Bir manzaraya baktığınızda ne gördüğünüz, aslında neyi aradığınızla ilgilidir. Kimi insan, yağmur yağdığında sadece çamuru ve ıslanmayı düşünürken kimi insan toprağın kokusunu ve doğanın canlanışını hisseder. Zihnimiz bir filtre gibidir; olumsuzluğa odaklanırsak hayatı bir sorun yumağı olarak algılarız. Ancak güzellikleri görmeye niyet edersek en karanlık anlarda bile bir umut ışığı bulabiliriz. Kısacası dünya, bizim ona hangi pencereden baktığımıza göre şekillenir.
Bu metinde vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Doğa olayları, insan psikolojisi üzerinde her zaman olumlu etkiler bırakır.
- Sorunlarla baş edebilmek için gerçekleri görmezden gelmek gerekir.
- Yaşadığımız hayatın niteliği, olaylara yaklaşım tarzımıza ve bakış açımıza bağlıdır.
- İnsanlar, çevrelerindeki olumsuzlukları değiştirmek için çaba göstermelidir.
Sorunun Çözümü
Paragrafta asıl düşünce (ana fikir), yazarın okuyucuya vermek istediği temel mesajdır ve metnin tamamını kapsar.
- A) Metinde doğa sadece bir örnektir, asıl konu doğa olayları değildir.
- B) Yazar gerçekleri görmezden gelmeyi değil, olumlu tarafa odaklanmayı öğütlemektedir.
- C) Metnin bütününde, hayatı algılayış biçimimizin bakış açımıza göre değiştiği vurgulanmıştır.
- D) Metinde dünyayı değiştirmekten değil, algımızı değiştirmekten bahsedilmektedir.
Cevap: C
Okumak, sadece gözlerin satırlar üzerinde gezinmesi demek değildir; zihnin en saf haliyle beslenmesi sürecidir. Tıpkı vücudumuza giren gıdaları sağlığımız için seçtiğimiz gibi, zihnimize giren kelimeleri de aynı özenle seçmeliyiz. Rastgele elimize geçen her kitabı okumak, bilgi dağarcığımızı gereksiz yığınlarla doldurabilir. Asıl marifet, yüzlerce boş sayfa çevirmek değil, bize yeni ufuklar açacak o bir tek nitelikli eseri bulup özümseyebilmektir.
Bu metinde vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Okuma alışkanlığı kazanmak için tür ayrımı yapmadan her eser okunmalıdır.
- Kitap okurken önemli olan sayısal çokluk değil, seçilen eserin niteliğidir.
- İnsanlar sadece boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla kitap okumalıdır.
- Bilgi birikimini artırmanın tek yolu durmaksızın okumaktan geçer.
Sorunun Çözümü
Paragrafta okuma eylemi beslenmeye benzetilmiş ve nicelikten (sayıdan) ziyade niteliğin (kalitenin) önemi vurgulanmıştır.
- A) Metinde “her kitabı okumanın” zihni gereksiz dolduracağı belirtilerek bu görüş reddedilmiştir.
- B) Yazar, “Asıl marifet… nitelikli eseri bulup özümseyebilmektir” diyerek seçiciliğin ve kalitenin önemini vurgulamıştır. Doğru cevap budur.
- C) Metinde okumanın zamanı veya amacı değil, içeriğinin kalitesi tartışılmıştır.
- D) “Yüzlerce boş sayfa çevirmek marifet değildir” ifadesiyle, durmaksızın ama niteliksiz okumanın yanlış olduğu belirtilmiştir.
Cevap: B
Bir heykeltıraş için yontulmamış mermer ne ise, insan zihni için de sanat odur. Sanat, bireyin duygu dünyasını inceltir, ona olaylara farklı pencerelerden bakma yetisi kazandırır. Sadece estetik bir zevk aracı değil, aynı zamanda ruhu besleyen güçlü bir kaynaktır. Sanatla yoğrulan bir zihin, çevresindeki ayrıntıları daha çabuk fark eder ve hayata karşı daha duyarlı hâle gelir.
