8. Sınıf Türkçe Deyimler ve Atasözleri Çıkmış Sorular Tadında Test
1

Bazı insanlar, en gergin ortamları bile yumuşatacak, dinleyenleri hayran bırakacak bir konuşma yeteneğine sahiptir. Kullandıkları kelimeler o kadar seçkin, üslupları o kadar nazik ve hoştur ki onları dinleyenler mest olur. Sanki konuştukça etrafa huzur ve tatlılık saçarlar.

Bu parçada özellikleri anlatılan kişiler için aşağıdaki deyimlerden hangisi kullanılır?

  • Ağzından bal akmak
  • Bülbül gibi şakımak
  • Lafı gediğine koymak
  • Ağzında bakla ıslanmamak

1. Sorunun Çözümü

Deyimler sözlüğünde “Ağzından bal akmak” ifadesi; çok tatlı, hoş, gönül alıcı ve insanı mutlu eden konuşmalar yapan kişiler için kullanılır.

  • A Şıkkı (Doğru): Parçada geçen “nazik, hoş, huzur veren” ifadeleri, doğrudan bu deyimin karşılığıdır.
  • B Şıkkı: “Bülbül gibi şakımak”, içeriğin güzelliğinden ziyade konuşmanın hızlı ve duraksamadan yapıldığını anlatır.
  • C Şıkkı: “Lafı gediğine koymak”, bir söze tam zamanında ve susturucu bir karşılık vermek demektir.
  • D Şıkkı: “Ağzında bakla ıslanmamak”, sır tutamamak anlamındadır.

Metinde vurgulanan “hoş ve gönül alıcı” üslup, Ağzından bal akmak deyimi ile karşılanır.

2

Sanat dünyasındaki bu ani değişimlere akıl erdirmek mümkün değil. Vaktiyle eleştirmenlerin yüzüne bakmadığı, kıyıda köşede kalmış tablolar; şimdilerde müzayedelerde kapış kapış gidiyor. Dün acımasızca yerilen eserlerin bugün baş tacı edilmesindeki garipliği kimse açıklayamıyor.

Bu metinde aşağıdakilerin hangisini karşılayan bir deyim kullanılmamıştır?

  • Bir durumun sebebini veya mantığını anlayamamak
  • Önem vermemek, beğenmeyip ilgilenmemek
  • Çok rağbet görmek, hemen alıcı bulmak
  • Çevresinde olup bitenlerin farkında olmamak

2. Sorunun Çözümü

Deyimler, anlatıma güç katmak için kullanılan mecazlı sözlerdir. Bu soruda metindeki deyimlerin anlamlarını eşleştirerek dışta kalanı bulacağız.

  • A Şıkkı: Metindeki “akıl erdirmek (mümkün değil)” ifadesi, bir işin mantığını kavrayamamak, sebebini anlayamamak anlamındadır.
  • B Şıkkı: “Yüzüne bakmamak” deyimi, bir şeye değer vermemek, onu beğenmeyip ilgilenmemek anlamını karşılar.
  • C Şıkkı: “Kapış kapış gitmek” deyimi, bir malın çok aranır olması, hemen alıcı bulması (yok satması) demektir.
  • D Şıkkı (Doğru): Seçenekte verilen “Çevresinde olup bitenlerin farkında olmamak” (dünyadan bir haber olmak) anlamına gelen herhangi bir deyim metinde kullanılmamıştır.

Doğru cevap D seçeneğidir.

3

Bir proje üzerinde gece gündüz çalışırken kimse gelip “Ucundan da ben tutayım.” demez. Ancak en ufak bir aksilik yaşanıp proje başarısız olduğunda, etrafınız bir anda “Ben demiştim.” diyenlerle dolar. Yardıma gelmeyenler, iş bozulunca en büyük akıl hocası kesilir.

Bu metinde anlatılan durumu en iyi özetleyen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

  • Lafla peynir gemisi yürümez.
  • Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
  • Araba devrilince yol gösteren çok olur.
  • Son pişmanlık fayda etmez.

