8. Sınıf Türkçe Parçada Anlam Testi Çöz (LGS Formatı)
1

Kapadokya, milyonlarca yıl önce çevredeki volkanların püskürttüğü lavların; rüzgâr ve yağmur suları tarafından aşındırılmasıyla bugünkü halini almıştır. Bölgedeki yumuşak kayalar, tarih boyunca insanlar tarafından kolayca oyularak barınma ve tehlike anında saklanma alanı olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise bu eşsiz coğrafya, hem yer altı şehirleri hem de sabahın ilk ışıklarıyla havalanan sıcak hava balonlarıyla dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlamaktadır.

Bu parçada Kapadokya ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • Doğal oluşum sürecinin nasıl gerçekleştiğine
  • Geçmişte hangi amaçlarla kullanıldığına
  • Hangi mevsimde ziyaret edilmesinin uygun olduğuna
  • Günümüzdeki turistik önemine ve etkinliklere

1. Sorunun Çözümü

Yardımcı düşünce sorularında, seçeneklerdeki ifadeler metindeki cümlelerle eşleştirilerek elenir; metinde karşılığı olmayan ifade doğru cevaptır.

  • A Şıkkı: Metinde “lavların, rüzgâr ve yağmur suları tarafından aşındırılmasıyla” oluştuğu belirtilmiştir.
  • B Şıkkı: Geçmişte insanların burayı “barınma ve saklanma alanı” olarak kullandığına değinilmiştir.
  • C Şıkkı: Metinde bölgenin gezilmesi için önerilen bir mevsim veya zaman aralığı (yazın gidilmeli vb.) hakkında hiçbir bilgi yoktur.
  • D Şıkkı: Turistleri ağırladığı ve “sıcak hava balonlarıyla” turlar yapıldığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, ziyaret için uygun olan mevsime dair bir veri bulunmamaktadır.

2

Bilimsel düşünce, toplumların geleceğini aydınlatmak için karanlıkta yakılan bir meşale gibidir. Etraf aydınlandıkça bilinmezliğin korkusu azalır, korku yerini merak duygusuna bırakır. Merak, araştırmacının elindeki bir pusula gibidir; yönü gösterir ve yeni kıtaların (bilgilerin) keşfedilmesini sağlar. Bu keşif süreci, dev bir binanın tuğlalarını örmek gibidir. Her yeni bilgi, yapıyı biraz daha yükseltir. Bu sağlam yapıyı kuran milletler, dünya sahnesinde refah ve medeniyetin temsilcisi olurlar.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

  • Bilimsel düşüncenin gelişmesi, toplumdaki belirsizlik ve endişeleri ortadan kaldırır.
  • Yeni bilgilere ulaşma sürecinde merak duygusu yönlendirici bir rol oynar.
  • Medeniyet seviyesine ulaşmak, elde edilen bilgilerin üzerine yenilerinin eklenmesiyle mümkündür.
  • Pusula kullanarak yönünü bulan kaşifler, binaları inşa eden ustalardan daha önemlidir.

2. Sorunun Çözümü

Bu soruda, benzetmeler (metaforlar) üzerinden anlatılan bir düşünce zincirini yorumlamamız istenmektedir. Metinde bilimsel düşünce süreci; meşale, pusula ve bina inşası gibi somut kavramlarla örneklendirilmiştir.

  • A Şıkkı: Metindeki “Etraf aydınlandıkça bilinmezliğin korkusu azalır” ifadesi, bu seçeneği doğrular.
  • B Şıkkı: “Merak, bir pusula gibidir; yönü gösterir” cümlesi, merakın yönlendirici rolünü açıkça belirtir.
  • C Şıkkı: “Her yeni bilgi, yapıyı biraz daha yükseltir… refah ve medeniyetin temsilcisi olurlar” ifadesi, bilginin birikerek medeniyeti oluşturduğunu gösterir.
  • D Şıkkı: Metinde “pusula” (merak) ve “bina inşası” (bilgi birikimi), bilimsel sürecin farklı aşamalarını anlatmak için kullanılan benzetmelerdir. Metnin hiçbir yerinde kaşifler ile ustalar arasında bir önem veya üstünlük kıyaslaması yapılmamıştır.

Sonuç olarak, benzetme unsurları arasında metinde geçmeyen bir karşılaştırma yapan D seçeneğine ulaşılamaz.

