (Ne zaman bir işe başlasa babasının öğütlerini hatırlar): Burada anlatıcı, babasının sözlerini hatırlama eyleminden bahsediyor; üzülme duygusu değil, bir hatırlama ve düşünme durumu söz konusudur.
- D şıkkı (Annesine güzel bir karne götürmek istiyor): Anlatıcının isteği ve niyeti ifade ediliyor; bu cümlede de herhangi bir üzgünlük veya acıma duygusu bulunmamaktadır.
Özetle, yalnızca B şıkkı cümlesi anlatıcının üzülme duygusunu yansıttığı için doğru cevap “B” şıkkıdır.
7 Hangisinde karşılaştırma vardır?
- Sesten başım çatlayacak gibi oldu.
- Herkes haberlere odaklandı.
- Daha önce kış bu kadar soğuk geçmemişti.
- Uyumak istiyorum.
7. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda cümlelerde karşılaştırma anlamını bulacağız. Karşılaştırma, iki farklı zaman, durum veya nicelik arasında farkı veya benzerliği vurgulayan ifadelerdir. Genellikle “daha…”, “-den daha…”, “kadar” gibi kelimelerle oluşturulur. Şimdi şıkları detaylı olarak inceleyelim:
- C şıkkı (“Daha önce kış bu kadar soğuk geçmemişti.”): Burada “daha önce” ve “bu kadar soğuk” ifadeleri, önceki kışlarla bu kış arasındaki sıcaklık farkını vurgular. Yani geçmişteki kışlarla kıyaslama yapılmıştır; bu tam bir karşılaştırma örneğidir.
- A şıkkı (“Sesten başım çatlayacak gibi oldu.”): Bu cümle bir belirtme veya benzetmekarşılaştırma değil, duygu yoğunluğunu anlatan bir mecazdır.
- B şıkkı (“Herkes haberlere odaklandı.”): Burada topluluk tanımlanıyor; herhangi bir kıyas veya fark vurgusu yoktur, yalnızca bir durum bildirimi yapılmıştır.
- D şıkkı (“Uyumak istiyorum.”): Sadece istek ifadesi içerir; karşılaştırma ya da kıyaslama anlamı hiç taşımamaktadır.
Özetle, yalnızca C şıkkı geçmiş kışlarla bu kış arasındaki karşılaştırma ilişkisini doğru şekilde yansıttığı için doğru cevap “C” şıkkıdır.
8
“İşe başlamak kolaydır ama zor olan o işte devam edebilmektir.”
Cümlesine en uygun açıklama hangisinde vardır?
- En zor iş bir iş kurmaktır.
- Bir işte çalışmak emek ve sabır ister.
- Herkes kolayca çalışmaya devam edebilir.
- Herkes çalışmalıdır.
8. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu cümlede vurgulanan fark “işe başlamak” ile “işte devam edebilmek” arasındaki zorluk derecesidir. İlk adımı atmak çoğu zaman heyecan ve motivasyon gerektirirken, uzun süre aynı işi sürdürmek emek, sabır ve kararlılık ister. Dolayısıyla doğru açıklama, bu emek ve sabır gerektiren süreci anlatan seçenektir.
- B şıkkı (Bir işte çalışmak emek ve sabır ister): Burada çalışmaya devam etmenin zorluğu, gerekli olan emek ve sabır unsurlarıyla birebir örtüşüyor. Yani cümlenin söylediği “zor olan o işte devam edebilmektir” ifadesi tam olarak bu seçenekte açıklanmıştır.
- A şıkkı (En zor iş bir iş kurmaktır): Yeni bir iş kurmakla ilgili zorluktan bahseder; ancak söz konusu cümle, zaten başlamış olduğumuz bir işi sürdürme güçlüğüne işaret eder, kuruluş aşamasına değil.
- C şıkkı (Herkes kolayca çalışmaya devam edebilir): Bu ifade, devam etmenin kolay olduğunu söyler; oysa cümlemiz tam tersini, “zor olanın devam etmek” olduğunu belirtmektedir.
- D şıkkı (Herkes çalışmalıdır): Çalışmanın gerekliliğine dair genel bir öğüt verir; zorluk ve süreklilik kavramlarını açıklamaz.
Sonuç olarak, “devam edebilmek” fiilinin getirdiği emek ve sabır vurgusunu en iyi yansıtan B şıkkı doğru cevaptır.
9 Hangisinde özelden genele doğru bir anlatım vardır?
- Kardeşim meyvelerden en çok çileği sever.
- En sevdiğim hayvan, kuştur.
- Kitaplık her evde olması gereken eşyalardandır.
- En sevdiğim arkadaşım, Ali’dir.
9. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda özelden genele anlatım arıyoruz. Özelden genele anlatımda önce belirli bir örnek ya da tekil bir durum verilir, ardından bu örnekten hareketle genel bir kural veya kapsam ifade edilmiştir. Şimdi her seçeneğe bakalım:
-
C şıkkı (Kitaplık her evde olması gereken eşyalardandır):
Burada önce kitaplık gibi özel bir nesne zikrediliyor, sonra da “her evde olması gereken” ifadesiyle genel bir kural sunuluyor. Yani tek bir eşya üzerinden tüm evleri kapsayan bir genelleme yapılıyor. Bu, özelden genele anlatımın tipik örneğidir. -
A şıkkı (Kardeşim meyvelerden en çok çileği sever):
Yalnızca bir bireyin öznel tercihi anlatılmıştır; herhangi bir genelleme veya kural ifadesi yoktur. -
B şıkkı (En sevdiğim hayvan, kuştur):
Burada kişisel bir beğeni bildirilir; o da tek bir kategoriyi (kuş) işaret eder. Genele dair bir hüküm içermez. -
D şıkkı (En sevdiğim arkadaşım, Ali’dir):
Bu cümlede de sadece özel bir kişi tanıtılmıştır; genele dair hiçbir ifade bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, C şıkkı özel bir örnekten (kitaplık) tüm evlere uzanan (her evde olması gereken) bir genellemeye yer verdiği için doğru cevaptır. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
10 Hangisinde amaç-sonuç ilişkisi yoktur?
- Yerler buzlu olduğu için bacağını kırdı.
- Mehmet Bey, kürsü konuşmasını yapmak üzere ayağa kalktı.
- Kursa gitmek için erkenden yola çıktı.
- Kapının kilidini açmak için anahtarını çıkardı.
10. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda amaç-sonuç ilişkisi yani bir eylemin arkasındaki niyet veya amaç ifadesinin bulunup bulunmadığını kontrol edeceğiz. Amaç-sonuç cümlelerinde genellikle “–mek için”, “–mak üzere” gibi ekler yer alır; eylemin neden değil, ne amaçla yapıldığı vurgulanır. Şimdi şıkları adım adım inceleyelim:
-
A şıkkı (Yerler buzlu olduğu için bacağını kırdı):
Burada “–dığı için” bağlacı sebep-sonuç (neden-sonuç) ilişkisi kurar. Yani amaç değil, zeminin kaygan olması sonucu bacağın kırıldığı anlatılmaktadır. Dolayısıyla amaç-sonuç ilişkisi yoktur. -
B şıkkı (Mehmet Bey, kürsü konuşmasını yapmak üzere ayağa kalktı):
“yapmak üzere” ifadesi tam bir amaç belirtir; Mehmet Bey’in konuşma yapmak amacıyla ayağa kalktığı açıktır. Bu bir amaç-sonuç cümlesidir. -
C şıkkı (Kursa gitmek için erkenden yola çıktı):
“gitmek için” yapısı, erken yola çıkma eyleminin amaç doğrultusunda gerçekleştiğini gösterir. Yani amaç-sonuç ilişkisi vardır. -
D şıkkı (Kapının kilidini açmak için anahtarını çıkardı):
“açmak için” ifadesi de anahtarı çıkarma eyleminin amaç bağlamında yapıldığını belirtir. Amaç-sonuç bağı mevcuttur.
Sonuç olarak, A şıkkı hariç tüm cümlelerde “–mek için”, “yapmak üzere” gibi amaç belirten yapılar bulunduğundan bu ilişki mevcuttur. Amaç-sonuç ilişkisi olmayan tek seçenek “A” şıkkıdır.
11
1. Sokağa böyle çıkarsan hastalanırsın.
2. Seni ziyaret edemedim, çünkü hastaydım.
3. Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım.
4. Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı.
Yukarıdakilerden hangisinde neden-sonuç ilişkisi yoktur?
- 1
- 2
- 3
- 4
11. Sorunun Çözümü
Değerli öğrenciler, bu soruda cümlelerdeki neden-sonuç ilişkisini belirleyeceğiz. Neden-sonuç, bir durumun nedeni ve ortaya çıkan sonucu açıklayan ifadelerdir. Genellikle “-dığı için”, “çünkü” veya “-den dolayı” ekleri ya da bağlaçlarıyla kurulur. Şimdi her cümleyi inceleyerek bu ilişkiyi taşımayan ifadenin hangisi olduğunu bulalım.
- A şıkkı (1. cümle): “Sokağa böyle çıkarsan hastalanırsın.” cümlesi bir koşul ifadesi taşır; “-rsan” yapısıyla şart ve sonuç kurulsa da, neden-sonuç ekleri kullanılmamıştır. Bu nedenle neden-sonuç ilişkisi içermez.
