1
Dere yatağına ev yapan Mustafa Bey yaşanan sel felaketinden sonra
“Ne yapayım? Kaderim böyleymiş.” diye yakınır.
Buna göre onun kader anlayışıyla ilgili,
I. Kaderi pasif bir duruş olarak görmüştür.
II. Kaderde, insanın sorumluluğunun olmadığına inanmıştır.
III. Kaderi, önünde duramayacağı bir güce boyun eğme olarak anlamıştır.
sonuçlarından hangileri çıkarılabilir?
- I ve II
- I ve III
- II ve III
- I, II ve III
1. Sorunun Çözümü
Öncelikle, Mustafa Bey’in “Kaderim böyleymiş.” ifadesi, yaşadığı felaket sonrası duygu durumunu ve olaylara karşı sergilediği pasif yaklaşımı açıkça yansıtmaktadır. Bu söz, kendisini olayların akışına teslim olmuş bir birey olarak görmesinin yanı sıra, yaşananların kontrolünün kendisinde olmadığına dair inancını da ortaya koyar.
I. Madde: Kaderi pasif bir duruş olarak görmek ifadesi, Mustafa Bey’in felaket karşısında harekete geçmek yerine, durumu kabullenme eğilimini gösterir. Bu, ifadenin ilk ve en belirgin yorumudur.
II. Madde: Kaderde, insanın sorumluluğunun olmadığına inanmak ifadesi, felaketin kişisel çaba veya müdahale ile kontrol edilemeyeceğini vurgular. Mustafa Bey’in yaşadığı olaylar karşısında sorumluluk almaktan ziyade, durumun doğal seyrine boyun eğdiğini ifade eder.
III. Madde: Kaderi, önünde duramayacağı bir güce boyun eğme yorumu ise, felaket gibi büyük ve kaçınılmaz olaylar karşısında bireyin kendi iradesini kaybettiğini anlatır. Bu durum, doğal afetler gibi güçlerin insan kontrolünün ötesinde olduğunu göstermektedir.
Yanlış olan şıkların değerlendirilmesi:
- A seçeneği sadece I ve II maddelerini içerir. Ancak, Mustafa Bey’in ifadesinde yer alan boyun eğme durumu III. madde ile de açıklanmalıdır.
- B seçeneği I ve III maddelerine vurgu yaparken, insanın sorumluluğunun olmadığına dair açıklamayı (II. madde) ihmal eder. Bu, durumun tam analizini engeller.
- C seçeneği ise II ve III maddelerini kapsar; fakat, Mustafa Bey’in pasif duruşunu belirten I. madde göz ardı edilmiştir. Bu madde, onun kader anlayışının temel bir parçasıdır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, doğru cevap “D” şıkkıdır. Mustafa Bey’in ifadesinde, kader anlayışına dair pasif duruş, sorumluluk eksikliği ve güç karşısında boyun eğme gibi üç önemli unsur bir arada yer almaktadır. Bu unsurların her biri, sorunun ifade ettiği durumu farklı bir açıdan ele alıp, olaylara karşı genel bir kabullenme ve teslimiyet halini göstermektedir. Öğrenciler olarak, her maddeyi dikkatle analiz edip, verilen ifadelerle ilişkilendirmeniz, sınavlarda konuları derinlemesine kavramanız için oldukça önemlidir. Unutmayınız ki, her bir maddenin altını çizerek anlamak, konuyu tam olarak kavramanıza yardımcı olacaktır.
2
“İnsanoğlu kıyamet gününde şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabb’inin huzurundan bir yere kımıldayamaz:
Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından,
bildiği ile amel edip etmediğinden.”
Bu hadisten, insanla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- Ömrünün sınırlı olduğuna
- Yaptıklarından hesaba çekileceğine
- İrade ve sorumluluk sahibi olduğuna
- Yaratılmışların en şereflisi sayıldığına
2. Sorunun Çözümü
Öncelikle, verilen hadis metninde kıyamet gününde insanoğlunun hangi hususlardan hesaba çekileceği açıkça ifade edilmiştir. Bu hususlar; ömrünü nerede ve nasıl tükettiği, gençliğini nerede geçirdiği, malını nereden kazanıp nereye harcadığı ve bildiği ile amel edip etmediği şeklinde sıralanmıştır. Hadisin amacı, insanın yaşamı boyunca sergilediği tutum ve davranışların kıyamet gününde sorgulanacağına işaret etmektir.
Şıkları değerlendirdiğimizde:
A seçeneği: “Ömrünün sınırlı olduğuna” ifadesi, ömrünü nasıl tükettiği sorusundan hareketle, insanın yaşam süresinin sınırlı olduğunun ima edilebileceğini düşündürmektedir.
B seçeneği: “Yaptıklarından hesaba çekileceğine” ifadesi, hadisin ana temasını oluşturmaktadır. Hesaba çekilme konusu, kıyamet gününde insanın yapmış olduğu tüm eylemlerin sorgulanacağını vurgular.
C seçeneği: “İrade ve sorumluluk sahibi olduğuna” ilişkin çıkarım, insanın kendi davranışlarından sorumlu olması ve eylemlerini kendisinin yönlendirmesi fikrine dayanır. Bu durum, hadis bağlamında dolaylı olarak değerlendirilebilir.
D seçeneği: “Yaratılmışların en şereflisi sayıldığına” ifadesi ise, hadis metninde hiç ele alınmayan bir konudur. Hadis, insana dair hesap sorulacak unsurları belirtirken, onun yaratılmışlar arasındaki şerefiyle ilgili herhangi bir bilgi vermemektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, hadisten insanın yaratılmışlar arasındaki şerefi hakkında bir bilgiye ulaşılmadığı açıkça görülmektedir. Dolayısıyla, doğru cevap “D” şıkkıdır. Öğrenciler olarak, metindeki ifadeleri dikkatle analiz etmeli ve hangi bilginin doğrudan verilip hangisinin çıkarılamayacağını iyi ayırt etmelisiniz. Bu yöntem, benzer sorular karşısında doğru sonuçlara ulaşmanızda size büyük katkı sağlayacaktır.
3
Evrendeki hiçbir şey başıboş, anlamsız ve amaçsız değildir. Hiçbir varlık kendisi için belirlenmiş kanunların dışına çıkmaz.
Her varlık, birbiriyle uyum içinde ve büyük bir bütünün parçası olarak hareket eder.