Bu metnin konusu aşağıdakilerden hangisidir?
- Sanat eserlerinin maddi değeri
- Sanatın bireysel gelişime etkileri
- Ünlü sanatçıların yaşam tarzları
- Sanat eğitiminin zorlukları
Sorunun Çözümü
Paragrafın konusu, metinde üzerinde en çok durulan ve okuyucuya aktarılmak istenen temel kavramdır.
- A) Metinde sanatın ekonomik veya maddi bir yönüne hiç değinilmemiştir.
- B) Metnin tamamında sanatın zihni geliştirmesi, duygu dünyasını inceltmesi ve farkındalık kazandırması anlatıldığı için doğru cevap budur.
- C) Metinde sanatçılardan değil, sanatın kendisinden bahsedilmektedir.
- D) Sanat eğitimi veya bu eğitimin zorlukları metnin kapsamı dışındadır.
Cevap: B
Kocaman, renkarenk bir manzara tablosu düşünün. Tablonun bir köşesinde fırçadan damlamış küçücük, siyah bir leke var. Eğer burnunuzu o lekeye dayayıp sadece oraya odaklanırsanız, gördüğünüz tek şey karanlık bir çirkinlik olur ve tablonun geri kalanındaki güzelliği kaçırırsınız. Oysa birkaç adım geriye çekilip bütüne baktığınızda, o leke renklerin ahengi içinde kaybolur gider. İşte dertlerimiz de bu leke gibidir; zihnimizi sadece onlara kilitlersek, yaşamın sunduğu koca mutluluk tablosunu göremeyiz.
Bu metinde vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Sorunları çözmek için onları en ince ayrıntısına kadar incelemek gerekir.
- Hayatın genelindeki güzellikleri görebilmek için küçük sıkıntılara takılıp kalmamalıyız.
- Sanat eserlerini değerli kılan, içlerinde barındırdıkları kusursuzluktur.
- İnsanlar, yaşadıkları üzüntüleri görmezden gelerek onları yok saymalıdır.
Sorunun Çözümü
Paragrafta ana düşünce, benzetme yoluyla (tablo ve leke) verilen temel mesajdır.
- A) Metinde sorunları “incelemek” değil, onlara “uzaktan bakmak” tavsiye edilmiştir.
- B) Yazar, “lekeye” (küçük sorunlara) odaklanmak yerine “tablonun bütününe” (hayatın güzelliklerine) bakmayı öğütlemektedir. Doğru mesaj budur.
- C) Metnin konusu sanat eleştirisi değil, hayata bakış açısıdır. Mecaz anlam söz konusudur.
- D) “Yok saymak” ile “odaklanmamak” farklıdır. Metin, sorunun varlığını reddetmeyi değil, bakış açısını değiştirmeyi önerir.
Cevap: B
Hata yapmak, çoğu insan tarafından başarısızlık olarak görülür ve genellikle saklanmaya çalışılır. Oysa hatalar, doğruya giden yoldaki en kıymetli basamaklardır. Tarih boyunca pek çok bilimsel buluş, yapılan yanlış denemelerin ve “başarısız” deneylerin sonucunda ortaya çıkmıştır. Bir kişi yanlış yapmaktan korkarsa yeni bir şey deneme cesaretini de kaybeder. Önemli olan hatada ısrar etmek değil, ondan ders çıkarıp tecrübe kazanmaktır. Gelişen toplumlar, hatayı bir suç değil, bir öğrenme fırsatı olarak görürler.
Bu metinde asıl anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Bilimsel buluşların tamamı tesadüfler sonucunda ortaya çıkmıştır.
- Başarılı olmak isteyen kişiler asla hata yapmamalıdır.
- Hatalar, öğrenme ve gelişme sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
- Toplumların ilerlemesi için teknolojik yatırımlar yeterlidir.
