8. Sınıf Türkçe LGS’de En Çok Karıştırılan Deyimler ve Atasözleri Testi
1

I. Yıllarca emek verip büyüttüğü ağaçlar kesilince dedemin ciğeri yandı.

II. Trafikte kendisine yapılan haksızlık karşısında sürücü küplere bindi.

III. Sokaktaki yavru kedinin o çaresiz hâlini görünce içi parçalandı.

IV. Uzun süredir beklediği terfi haberini alınca havalara uçtu.

Numaralanmış cümlelerin hangilerinde yer alan deyimler “üzüntü” anlamı taşımaktadır?

  • I ve II
  • I ve III
  • II ve IV
  • III ve IV

1. Sorunun Çözümü

Soruda bizden cümlelerde geçen deyimlerin anlamlarını analiz etmemiz ve “üzüntü” duygusunu barındıranları tespit etmemiz istenmektedir. Deyimler, mecaz anlamlarıyla cümleye duygu değeri katar.

  • I. Cümle: “Ciğeri yanmak” deyimi; çok büyük bir acı çekmek, derin bir üzüntü duymak anlamındadır. (Üzüntü)
  • II. Cümle: “Küplere binmek” deyimi; aşırı derecede sinirlenmek, öfkelenmek demektir. (Öfke)
  • III. Cümle: “İçi parçalanmak” deyimi; bir durum karşısında çok üzülmek, acımak ve yüreği sızlamak anlamında kullanılır. (Üzüntü)
  • IV. Cümle: “Havalara uçmak” deyimi; çok sevinmek, büyük bir mutluluk duymak anlamındadır. (Sevinç)

Bu analiz sonucunda I ve III numaralı cümlelerdeki deyimlerin doğrudan üzüntü kavramını karşıladığı görülmektedir.

Doğru Cevap: B Şıkkıdır.

2

Vaktiyle testicilik ve çömlekçilik yapan usta bir zanaatkârın yanında yıllarca çalışan kalfa, artık işin tüm inceliklerini öğrendiğini düşünerek ustasından destur ister ve ayrı bir dükkân açar. Ancak ne kadar özen gösterse de yaptığı testiler, küpler fırından çıktıktan sonra soğurken çıt diye çatlayıp kırılır veya üzerinde derin yarıklar oluşur. Sermayesi tükenen ve çaresiz kalan kalfa, ustasının yanına dönüp durumu anlatır ve hatasını sorar. Usta, kalfanın tezgâhına oturur, bir testi yapar, fırınlar ve çıkarır. Testi tam soğumaya yüz tutmuşken, üzerindeki hava kabarcığı kalmış ince bir noktaya “püf” diye üfler ve kabarcığı patlatır. Böylece testinin çatlamasını önler. Kalfasına dönerek: “Evladım, sen bu işi öğrenmişsin ama ……………….. henüz öğrenememişsin.” der.

Bu metnin akışına göre boş bırakılan yere aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilmelidir?

  • Bam teli
  • Püf noktası
  • Can damarı
  • Eşref saati

2. Sorunun Çözümü

Soruda verilen metin, bir deyimin ortaya çıkış hikayesini (şerhini) anlatmaktadır. Hikayede ustanın yaptığı kritik ve ince müdahale (üfleme eylemi), işin başarısını sağlayan en önemli detaydır.

  • A Şıkkı: Bam teli; birinin en hassas olduğu, kızmasına yol açacak konuyu ifade eder. Metinle uyumlu değildir.
  • B Şıkkı: Püf noktası; bir işin en ince, en hassas ve başarılmasını sağlayan önemli yeri demektir. Hikayede ustanın “püf” diye üflemesi, bu deyimin kökenini oluşturur ve boşluğa gelmesi gereken ifadedir.
  • C Şıkkı: Can damarı; bir şeyin varlığını sürdürebilmesi için en önemli unsur anlamına gelir. Yakın dursa da hikayedeki “ince detay” vurgusunu tam karşılamaz.
  • D Şıkkı: Eşref saati; bir işin olumlu yola girmesi için en uygun zaman dilimini ifade eder. Metinde zamanlamadan ziyade teknik bir detay vurgulanmıştır.

Doğru cevap B seçeneğidir.

3

Aşağıdaki tabloda bazı deyimler ve bu deyimlerin karşıladığı anlamlar eşleştirilmiştir.

