8. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri ve Cevapları (LGS 2026)
1

Kütüphanenin tozlu raflarında unutulmuş bir roman, sizi hiç gitmediğiniz şehirlere götürebilir. Bazen de yarım kalmış bir hikâye, kalbinize dokunan en gerçekçi dost olur.

Aşağıdakilerden hangisi, bu metindeki altı çizili sözcüklerle aynı metin türü grubunda yer alır?

  • Makale
  • Deneme
  • Masal
  • Fıkra

1. Sorunun Çözümü

Metin türleri, içeriğine göre Olay Yazıları (kurguya dayalı) ve Düşünce Yazıları (bilgi/fikir odaklı) olarak ikiye ayrılır. Altı çizili “Roman” ve “Hikâye”, olay yazısıdır.

  • A Şıkkı: Makale, bilgi verme amaçlı bir düşünce yazısıdır.
  • B Şıkkı: Deneme, kişisel görüşlerin anlatıldığı bir düşünce yazısıdır.
  • C Şıkkı: Masal, olağanüstü olayların anlatıldığı bir olay yazısıdır. Roman ve hikâye ile aynı gruptadır.
  • D Şıkkı: Fıkra (Köşe Yazısı), güncel olayların yorumlandığı bir düşünce yazısıdır.

Sonuç olarak, olay eksenli olması bakımından doğru cevap Masal‘dır.

2 Kimi zaman korkar, kimi şaşarsın, Eski dostlar gider, yenisi gelir. Mana derinleşir, anlam bulunur, Huzur dolar içine sessizce. Bu dörtlükteki sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • “Eski” ve “yeni” sözcükleri zıt anlamlıdır.
  • Soyut anlamlı sözcüğe yer verilmiştir.
  • “Korkmak” ve “şaşmak” sözcükleri yakın anlamlıdır.
  • “Mana” ve “anlam” sözcükleri eş anlamlıdır.

2. Sorunun Çözümü

Genel Kural: Sözcükler arasındaki anlam ilişkileri incelenirken; birbirinin karşıtı olanlara zıt anlam, aynı kavramı karşılayanlara eş anlam, beş duyu organıyla algılanamayan kavramlara ise soyut anlam denir.

  • A Şıkkı: “Eski” ve “yeni” sözcükleri birbirinin tam karşıtı durumları ifade ettiği için zıt anlamlıdır.
  • B Şıkkı: “Huzur” sözcüğü görülemez veya tutulamaz, sadece hissedilir; bu yüzden soyuttur.
  • C Şıkkı (Doğru): “Korkmak” bir tehlike karşısında duyulan endişeyi, “şaşmak” ise beklenmedik bir durum karşısındaki hayreti ifade eder. Bu iki duygu birbirinden tamamen farklıdır, yakın anlamlı değildir.
  • D Şıkkı: “Mana” ve “anlam” sözcükleri birbirinin yerine kullanılabilir, dolayısıyla eş anlamlıdır.

Sonuç olarak, C seçeneğindeki ifade metne göre söylenemez.

3

İyimser insanlar her felakette bir fırsat, kötümser insanlar ise her fırsatta bir felaket görürler.

Bu cümledeki koyu yazılan sözcükler arasındaki anlam ilişkisi aşağıdakilerin hangisinde vardır?

  • Kılık kıyafetine özen gösteren, tertipli biriydi.
  • Doğru dürüst bir cevap alamayınca sinirlendi.
  • Akıllı uslu durursan seni parka götürürüm.
  • Hayat, ağlamak ile gülmek arasında gidip gelen bir sarkaçtır.

3. Sorunun Çözümü

Soruda verilen cümlede, anlamca birbirinin tersi olan (İyimser – Kötümser) sözcükler bir arada kullanılarak zıt (karşıt) anlam ilişkisi kurulmuştur.

  • A Şıkkı: “Kılık – Kıyafet” sözcükleri yakın anlamlıdır, zıtlık yoktur.
  • B Şıkkı: “Doğru – Dürüst” sözcükleri yakın anlamlıdır, zıtlık yoktur.
  • C Şıkkı: “Akıllı – Uslu” sözcükleri yakın anlamlıdır, zıtlık yoktur.
  • D Şıkkı: “Ağlamak” ve “Gülmek” sözcükleri zıt anlamlıdır ve cümlede bir arada kullanılarak örnekteki ilişkiyi sağlar.