3

Demiri korla büker,
Tohumu terle eker,
Zirveye çıkmak isteyen,
Yokuşta çile çeker.

Bu dörtlükten aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  • Hedefe ulaşmak için zorluklara katlanılması gerektiği
  • Başarının temelinde yoğun bir emeğin yattığı
  • Üretim sürecinin sabır ve çaba istediği
  • Başarılı olmak için doğuştan yetenekli olmak gerektiği

3. Sorunun Çözümü

Şiirde ana tema olarak; başarının, üretimin ve hedefe ulaşmanın ancak çaba, emek ve zorluklara göğüs germekle mümkün olduğu işlenmiştir.

  • A Şıkkı: “Yokuşta çile çeker” dizesi, hedefe (zirveye) giden yolda zorluklara (çileye) katlanılması gerektiğini doğrular.
  • B Şıkkı: “Tohumu terle eker” ifadesindeki “ter” sözcüğü, başarının arkasındaki yoğun emeği ve çalışmayı simgeler.
  • C Şıkkı: Demirin bükülmesi ve tohumun ekilmesi süreçleri, bir sonucun (ürünün) ancak çaba ile ortaya çıktığını gösterir.
  • D Şıkkı: Şiirin hiçbir dizesinde “doğuştan gelen yetenek” veya “kabiliyet” vurgusu yapılmamıştır. Şiir yeteneği değil, çalışmayı ve alın terini yüceltmektedir.

Sonuç olarak, şiirden yeteneğin gerekliliğine dair bir yargı çıkarılamaz. Doğru cevap D şıkkıdır.

4

Bir dağa tırmanmak isteyen kişi, sürekli zirvenin ne kadar yüksek olduğunu düşünürse olduğu yerde sayar. Oysa zirveye ulaşanlar, mesafeyi ölçenler değil; önündeki ilk taşa basıp yürümeye başlayanlardır. Hazırlık yapmak elbette önemlidir ancak aşırı tedbir ve kusursuzluk arayışı, insanı hareketsiz kılar. Unutulmamalıdır ki yola çıkmadan yolun sonu görünmez.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki düşünceyi desteklemez?

  • Eyleme geçmek, sürekli düşünmekten daha değerlidir.
  • Başarılı olmak için şartların tamamen olgunlaşmasını beklemek gerekir.
  • Küçük de olsa atılan bir adım, yapılan büyük planlardan daha etkilidir.
  • Kusursuzu aramak, kişinin ilerlemesine engel olan bir tuzaktır.

4. Sorunun Çözümü

Parçanın ana fikri, kusursuz şartları beklemenin insanı durdurduğu ve başarının ancak harekete geçerek elde edilebileceğidir.

  • A Şıkkı: Parçada “yürümeye başlayanların” kazandığı belirtildiği için bu ifade düşünceyi destekler.
  • B Şıkkı: Parçada “aşırı tedbir ve beklemenin” insanı hareketsiz kıldığı savunulmuştur; bu şık ise tam tersine beklemeyi önerdiği için düşünceyi desteklemez.
  • C Şıkkı: “Mesafeyi ölçenler değil, taşa basanlar ulaşır” ifadesiyle örtüştüğü için bu şık düşünceyi destekler.
  • D Şıkkı: Parçada kusursuzluk arayışının insanı hareketsiz kıldığı söylendiği için bu ifade düşünceyi destekler.

Doğru Cevap: B seçeneğidir.

5

İstanbul’un en ikonik yapılarından biri olan tarihi kule, yerden 67 metre yüksekliğe uzanan heybetli duruşuyla şehri selamlar. Bizanslılar tarafından 1348 yılında inşa edilen bu yapı, tarih boyunca bazen bir yangın gözetleme kulesi bazen de esirlerin tutulduğu bir zindan olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği, şehrin panoramik manzarasının izlenebildiği turistik bir merkez olarak hizmet vermektedir.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

  • Kule hangi tarihte inşa edilmiştir?
  • Yapı geçmişte hangi amaçlarla kullanılmıştır?
  • Kulenin fiziksel yüksekliği ne kadardır?
  • Kulenin silindir şeklinde yapılmasının nedeni nedir?

5. Sorunun Çözümü

Parçada verilen bilgiler (sayısal veriler, tarihçeler, kullanım alanları) seçeneklerdeki sorularla eşleştirildiğinde açıkta kalan soru doğru cevaptır.