3. Sorunun Çözümü

Temel Kural: Paragrafta anlatılan ana duygu (süreçte yardımsızlık, hatada çok bilmişlik) ile atasözünün verdiği mesaj birebir örtüşmelidir.

  • A Şıkkı: Sadece konuşarak icraat yapılamayacağını anlatır; sonradan akıl vermeyi değil.
  • B Şıkkı: Bir sonucun gidişattan önceden tahmin edilebileceğini vurgular, eleştiriyle ilgisi yoktur.
  • C Şıkkı: Kötü bir sonuç (devrilme) yaşandıktan sonra ne yapılması gerektiğini söyleyenin (yol gösterenin) çok olacağını ifade eder. Metinle tam uyumludur.
  • D Şıkkı: Kişinin kendi yaptığı hatadan duyduğu üzüntüyü anlatır, dışarıdan gelen tepkiyi değil.

Sonuç olarak, hata yapıldıktan sonra ortaya çıkan gereksiz akıl hocalığını en iyi C seçeneği ifade eder.

4

Müze girişindeki görevli, elimize tutuşturduğu tanıtım broşürüne şöyle bir göz atmamızı, içerideki eserlerin yerlerini haritadan kabaca öğrenebileceğimizi söyledi.

Bu cümlede geçen “göz atmak” deyimiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  • Bir konuyu en ince ayrıntılarına kadar, dikkatle incelemek
  • Bir şeye zarar gelmemesi için onu titizlikle korumak
  • Bir işi başarabileceğine, üstesinden gelebileceğine inanmak
  • Üzerinde uzun boylu durmadan, kısa bir süre bakıvermek

4. Sorunun Çözümü

“Göz atmak” deyimi; bir şeyi detaylıca analiz etmek değil, genel fikir edinmek amacıyla yapılan hızlı ve yüzeysel bakışı ifade eder.

  • A Şıkkı: Bu tanım, “gözden geçirmek” veya “tetkik etmek” eylemlerini karşılar, göz atmaktan çok daha detaylıdır.
  • B Şıkkı: Koruma ve sakınma anlamı taşıyan bu ifade, “gözü gibi bakmak” deyiminin karşılığıdır.
  • C Şıkkı: Bir işi yapabileceğine inanmak anlamındaki bu ifade, “gözüne kestirmek” deyimine aittir.
  • D Şıkkı: Broşüre kabaca bakıp bilgi edinme durumu, tam olarak “kısa bir süre bakıvermek” anlamıyla örtüşmektedir.

Doğru cevap D seçeneğidir.

5 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “sonucu olmayan, kalıcı bir iz veya etki bırakmayan boş uğraş” anlamında bir deyim kullanılmıştır?

  • Sınav haftası gelince, notlarını yetiştirmek için gecesini gündüzüne kattı.
  • Tüm uyarılarımıza rağmen o yine bildiğini okumaya devam etti.
  • Plansız ve sistemsiz çalışmak, suya yazı yazmak gibidir; emeklerin boşa gider.
  • Onu karşımda görünce şaşkınlıktan dilim tutuldu, ne diyeceğimi bilemedim.

5. Sorunun Çözümü

Türkçede bir işin etkisinin çok kısa sürdüğünü, yapılan çabanın kalıcı bir sonuç vermeyeceğini anlatmak için “Suya yazı yazmak” (veya Buz üstüne yazı yazmak) deyimi kullanılır.

  • A Şıkkı: “Gecesini gündüzüne katmak” deyimi, ara vermeden, yoğun bir şekilde çok çalışmak demektir.
  • B Şıkkı: “Bildiğini okumak” deyimi, kimseyi dinlememek ve kendi istediğini yapmak (inatçılık) anlamındadır.
  • C Şıkkı (Doğru): “Suya yazı yazmak”, suyun üzerine yazılan yazının hemen silinmesi gibi, yapılan işin kalıcı olmayacağını ifade eder.
  • D Şıkkı: “Dili tutulmak” deyimi, aşırı heyecan veya korku nedeniyle konuşamaz hale gelmek anlamındadır.