Örneğin bazı canlılar oksijen tüketip karbondioksit açığa çıkarır, bitkiler ise besin üretmek için karbondioksit tüketip oksijen üretir.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- Canlıların hiçbir varlığa ihtiyaç duymadan yaşadığına
- Bütün varlıkların evrenin işleyişinde görevi olduğuna
- Her varlığın, yaratılış gayesine uygun hareket ettiğine
- Evrendeki her şeyin belli bir düzene göre yaratıldığına
3. Sorunun Çözümü
Öncelikle, verilen parçanın ana mesajı, evrendeki hiçbir şeyin başıboş, anlamsız ve amaçsız olmadığıdır. Parça, her varlığın belirli kanunlar çerçevesinde, birbirleriyle uyum içinde hareket ettiğini ve büyük bir bütünün parçası olduğunu ifade eder. Bu bağlamda, canlılar arasındaki etkileşimler ve doğal dengeler, evrendeki düzenin temel taşlarını oluşturur.
Parçada özellikle, canlıların birbirine olan bağımlılığı ve doğal döngülerden bahsedilmektedir. Örneğin; bazı canlıların oksijen tüketip karbondioksit açığa çıkarması ve bitkilerin karbondioksit tüketip oksijen üretmesi vurgulanarak, doğanın işleyişinde her canlının belirli bir görevi olduğu belirtilmiştir. Bu durum, evrendeki her varlığın yaratılış gayesine uygun hareket ettiğini, her birinin belli bir düzene göre yer aldığını ve hiçbir şeyin rastlantısal olmadığını ortaya koyar.
Şıkları değerlendirirken:
- B seçeneği: “Bütün varlıkların evrenin işleyişinde görevi olduğuna” ifadesi, metinde vurgulanan düzen ve görev bilinciyle uyum içerisindedir.
- C seçeneği: “Her varlığın, yaratılış gayesine uygun hareket ettiğine” ifadesi de parçanın ana fikrine doğrudan hitap eder.
- D seçeneği: “Evrendeki her şeyin belli bir düzene göre yaratıldığına” ifadesi, varlıkların belirli kanunlara bağlı olarak işlediğini ve evrensel uyumun varlığını belirtir.
Sonuç olarak, parçanın vurguladığı karşılıklı bağımlılık ve düzen anlayışı göz önünde bulundurulduğunda, doğru cevap “A” şıkkıdır. Öğrenciler olarak, metinde verilen bilgileri dikkatlice değerlendirip, hangi ifadelerin desteklendiğini ve hangilerinin desteklenmediğini ayırt etmek, konuyu derinlemesine kavramanız açısından oldukça önemlidir. Her zaman metindeki detaylara dikkat etmeli, çıkarım yaparken metnin bütünlüğünü göz önünde bulundurmalısınız. Böylece benzer sorularda doğru sonuca ulaşmanız mümkün olacaktır.
4
Yetiştirdiği mısırlarla her yıl “en kaliteli mısır” ödülünü alan bir çiftçi bu mısırların tohumlarını,
ekmeleri için komşularına da dağıtmaktadır.
Bunu öğrenen bir gazeteci, çiftçiye şöyle sorar: “Seninle her yıl aynı yarışmaya giren komşularına,
kaliteli tohumlarından vermeyi nasıl göze alabiliyorsun?”
Çiftçi şu cevabı verir: “Yoksa bilmiyor musunuz? Olgunlaşan mısırların polenleri farklı yollarla tarlalara dağılır.
Eğer komşularım kalitesiz mısır yetiştirirse benim ürettiğim mısırın kalitesi de çapraz tozlaşmanın etkisiyle
her geçen yıl düşer. Kaliteli mısır yetiştirmek istiyorsam komşularıma da kaliteli mısır yetiştirmeleri için yardım etmeliyim.”
Bu çiftçinin, farklı tarlaları bir bütünün parçaları olarak görmesi gibi Hz. Muhammed de (sav.) Müslümanları
aynı bedenin organları olarak görür. Organlar arasındaki bağ ne kadar sağlıklı ve güçlü olursa beden de o derece güçlü olur.
Bu sebeple İslam dini, insanların birbirleriyle yardımlaşmasını, dayanışma içinde olmasını ve iyi ilişkiler kurmasını ister.
Bu metin, evrendeki;
I. toplumsal,
II. biyolojik,
III. fiziksel
yasalardan hangileriyle ilgili bilgi içermektedir?
- Yalnız I
- Yalnız III
- I ve II
- I, II ve III
4. Sorunun Çözümü
Öncelikle, verilen metinde çiftçinin mısır yetiştirirken komşularıyla kurduğu ilişki ve birbirlerine olan yardım anlayışı, toplumsal yasalar açısından ele alınabilir. Çiftçi, komşularının da kaliteli mısır üretmesi gerektiğini söyleyerek, toplumsal dayanışmanın ve yardımlaşmanın önemini vurgulamaktadır. Aynı zamanda, mısırların tohumları arasındaki polen geçişi ve bu durumun mısır kalitesini etkilediği biyolojik bir olgu olarak açıklanmıştır. Bu durum, biyolojik yasalar kapsamında, canlılar arasındaki etkileşim ve çevresel faktörlerin etkisini göstermektedir.
Metnin içeriğinde ayrıca Hz. Muhammed’in (sav.) müminleri bedenin organları gibi görmesi üzerinden toplumsal birlik ve bütünlüğe vurgu yapılırken, herhangi bir fiziksel yasana dair doğrudan bir bilgi verilmemiştir. Fiziksel yasalar, doğanın temel hareket ve kuvvetleriyle ilgilidir; fakat burada mısırların yetişme süreci ve komşular arası yardımlaşma, daha çok toplumsal ve biyolojik bağlamda değerlendirilmelidir.
Şıkları tek tek incelediğimizde:
- A seçeneği: Yalnız toplumsal (I) durumu içerir. Ancak, mısırların tohumları arasındaki etkileşim biyolojik yasaları da gözler önüne serdiği için bu seçenek eksik kalmaktadır.
- B seçeneği: Yalnız fiziksel (III) yasaları ifade eder. Metinde fiziksel yasalara dair bir vurgu olmadığından bu seçenek yanlıştır.
