I. Şiddetli fırtınada köyün girişindeki asırlık çınar ağacı büyük bir gürültüyle yıkıldı.
II. Maratonu tamamlayan atlet, bitiş çizgisini geçer geçmez yorgunluktan yere yıkıldı.
III. Genç adam, en yakın arkadaşından duyduğu ağır sözler karşısında adeta yıkıldı.
IV. Tarihte eşine az rastlanan o güçlü hanedanlık, taht kavgaları yüzünden parçalanıp yıkıldı.
Numaralanmış cümlelerin hangisinde “yıkılmak” sözcüğü “bir kuruluşun, düzenin veya siyasi yapının varlığının sona ermesi, dağılmak” anlamında kullanılmıştır?
- I
- II
- III
- IV
1. Sorunun Çözümü
Bu soruda bizden, “yıkılmak” sözcüğünün fiziksel bir düşme veya duygusal bir üzüntü değil; siyasi/tarihi bir son bulma anlamında kullanıldığı cümleyi bulmamız istenmektedir.
-
A Şıkkı (I. Cümle): “…asırlık çınar ağacı… yıkıldı.”
Burada sözcük “devrilmek” anlamında, tamamen fiziksel bir eylem olarak kullanılmıştır. -
B Şıkkı (II. Cümle): “…yorgunluktan yere yıkıldı.”
Burada “gücünü kaybedip düşmek” anlamındadır, yine fiziksel bir durum söz konusudur. -
C Şıkkı (III. Cümle): “…ağır sözler karşısında adeta yıkıldı.”
Burada “çok üzülmek, manevi olarak çöküntüye uğramak” anlamında mecaz yollu kullanılmıştır. -
D Şıkkı (IV. Cümle): “…güçlü hanedanlık… parçalanıp yıkıldı.”
Bu cümlede “yıkılmak” sözcüğü; bir devletin, yönetimin veya düzenin sona ermesi, tarihe karışması anlamındadır. Soruda istenen “dağılmak, varlığı sona ermek” anlamı tam olarak budur.
Yapılan inceleme sonucunda, istenen anlamı karşılayan kullanım IV numaralı cümledir. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
(…..) bu cümlede “kırmak” sözcüğü “gücünü, etkisini azaltmak veya yatıştırmak” anlamında kullanılmıştır.
Yukarıdaki değerlendirmenin doğru olması için boş bırakılan yere aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?
- Odunları taşımak için bahçedeki kuru dalları tek hamlede kırdı.
- Hazırladığı proje kabul edilmeyince hevesi fena halde kırıldı.
- Açık pencereden içeri dolan serin rüzgâr, odanın boğucu havasını kırdı.
- Esnaf, tezgâhtaki ürünlerin fiyatını bu sene hiç kırmadı.
2. Sorunun Çözümü
Soruda “kırmak” sözcüğünün “bir şeyin gücünü, etkisini azaltmak” anlamında kullanıldığı bir cümle istenmektedir. Şıkları bu doğrultuda inceleyelim:
- A Şıkkı: Bu cümlede “kırmak”, sert bir nesneyi vurarak veya bükerek parçalamak anlamında (gerçek anlam) kullanılmıştır.
- B Şıkkı: Burada “hevesi kırılmak” deyimi, isteğini ve arzusunu yok etmek, şevkini kaçırmak anlamında kullanılmıştır.
- C Şıkkı: Rüzgârın odanın havasını kırması; havanın bunaltıcı etkisini azaltması, durumu yatıştırması ve değiştirmesi demektir. Bu kullanım, soruda verilen tanımla tam olarak örtüşmektedir.
- D Şıkkı: Fiyat kırmak, ticari bir terim olup “indirim yapmak, fiyatı düşürmek” anlamında kullanılmıştır.
Bu analizlere göre, verilen tanıma uygun kullanım C seçeneğinde yer almaktadır.
(…..) bu cümlede “kurmak” sözcüğü “parçaları birleştirerek bütün oluşturmak, monte etmek” anlamında kullanılmıştır.
Yukarıdaki değerlendirmenin doğru olması için boş bırakılan yere aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?
- Sabah uçağı kaçırmamak için saati beşe kurdu.
- Köydeki dedesinin yanına gitmek için günlerdir hayaller kuruyordu.
