Soru cümleleri her zaman bir bilgi öğrenmek amacıyla kurulmaz. Bazen şaşma, küçümseme, sitem veya bir durumun kabul edilemez olduğunu vurgulamak için de soru yolu seçilir. Bu tür cümlelere “sözde soru cümlesi” denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru sormaktan çok, yapılan davranışın yanlışlığını vurgulama anlamı vardır?
- Okulun düzenlediği kompozisyon yarışmasına kimler katıldı?
- Fen bilimleri projesini tamamlamak için ne kadar süreye ihtiyacın var?
- İnsan, bunca yıllık emeğini bir anlık öfkeyle hiç eder mi?
- Antrenman saatlerinde bir değişiklik yapıldığından haberin var mı?
Sorunun Çözümü
Sözde soru cümleleri, yanıt bekleme amacı gütmez; cümleye onaylamama veya şaşma gibi anlamlar katar.
- A) Bu cümlede konuşan kişi, katılımcıları öğrenmek istemektedir. Gerçek soru cümlesidir.
- B) Bu cümlede proje süresi hakkında bilgi istenmektedir. Gerçek soru cümlesidir.
- C) Bu cümlede bir yanıt beklenmemektedir. “Emeğin öfkeyle yok edilmesi yanlıştır, yapılmamalıdır” anlamı vurgulanarak davranışın olumsuzluğu belirtilmiştir.
- D) Bu cümlede karşı tarafın bilgisinin olup olmadığı sorulmaktadır. Gerçek soru cümlesidir.
Cevap: C
(I) Göçmen kuşlar, havalar aniden soğuduğu için güneye doğru kanat çırpmaya başladı. (II) Sürünün lideri, güvenli bir rota oluşturmak maksadıyla önden ilerliyordu. (III) Genç kuşlar, grubu kaybetmemek için tüm güçleriyle lideri takip ediyordu. (IV) Geceyi geçirecekleri sazlıkları bulmak üzere alçaktan uçuşa geçtiler.
Bu metindeki numaralanmış cümlelerin hangisinde sebep-sonuç (neden-sonuç) ilişkisi vardır?
- I.
- II.
- III.
- IV.
Sorunun Çözümü
Sebep-sonuç cümlelerinde yargının gerekçesi gerçekleşmiştir; amaç-sonuç cümlelerinde ise eylem bir hedefe yöneliktir.
- A) I. cümlede kuşların göç etme sebebi “havaların soğuması”dır. Soğuma eylemi gerçekleştiği için bu bir sebep-sonuç cümlesidir.
- B) II. cümlede “rota oluşturmak maksadıyla” ifadesi bir hedef bildirir, eylem henüz sonuçlanmamıştır (Amaç-Sonuç).
- C) III. cümlede “kaybetmemek için” ifadesi eylemin yapılış amacını gösterir (Amaç-Sonuç).
- D) IV. cümlede “bulmak üzere” ifadesi, eylemin bir gayeye yönelik olduğunu belirtir (Amaç-Sonuç).
Cevap: A
Karşılaştırma cümleleri; birden fazla varlık, kavram ya da durumun benzerlik, farklılık veya üstünlük gibi açılardan kıyaslanmasıyla oluşturulur. Bu cümlelerde “daha, en, kadar, göre, ise” gibi anahtar sözcüklere sıkça rastlanır ancak bu sözcüklerin cümleye kattığı anlama dikkat edilmelidir.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde bir karşılaştırma yapılmıştır?
- Proje ödevini zamanında yetiştirebilmek için sabaha kadar hiç uyumadan çalıştı.
- Ormanlık alanları korumazsak biyolojik çeşitlilik gelecek nesillere aktarılamaz.
- Yenilenebilir enerji kaynakları, fosil yakıtlara göre doğaya çok daha az zarar verir.
- Bilinçsiz sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucunda su kaynaklarımız tükeniyor.
Sorunun Çözümü
Karşılaştırma bildiren cümlelerde iki farklı unsurun bir özellik bakımından kıyaslanması gerekir.