- B şıkkı (2. cümle): “Seni ziyaret edemedim, çünkü hastaydım.” Burada çünkü bağlacı açıkça sebep ve sonucu bir araya getirmektedir; bu nedenle neden-sonuç ilişkilidir.
- C şıkkı (3. cümle): “Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım.” “-dığından” eki, hem nedeni hem sonucu gösterir; bu cümlede de neden-sonuç ilişkisi vardır.
- D şıkkı (4. cümle): “Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı.” “-den” bağlantısı, susuzluğun sonucu olan çatlamayı açıklar; burada da neden-sonuç mevcuttur.
Bu değerlendirmeler ışığında, neden-sonuç ilişkisi taşımayan tek ifade A şıkkıdır. Dolayısıyla doğru cevap “A” şıkkıdır.
12 Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “karşıt iki durum” söz konusudur?
- Bahçenin üstünde ince bir tül gibi salınan sessizlik, birinin kahkahasıyla yırtılıp dağılıyor.
- Parkta oynayan çocukların sesleri kayalıklarda yankılanıyor.
- Ay ışığı denizin üzerinde yansıyor, dalgalar rıhtıma çarpıyordu.
- Ateşböcekleri, gecenin karanlığı içinde etrafta uçuşuyor.
12. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda karşıt iki durum yani birbirine zıt iki öğenin bir arada kullanıldığı cümleyi bulmamız gerekiyor. Karşıtlık, genellikle bir durumun ortasında ani veya beklenmedik bir zıtlık oluşturarak vurgulanır. Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
-
A şıkkı: “Bahçenin üstünde ince bir tül gibi salınan sessizlik, birinin
kahkahasıyla yırtılıp dağılıyor.”
Burada sessizlik ve kahkaha birbirine tamamen zıt iki duyu durumu olarak yan yana sunulmuştur. İnce bir huzurun aniden yüksek sesle bozulması, net bir karşıtlık oluşturur. -
B şıkkı: “Parkta oynayan çocukların sesleri kayalıklarda yankılanıyor.”
Burada yalnızca sesin yankılanması anlatılmış; herhangi bir zıtlık veya beklenmedik karşıt durum yoktur. -
C şıkkı: “Ay ışığı denizin üzerinde yansıyor, dalgalar rıhtıma çarpıyordu.”
Bu cümlede iki eş zamanlı doğal olgu betimlenmiş; karşıtlık yerine bir gözlemi peş peşe sıralamada anlatılmıştır. -
D şıkkı: “Ateşböcekleri, gecenin karanlığı içinde etrafta uçuşuyor.”
Gece karanlığı ve ateşböceklerinin parıltısı olumlu bir uyum oluşturur; zıtlık değil, ahenkli bir tasvirdir.
Sonuç olarak, “A” şıkkı hem huzur veren sessizlik ile yüksek kahkaha arasında çarpıcı bir karşıtlık sunduğu için doğru cevaptır.
13 Aşağıdaki dizelerin hangisinde koşula bağlılık söz konusu değildir?
- Ben nasıl yaşarım burada siz giderseniz?
- Kardeşim burada olsaydı böyle davranamazdınız.
- Ahmet Bey gelmeyeceğine göre biz gidelim.
- Yarın yola çıkacaksanız şimdiden hazırlanmalısınız.
13. Sorunun Çözümü
Değerli öğrenciler, bu soruda koşula bağlılık yani bir eylemin gerçekleşmesinin belirli bir şart varlığına bağlı olması durumu aranıyor. Türkçede bu genellikle “-se/-sa” şart ekleri veya “-e göre” yapısıyla gösterilir. Şimdi her dizeyi inceleyerek koşul ifadesi taşımayanı bulalım.
-
A şıkkı (Ben nasıl yaşarım burada siz giderseniz?):
“giderseniz” ile açıkça “eğer… giderseniz” anlamı kurulmuş; burada bir koşul vardır. -
B şıkkı (Kardeşim burada olsaydı böyle davranamazdınız.):
Burada “olsaydı” eki geçmiş varsayımda kullanılsa da, şart anlamı taşımaz; bir varsayım veya hypotetik durum sunar, ancak gerçek bir şart-ek bağı kurulmaz. Bu nedenle B şıkkında koşula bağlılık yoktur. -
C şıkkı (Ahmet Bey gelmeyeceğine göre biz gidelim.):
“gelmeyeceğine göre” yapısıyla “eğer gelmeyecekse” anlamı ima edilir; bir koşul bağı kurulmuştur. -
D şıkkı (Yarın yola çıkacaksanız şimdiden hazırlanmalısınız.):
“çıkacaksanız” şart eki taşıyan “-acaksanız” ile koşula bağlılık içerir.
