7. Sınıf Din Kültürü Melek ve Ahiret İnancı 4. Test Çözümlü
1

Dünya hayatı, sonsuz olan ahiret yurduna bir hazırlık evresidir. Bir çiftçi nasıl hasat zamanını düşünerek tarlasını ekerse, inanan bir insan da öldükten sonra yaptıklarının karşılığını göreceğini bilerek yaşar. Bu inanç, kişiyi başıboş davranmaktan alıkoyar.

Bu metne göre ahiret inancının birey üzerindeki etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • İnsanı sorumlu davranmaya yöneltir.
  • Hayatına çeki düzen vermesini sağlar.
  • Sadece dünya mutluluğuna odaklanmasına neden olur.
  • Kötü davranışlardan uzak durmasına katkı sağlar.

Çözüm

Verilen metinde dünya hayatının ahiretin bir tarlası olduğu ve insanın yaptıklarının karşılığını göreceği bilinciyle yaşaması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bilinç, insanın davranışlarını şekillendirir.

  • A Şıkkı: Metindeki “yaptıklarının karşılığını göreceğini bilerek yaşar” ifadesi, sorumluluk bilincini gösterir.
  • B Şıkkı: “Başıboş davranmaktan alıkoyar” ifadesi, insanın hayatını düzene soktuğunu ve disipline ettiğini doğrular.
  • C Şıkkı: Metinde ahiret yurduna hazırlıktan bahsedilmektedir. Sadece dünya mutluluğuna odaklanmak, ahiret inancının getirdiği bir sonuç değil, aksine bu inancın zıddı olan bir durumdur.
  • D Şıkkı: “Başıboş davranmaktan alıkoyar” ifadesi, kişinin kötülüklerden ve gelişigüzel davranışlardan uzak durduğunu ifade eder.

Sonuç olarak, ahiret inancı insanı sadece dünyaya değil, sonsuz hayata odaklar. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.

2

Din Kültürü öğretmeni derste öğrencilerine; “Her insan yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere diriltilir.” hadis-i şerifini okumuştur. Bu hadisi düşünen 7. sınıf öğrencisi Mert, dünya hayatındaki eylemlerinin sonsuz hayatını etkileyeceğini fark etmiştir.

Bu farkındalığa sahip olan Mert’in, aşağıdaki davranışlardan hangisini sergilemesi beklenir?

  • İbadetlerini sadece yaşlılık dönemine ertelemesi
  • Yaptığı gizli hataların meleklerce görülmediğini düşünmesi
  • Söz ve davranışlarına her zaman dikkat ederek yaşaması
  • Ahiret hayatının varlığından şüphe duyması

Çözüm

Verilen hadiste, insanın dünya hayatındaki yaşantısının ölüm anını ve ahiretteki diriliş (ba’s) durumunu belirleyeceği vurgulanmıştır. Bu sebeple ahirete inanan bir kişi, dünyayı bir imtihan alanı olarak görür.

  • A Şıkkı: İbadetleri ertelemek, ölümün ne zaman geleceği belli olmadığı için bu hadisin mesajına aykırı bir tutumdur.
  • B Şıkkı: Kiraman Kâtibin meleklerinin her şeyi kayıt altına aldığı bilinci, sorumsuz davranmayı engeller. Bu davranış beklenmez.
  • C Şıkkı: Hadisin ana mesajı “ne ekersen onu biçersin” ilkesidir. Mert’in ahirette iyi bir karşılık bulmak için davranışlarına dikkat etmesi en beklenen tutumdur.
  • D Şıkkı: Hadisi ilke edinen biri ahiretten şüphe duymaz, aksine hazırlık yapar.

Sonuç olarak, dünya hayatının ahiretin bir tarlası olduğunu bilen öğrenciden, hayatını kontrol altına alması ve dikkatli yaşaması beklenir.

3

Hakan, kantinde arkadaşının hakkını yemenin basit bir şaka olduğunu ve büyütülmemesi gerektiğini düşünmektedir. Ona uyarıda bulunan sıra arkadaşı ise şu ayetleri hatırlatır: “Kim zerre miktarı hayır işlemişse onu görür. Kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onu görür.” (Zilzâl suresi, 7-8. ayetler)

Verilen olay ve ayetler birlikte değerlendirildiğinde, ahiret inancı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

  • İnsanın tüm davranışları kayıt altına alınmaktadır.
  • Küçük hatalar ve günahlar hesap gününde affedilecektir.
  • Ahirette hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
  • İyilik de kötülük de ahirette karşılığını bulacaktır.