- A) Bu cümlede geçen “kadar” sözcüğü karşılaştırma değil, zaman (süre) anlamı katmıştır. Güçlü bir çeldiricidir.
- B) Bu cümlede eylemin gerçekleşmesi bir şarta (ormanların korunmamasına) bağlanmıştır, koşul-sonuç cümlesidir.
- C) Bu cümlede “yenilenebilir enerji kaynakları” ile “fosil yakıtlar”, doğaya verdikleri zarar bakımından kıyaslanmıştır. “Göre” ve “daha” sözcükleri karşılaştırma ilgisi kurmuştur.
- D) Bu cümlede bir durumun gerekçesi (bilinçsiz sanayileşme) ve sonucu anlatılmıştır, neden-sonuç cümlesidir.
Cevap: C
(I) Hafta sonu kamp yapmak için Bolu’daki Yedigöller Milli Parkı’na gittik. (II) Çadırlarımızı kurduğumuz alan, kayın ve meşe ağaçlarıyla çevriliydi. (III) Doğanın kalbinde uyanmak, insana dünyadaki tüm dertleri unutturan muazzam bir histi. (IV) Akşamüzeri park görevlileri gelerek ateş yakılmaması konusunda bizleri uyardı.
Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
- I. Cümle
- II. Cümle
- III. Cümle
- IV. Cümle
Sorunun Çözümü
Nesnel yargılar kişiden kişiye değişmeyen, kanıtlanabilir yargılardır; öznel yargılar ise kişisel duygu ve düşünce içerir.
- A) “Gittik” eylemi gözlemlenebilir ve kanıtlanabilir (Nesnel).
- B) Ağaç türleri ve çevre bilimsel olarak doğrulanabilir (Nesnel).
- C) “Muazzam bir his” ve “dertleri unutturan” ifadeleri yazarın kişisel yorumudur, ölçülemez (Öznel).
- D) Görevlilerin uyarısı tutanakla veya şahitlerle ispatlanabilir (Nesnel).
Cevap: C
Anlatımı daha etkili ve güçlü kılmak amacıyla, aralarında ilgi bulunan iki kavramdan nitelikçe zayıf olanın güçlü olana benzetilmesine “benzetme” denir. Benzetme cümlelerinde genellikle “gibi, kadar, sanki, andırmak” gibi ifadeler yer alır.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde benzetme sanatına başvurulmuştur?
- Bu yılki kış mevsimi, geçen seneye oranla çok daha sert geçiyor.
- Protein açısından zengin olan et, süt, yumurta gibi besinleri ihmal etmemeliyiz.
- Hırçın dalgalar, kıyıdaki kayalıkları öfkeli bir dev gibi dövüyordu.
- Makale; belli bir konuda görüşleri kanıtlamak amacıyla yazılan ciddi bir yazı türüdür.
Sorunun Çözümü
Benzetme (teşbih), bir varlığın özelliğini daha güçlü göstermek için başka bir varlığın özelliğinden yararlanmaktır.
- A) Burada iki farklı yılın kış mevsimi kıyaslanmıştır (Karşılaştırma).
- B) Burada “gibi” edatı benzetme değil, örnekleri sıralama (örneklendirme) amacıyla kullanılmıştır.
- C) “Dalgalar” nitelikçe zayıf unsur, “öfkeli bir dev” ise güçlü unsurdur. Dalgaların şiddeti, deve benzetilerek anlatılmıştır.
- D) Burada makale türünün ne olduğu açıklanmıştır (Tanımlama).
Cevap: C
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yakınma (şikâyet) anlamı yoktur?
- Bu trafikte her gün saatlerce beklemekten artık bıktım usandım.
- Ne kadar söylersem söyleyeyim, çöpü yine kapının önüne bırakmışlar.
- Yazar, son romanında köy hayatının zorluklarını etkileyici bir dille anlatmış.
- Onca fedakârlık yapmama rağmen kıymetim bir türlü bilinmiyor.