- Yeni taşındıkları ofisin mobilyalarını ekip arkadaşlarıyla birlikte kurdu.
- İftara az bir vakit kala balkona mükellef bir sofra kurdu.
3. Sorunun Çözümü
Soruda “kurmak” sözcüğünün “bir aleti veya eşyayı oluşturan parçaları yerli yerine takmak, monte etmek” anlamında kullanıldığı cümle sorulmaktadır. Seçenekleri inceleyelim:
- A Şıkkı: Burada “saati kurmak”, zembereğini germek veya alarmı istenilen zamana ayarlamak anlamındadır.
- B Şıkkı: “Hayal kurmak”, bir şeyi zihinde tasarlamak ve düşlemek anlamında (mecaz) kullanılmıştır.
- C Şıkkı: Mobilyaları kurmak; demonte (parçalanmış) haldeki parçaları birleştirip eşyayı kullanıma hazır hale getirmek, yani monte etmek demektir. Sorudaki tanıma uymaktadır.
- D Şıkkı: “Sofrayı kurmak”, yemek yemeye hazır duruma getirmek ve hazırlamak anlamındadır.
Verilen tanımı tam olarak karşılayan kullanım C seçeneğinde yer almaktadır.
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde “sökmek” sözcüğü, “bir makineyi veya eşyayı oluşturan parçaları birbirinden ayırmak, demonte etmek” anlamında kullanılmıştır?
Yukarıdaki açıklamayı karşılayan kullanım aşağıdakilerden hangisidir?
- Annem, kazağın yaka kısmı çok dar olduğu için o bölümü söküp yeniden ördü.
- Birinci sınıfa başlayan kardeşim, okumayı ve yazmayı nihayet söktü.
- Doktorun verdiği şurup, göğsümü yumuşattı ve öksürüğümü hemen söktü.
- Tamirci, arızanın kaynağını bulabilmek için motorun kapağını dikkatlice söktü.
4. Sorunun Çözümü
Soruda “sökmek” fiilinin “kurulu bir şeyi parçalarına ayırmak” (demonte etmek) anlamı sorulmuştur.
- A Şıkkı: Örgüsü yapılmış bir şeyi (kazağı) ilmeklerinden ayırarak bozmak anlamındadır.
- B Şıkkı: Karmaşık bir işi başarmak veya okumayı öğrenmek (mecaz) anlamındadır.
- C Şıkkı: Hastalığı iyileştirmek, balgamı veya öksürüğü gidermek anlamındadır.
- D Şıkkı: Motorun kapağını yerinden çıkarmak, vidalarını açıp parçayı ayırmak tam olarak “demonte etmek” anlamını karşılar.
İstenen tanıma uygun kullanım D seçeneğidir.
Genç sporcu, yaşadığı sakatlığa rağmen gösterdiği direnç sayesinde parkurları en önde bitirmek suretiyle ülkesine altın madalya kazandırmış ve antrenörünün göğsünü kabartmıştır.
Bu cümledeki numaralanmış sözcüklerin anlamca karşılıkları aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
| I (Direnç) | II (Suretiyle) | III (Göğsünü Kabartmak) | |
|---|---|---|---|
| A) | İnatçılık | Amacıyla | Rahatlatmak |
| B) | Kararlılık | Yoluyla | Gururlandırmak |
| C) | Güçlülük | İsteğiyle | Mutlu etmek |
| D) | Cesaret | Şartıyla | Övmek |
- A
- B
- C
- D
5. Sorunun Çözümü
Metindeki altı çizili kelimelerin bağlama uygun karşılıkları şunlardır:
- I. Direnç: Zorluklara karşı durma gücü, “kararlılık” veya “dayanma gücü” anlamındadır.
- II. Suretiyle: Bir işi yapma yöntemi olarak, “yoluyla” veya “aracılığıyla” anlamındadır.
- III. Göğsünü kabartmak: Bir başarıdan dolayı birini çok memnun etmek, “gururlandırmak” veya “iftihar ettirmek” anlamındadır.
Bu üç karşılığın doğru eşleştirildiği seçenek B şıkkıdır.
Esiyor yine tepeden o serin yel, Anlatıyor maziden kalma bir masal. Semanın rengi bugün daha bir mavi, Yarenler meclisinde sohbet bal.