  • A Şıkkı: Metinde “1348 yılında” inşa edildiği açıkça belirtilmiştir.
  • B Şıkkı: Geçmişte “yangın gözetleme kulesi” ve “zindan” olarak kullanıldığı ifade edilmiştir.
  • C Şıkkı: Yapının “67 metre yüksekliğe” sahip olduğu bilgisi verilmiştir.
  • D Şıkkı: Metinde kulenin şekline veya mimari formunun (silindir olmasının) sebebine dair hiçbir açıklama bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, mimari tercihin gerekçesine değinilmemiştir.

6

Kırıldı kanadım, uçamam artık,
Yollar dumanlı, her yan karanlık.
Tükendi nefesim, bitti o anlık,
Gözümde büyüyor şu koca boşluk.
Ne bir ışık sızar ne güneş doğar,
Bu sonbahar beni içine boğar.

Bu dizelerde aşağıdaki duygulardan hangisine yer verilmemiştir?

  • Sitem
  • Çaresizlik
  • Karamsarlık
  • Üzüntü

6. Sorunun Çözümü

Şiirde duygusal durum analizi yapılırken kelimelerin çağrışımları ve şairin içinde bulunduğu ruh hali incelenmelidir.

  • A Şıkkı (Doğru): Sitem; bir kimseye, yaptığı bir hareketten dolayı duyulan kırgınlığı yumuşak bir dille ifade etmektir. Şiirde şair kendi durumundan bahsetmektedir, başka bir kişiye yönelik herhangi bir kırgınlık ifadesi yoktur.
  • B Şıkkı: “Kırıldı kanadım, uçamam artık” dizesi, elden bir şey gelmediğini ve bir çaresizlik halini anlatır.
  • C Şıkkı: “Ne bir ışık sızar ne güneş doğar” ifadesi, geleceğe dair olumlu bir beklentinin kalmadığını gösteren yoğun bir karamsarlık içerir.
  • D Şıkkı: Şiirin bütününe hakim olan “sonbahar, karanlık, tükeniş” kavramları derin bir üzüntü duygusunu yansıtır.

Sonuç olarak; şiirde kişinin kendi iç dünyasındaki çöküş anlatılmış, ancak bir başkasına yönelik sitem duygusuna yer verilmemiştir.

7

Bir yemeği lezzetli yapmak kadar ona ilgi çekici bir isim bulmak da ustalığın parçasıdır. Bazen bir tarif zihnimde oluşurken adı da beraberinde gelir. Meşhur “Yaz Güneşi” tatlımın adını, daha malzemeleri tezgaha koymadan koymuştum. Kimi zaman ise tencere kaynarken veya tabaklama yaparken isim kendiliğinden dökülür dilimden. “Kış Masalı” çorbama adını, ilk tadımı yaptığımda verdim. Elbette her zaman bu kadar şanslı olmuyorum; isimsiz kalan, günlerce uygun bir isim aradığım tariflerim de oluyor.

Bu parçada kendisini anlatan şefle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Mesleğinde deneyim sahibi olduğu
  • İsim bulma konusunda bazen güçlük çektiği
  • Sadece tatlı ve çorba türünde ürünler hazırladığı
  • Bazı tariflerin adını, yemeği yapmaya başlamadan önce belirlediği

7. Sorunun Çözümü

Parçada bir şefin, tariflerine isim verme sürecindeki farklı deneyimleri ve yöntemleri anlatılmaktadır. Şef; bazı yemeklere hazırlık öncesinde, bazılarına ise süreç içinde isim verdiğini örneklerle açıklamıştır.

  • A Şıkkı: “Ustalığın parçasıdır”, “meşhur tatlım” gibi ifadeler, kişinin mesleğinde tecrübeli ve yetkin olduğunu gösterir.
  • B Şıkkı: “Günlerce uygun bir isim aradığım tariflerim de oluyor” ifadesi, isimlendirme sürecinde bazen zorlandığını açıkça belirtir.
  • C Şıkkı: Metinde örnek olarak tatlı ve çorbadan bahsedilmesi, şefin sadece bu iki türü yaptığı anlamına gelmez. Bu, parça bütününden çıkarılamayacak, kısıtlayıcı ve hatalı bir yargıdır.
  • D Şıkkı: “Daha malzemeleri tezgaha koymadan koymuştum” cümlesi, ismin bazen hazırlık öncesinde belirlendiğini kanıtlar.