No Açıklama Deyim
I. Bir işi en ince ayrıntılarına kadar titizlikle incelemek, detaylara önem vermek. İnce eleyip sık dokumak
II. Farkında olmadan karşısındakini kıracak, gücendirecek söz söylemek; pot kırmak. Baltayı taşa vurmak
III. Bir kişiyi görür görmez sevmek, ona karşı hemen yakınlık duymak. Kanı ısınmak
IV. Beklenmedik, çok sevindirici bir haber veya olay karşısında aşırı heyecanlanmak, çok mutlu olmak. Etekleri tutuşmak

Buna göre tablodaki numaralanmış eşleştirmelerin hangisinde yanlışlık yapılmıştır?

  • I
  • II
  • III
  • IV

3. Sorunun Çözümü

Soruda verilen deyimlerin anlamlarını inceleyerek yanlış eşleştirmeyi tespit edelim:

  • A Şıkkı (I): “İnce eleyip sık dokumak” deyimi, bir konuyu çok detaylı ve titizce incelemek demektir. Açıklama doğrudur.
  • B Şıkkı (II): “Baltayı taşa vurmak” deyimi, bilmeden karşısındakini üzecek bir söz söylemek anlamındadır. Açıklama doğrudur.
  • C Şıkkı (III): “Kanı ısınmak” deyimi, birini çabucak sevmek ve yakınlık hissetmek anlamındadır. Açıklama doğrudur.
  • D Şıkkı (IV): Tabloda açıklama olarak “çok sevinmek, mutlu olmak” verilmiştir. Bu anlama gelen deyim “Etekleri zil çalmak”tır. Ancak karşısına yazılan “Etekleri tutuşmak” deyimi; çok telaşlanmak, sıkışık bir durumda ne yapacağını bilememek anlamına gelir.

Sonuç olarak IV numaralı satırda anlam ve deyim birbirini tutmamaktadır. Doğru cevap D şıkkıdır.

4

Deyimler, anlatıma akıcılık ve çekicilik katan, genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Kimi zaman anlatımı daha net kılmak amacıyla deyimler, cümle içerisinde kendi anlamını karşılayan ifadelerle (açıklamasıyla) birlikte kullanılır.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde deyim açıklamasıyla birlikte kullanılmıştır?

  • Sınavı kazanabilmek için hiç durmadan çalışıyor, gecesini gündüzüne katıyordu.
  • Karanlıkta aniden çıkan gölgeyi görünce korkudan ödü patladı.
  • Kendisine yapılan uyarıları kulak ardı ediyor, söylenenleri hiç önemsemiyordu.
  • Mahallemizin bakkalı Rıza Amca, eli açık ve oldukça güler yüzlü bir insandı.

4. Sorunun Çözümü

Soru, hangi seçenekte deyimin kendi anlamını karşılayan bir ifadeyle aynı cümle içinde kullanıldığını sormaktadır.

  • A Şıkkı: “Gecesini gündüzüne katmak” deyimi “büyük bir çaba ile sürekli çalışmak” anlamına gelir. Cümlede çalışma eylemi belirtilse de deyimin tam sözlük karşılığı açıklama olarak verilmemiştir.
  • B Şıkkı: “Ödü patlamak” deyimi “çok korkmak” anlamına gelir. Cümlede “korkudan” ifadesi deyimin nedenini (sebebini) belirtir, ancak deyimin tanımı veya eş anlamlısı olarak kullanılmamıştır.
  • C Şıkkı: “Kulak ardı etmek” deyimi, “önemsememek, dikkate almamak” anlamına gelir. Cümledeki “hiç önemsemiyordu” ifadesi, bu deyimin tam karşılığıdır ve açıklaması olarak verilmiştir.
  • D Şıkkı: “Eli açık” deyimi “cömert” anlamına gelmektedir. Cümlede “güler yüzlü” gibi farklı bir özellikten bahsedilmiş ancak cömertlik vurgusuyla bir açıklama yapılmamıştır.

Doğru cevap C seçeneğidir.

5

Münazara yarışmasında Ahmet, teknolojinin zararlarını savunurken verdiği bir örnekle aslında teknolojinin ne kadar gerekli olduğunu kanıtlamış oldu; bu durumu fark eden jüri üyeleri gülümsedi. Ahmet, farkında olmadan rakip takımın ekmeğine yağ sürdü.