Doğru cevap D seçeneğidir.

4

Güneşle yükselir göğe ince buhar, Toplanır mavilikte, olur gri bulut, Soğur hava aniden, dökülür yağmur, Rüzgâr taşır bu sonsuz türküyü diyarlara.

Bu dizelerde geçen koyu yazılmış sözcüklerden hangisi, kavramsal ilişki ve oluşum süreci bakımından diğerlerinden farklıdır?

  • Buhar
  • Rüzgâr
  • Bulut
  • Yağmur

4. Sorunun Çözümü

Sözcükler arasındaki anlamsal ilişki incelendiğinde; buhar, bulut ve yağmur suyun doğadaki döngüsel hal değişimlerini (sıvı-gaz dönüşümü) ifade eden, birbirini takip eden evrelerdir. Rüzgâr ise suyun bir hali değil, bu döngüye etki eden fiziksel bir hava hareketidir.

  • A Şıkkı: Buhar, suyun gaz halidir ve döngünün başlangıç evresidir.
  • B Şıkkı: Rüzgâr, suyun bir formu değil, atmosferik bir olaydır (dış unsur). Diğerleriyle aynı oluşum zincirinde değildir.
  • C Şıkkı: Bulut, su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ara evredir.
  • D Şıkkı: Yağmur, bulutun tekrar sıvıya dönüşmesiyle oluşan sonuç evresidir.

Sonuç olarak buhar, bulut ve yağmur “suyun serüveni” grubundayken; rüzgâr “hava olayı” grubundadır.

5

Bir toplumun kalkınması, tüketim alışkanlıklarının değişmesine bağlıdır. Savaş ortamından uzaklaşıp bilime yönelmek gerekir. Ayrıca tembel zihinlerden kurtulup üretken olmalıyız.

Bu metinde, aşağıdaki seçeneklerde verilen sözcüklerden hangisinin zıt (karşıt) anlamlısı yoktur?

  • Üretim
  • Barış
  • Çalışkan
  • Pahalı

5. Sorunun Çözümü

Zıt anlam, anlamca birbirinin tersi olan kavramları ifade eder. Seçeneklerdeki sözcüklerin zıt anlamlılarını metin içerisinde arayalım.

  • A Şıkkı: “Üretim” sözcüğünün zıt anlamlısı “tüketim” sözcüğüdür ve metinde geçmektedir.
  • B Şıkkı: “Barış” sözcüğünün zıt anlamlısı “savaş” sözcüğüdür ve metinde geçmektedir.
  • C Şıkkı: “Çalışkan” sözcüğünün zıt anlamlısı “tembel” sözcüğüdür ve metinde geçmektedir.
  • D Şıkkı: “Pahalı” sözcüğünün zıt anlamlısı “ucuz” sözcüğüdür; ancak metinde bu anlama gelen bir ifade bulunmamaktadır.

Doğru cevap D seçeneğidir.

6

Yüzünde ufak bir ben vardı, Oysa o gün orada sadece ben vardım. Bu dizelerdeki altı çizili sözcükler arasında görülen anlam ilişkisi (sesteşlik), aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcükte vardır?

  • Kitabın yapraklarını çevirirken sesi titriyordu.
  • Bize karşı her zaman çok soğuk davranırdı.
  • Köydeki tarlaya giden yol oldukça bozuktu.
  • Masanın sallanan ayağını tamir etmelisin.

6. Sorunun Çözümü

Yazılışları ve okunuşları aynı olduğu hâlde anlamları birbirinden tamamen farklı olan sözcüklere eş sesli (sesteş) sözcükler denir. Sorudaki dizelerde “ben” sözcüğü hem “vücuttaki leke” hem de “1. tekil şahıs zamiri” olarak kullanılmıştır.

  • A Şıkkı: “Yaprak” sözcüğü burada kitabın sayfası anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım bitki yaprağı ile şekil benzerliği kurduğu için yan anlamdır, sesteş değildir.
  • B Şıkkı: “Soğuk” sözcüğü duygusuzluk/ilgisizlik anlamında kullanılmıştır. Bu bir mecaz anlamdır, sesteşlik özelliği taşımaz.
  • C Şıkkı: “Yol” sözcüğü bu cümlede “gidilen yer” anlamındadır. Aynı zamanda “yolmak” (çekip koparmak) eylemi de vardır. Aralarında anlam bağı olmadığı için sesteştir.
  • D Şıkkı: “Ayak” sözcüğü organ adı ile benzerlik ilişkisi kurularak (masanın ayağı) kullanılmıştır. Bu yan anlamdır.

