Türkçede bazı sözcükler kullanıldıkları yere göre isim, sıfat, edat veya zarf görevi üstlenebilir. Sözcüğün türünü belirlemek için hangi kelimeyi etkilediğine bakmak gerekir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “doğru” sözcüğü zarf (belirteç) görevinde kullanılmıştır?
- Öğretmenimiz tahtaya uzun bir doğru çizdi.
- Hayatın boyunca her zaman doğru insanlarla karşılaşasın.
- Yaşananları çarpıtmadan, herkese doğru anlatmalısın.
- Güneş batmak üzereyken köye doğru yola çıktık.
Sorunun Çözümü
Zarflar (belirteçler); fiilleri durum, zaman, miktar, yer-yön veya soru bakımından etkileyen sözcüklerdir. “Doğru” sözcüğü fiili nitelerse zarf olur.
- A) “Doğru” sözcüğü burada bir matematik terimi olarak, varlığı karşılayan bir isim görevindedir.
- B) “İnsanlar” ismini nitelediği (Nasıl insanlar? Doğru insanlar) için sıfat görevindedir.
- C) “Anlatmalısın” fiilini durum bakımından etkilemiştir. “Nasıl anlatmalısın?” sorusuna cevap verdiği için durum zarfıdır.
- D) Kendinden önceki isme “-e” hâl ekiyle bağlanarak yön ilgisi kurduğu için (köye doğru) edat görevindedir.
Cevap: C
Zarflar (belirteçler); fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya kendi türünden sözcükleri durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru bakımından tamamlayan sözcüklerdir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf (belirteç) kullanılmamıştır?
- Bahçedeki kurumuş yaprakları sert rüzgâr savurdu.
- Yaz tatilinde dedemin yayla evine gideceğiz.
- Küçük kedi, annesinin arkasından sessizce yürüyordu.
- Dün akşamki zorlu maçta takımımız çok yoruldu.
Sorunun Çözümü
Zarfları bulmak için yükleme veya fiilimsiye “Nasıl?, Ne zaman?, Ne kadar?, Nereye?” sorularını sorarız. Cevap alamadığımız cümle zarf içermez.
- A) “Savurdu” fiiline sorulan zarf sorularının (nasıl, ne zaman, ne kadar) hiçbirine cevap yoktur. “Sert” sözcüğü burada “rüzgâr” ismini nitelediği için sıfattır, zarf değildir.
- B) “Gideceğiz” fiiline sorulan “Ne zaman?” sorusuna “Yaz tatilinde” cevabı alınır. (Zaman Zarfı)
- C) “Yürüyordu” fiiline sorulan “Nasıl?” sorusuna “sessizce” cevabı alınır. (Durum Zarfı)
- D) “Yoruldu” fiiline sorulan “Ne kadar?” sorusuna “çok” cevabı alınır. (Miktar Zarfı)
Cevap: A
Yer-yön bildiren sözcükler (içeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri) ek almadan fiili etkilediklerinde “zarf” olurlar. Eğer ismin önüne gelip onu nitelerse “sıfat”, çekim eki alırlarsa “isim” görevinde kullanılırlar.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer-yön bildiren sözcük zarf görevinde kullanılmıştır?
- Minik serçe, kediyi görünce hemen içeri kaçtı.
- Köyün aşağı mahallesinde büyük bir pınar var.
- Annem balkondan dışarıyı dikkatlice izliyordu.
- Dağcılar zirveye ulaşmak için ileride mola verdiler.
Sorunun Çözümü
Yer-yön zarfları, fiilleri yer ve yön bakımından belirten ve asla çekim eki almayan (yalın) sözcüklerdir.
- A) “İçeri” sözcüğü ek almamış ve “kaçtı” fiilinin yönünü belirttiği için yer-yön zarfıdır.
- B) “Aşağı” sözcüğü “mahalle” isminin önüne gelerek onu nitelediği için sıfat görevindedir.
- C) “Dışarı” sözcüğü “-yı” belirtme hâl ekini aldığı için zarf özelliğini yitirmiş, isim olmuştur.
- D) “İleri” sözcüğü “-de” bulunma hâl ekini aldığı için isim görevinde kullanılmıştır.
Cevap: A
Zarflar; fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya kendi türünden sözcükleri çeşitli yönlerden (durum, zaman, miktar, yer-yön, soru) belirten sözcüklerdir. Soru zarfları ise fiilleri soru yoluyla belirten sözcüklerdir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı zarf ile sağlanmıştır?
- Kütüphaneden hangi kitabı alacağına karar verdin mi?
- Proje ödevini teslim etmek için kiminle görüştün?
- Bu kadar karmaşık bir problemi nasıl çözdün?
- Sınıf listesindeki öğrencilerin kaçı geziye katılıyor?
Sorunun Çözümü
Soru sözcüğü bir ismin önüne geliyorsa sıfat, ismin yerini tutuyorsa zamir, fiili veya fiilimsiyi etkiliyorsa zarf olur.
- A) “Hangi” sözcüğü “kitap” ismini belirttiği için soru sıfatıdır.
- B) “Kiminle” sözcüğü bir ismin yerini tuttuğu için soru zamiridir.
- C) “Nasıl” sözcüğü “çözdün” fiilinin yapılış biçimini sorduğu ve fiili etkilediği için soru zarfıdır.
- D) “Kaçı” sözcüğü ismin yerini tuttuğu ve çekim eki aldığı için soru zamiridir.
Cevap: C
İkilemeler, anlatımı pekiştirmek amacıyla kurulan sözcük gruplarıdır. Bu söz grupları cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılabilir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, görev bakımından diğerlerinden farklıdır?
- Bahçedeki irili ufaklı taşları kenara topladık.
- Üzerinde eski püskü bir palto vardı.
- Yaşadıklarını arkadaşına teker teker anlattı.
- Olay hakkında yalan yanlış bilgiler veriyor.
Sorunun Çözümü
İkilemelerin görevini belirlemek için hangi sözcüğü etkilediğine bakılır. İsimden önce gelip ismi nitelerse sıfat, fiilden önce gelip fiili etkilerse zarf olur.
- A) “Taş” ismini nitelediği için (Nasıl taş? İrili ufaklı) sıfat görevindedir.
- B) “Palto” ismini nitelediği için (Nasıl palto? Eski püskü) sıfat görevindedir.
- C) “Anlattı” fiilini durum yönünden etkilediği için (Nasıl anlattı? Teker teker) durum zarfı görevindedir.
- D) “Bilgi” ismini nitelediği için (Nasıl bilgi? Yalan yanlış) sıfat görevindedir.
Cevap: C
“Ne” sözcüğü cümlede kazandığı anlama göre zarf, sıfat veya zamir görevinde kullanılabilir. Eğer “niçin” anlamında kullanılıyorsa veya bir sıfatı derecelendiriyorsa zarf görevindedir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ne” sözcüğü zarf (belirteç) görevinde kullanılmamıştır?
- Sabahtan beri koridorda ne dolaşıp duruyorsun?
- Bu koca bavulu tek başına ne taşıyorsun?
- Ne şirin bir kedi yavrusu bulmuşsunuz.
- İstanbul’dan misafirlerimiz ne gün gelecekmiş?
Sorunun Çözümü
“Ne” sözcüğü fiili veya sıfatı etkiliyorsa (niçin, ne kadar) zarf; ismi etkiliyorsa (hangi) sıfattır.
- A) “Dolaşıp duruyorsun” fiiline sorulan “Ne?” sorusu “Niçin?” anlamı taşıdığı için Soru Zarfıdır.
- B) “Taşıyorsun” fiiline yönelik “Ne?” sorusu yine “Niçin?” anlamında olduğu için Soru Zarfıdır.
- C) “Şirin” sıfatını derecelendiren “Ne” sözcüğü “Çok/Ne kadar” anlamında kullanıldığı için Derecelendirme (Miktar) Zarfıdır.
- D) “Gün” ismini belirten “Ne gün?” sorusu “Hangi gün?” anlamında kullanıldığı için Soru Sıfatıdır.
Cevap: D
Yer-yön zarfları; fiilleri veya fiilimsileri yer bakımından belirten, ek almamış sözcüklerdir. Bu sözcükler çekim eki aldıklarında “isim”, bir ismin önüne geldiklerinde ise “sıfat” olurlar.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer-yön bildiren sözcük zarf görevinde kullanılmıştır?
- Yağmur aniden bastırınca herkes koşarak içeri girdi.
- Balkondan aşağıya bakınca başım döndü.
- Yukarı kattaki tadilat sesi hepimizi yordu.
- Otobüs şoförü yolculara geriye doğru ilerlemelerini söyledi.
Sorunun Çözümü
Yer-yön bildiren sözcüklerin (aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri…) zarf olabilmesi için yalın hâlde (ek almadan) kullanılması ve bir fiili nitelemesi gerekir.
- A) “İçeri” sözcüğü ek almamış ve “girdi” fiilinin yönünü belirttiği için yer-yön zarfıdır.
- B) “Aşağı” sözcüğü “-ya” yönelme hâl ekini aldığı için zarf değil, isim görevindedir.
- C) “Yukarı” sözcüğü “kat” isminin önüne gelip onu nitelediği için sıfat görevindedir.
- D) “Geri” sözcüğü “-ye” yönelme hâl ekini aldığı için isimleşmiştir.
Cevap: A
I. Çatıdaki eski kiremitleri değiştirdik. II. Öğretmenimiz konuyu detaylıca anlattı. III. Göçmen kuşlar güzün güneye uçar. IV. Meraklı çocuk pencereden aşağı bakıyordu.
Numaralanmış cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük zarf (belirteç) görevinde değildir?
- I
- II
- III
- IV
Sorunun Çözümü
Zarflar fiilleri veya fiilimsileri etkilerken, sıfatlar isimlerin önüne gelerek onları niteler veya belirtir.
- A) “Eski” sözcüğü, “kiremit” isminin önüne gelerek onun özelliğini belirttiği için niteleme sıfatıdır.
- B) “Detaylıca” sözcüğü, “anlattı” fiilinin nasıl yapıldığını belirttiği için durum zarfıdır.
- C) “Güzün” (sonbaharda) sözcüğü, “uçar” fiilinin zamanını belirttiği için zaman zarfıdır.
- D) “Aşağı” sözcüğü, “bakıyordu” fiilinin yönünü belirttiği ve ek almadığı için yer-yön zarfıdır.
Cevap: A
İkilemeler cümleye kattıkları anlama ve üstlendikleri göreve göre farklılık gösterir. İsmi niteleyen ikilemeler sıfat, fiili niteleyen ikilemeler ise zarf olur.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme görev bakımından diğerlerinden farklıdır?
- Rüzgâr, açık pencereden içeri serin serin esiyordu.
- Misafirlere ikram etmek için sıcak sıcak poğaçalar yaptı.
- Haberin doğrusunu öğrenmek için koşa koşa geldi.
- Dedem, eskiden yaşadığı o günleri uzun uzun anlattı.
Sorunun Çözümü
İkilemenin türünü bulmak için hangi sözcük türünü (isim mi, fiil mi) etkilediğine bakılır.
- A) “Esmek” fiilini durum yönünden tamamladığı için (Nasıl esiyordu?) durum zarfıdır.
- B) “Poğaça” ismini nitelediği için (Nasıl poğaça?) niteleme sıfatıdır.
- C) “Gelmek” fiilini durum yönünden tamamladığı için (Nasıl geldi?) durum zarfıdır.
- D) “Anlatmak” fiilini durum yönünden tamamladığı için (Nasıl anlattı?) durum zarfıdır.
Cevap: B
Durum zarfları sadece eylemin “nasıl” yapıldığını belirtmez; bazen de eyleme kesinlik, olasılık (ihtimal) veya yineleme anlamları katar.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi olasılığa (ihtimale) bağlanmıştır?