- C seçeneği: Toplumsal (I) ve biyolojik (II) yasaların bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Metinde her iki unsur da açıkça yer aldığı için doğru cevaptır.
- D seçeneği: Toplumsal, biyolojik ve fiziksel yasaları içerdiğini söyler. Ancak, fiziksel yasalar metinde yer almadığından bu seçenek yanlış olacaktır.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, metnin evrendeki düzeni ele alırken toplumsal ve biyolojik yasalara değindiği, fakat fiziksel yasalara dair herhangi bir açıklama yapmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, doğru cevap “C” şıkkıdır. Öğrenciler olarak, metin içerisindeki her bir ifadeyi dikkatlice incelemeniz ve hangi unsurların hangi kategorilere ait olduğunu net bir şekilde ayırt etmeniz, soruların doğru cevabına ulaşmanız açısından büyük önem taşımaktadır.
5
Uzun süredir görüşmediği arkadaşıyla karşılaşan İbrahim, arkadaşının yıllardır hiç çalışmadığını,
sürekli ibadet ettiğini öğrenir ve arkadaşına “Seni bu duruma ne getirdi?” diye sorar.
O şöyle cevap verir: “Günlerden bir gün, kanatları kırık bir kuş gördüm.
Kendi kendime ‘Burada oturayım ve bu kuşun rızkının nereden geldiğini gözetleyeyim.’ dedim.
O sırada başka bir kuş gelerek yaralı kuşun yanına kondu ve gagası ile getirdiği yiyeceği onun ağzına bıraktı.
Bu durumu görünce ‘Bu kuşun rızkını veren Allah, nerede olursam olayım benim rızkımı da gönderir.’ diyerek
kazanç peşinde koşmayı bıraktım ve kendimi tamamen ibadete verdim.”
İbrahim “Peki sen neden o kanadı kırık kuş gibi değil de ona yiyecek taşıyan sağlam kuş gibi davranmayı tercih etmiyorsun?
Hz. Peygamber’in – – – – hadisini duymadın mı?” diyerek onu uyardı.
Metindeki boş bırakılan yere aşağıdaki hadislerden hangisi getirilmelidir?
- Veren el, alan elden üstündür.
- Bir şey isteyeceğin zaman Allah’tan iste.
- Komşusu açken tok yatan bizden değildir.
- Bir iyiliğe öncülük eden kimse o iyiliği yapmış gibidir.
5. Sorunun Çözümü
Öncelikle, metinde arkadaşı kendisini kanatları kırık bir kuş örneği üzerinden açıklayarak, Allah’ın rızkı ve imtihanı konusundaki inancını anlatmaktadır. Bu anlatım, kişinin kazanç peşinde koşmayı bırakıp, kendisini ibadete adamayı tercih etmesinin, aslında çevresindeki yardımlaşmanın ve fedakarlığın bir sonucu olduğuna işaret eder. Metnin devamında ise İbrahim, arkadaşına “Hz. Peygamber’in – – – – hadisini duymadın mı?” diyerek, davranışın aslında yardımlaşma ve paylaşım esasına dayandığını vurgulamaktadır.
Bu noktada, boş bırakılan yere getirilecek hadis, yardımlaşmanın, cömertliğin ve karşılıklı destek sisteminin önemini anlatan bir mesaj içermelidir. A seçeneği “Veren el, alan elden üstündür.” hadisi, kişinin cömertliğinin, aldığı yardımdan daha değerli olduğunu ifade eden, aynı zamanda toplum içindeki paylaşım ve yardımlaşmanın önemini pekiştiren bir sözdür. Böylece, arkadaşının hayat felsefesini örnekleyen davranışın, başkalarına yardım eli uzatmanın manevi üstünlüğünü vurguladığı anlaşılır.
Şimdi diğer seçenekleri değerlendirelim:
- B seçeneği “Bir şey isteyeceğin zaman Allah’tan iste.”, kişinin ihtiyaçlarını Allah’a yöneltmesi gerektiğini belirtir ancak metindeki davranışın karşılıklı yardımlaşma ve toplumsal dengeye vurgu yapmasıyla örtüşmez.
- C seçeneği “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı ön plana çıkarır; fakat burada anlatılan hikayede, bireyin kendi kazanç hırsından vazgeçerek ibadete yönelmesi ve bu durumun dolaylı yoldan yardımlaşmayı sağlaması söz konusudur. Bu yüzden metnin bağlamı tam olarak uymaz.
- D seçeneği “Bir iyiliğe öncülük eden kimse o iyiliği yapmış gibidir.”, iyilik yapmanın teşvik edilmesiyle ilgili önemli bir mesaj verir; ancak metinde vurgulanan, cömertlik ve karşılıklı yardımlaşmanın manevi değerine daha uygun olan ifade, A seçeneğinde sunulan hadistir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, doğru cevap “A” şıkkıdır. Bu hadis, verilen hikayedeki mesajla uyumlu bir şekilde, kişinin cömertliğinin ve verdiği desteğin, aldığı yardımdan daha değerli olduğunu vurgulamaktadır. Öğrenciler olarak, metni dikkatlice analiz ederek hangi hadisin davranışın manevi ve toplumsal boyutunu en iyi ifade ettiğini anlamalısınız. Böylece, benzer sorularda metindeki ipuçlarına dayanarak doğru sonuca ulaşmanız mümkün olacaktır.
6
“(Hz. Yakup), ‘Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin.
Ama Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm Allah’tan başkasının değildir.
Ben yalnız ona güvenip dayandım. Güvenecek olanlar yalnız ona güvenip dayansınlar.’ dedi.”
(Yûsuf suresi, 67. ayet)
Hz. Yakup’un bu öğüdüne uygun olan ilke aşağıdakilerden hangisidir?
- Can tehlikesi olan yerlere gidilmemelidir.
- Tedbir aldıktan sonra Allah’a güvenilmelidir.
- Her şehre birden çok giriş kapısı yapılmalıdır.
- Tehlikeden korunmak için tedbir almak yeterlidir.
