Şehrin en eski saat tamircisinin dükkânı, zamanın durduğu bir fanus gibiydi. İçerisi loştu ve her köşeden farklı bir tiktak sesi yükseliyordu. Tezgâhın üzerinde, içi açılmış köstekli saatler, minik pirinç vidalar ve parmak büyüklüğünde cımbızlar dağınık bir hâlde duruyordu. Duvarda asılı duran sarkaçlı ahşap saat, her geçen saniyeyi ağır ağır sayarken pencereden süzülen toz zerrecikleri ışık hüzmesi içinde dans ediyordu.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?
- Betimleme
- Örnekleme
- Benzetme
- Tanık gösterme
1. Sorunun Çözümü
Soruda bizden, yazarın bu metni oluştururken başvurduğu temel anlatım biçimini (tekniğini) bulmamız istenmektedir. Betimleme; varlıkların, mekanların veya durumların, okuyucunun gözünde canlanacak şekilde, ayırt edici özellikleriyle (renk, şekil, durum) anlatılmasıdır. Yani kelimelerle resim çizme sanatıdır.
- A Şıkkı (Doğru): Parçada yazar, bir saatçi dükkânını anlatırken “loş ortam”, “içi açılmış köstekli saatler”, “minik pirinç vidalar”, “sarkaçlı ahşap saat” ve “ışıkta dans eden tozlar” gibi ifadeler kullanmıştır. Bu detaylar, okuyucunun zihninde o dükkânın fotoğrafını net bir şekilde oluşturmaktadır. Bu teknik betimlemedir.
- B Şıkkı: Örnekleme, bir düşünceyi somutlaştırmak için o düşünceye uygun örnekler sıralamaktır. Parçada bir fikir savunulmamış veya liste halinde örnekler verilmemiştir.
- C Şıkkı: Benzetme, aralarında ilgi kurulan iki varlıktan zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir. Parçanın ilk cümlesinde “fanus gibiydi” ifadesiyle bir benzetme yapılmış olsa da, metnin tamamına hakim olan ve asıl sorulan anlatım biçimi, ortamın tasvir edilmesi yani betimlemedir.
- D Şıkkı: Tanık gösterme, bir düşünceyi kanıtlamak için ünlü veya yetkin bir kişinin sözünü kullanmaktır. Metinde herhangi bir alıntı söz yoktur.
Sonuç olarak, metnin tamamında mekânın görsel detaylarla okuyucunun zihnine nakşedilmesi amaçlandığı için doğru cevap A şıkkıdır.
İnternet kullanım alışkanlıkları üzerine yapılan son araştırmalar çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Türkiye’de kullanıcılar günde ortalama 7 saat 29 dakikayı internette geçiriyor. Bu sürenin 2 saat 57 dakikası sosyal medya platformlarına ayrılıyor. Ayrıca internetten alışveriş yapanların oranı geçen yıla göre %15 artarak 44 milyon kişiye ulaştı.
Bu metnin anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?
- Betimleme
- Örnekleme
- Sayısal verilerden yararlanma
- Tanımlama
2. Sorunun Çözümü
Düşünceyi geliştirme yollarından biri olan sayısal verilerden yararlanma, anlatılan fikri kanıtlamak ve inandırıcılığı artırmak için istatistiksel bilgilerin, anket sonuçlarının veya ölçülebilir değerlerin kullanılmasıdır.
- A Şıkkı: Metinde bir varlığın veya ortamın ayırt edici özellikleri göz önünde canlanacak şekilde anlatılmamıştır (Betimleme yoktur).
- B Şıkkı: Bir düşünceyi somutlaştırmak için konuyla ilgili örnekler sıralanmamıştır (Örnekleme yoktur).
- C Şıkkı: Yazar, internet kullanımıyla ilgili fikrini desteklemek için “7 saat 29 dakika”, “2 saat 57 dakika”, “%15” ve “44 milyon” gibi istatistiksel bilgileri kanıt olarak sunmuştur. Bu teknik, sayısal verilerden yararlanmadır.
- D Şıkkı: “Bu nedir?” sorusuna cevap veren bir tanım cümlesi bulunmamaktadır (Tanımlama yoktur).
Metin tamamen istatistiksel veriler üzerine kurulduğu için doğru cevap C şıkkıdır.
