Fiilimsiler; fiil kök veya gövdelerinden türeyen, cümle içinde isim, sıfat ve zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Bu sözcükler fiil anlamını korusalar da kip ve kişi eki almazlar.
Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsi yoktur?
- Ufukta batan güneşe daldı gözlerim, Hüzünlü şarkılar söyleyip bekledim.
- Rüzgarın fısıldayışı huzur verir ruha, Dinlenmek isteyen gönüllere şifadır doğa.
- Yağmur yağınca toprak kokusu sarar her yeri, Koşarak eve sığınır sokaktaki kedi.
- Baharda açar rengarenk çiçekler kırlarda, Kuşlar neşeyle öter yemyeşil dallarda.
1. Sorunun Çözümü
Fiilimsiler, fiil kökünden türeyip cümle içinde yan yargı oluşturan ancak kip ve kişi eki almayan sözcüklerdir. Çekimli fiiller ile karıştırılmamalıdır.
- A Şıkkı: “Batan” (Sıfat-fiil) ve “Söyleyip” (Zarf-fiil) sözcükleri fiilimsidir.
- B Şıkkı: “Fısıldayışı” (İsim-fiil) ve “Dinlenmek” (İsim-fiil) sözcükleri fiilimsidir.
- C Şıkkı: “Yağınca” (Zarf-fiil) ve “Koşarak” (Zarf-fiil) sözcükleri fiilimsidir.
- D Şıkkı: “Açar” ve “Öter” sözcükleri geniş zaman kipiyle çekimlenmiş yüklemlerdir. Cümlede fiilimsi yoktur.
Doğru cevap D şıkkıdır.
“Sararmış yapraklar hüzün verir sonbaharda.”
Bu cümledeki koyu yazılan fiilimsiyle türce özdeş (aynı grupta) olan fiilimsi aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- Çocuklar parkta neşeyle oynuyor.
- Bilinmedik diyarlara yolculuk başladı.
- Sahilde yürümek en sağlıklı spordur.
- Olayları gülerek anlattı arkadaşına.
2. Sorunun Çözümü
Örnek cümlemizdeki “Sararmış” sözcüğü, “nasıl yaprak?” sorusuna cevap vererek bir ismi nitelediği için Sıfat-Fiil (Ortaç) görevindedir.
- A Şıkkı: “Oynuyor” sözcüğü şimdiki zaman kipiyle çekimlenmiş bir fiildir, fiilimsi değildir.
- B Şıkkı: “Bilinmedik” sözcüğü, “diyarlar” ismini nitelediği için (Nasıl diyar? Bilinmedik diyar) Sıfat-Fiil görevindedir. Örnekle özdeştir.
- C Şıkkı: “Yürümek” sözcüğü eylemin adı olduğu için İsim-Fiil görevindedir.
- D Şıkkı: “Gülerek” sözcüğü eylemin durumunu bildirdiği için Zarf-Fiil görevindedir.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Fiilimsiler ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- Fiil kök veya gövdelerinden belirli eklerle türetilirler.
- Cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılırlar.
- Haber ve dilek kiplerini alarak şahsa göre çekimlenirler.
- Olumsuzluk eki (-ma / -me) alarak olumsuz yapılabilirler.
3. Sorunun Çözümü
Fiilimsiler, fiil anlamı taşıyan ancak fiil çekim eklerini alamayan sözcüklerdir. Bir sözcük kip ve şahıs eki alırsa fiilimsi değil, çekimli fiil olur.
- A Şıkkı: Doğrudur. Her fiilimsi mutlaka bir fiil tabanından türer.
- B Şıkkı: Doğrudur. Aldıkları eke göre cümlede bu üç görevden birini üstlenirler.
- C Şıkkı: Yanlıştır. Fiilimsiler kip (zaman) ve şahıs eki almazlar. Bu özellik sadece çekimli fiillere aittir.
- D Şıkkı: Doğrudur. “Gelmemek”, “Koşmayan” gibi örneklerde görüldüğü üzere olumsuz olabilirler.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili ek, eklendiği sözcüğe diğerlerinden farklı bir anlam ve görev yüklemiştir?