Çözüm

Zilzâl suresindeki “zerre miktarı” ifadesi, en küçük iyiliğin veya kötülüğün dahi Allah katında bir karşılığı olduğunu vurgulamaktadır. Ayetler, büyük-küçük ayrımı yapmaksızın mutlak bir adalet terazisine işaret eder.

  • A Şıkkı: Ayetlerde “görür” ifadesinin kullanılması, eylemlerin bilindiğini ve kayıtlı olduğunu gösterir. Ulaşılabilir.
  • B Şıkkı: Ayette “zerre miktarı kötülük işleyenin onu göreceği” açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla küçük hataların hesaba katılmayacağı veya doğrudan affedileceği yargısı bu ayetlerle çelişir. Ulaşılamaz.
  • C Şıkkı: Her şeyin karşılığının verilmesi, adaletin tam olarak sağlanacağını (tecelli edeceğini) gösterir. Ulaşılabilir.
  • D Şıkkı: Ayetin ana mesajı, hem hayrın hem de şerrin karşılıksız kalmayacağıdır. Ulaşılabilir.

Sonuç olarak, ayetler küçük-büyük ayrımı yapmadan her davranışın hesabının verileceğini kanıtlar.

4

Köyüne giden Murat, kışın tamamen kuruyan ve ölmüş gibi görünen tarlaların, bahar yağmurlarıyla birlikte yemyeşil bir halı gibi canlandığını fark eder. Dedesi bu durumu şöyle açıklar: “Evladım, şu gördüğün toprağa can veren Allah, çürüyüp toprak olmuş kemikleri de aynen böyle eski haline getirecektir.”

Dedesinin Murat’a yaptığı bu açıklama, ahiret hayatı ile ilgili aşağıdaki konulardan hangisini kanıtlamak için söylenmiştir?

  • Dünya hayatının geçici bir imtihan yeri olduğunu
  • Ölümden sonra yeniden dirilişin gerçekleşeceğini
  • İnsanların dünyadaki tüm davranışlarından sorumlu tutulacağını
  • Kıyamet vaktinin sadece Allah tarafından bilindiğini

Çözüm

Paragrafta, doğadaki mevsimsel döngü (kışın kuruma, baharda canlanma) üzerinden ahiret inancının bir aşaması örneklendirilmiştir. Kuruyan toprağın su ile canlanması, Kur’an-ı Kerim’de sıkça kullanılan bir benzetmedir ve bu durum fiziksel olarak imkansız gibi görünen “yeniden dirilişin” (Ba’s) Allah’ın gücüyle mümkün olduğunu anlatır.

  • A Şıkkı: Metinde dünyanın geçiciliğine değil, Allah’ın yaratma gücünün sürekliliğine vurgu yapılmıştır.
  • B Şıkkı: Dede, “toprağa can veren Allah’ın kemikleri de eski haline getireceğini” söyleyerek doğrudan “Ba’s” yani yeniden diriliş gerçeğini ispatlamıştır. Doğru cevap budur.
  • C Şıkkı: Hesap ve sorumluluk (Mizan/Hesap) ahiretin bir aşamasıdır ancak metindeki “canlanma” örneği bu aşamayla ilgili değildir.
  • D Şıkkı: Kıyametin zamanı ile ilgili bir bilgi veya ima metinde yer almamaktadır.

Sonuç olarak; doğadaki canlanma örneği, mantıksal olarak ölümden sonraki ikinci hayatın (dirilişin) mümkün olduğunu kavratmayı amaçlar.

5

Kur’an-ı Kerim’de dünya hayatının geçici bir imtihan alanı, ahiretin ise kalıcı bir yurt olduğu sıkça vurgulanır. Allah, insanların dünyaya aldanmamaları için pek çok ayette bu iki hayatı birbiriyle kıyaslar ve ahiretin üstünlüğüne dikkat çeker.

Bu metne göre, aşağıdaki ayetlerin hangisinde dünya ve ahiret hayatı arasında bir kıyaslama yapılmamıştır?

  • “Ey kavmim! Bu dünya hayatı bir sürelik yararlanmadan ibarettir; ahirete gelince, ebedîlik yurdu işte orasıdır.” (Mü’min suresi, 39. ayet)
  • “Taşkınlık edip dünya hayatını ahirete tercih edene şüphesiz cehennem tek barınaktır.” (Naziât suresi, 37-39. ayetler)
  • “Rabbimiz Allah’tır deyip sonra dosdoğru olanlar… Onların üzerine melekler iner: ‘Korkmayın… Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız’ derler.” (Fussilet suresi, 30-31. ayetler)
  • “Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahiret yurdu ise Allah’tan korkanlar için daha hayırlıdır.” (En’âm suresi, 32. ayet)