Metinde şefin tüm menüsü değil, sadece verdiği örnekler yer almaktadır. Bu yüzden C şıkkı söylenemez.

8

1941 yılında İsviçreli mühendis George de Mestral, köpeğiyle yaptığı doğa yürüyüşünden dönerken kıyafetlerine yapışan pıtrak dikenlerini temizlemekte zorlanır. Bu inatçı tohumları mikroskop altında incelediğinde, uçlarındaki minik kancaların kumaş ilmeklerine tutunduğunu fark eder. Doğadaki bu kusursuz mekanizmayı taklit ederek bugünkü cırt cırt bant sistemini icat eder. Bu buluş, 1950’lerin sonunda patentlense de asıl şöhretini daha sonra NASA’nın uzay kıyafetlerinde kullanmasıyla kazanmıştır.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

  • Cırt cırt bantlar günlük hayatta ilk kez hangi ülkede satılmıştır?
  • Buluşun dünya çapında tanınmasını sağlayan gelişme nedir?
  • Mucit, bu sistemi geliştirirken neden ilham almıştır?
  • Cırt cırt bant sistemi kim tarafından bulunmuştur?

8. Sorunun Çözümü

Parçada cırt cırt bandın kim tarafından, nasıl ve ne zaman bulunduğu anlatılmakta, ancak ürünün ticari olarak ilk nerede satıldığına dair bilgi verilmemektedir.

  • A Şıkkı: Metinde patent yılı ve NASA kullanımı geçse de ürünün halka ilk hangi ülkede satıldığı bilgisi yer almamaktadır.
  • B Şıkkı: “Asıl şöhretini NASA’nın uzay kıyafetlerinde kullanmasıyla kazanmıştır” cümlesi bu sorunun cevabıdır.
  • C Şıkkı: Mühendisin pıtrak dikenlerinden ve doğadan ilham aldığı metinde açıkça belirtilmiştir.
  • D Şıkkı: Buluşun George de Mestral tarafından yapıldığı metnin girişinde ifade edilmiştir.

Doğru Cevap: A seçeneğidir.

9

Bir heykeltıraş, eline aldığı kaba taşı yontarken aslında sadece soğuk bir mermer kütlesine şekil vermez; çekici her vuruşunda kendi hayal dünyasında kurduğu eşsiz formu somutlaştırır. Sanatçı, bu süreçte dış dünyadan koparak kendi ruhunun derinliklerine iner ve orada saklı kalan duyguları maddeye aktarır. Eser bittiğinde, ortaya çıkan sadece bir heykel değildir; sanatçı bu zorlu yolculuğun sonunda kendi benliğinin bilinmeyen yönlerini de keşfetmiş olur.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi sanatçının özelliklerinden biri değildir?

  • Hayalindeki soyut dünyayı somut hale getirmesi
  • Eserlerinin herkes tarafından beğenilmesini beklemesi
  • Üretim sürecinde kendi iç dünyasına yönelmesi
  • Sanatı aracılığıyla kendini yeniden tanıması

9. Sorunun Çözümü

Yardımcı düşünce sorularında metinde geçen ifadelerle seçenekler eşleştirilir; dışarıda kalan seçenek doğru cevaptır.

  • A Şıkkı: Metindeki “hayal dünyasında kurduğu formu somutlaştırır” ifadesiyle eşleşir.
  • C Şıkkı: Metindeki “kendi ruhunun derinliklerine iner” ifadesiyle birebir örtüşür.
  • D Şıkkı: Metindeki “kendi benliğinin bilinmeyen yönlerini de keşfetmiş olur” ifadesiyle doğrulanır.
  • B Şıkkı: Metinde sanatçının içsel yolculuğu anlatılmış, ancak eserinin başkaları tarafından beğenilmesi veya takdir görmesi gibi “dış beklentilere” dair hiçbir ifade kullanılmamıştır.

Sonuç olarak, sanatçının beğeni kaygısı taşıdığına değinilmemiştir.

10

Bugün cebimizde taşıdığımız dünyayla, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı iletişim kuruyoruz. Eskiden haftalar süren mektuplaşmalar, şimdi saniyelik bildirimlere dönüştü. Ancak bu hız, beraberinde garip bir yüzeyselliği de getirdi. Kelimelerin yerini emojiler, göz temasının yerini ekran ışığı aldı. Artık birbirimizi “duymuyoruz”, sadece ekranlarımızdaki yazıları “okuyoruz”. Oysa gerçek iletişim, yazılanı okumak değil; satır aralarındaki duyguyu hissetmektir.