Soruda istenen “etkisi az, kalıcı olmayan iş” anlamı, C seçeneğinde tam olarak karşılanmıştır.

6

LGS hazırlık sürecindeki bir öğrenciye rehber öğretmeni şu tavsiyeyi vermiştir: “Ders çalışma alışkanlığı kazanmak istiyorsan, disiplinli ve hedefi olan arkadaşlarınla vakit geçirmelisin. Unutma ki insan, zamanla çevresindeki kişilerin özelliklerini kopyalar ve onlara benzemeye başlar.”

Öğretmen, bu durumu ifade etmek için aşağıdaki atasözlerinden hangisini kullanamaz?

  • Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan…
  • Dost kara günde belli olur.
  • Körle yatan şaşı kalkar.
  • Üzüm üzüme baka baka kararır.

6. Sorunun Çözümü

Atasözleri tecrübelere dayalı öğütler içerir. Bu soruda “insanların birbiriyle etkileşime girerek huyu veya karakterinin benzemesi” (etkilenme) durumu sorulmuştur.

  • A Şıkkı: “Kır atın yanında duran…” atasözü, kişinin arkadaşından etkilenip onun huylarını (olumlu veya olumsuz) kapacağını anlatır.
  • B Şıkkı (Doğru): “Dost kara günde belli olur” atasözü, etkileşim veya benzeme ile ilgili değildir. Gerçek dostluğun, kişinin zor zamanlarında ortaya çıkacağını (vefa) anlatır.
  • C Şıkkı: “Körle yatan şaşı kalkar” atasözü, değersiz veya kötü alışkanlıkları olan kişilerle ilişki kuranın, onlardan olumsuz etkileneceğini belirtir.
  • D Şıkkı: “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözü, her zaman bir arada bulunan kimselerin birbirinden etkileneceğini ve huy kapacağını ifade eder.

Diğer seçenekler “çevresel etkiyi” anlatırken, B seçeneği “dostluğun sadakatini” anlatmaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.

7

Dağcı, zirveye tırmanan ekibe dönerek: “Haritayı çantana koyabilirsin. Ben bu dağların her patikasını, her uçurumunu avucumun içi gibi bilirim; gözüm kapalı bile sizi zirveye çıkarırım.” dedi.

Bu metindeki altı çizili deyimin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

  • Bir işin sadece tehlikeli yönlerine odaklanmak
  • Bilinmeyen yerleri keşfetme isteği duymak
  • Bir yeri veya konuyu eksiksiz, çok iyi tanımak
  • Olayların sonucunu önceden tahmin etmek

7. Sorunun Çözümü

Temel Kural: “Avucunun içi gibi bilmek” deyimi, insanın kendi elini tanıdığı gibi bir şeyi/yeri kusursuz ve detaylı bildiğini anlatır.

  • A Şıkkı: Tehlikeye odaklanmak değil, hakimiyet söz konusudur.
  • B Şıkkı: Keşfetmek değil, zaten biliyor olmak anlatılmaktadır.
  • C Şıkkı: Metinde dağcının haritaya ihtiyaç duymayacak kadar detaylı bilgiye sahip olması, bu seçeneği doğrular.
  • D Şıkkı: Geleceği tahmin etmek değil, mevcut bilgi birikimi vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, bir şeye en ince ayrıntısına kadar hakim olmayı en iyi C seçeneği ifade eder.

8

Aylardır para biriktirmeye çalışan Serkan Bey, bir anlık dalgınlıkla bütçesini aşan pahalı bir telefon alır. Kendi kendine “Nasıl olsa bütçe delindi, ipin ucu kaçtı.” diyerek o ay elinde kalan parayı da gereksiz harcamalarla bitirir.

Serkan Bey’in bu tutumu aşağıdaki atasözlerinden hangisiyle ifade edilir?

  • Battı balık yan gider.
  • Zararın neresinden dönülse kârdır.
  • Ayağını yorganına göre uzat.
  • Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak.