Çözüm

Soruda, dünya hayatının geçiciliği ile ahiret hayatının kalıcılığı arasındaki karşılaştırmanın (kıyaslamanın) yapılmadığı ayet sorulmaktadır. Seçenekleri bu bağlamda inceleyelim:

  • A Şıkkı: Ayette dünya için “bir sürelik yararlanma”, ahiret için ise “ebedilik yurdu” ifadesi kullanılarak net bir süre kıyaslaması yapılmıştır.
  • B Şıkkı: Dünya hayatını ahirete tercih edenlerin durumu eleştirilerek, iki hayatın değeri ve sonucu arasında bir karşılaştırma (tercih kıyası) yapılmıştır.
  • C Şıkkı: Bu ayette meleklerin inananlara hem dünyada hem de ahirette dost olduğu belirtilir. Burada iki hayatın birbiriyle kıyaslanması değil, müminler için her iki hayatta da devam eden “güven ve dostluk” durumu vurgulanmıştır.
  • D Şıkkı: Dünya “oyun ve eğlence” olarak nitelendirilirken, ahiret yurdu “daha hayırlı” olarak tanımlanmış ve açık bir üstünlük kıyaslaması yapılmıştır.

C seçeneğinde bir zıtlık veya üstünlük kıyaslaması değil, durumun sürekliliği ifade edildiği için doğru cevap C şıkkıdır.

6

Sonbaharda ağaçların yapraklarını döktüğünü gören Selim hüzünlenir. Babası ona Hadid suresinin 20. ayetini hatırlatır: “Bilin ki dünya hayatı… tıpkı bir yağmur gibidir ki bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurur, sapsarı olduğunu görürsün… Ahirette ise (dünyadaki amele göre) ya çetin bir azap yahut Allah’ın rızası vardır.”

Verilen ayet ve olay dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

  • Dünya hayatındaki güzellikler geçici ve aldatıcıdır.
  • Ahiret hayatı, dünyada yapılanların bir sonucudur.
  • İnsan, dünya nimetlerinden tamamen uzak durmalıdır.
  • Dünya hayatı sonlu, ahiret hayatı ise sonsuzdur.

Çözüm

Hadid suresinin 20. ayetinde dünya hayatının evreleri bir bitkinin yeşerip sonra kurumasına benzetilerek anlatılmıştır. Bu benzetme dünyanın geçiciliğini vurgular ancak dünyayı tamamen terk etmeyi emretmez.

  • A Şıkkı: Ayetteki “sonra kurur, sapsarı olur” ifadesi dünyanın geçiciliğini ve aldatıcılığını gösterir.
  • B Şıkkı: “Ahirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın rızası vardır” ifadesi, sonucun dünyadaki amellere bağlı olduğunu belirtir.
  • C Şıkkı: İslam dini dünya ve ahiret dengesini esas alır. Ayette dünyanın geçiciliği vurgulansa da “dünya nimetlerinden tamamen uzak durun” emri çıkarılamaz.
  • D Şıkkı: Dünyanın kuruyup yok olması sonlu olduğunu, ahiretteki ceza veya ödül durumu ise devamlılığı (sonsuzluğu) ifade eder.

Sonuç olarak, ayet dünyanın geçiciliğini anlatmakta fakat dünyadan tamamen kopmayı öğütlememektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.

7

İnsan, dünyaya sadece yiyip içmek veya eğlenmek için gönderilmemiştir. Hayatın ve ölümün var edilmesinin temel bir gayesi vardır. Bu gaye, insanın özgür iradesiyle iyi ile kötüyü tercih etmesi ve güzel davranışlar sergileyerek Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmasıdır.

Bu metinde vurgulanan düşünceyi aşağıdaki ayetlerden hangisi doğrudan destekler?

  • “Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebût suresi, 57. ayet)
  • “Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur.” (Mü’min suresi, 59. ayet)
  • “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.” (Mülk suresi, 2. ayet)
  • “De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir.” (İhlâs suresi, 1-2. ayetler)

Çözüm

Soru kökünde, insanın yaratılış amacının ve dünya hayatının bir gayesi olduğunun altı çizilmiştir. Bu gaye, insanın davranışlarının (amellerinin) sınanmasıdır.

  • A Şıkkı: Bu ayet ölümün kaçınılmazlığını ve ahirete dönüşü vurgular, ancak yaratılışın “sınama” amacına doğrudan değinmez.
  • B Şıkkı: Bu ayet kıyametin kesinliğini bildirir, insanın sorumluluğuna odaklanmaz.
  • C Şıkkı: Mülk suresinin 2. ayeti, ölümün ve hayatın var edilme nedenini “insanları sınamak ve kimin daha güzel davranışta bulunacağını ortaya çıkarmak” olarak açıkça belirtir. Metinle tam örtüşen ifade budur.
  • D Şıkkı: Bu ayet Allah’ın birliğini (Tevhid) anlatır, imtihan konusuyla ilgili değildir.