Doğru cevap C seçeneğidir.

7

Yabancı dillerden alınmış ancak dilimize henüz tam yerleşmemiş sözcüklerin yerine Türkçe karşılıklarını kullanmaya özen göstermeliyiz.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmamıştır?

  • Bu yılki kampanya tüm mağazalarda başladı.
  • Tiyatro çıkışında bir taksi durdurup eve döndük.
  • Toplantıdan sonra bana mail atarsan sevinirim.
  • Yeni aldığım bisiklet ile sahilde tur attım.

7. Sorunun Çözümü

Dilimize girmiş ancak Türkçe karşılığı bulunan kelimeleri kullanmak esastır. Tarihsel süreçte dilimize tamamen yerleşmiş kelimeler (taksi, bisiklet vb.) ise istisnadır.

  • A Şıkkı: Kampanya (Fransızca kökenli) artık dilimize yerleşmiştir, yaygın kullanılır.
  • B Şıkkı: Taksi (Fransızca kökenli) kelimesinin yerleşmiş kullanımı vardır, Türkçe karşılığı aranmaz.
  • C Şıkkı: “Mail” kelimesi henüz yerleşmiş sayılmaz ve TDK karşılığı “e-posta”dır. Türkçe karşılığı varken yabancı halini kullanmak kural hatasıdır.
  • D Şıkkı: Bisiklet (Fransızca kökenli) kelimesi dilimize tam olarak yerleşmiştir.

Doğru cevap, Türkçe karşılığı (e-posta) olmasına rağmen yabancı hali kullanılan C şıkkıdır.

8 Ne sabahı görebildim, ne akşamı, Gurbet ellerde günlerim hep aynı. Bu dizelerdeki altı çizili sözcükler arasındaki anlam ilişkisine benzer bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde yoktur?

  • Ağlamak ile gülmek kardeştir, der atalarımız.
  • İleri gitmek varken, neden geri dönelim bu yoldan?
  • Acı söz insanı dinden, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.
  • Güneşin doğuşunu izlemek için erkenden yola koyulduk.

8. Sorunun Çözümü

Genel Kural: Anlamca birbirinin karşıtı olan, birbiriyle çelişen kavramları ifade eden sözcüklere zıt (karşıt) anlamlı sözcükler denir.

  • A Şıkkı: “Ağlamak” ve “gülmek” eylemleri duygu durumu olarak birbirinin tam zıddıdır.
  • B Şıkkı: “İleri” ve “geri” sözcükleri yön bakımından karşıtlık bildirir, zıt anlamlıdır.
  • C Şıkkı: “Acı” ve “tatlı” sözcükleri tat alma duyusu veya mecaz anlamda birbirinin karşıtıdır.
  • D Şıkkı (Doğru): Bu cümlede herhangi bir kavramın zıddı (karşıtı) kullanılmamıştır. “Güneş, doğuş, erken” gibi kelimelerin zıtları cümlede yer almamaktadır.

Soru kökünde zıt anlam ilişkisinin olmadığı seçenek sorulduğu için doğru cevap D seçeneğidir.

9

Ufukta belirdi kara(I) bulutlar, Bin(II) parça oldu gökyüzü. Yaz(III) bitti, soldu bahçedeki gül(IV), Hüzün kapladı tüm yüzü.

Bu dizelerde numaralanmış sözcüklerden hangisinin hem eş seslisi (sesteş) hem de eş anlamlısı (anlamdaş) vardır?

  • I
  • II
  • III
  • IV

9. Sorunun Çözümü

Soru bizden, hem yazılışı aynı anlamı farklı (eş sesli) başka bir karşılığı olan hem de aynı anlama gelen (eş anlamlı) başka bir kelimesi bulunan sözcüğü bulmamızı istemektedir.

  • A Şıkkı (Doğru): “Kara” sözcüğü renk anlamında kullanılmıştır. Eş anlamlısı “Siyah”tır. Eş seslisi ise yeryüzü parçası anlamındaki “Kara”dır. İki şartı da sağlar.
  • B Şıkkı: “Bin” sayı ismidir. Eş seslisi “binmek” fiilidir; ancak eş anlamlısı yoktur.
  • C Şıkkı: “Yaz” mevsim ismidir. Eş seslisi “yazmak” fiilidir; ancak eş anlamlısı yoktur.
  • D Şıkkı: “Gül” çiçek ismidir. Eş seslisi “gülmek” fiilidir; ancak eş anlamlısı yoktur.