8. Sorunun Çözümü

“Battı balık yan gider” atasözü; işlerin kötü gittiği bir durumda, artık kurtuluş ümidi kalmadığını düşünen kişinin, “olan oldu” mantığıyla durumu daha da kötüleştirecek davranışlarda bulunmasını (boşvermişliği) anlatır.

  • A Şıkkı: Bütçesi bozulan kişinin “zaten bozuldu” diyerek harcamaya devam etmesi, tam olarak bu vazgeçiş ve boşvermişlik durumunu karşılar.
  • B Şıkkı: Bu söz, hatayı fark edip durmayı (telafi etmeyi) öğütler. Parçadaki kişi ise durmamış, devam etmiştir.
  • C Şıkkı: Bu söz, harcamaların gelire göre dengelenmesi gerektiğini öğütler.
  • D Şıkkı: Bu söz, daha fazlasını isterken elindekini de kaybetmek anlamındadır.

Doğru cevap A seçeneğidir.

9

Emekli edebiyat öğretmeni olan dedem, her sabah erkenden kalkar, kütüphanesine geçer ve saatlerce kitap okuyup notlar alırdı. Bir gün ona, “Dedeciğim, bunca yıl çalıştın, artık biraz zihnini dinlendirsen olmaz mı?” diye sordum. Gözlüklerini düzeltip gülümsedi ve şöyle dedi: “Zihin dediğin, kullandıkça açılan, kullanmadıkça körelen bir hazinedir evlat. Atalarımızın dediği gibi; – – – –.”

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki atasözlerinden hangisi getirilmelidir?

  • Demir tavında dövülür.
  • İşleyen demir pas tutmaz.
  • Sakla samanı, gelir zamanı.
  • Lafla peynir gemisi yürümez.

9. Sorunun Çözümü

Bu soruda anlatılan ana fikir; hareketsizliğin yetenekleri köreltmesi, buna karşılık çalışmanın insanı zinde tutmasıdır.

  • A Şıkkı: “Demir tavında dövülür”, bir işin zamanında yapılması gerektiğini anlatır.
  • B Şıkkı (Doğru): “İşleyen demir pas tutmaz”, sürekli çalışan zihnin veya bedenin körelmeyeceğini, her zaman ışıl ışıl ve sağlam kalacağını ifade eder. Dedemizin “kullandıkça açılan zihin” vurgusuyla birebir örtüşür.
  • C Şıkkı: “Sakla samanı, gelir zamanı”, bir tasarruf öğüdüdür.
  • D Şıkkı: “Lafla peynir gemisi yürümez”, sadece konuşarak değil, eyleme geçerek sonuç alınacağını belirtir.

Dedemizin “zihni kullanmadıkça körelir” uyarısını en iyi tamamlayan atasözü B seçeneğidir.

10

Bir mecliste yüzlerce insanı toplayıp fikirlerini dinleseniz, herkesin kendi çözüm yolunu diğerlerinden daha üstün gördüğünü fark edersiniz. Başkasının fikri ne kadar parlak olursa olsun, insanoğlu içten içe kendi mantığını ve düşüncesini en doğru kabul etme eğilimindedir. Atalarımız, insanın kendi düşüncesinden vazgeçmeyişini şu sözle özetlemiştir: “- – – -”

Bu metinde boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdaki atasözlerinden hangisi getirilmelidir?

  • Akıl akıldan üstündür.
  • Akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını almış.
  • Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
  • Kuzguna yavrusu şahin görünür.

10. Sorunun Çözümü

Parçada, insanların başkalarının fikirlerini dinleseler bile günün sonunda kendi akıllarını ve düşüncelerini en doğru buldukları, kendi mantıklarından vazgeçmedikleri anlatılmaktadır.