6. Sorunun Çözümü
Öncelikle, Hz. Yakup’un sözleri, insanın kendi tedbirlerini almasının gerekliliğini ancak bu tedbirler sonrasında Allah’a güvenmenin vazgeçilmez olduğunu vurgulamaktadır. Hz. Yakup, oğullarına şehre tek bir kapıdan girmemeleri, aksine farklı kapılardan girerek riskin dağıtılmasını öğütleyerek, önleyici tedbir almanın önemine işaret etmiştir. Fakat, bu tedbirlerin de bir noktada yetersiz kalabileceğini, çünkü Allah’ın kudretinin her şeyin en sonunda geçerli olduğunu belirtmektedir. Bu yüzden, sadece insanın elinden gelen önlemler değil, tedbir aldıktan sonra Allah’a güvenmek de gerekmektedir.
Şıkları değerlendirdiğimizde:
- A seçeneği: “Can tehlikesi olan yerlere gidilmemelidir.” ifadesi, tamamen tedbirli davranışın öne çıkmasını ifade eder ancak Hz. Yakup’un mesajında Allah’a duyulan güvenin de altı çizilmesi gerekmektedir.
- B seçeneği: “Tedbir aldıktan sonra Allah’a güvenilmelidir.” ifadesi, Hz. Yakup’un sözlerindeki temel prensibi yansıtmaktadır. Hem tedbir almanın hem de bu tedbirlere rağmen Allah’ın himayesine sığınmanın önemini vurgular.
- C seçeneği: “Her şehre birden çok giriş kapısı yapılmalıdır.” ifadesi, yalnızca fiziksel tedbire odaklanır ve Hz. Yakup’un güven konusundaki vurgusunu içermemektedir.
- D seçeneği: “Tehlikeden korunmak için tedbir almak yeterlidir.” ifadesi, tedbire odaklanırken, Allah’a güvenin gerekliliğini tamamen ihmal etmektedir. Çünkü Hz. Yakup, insanın kendi çabasıyla alacağı önlemlerin yetersiz kalabileceğini ve nihayetinde Allah’ın desteğine ihtiyaç duyacağını ifade etmiştir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, Hz. Yakup’un öğüdü, öncelikle tedbir almanın, ardından ise bu tedbirlere rağmen Allah’a güvenmenin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, doğru cevap “B” şıkkıdır. Öğrenciler olarak, metindeki mesajı doğru yorumlamak için hem insanın kendi çabalarını hem de manevi güvenin önemini kavramanız büyük önem taşımaktadır.
7
• “Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.”
(Enbiyâ suresi, 16. ayet)
• “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.”
(Âl-i İmrân suresi, 190. ayet)
Bu ayetlerden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
- Evrenin yaratıcısı Allah’tır.
- Yaratılan her şeyin bir sonu vardır.
- Kur’an, aklın kullanılmasını teşvik eder.
- Her varlık bir amaç doğrultusunda yaratılmıştır.
7. Sorunun Çözümü
Öncelikle, verilen ayetlerde evrenin yaratılış amacı ve düzeni üzerinde durulmaktadır. Enbiyâ suresi 16. ayeti, gökleri, yeri ve aradakileri “oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık” ifadesiyle, yaratılışın tesadüfi ya da anlamsız olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Diğer yandan, Âl-i İmrân suresi 190. ayeti, gece ile gündüzün ard arda gelişinde, evrendeki düzenin, akıl sahipleri için ibretler içerdiğini ifade ederek, yaratılışın derin bir amaç ve düzen içerdiğini vurgular.
Bu ayetlerden çıkarılabilecek yargıları değerlendirdiğimizde:
- A seçeneği: “Evrenin yaratıcısı Allah’tır.” ifadesi, her iki ayetin de zımni mesajı olan yaratılışın düzeni ve amacı düşüncesiyle uyumludur.
- C seçeneği: “Kur’an, aklın kullanılmasını teşvik eder.” ifadesi, Âl-i İmrân suresi 190. ayetinde yer alan “selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır” ifadesinden anlaşılmaktadır.
- D seçeneği: “Her varlık bir amaç doğrultusunda yaratılmıştır.” ifadesi de ayetlerde vurgulanan düzen ve amaç bütünlüğüyle örtüşmektedir.
- B seçeneği: “Yaratılan her şeyin bir sonu vardır.” ifadesi ise, ayetlerde yer alan yaratılışın amacı, düzeni ve sürekli işleyişi düşüncesiyle doğrudan ilişkilendirilemez. Ayetlerde yaratılışın geçici ya da sonluluk hali hakkında herhangi bir bilgi verilmeksizin, her şeyin bir düzen ve amacın parçası olduğuna vurgu yapılmaktadır.
Bu değerlendirmeler ışığında, ayetlerden yaratılan her şeyin bir sonu olduğuna dair bir bilgiye ulaşılmamaktadır. Dolayısıyla, doğru cevap “B” şıkkıdır. Öğrenciler, ayetleri okurken metnin ana mesajını ve vurgulanan düzen, amaç gibi unsurları dikkate almalı, metinde yer almayan ya da desteklenmeyen yargıları ayırt edebilmelidirler.
8
Yapılan araştırmalar, meyve ve sebzelerin besin değerlerinin geçmişten günümüze önemli bir düşüş gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Kimyasal atıklar sebebiyle toprağın verimsizleşmesi, tarım ilaçlarının bilinçsiz kullanımı, çabuk olgunlaşmasını sağlamak amacıyla
sebze ve meyvelerde çeşitli hormonların kullanılması bu düşüşün nedenleri arasında sayılabilir.
Bu durum, insanlığın bugünü ve yarını için büyük risk oluşturmaktadır.
Aşağıdaki ayetlerden hangisinin mesajı bu metinde anlatılanlarla örtüşmektedir?
- “Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının.” (Mâide suresi, 88. ayet)
- “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattık…” (Ahkâf suresi 3. ayet)
- “İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde düzen bozuldu. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.” (Rûm suresi, 41. ayet)
- “Size tohumlar, bitkiler, sarmaş dolaş olmuş bağlar, bahçeler yetiştirmeniz için yağmur yüklü bulutlardan bol yağmur indirdik.” (Nebe’ suresi, 14-16. ayetler)
8. Sorunun Çözümü
Öncelikle, araştırmalar meyve ve sebzelerin besin değerlerinde gözlemlenen düşüşü; toprağın kimyasal atıklar, bilinçsiz tarım ilaçları ve hormon kullanımı gibi faktörlere bağlı olarak açıklamaktadır. Bu durum, hem insan sağlığı hem de gelecekteki gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Metinde vurgulanan bu risk, çevresel dengenin bozulması, doğal kaynakların verimliliğinin azalması ve besin zincirinde yaşanan aksaklıklar üzerinden anlatılmaktadır.