Sorunun Çözümü
Yakınma cümlelerinde; yaşanılan bir durumdan, olaydan veya kişiden duyulan rahatsızlık dile getirilir.
- A) Trafik yoğunluğundan duyulan bıkkınlık dile getirilmiştir (Yakınma).
- B) İnsanların duyarsız davranışından şikâyet edilmiştir (Yakınma).
- C) Bir sanat eseri hakkında nesnel bir tespit ve beğeni yapılmıştır (Değerlendirme).
- D) Yapılan iyiliklerin karşılık bulmamasından rahatsızlık duyulmaktadır (Yakınma).
Cevap: C
Nesnel anlatım; doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilen, kişiden kişiye değişmeyen yargılardır. Öznel anlatım ise kişinin kendi duygu, düşünce ve beğenilerini içeren, kanıtlanamayan yargılardır.
Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde öznel bir anlatıma başvurulmuştur?
- Güneş sistemindeki en büyük gezegen gaz devi yapısındaki Jüpiter’dir.
- Ay’ın farklı şekillerde görünmesi, Dünya etrafındaki hareketi sonucunda oluşur.
- Yıldızlarla dolu gökyüzünü izlemek, insana tarif edilemez bir huzur verir.
- Mars gezegeni, yüzeyindeki demiroksit mineralleri nedeniyle kızıl renkte görünür.
Sorunun Çözümü
Sorunun çözümü için cümlede “kişisel yorum” veya “duygu” olup olmadığına bakılmalıdır.
- A) Jüpiter’in büyüklüğü bilimsel bir veridir, kanıtlanabilir. (Nesnel)
- B) Ay’ın evrelerinin oluşumu doğa olayıdır, kişiye göre değişmez. (Nesnel)
- C) “Huzur vermek” ve “tarif edilemez” ifadeleri kişisel duygulardır. Başkası için sıkıcı olabilir. (Öznel)
- D) Mars’ın renginin sebebi bilimsel bir tespittir. (Nesnel)
Cevap: C
Nesnel anlatım; kişisel görüş ve duygu içermeyen, ölçülebilen ve herkesçe kabul edilen yargıların bulunduğu anlatım türüdür.
Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde nesnel bir anlatım yapılmıştır?
- Güneş enerjisi panelleri, binaların çatısında oldukça estetik bir görüntü oluşturuyor.
- Rüzgar türbinlerinin çıkardığı uğultulu ses, insanda garip bir huzursuzluk yaratıyor.
- Türkiye’nin elektrik ihtiyacının belirli bir kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmaktadır.
- Gelecek nesiller için en güvenilir ve en mantıklı enerji kaynağı nükleer enerjidir.
Sorunun Çözümü
Nesnel anlatımda “bence” ifadesine yer yoktur; yargı verilerle ispatlanabilir olmalıdır.
- A) “Estetik görüntü” kişisel bir beğenidir (Öznel).
- B) “Huzursuzluk yaratması” ve “garip” ifadesi kişisel duygudur (Öznel).
- C) Elektrik üretim verileri istatistiksel olarak ölçülüp kanıtlanabilir (Nesnel).
- D) “En güvenilir” ve “en mantıklı” ifadeleri tartışmaya açık kişisel yorumlardır (Öznel).
Cevap: C
“Yalan, sahibini bir süre sırtında taşısa da eninde sonunda mutlaka yere bırakır; hakikat ise yol ne kadar zorlu olursa olsun insanı daima ayakta tutar.”
Bu sözle aşağıdaki kavramlardan hangisinin önemi vurgulanmıştır?
- Kararlılık
- Dürüstlük
- Yardımlaşma
- Hoşgörü
Sorunun Çözümü
Cümlede yalanın geçici, doğrunun (hakikatin) ise kalıcı ve güvenilir olduğu anlatılmıştır.
- A) Kararlılık, bir işte sebat etmektir; metinde geçmemektedir.
- B) Yalanın karşıtı ve hakikatin temeli dürüstlüktür. İnsanı “ayakta tutan” değer budur.