  • A Şıkkı: “Akıl akıldan üstündür” sözü, başkalarına danışmayı ve farklı fikirlerin daha iyi olabileceğini kabul etmeyi öğütler. (Metnin tam tersidir).
  • B Şıkkı (Doğru): “Akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını almış” atasözü, insanın en çok kendi aklını ve düşünce yapısını beğendiğini, başkasının aklına imrenmediğini anlatır.
  • C Şıkkı: “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” sözü, her insanın kendine özgü bir çalışma yöntemi (tarzı) olduğunu belirtir.
  • D Şıkkı: “Kuzguna yavrusu şahin görünür” sözü, kişinin kendi eserini veya yakınını (çocuğunu) kusursuz görmesiyle ilgilidir; ancak metinde doğrudan “akıl/fikir” vurgusu yapıldığı için B şıkkı daha kapsayıcıdır.

Doğru cevap B seçeneğidir.

11

Sınıf başkanlığı seçimlerinde adaylardan biri, arkadaşlarına sürekli “Okulumuzu saraya çevireceğim, her teneffüste dondurma dağıtacağım.” gibi gerçekleşmesi imkânsız vaatlerde bulunuyor; ancak bu vaatleri nasıl gerçekleştireceğine dair tek bir plan bile sunmuyordu.

Bu adayın durumu aşağıdaki atasözlerinden hangisiyle en iyi ifade edilir?

  • Hazıra dağlar dayanmaz.
  • Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
  • Taşıma su ile değirmen dönmez.
  • Bal bal demekle ağız tatlanmaz.

11. Sorunun Çözümü

“Bal bal demekle ağız tatlanmaz” atasözü; sadece güzel sözler söyleyerek, hayal kurarak veya vaatte bulunarak hiçbir somut sonucun elde edilemeyeceğini, başarının ancak eylem ve çalışmayla geleceğini anlatır.

  • A Şıkkı: Bu söz, birikimin çalışmadan harcanırsa tükeneceğini anlatır.
  • B Şıkkı: Bu söz, insanın yapamayacağı iddialı konuşmalardan kaçınması gerektiğini (kibir/böbürlenme) öğütler. Parçada ise “böbürlenme”den ziyade “icraatsız vaatler” vurgulanmıştır.
  • C Şıkkı: Bu söz, bir işin başkalarının yardımıyla değil, kendi öz kaynaklarıyla dönmesi gerektiğini anlatır.
  • D Şıkkı: Adayın sürekli güzel vaatlerde bulunup (bal bal deyip) hiçbir plan yapmaması (eyleme geçmemesi), tam olarak bu atasözünün karşılığıdır.

Doğru cevap D seçeneğidir.

12 • Renk vermemek
• Eline ayağına kapanmak
• İki yakası bir araya gelmemek


Aşağıdakilerden hangisi bu deyimlerden herhangi birinin açıklaması değildir?

  • Birine çok yalvarmak.
  • Geçim sıkıntısından bir türlü kurtulamamak.
  • Bir şeyi bildiği hâlde bilmez görünmek.
  • Zorlamak, baskı yapmak.

12. Sorunun Çözümü

Bu soruda, “Renk vermemek”, “Eline ayağına kapanmak” ve “İki yakası bir araya gelmemek” deyimlerinin açıklamalarından hangisinin, bu deyimlerden hiçbirinin anlamını karşılamadığını belirlememiz istenmektedir. Bu deyimler genellikle farklı durumları anlatır:

  • Renk vermemek: Birine veya bir şeye gereken değeri, ilgiyi göstermemek; kayırmamak anlamında kullanılır.
  • Eline ayağına kapanmak: Maddi olanakların yetersizliği ve sürekli geçim sıkıntısı çekmek, dar gelirli olmak durumunu ifade eder.
  • İki yakası bir araya gelmemek: Gelir gider dengesinin bozukluğu, maddi sıkıntı yaşamak anlamındadır.