Aşağıdaki sözcüklerden hangisi bu şiirdeki altı çizili sözcüklerden herhangi birinin yerine kullanılamaz?
- Gelecek
- Geçmiş
- Rüzgâr
- Dost
6. Sorunun Çözümü
Şiirde altı çizili sözcüklerin eş anlamlılarını seçeneklerle eşleştirelim:
- Yel: Rüzgâr anlamına gelir (C şıkkı elenir).
- Mazi: Geçmiş zaman anlamına gelir (B şıkkı elenir).
- Sema: Gökyüzü anlamına gelir (Seçeneklerde yok).
- Yaren: Dost, arkadaş anlamına gelir (D şıkkı elenir).
A seçeneğindeki “Gelecek” sözcüğü, şiirdeki “Mazi” (Geçmiş) sözcüğünün zıt anlamlısıdır; ancak şiirde gelecek (ati) anlamını karşılayan bir kelime yoktur.
| No | CÜMLELER | KELİMELER |
|---|---|---|
| I. | Ünlü yazar, romanlarında genellikle toplumun alt tabakasını …. bir dille anlatırdı. | sade / yalın |
| II. | Dağcılar, zirveye tırmanırken karşılaştıkları engelleri büyük bir …. ile aştılar. | cesaret / yüreklilik |
| III. | Müzenin girişindeki görevli, ziyaretçileri kapıda …. karşılayıp biletlerini kontrol etti. | nazikçe / kibarca |
| IV. | Projenin zamanında yetişmesi için ekibin …. bir şekilde çalışması gerekiyordu. | hızlı / verimli |
Yukarıdaki tabloda yer alan cümlelerdeki boşluklara, karşılarında verilen kelime çiftlerinden herhangi biri getirilecektir.
Buna göre hangi cümlenin karşısındaki kelime çifti, eklendiği cümlede aynı anlamı karşılamaz?
- I
- II
- III
- IV
7. Sorunun Çözümü
Soruda, cümlelerin bağlamına uygun eş anlamlı veya yakın anlamlı sözcüklerin kullanımı test edilmektedir. Verilen seçenekleri inceleyelim:
- A Şıkkı (I. Cümle): “Sade” ve “yalın” kelimeleri, anlatımın süssüz ve anlaşılır olduğunu ifade eder. Edebiyatta bu iki terim birbirinin yerine tam olarak kullanılabilir.
- B Şıkkı (II. Cümle): “Cesaret” ve “yüreklilik” kelimeleri korkusuzluk anlamında eş değerdir. Cümledeki zorlukları aşma durumu için her ikisi de uygundur.
- C Şıkkı (III. Cümle): “Nazikçe” ve “kibarca” kelimeleri davranış biçimi olarak incelik ve saygı içerir. Cümledeki karşılama eylemi için birbirinin yerine kullanılabilirler.
- D Şıkkı (IV. Cümle): “Hızlı” kelimesi süratli olmayı, işin çabuk yapılmasını ifade ederken; “verimli” kelimesi işten alınan sonucun kalitesini ve üretkenliği ifade eder. Bir insan hızlı çalışıp verimsiz (hatalı) olabilir veya yavaş çalışıp çok verimli olabilir. Bu iki kelime cümlede aynı anlamı karşılamaz.
Bu nedenle, IV. cümledeki kelime çifti birbirinin yerine kullanılamaz.
Genç yazar, kaleme aldığı detaylı biyografi kitabıyla ünlü şairin yaşamındaki gölgede kalmış alanlara ışık tutmuştur.
Bu cümledeki altı çizili sözle;
- Bilinmeyenleri açığa çıkarmak,
- Gerçekleri görünür kılmak,
- Hatalı bilgileri düzeltmek
anlamlarından hangileri kastedilmemiştir?
- Yalnız I
- Yalnız II
- Yalnız III
- I ve II
8. Sorunun Çözümü
Bu soruda “gölgede kalmış alanlara ışık tutmak” deyiminin anlam kapsamı sorgulanmaktadır.
- “Gölgede kalmak”: Bir konunun bilinmemesi, fark edilmemesi veya gizli kalması demektir.
- “Işık tutmak”: Karanlıkta olanı görünür hale getirmek, aydınlatmak ve açıklamak demektir.