- Yoğun trafik yüzünden törene belki geç kalabiliriz.
- Öğretmenimiz dersi her zaman dikkatle anlatır.
- Misafirlerimiz yarın sabah kesinlikle burada olacak.
- Kardeşim odasında sessizce kitap okuyor.
Sorunun Çözümü
Olasılık bildiren zarflar, eylemin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin kesin olmadığını, bir ihtimale bağlı olduğunu ifade eder.
- A) “Geç kalabiliriz” eylemi “belki” sözcüğü ile bir ihtimale bağlanmıştır. Kesinlik yoktur.
- B) “Dikkatle” sözcüğü eylemin nasıl yapıldığını (Durum Zarfı) bildirir.
- C) “Kesinlikle” sözcüğü eyleme ihtimal değil, tam tersine kesinlik anlamı katar.
- D) “Sessizce” sözcüğü eylemin yapılış şeklini (Durum Zarfı) bildirir.
Cevap: A
İkilemeler, cümlede isimleri nitelediklerinde “sıfat”, fiilleri veya fiilimsileri etkilediklerinde ise “zarf” görevinde kullanılırlar.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, zarf (belirteç) görevinde kullanılmamıştır?
- Minik kedi, annesinin arkasından tıpış tıpış yürüyordu.
- Öğretmenimiz konuyu derin derin düşünmemizi istedi.
- Manavın tezgâhında çeşit çeşit meyveler diziliydi.
- Dün akşamki şiddetli fırtınada yağmur bardaktan boşanırcasına yağdı.
Sorunun Çözümü
Soruda ikilemenin fiili mi yoksa ismi mi etkilediğine bakmalıyız. Fiili etkileyenler zarf, ismi etkileyenler sıfattır.
- A) “Yürüyordu” (fiil) → Nasıl yürüyordu? “Tıpış tıpış” (Durum Zarfı).
- B) “Düşünmemizi” (fiilimsi) → Nasıl düşünmemizi? “Derin derin” (Durum Zarfı).
- C) “Meyveler” (isim) → Nasıl meyveler? “Çeşit çeşit” (Niteleme Sıfatı). İkileme burada bir ismin önüne gelmiştir, zarf değildir.
- D) “Yağdı” (fiil) → Nasıl yağdı? “Bardaktan boşanırcasına” (Durum Zarfı – Deyimleşmiş ikileme grubu).
Cevap: C
Soru anlamı taşıyan sözcükler cümlede farklı görevlerde kullanılabilir. Eğer soru sözcüğü bir fiilin veya fiilimsini durumunu, zamanını, miktarını soruyorsa zarf; ismin yerini tutuyorsa zamir; ismin önüne geliyorsa sıfat olur. Soru eki “mi/mı” olan cümlelerde ise soru anlamı edatla sağlanır.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı zarfla sağlanmıştır?
- Bu kadar karmaşık bir makineyi tamir etmeyi nasıl başardın?
- Yazarın son çıkan romanında ne anlatılıyor?
- Otobüsün ne zaman kalkacağını görevliye sordun mu?
- Tatil boyunca ailecek nereye gitmeyi planlıyorsunuz?
Sorunun Çözümü
Soru anlamının zarfla sağlanması için soru sözcüğünün fiili etkilemesi ve cevap olarak bir zarf (durum, zaman vb.) vermesi gerekir.
- A) “Nasıl” sözcüğü “başardın” fiilinin yapılış biçimini sormaktadır. Fiili nitelediği için soru zarfıdır.
- B) “Ne” sözcüğü bir ismin (konunun) yerini tuttuğu için soru zamiridir.
- C) Cümlede “ne zaman” zarfı geçse de, cümlenin genel soru anlamı “mu” soru eki (edatı) ile sağlanmıştır. Cevap “Evet/Hayır” olur.
- D) “Nereye” sözcüğü ismin hal ekini (-e) almış ve bir yer isminin yerini tutmuştur, bu yüzden soru zamiridir.
Cevap: A