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi görev bakımından farklıdır?
- Bu zorlu dağa tırmanma faaliyeti herkesi yordu.
- Her akşam yarım saat kitap okuma saati yaparız.
- Sakın bir daha arkana bakma ve hızla uzaklaş.
- Bahçedeki toprağı kazma işini yarına bıraktık.
4. Sorunun Çözümü
Bu soruda “-ma / -me” ekinin isim-fiil mi yoksa olumsuzluk eki mi olduğu tespit edilmelidir. Kural şudur: Eğer ek, bir eylemin “adını” yapıyorsa isim-fiildir; eylemin “yapılmamasını” emrediyorsa olumsuzluk ekidir.
- A Şıkkı: “Tırmanma” sözcüğündeki ek, tırmanmak eyleminin adını bildirir. (İsim-Fiil)
- B Şıkkı: “Okuma” sözcüğündeki ek, okumak eyleminin adını bildirir. (İsim-Fiil)
- C Şıkkı: “Bakma” sözcüğündeki ek, eylemin yapılmamasını bildiren olumsuz emir kipidir. (Fiilimsi Değildir)
- D Şıkkı: “Kazma” sözcüğündeki ek, kazmak eyleminin adını bildirir. (İsim-Fiil)
Sonuç olarak A, B ve D seçenekleri fiilimsi iken, C seçeneği çekimli bir fiildir (olumsuz emir). Doğru cevap C şıkkıdır.
Limanın kalabalığı arasında gelen yolcuları izliyordu. İnsanların telaşla koşuşturmasını gülerek seyrediyor, onlarla göz göze gelmeyi bekliyordu. Ancak gemi çoktan iskeleden ayrılmış, beklediği kişi saati unutmuş görünüyordu.
Bu metindeki altı çizili sözcüklerden hangisi fiilimsi değildir?
- gelen
- gülerek
- gelmeyi
- unutmuş
5. Sorunun Çözümü
Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine gelerek cümle içinde isim, sıfat veya zarf olan sözcüklerdir. Kip ve kişi eki alan sözcükler (yüklemler) fiilimsi kabul edilmez.
- A Şıkkı (gelen): “-en” eki alarak “yolcular” ismini nitelemiştir. (Sıfat-Fiil)
- B Şıkkı (gülerek): “-erek” eki alarak eylemin durumunu bildirmiştir. (Zarf-Fiil)
- C Şıkkı (gelmeyi): “-me” eki alarak eylemin adı olmuştur. (İsim-Fiil)
- D Şıkkı (unutmuş): “-muş” eki burada sıfat yapmak için değil, duyulan geçmiş zaman anlamında kullanılmıştır. Cümlenin yüklemidir.
Yüklem görevindeki “unutmuş” sözcüğü çekimli fiildir, fiilimsi değildir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Sonbaharda sararan yapraklar, rüzgârın etkisiyle savrulup bahçenin köşesinde birikmeye başladı.
Bu cümledeki koyu yazılmış fiilimsilerin türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- İsim-fiil / Sıfat-fiil / Zarf-fiil
- Zarf-fiil / İsim-fiil / Sıfat-fiil
- Sıfat-fiil / İsim-fiil / Zarf-fiil
- Sıfat-fiil / Zarf-fiil / İsim-fiil
6. Sorunun Çözümü
Fiilimsileri türlerine ayırmak için aldıkları özel ekler (kodlar) incelenmelidir.
- 1. Sözcük (Sararan): “Sararmak” fiiline gelen “-an” eki, onu sıfat yapmıştır. (Sıfat-Fiil)
- 2. Sözcük (Savrulup): “Savrulmak” fiiline gelen “-ıp” eki, eylemleri birbirine bağlayan bir zarf yapmıştır. (Zarf-Fiil)
- 3. Sözcük (Birikmeye): “Birikmek” fiiline gelen “-me” eki, eylemi isimleştirmiştir. (İsim-Fiil)
Sıralama: Sıfat-fiil – Zarf-fiil – İsim-fiil şeklindedir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Başarılı bir ressamın fırçayı kullanarak(I) harikalar yaratması, renkleri doğru tanımak(II), hiç durmadan(III) çalışması ve ilham gelince(IV) tuvalin başına geçmesi gerekir.
Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi türce diğerlerinden farklı bir fiilimsidir?
- I
- II
- III
- IV
7. Sorunun Çözümü
Fiilimsiler; isim-fiil (-ma, -ış, -mak), sıfat-fiil (-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş) ve zarf-fiil (-ken, -alı, -madan, -ince, -ip, -arak…) olmak üzere üçe ayrılır.
- I. Sözcük (kullanarak): “-arak” eki alarak durum bildiren bir zarf-fiildir.
- II. Sözcük (tanımak): “-mak” eki alarak eylemin adını bildiren bir isim-fiildir.
- III. Sözcük (durmadan): “-madan” eki alarak durum bildiren bir zarf-fiildir.
- IV. Sözcük (gelince): “-ince” eki alarak zaman bildiren bir zarf-fiildir.
I, III ve IV numaralı sözcükler zarf-fiil iken, II numaralı sözcük isim-fiildir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil, cümleye zaman anlamı katmıştır?
- Okul zili çalınca tüm öğrenciler sınıflara koştu.
- Kardeşim odasından gülerek dışarı çıktı.
- Eve giderken koşa koşa yorulduğunu fark etti.
- Dersi hiç durmadan dikkatle dinledi.
8. Sorunun Çözümü
Zarf-fiiller cümleye genellikle “durum” (nasıl?) veya “zaman” (ne zaman?) anlamı katar. Zaman anlamı için yükleme “Ne zaman?” sorusu sorulur.
- A Şıkkı (Doğru): “Zil çalınca” ifadesi eylemin zamanını belirtir. (Ne zaman koştu? -> Zil çalınca).
- B Şıkkı: “Gülerek” ifadesi eylemin yapılış şeklini (durum) belirtir. (Nasıl çıktı? -> Gülerek).
- C Şıkkı: “Koşa koşa” ikilemesi durum anlamı taşır. (Nasıl yoruldu? -> Koşa koşa).
- D Şıkkı: “Durmadan” ifadesi eylemin sürekliliğini ve durumunu belirtir. (Nasıl dinledi? -> Durmadan).
Cümleye zaman anlamı katan ifade A şıkkındaki “-ınca” ekidir.
Aşağıdaki cümlelerin veya dizelerin hangisinde hem isim-fiil hem de zarf-fiil bir arada kullanılmıştır?
- Düşünmeden konuşan, sözlerinin nereye gideceğini bilemez.
- Planlı çalışıp başarmak, dünyanın en güzel duygusudur.
- Gelen gideni aratır sözü ne kadar da doğruymuş.
- Gülüşüyle etrafına neşe saçan bir çocuktu o.
9. Sorunun Çözümü
Soruda aynı cümle içinde hem eylem adı (isim-fiil) hem de bağ-fiil (zarf-fiil) bulunması istenmektedir.
- A Şıkkı: “Düşünmeden” (zarf-fiil), “konuşan” (sıfat-fiil), “gideceğini” (sıfat-fiil). İsim-fiil yoktur.
- B Şıkkı (Doğru): “Çalışıp” sözcüğü zarf-fiil (-ıp), “başarmak” sözcüğü ise isim-fiil (-mak) ekini almıştır. İkisi bir aradadır.
- C Şıkkı: “Gelen” (sıfat-fiil), “gideni” (sıfat-fiil). İsim ve zarf-fiil yoktur.
- D Şıkkı: “Gülüşüyle” (isim-fiil), “saçan” (sıfat-fiil). Zarf-fiil yoktur.
Hem isim-fiil hem de zarf-fiilin bir arada kullanıldığı seçenek B şıkkıdır.
Sahile inip(I) dinle dalgaları, Sakın kırma(II) o masum hatıraları! Kimse bilmez(III) denizin derdini, Kıyıya vuran(IV) sessiz gemileri…
Bu dörtlükte numaralanmış sözcüklerden hangisi sıfat-fiildir?
- I
- II
- III
- IV
10. Sorunun Çözümü
Sıfat-fiiller; fiil kök veya gövdelerine -an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş ekleri getirilerek yapılan ve cümlede genellikle sıfat görevinde kullanılan sözcüklerdir.
- A Şıkkı (I): “İnip” sözcüğü, fiile gelen -ip ekiyle türetilmiştir. Bu ek zarf-fiil ekidir.
- B Şıkkı (II): “Kırma” sözcüğü, “kırmak” fiiline gelen olumsuzluk eki -ma ile çekimlenmiş bir emir kipidir (çekimli fiil). Fiilimsi değildir.
- C Şıkkı (III): “Bilmez” sözcüğü, geniş zamanın olumsuzu (bil-mez) ile çekimlenmiş bir çekimli fiildir (Yüklem). Sıfat-fiil olan “-mez” ile karıştırılmamalıdır; burada bir ismi nitelememektedir.
- D Şıkkı (IV): “Vuran” sözcüğü, “vurmak” fiiline gelen -an ekiyle türetilmiştir. “Vuran gemiler” tamlamasında ismi nitelediği için sıfat-fiildir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Müzenin girişinde, özenle korunmuş tarihi eserler sergileniyordu.
Bu cümledeki fiilimsi grubu aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- özenle korunmuş tarihi eserler
- korunmuş tarihi eserler
- tarihi eserler
- özenle korunmuş
11. Sorunun Çözümü
Fiilimsi grupları, fiilimsinin kendisine bağlı diğer kelimelerle (özne, nesne, zarf tümleci vb.) oluşturduğu kelime grubudur. Bu cümlede sıfat-fiil olan sözcük “korunmuş”tur.
- A Şıkkı: “Özenle korunmuş tarihi eserler” ifadesi bir bütündür. Nasıl korunmuş? -> Özenle (Zarf). Ne korunmuş? -> Tarihi eserler. Sıfat-fiil (korunmuş), kendisinden önceki zarfı ve kendisinden sonraki ismi birbirine bağlayarak tam bir grup oluşturmuştur.
- B Şıkkı: “Özenle” kelimesi çıkarıldığı için grup eksik kalmıştır.
- C Şıkkı: Sadece isim tamlaması verilmiş, fiilimsi (korunmuş) gruba dahil edilmemiştir.
- D Şıkkı: Sadece fiilimsi ve zarf verilmiş, nitelenen varlık (tarihi eserler) eksik bırakılmıştır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Türkçede bazı sözcükler isim-fiil eki (-ma, -ış, -mak) aldığı hâlde, zamanla eylem özelliğini yitirip bir varlığın veya kavramın kalıcı adı olur.
Aşağıdakilerden hangisinde bu açıklamaya uygun bir sözcük vardır?
- Hastanenin girişindeki danışma oldukça kalabalıktı.
- Bu konuyu ailesine danışma ihtiyacı hissetti.
- Salondaki misafirleri bekletme, hemen içeri al.
- Onunla bir daha görüşmek istemediğini söyledi.
12. Sorunun Çözümü
İsim-fiil eklerini alan kelimeler, bir eylemi (işi, oluşu) anlatıyorsa fiilimsidir; ancak bir yerin, nesnenin veya kavramın adı olmuşsa kalıcı isimdir.
- A Şıkkı: Bu cümledeki “danışma” sözcüğü, bir eylemi değil, hastanedeki belirli bir bölümü/yeri ifade ettiği için kalıcı isimdir.
- B Şıkkı: “Danışma” sözcüğü burada “fikir sorma eylemi” anlamını koruduğu için isim-fiildir.
- C Şıkkı: “Bekletme” sözcüğü, “bekletmek” eyleminin olumsuzu (veya isim-fiil hali) olarak işlev görmektedir, eylem anlamı devam etmektedir.
- D Şıkkı: “Görüşmek” sözcüğü, eylem anlamını koruyan bir isim-fiildir (-mek eki).
Doğru cevap A seçeneğidir.
güzeldi
bence gayet iyi …