Sorunun Çözümü
Ana düşünce, bir metnin yazılış amacı ve okuyucuya verilmek istenen temel mesajdır.
- A) Metinde bilimsel buluşlar sadece bir örnek olarak verilmiştir, asıl konu bu değildir.
- B) Yazar tam tersine, hata yapmanın başarısızlık olmadığını savunmaktadır.
- C) Metnin bütününde hataların tecrübe ve öğrenme fırsatı olduğu vurgulanmıştır.
- D) Metinde teknolojik yatırımlardan değil, hataya bakış açısından bahsedilmektedir.
Cevap: C
İnsan beyni, evrendeki en karmaşık yapılardan biridir ve içinde yaklaşık 86 milyar sinir hücresi barındırır. Bu sayı, Samanyolu Galaksisi’ndeki yıldız sayısına yakındır. İlk bakışta bu devasa kalabalığın zihinde bir kaos yaratacağı düşünülebilir. Ancak bu milyarlarca hücre, saniyenin binde biri kadar kısa sürelerde birbirleriyle iletişim kurarak muazzam bir uyum içinde çalışır; düşüncelerimizi, hislerimizi ve hareketlerimizi hatasız bir şekilde yönetir.
Bu metinde insan beyniyle ilgili asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- Sahip olduğu hücre sayısının galaksideki yıldızlardan daha fazla olduğu
- Karmaşık yapısı nedeniyle bazen hatalı kararlar alabildiği
- Hücre sayısının çokluğuna rağmen kusursuz bir düzenle işlediği
- Sinir hücrelerinin sadece düşünce üretimiyle ilgilendiği
Sorunun Çözümü
Paragrafta “düşüncenin yönünü değiştiren ifadelerden” biri olan “Ancak” bağlacı kullanılarak sayısal çokluk ile sistemsel düzen arasındaki tezatlık vurgulanmıştır.
- A) Metinde sayısal büyüklükten bahsedilmiş ancak asıl vurgu bu nicelik değil, bu niceliğin yarattığı nitelikli düzendir.
- B) Metinde “kaos yaratacağı düşünülebilir” denmiş ama hemen ardından bunun “uyum içinde” olduğu belirtilerek bu yargı çürütülmüştür.
- C) Yazar, milyarlarca hücrenin varlığına (çokluk) rağmen bunların “muazzam bir uyum” (düzen) içinde olduğunu vurgulamıştır. Doğru cevap budur.
- D) Metinde sadece düşünce değil, hisler ve hareketlerin de yönetildiği belirtilmiştir.
Cevap: C
Küçük bir fidanın kırılan dalını onarması veya dökülen yapraklarını yenilemesi sadece bir mevsim sürebilir. Ancak büyük bir orman yangın geçirdiğinde, o ekosistemin eski canlılığına ve kusursuz dengesine kavuşması on yıllar, hatta bazen yüzyıllar alır. Çünkü karmaşık ve büyük yapıların iyileşmesi, parçaların iyileşmesinden her zaman daha zahmetli ve uzun bir zaman dilimine yayılır.
Bu metinde asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Bütünün kendini toparlaması, parçaya göre daha uzun sürer.
- Fidanların büyümesi ormanların oluşumundan daha zordur.
- Doğadaki her canlı kendi başına mücadele etmelidir.
- Ormanlar ve ağaçlar benzer biyolojik özellikler gösterir.
Sorunun Çözümü
Paragrafta düşünceyi geliştirme yollarından “karşılaştırma” yapılmıştır. Parça (fidan) ile bütün (orman) iyileşme süreleri bakımından kıyaslanmıştır.
- A) Metinde fidanın (parçanın) bir mevsimde, ormanın (bütünün) ise yıllar içinde iyileştiği belirtilerek bu yargıya ulaşılmıştır.
- B) Metinde zorluk derecesinden ziyade süre (zaman) farkı vurgulanmıştır ve tam tersi bir durum söz konusudur.
