Fiilimsiler; isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Bazı cümlelerde birden fazla fiilimsi türü bir arada bulunabilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem sıfat-fiil hem de zarf-fiil kullanılmıştır?
- Yıllardır görmediği arkadaşlarını karşısında bulunca çok şaşırdı.
- Okuldan gelir gelmez odasına kapanıp ders çalışmaya başladı.
- Toplantıda konuşulan konuları not almak için kâğıt kalem aradı.
- Bozulan bilgisayarını tamir ettirmek için servise götürdü.
1. Sorunun Çözümü
Sıfat-fiiller isimleri niteleyerek sıfat görevi üstlenirken, zarf-fiiller cümleye zaman veya durum anlamı katar.
- A Şıkkı (Doğru): “Görmediği” (-dık) sözcüğü sıfat-fiil, “bulunca” (-unca) sözcüğü zarf-fiildir. İki tür bir aradadır.
- B Şıkkı: “Gelir gelmez” (-r…-mez) ve “kapanıp” (-ıp) zarf-fiildir. “Çalışmaya” (-ma) isim-fiildir. Sıfat-fiil yoktur.
- C Şıkkı: “Konuşulan” (-an) sıfat-fiil, “almak” (-mak) isim-fiildir. Zarf-fiil yoktur.
- D Şıkkı: “Bozulan” (-an) sıfat-fiil, “ettirmek” (-mek) isim-fiildir. Zarf-fiil yoktur.
Hem niteleme yapan sıfat-fiilin hem de zaman bildiren zarf-fiilin bir arada kullanıldığı seçenek A şıkkıdır.
Fiilimsiler (eylemsiler), fiil kök veya gövdelerine getirilen özel eklerle türetilir. Zarf-fiiller, cümlede genellikle yüklemi “zaman” veya “durum” yönünden tamamlar.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil cümleye diğerlerinden farklı bir anlam katmıştır?
- Bahar gelince yaylalara göç başlardı.
- Otobüsten iner inmez etrafına şaşkınca baktı.
- Ders çalışırken oda sıcaklığının uygun olması gerekir.
- Genç ressam, tualdeki renkleri karıştırarak yeni bir ton elde etti.
2. Sorunun Çözümü
Zarf-fiil ekini alan sözcüğe “Ne zaman?” sorusu sorulursa zaman, “Nasıl?” sorusu sorulursa durum anlamı bulunur.
- A Şıkkı: Gelince -> Ne zaman başlardı? (Zaman anlamı).
- B Şıkkı: İner inmez -> Ne zaman baktı? (Zaman anlamı).
- C Şıkkı: Çalışırken -> Ne zaman gerekir? (Zaman anlamı).
- D Şıkkı: Karıştırarak -> Nasıl elde etti? (Durum anlamı).
A, B ve C seçeneklerinde eylemin zamanı bildirilirken, D seçeneğinde eylemin yapılış şekli (durumu) bildirilmiştir.
Mimarın projeyi özenle çizişi, ofisteki herkesi kendine hayran bıraktı.
Bu cümledeki altı çizili sözcükle aynı türde olan fiilimsi aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- Gelen misafirleri kapıda büyük bir nezaketle karşıladı.
- Soruları çözerken mutlaka derinlemesine düşünerek hareket etmelisin.
- Sabahları erken kalkmak, günü verimli kullanmanın ilk kuralıdır.
- Daha önce bilinmedik yollara girmek cesaret ister.
3. Sorunun Çözümü
Öncülde verilen “çiz-iş-i” sözcüğü, fiil köküne gelen (-iş) ekiyle türetilmiş bir İsim-Fiil örneğidir.
- A Şıkkı: Gelen (-en) eki almıştır, Sıfat-Fiil (Ortaç) görevindedir.
- B Şıkkı: Düşünerek (-erek) eki almıştır, Zarf-Fiil (Bağ-Fiil) görevindedir.
- C Şıkkı: Kalkmak (-mak) eki almıştır, İsim-Fiil (Mastar) görevindedir. Öncülle aynı türdedir.
- D Şıkkı: Bilinmedik (-dik) eki almıştır, Sıfat-Fiil görevindedir.
Soruda bizden isim-fiil istendiği için doğru cevap C şıkkıdır.
(I) Arkeologlar haritayı dikkatle incele – – – – kazı alanını belirledi. (II) Güneş bat – – – – kamp alanındaki çadırlara dönmeliyiz. (III) Beklenmedik yağmur başla – – – – sahadaki çalışmalar durduruldu. (IV) Müzede sergilen – – – – eserler ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.