Bu metindeki altı çizili deyimin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

  • Bir durumu düzeltmek isterken daha karmaşık hâle getirmek
  • İstemediği hâlde birinin işine yarayacak biçimde davranmak
  • Karşısındaki kişiye hak ettiğinden fazla değer vermek
  • Yaptığı bir iyiliğin karşılığını beklemek

5. Sorunun Çözümü

Soruda verilen metinde Ahmet, rakibini yenmek isterken yanlış bir örnek vererek istemeden rakibine avantaj sağlamıştır. Türkçede bu durumu karşılayan deyim “ekmeğine yağ sürmek”tir.

  • A Şıkkı: Bu durum genellikle “kaş yapayım derken göz çıkarmak” deyimiyle ifade edilir.
  • B Şıkkı: “Ekmeğine yağ sürmek” deyimi; birinin, istemediği hâlde başkasının (genellikle rakibinin) işine yarayacak bir fırsat vermesi veya kolaylık sağlaması anlamına gelir. Metinle tam uyumludur.
  • C Şıkkı: Bu ifade metindeki olay örgüsüyle uyuşmamaktadır.
  • D Şıkkı: Metinde bir karşılık beklentisi veya iyilik yapma amacı yoktur.

Ahmet’in hatası rakibine yaradığı için doğru cevap B seçeneğidir.

6

İnsanları tanımanın en güvenilir yolu, onların ne söylediklerine değil, ne yaptıklarına bakmaktır. Çünkü kelimeler, hataları gizlemek veya olmayan bir yeteneği varmış gibi göstermek için kolayca kullanılabilir. Oysa ortaya konulan bir eser, tamamlanan zorlu bir proje veya sergilenen bir davranış asla yalan söylemez. Bir kimsenin gerçek karakteri ve kabiliyeti, ağzından çıkan süslü sözlerde değil, somut olarak ortaya koyduğu başarılarda gizlidir.

Aşağıdaki atasözlerinden hangisi, bu metindeki altı çizili cümleyi anlamca en iyi karşılar?

  • Can çıkmadıkça huy çıkmaz.
  • Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
  • İşleyen demir ışıldar.
  • Ağaç yaprağıyla gürler.

6. Sorunun Çözümü

Soruda verilen metin, bir insanı değerlendirirken onun sözlerine (vaatlerine) değil, yaptığı işlere ve eylemlere bakılması gerektiğini vurgulamaktadır. Altı çizili cümle, kişinin gerçek değerinin ürettiği işlerle ölçülebileceğini ifade eder.

  • A Şıkkı: “Can çıkmadıkça huy çıkmaz” atasözü, insanın karakterinin değişmeyeceğini anlatır. Konuyla ilgisi yoktur.
  • B Şıkkı: “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” atasözü tam olarak metindeki düşünceyi karşılar. Burada “ayine” (ayna) kelimesi mecaz olarak kullanılmış olup, kişinin yaptığı işlerin onun kim olduğunu yansıtan bir ayna olduğu, lafların ise önemsiz olduğu vurgulanır.
  • C Şıkkı: “İşleyen demir ışıldar” atasözü, çalışmanın insanı zinde ve yetenekli tutacağını anlatır. Kişiyi tanımakla ilgili değildir.
  • D Şıkkı: “Ağaç yaprağıyla gürler” atasözü, insanın ailesi ve yakın çevresiyle bir bütün olduğunu, onlarla güçlendiğini ifade eder.

Doğru cevap B seçeneğidir.

7
  • Öfkeyle kalkan zararla oturur.
  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Gülü seven dikenine katlanır.

Aşağıdaki dörtlüklerde boş bırakılan yerlerden hangisine, yukarıdaki atasözlerinden herhangi biri getirilemez?

  • “Ani kararlar hep hüsran getirir, Hiddet ateşini sabır bitirir, Sakinleşmeden adım atma sakın, Çünkü – – – -.”

  • “Küçük gördüğün her bir kuruş, Geleceğin için sağlam bir duruş, Biriktirsen sabırla zamanla coşar, Unutma – – – -.”

  • “Bir elin sesi çıkmaz tek başına, Yetişemezsin her işe, boşuna, Dayanışma ile aşılır dağlar, Atalar ne demiş: – – – -.”

  • “Güzel olan her şey zahmet ister, Sevgi bazen fedakarlık bekler, Kusursuz dost arayan dostsuz kalır, Bilirsin, – – – -.”

7. Sorunun Çözümü

Soruda verilen şiirlerin ana duygusu ile öncüllerde verilen atasözlerinin anlamsal eşleşmesi yapılmalıdır.