Doğru cevap A seçeneğidir.

10

CÜMLELER

  • Köydeki kazlar göl kenarında toplanmıştı.
  • Düştüğü için sağ dizi kanadı.
  • Mutfaktaki ocak bozulunca yemek yapamadık.
  • Bu yaz Antalya’ya taşınacağız.

Aşağıda, cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin eş seslilerine (sesteşlerine) ait sözlük anlamları karışık olarak verilmiştir:

SÖZLÜK ANLAMLARI 1. Yan yana veya üst üste sıralamak. 2. Toprağı eşelemek, çukur açmak. 3. İçinde ateş yakılan, yemek pişirilen yer.

Buna göre, altı çizili sözcüklerden hangisinin eş seslisine ait anlam verilmemiştir?

  • Kaz
  • Diz
  • Ocak
  • Yaz

10. Sorunun Çözümü

Eş sesli (sesteş) sözcükler; yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan kelimelerdir. Soruda bizden, cümledeki anlamı değil, kelimenin diğer anlamını (sesteşini) tanımlarla eşleştirmemiz istenmektedir.

  • A Şıkkı (Kaz): Cümlede “hayvan” anlamında kullanılmıştır. Verilen 2. tanım (Toprağı eşelemek) bu kelimenin sesteşi olan “kazmak” fiiline aittir. (Eşleşti)
  • B Şıkkı (Diz): Cümlede “bacak eklemi” (organ) anlamında kullanılmıştır. Verilen 1. tanım (Sıralamak) bu kelimenin sesteşi olan “dizmek” fiiline aittir. (Eşleşti)
  • C Şıkkı (Ocak): Cümlede “takvim ayı” anlamında kullanılmıştır. Verilen 3. tanım (Yemek pişirilen yer) bu kelimenin sesteşidir. (Eşleşti)
  • D Şıkkı (Yaz): Cümlede “mevsim” anlamında kullanılmıştır. Bu kelimenin sesteşi “yazı yazmak” eylemidir. Ancak tanımlar arasında “kalemle harf çizmek, yazmak” anlamına gelen bir ifade yoktur.

Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.

11

Yazılışları ve okunuşları farklı olmasına rağmen anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir. Ancak bazı durumlarda, eş anlamlı gibi görünen sözcükler arasında ince bir anlam farkı bulunur. Bu tür sözcüklere yakın anlamlı sözcükler denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bu açıklamaya uygun (yakın anlamlı) sözcükler bir arada kullanılmıştır?

  • Bu işin inceliğini kalınlığını düşünmeden hareket etme.
  • Depodaki eski püskü eşyaları kapının önüne çıkardık.
  • Misafirleri kapıya kadar uğurladı, onlara güle güle dedi.
  • Çocuklar parkta akşama kadar oynadı, eğlendi.

11. Sorunun Çözümü

Yakın anlamlılık; sözcüklerin birbirinin yerini tam tutamasa da anlamca çok yakın olmasını ifade eder. Şıkları inceleyelim:

  • A Şıkkı: “İncelik” ve “kalınlık” sözcükleri birbirinin zıddıdır (karşıt anlamlı).
  • B Şıkkı: “Eski” anlamlıdır ancak “püskü” tek başına anlamsızdır. Bu, biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle kurulan bir ikilemedir.
  • C Şıkkı: “Güle güle” ifadesi bir kalıptır ve yineleme yoluyla oluşmuştur. Yakın anlamlı iki farklı sözcük değildir.
  • D Şıkkı: “Oynamak” ve “eğlenmek” sözcükleri eş anlamlı değildir ancak birbirini tamamlayan, aralarında anlam yakınlığı bulunan işleri ifade eder. Yakın anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır.

Doğru cevap D seçeneğidir.

12

Arkeologlar, kazı alanında bu bölgede eski bir medeniyetin yaşadığına dair önemli kanıtlar buldu. Aşağıdakilerin hangisinde, bu cümledeki altı çizili sözcüğün eş anlamlısı kullanılmıştır?

  • Tarihî eserlerin korunması, gelecek nesiller için bir sorumluluktur.
  • Yapılan araştırmalar sonucunda pek çok bilinmeyen gerçek ortaya çıktı.
  • Mahkemeye sunulan yeni deliller davanın seyrini tamamen değiştirdi.
  • Olayın tanıkları, ifadelerinde şüpheli şahsı net bir şekilde tarif etti.

12. Sorunun Çözümü

Yazılışları ve okunuşları farklı olmasına rağmen aynı kavramı karşılayan sözcüklere eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler denir. Sorudaki cümlede geçen “kanıt” sözcüğü, bir şeyin doğruluğunu gösteren belge veya iz demektir. Bu sözcüğün eş anlamlısı “delil” sözcüğüdür.

  • A Şıkkı: Cümlede “sorumluluk” gibi soyut kavramlar vardır ancak “kanıt” sözcüğünün karşılığı yoktur.
  • B Şıkkı: “Gerçek” sözcüğü hakikat anlamındadır, kanıt sözcüğünü karşılamaz.
  • C Şıkkı: Cümlede geçen “delil” sözcüğü, “kanıt” sözcüğü ile aynı anlama gelmektedir ve birbirinin yerine kullanılabilir.
  • D Şıkkı: “Tanık” (şahit) sözcüğü vardır ancak bu, kanıt sözcüğünün tam karşılığı değildir (Tanık bir kişidir, kanıt ise nesnel bir veridir).

Doğru cevap C seçeneğidir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
    (Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
    Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.8.3.5.)
    Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık
    8. Sınıf Sözcükte Anlam LGS Testi Hakkında Sıkça Sorulanlar
    “Altı çizili söz öbeği” sorularında en çok yapılan hata nedir?
    LGS’de öğrencilerin en çok düştüğü tuzak, sadece altı çizili kısma odaklanmaktır. Oysa MEB, o sözü metnin bütününe göre yorumlamanı ister. Altı çizili yeri tek başına okursan A şıkkı doğru gelir, ama paragrafa bakarsan cevap C çıkar. Bu testte bu “bağlam” yeteneğini ölçecek sorulara özellikle yer verdik, aman dikkat!
    Türkçe testinde soru başına ne kadar süre ayırmalıyım?
    Sözcükte anlam soruları genellikle kısadır ama çeldiricisi boldur. İdeal olan, bu tarz soruları 45-50 saniye bandında çözüp, artan süreyi uzun paragraf veya mantık-muhakeme sorularına saklamandır. Bu testte hızını da ölçmüş olacaksın; takıldığın soruda inatlaşma, turlama tekniğini kullan.
    Neden aynı konuda birden fazla test çözmem gerekiyor?
    Çünkü tek bir testle tüm soru tiplerini görmen imkansız. İlk testte temel kavramları oturttun, şimdi bu ikinci testte (Test 2) farklı soru kökleri ve daha sofistike kelime oyunlarıyla karşılaşacaksın. LGS’de karşına çıkabilecek her senaryoya hazırlıklı olmak için soru çeşitliliği şart.
    Somut ve soyut anlam soruları LGS’de çıkıyor mu?
    Doğrudan “hangisi soyuttur” diye sormasalar da, “somutlaştırma” sanatı üzerinden dolaylı sorular geliyor. Bir duygu veya düşüncenin somut bir varlıkla anlatılması (örn: umutsuzluğun bataklığa benzetilmesi) sıkça yoklanır. Testimizdeki bazı sorularda bu ince detayı yakalamanı isteyeceğiz.
    Bu testi mobilden veya tabletten verimli çözebilir miyim?
    Kesinlikle. Cozumlutest.com.tr altyapısı tüm cihazlara %100 uyumlu. İster otobüste ister teneffüste; arayüz bozulmadan, reklamlar soruyu kapatmadan rahatça odaklanabilirsin. Önemli olan nerede çözdüğün değil, ne kadar odaklandığın.
    Yanlış yaptığımda puanım düşüyor mu?
    Gerçek LGS simülasyonu yaptığımız için kural net: 3 yanlış 1 doğruyu götürür. O yüzden bu testi çözerken emin olmadığın sorularda “sallama” alışkanlığını bırakmalısın. Boş bırakmak, yanlış işaretleyip netini düşürmekten stratejik olarak daha iyidir.

    2 Comments

    1. Herkes öyle değil işte bu kadar çok şey yok zaten o kadar mı fark etmez benim de yok ki bende de yok ki bende de yok ki bende

    Bir Yorum Yaz