İnsanlık, teknolojik sorunlarını çözmek için yüzünü her zaman doğaya dönmüştür. Doğadaki sistemlerin, mekanizmaların ve tasarımların taklit edilerek insan hayatını kolaylaştıracak ürünlere dönüştürülmesine biyomimikri adı verilir. Bu disiplin, doğanın milyonlarca yıllık Ar-Ge deneyiminden faydalanmayı amaçlar. Bilim insanları doğadaki mükemmel tasarımları inceler ve bunları modern teknolojiye uyarlar. Örneğin, Japon mühendislerin saatteki hızı 300 kilometreyi aşan hızlı trenleri tasarlarken suya dalış yapan yalıçapkını kuşunun gaga yapısından esinlenmesi bu duruma verilebilecek en net kanıttır. Benzer şekilde, helikopterlerin tasarımında yusufçuk böceğinin uçuş manevraları model alınmıştır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?
- Açıklayıcı anlatım
- Tanımlama
- Örnekleme
- Tanık gösterme
3. Sorunun Çözümü
Düşünceyi geliştirme yolları; metnin ana fikrini desteklemek, inandırıcılığı artırmak ve kavramları belirginleştirmek için kullanılan tekniklerdir. Paragrafı bu tekniklere göre analiz edelim:
- A Şıkkı: Metin, okuyucuya “biyomimikri” hakkında bilgi vermek ve bir durumu öğretmek amacıyla yazılmıştır. Bu, açıklayıcı anlatımın temel özelliğidir.
- B Şıkkı: Metindeki “Doğadaki sistemlerin… dönüştürülmesine biyomimikri adı verilir.” cümlesi, “Biyomimikri nedir?” sorusuna cevap verdiği için net bir tanımlamadır.
- C Şıkkı: Yazar, savunduğu düşünceyi somutlaştırmak için hızlı tren-yalıçapkını ve helikopter-yusufçuk ilişkisini anlatarak örnekleme yapmıştır.
- D Şıkkı (Doğru): Tanık gösterme, alanında uzman ve tanınmış bir kişinin sözünü tırnak içinde aktarmaktır. Metinde herhangi bir uzmanın ismine veya sözüne yer verilmemiştir.
Sonuç olarak paragrafta açıklama, tanımlama ve örnekleme yapılmış ancak tanık göstermeye başvurulmamıştır.
Vücudumuzun kusursuz işleyişi için hayati öneme sahip olan vitaminler, doğada farklı besin kaynaklarına gizlenmiştir. Bağışıklık sisteminin kalkanı olan C vitamini; portakal, kivi, kuşburnu ve yeşil biberde yoğun olarak bulunur. Göz sağlığını destekleyen A vitamini; havuç, ıspanak ve karaciğerden temin edilir. Kemik gelişimi için elzem olan D vitamini ise balık yağında ve doğrudan güneş ışığında saklıdır. Bu kaynaklar, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi doğal yollarla karşılar.
Bu metnin anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?
- İleri sürülen düşünceyi örneklerle somutlaştırmaya
- Varlıkları ayırt edici özellikleriyle resmetmeye
- Kavramlar arasındaki benzerlikleri vurgulamaya
- Bir kavramın ne olduğunu eksiksiz tanımlamaya
4. Sorunun Çözümü
Bir düşüncenin inandırıcılığını artırmak ve anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla, konuyla ilgili somut varlıkların veya durumların sayılmasına örneklendirme denir.
- A Şıkkı: Metinde “vitaminlerin farklı kaynaklarda bulunduğu” ana fikri; C, A ve D vitaminlerinin hangi besinlerde (portakal, havuç, balık yağı vb.) bulunduğu sayılarak örneklerle desteklenmiştir.
- B Şıkkı: Metinde okuyucunun zihninde bir manzara veya görüntü canlandırma (betimleme) amacı yoktur.
- C Şıkkı: İki varlık veya kavram arasında bir kıyaslama (karşılaştırma) yapılmamıştır.
- D Şıkkı: “Vitamin nedir?” sorusuna cevap veren bir tanım cümlesi (tanımlama) kullanılmamıştır.
Yazarın genel yargısını (vitamin kaynakları) özel besin isimleriyle desteklemesi nedeniyle doğru cevap A şıkkıdır.
İnsan, ne kadar bilgili olursa olsun, bildiklerini karşısındakine doğru aktaramıyorsa bilgisi yarım kalmış demektir. İletişimde asıl marifet, sadece doğruları söylemek değil; o doğruları karşıdaki kişinin kalbini kırmadan, incitmeden sunabilmektir. Üslup, düşüncenin kıyafetidir. Yanlış bir üslup, en değerli fikirleri bile değersizleştirebilir. Mevlânâ Celaleddin Rûmî, bu durumu ne güzel ifade etmiştir: “Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabileceği kadardır.”
Bu metnin anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?
- Tanımlama
- Örnekleme
- Benzetme
- Tanık Gösterme
5. Sorunun Çözümü
Soruda, yazarın düşüncesini inandırıcı kılmak için hangi yöntemi kullandığı sorulmaktadır. Yazar, “iletişimde üslubun ve anlatabilmenin önemi” konusundaki görüşünü savunmaktadır. Bu görüşünü daha etkili kılmak ve kanıtlamak amacıyla, bu alanda otorite kabul edilen Mevlânâ’nın bir sözünü tırnak içinde aktarmıştır.
- A Şıkkı: Tanımlama, “Bu nedir?” sorusuna cevap veren cümlelerdir (Örn: İletişim, bilgi alışverişidir). Metinde bir kavramın tanımı yapılmamıştır.
- B Şıkkı: Örnekleme, düşünceyi somutlaştırmak için konuyla ilgili isim, şehir veya eser adları saymaktır. Burada bir listeleme veya örnek verme durumu yoktur.
- C Şıkkı: Benzetme, iki varlık arasında “gibi, kadar” edatlarıyla ilgi kurmaktır. Metnin genelinde hâkim olan anlatım biçimi benzetme değildir.
- D Şıkkı (Doğru): Yazar, savunduğu fikri desteklemek için ünlü bir düşünürün (Mevlânâ) sözünü olduğu gibi metne almıştır. Bir düşünceyi ispatlamak için tanınmış bir kişinin sözüne başvurma tekniğine Tanık Gösterme denir.
Sonuç olarak, yazarın Mevlânâ’nın sözüyle fikrini desteklemesi, tartışmasız bir şekilde tanık gösterme örneğidir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Okyanusların en zeki omurgasız canlısı olan ahtapotların vücut yapısı oldukça ilginçtir. Kemiksiz ve yumuşak gövdeleri, suyun içinde salınan jöle kıvamındaki bir maddeyi andırır. Kollarında bulunan yüzlerce vantuz, avlarını güçlü bir mıknatıs gibi kavramalarını sağlar. Tehlike anında renk değiştirerek bulundukları zemine uyum sağlamaları, onları diğer deniz canlılarına göre çok daha usta birer saklanma uzmanı yapar. Derilerindeki renk pigmentleri saniyeler içinde değişerek adeta bir ressamın fırça darbelerine dönüşür.
Bu metnin anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Karşılaştırmalara yer verilmiştir.
- Betimleyici ögeler kullanılmıştır.
- Benzetme yapılmıştır.
- Öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.
6. Sorunun Çözümü
Bu soruda metnin anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları incelenerek hangisinin kullanılmadığı sorulmuştur. Metin, ahtapotların özelliklerini tanıtan bilgilendirici (öğretici) bir metindir.
- A Şıkkı: Metinde ahtapotların “en zeki omurgasız” olduğu ve kamuflaj yeteneğinin “diğer canlılara göre” daha iyi olduğu belirtilerek karşılaştırma yapılmıştır.
- B Şıkkı: “Kemiksiz yumuşak gövde”, “yüzlerce vantuz”, “renk değiştiren deri” gibi ifadelerle varlıkların ayırt edici özellikleri göz önünde canlandırılmış, yani betimleme yapılmıştır.
- C Şıkkı: Ahtapotların gövdesi “jöle kıvamındaki bir maddeye”, vantuzları ise “mıknatısa” benzetilmiştir. Dolayısıyla benzetme vardır.
- D Şıkkı: Metinde bir olay örgüsü, kişi, yer ve zaman akışı (bir hikaye kurgusu) yoktur. Sadece tanıtım ve bilgi aktarımı vardır. Olay anlatılmadığı için öyküleyici anlatım yoktur.
Metin bir olay yazısı değil, bilgilendirici bir metin olduğu için doğru cevap D şıkkıdır.
Eski, ahşap kapı acı bir gıcırtıyla aralandı. İçerisi, rutubetle karışık yıllanmış kâğıt kokuyordu. Tavana kadar yükselen raflarda, ciltleri soyulmuş binlerce kitap, sanki birer nöbetçi gibi dizilmişti. Pencereden süzülen solgun akşam güneşi, havada uçuşan toz tanelerini altına dönüştürüyordu. Odanın köşesindeki sallanan koltuğun kadife kumaşı iyice aşınmış, rengi vişne çürüğüne dönmüştü.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- Betimleme
- Öyküleme
- Tartışma
- Açıklama
7. Sorunun Çözümü
Anlatım biçimleri sorulurken yazarın amacına bakılır. Eğer amaç “kelimelerle resim yapmak” ve okuyucunun zihninde bir görüntü canlandırmaksa betimleme yapılmış demektir.
- A Şıkkı (Doğru): Parçada herhangi bir olay akışı yoktur; yazar bir odayı “fotoğraflar” gibi anlatmıştır. “Yıllanmış kâğıt kokusu”, “solgun güneş”, “vişne çürüğü koltuk” gibi ifadeler, okuyucunun odayı zihninde görmesini ve hissetmesini sağlar. Bu, betimlemenin en belirgin özelliğidir.
- B Şıkkı: Öyküleme olması için bir olay örgüsü, zaman akışı ve hareket (kişi, yer, zaman unsurları) gerekir. Burada zaman durmuş gibidir, sadece mekân tanıtılmaktadır.
- C Şıkkı: Tartışmacı anlatımda yazar bir fikri savunur veya karşı çıkar. Burada kişisel bir görüş savunulmamaktadır.
- D Şıkkı: Açıklayıcı anlatım bilgi vermek içindir. Bu metin ansiklopedik bir bilgi vermemekte, sanatsal bir atmosfer kurmaktadır.
Sonuç olarak; görme ve koklama duyularına hitap eden ayrıntılarla bir mekân tanıtıldığı için kullanılan teknik betimlemedir.
Yazılı iletişimin nostaljik aracı mektup ile dijital çağın hızı e-posta, haberleşme ihtiyacını karşılayan iki farklı yöntemdir. Ancak bu iki araç, taşıdıkları duygu ve hız bakımından birbirinden ayrılır. Mektup, kâğıdın dokusu ve mürekkebin kokusuyla fiziksel bir hatıra bırakırken; e-posta, ekranlardaki piksellerden ibaret sanal bir iletidir. Mektubun yerine ulaşması günler hatta haftalar sürerken; e-posta, saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna varır. Mektup yazmak sabır ve özen gerektiren bir ritüel iken, e-posta atmak gündelik hayatın sıradan bir işlemidir.
Bu metnin anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi ağır basmaktadır?
- Betimleme
- Tanık Gösterme
- Karşılaştırma
- Tanımlama
8. Sorunun Çözümü
Birden fazla varlık, kavram veya durumun benzerlik ya da farklılıklarının ortaya konmasına karşılaştırma denir.
- A Şıkkı: Metinde amaç bir manzarayı gözde canlandırmak (betimleme) değil, iki kavramı kıyaslamaktır.
- B Şıkkı: Tanınmış bir kişinin sözüne veya alıntıya yer verilmemiştir.
- C Şıkkı: Metinde “Mektup” ve “E-posta” kavramları; hız (günler vs. saniyeler), nitelik (fiziksel vs. sanal) ve duygu (ritüel vs. işlem) yönlerinden kıyaslanmıştır. “İken”, “ayrılır”, “karşılayan iki farklı” ifadeleri bu kıyaslamayı netleştirir.
- D Şıkkı: “Mektup nedir?” sorusuna yanıt veren bir tanım cümlesi bulunmamaktadır.
İki farklı iletişim aracının özellikleri birbirine göre değerlendirildiği için doğru cevap C şıkkıdır.
Türk mutfağı, sadece lezzetiyle değil, şifalı bitkileri ve baharatlarıyla da dünyanın en zengin mutfaklarından biridir. Anadolu topraklarında yetişen ve yemeklere tat katan sayısız bitki türü bulunur. Kekik, nane, fesleğen, reyhan, sumak ve biberiye bu topraklarda en çok tüketilen ve şifa kaynağı olarak görülen lezzet vericilerden sadece birkaçıdır. Bu bitkiler, yüzyıllardır hem sofraları süslemekte hem de halk hekimliğinde kullanılmaktadır.
Bu metnin anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?
- Tanık Gösterme
- Örnekleme
- Benzetme
- Sayısal Verilerden Yararlanma
9. Sorunun Çözümü
Soruda, yazarın öne sürdüğü düşünceyi zihinde somutlaştırmak için hangi yöntemi kullandığı sorulmaktadır. Yazar, “Türk mutfağının bitki ve baharat zenginliği” olduğu görüşünü ortaya atmış ve bu görüşü ispatlamak için o kategoriye giren varlıkları sıralamıştır.
- A Şıkkı: Tanık gösterme olması için metinde tanınmış bir kişinin sözünün tırnak içinde verilmesi gerekirdi. Metinde böyle bir alıntı yoktur.
- B Şıkkı (Doğru): Yazar, genel bir kavram olan “şifalı bitki ve baharatlar” ifadesini kullandıktan sonra, bu gruba giren “kekik, nane, fesleğen, reyhan, sumak” gibi isimleri sıralayarak düşüncesini örneklendirmiştir. Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için o düşünceyle ilgili somut isimler saymaya Örnekleme denir.
- C Şıkkı: Benzetme, aralarında ortak yön bulunan iki varlığın birbirine kıyaslanmasıdır (Örn: Biberiye ilaç gibidir). Metinde bir kıyaslama yapılmamıştır.
- D Şıkkı: Metinde istatistiksel bir bilgi, anket sonucu veya rakamsal bir veri (yüzde, miktar vb.) kullanılmamıştır.
Sonuç olarak, genel bir yargıdan sonra o yargıyı destekleyen özel isimlerin sıralanması nedeniyle kullanılan teknik tartışmasız şekilde B şıkkıdır.
“Basılı kitapların devri artık kapandı, gelecek tamamen dijital ekranlarda.” diyenlere sadece gülüyorum. Tabletin o soğuk ve ruhsuz camı, saman kağıdının o büyüleyici kokusunu verebilir mi hiç? Sayfaları çevirirken parmak uçlarınızda hissettiğiniz o gerçeklik duygusu, insanı bambaşka dünyalara götürür. Oysa teknolojiyi her şey zanneden bu kişiler, kütüphanelerin o huzur veren sessizliğini “modası geçmiş” bir alışkanlık olarak görüyor. Ne zaman onlara “Kitabın dostluğu başkadır.” desem, bana uzaylı görmüş gibi anlamsız gözlerle bakıyorlar.
Bu metinde aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?
- Tartışma
- Öyküleme
- Betimleme
- Açıklama
10. Sorunun Çözümü
Tartışmacı anlatım biçiminde yazar, var olan yaygın bir görüşe karşı çıkarak kendi düşüncesini savunur. Amacı okuyucunun fikrini değiştirmek ve “Bakın, ben haklıyım” dedirtmektir. Bu tür metinlerde genellikle “Bence”, “Oysa”, “Halbuki”, “Kanımca” gibi ifadeler ve karşılıklı konuşma havası hâkimdir.
- A Şıkkı: Yazar, metne “Kitap devri bitti” diyen karşıt görüşü vererek başlamış ve metnin devamında bu görüşü çürütmeye çalışmıştır. “Oysa teknolojiyi her şey zanneden…” diyerek kendi fikrini savunduğu için tartışma tekniği ağır basmaktadır.
- B Şıkkı: Metinde bir olay, yer, zaman ve kahraman kadrosu içinde anlatılmamıştır (Öyküleme yoktur).
- C Şıkkı: Amaç bir yeri veya varlığı tanıtmak değil, bir fikri savunmaktır (Betimleme yoktur).
- D Şıkkı: Nesnel bilgi verme amacı güdülmemiştir, tamamen öznel ve eleştirel bir üslup vardır (Açıklama yoktur).
Yazarın bir düşünceye karşı çıkıp kendi tezini savunduğu bu metinde tartışma tekniği kullanılmıştır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Genç dağcı, zirveye giden patikada ilerliyordu. Nefes nefese kalmıştı. Durdu. Matarasından bir yudum su içti. Alnını sildi. Yukarıya baktı. Zirve, beyaz bir dev gibi karşısında dikiliyordu. Tekrar yürümeye başladı. Adımları ağırlaştı. Rüzgâr sertleşti. Kayaların arasından kendine yol bulmaya çalıştı. Sonunda düzlüğe ulaştı. Çantasını yere bıraktı. Derin bir nefes aldı. Manzarayı seyretti.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Kısa cümleler kullanılmıştır.
- Öyküleyici anlatımdan yararlanılmıştır.
- Benzetmeye başvurulmuştur.
- Karşılaştırma yapılmıştır.
11. Sorunun Çözümü
Bu soru, metindeki dil ve anlatım özelliklerini analiz etme becerisini ölçmektedir. Paragrafı inceleyerek seçenekleri doğrulayalım:
- A Şıkkı: Metinde eylemleri hızlandırmak ve vurgulamak için “Durdu.”, “Alnını sildi.”, “Rüzgâr sertleşti.” gibi yüklemi sonda olan ve az sözcükten oluşan kısa cümleler sıkça kullanılmıştır.
- B Şıkkı: Metinde bir olay örgüsü (dağcının tırmanışı, durması, zirveye ulaşması) yer, zaman ve kişi unsurlarıyla birlikte hareket hâlinde anlatılmıştır. Bu, öyküleyici anlatımın (hikâye etme) temel özelliğidir.
- C Şıkkı: Yazar, zirveyi tarif ederken “Zirve, beyaz bir dev gibi karşısında dikiliyordu.” cümlesini kurmuştur. Burada dağ, büyüklüğü ve heybeti yönünden “beyaz bir deve” benzetilmiştir.
- D Şıkkı (Doğru): Karşılaştırma yapılabilmesi için “daha, en, kadar, göre” gibi ifadelerle iki kavramın kıyaslanması gerekir. Metinde dağcının performansı veya dağın özellikleri başka bir şeyle kıyaslanmamıştır.
Sonuç olarak parçada kısa cümleler, öyküleme ve benzetme varken karşılaştırma yoktur.
Geleneksel Türk mimarisinin vazgeçilmezi olan ahşap, evlerin nefes almasını sağlayan yaşayan bir malzemedir. Günümüzün modern yapı taşı beton ise sağlam olsa da soğuk ve donuktur. Ahşap evler zamanla yıpransa da doğayla bütünleşerek güzelleşir; beton binalar ise zamanla eskir ve grileşir. Her iki yapı malzemesi de barınma ihtiyacını karşılar; ancak estetik ve ruh bakımından ahşabın, betondan çok daha üstün bir sıcaklığa sahip olduğu inkâr edilemez.
Yazar, bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?
- Düşüncesini tanıkların sözleriyle kanıtlamaya
- Kavramları karşılaştırarak metni etkileyici kılmaya
- Bir kavramın ne olduğunu eksiksiz tanımlamaya
- Anlatılanları okuyucunun zihninde resimlemeye
12. Sorunun Çözümü
İki farklı varlık, kavram veya durumun zayıf ya da güçlü yönlerinin kıyaslanarak anlatılmasına karşılaştırma denir.
- A Şıkkı: Metinde düşünceyi desteklemek için ünlü bir mimarın veya uzmanın sözüne (tanık gösterme) yer verilmemiştir.
- B Şıkkı: Yazar, “ahşap” ve “beton” malzemelerini; estetik, doğallık ve ruh açısından kıyaslamıştır. Özellikle “ise” bağlacı ve “çok daha üstün” ifadesi, iki kavram arasındaki farkı netleştirmek için kullanılmıştır. Bu da anlatımı daha çarpıcı hale getirmiştir.
- C Şıkkı: “Ahşap nedir?” veya “Beton nedir?” sorularına cevap veren nesnel bir tanım cümlesi (tanımlama) yoktur.
- D Şıkkı: Metinde amaç bir manzarayı göz önüne getirmek (betimleme) değil, iki malzemenin nitelik farkını ortaya koymaktır.
Metnin omurgası iki malzemenin kıyaslanması üzerine kurulduğu için doğru cevap B şıkkıdır.
Diğer dersler içinde olsa çok iyi olur
Mesela olamaz derken yani soru sorarken olumsuz yerin alti cizili olsa daha iyi olur
Bos yama cay yap iki şekerli.