Bu metinde yakınılan asıl durum aşağıdakilerden hangisidir?

  • Teknolojinin hayatımızı her alanda kolaylaştırması
  • Eski iletişim yöntemlerinin tamamen unutulması
  • Hızlı iletişimin duygusal derinliği yok etmesi
  • İnsanların teknoloji yüzünden yalnızlaşması

10. Sorunun Çözümü

Metinde, teknolojinin iletişimi hızlandırdığı kabul edilmekle birlikte, bu hızın iletişimin niteliğini ve duygusunu öldürdüğü vurgulanmaktadır.

  • Teknolojinin kolaylığı: Metinde hızdan bahsedilse de bu bir övgü değil, sorunun kaynağı olarak sunulmuştur. Yakınılan durum kolaylık değildir.
  • Eski yöntemler: Mektuplaşmanın azalması sadece bir kıyaslamadır, metnin odak noktası eskiyi geri getirmek değildir.
  • Duygusal derinliğin kaybı: Yazar; “kelimelerin yerini emojilerin alması” ve “duyguyu hissetmemek” ifadeleriyle iletişimin yüzeyselleşmesinden şikayet etmektedir. Doğru tespit budur.
  • Yalnızlaşma: Metinde insanların birbirini anlamadığı söylenmiş ancak “yalnızlık” veya “içine kapanma” gibi sosyal bir sonuçtan bahsedilmemiştir.

Yazarın asıl derdi iletişimin kopması değil, duygusuzlaşmasıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.

11

Eski bir saati tamir etmek, sadece durmuş çarkları yeniden döndürmek değildir; zamanın paslanmış tanıklarını hayata döndürmektir. Bu iş, asla aceleye gelmez. Bazen küçücük bir yay için günlerce beklersiniz çünkü oraya takacağınız parça, saatin orijinal yapısına aykırı olmamalıdır. Modern ve ucuz parçalar işinizi kolaylaştırsa da gerçek bir usta buna tenezzül etmez. Amaç saati yepyeni göstermek değil, üzerindeki yaşanmışlık izlerini silmeden onun yeniden tıkır tıkır işlemesini sağlamaktır.

Bu parçada saat tamiriyle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • Sabır ve titizlik gerektiren bir süreç olduğuna
  • Özgün parçaların korunmasına önem verildiğine
  • Bu mesleğin günümüzde giderek azaldığına
  • Görsellikten çok işlevselliğin ve doğallığın önemsendiğine

11. Sorunun Çözümü

Parçada, eski bir saatin tamir sürecinin incelikleri, ustanın yaklaşımı ve tamirin felsefesi üzerinde durulmuştur.

  • A Şıkkı: “Bu iş, asla aceleye gelmez” ve “günlerce beklersiniz” ifadeleri, sürecin sabır gerektirdiğini gösterir.
  • B Şıkkı: “Saatin orijinal yapısına aykırı olmamalıdır” cümlesi, özgünlüğün korunmasına değinildiğini kanıtlar.
  • C Şıkkı: Metinde saat tamirciliğinin zorluklarından bahsedilse de, bu mesleğin yok olmaya yüz tuttuğu veya sayısının azaldığına dair sayısal veya toplumsal bir veri sunulmamıştır. Bu, metinden çıkarılamayacak dışsal bir bilgidir.
  • D Şıkkı: “Amaç saati yepyeni göstermek değil… işlemesini sağlamaktır” ifadesi, görsel yenilikten ziyade işleyen, doğal halin (yaşanmışlığın) korunduğunu doğrular.

Dolayısıyla parçada mesleğin popülaritesine veya geleceğine dair bir bilgi yoktur. Doğru cevap C şıkkıdır.

12

İnsanoğlu, Dünya’daki çevre kirliliğini ne yazık ki uzaya da taşımıştır. 1957’den bu yana fırlatılan roketler ve ömrünü tamamlayan uydular, Dünya yörüngesini adeta bir çöplüğe çevirmiştir. Saatte 28.000 kilometre hızla başıboş dolaşan bu metal parçaları, çalışan uydular ve uzay istasyonları için büyük bir yıkım gücüne sahiptir. Hatta boya döküntüsü kadar küçük bir parça bile, sahip olduğu yüksek hız nedeniyle bir astronotun kaskını delebilecek enerjiye ulaşabilir. Uzmanlar, bu tehdidi ortadan kaldırmak için “uzay çöpçüleri” adı verilen robotik sistemler üzerinde çalışmaktadır.