- C) Metinde bireysel mücadele gerekliliğine dair bir öğüt verilmemiştir.
- D) Benzerlikten çok, iyileşme süreleri arasındaki fark (karşıtlık) anlatılmıştır.
Cevap: A
Eskiden fotoğraf makinelerinde sadece otuz altı pozluk film ruloları olurdu. Bu yüzden deklanşöre basmadan önce defalarca düşünür, en özel anı beklerdik. O tek kare, bizim için altın değerindeydi. Bugün ise dijital ekranlarda saniyede onlarca kare yakalayabiliyoruz. Hafızamız dolana kadar çekiyor ama dönüp o fotoğraflara bakmıyoruz bile. Emek vermeden elde ettiğimiz görüntü bolluğu içinde, o eski heyecanı ve kıymeti kaybettik.
Bu metinde asıl yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?
- Teknolojik gelişmelerin fotoğrafçılık sanatını tamamen yok etmesi
- Bir şeye ulaşmanın kolaylaşmasının, ona verilen değeri ve özeni azaltması
- Eski fotoğraf makinelerinin günümüz cihazlarından daha kaliteli olması
- İnsanların geçmişe duyduğu özlemin her geçen gün artması
Sorunun Çözümü
Paragrafta “ana düşünce”, somut bir örnek üzerinden verilen genel yargıdır.
- A) Metinde sanatın yok olduğundan değil, verilen değerin (kıymetin) azaldığından bahsedilmiştir.
- B) Yazar, fotoğraf örneği üzerinden “emek verilmeden, kolayca elde edilen şeylerin değersizleştiğini” vurgulamaktadır.
- C) Konu cihazların teknik kalitesi değil, insanların tutumudur.
- D) Geçmişe özlem bir sonuçtur ancak metnin odak noktası “kolaylık ve değersizleşme” ilişkisidir.
Cevap: B
Sabahın erken saatlerinde pencereyi açtığımda, karşı tepeleri kaplayan bembeyaz kar örtüsü gözlerimi kamaştırdı. Dışarıdan gelen rüzgarın uğultusu, eski ahşap evin çatısında ıslık çalıyordu. Elimi uzatıp pervaza biriken kara dokunduğumda, parmak uçlarımın aniden buz kestiğini hissettim. Bu soğuk kış günü, doğanın hem sert hem de büyüleyici yüzünü gösteriyordu.
Bu metinde yazar, hangi duyularına ait ayrıntılara yer vermemiştir?
- Koklama ve Tatma
- Görme ve İşitme
- Dokunma ve Görme
- İşitme ve Dokunma
Sorunun Çözümü
Paragrafta kullanılan duyular tespit edilirken betimleyici ifadelere dikkat edilir.
- Görme: “Bembeyaz kar örtüsü”, “gözlerimi kamaştırdı” ifadeleriyle kullanılmıştır.
- İşitme: “Rüzgarın uğultusu”, “ıslık çalıyordu” ifadeleriyle kullanılmıştır.
- Dokunma: “Kara dokunduğumda”, “parmak uçlarımın buz kesmesi” ifadeleriyle kullanılmıştır.
- Koklama ve Tatma: Metinde herhangi bir koku veya tat unsuruna yer verilmemiştir.
Cevap: A
Yarasalar, memeli hayvanlar grubunda yer alıp uçma yeteneğine sahip olan tek canlı türüdür. Geceleri aktif olan bu gizemli canlılar, yönlerini bulmak ve avlanmak için gözlerinden ziyade yaydıkları ses dalgalarını kullanırlar. Doğadaki hassas dengenin korunmasında önemli bir rolleri vardır; çünkü bir gecede binlerce zararlı böceği tüketerek doğal tarım ilacı görevi görürler. Ayrıca, dinlenirken baş aşağı sarkmaları, kalkış yaparken yer çekiminden faydalanarak enerji tasarrufu yapmalarını sağlar.