  • A Şıkkı: Şiirde öfke ve ani kararların kötü sonuçlanacağı vurgulanmıştır. Bu durum “Öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözü ile tamamlanabilir.
  • B Şıkkı: Şiirde küçük birikimlerin zamanla büyüyeceği anlatılmaktadır. Bu durum “Damlaya damlaya göl olur” atasözü ile eşleşir.
  • C Şıkkı: Şiirde birlik, beraberlik ve dayanışmanın önemi vurgulanmıştır. Buraya “Birlikten kuvvet doğar” veya “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” getirilmelidir. Ancak yukarıdaki listede bu anlamı karşılayan bir atasözü yoktur.
  • D Şıkkı: Şiirde sevilen bir şey veya kişi uğruna bazı sıkıntılara katlanılması gerektiği anlatılmaktadır. Bu durum “Gülü seven dikenine katlanır” atasözü ile tamamlanabilir.

Sonuç: C şıkkındaki şiiri tamamlayacak bir atasözü öncüllerde verilmemiştir.

8

—-. İnsan beyni ve yetenekleri de tıpkı böyledir. Kullanılmayan bir bisikletin zinciri nasıl zamanla paslanıp hareket etmez hale gelirse, zihinsel ve fiziksel becerilerimiz de atıl kaldıkça körelir. Sürekli okuyan, üreten ve çalışan bir zihin ise her geçen gün daha da keskinleşir, parlar ve mükemmele yaklaşır. Durgunluk çürümeyi, hareket ise canlılığı getirir.

Bu metnin başına düşüncenin akışına göre getirilebilecek en uygun atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Damlaya damlaya göl olur
  • Demir tavında dövülür
  • İşleyen demir ışıldar
  • Sakla samanı, gelir zamanı

8. Sorunun Çözümü

Parçada, çalışmanın ve aktif olmanın insan yeteneklerini geliştirdiği, tembelliğin ve durmanın ise yetenekleri körelttiği (paslandırdığı) vurgulanmıştır. Bu durumu en iyi özetleyen atasözü bulunmalıdır.

  • A Şıkkı: “Damlaya damlaya göl olur” atasözü tasarruf ve birikim ile ilgilidir. Metnin konusuyla uyumlu değildir.
  • B Şıkkı: “Demir tavında dövülür” atasözü, bir işin zamanında yapılması gerektiğini anlatır. Burada zamanlamadan değil, süreklilikten bahsedilmektedir.
  • C Şıkkı: “İşleyen demir ışıldar” atasözü; çalışmanın, hareketliliğin insanı geliştirdiğini, paslanmaktan (tembellikten) kurtardığını ifade eder. Metindeki “paslanmak” ve “parlamak” metaforlarıyla tam örtüşür.
  • D Şıkkı: “Sakla samanı, gelir zamanı” atasözü, gereksiz görülen şeylerin bile ileride lazım olabileceğini anlatan tutumlu olma öğüdüdür. Konuyla ilgisizdir.

Doğru cevap C şıkkıdır.

9

“Dil” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim içinde kullanılmamıştır?

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu kurala örnektir?

  • İstediği oyuncağı aldırmak için babasına saatlerce dil döktü.
  • Yapılan haksızlık karşısında o da dile geldi.
  • Doktor, hastanın boğazına bakmak için dilini dışarı çıkarmasını istedi.
  • Dedesinin anlattığı kahramanlık hikayeleri herkesin diline destan oldu.

9. Sorunun Çözümü

Soruda bizden “dil” sözcüğünün mecazlaşarak bir deyim kalıbı oluşturmadığı, gerçek (temel) anlamıyla kullanıldığı cümleyi bulmamız istenmektedir.

  • A Şıkkı: “Dil dökmek” ifadesi; kandırmak, inandırmak veya yararlanmak için tatlı sözler söylemek anlamında kullanılan bir deyimdir.
  • B Şıkkı: “Dile gelmek” ifadesi; konuşmaya başlamak veya dillenmek anlamında kullanılan bir deyimdir.
  • C Şıkkı: Bu cümlede “dil” sözcüğü; tat alma ve konuşmaya yarayan organ, yani biyolojik anlamıyla kullanılmıştır. Herhangi bir mecaz anlam taşımaz, gerçek anlamlıdır.
  • D Şıkkı: “Dillere destan olmak” ifadesi; herkes tarafından konuşulur olmak, çok ünlü olmak anlamında kullanılan bir deyimdir.

Sonuç olarak A, B ve D seçeneklerinde “dil” sözcüğü deyimleşmişken, C seçeneğinde organ adı olarak gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Doğru Cevap: C

10

“Başarı merdivenlerini, elleriniz cebinizde tırmanamazsınız.”

Yukarıdaki söz, çalışmanın ve gayretin önemini vurgulamaktadır. Buna göre, aşağıdaki atasözlerinden hangisi bu sözle anlamca çelişmektedir?

  • Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.
  • Zahmetsiz rahmet olmaz.
  • Armut piş, ağzıma düş.
  • Ekmeden biçilmez.

10. Sorunun Çözümü

Soruda verilen “Başarı merdivenlerini, elleriniz cebinizde tırmanamazsınız.” sözü; bir hedefe ulaşmak için eyleme geçmek, çabalamak ve emek harcamak gerektiğini anlatır. Eller cepte durmak, tembelliği ve hareketsizliği temsil eder.

  • A Şıkkı: “Bağa bak üzüm olsun…” atasözü, bir şeyden verim almak için ona emek vermek gerektiğini belirtir. (Anlamca uyumludur.)
  • B Şıkkı: “Zahmetsiz rahmet olmaz” sözü, sıkıntı ve yorgunluğa katlanmadan güzel sonuçlara ulaşılamayacağını ifade eder. (Anlamca uyumludur.)
  • C Şıkkı: “Armut piş, ağzıma düş” deyimi; hiç emek harcamadan, hazıra konmayı bekleyen tembel kişiler için kullanılır. Bu durum, verilen özdeyişle taban tabana zıttır.
  • D Şıkkı: “Ekmeden biçilmez” sözü, önceden bir çalışma ve hazırlık yapmadan sonuç alınamayacağını vurgular. (Anlamca uyumludur.)

Sonuç olarak C şıkkı, çalışmayı değil, tembelliği ve hazırcılığı ifade ettiği için doğru cevaptır.

11

Bir toplumda yüzyıllar boyu edinilen tecrübeler sonucu oluşan, öğüt niteliği taşıyan kalıplaşmış sözlere atasözü denir. Atasözleri, durumları özetlemek için eşsiz birer araçtır.

Aşağıda bazı öğrencilerin davranışları ve düşünceleri verilmiştir:

🔵 Sinan: Televizyondaki futbol maçlarını sürekli takip ettiği için sahaya çıkmadan da iyi bir futbolcu olabileceğini düşünmektedir.

🔴 Merve: Sınavdan düşük not alınca hatanın nerede olduğunu anlamak için kağıdını incelemektedir.

🟢 Kaan: Öğretmeninin anlattığı konu zor gelince hemen pes edip çalışmayı bırakmaktadır.

🟡 Zeynep: Bir müzik aletini çalmayı öğrenmek için her gün düzenli olarak egzersiz yapmaktadır.

Buna göre, yukarıdaki öğrencilerden hangisinin tutumu “Bakmakla usta olunsa, kediler kasap olurdu.” atasözüyle ilişkilendirilebilir?

  • Sinan
  • Merve
  • Kaan
  • Zeynep

11. Sorunun Çözümü

Soruda verilen “Bakmakla usta olunsa, kediler kasap olurdu.” atasözü, bir işin sadece izlenerek öğrenilemeyeceğini, o işi başarmak için bizzat emek harcamak ve uygulama yapmak gerektiğini vurgular.

  • A Şıkkı (Sinan): Sinan, futbolu sadece izleyerek (televizyondan bakarak) öğrenebileceğini sanmaktadır. Bu durum, eyleme geçmeden sadece gözlemle ustalaşacağını sanma yanılgısıdır ve verilen atasözü ile birebir örtüşür.
  • B Şıkkı (Merve): Merve’nin davranışı hatalarından ders çıkarmaya yöneliktir. Bu durum “hatasız kul olmaz” veya “sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer” gibi sözlerle ilişkilendirilebilir.
  • C Şıkkı (Kaan): Kaan’ın durumu kararlılık göstermemek ve çabuk vazgeçmekle ilgilidir. “Zahmetsiz rahmet olmaz” sözünün tersi bir durum sergilemektedir.
  • D Şıkkı (Zeynep): Zeynep, öğrenmek için emek harcamakta ve pratik yapmaktadır. Bu durum “İşleyen demir ışıldar” atasözüyle açıklanabilir.

Sonuç olarak, sadece izleyerek yetenek kazanacağını düşünen kişi Sinan‘dır.

12

Köy halkı, yaklaşan kış öncesi yıkılan köprüyü onarmak için meydanda toplanmıştı. Gençler ağır taşları sırtlıyor, ustalar harcı karıyor, yaşlılar ise çalışanlara su dağıtıp moral veriyordu. Tek bir kişinin aylarca uğraşsa bitiremeyeceği o koca iş, herkesin işin bir ucundan tutmasıyla akşama kadar tamamlandı. Çünkü yük paylaşıldıkça hafifler, en büyük engeller bile el birliğiyle kolayca aşılırdı.

Bu metnin ana fikrini en iyi ifade eden atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • İşleyen demir pas tutmaz.
  • Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Her koyun kendi bacağından asılır.

12. Sorunun Çözümü

Metinde, tek başına yapılması zor veya imkansız olan bir işin, toplulukla ve yardımlaşarak (imece usulü) kısa sürede başarıldığı anlatılmaktadır. Bu durum birlik, beraberlik ve dayanışma kavramlarıyla ilişkilidir.

  • A Şıkkı: “İşleyen demir pas tutmaz” atasözü, çalışkanlığın insanı zinde tuttuğunu anlatır. Metindeki “yardımlaşma” temasıyla uyuşmaz.
  • B Şıkkı: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözü, tek başına başarılması zor işlerin birlik olunarak başarılabileceğini ifade eder. Metindeki köprü onarımı örneğiyle tam örtüşür.
  • C Şıkkı: “Damlaya damlaya göl olur” atasözü, küçük birikimlerin zamanla büyümesini (tasarruf) anlatır. Konuyla ilgisi yoktur.
  • D Şıkkı: “Her koyun kendi bacağından asılır” atasözü, herkesin kendi davranışlarından sorumlu olduğunu anlatır ve bireyselliği vurgular. Metindeki toplumsal dayanışmaya terstir.

Sonuç olarak metnin ana fikrini yansıtan en uygun atasözü B seçeneğidir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
    (Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
    Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.8.3.5.)
    Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık
    8. Sınıf Zor Deyimler ve Atasözleri Testi Hakkında Merak Edilenler
    Bu testteki sorular gerçekten çok mu zor?
    Açık konuşalım; evet, biraz terletebilir. Çünkü “aşağıdakilerden hangisi deyimdir” tarzı basit sorular LGS’de artık belirleyici değil. Biz burada, sınavda karşınıza çıkabilecek, paragraf içine gizlenmiş, mantık ve yorumlama gerektiren “eleyici” soruları derledik. Kolay soru her yerde var, amacımız sizi zora alıştırmak.
    Neden “standart” sorular yerine bu testi çözmeliyim?
    Hani antrenmanda zorlanan maçta rahat eder ya, mantık tam olarak bu. Eğer hedefiniz %1’lik dilimse veya Fen Lisesi ise, sıradan sorular size zaman kaybettirir. Bu test, deyimlerin sadece anlamını değil, metne kattığı duyguyu (ironi, küçümseme, abartma) yakalamanızı sağlar. Fark atmak isteyenler için hazırladık.
    Atasözü ve deyimleri sürekli karıştırıyorum, püf noktası var mı?
    Bu çok normal, panik yapmayın. En basit ayrım şudur: Atasözü size bir ders verir, genel bir kural koyar (Örn: “Damlaya damlaya göl olur”). Deyim ise o anlık durumu anlatır, öğüt vermez (Örn: “Etekleri zil çaldı”). Soruları çözerken “Burada bana bir öğüt mü veriliyor, yoksa durum mu anlatılıyor?” diye sorarsanız hata yapmazsınız.
    Bu soruları PDF olarak indirip çıktı alabilir miyim?
    Kesinlikle önerimiz budur. Ekrandan okumakla kağıda dokunmak beyin için farklı süreçlerdir. Testin başındaki butondan PDF’i indirin, yazıcıdan çıktısını alın ve mutlaka süre tutarak (örneğin soru başına 1.5 dakika) çözün. Gerçek sınav simülasyonunu ancak böyle yapabilirsiniz.
    Testte yaptığım yanlışları nasıl düzeltebilirim?
    Yanlış yapmak öğrenmenin yarısıdır. Testi bitirdikten sonra sadece “3 yanlışım var” deyip geçmeyin. Cevap anahtarından kontrol ederken çözüm açıklamalarını dikkatle okuyun. Hangi deyimin anlamını yanlış bildiğinizi not alın. Hatta o deyimle ilgili bir cümle kurup kenara yazarsanız, bir daha asla unutmazsınız.

    One Comment

    Bir Yorum Yaz