Öncülleri değerlendirelim:
- I. Öncül (Bilinmeyenleri açığa çıkarmak): “Işık tutmak” eylemi, bilinmeyeni (karanlığı) bilinir (aydınlık) hale getirmektir. Bu anlam kastedilmiştir.
- II. Öncül (Gerçekleri görünür kılmak): Gölgede kalan gerçeklerin aydınlatılması, onların görünür olması demektir. Bu anlam da kastedilmiştir.
- III. Öncül (Hatalı bilgileri düzeltmek): Bir şeyi aydınlatmak, orada bir hata olduğunu kanıtlamak demek değildir. Sadece “ne olduğunu” göstermektir. Düzeltme eylemi (tashih), aydınlatma eyleminden farklıdır. Bu anlam kastedilmemiştir.
Soru bizden kastedilmeyeni istediği için cevap Yalnız III olmalıdır.
Geleneksel çini sanatına gönül veren usta, sergilediği eserlerle sanatseverlerden tam not almıştı. Motifleri işlerken kılı kırk yarıyor, renklerin uyumunu yakalamak için atölyesinde aylarca ter döküyordu. Bu disiplinli duruşu sayesinde sanat camiasında seçkin bir mevki elde etmiş, genç çıraklara örnek olmuştu.
Aşağıdakilerden hangisi bu metinde yer alan altı çizili söz öbeklerinden herhangi birinin anlamını karşılamaz?
- Çokça beğeni
- Değerli konum
- Fedakârlıkla çalışma
- Özenle
9. Sorunun Çözümü
Soruda, metindeki altı çizili ifadelerin şıklardaki anlamlarla eşleştirilmesi ve dışta kalanın bulunması istenmektedir.
- A Şıkkı: Metindeki “tam not almıştı” ifadesi, ortaya konan eserin herkes tarafından takdir edildiğini ve beğenildiğini anlatır. Bu nedenle “Çokça beğeni” ile eşleşir.
- B Şıkkı: Metindeki “seçkin bir mevki” ifadesi, kişinin bulunduğu yerin saygın ve önemli olduğunu belirtir. Bu da “Değerli konum” ile örtüşür.
- D Şıkkı: Metindeki “kılı kırk yarıyor” deyimi; bir işi yaparken en ince ayrıntısına kadar dikkat etmek, titizlenmek anlamındadır. Bu ifade “Özenle” sözcüğünü karşılar.
- C Şıkkı: Metinde geçen “aylarca ter döküyordu” ifadesi, uzun süreli bir çaba ve emek harcandığını gösterir. Ancak “fedakârlık”, bir amaç uğruna kendi çıkarlarından veya rahatından bilerek vazgeçmek demektir. Her yoğun çalışma, fedakârlık anlamı taşımaz; burada vurgulanan kavram “gayret”tir. Bu nedenle bu şık açıkta kalır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Bir yazar, kelimeleri sadece yan yana dizerek cümle kurmaz; onlara adeta ruh üfler. Okuyucu, sayfalar arasında gezinirken satırlarda kendi hayatından, acılarından veya sevinçlerinden izler bulur. Başarılı ve kalıcı bir eserin sırrı, muhatabının gönül teline dokunabilmesinde saklıdır.
Bu metinde yer alan altı çizili ifadenin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde yoktur?
- Türkülerimiz, asırlardır Anadolu insanının ruhuna tercüman olmayı başarmıştır.
- Yönetmenin son filmi, izleyenlerin içinde fırtınalar koparacak kadar etkiliydi.
- Masalcı dedenin anlattıkları, çocukların hayal dünyasında derin izler bırakırdı.
- Mimar, projesini çizerken binanın güneş alma açısına dikkat etmişti.
10. Sorunun Çözümü
Soruda, “gönül teline dokunmak” deyiminin anlamı sorgulanmaktadır. Bu ifade; bir kimseyi duygulandırmak, etkilemek, hissiyatına hitap etmek anlamlarına gelir.
- A Şıkkı: “Ruhuna tercüman olmak” ifadesi, duyguları dile getirmek ve iç dünyayla bağ kurmak anlamındadır. Metindeki ifadeyle örtüşür.