Bu metindeki numaralanmış cümlelerde boş bırakılan yerlere getirilecek fiilimsi eklerinin türü bakımından hangisi diğerlerinden farklıdır?
- I
- II
- III
- IV
4. Sorunun Çözümü
Fiilimsi ekleri işlevlerine göre üç gruba ayrılır. İsim-fiil ve Zarf-fiil ekleri eylemin durumunu veya zamanını belirtirken; Sıfat-fiil ekleri genellikle kendisinden sonra gelen bir ismi niteler.
- (I) Cümle: “incele-yerek” (veya incele-yip). Eylemin nasıl yapıldığını bildirdiği için Zarf-fiil eki alır.
- (II) Cümle: “bat-madan” (veya bat-ınca). Eylemin zamanını bildirdiği için Zarf-fiil eki alır.
- (III) Cümle: “başla-yınca” (veya başla-dığında). Eylemin ne zaman yapıldığını bildirdiği için Zarf-fiil eki alır.
- (IV) Cümle: “sergilen-en eserler” (veya sergilen-ecek). Boşluktan sonra gelen “eserler” ismini nitelediği için Sıfat-fiil (Ortaç) eki alır.
I, II ve III numaralı cümlelerde eylemi durum veya zaman yönünden tamamlayan zarf-fiiller kullanılırken, IV numaralı cümlede ismi niteleyen sıfat-fiil kullanılmıştır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer alan fiilimsi, türü bakımından diğerlerinden farklıdır?
- Kardeşim gülerek yanımıza geldi.
- Sararmış yapraklar her yeri kapladı.
- Görünmez kaza dedikleri bu olsa gerek.
- Çözülecek soruları masaya bıraktı.
5. Sorunun Çözümü
Fiilimsiler görevlerine göre sınıflandırılır. Sıfat-fiiller (-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş) isimleri nitelerken; zarf-fiiller (-ken, -alı, -ip, -erek…) yüklemi durum veya zaman yönünden tamamlar.
- A Şıkkı: “Gülerek” (-erek) eylemin nasıl yapıldığını bildiren bir zarf-fiildir.
- B Şıkkı: “Sararmış” (-mış) sözcüğü yaprağın özelliğini bildiren bir sıfat-fiildir.
- C Şıkkı: “Görünmez” (-mez) sözcüğü kazayı niteleyen bir sıfat-fiildir.
- D Şıkkı: “Çözülecek” (-ecek) sözcüğü soruyu niteleyen bir sıfat-fiildir.
B, C ve D seçeneklerinde sıfat-fiil kullanılmışken, A seçeneğinde zarf-fiil kullanılmıştır.
İsim-fiil eklerini (-ma, -ış, -mak) alan bazı sözcükler, zamanla eylem özelliklerini yitirerek bir varlığın veya kavramın kalıcı adı olurlar. Bu sözcükler artık fiilimsi olarak kabul edilmez.
Örneğin: “Bahçedeki otları temizlemek için kazma arıyordu.” cümlesindeki “kazma” sözcüğü bir aletin adıdır ve fiilimsi değildir.
Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde fiilimsi eki aldığı hâlde kalıcı isim olmuş bir sözcük vardır?
- Yeni komşularla tanışma faslı uzun sürdü.
- Ustanın duvara çivi çakmak için çekice ihtiyacı vardı.
- Annemin yaptığı biber dolmasının tadı damağımda kaldı.
- Çocuğun o içten gülüşü tüm sıkıntımızı unutturdu.
6. Sorunun Çözümü
Fiilimsi eklerini (-ma, -ış, -mak) alan kelimeler, bir eylemi (işi/oluşu) karşılıyorsa fiilimsi, bir nesneyi veya yemeği karşılıyorsa kalıcı isimdir.
- A Şıkkı: “Tanışma” sözcüğü, tanışmak eylemini (işini) ifade ettiği için fiilimsidir.
- B Şıkkı: “Çakmak” sözcüğü, burada bir nesne (ateşleyici) değil, eylem (çivi çakma işi) olduğu için fiilimsidir.
- C Şıkkı: “Dolma” sözcüğü, burada doldurma eylemini değil, bilinen bir yemek adını karşıladığı için kalıcı isimdir.
- D Şıkkı: “Gülüş” sözcüğü, gülme eyleminin tarzını ifade ettiği için fiilimsidir.
C seçeneğindeki “dolma” sözcüğü eylem özelliğini yitirmiştir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Sahilde neşeyle koşan küçük çocuklar etrafa gülücükler saçıyordu.
Bu cümledeki fiilimsiye bağlı kelime grubu aşağıdakilerden hangisinde bütünüyle doğru verilmiştir?
- küçük çocuklar
- sahilde neşeyle koşan
- sahilde neşeyle koşan küçük
- sahilde neşeyle koşan küçük çocuklar
7. Sorunun Çözümü
Sıfat-fiiller, kendinden önceki sözcükleri (tamlayıcıları) ve kendinden sonra niteledikleri isimleri birbirine bağlayarak bir sıfat tamlaması grubu oluşturur.
- Analiz: Cümledeki “koş-an” sözcüğü sıfat-fiildir. Bu eylem “nerede?” (sahilde) ve “nasıl?” (neşeyle) sorularına cevap veren önceki kelimeleri kendine bağlar; aynı zamanda “hangi çocuklar?” sorusuna cevap vererek “küçük çocuklar” ismini niteler.
- Hata Denetimi: A şıkkı sadece ismi, B şıkkı sadece niteleyen kısmı, C şıkkı ise tamlamanın sıfat kısmını almış ancak ismi eksik bırakmıştır.
- Sonuç: Fiilimsi grubu bölünemez. Grubun tamamı “sahilde neşeyle koşan küçük çocuklar” şeklindedir.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Sıfat-fiiller, niteledikleri isim düştüğünde onun görevini üstlenerek isimleşir. Bu duruma adlaşmış sıfat-fiil adı verilir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uygun bir kullanım vardır?
- Kızarmış ekmeklerin kokusu tüm mutfağı sarmıştı.
- Gidecek yerimiz kalmayınca eve döndük.
- Yaşadıklarını bir deftere günü gününe not ederdi.
- Tanıdık bir yüz görebilmek için etrafına bakındı.
8. Sorunun Çözümü
Adlaşmış sıfat-fiil, sıfat-fiilin önündeki ismin düşmesi ve ismin varsa ekinin fiilimsiye geçmesiyle oluşur.
- A Şıkkı: “Kızarmış ekmekler” tamlamasında isim (ekmekler) kullanılmaya devam ettiği için adlaşmamıştır.
- B Şıkkı: “Gidecek yer” tamlamasında isim (yer) varlığını koruduğu için adlaşmamıştır.
- C Şıkkı (Doğru): “Yaşadıklarını” sözcüğünün aslı “yaşadığı olayları” veya “yaşadığı günleri“dir. İsim düşmüş, sıfat-fiil ismin yerini tutarak adlaşmıştır.
- D Şıkkı: “Tanıdık yüz” tamlamasında isim (yüz) düşmediği için adlaşmamıştır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Sıfat-fiil eklerinden “-mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” ekleri, zaman ekleriyle (kip ekleri) benzerlik gösterir. Bu sözcüklerin türünü belirlemek için cümledeki görevine (sıfat mı, yüklem mi) bakılmalıdır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük çekimli fiil (yüklem) görevinde kullanılmıştır?
- Bu şehrin çıkmaz sokaklarında kaybolmaktan korkardı.
- Salondaki tanıdık yüzlere gülümseyerek selam verdi.
- Kış hazırlıkları için bir kamyon yakacak odun alındı.
- Dün akşam habersiz gelmiş köydeki uzak akrabaları.
9. Sorunun Çözümü
Sıfat-fiiller genellikle bir ismin önüne gelerek onu niteler (sıfat tamlaması kurar). Çekimli fiiller ise cümlede yargı bildirir ve yüklem olur.
- A Şıkkı: “Çıkmaz sokak” tamlamasında “çıkmaz” sözcüğü sokağın özelliğini belirttiği için sıfat-fiildir.
- B Şıkkı: “Tanıdık yüzler” tamlamasında “tanıdık” sözcüğü niteleme göreviyle sıfat-fiildir.
- C Şıkkı: “Yakacak odun” tamlamasında “yakacak” sözcüğü ismin önüne geldiği için sıfat-fiildir.
- D Şıkkı (Doğru): Cümle devriktir. Kurallı hali: “Akrabaları dün akşam habersiz gelmiş.” şeklindedir. Burada “gelmiş” sözcüğü zaman eki almış bir çekimli fiildir (yüklemdir).
Yüklem görevinde kullanıldığı için doğru cevap D şıkkıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil, bir isim tamlaması içerisinde yer almıştır?
- Bu manzarayı seyretmek insana huzur veriyordu.
- Kardeşini görmeye okula kadar gitmiş.
- Yazarın anlatış tarzı okuyucuyu derinden etkiliyor.
- Dün akşam geç yattığından sabah uyanamadı.
10. Sorunun Çözümü
İsim-fiiller (-ma, -ış, -mak), cümle içinde isim görevinde kullanıldıkları için, başka isimlerle birleşerek isim tamlaması (belirtili veya belirtisiz) kurabilirler.
- A Şıkkı: “Seyretmek” sözcüğü isim-fiildir ve cümlenin öznesi durumundadır. Herhangi bir tamlama kurmamıştır.
- B Şıkkı: “Görmeye” sözcüğü isim-fiildir ancak yönelme eki (-e) alarak dolaylı tümleç olmuştur. Tamlama içinde değildir.
- C Şıkkı (Doğru): “Anlatış” sözcüğü (-ış eki almış) bir isim-fiildir. “Tarzı” ismiyle birleşerek “Anlatış tarzı” şeklinde bir belirtisiz isim tamlaması kurmuştur. Fiilimsi, burada tamlayan görevindedir.
- D Şıkkı: “Yattığından” sözcüğü (-dığından) zarf-fiildir. Soru kökünde isim-fiil sorulmaktadır.
İsim-fiilin bir isim tamlamasının parçası olduğu seçenek C şıkkıdır.
“Yuvarlanan taş yosun tutmaz.” atasözünde sıfat-fiil, kendisinden sonra gelen bir ismi niteleyerek sıfat tamlaması oluşturmuştur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu duruma özdeş bir kullanım vardır?
- Çok okuyan mı bilir, yoksa çok gezen mi?
- Ustanın elindeki paslanmış kilit bir türlü açılmıyordu.
- Gelen, gideni aratır derler.
- Dereyi görmeden paçaları sıvama, doğmamışa don biçilmez.
11. Sorunun Çözümü
Sıfat-fiiller (-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş), genellikle bir ismi niteler. Ancak isim düşerse “adlaşmış sıfat” olurlar. Soruda bizden ismin düşmediği, tamlananın açıkça yazıldığı örnek istenmektedir.
- A Şıkkı: “Okuyan” ve “gezen” sözcükleri sıfat-fiildir fakat niteledikleri “insan” ismi düştüğü için adlaşmış sıfattır.
- B Şıkkı (Doğru): “Paslanmış” sözcüğü (-mış eki almış) bir sıfat-fiildir. Kendisinden sonra gelen “kilit” ismini niteleyerek “Nasıl kilit? → Paslanmış kilit” şeklinde tam bir sıfat tamlaması kurmuştur. Öncülle özdeştir.
- C Şıkkı: “Gelen” ve “gideni” sözcüklerinde niteledikleri kişi belirtilmediği için adlaşmış sıfattır.
- D Şıkkı: “Doğmamışa” sözcüğünde “çocuk” ismi düşmüş, sıfat-fiil adlaşmıştır.
İsmin düşmeden, sıfat-fiil ile birlikte kullanıldığı tek seçenek B şıkkıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı türde (isim-fiil, sıfat-fiil veya zarf-fiil) birden fazla fiilimsi bir arada kullanılmıştır?
- Salona sessizce girip yerine oturarak bekledi.
- Beklenen kargo gelince hemen kapıyı açtı.
- Sararmış yapraklar dökülürken sonbahar gelmişti.
- Resim yapmak, hayal gücünü geliştiren bir sanattır.
12. Sorunun Çözümü
Sorunun çözümü için cümlelerdeki fiilimsiler bulunmalı ve türleri (isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil) eşleştirilmelidir.
- A Şıkkı (Doğru): “Gir-ip” ve “otur-arak” sözcükleri, eylemin durumunu bildiren Zarf-fiil eklerini almıştır. Her iki fiilimsi de aynı türdedir.
- B Şıkkı: “Beklen-en” (Sıfat-fiil) ve “gel-ince” (Zarf-fiil) farklı türdedir.
- C Şıkkı: “Sarar-mış” (Sıfat-fiil) ve “dökül-ürken” (Zarf-fiil) farklı türdedir.
- D Şıkkı: “Yap-mak” (İsim-fiil) ve “geliştir-en” (Sıfat-fiil) farklı türdedir.
Aynı türdeki iki fiilimsinin (Zarf-fiil) bir arada kullanıldığı seçenek A şıkkıdır.
cok kaliteli sorular
Geri bildiriminizi Türkçe öğretmenlerimize iletiyorum. Başarılar diliyorum.
gercekten sorular guzel ama 1. soru da dogru yapmama ragmen kabul etmedi ve cevaplar daha ayrıntılı olsa daha ıyı olbaılır.
Çok güzel di