Ayetlerden hangisinin bu mesajla örtüştüğünü değerlendirirken, her bir ayetin içeriğine ayrı ayrı bakmak gerekmektedir:
- A seçeneği: “Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin…” ifadesi, besinlerin helal ve temiz olması gerektiğini belirtir; ancak metinde besin değerindeki düşüş ve çevresel bozulmanın yarattığı riskler ele alınmaktadır. Bu nedenle, A seçeneği tam olarak uyum sağlamamaktadır.
- B seçeneği: “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattık…” ifadesi, yaratılışın sürekliliğini ve düzenini vurgular. Fakat metinde anlatılan konunun temelinde insan faaliyetleri nedeniyle oluşan düzen bozukluğu yer almaktadır.
- C seçeneği: “İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde düzen bozuldu. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.” Bu ayet, insanın yanlış uygulamaları ve kötü davranışları sonucu çevresel düzenin bozulduğunu, bunun olumsuz sonuçlarını yaşamaya mahkum olduğunu ifade eder. Metinde de, toprağın verimsizleşmesi, hormon kullanımı ve bilinçsiz tarım uygulamaları sonucunda oluşan besin değerindeki düşüşten bahsedilmektedir. Dolayısıyla, bu ayet mesajla tamamen örtüşmektedir.
- D seçeneği: “Size tohumlar, bitkiler, sarmaş dolaş olmuş bağlar, bahçeler yetiştirmeniz için yağmur yüklü bulutlardan bol yağmur indirdik.” ifadesi, Allah’ın nimetlerini ve doğal kaynakların bolluğunu vurgular; ancak, metinde bahsedilen besin değerlerindeki düşüş ve çevresel bozulma konusu ile doğrudan bağlantılı değildir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, metinde anlatılan çevresel bozulma ve insan faaliyetleri sonucunda besin değerlerindeki düşüşün, C seçeneği ile en uyumlu olduğunu görmekteyiz. Ayet, insanların kendi hatalı uygulamaları sonucu doğanın düzenini bozduklarını ve bunun sonuçlarını yaşamaya başladıklarını açıkça belirtmektedir. Bu nedenle, doğru cevap “C” şıkkıdır. Öğrenciler olarak, çevresel riskler ve insan müdahalesi konularında ayetlerin mesajlarını dikkatle analiz etmeniz, metin ile ayet arasındaki bağlantıyı kurabilmeniz açısından oldukça önemlidir.
9
İnsan; rızkını kazanmak için, Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde çalışıp çabalar.
Karşısına çıkan imkânları değerlendirir, tercihlerde bulunur ve kendine uygun işi seçer.
Allah da yaptığı işin gereklerini yerine getiren kişiye rızkını verir.
Bu metinde anlatılanlar aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilemez?
- Kader
- Ecel
- İrade
- Emek
9. Sorunun Çözümü
Öncelikle, verilen metinde insanın rızkını kazanmak için Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde çaba göstermesi, imkânları değerlendirip uygun işi seçmesi ve bu işin gerekliliklerini yerine getirmesi anlatılmaktadır. Bu durum, çalışmanın, emek ve iradenin öne çıktığı bir süreci ifade eder.
Şimdi seçenekleri inceleyelim:
- A seçeneği: Kader kavramı, kişinin hayatındaki olayların önceden belirlenmiş olması ve bunların Allah’ın takdiri doğrultusunda gerçekleşmesi ile ilgilidir. Metinde, insanın çalışarak ve çaba göstererek rızkını kazanması, aynı zamanda Allah’ın planı ve düzeniyle de örtüşür. Bu sebeple kader kavramı ilişkilendirilebilir.
- B seçeneği: Ecel, kişinin ömrünün son bulacağı zamanı belirten ve genellikle ölümle ilişkilendirilen bir kavramdır. Metinde insanın rızkını kazanmak için yaptığı çalışma ve çaba üzerinde durulurken, ölüm ya da ecel kavramından bahsedilmemektedir. Dolayısıyla, metinde anlatılanlarla ecel kavramı ilişkilendirilemez.
- C seçeneği: İrade, insanın kendi tercih ve kararları doğrultusunda hareket etmesi anlamına gelir. Metinde, imkânları değerlendirip uygun işi seçme sürecinde insanın kendi iradesinin rolü açıkça ortaya konulmaktadır. Bu nedenle, irade kavramı ilişkilendirilebilir.
- D seçeneği: Emek, çalışmanın ve çabanın somut göstergesidir. Metinde, insanın çalışarak ve emek vererek rızkını kazanması vurgulandığından, emek kavramı doğrudan ilişkilendirilebilir.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, metinde insanın aktif çabası, iradesi ve emeği üzerinde durulurken, ecel yani ölüm kavramına yer verilmemiştir. Bu yüzden, metinde anlatılanlarla ilişkilendirilemeyen kavram “B” şıkkı Eceldir. Öğrenciler olarak, metni dikkatlice okuyup hangi kavramların öne çıktığını ve hangilerinin yer almadığını ayırt etmeniz, benzer sorularda doğru cevaba ulaşmanızda oldukça yararlı olacaktır.
10
• “Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir…” (Kehf suresi, 29. ayet)
• “Andolsun, size içinde sizin için öğüt bulunan bir kitap indirdik. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” (Enbiyâ suresi, 10. ayet)
Bu ayetlerden insan ile ilgili,
I. Tercihlerinde özgürdür.
II. Eylemlerinden sorumludur.
III. Düşünebilme yeteneğine sahiptir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- Yalnız I
- I ve II
- II ve III
- I, II ve III
10. Sorunun Çözümü
Öncelikle, Kehf suresi 29. ayeti, iyi veya kötü iş yapan kişinin sonuçlarını kendi lehine veya aleyhine olacağına vurgu yaparak, insanın yaptığı eylemlerden doğrudan sorumlu olduğunu ve özgür iradeye sahip olduğunu göstermektedir. Bu, insanın tercihlerinde özgür olduğu ve yaptığı her işten sorumlu tutulacağı anlamına gelir.
Diğer yandan, Enbiyâ suresi 10. ayet, “içinde sizin için öğüt bulunan bir kitap” ifadesiyle insanın aklını kullanması gerektiğini hatırlatır. Bu da, insanın düşünme yeteneğine sahip olduğunu ve mantık yürütme kapasitesiyle eylemlerini değerlendirebildiğini ortaya koyar.
Şimdi, verilen yargıları detaylı şekilde ele alalım:
- I. Tercihlerinde özgürdür. – Ayetler, insanın seçim yapabilme iradesini vurgulamakta; yani iyi ya da kötü bir iş seçerek bu tercihlerinin sonuçlarına katlanacağını belirtmektedir.
- II. Eylemlerinden sorumludur. – “Kendi lehinedir” ve “kendi aleyhinedir” ifadeleri, insanın yaptığı eylemlerden dolayı doğrudan sorumlu tutulacağını açıkça göstermektedir.
- III. Düşünebilme yeteneğine sahiptir. – Öğüt bulunan kitabın indirilmesi ve “aklınızı kullanmayacak mısınız?” sorusu, insanın düşünce ve muhakeme yeteneğine sahip olduğunu vurgulamaktadır.
Bu değerlendirmeler ışığında, hem özgür tercih yapabilme, hem sorumluluk bilinci hem de akıl yürütme yeteneği, ayetlerin içeriğinde kendini göstermektedir. Dolayısıyla, insan ile ilgili çıkarılan yargıların tamamı; I, II ve III doğru kabul edilebilir. Bu sebeple, doğru cevap “D” şıkkıdır.
Öğrenciler olarak, ayetlerin içindeki mesajları dikkatlice analiz ederek, insanın hangi özelliklerinin ön plana çıkarıldığını belirlemeniz; özgür irade, sorumluluk ve düşünme yeteneği gibi kavramların birbiriyle ilişkisini kavramanız, benzer sorularda doğru sonuçlara ulaşmanız açısından büyük önem taşımaktadır.
11
“Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır; diridir ,
her şeyin varlığı ona bağlı ve dayalıdır.
Ne uykusu gelir ne de uyur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi onundur.
Onun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez.
Onların önlerinde ve arkalarında olanları o bilir.
Onun bildirdiklerinin dışında insanlar onun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler…”
(Bakara suresi, 255. ayet)
Bu ayetteki altı çizili bölümler Allah’ın isimleriyle eşleştirildiğinde aşağıdakilerden hangisi dışarıda kalır?
- Rezzak
- Hayy
- Alîm
- Kayyum
11. Sorunun Çözümü
Öncelikle, Bakara suresi 255. ayet, Ayet-el Kürsi olarak da bilinir ve Allah’ın yüceliğini, kudretini ve ilmiyle ilgili önemli özelliklerini ifade eder. Bu ayette yer alan altı çizili bölümler, Allah’ın isim ve sıfatlarından bazılarıyla örtüşmektedir. Şimdi bu bölümleri detaylı olarak inceleyelim:
Altı çizili ifadelerden ilki, “diridir” ifadesidir. Bu ifade, Allah’ın asla uyumayacağını, daima canlı ve aktif olduğunu belirtir; bu sıfat genellikle “Hayy” yani Hayy ismiyle eşleştirilir. İkinci altı çizili bölüm, “her şeyin varlığı ona bağlı ve dayalıdır” ifadesidir. Bu ifade, Allah’ın her şeyi yaratan ve varlıklarını O’na muhtaç kılan, her şeyin varlığının O’na bağlı olduğunu ifade eder. Bu sıfat, “Kayyum” yani Kayyum ismiyle ilişkilendirilir. Üçüncü altı çizili kısım ise, “Onların önlerinde ve arkalarında olanları o bilir” ifadesidir. Bu bölüm, Allah’ın her şeyi kuşatan, geçmişi, şimdiyi ve geleceği eksiksiz bildiğini ortaya koyar; bu özellik, “Alîm” yani Alîm ismiyle özdeşleştirilir.
Şimdi verilen seçeneklere baktığımızda:
- A: Rezzak – Yani Rızık veren; ayetteki altı çizili ifadelerde Allah’ın yaşamı sürdüren, varlıkların dayanağı ve ilmi vurgulanmış olup, Rezzak ismi yer almamaktadır.
- B: Hayy – Altı çizili ifadeler arasında yer alan “diridir” ifadesiyle eşleştirilir.
- C: Alîm – “Onların önlerinde ve arkalarında olanları o bilir” ifadesiyle ilişkilendirilir.
- D: Kayyum – “her şeyin varlığı ona bağlı ve dayalıdır” ifadesi bu isimle örtüşür.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, altı çizili bölümler arasında Rezzak ismine denk gelen bir ifade bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Allah’ın isimleriyle eşleştirme yapıldığında, Rezzak dışarıda kalır.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, doğru cevap “A” şıkkıdır. Öğrenciler olarak, ayetin derin anlamını kavramak için Allah’ın isim ve sıfatlarının hangi ifadelerle örtüştüğünü dikkatlice incelemeniz, bu tür sorularda doğru sonuca ulaşmanızı sağlayacaktır.
12
Ahmet Bey, tarımsal üretimi etkileyen faktörleri dikkate alarak; tarımın bilinçli yapılması konusunda çevresindeki çiftçilere örnek oldu.
O, üretime başlamadan önce toprak analizi yaptırdı. Çıkan sonuçlara göre, tarlalarında hangi sebzeleri yetiştirmenin daha uygun olacağı konusunda uzmanlara danıştı.
Aldığı tavsiyelerden hareketle tarlalarına uygun sebzeleri ekti ve gerekli bakımları yaptı.
Bol ve kaliteli ürün alabilmek için Allah’a dua etti. Hasat mevsimi geldiğinde hem verim hem de kalite açısından iyi bir sonuç elde etti.
Metinde anlatılanlar aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilişkilendirilemez?
- Rızık
- Emek
- Şükür
- Tevekkül
12. Sorunun Çözümü
Öncelikle, Ahmet Bey’in tarımsal üretimde başarılı olabilmesi için attığı adımlar; planlama, bilimsel veriye dayalı hareket etme, uzman danışmanlığı alma, toprak analizleri yaptırma ve uygun üretim yöntemlerini uygulama üzerine kuruludur. Bu süreç, emek kavramını açıkça ortaya koymaktadır; çünkü tüm bu aşamalarda yoğun bir çalışma ve çaba sergilenmiştir.
Aynı zamanda, tarımsal üretimin bereketli ve kaliteli olması için Allah’a dua etmesi, rızık ve tevekkül kavramlarıyla ilişkilendirilebilir. Rızık, Allah’ın verdiği nimetler ve ürün bolluğu anlamında, tevekkül ise, tüm çabaların ardından sonucun Allah’ın takdirine bırakılması şeklinde değerlendirilebilir.
Ancak, metinde Ahmet Bey’in üretim sürecine gösterdiği titizlik, analiz ve uygulama adımları arasında şükür yani yapılan işin sonunda Allah’a minnettarlık duyulması ya da teşekkür edilmesi ifadesine yer verilmemiştir. Ahmet Bey, üretime başlamadan önce toprak analizi yaptırıp, uzmanlardan tavsiye almış, gerekli uygulamaları yapmış ve sonuç odaklı hareket etmiştir. Fakat, başarı elde ettikten sonra şükretmekle ilgili herhangi bir ifade bulunmamaktadır.
Bu nedenle, metinde anlatılan süreçte şükür kavramı diğer kavramlara göre ilişkilendirilmemektedir. Dolayısıyla, doğru cevap “C” şıkkıdır. Öğrenciler, verilen metinde hangi kavramların öne çıkarıldığını ve hangilerinin yer almadığını analiz ederken, her bir kavramın metindeki somut örneklerle desteklenip desteklenmediğini dikkatle değerlendirmeniz büyük önem taşımaktadır.
13
“O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, Güneş’i ve Ay’ı da ince birer hesap ölçüsü kıldı.
Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.” (En’âm suresi, 96. ayet)
Bu ayetteki Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir. cümlesi
aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilidir?
- Kaza
- Kader
- Tevekkül
- Cüzî irade
13. Sorunun Çözümü
Öncelikle, En’âm suresi 96. ayetinde yer alan “Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.” ifadesi, evrendeki düzenin, gecenin sabaha, Güneş ve Ay’ın hareketlerinin bile Allah’ın belirlediği bir takdir sonucu gerçekleştiğini vurgular. Bu ifade, Allah’ın her şeyi önceden belirlemiş olması, her şeyin O’nun kudreti ve bilgisi dahilinde şekillenmesi anlamına gelir.
Bu durum, insanların yaşamındaki olayların ve evrendeki tüm hareketlerin Allah’ın takdirinde olduğunu, yani kader kavramını ortaya koymaktadır. Kader, Allah’ın her şeyin akışını önceden belirlemesi, her olayın O’nun izniyle gerçekleşmesi anlamına gelir.
Şimdi diğer seçenekleri değerlendirelim:
- A seçeneği: “Kaza” genellikle beklenmedik olaylar veya kazalar anlamında kullanılsa da, ayette vurgulanan kavram evrensel düzenin, her şeyin Allah’ın takdiriyle gerçekleştiğini ifade eden daha geniş bir anlayışı içerir.
- C seçeneği: “Tevekkül”, kişinin çabalarını gösterdikten sonra sonucu Allah’a bırakması anlamına gelir; ancak burada ayetin temel mesajı, olayların Allah tarafından önceden belirlenmiş olmasıdır.
- D seçeneği: “Cüzî irade”, bireyin kendi özgür iradesiyle hareket etmesi anlamına gelir. Ayette ise, evrendeki düzenin ve her şeyin oluşumunun Allah’ın mutlak takdiriyle bağlantılı olduğuna vurgu yapılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, “Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.” cümlesi, evrendeki olayların Allah’ın önceden belirlediği, kontrolünde ve bilgisi dahilinde gerçekleştiğini ifade ettiği için kader kavramıyla ilişkilendirilir. Dolayısıyla, doğru cevap “B” şıkkıdır. Öğrenciler, bu tür ayetlerdeki ifadeleri dikkatlice analiz ederek, Allah’ın takdirinin evrensel düzenle olan bağlantısını kavramalıdırlar.
14
|
11 MİLYON AĞAÇ Ülkemizde ağaç sevgisini geliştirmek, toplumun çevreye olan duyarlılığını artırmak, biyoçeşitliliği korumak ve yok olan ormanların geri kazanılmasını sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bir kampanya başlatıldı. “11 Milyon Ağaç, Bugün Fidan Yarın Nefes” sloganıyla başlatılan bu kampanya kapsamında tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak çok sayıda fidan dikimi gerçekleştirildi. Kampanyaya; öğrencilerden askerî birliklere, sivil toplum kuruluşlarından kamu kurum ve kuruluşlarına, esnafından işçisine toplumun bütün kesimleri yoğun ilgi gösterdi. |
Bu metinde sözü edilen etkinlik aşağıdaki ayet veya hadislerden hangisi ile ilişkilendirilemez?
- “Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) o koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” (Rahmân suresi, 7 ve 8. ayetler)
- “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisâ suresi, 58. ayet)
- “Bir kimse ağaç diker de o ağacın meyvesinden bir insan veya Allah’ın mahlûkatından herhangi bir varlık yerse bu, o ağacı diken kimse için sadaka olur.” (Hadis-i şerif)
- “Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz.” (Hadis-i şerif)
14. Sorunun Çözümü
Öncelikle, verilen metinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başlattığı kampanya ile 11 milyon ağacın dikilmesi, çevreye duyarlılık, biyoçeşitlilik ve ormanların yenilenmesi gibi konulara vurgu yapılmaktadır. Bu etkinlik, toplumun çevre bilincini artırmayı, doğanın dengesini korumayı ve gelecek nesillere sağlıklı bir yaşam alanı bırakmayı amaçlamaktadır.
Şimdi, seçeneklerde yer alan ayet ve hadisleri değerlendirelim:
- A seçeneği: “Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) o koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” (Rahmân suresi, 7 ve 8. ayetler) ifadesi, evrenin dengesine işaret ederek doğanın korunması ve çevresel dengenin gözetilmesi gerektiğini vurgular. Bu bağlamda, doğanın bütünlüğünü koruma çabaları ile ilişkilendirilebilir.
- B seçeneği: “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisâ suresi, 58. ayet) ifadesi, emanetlerin korunması ve adaletin sağlanmasıyla ilgilidir. Bu ayet, sosyal düzen, adalet ve yönetişimle ilgili olup, doğrudan çevre, ağaç dikimi veya doğal dengeyle ilişkili değildir.