Şimdi seçenekleri inceleyelim:

  • A: “Birine çok yalvarmak.” – Bu ifade, genellikle çaresizlik veya ısrarcılıkla ilişkilendirilir. Yalvarmak, ilgi gösterilmesini istemekle alakalı olup, renk vermemek deyimiyle doğrudan bağlantısı yoktur; ancak maddi sıkıntı durumlarında da bir nebze gözlemlenebilir.
  • B: “Geçim sıkıntısından bir türlü kurtulamamak.” – Hem eline ayağına kapanmak hem de iki yakası bir araya gelmemek deyimlerinin anlatmak istediği durumdur.
  • C: “Bir şeyi bildiği hâlde bilmez görünmek.” – Bu ifade, gerçek bilgiye sahip olup da sanki bilmiyormuş gibi davranmayı anlatır. Bazı durumlarda ilgisizlik veya kayıtsızlıkla ilişkilendirilebilir; dolayısıyla renk vermemek deyimiyle benzer bir izlenim verebilir.
  • D: “Zorlamak, baskı yapmak.” – Bu ifade, bir kişiye veya duruma zorla müdahale etmeyi, baskı uygulamayı ifade eder. Hiçbir verilen deyim, yani ne renk vermemek ne de eline ayağına kapanmak ya da iki yakası bir araya gelmemek, karşı tarafa baskı yapmayı veya zorlamayı anlatmaz.

Özetle, diğer seçenekler belirli deyimlerin ifade ettiği durumlarla örtüşürken, D seçeneği olan “Zorlamak, baskı yapmak” ifadesi, bu deyimlerin hiçbirinin açıklamasını karşılamamaktadır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
    (Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
    Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.8.3.5.)
    Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık
    8. Sınıf Türkçe Deyimler ve Atasözleri Hakkında Sıkça Sorulanlar
    Deyimler ve atasözleri LGS’de kesin çıkar mı?
    Açıkçası, MEB’in son yıllardaki soru dağılımına baktığımızda bu konu “Anlam Bilgisi” başlığı altında banko geliyor diyebiliriz. Doğrudan ezber sormasalar bile, paragrafın içine gizlenmiş bir deyimin anlamını bilmeden o soruyu çözmeniz epey zorlaşıyor. Yani evet, sınavın vazgeçilmezi.
    Bu testteki sorular “Yeni Nesil” formatında mı?
    Kesinlikle. Sadece “aşağıdakilerden hangisi deyimdir” tarzı eski tip sorularla vakit kaybetmenizi istemeyiz. Hazırladığımız testler; görsel yorumlama, mantık muhakeme ve metin içi anlam ilişkisi kurmayı gerektiren, tam LGS kıvamında sorulardan oluşuyor.
    Atasözü ve deyim arasındaki farkı nasıl ayırt edebilirim?
    Aslında püf noktası şu: Atasözleri genelde bir hüküm, bir öğüt verir ve cümle halindedir (Örn: Damlaya damlaya göl olur). Deyimler ise o anki durumu ifade eder, öğüt vermez ve genelde “mak/mek” ile biter (Örn: Göze girmek). Sorularda bu ayrıma dikkat ederseniz hata yapma oranınız düşer.
    Soruları PDF olarak indirebilir miyim?
    Tabii ki. Sınav atmosferini evde yaşamak isteyenler için testin hemen girişinde ücretsiz PDF indirme butonumuz mevcut. Çıktı alıp süre tutarak çözmeniz, LGS provası yapmanız açısından çok daha verimli olacaktır.
    Deyim ezberlemek için en iyi yöntem nedir?
    Kuru kuruya liste ezberlemek yerine, deyimleri hikayeleştirmek veya günlük hayatta cümle içinde kullanmaya çalışmak en kalıcı yöntemdir. Ayrıca sitemizdeki gibi bağlam (context) içeren soruları çözdükçe, anlamlarını ezberlemeden kavradığınızı fark edeceksiniz.

    3 Comments

    1. çok iyiydi ama ben çok üstat olduğum için bana çerez geldi biraz daha zorlamak lazım önemli.

    2. Çok iy çok gibi platform herkes öneriyorum yani soru çözmek için LGS tarzında ben çok beğendim herkes öneriyorum gerçekten ya bir de seni yanlış anlayacak gösteriyor işte direk yorum katıyorum tek bir güzel olmuyor olmuyor ama mesela insanlar bir şey yazdığı zaman onu görmüyor ama onun dışında oruç fazla önemli değil onun dışında çok güzel bir şey

    Bir Yorum Yaz