Bu metne göre yarasalarla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- Beslenme alışkanlıklarının doğaya sağladığı faydalara değinilmiştir.
- Görme duyularının işitme duyularından daha gelişmiş olduğu savunulmuştur.
- Diğer memeli hayvanlara göre daha uzun bir ömre sahip oldukları belirtilmiştir.
- Kış aylarında sıcak bölgelere göç ettikleri vurgulanmıştır.
Sorunun Çözümü
Paragrafta yardımcı düşüncelerin tespiti yapılırken metinde açıkça yer alan ifadelere odaklanılır.
- A) Metinde “bir gecede binlerce zararlı böceği tüketerek doğal tarım ilacı görevi görürler” ifadesiyle beslenme şekillerinin faydasına doğrudan değinilmiştir. Doğru cevap budur.
- B) Metinde tam tersine, gözlerinden ziyade ses dalgalarını (işitme/algılama) kullandıkları belirtilmiştir.
- C) Metinde yarasaların ömür uzunluğuna dair herhangi bir bilgi verilmemiştir.
- D) Metinde göç edip etmediklerine dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Cevap: A
Güneş doğmalı yine pencereme,
Karanlığı yırtıp atmalı bir sabah.
Filizlenmeli beklenen tohumlar,
Yarınlar, baharlar, güzel günler…
Bu dizelerde ağır basan duygu aşağıdakilerden hangisidir?
- Doğa sevgisi
- Geleceğe duyulan umut
- Geçmişe özlem
- Yalnızlık korkusu
Sorunun Çözümü
Şiirde kullanılan imgeler (güneş, bahar, yarın), şairin içinde bulunduğu durumdan ziyade gelecekte olmasını beklediği güzel durumları ifade eder.
- A) “Filiz”, “Güneş” gibi sözcükler doğayı çağrıştırsa da şair bunları duygularını anlatmak için araç olarak kullanmıştır.
- B) “Yarınlar”, “Güzel günler”, “Karanlığın yırtılması” ifadeleri geleceğe dair olumlu bir beklentiyi, yani umudu simgeler.
- C) Şiirde geçmişe değil, tam tersine geleceğe (“yarınlar”) odaklanılmıştır.
- D) Dizelerde korku veya endişe değil, bekleyiş ve heyecan hâkimdir.
Cevap: B
Bir kütüphane dolusu yemek kitabı okuyabilirsiniz. Hangi baharatın hangi sebzeye yakıştığını ezbere biliyor olabilirsiniz. Ancak mutfağa girip ocağın altını yakmadıkça, elinize bıçağı alıp soğan doğramadıkça iyi bir aşçı olamazsınız. Bilgi, zihinde biriktirilen pasif bir süs eşyası değildir; hayatın içinde, sorunları çözerken kullanılan işlevsel bir alettir. Kullanılmayan bilgi, sahibinin sırtında taşıdığı gereksiz bir yükten farksızdır.
Bu metinde asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- Teorik bilgileri artırmak, pratik yapmaktan daha önemlidir.
- Bilginin değeri, günlük hayatta kullanıldığı ölçüde ortaya çıkar.
- İnsanlar, sadece ilgi alanlarına uygun kitapları okumalıdır.
- Başarılı olmak için her konuda uzmanlaşmak gerekir.
Sorunun Çözümü
Paragrafın ana düşüncesi, bilginin eyleme dökülmesi gerektiğidir.
- A) Metinde teori değil, pratik (uygulama) yüceltilmiştir.
- B) Yazar, yemek yapma örneğiyle “bilmenin yetmediğini, uygulamanın şart olduğunu” vurgulamıştır.
- C) Konu kitap seçimi değil, edinilen bilginin nasıl kullanılacağıdır.
- D) Metin “uzmanlaşmaktan” ziyade “bildiğini uygulamaktan” bahseder.
Cevap: B