Bu metinden hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

  • Uzaydaki kirliliğin temel kaynağı insan faaliyetleridir.
  • Cisimlerin boyutundan çok, sahip oldukları hız tehlike yaratmaktadır.
  • Geliştirilen temizlik robotları yörüngedeki görevlerine başarıyla başlamıştır.
  • İşlevini yitiren araçlar, aktif sistemler için risk oluşturmaktadır.

12. Sorunun Çözümü

Bu tarz sorularda metindeki yargıların durumu (kesinlik, ihtimal, zaman) ile şıklar birebir örtüşmelidir.

  • A Şıkkı: Metinde kirliliğin “insanoğlu tarafından taşındığı” ve roket/uydu kaynaklı olduğu belirtildiği için bu yargıya ulaşılır.
  • B Şıkkı: “Boya döküntüsü kadar küçük bir parça bile… kaskı delebilecek enerjiye ulaşabilir” ifadesinden hızın önemi anlaşılmaktadır; bu yargıya ulaşılır.
  • C Şıkkı: Metinde robotik sistemler üzerinde “çalışılmaktadır” (süreç devam ediyor) denilmektedir. Ancak şıkta “göreve başlamıştır” (sonuçlanmış) ifadesi kullanılmıştır. Henüz gerçekleşmemiş bir durum, gerçekleşmiş gibi gösterildiği için bu yargıya ulaşılamaz.
  • D Şıkkı: “Ömrünü tamamlayan uydular… çalışan uydular için yıkım gücüne sahiptir” cümlesinden bu yargıya ulaşılır.

Doğru Cevap: C seçeneğidir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
    (Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
    Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.8.3.15.)
    Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık
    8. Sınıf Parçada Anlam Testi ve LGS Taktikleri Hakkında Sıkça Sorulanlar
    LGS’de her bir paragraf sorusu için ideal çözüm süresi nedir?
    LGS Türkçe bölümünde 20 soru için 30-40 dakika gibi bir süren var. İdeal olan, paragraf sorularını 1.5 dakika civarında bitirmendir. Bu testteki sayaç ile kendini baskı altında test edip hızlanabilirsin.
    “Değinilmemiştir” veya “Ulaşılamaz” şeklindeki olumsuz soruları nasıl hızlı çözerim?
    İşte sana bir taktik: Olumsuz soru kökü gördüğünde önce şıkları hızlıca tara, sonra metni oku. Böylece metni okurken “beynin ne aradığını bilerek” okur ve cevabı cımbızla çeker gibi bulursun. Zaman kazandırır.
    Paragraf sorularında şıklar birbirine çok yakın geliyor, ne yapmalıyım?
    Bu testte bilerek güçlü çeldiriciler kullandık. Eğer iki şık arasında kalıyorsan, genellikle metinde geçmeyen “kişisel yorumunu” kattığın şık yanlıştır. Metinde ne yazıyorsa sadece ona odaklan, dışarıdan bilgi katma.
    Telefondan çözerken uzun paragrafları okumak zor olur mu?
    Hayır, sitemizin arayüzü mobil uyumludur. Uzun metinler ekranına tam oturacak şekilde optimize edildi. Hatta telefonda odaklanarak çözmek, LGS kitapçığındaki dar alana odaklanma becerini de geliştirir.
    Paragrafı ikiye bölme veya akışı bozan cümle soruları bu testte var mı?
    Evet, LGS formatına uygun olarak akışı bozan cümle ve paragraf oluşturma sorularına da yer verdik. Bu soru tipleri dikkat ölçer ve bu testle dikkatinin ne kadar keskin olduğunu görebilirsin.

    2 Comments

    1. Test yanlış. 10. soruda C şıkkını işaretlememe rağmen cevap D gösterdi. Fakat sorunun çözümüne baktığımda çözümün de C dediğini gördüm. Aslında testi fulledim. Ama 1 yanlış gösteriyor.

      1. Öncelikle başarılar diliyorum Tuğra. 10. Soruyu acil bir şekilde ben düzelttim. Ayrıca tüm soruları yeniden gözden geçirmesi için Türkçe öğretmenimiz ile konuştum.

    Bir Yorum Yaz