- B Şıkkı: “İçinde fırtınalar koparmak” ifadesi, kişiyi yoğun bir duygu seline sürüklemek ve derinden etkilemek demektir. Metindeki anlamı karşılar.
- C Şıkkı: “Hayal dünyasında derin izler bırakmak” ifadesi, kişinin iç dünyasında kalıcı bir etki oluşturmak manasındadır. Metinle uyumludur.
- D Şıkkı: “Güneş alma açısına dikkat etmek” ifadesi tamamen teknik, fiziksel ve gözleme dayalı bir eylemdir. Herhangi bir duygusal etkileşim veya ruhsal temas içermez.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Büyükbabam, bahçedeki yaşlı ağaçları özenle buduyorduI. Yılların verdiği yorgunluk omuzlarına çökmüştüII. Bana dönüp, “Toprağın azotIII dengesini korumazsan verim alamazsın.” dedi. Onun bu tecrübesi, benim için en büyük mirastıIV.
Bu metinde numaralanmış sözcüklerin anlam özelliği aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
- Gerçek – Mecaz – Terim – Mecaz
- Mecaz – Gerçek – Terim – Gerçek
- Gerçek – Mecaz – Gerçek – Terim
- Terim – Mecaz – Gerçek – Mecaz
11. Sorunun Çözümü
Numaralanmış sözcüklerin anlam özellikleri bağlama göre şu şekildedir:
- I. sözcük (buduyordu): Ağacın dallarını kesip kısaltmak anlamında kullanılmıştır. Bu, sözcüğün akla gelen ilk anlamıdır. Dolayısıyla Gerçek Anlam‘dır.
- II. sözcük (çökmüştü): Burada “yıkılmak” veya “aşağı inmek” anlamında değil; baskı, ağırlık ve yoğunluk hissettirmek anlamında kullanılmıştır. Soyut bir durum anlatıldığı için Mecaz Anlam‘dır.
- III. sözcük (azot): Bir kimya ve biyoloji bilimi kavramıdır. Belirli bir bilim dalına ait özel bir kavramı karşıladığı için Terim Anlam‘dır.
- IV. sözcük (mirastı): “Ölen birinden kalan mal” anlamında değil; “bir nesilden diğerine geçen manevi değer/öğreti” anlamında kullanılmıştır. Sözcük gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak yeni bir anlam kazandığı için Mecaz Anlam‘dır.
Bu sıralamaya (Gerçek – Mecaz – Terim – Mecaz) uyan seçenek A seçeneğidir.
Anlamca birbirinin karşıtı olan, birbiriyle çelişen kelimelere zıt (karşıt) anlamlı sözcükler denir. Örneğin “büyük-küçük”, “aşağı-yukarı” gibi kelimeler zıt anlamlıdır.
Bu açıklamaya göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde zıt (karşıt) anlamlı sözcükler bir arada kullanılmıştır?
- Bu projeyi onaylamak veya onaylamamak tamamen yönetim kurulunun kararına bağlıdır.
- Hayatta ağlamak da var gülmek de; önemli olan her duyguyu dengeli yaşamaktır.
- Yazarın son eserindeki güçlü ve kuvvetli betimlemeler okuyucuyu derinden etkiliyor.
- Sabah erkenden kalkıp çantasını hazırladı ve okula gitmek için yola koyuldu.
12. Sorunun Çözümü
Soruda bizden zıt anlamlı sözcüklerin aynı cümlede kullanıldığı seçeneği bulmamız istenmektedir. Zıt anlam, anlamca birbirinin tam tersi olan kavramları ifade eder.
- A Şıkkı: “Onaylamak” ve “onaylamamak” sözcükleri birbirinin zıttı değil, olumsuzudur. Bir kelimenin olumsuzu (me-ma eki almış hali) o kelimenin zıt anlamlısı değildir.
- B Şıkkı: Bu cümlede geçen “ağlamak” ve “gülmek” sözcükleri anlamca birbirinin tam tersi durumu ifade ettiği için zıt anlamlıdır.
- C Şıkkı: “Güçlü” ve “kuvvetli” sözcükleri zıt değil, eş anlamlı sözcüklerdir.
- D Şıkkı: Cümlede zıt anlam ilişkisi kuracak herhangi bir kelime çifti bulunmamaktadır.
Doğru cevap B seçeneğidir.