Sonuç olarak, hayatın bir imtihan sahası olduğunu en net ifade eden seçenek C şıkkıdır.

8

İsrafil (a.s.) Sûr borusuna ikinci kez üflediğinde, Allah’ın emriyle tüm ölüler yeniden hayat bulacaktır. İnsanların dünya hayatında yaptıklarının hesabını vermek üzere mezarlarından kalktığı bu olay, ahiret hayatının başlangıç aşamalarından biridir.

Paragrafta anlatılan ve “öldükten sonra yeniden dirilmek” anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

  • Berzah
  • Haşir
  • Ba’s
  • Mizan

Çözüm

Ahiret hayatının aşamaları sırasıyla gerçekleşir. Soruda, İsrafil’in (a.s.) ikinci kez Sûr’a üflemesiyle gerçekleşen “yeniden diriliş” olayı sorulmuştur.

  • A Şıkkı (Berzah): Ölümle başlayıp yeniden dirilişe kadar geçen kabir hayatıdır. Dirilişten önceki süreçtir.
  • B Şıkkı (Haşir): Diriltilen insanların hesap vermek üzere toplanması olayıdır. Dirilişten sonraki aşamadır.
  • C Şıkkı (Ba’s): Kelime anlamı olarak “göndermek, diriltmek” demektir. Terim olarak ise Allah’ın ölüleri yeniden hayata döndürmesi olayıdır. Doğru cevap budur.
  • D Şıkkı (Mizan): Ahirette insanların sevap ve günahlarının tartıldığı ilahi adalet terazisidir.

Sonuç olarak, metinde tanımı yapılan “mezardan kalkma ve dirilme” olayı Ba’s kavramıdır.

9

Din Kültürü dersinde ahiret hayatının aşamalarını işleyen Kübra, Muhammed suresi 15. ayetin mealini okuduğunda şu ifadelerle karşılaşır: “…İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içecekten ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır…”

Verilen ayetteki tasvire göre, müminlerin ödüllendirileceği bu ebedi mekan aşağıdakilerden hangisidir?

  • Cennet
  • Mahşer
  • Berzah
  • Araf

Çözüm

Muhammed suresi 15. ayette geçen “süzme baldan ırmaklar”, “tadı değişmeyen süt” ve “çeşitli meyveler” gibi ifadeler, Allah’ın emirlerine uyanlar için hazırladığı ödül yerini tarif etmektedir.

  • A Şıkkı: Ayetteki nimetler ve ebedi mutluluk tasviri, Cennet kavramının karşılığıdır. Doğru cevaptır.
  • B Şıkkı: Mahşer, insanların hesap vermek üzere toplanacağı büyük meydandır; nimet yeri değildir.
  • C Şıkkı: Berzah, kabir hayatı demektir; dünya ile ahiret arasındaki bekleme salonudur.
  • D Şıkkı: Araf, cennet ile cehennem arasındaki yerdir; ayetteki üstün nimetler burayı işaret etmez.

Sonuç olarak, sınırsız ikram ve mutluluğun anlatıldığı yer Cennet’tir.

10

7. sınıf öğrencisi Kerem, Din Kültürü dersi için “Ahiret Hayatının Aşamaları” konulu bir pano hazırlamış ve panoya şu tanımları yazmıştır:

  • İsrafil meleğinin Sûr’a ikinci kez üflemesiyle dirilen insanların, hesap vermek üzere toplanacakları büyük meydandır.
  • İnsanların dünyada yaptıkları iyilik ve kötülüklerin en ince ayrıntısına kadar tartılacağı ilahi adalet terazisidir.
  • Dünya hayatında yapılan her türlü davranışın melekler tarafından yazıldığı ve hesap günü sahibine verilecek olan rapordur.

Buna göre Kerem, hazırladığı panoda aşağıdaki kavramlardan hangisinin tanımına yer vermemiştir?

  • Mahşer
  • Mizan
  • Kıyamet
  • Amel Defteri

Çözüm

Soruda verilen öncüller, ahiret hayatının belirli aşamalarını tanımlamaktadır. Öğrencinin bu tanımları kavramlarla eşleştirmesi ve dışta kalanı bulması beklenmektedir.