- C seçeneği: “Bir kimse ağaç diker de o ağacın meyvesinden bir insan veya Allah’ın mahlûkatından herhangi bir varlık yerse bu, o ağacı diken kimse için sadaka olur.” (Hadis-i şerif) ifadesi, ağaç dikmenin manevi değeri ve sadaka olması yönüyle, doğrudan bu kampanya ile ilişkilidir.
- D seçeneği: “Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz.” (Hadis-i şerif) ifadesi, fidan dikmenin önemini vurgulayarak çevresel duyarlılık ve gelecek için yapılan bu tür faaliyetleri destekler niteliktedir.
Bu değerlendirmeler sonucunda, B seçeneği olan “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi…” ayeti, sosyal ve yönetsel konulara odaklanmakta olup, kampanyanın ana hedefleri olan çevre bilinci, doğanın dengesi ve ağaç dikiminin manevi değeri ile doğrudan örtüşmemektedir. Dolayısıyla, metinde bahsedilen etkinlik ile ilişkilendirilemeyen ifade “B” şıkkıdır.
Öğrenciler olarak, verilen metindeki çevreye yönelik duyarlılığı, biyoçeşitliliğin korunmasını ve ormanların yenilenmesi gibi temel hedefleri göz önünde bulundurarak, ilgili ayet ve hadislerin hangi konulara vurgu yaptığını doğru şekilde ayırt etmeniz büyük önem taşımaktadır.
15
• “Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.”
(İsrâ suresi, 35. ayet)
• “Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret hâli müstesna, mallarınızı bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda yemeyin…”
(Nisâ suresi, 29. ayet)
Bu ayetler, evrendeki;
I. biyolojik,
II. toplumsal,
III. fiziksel
yasalardan hangileriyle ilgilidir?
- Yalnız I
- Yalnız II
- I ve III
- II ve III
15. Sorunun Çözümü
Öncelikle, verilen ayetler ticari işlemlerde dürüstlük, adalet ve güven esaslarını vurgulamaktadır. İlk ayet olan “Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.” ifadesi, doğru ölçüm ve tartının önemini belirterek, ticarette adil davranışın gerekliliğini ortaya koyar. Burada esas alınan, doğru ölçüm yapmanın sosyal ilişkilerde adalet ve güven ortamı yaratmasıdır; bu durum, teknik ya da fiziksel bir ölçümün ötesinde, toplum içindeki adil davranışın bir göstergesidir.
İkinci ayet ise “Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret hâli müstesna, mallarınızı bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda yemeyin…” ifadesiyle, ticaretteki işlemlerin meşruiyetine ve karşılıklı rızaya dayalı olmasının altını çizer. Bu ayet, toplumsal ilişkilerde dürüstlük, adalet ve karşılıklı güvenin önemini vurgulamaktadır.
Şimdi, evrendeki yasalardan hangileriyle ilgili olduklarını değerlendirelim:
- I. Biyolojik: Bu ayetler, canlıların doğası veya biyolojik süreçlerle ilgili değildir.
- II. Toplumsal: Ayetler, ticarette adalet, dürüstlük ve karşılıklı rızaya dayalı ilişkiler gibi toplumsal hukuk kurallarını öne çıkarmaktadır.
- III. Fiziksel: Ölçü ve tartı gibi kavramlar ilk bakışta fiziksel ölçüm aletlerine işaret edebilir; ancak burada amaç, fiziksel doğruluktan ziyade, ticari işlemlerde adaletin sağlanmasıdır.
Bu değerlendirmeler sonucunda, ayetlerin temel vurgusu toplumsal adalet ve dürüst ticari ilişkilere yönelik olup, biyolojik ya da saf anlamda fiziksel yasalarla doğrudan ilgili değildir. Dolayısıyla, bu ayetler yalnızca toplumsal yasalara (II) hitap etmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, doğru cevap “B” şıkkıdır. Öğrenciler, ticaret ve ölçüm kavramlarını değerlendirirken, ayetlerin toplumsal düzen ve adalet üzerine vurgu yaptığını akıllarında bulundurarak doğru sonuca ulaşmalıdırlar.
Kader (Proje/Plan): Bir mimarı düşün. Binayı yapmadan önce zihninde tasarlar, kağıda döker ve her detayı (duvarın rengini, pencerenin yerini) belirler. Bina henüz ortada yoktur ama mimarın “bilgisinde” ve “projesinde” bina bitmiş haldedir. İşte Kader, Allah’ın her şeyi daha yaratılmadan önce sonsuz bilgisiyle planlaması, ölçüp biçmesi ve bir proje gibi takdir etmesidir.
Kaza (İnşaat/Uygulama): Zamanı geldiğinde ustaların o projeye sadık kalarak tuğlaları örmesi ve binayı ortaya çıkarmasıdır. Yani planda yazılı olanın, vakti gelince gerçekleşmesidir. Kaza, Allah’ın planladığı olayların, zamanı gelince gücüyle yaratılmasıdır.
Özetle: Kader bir “program” veya “yazılım”, kaza ise o programın “çalışması” veya “ekranda görünmesi” gibidir.
Elindeki küçük bir elma çekirdeğini düşün. O küçücük çekirdeğin içinde, koca bir elma ağacının kökü, gövdesi, dalları, yaprakları ve meyveleri görünmez bir mürekkeple yazılmıştır. Çekirdek, ağacın kaderidir. Ağacın nasıl olacağı, o minik kutunun içinde kodlanmıştır.
Çekirdeği toprağa ektiğinde, içindeki o gizli planın açığa çıkıp ağaç haline gelmesi ise Kazadır.
Örnek: Öğretmenin senin çok zeki ama tembel bir öğrenci olduğunu biliyor. Yarınki sınavdan düşük not alacağını önceden tahmin edip bir kağıda yazsa ve kasaya koysa. Ertesi gün sen çalışmayıp düşük aldığında, öğretmene; “Sen o kağıda düşük alacağımı yazdığın için ben düşük aldım” diyebilir misin?
Hayır! Öğretmen senin çalışmayacağını bildiği için yazdı. O yazdığı için sen tembellik yapmadın.
Testler biraz daha zor olabilir
Talebini Din Kültürü Hocamıza ilettim.
15 DOĞRU EZ ÇEREZ MAYONEZ
kral bu çoçuk
MAHMUT DEDE
ömer kralsın
ZORDU ÖMER NASIL YAPTINLAN
çok zor