- C) Yardımlaşma, birlik ve beraberlikle ilgilidir.
- D) Hoşgörü, başkalarının kusurlarını anlayışla karşılamaktır.
Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde varsayım anlamı yoktur?
- Tut ki okulun basketbol takımına kaptan seçildin.
- Hazırladığı proje, bilim fuarında birincilik ödülü alabilir.
- Diyelim ki yaz tatilinde planladığımız kampa gidemedik.
- Farz edelim ki büyüyünce çok ünlü bir yazar oldun.
Sorunun Çözümü
Varsayım cümlelerinde gerçekleşmemiş bir olay, geçici bir süreliğine gerçekleşmiş gibi kabul edilir. İhtimal cümlelerinde ise bir olayın gerçekleşme olasılığı belirtilir.
- A) “Tut ki” ifadesiyle henüz gerçekleşmemiş bir durum olmuş gibi kabul edilmiştir (Varsayım).
- B) Projenin ödül alma durumu kesin değildir, bir olasılıktan söz edilmiştir (İhtimal).
- C) “Diyelim ki” ifadesi, olumsuz bir durumu geçici olarak kabul etmeyi sağlar (Varsayım).
- D) “Farz edelim ki” ifadesiyle gelecekteki bir durum hayal edilmiştir (Varsayım).
Cevap: B
Anlatımın etkisini güçlendirmek amacıyla, birbirine zıt kavramların veya durumların aynı cümle içinde kullanılmasına “karşıtlık (tezat)” denir. Örneğin: “Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.” dizesinde ağlamak ve gülüşmek zıt durumlardır.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde karşıt durumlar bir arada verilmiştir?
- Bu zorlu parkuru tamamlayabilmek için sabah erkenden yola koyulduk.
- Dağın zirvesine yaklaştıkça sis yoğunlaştığı için görüş mesafemiz azaldı.
- Sabahki hırçın fırtınanın ardından limana sakin bir sessizlik çökmüştü.
- Eğer rüzgar güneyden eserse hava sıcaklıkları birkaç derece artabilir.
Sorunun Çözümü
Soruda birbirinin zıddı olan kavramların veya durumların aynı cümlede kullanılması istenmektedir.
- A) Bu cümlede bir hedefe ulaşma isteği vardır, amaç-sonuç cümlesidir.
- B) Bu cümlede bir durumun gerekçesi (sisin yoğunlaşması) verilmiştir, neden-sonuç cümlesidir.
- C) Bu cümlede “hırçın” (hareketli/kaba) ve “sakin” (durgun) sözcükleri zıt durumları ifade eder.
- D) Bu cümlede eylemin gerçekleşmesi bir şarta bağlanmıştır, koşul-sonuç cümlesidir.
Cevap: C
Pişmanlık cümleleri; yapılan bir hatadan, yanlış bir davranıştan veya söylenen bir sözden duyulan üzüntüyü ifade eder. “Keşke” ifadesi bu cümlelerde sıkça kullanılır.
Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde pişmanlık anlamı vardır?
- Davetiye göndermemize rağmen düğüne katılmadınız.
- Keşke o gün o kadar aceleci davranıp yanlış karar vermeseydim.
- Bu sınavdan yüksek not alacağını hiç sanmıyorum.
- Gençlik yıllarımda daha çok yer gezmeli, daha çok okumalıydım.
Sorunun Çözümü
Pişmanlık, yapılan bir eylemden duyulan üzüntüdür. Hayıflanma ise yapılmayan bir eylemden duyulan üzüntüdür.
- A) Bir sitem (kırgınlık) dile getirilmiştir.
- B) “Aceleci davranmak” yapılmış bir eylemdir ve bundan üzüntü duyulmaktadır (Pişmanlık).
- C) Geleceğe yönelik olumsuz bir tahmin (Ön yargı) vardır.
- D) Yapılmayan işlerden (gezmemek, okumamak) duyulan üzüntü olduğu için hayıflanmadır.
Cevap: B
çoooooook güzel bir test çok yararlı herkesi tebrik ediyorum