Özetle, A, C ve D seçeneklerinde şart ekleri veya “-e göre” yapısıyla bir koşul ifadesi bulunduğundan, koşula bağlılık mevcuttur. Koşula bağlılık taşımayan tek seçenek “B” şıkkıdır.
14 Aşağıdaki cümlelerin hangisi “nesnel anlatıma” örnek olabilir?
- Çevresindekilere zor ilişki kuranlar, pek akıllı insanlar değildir.
- Radyodaki müzik, insanı eskilere götürüyordu.
- Çevremizdeki insanlar sanki beni boğmak istiyorlar.
- İstatistiklere göre özel radyolar çoğaldıkça kaset satışları düşüyordu.
14. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu soruda nesnel anlatım yani anlatıcının öznel duygu, düşünce veya değer yargısı yerine veri, istatistik veya somut gerçeğe dayanan bilgiler kullanması beklenir. Nesnel cümlelerde “bana göre”, “sanki” gibi kelimeler yer almaz; bunun yerine ölçülebilir, kanıtlanabilir ifadeler bulunur.
-
D şıkkı (“İstatistiklere göre özel radyolar çoğaldıkça kaset satışları düşüyordu.”):
Burada istatistiklere göre ifadesi objektif bir veri kaynağına işaret eder. “Özel radyolar çoğaldıkça kaset satışları düşüyordu” cümlesi, gözlemlenen bir eğilimi açık ve ölçülebilir şekilde aktarır. Bu nedenle nesnel anlatıma örnektir. -
A şıkkı (“Çevresindekilere zor ilişki kuranlar, pek akıllı insanlar değildir.”):
“Pek akıllı insanlar değildir” ifadesi genelleyici ve öznel bir yargıdır. Nesnel veri yerine kişisel değerlendirme içerir. -
B şıkkı (“Radyodaki müzik, insanı eskilere götürüyordu.”):
Burada anlatıcının duygusal algısı ve öznel deneyimi vurgulanır; nesnel bir bilgi yoktur. -
C şıkkı (“Çevremizdeki insanlar sanki beni boğmak istiyorlar.”):
“Sanki” kelimesi açıkça subjektif bir izlenim bildirir; gerçek bir veri sunulmaz.
Özetle, yalnızca D şıkkında somut verilere ve ölçülebilir istatistiklere dayanan bir ifade vardır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
15
“Ezberi seven toplumlarda bilimsel araştırmalar görülmediği gibi, millî benliğin varlığından da söz edilemez.”
Cümlesine en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?
- Bilim, toplumsal sorunlara kayıtsız kalırsa halka ulaşması zorlaşır.
- Bilimin verilerinden yararlanan toplumlar gelişime ve değişime açıktır.
- Yalnız söyleneni bellemek hem araştırmacı düşünceyi hem de ulusal benliği bulmayı engeller.
- İnsanı kuşkularından arındıracak yegâne şey bilgidir.
15. Sorunun Çözümü
Sevgili öğrenciler, bu cümlede ezber tutkusunun hem bilimsel araştırma yapmayı hem de millî benlik bilincini ortadan kaldırdığı vurgulanmaktadır. Yani, toplumun sadece söyleneni bellemek odaklı olması, araştırmacı düşünceyi ve ulusal benlik kavramını engeller. Bu anlamı en doğru şekilde yansıtan seçeneği bulalım.
-
C şıkkı: “Yalnız söyleneni bellemek hem araştırmacı düşünceyi hem de ulusal benliği bulmayı engeller.”
Burada söyleneni bellemek ifadesi doğrudan ezber kavramını belirtir ve iki öğeyi birden (araştırma zihniyeti ve millî benlik) hedef alarak cümlenin ana fikrini eksiksiz taşır. Bu nedenle C şıkkı, orijinal cümleyle paralel bir karşılaştırma ve neden-sonuç ilişkisi sunar. -
A şıkkı: “Bilim, toplumsal sorunlara kayıtsız kalırsa halka ulaşması zorlaşır.”
Bu cümle, bilim ile toplumsal farkındalık arasında bir varsayım kurar ancak ezber ya da millî benlik konusuna değinmez; farklı bir ilişki önerir. -
B şıkkı: “Bilimin verilerinden yararlanan toplumlar gelişime ve değişime açıktır.”
Burada bilimsel verilerden yararlanma olumlu bir gelişmeyi anlatır; cümlenin taşıdığı olumsuz vurguyu ve millî benlik kaybını göstermez. -
D şıkkı: “İnsanı kuşkularından arındıracak yegâne şey bilgidir.”
Bu seçenek genel olarak bilginin önemini vurgular; ezber karşıtlığını ve millî benlik vurgusunu içermez.
Özetle, C şıkkı hem ezber kavramını hem de araştırmacı düşünce ile millî benlik arasındaki engellemeyi bir arada sunduğu için doğru cevaptır.