  • A Şıkkı (Mahşer): Birinci maddede geçen “insanların toplanacağı büyük meydan” ifadesi Mahşer yerini tanımlar. Panoda yer verilmiştir.
  • B Şıkkı (Mizan): İkinci maddede geçen “iyilik ve kötülüklerin tartılacağı terazi” ifadesi Mizan kavramını tanımlar. Panoda yer verilmiştir.
  • C Şıkkı (Kıyamet): Kıyamet; evrenin düzeninin bozulması ve dünya hayatının tamamen sona ermesidir. Panoda bu olayın (Sûr’a ilk üfleniş ve yıkılış) tanımı yapılmamıştır. Doğru cevap budur.
  • D Şıkkı (Amel Defteri): Üçüncü maddede geçen “yapılanların yazıldığı rapor” ifadesi Amel Defterini tanımlar. Panoda yer verilmiştir.

Sonuç olarak; Mahşer, Mizan ve Amel Defteri kavramlarının tanımları panoda bulunurken, evrenin sonunu ifade eden “Kıyamet” kavramının tanımı yapılmamıştır.

11

“Oku şimdi kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter.” (İsra suresi, 14. ayet) ayetini okuyan bir mümin, hayatının her anının kayıt altına alındığını bilir. Bu bilinçle yaşayan insan; kimse görmese bile kötülükten kaçınır, ömrünü faydalı işlerle geçirir ve Allah’ın huzuruna yüz akıyla çıkmak için çabalar.

Bu metne göre, ahiret inancına sahip bir kimseden;

  1. Hesap gününe hazırlıklı olması,
  2. Sorumluluk bilinciyle hareket etmesi,
  3. Davranışlarını kontrol altında tutması

tutumlarından hangilerini sergilemesi beklenir?

  • Yalnız I
  • I ve II
  • II ve III
  • I, II ve III

Çözüm

Verilen metinde, kişinin “kitabını oku” emriyle karşılaşacağı ve hesap vereceği vurgulanmıştır. Bu durumun müminin hayatına yansımaları sorulmaktadır:

  • I. Öncül: Metinde “Allah’ın huzuruna yüz akıyla çıkmak için çabalar” ifadesi, kişinin o gün için hazırlık yaptığını gösterir.
  • II. Öncül: “Hayatının her anının kayıt altına alındığını bilir” ve “faydalı işlerle geçirir” ifadeleri, kişinin başıboş değil, bir sorumluluk bilinciyle yaşadığını kanıtlar.
  • III. Öncül: “Kimse görmese bile kötülükten kaçınır” ifadesi, kişinin ahiret inancı sayesinde davranışlarına çeki düzen verdiğini ve otokontrol sağladığını (davranışlarını kontrol ettiğini) gösterir.

Her üç davranış da metinden çıkarılabilecek beklenen tutumlardır. Bu nedenle doğru cevap D şıkkıdır.

12

Akşam haberlerinde bilim insanlarının Dünya’nın geleceği hakkındaki teorilerini izleyen Elif, babasına “Dünyanın sonu tam olarak ne zaman gelecek?” diye sorar. Babası ise şu cevabı verir: “Kızım, bu öyle büyük bir olaydır ki zamanını melekler ve peygamberler dahi bilemez. O bilgi sadece Allah’a aittir ve dünya hayatının bittiği o an ansızın gelecektir.”

Babası, Elif’e verdiği bu cevapla aşağıdaki kavramlardan hangisini tarif etmektedir?

  • Kıyamet
  • Mahşer
  • Mizan
  • Ba’s

Çözüm

Parçada tarif edilen olay, dünya hayatının tamamen sona ermesi ve her şeyin yok olmasıdır. Bu olayın en belirgin özelliği, zamanının sadece Allah tarafından bilinmesi (Gayb) ve peygamberler dahil kimseye bildirilmemiş olmasıdır.

  • A Şıkkı (Kıyamet): Dünya hayatının sona ermesi ve ölülerin diriltilmesi için İsrafil (a.s)’ın Sûr’a üflemesi olayıdır. Parçadaki “zamanının bilinmemesi” ve “hayatın bitmesi” özellikleri doğrudan kıyameti anlatır.
  • B Şıkkı (Mahşer): Kıyametten sonra insanların hesap vermek üzere toplanacakları büyük meydandır. Olayın kendisi değil, toplanma yeridir.
  • C Şıkkı (Mizan): Ahirette günah ve sevapların tartılacağı manevi adalet terazisidir.
  • D Şıkkı (Ba’s): Öldükten sonra yeniden dirilmeyi ifade eder.

Sonuç olarak, zamanı gizli olan ve dünya hayatını sonlandıran olay Kıyamet’tir. Doğru cevap A seçeneğidir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz