1
Yıldızlar bir adım yolundan şaşmaz.
Dağlar haddin bilir, denizler taşmaz.
Karıncanın yükü, boyunu aşmaz.
Bunca dengelerin farkında mısın?
Bu şiirin vermek istediği mesaj aşağıdaki ayetlerin hangisinde yer almaz?
- “O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.” (Furkân suresi, 2. ayet)
- “Biz gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık.” (Hicr suresi, 85. ayet)
- “Allah hakkın ta kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.” (Lokmân suresi, 30. ayet)
- “O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahman’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak ve düzensizlik görüyor musun?” (Mülk suresi, 3. ayet)
2
Ben öğrencilerime hep şunu söyledim: “Diğerleri hayal kurarken sen hazırlan. Diğerleri uyurken sen koş.
Diğerleri ertelerken sen başla. Diğerleri pişman olurken sen ders al. Diğerleri vazgeçerken sen azmet.
Farklılık oluşturmanın temelinde bunlar vardır.”
Bu metinde aşağıdaki kavramlardan hangisinin önemine vurgu yapılmıştır?
- Şükür
- Emek
- Ömür
- Tevekkül
2. Sorunun Çözümü
Bu metinde, öğrencilerin hayal kurmanın ötesinde, somut adımlar atarak çaba göstermeleri, plan yapmaları ve emek vermeleri gerektiği anlatılmaktadır. Öğrencilerine verilen bu öğütte, diğerlerinin pasif kalıp boş hayaller kurarken, senin aksiyon alıp hazırlık yapman, koşman, çalışman ve ders alman gerektiği vurgulanmaktadır. Bu durum, başarıya ulaşmanın temel unsurunun emek olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Metinde yer alan ifadeleri inceleyelim:
- “Diğerleri hayal kurarken sen hazırlan.” ifadesi, sadece hayal kurmanın yeterli olmadığını, plan yapmanın ve çalışmanın gerekliliğini gösterir.
- “Diğerleri uyurken sen koş.” cümlesi, uyumak ya da tembelliğe kapılmanın başarıyı getirmediğini, aksiyon almanın önemini vurgular.
- “Diğerleri ertelerken sen başla.” ifadesi, zaman kaybetmeden işe koyulmanın ve emek vermenin fark yaratacağını belirtir.
- “Diğerleri vazgeçerken sen azmet.” ifadesi ise, zorluklar karşısında pes etmeden mücadele etmenin emek gerektiren bir süreç olduğunu anlatır.
Diğer seçeneklere baktığımızda:
- Şükür ifadesi, genellikle mevcut nimetlere minnet duyulmasıyla ilgilidir; ancak metinde vurgulanan aktif çaba, şükürle doğrudan bağlantılı değildir.
- Ömür kavramı, yaşamın kendisini ifade ederken, burada önemli olan yaşam süresince yapılan çalışmalar ve emek vermedir.
- Tevekkül ise, her şeyin Allah’ın iradesine bırakılması anlamına gelir; ancak metinde, bireysel çaba ve aktif emek ön plana çıkmaktadır.
Özetle, bu öğüt, farklılık yaratmanın ve başarıya ulaşmanın temelinde, öğrencilerin plan yapıp, çalışarak, çaba göstererek emek vermelerinin yattığını anlatır. Bu nedenle, doğru cevap B Seçeneği: Emektir.
3
“Ekolojik Ayak İzi” insanoğlunun doğal kaynakları tüketme seviyesinin boyutlarının farkına varılmasına yönelik geliştirilen bir
hesaplama yöntemidir. Bu ölçüt, son 40 yılda doğal kaynak talebinin iki katına çıktığını göstermektedir.
Aşağıdaki hadis ve ayetlerin hangisinde sözü edilen durumun azaltılması ile ilgili bir bilgi yer almaz?
- “Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile, bugün elinizdeki fidanı dikin.” (Hadis-i şerif)
- “Yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın.” (Cuma suresi, 10. ayet)
- “Yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf suresi, 31. ayet)
- “Göğü o yükseltti ve ölçüyü koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” (Rahmân suresi, 7 ve 8. ayetler)
3. Sorunun Çözümü
Bu soruda, “Ekolojik Ayak İzi” kavramı çerçevesinde, insanın doğal kaynakları tüketme boyutlarının farkına varılması amaçlanmaktadır. Soru, verilen hadis ve ayetlerden hangisinin doğal kaynakların aşırı tüketiminin azaltılması, israfın önlenmesi ve doğanın korunması yönünde bir bilgi içermediğini sorgulamaktadır.
Seçenekleri inceleyelim:
- A Seçeneği: “Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile, bugün elinizdeki fidanı dikin.” (Hadis-i şerif)
Bu hadis, gelecekteki belirsizlikler ne olursa olsun, bugünkü doğal kaynakların (fidan) değerlendirilmesi ve ekosistemin korunması gerekliliğini vurgular. Dolayısıyla, doğal kaynakların israfının azaltılması yönünde bir mesaj içerir. - B Seçeneği: “Yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın.” (Cuma suresi, 10. ayet)
Bu ayet, insanlara yeryüzünde yer edinmeleri ve Allah’ın lütfundan paylarını aramaları emrini verir. Ancak, doğal kaynakların korunması, israfın önlenmesi veya ekolojik denge konularına dair direkt bir vurgu bulunmaz. - C Seçeneği: “Yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf suresi, 31. ayet)
Bu ayet, israfın önlenmesi gerektiğini net bir biçimde ifade ederek, kaynakların verimli kullanılmasını teşvik eder. - D Seçeneği: “Göğü o yükseltti ve ölçüyü koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” (Rahmân suresi, 7 ve 8. ayetler)
Bu ayet, yaratılıştaki düzen ve dengeye işaret ederek, doğal dengenin korunmasının önemini ortaya koyar.
Özetle, verilen seçenekler arasında doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, israfın azaltılması ve ekolojik dengeyi koruma mesajlarını içerenler varken, B Seçeneği bu tür bir bilgi sunmamaktadır. Bu nedenle doğru cevap B Seçeneğidir.
4 Melek, Fatih ve Gülşen, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde öğrendikleri kavramlar ile ilgili bir bilmece etkinliği yapar ve arkadaşlarına şu bilmeceleri sorarlar.
|
Melek “Yedim, içtim ve giydim Bunlara şükredip sevindim Nimetleri Allah’tan bildim Bunları helalinden edindim” |
|
Fatih “Güvendim Allah’a içim rahat Bu demek değildir, yan gelip yat Geçen günlere üzülmemek için Sen de mutlaka bul bir fırsat” |
|
Gülşen “Atomdan evrene kadar vardır bir düzen Ölçüyledir her şey, durup düşünürsen Allah’ın bilgisi kuşatırken bunları Kudreti ile var oldu bunca gezegen” |
Aşağıdaki kavramlardan hangisi bu bilmecelerden herhangi birinin cevabı değildir?
- Ecel
- Kader
- Rızık
- Tevekkül
4. Sorunun Çözümü
Bu soruda, üç farklı bilmece üzerinden din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde öğrenilen kavramlar değerlendirilmiştir. Melek, Fatih ve Gülşen’in sorduğu bilmecelerde her biri, farklı manevi ve ahlaki kavramları yansıtmaktadır. Verilen bilmece metinlerini dikkatlice incelediğimizde;
- Melek’in bilmecesi: “Yedim, içtim ve giydim; bunlara şükredip sevindim; nimetleri Allah’tan bildim; bunları helalinden edindim” ifadesinde, kişinin yaşamında sahip olduğu nimetlerin helal yollarla elde edilmesinin ve bu nimetlere şükredilmesinin önemi vurgulanmaktadır. Bu bilmece, rızık kavramını öne çıkarmaktadır.
- Fatih’in bilmecesi: “Güvendim Allah’a içim rahat; bu demek değildir, yan gelip yat; geçen günlere üzülmemek için; sen de mutlaka bul bir fırsat” ifadesinde ise, Allah’a olan güvenin yanında, çalışmanın, çaba göstermenin ve aktif olmanın gerekliliği belirtilmektedir. Burada, tevekkül kavramı ön plana çıkar.
- Gülşen’in bilmecesi: “Atomdan evrene kadar vardır bir düzen; ölçüyledir her şey, durup düşünürsen; Allah’ın bilgisi kuşatırken bunları; kudreti ile var oldu bunca gezegen” dizelerinde ise, kainattaki düzenin, ölçünün ve hikmetin altı çizilmekte, her şeyin Allah’ın takdirine göre yaratıldığı ifade edilmektedir. Bu da kader kavramına işaret eder.
Özetle, Melek’in bilmecesi rızık, Fatih’in bilmecesi tevekkül ve Gülşen’in bilmecesi kader kavramlarını yansıtmaktadır. Verilen seçenekler arasında yer alan ecel kavramı ise bu bilmecelerden hiçbirinin cevabı değildir. Dolayısıyla, sorunun doğru cevabı A Seçeneği: Eceldir.
5
Küçük bir kelebek kozası, kırda gezintiye çıkan adamın dikkatini çekti. Koza açıldı açılacak gibiydi. Adam, böyle bir
fırsat kolay ele geçmez diye düşündü ve bir kelebeğin dünyaya geldiği ilk dakikalara şahit olmak istedi. Aradan epey
zaman geçmesine rağmen kelebek, kozasından çıkmayınca onun dışarı çıkmayı başaramadığını düşündü. Kelebeğe
yardımcı olmak için kozadaki deliği dikkatlice büyüttü. Böylece kelebek kolayca dışarı çıkabildi. Fakat bedeni kuru ve
küçük, kanatları buruş buruştu. Adam; kelebeğin kanatlarının bir süre sonra açılıp genişleyeceğini, bu şekilde narin
bedenini havada taşıyacağını düşünse de bunların hiçbiri olmadı. Çünkü onun iyi niyetle yaptığı bu yardım, kelebeğin
hayatının geri kalanını kanatlarını hareket ettiremeyerek geçirmesine sebep olmuştu. Bu olayda adamın gözden kaçırdığı şey ise şuydu: Kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için verdiği çaba; Yaratıcının, kelebeğin bedenindeki
sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozadan çıkarak uçmasını sağlamak için seçtiği bir yoldu.
Bu hikâyede insanın aşağıdakilerden hangisini yapması gerektiği vurgulanmaktadır?
- Tabiat ile güçlü bir bağ kurması
- İşlerini samimiyetle yapmaya özen göstermesi
- Yaşanan sıkıntılarda sabırlı ve soğukkanlı olması
- Evrendeki yasaların farkına varıp bunlara uygun davranması
5. Sorunun Çözümü
Bu hikâyede, kelebeğin kozasından çıkmak için verdiği mücadele, doğanın işleyişinde kritik bir aşamayı temsil etmektedir. Kelebek, daracık bir delikten kendi çabasıyla çıkmak zorundadır; çünkü bu süreç, onun kanatlarının gelişimi ve uçabilme yeteneğini kazanması için gerekli bir adımdır. Adamın, iyi niyetle yaptığı müdahale, kelebeğin doğal sürecini bozarak, onun güçlenmesini engellemiş ve sonucunda narin bedeninin, kanatlarının gelişememesine yol açmıştır.
Bu durum, evrendeki yasaların, yani doğanın kendi işleyiş prensiplerinin farkında olunması gerektiğini bizlere hatırlatır. İnsan, her ne kadar yardım etmek istese de, doğanın dengesi ve yaratıcı tarafından belirlenen süreçler üzerinde müdahaleci olmamalıdır. Doğal sürecin gerektirdiği zorluklar, bireyin gelişimi için vazgeçilmezdir.
Özetle:
- Kelebeğin kozasından çıkması için verdiği mücadele, onun uçabilmesi için gereklidir.
- Adamın müdahalesi, doğanın akışını bozarak kelebeğin gelişimini engellemiştir.
- Bu olay, evrendeki yasaların, yani yaratılışın belirlediği düzenin farkında olunması ve ona uygun davranılması gerektiğini vurgular.
Dolayısıyla, bu hikâyede insanın yapması gereken, evrendeki yasaların farkına varıp, doğal düzenin gerektirdiği süreçlere müdahale etmeden hareket etmesidir. Bu nedenle doğru cevap D Seçeneği: Evrendeki yasaların farkına varıp bunlara uygun davranmasıdır.
6 Şemada insana dair iki özellik verilmiş ve bunlardan hareketle bazı yargılara ulaşılması istenmiştir.
| İNSAN | |
| Akıl sahibidir. | İrade sahibidir. |
Bu şemaya göre şemanın altına iki özelliği de kapsayacak şekilde özellikler eklenecek olsa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olmaz?
- Vahyin muhatabıdır.
- Tercihlerinde özgürdür.
- Temiz bir fıtrata sahiptir.
- Eylemlerinden sorumludur.
6. Sorunun Çözümü
Bu soruda, insana dair verilen iki temel özellik; akıl sahibi olması ve irade sahibi olması üzerinden, bu özelliklerin her ikisini de kapsayacak niteliklerin eklenmesi istenmektedir. Bu iki temel özellik, insanın düşünme, anlama ve özgürce tercih yapabilme kapasitesini ortaya koyar. Buna göre, akıl ve iradenin getirdiği sonuçlardan bazıları; özgür iradeyle seçim yapabilme, eylemlerinden sorumlu tutulabilme ve Allah’ın vahyini kavrayabilme gibi kavramlardır.
Seçenekleri detaylı inceleyelim:
- A Seçeneği: Vahyin muhatabıdır. İnsan akıl ve irade sayesinde, Allah’ın gönderdiği vahyi anlayıp ona yanıt verebilir. Bu özellik, her iki temel özelliği de kapsar.
- B Seçeneği: Tercihlerinde özgürdür. İrade sahibi olmanın doğal sonucu, insanın kendi seçimlerini özgürce yapabilmesidir.
- C Seçeneği: Temiz bir fıtrata sahiptir. Fıtrat, insanın yaratılıştan gelen içsel yapısı ve doğal eğilimi ile ilgilidir. Ancak bu kavram, doğrudan akıl ve irade sahibi olmanın getirdiği sonuçlardan ziyade, insanın varoluşsal ve yaratılışsal niteliğini ifade eder. Dolayısıyla, şemadaki iki temel özellik (akıl ve irade) ile doğrudan örtüşmeyen bir özellik olarak değerlendirilebilir.
- D Seçeneği: Eylemlerinden sorumludur. İrade sahibi olması, kişinin yaptığı eylemlerden sorumlu tutulmasını gerektirir.
Sonuç olarak, akıl ve irade sahibi olmanın getirdiği nitelikler arasında, insanın vahyin muhatabı olması, özgür tercihler yapabilmesi ve eylemlerinden sorumlu olması mantıklı bir şekilde yer alırken; “temiz bir fıtrata sahiptir” ifadesi, insanın yaratılışsal özelliğini belirtmekte olup, verilen iki temel özelliğin doğrudan bir sonucu olarak kabul edilmez. Bu nedenle, eklenmesi uygun olmayan özellik C Seçeneği: Temiz bir fıtrata sahiptir.
7 Tabloda Hz. Musa kıssasında yer alan kavim ve kişiler ile onlara ait sözler verilmiştir.
| Kavim ve Kişiler | Kavim ve Kişilere Ait Sözler |
|---|---|
| İsrailoğulları | “(Pişman olup dediler ki) Eğer Rabb’imiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa kesin olarak hüsrana uğrayanlardan olacağız.” (A’râf suresi, 149. ayet) |
| Hz. Musa | “Bu, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletirsin.” (A’râf suresi, 155. ayet) |
| Firavun | “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum.” (Kasas suresi, 38. ayet) |
Aşağıdaki kavramlardan hangisi İslam dini açısından bu sözlerle doğrudan ilişkili değildir?
- Şirk
- Adalet
- Tövbe
- İnsan iradesi
7. Sorunun Çözümü
Bu soruda, Hz. Musa kıssasında yer alan farklı kavim ve kişilere ait sözler üzerinden, İslam dini açısından doğrudan ilişkilendirilebilecek kavramlar sorgulanmaktadır. Tabloya baktığımızda:
- İsrailoğulları sözünde, Rabbimizin merhameti ve bağışlaması vurgulanarak, eğer bu sağlanmazsa hüsrana uğrayacakları belirtiliyor. Bu ifade, kulların tövbe ederek Allah’tan af dilemeleri gerekliliğine işaret eder.
- Hz. Musa’nın sözünde ise imtihan kavramı öne çıkmakta; bu durum, insanların sınanması ve doğru yola iletilmesi hususunda Allah’ın iradesi ve kulların özgür tercihleriyle bağlantılı olarak, insan iradesinin önemini ima eder.
- Firavun’un sözünde ise, “Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum” ifadesiyle açıkça tek ilah inancının (tevhit) aksine şirk kavramı yer almaktadır.
Seçeneklere baktığımızda:
- Şirk kavramı, Firavun’un ifadesiyle doğrudan ilişkilidir.
- Tövbe kavramı, İsrailoğulları’nın Allah’tan af dilemesi ve merhamete ihtiyaç duyması üzerinden dolaylı olarak ilişkilendirilebilir.
- İnsan iradesi kavramı, Hz. Musa’nın imtihan ifadesi ve kulların seçim yapabilme özgürlüğü düşüncesiyle bağlantılıdır.
- Adalet kavramı ise verilen sözlerde, doğrudan ele alınan veya vurgulanan bir konu değildir. İslam dininde elbette adalet önemli bir ilkedir; ancak bu tabloda yer alan ifadeler daha çok vahyin, tövbenin, şirkten uzak durmanın ve insan iradesinin rolünün altını çizer.
Sonuç olarak, bu sözlerle doğrudan ilişkilendirilemeyen kavram Adalettir. Bu nedenle doğru cevap B Seçeneği: Adaletdir.
8
Ayet el-Kürsi olarak bilinen Bakara suresinin, 255. ayetinde; Allah’ın birliği vurgulanarak İslam’ın en temel ilkesi olan
tevhit üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra, kâinattaki bütün olayların onun ilmi, iradesi ve kudretiyle gerçekleştiğine
değinilmiştir. Allah’ın bütün kâinatın sahibi olduğu, var ettiği şeylere nizam verdiği, bütün işlerin ancak onun izniyle
gerçekleşeceği ayette geçen diğer hususlardır.
Ayette ele alınan konular düşünüldüğünde aşağıdaki beyitlerden hangisinin bu konulardan farklı olana değindiği söylenebilir?
- Başka bir kuvvet yoktur; ona karşı gelecek
Onun var ettiğinin, zerresini silecek - Onun benzeri yoktur; hiç bir yüceden yana
O, çok yücedir amma, uzak değil insana - O; bütün gönüllere, ortaksız hükmedendir
Gönüldeki sözleri, dinleyip işitendir - Yarattığı her şeyde, bir mana ve maksat var
Dünyanın dengesidir, o yalçın yüce dağlar
8. Sorunun Çözümü
Ayet el-Kürsi (Bakara suresi, 255. ayet) Allah’ın birliğini, tüm kâinat üzerindeki kudretini, ilmini ve iznini vurgular. Ayette, Allah’ın her şeyi yaratması, her şeyin O’nun düzeniyle var olması ve var olanların O’nun iradesiyle gerçekleşmesi temel konular arasında yer almaktadır.
Şimdi beyitleri inceleyelim:
- A Seçeneği: “Başka bir kuvvet yoktur; ona karşı gelecek
Onun var ettiğinin, zerresini silecek”
Bu beyit, Allah’ın kudretini ve yaratmış olduğu her şeyi kontrol edebilme gücünü vurgulayarak Ayet el-Kürsi’nin ana temasına uygundur. - B Seçeneği: “Onun benzeri yoktur; hiç bir yüceden yana
O, çok yücedir amma, uzak değil insana”
Bu beyit, Allah’ın tevhidini ve benzersizliğini ortaya koyar, aynı zamanda O’nun yüceliğini ve kullarına yakın oluşunu ifade eder; Ayet el-Kürsi’nin vurguladığı konularla uyumludur. - C Seçeneği: “O; bütün gönüllere, ortaksız hükmedendir
Gönüldeki sözleri, dinleyip işitendir”
Bu beyit, Allah’ın mutlak hakimiyetini ve hükmetme gücünü dile getirir. Yaratılış ve düzen konularıyla bağlantılı olarak, ilahi kudretin bir yansımasıdır. - D Seçeneği: “Yarattığı her şeyde, bir mana ve maksat var
Dünyanın dengesidir, o yalçın yüce dağlar”
Bu beyit ise, yaratılmış varlıkların içsel anlamı, maksat ve doğal dengenin varlığından bahsetmektedir. Ayet el-Kürsi, Allah’ın kâinat üzerindeki hükmü, ilmi ve kudreti üzerinde yoğunlaşırken, yaratılıştaki mana ve amaç, doğanın dengesine dair ayrı bir konu olarak ele alınmaktadır.
Sonuç: Ayet el-Kürsi’nin temel vurguları arasında yaratılışın düzeni, O’nun kudreti, ilmi ve tevhidi yer alırken, D Seçeneği yaratılmış varlıkların içsel anlamı ve doğanın dengesine değinmekte, bu konuları doğrudan ele almamaktadır. Bu sebeple, bu beyit Ayet el-Kürsi’nin konularından farklı olanı temsil eder.
Doğru cevap D Seçeneğidir.
|
FARKINDA MISIN? |
|
|
Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz tabiat, kendini bizden korumakta zorlanıyor. Bilinçsiz tutumlar nedeniyle nesli tükenen her bitki ve gereksiz kesilen her ağaçla hayatımızdan bir şeyler eksilmeye devam ediyor. |
|
| 1- Türkiye, coğrafi üç bitki bölgesinin buluştuğu tek ülkedir. | 2- Tüm Avrupa Kıtası’nda 13 bin bitki türü bulunuyorken Türkiye’de 10 bin bitki türü vardır. |
| 3- Türkiye’deki damarlı bitkilerin 3649’u endemiktir, yani belli bir bölgeye özgüdür. Bu türlerin 3 bininin nesli tehlike altındadır. | 4- Hemen hemen her ilde doğadan toplanması yasak bir bitki türüne rastlamak mümkündür. |
Aşağıdaki ayetlerden hangisinin konusu görselde verilmek istenen mesajdan farklıdır?
- “O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.” (Bakara suresi, 117. ayet)
- “Göğü o yükseltti, denge ve ölçüyü o koydu ki dengeden sapmayasınız; ölçüyü düzgün tutasınız ve eksik tartmayasınız.” (Rahmân suresi, 7-9. ayetler)
- “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı temiz nimetleri kendinize haram kılmayın, ama sınırı da aşmayın! Çünkü Allah, sınırı aşanları sevmez.” (Mâide suresi, 87. ayet)
- “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.” (Rûm suresi, 41. ayet)
9. Sorunun Çözümü
Bu farkındalık broşürü, doğanın sunduğu nimetlerin korunması, insanın bilinçsiz tutumları yüzünden ekosistemde yaşanan tahribat ve doğal dengenin bozulması konularına vurgu yapmaktadır. Görselde, bitki çeşitliliğinin azalması, endemik türlerin tehlikede olması ve gereksiz kesimler sonucu doğal kaynakların tükenmesi gibi çevresel sorunlar ele alınmıştır.
Ayetlere baktığımızda, hangisinin konusu bu mesajdan farklıdır, inceleyelim:
- A Seçeneği: “O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.” (Bakara suresi, 117. ayet)
Bu ayet, Allah’ın yaratma kudretini ve yaratılış mucizesini vurgular; doğal denge veya çevre tahribatı ile ilgili bir uyarı içermez. - B Seçeneği: “Göğü o yükseltti, denge ve ölçüyü o koydu ki dengeden sapmayasınız; ölçüyü düzgün tutasınız ve eksik tartmayasınız.” (Rahmân suresi, 7-9. ayetler)
Bu ayet, yaratılıştaki düzen ve dengeye işaret ederek, doğanın korunması gerekliliğini vurgular. - C Seçeneği: “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı temiz nimetleri kendinize haram kılmayın, ama sınırı da aşmayın! Çünkü Allah, sınırı aşanları sevmez.” (Mâide suresi, 87. ayet)
Bu ayet, nimetlerin ölçülü kullanılmasını öğütleyerek israfın ve aşırılığın önüne geçilmesi gerektiğini, dolayısıyla çevresel kaynakların korunmasını ima eder. - D Seçeneği: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.” (Rûm suresi, 41. ayet)
Bu ayet, insan müdahalesi sonucu doğanın dengesinin bozulmasına doğrudan değinmektedir.
Sonuç olarak: Doğal dengenin bozulması, kaynakların israfı ve ekolojik tahribat konuları broşürün ana mesajını oluştururken, A Seçeneği Allah’ın yaratma kudretini ve mucizesini anlatmaktadır; bu konu, çevresel sorunlar ve bilinçli tüketim gibi mesajlarla doğrudan ilişkili değildir. Bu sebeple, verilen ayetler arasında konusu görseldeki mesajdan farklı olan A Seçeneğidir.
10 Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette insanın iradesini ilgilendiren ve iki bölümden oluşan şartlı ifadeler yer almaktadır. Bu ifadelerde; birinci bölümde şart, ikinci bölümde ise o şart gerçekleştiğinde oluşan bir durum söz konusudur.
| • “Kim Allah’a iman ederse Allah onun gönlünü doğruya yöneltir.” |
| • “Kim bağışlar, düzeltme yolunu tutarsa onun mükâfatını Allah verir.” |
| • “Kim nefsinin bencilliğinden korunmayı başarırsa işte kurtuluşa erecekler onlardır.” |
Bu parçada;
I. akıl yoluyla Allah’ı bulma,
II. tercihte bulunma özgürlüğü,
III. yapılan şeylerin karşılığının alınması,
IV. insanı diğer varlıklardan ayıran özellikler
konularından hangilerine dikkat çekilmektedir?
- I ve II
- I ve IV
- II ve III
- II, III ve IV
10. Sorunun Çözümü
Kur’an-ı Kerim’de yer alan şartlı ifadelerde, koşulun gerçekleşmesine bağlı olarak ortaya çıkan mükâfat veya sonuç vurgulanmaktadır. Verilen örneklerde, “kim … ederse” şeklindeki ifadelerle, kişinin yapacağı eylem sonucunda Allah tarafından bir karşılık verileceği bildirilmektedir. Bu durum, tercihte bulunma özgürlüğü (yani insanın kendi isteği ve iradesiyle seçim yapabilmesi) ile yapılan şeylerin karşılığının alınması (yaptığı davranışların, sonuç ve mükâfat olarak geri döneceği) konularını öne çıkarmaktadır.
Örneğin:
- “Kim Allah’a iman ederse Allah onun gönlünü doğruya yöneltir.” ifadesinde, iman etmek koşulu karşılığında gönlün doğruya yönelmesi söz konusudur.
- “Kim bağışlar, düzeltme yolunu tutarsa onun mükâfatını Allah verir.” ifadesinde, yapılan iyilik ve tercihin karşılığında mükâfat verileceği belirtilmektedir.
- “Kim nefsinin bencilliğinden korunmayı başarırsa işte kurtuluşa erecekler onlardır.” ifadesinde ise, kişinin kendi nefsini terbiye etme çabası sonucunda kurtuluşa erişeceği vurgulanmaktadır.
Bu örneklerden, insanın özgür iradesiyle seçim yapabilme (II) ve eylemlerinin karşılığını alacağı (III) hususları öne çıkar. Ancak, metinde akıl yoluyla Allah’ı bulma veya insanı diğer varlıklardan ayıran özellikler konularına doğrudan değinilmemektedir.
Sonuç: Bu parçada dikkat çekilen konular tercihte bulunma özgürlüğü ve yapılan şeylerin karşılığının alınması olduğundan doğru cevap C Seçeneği: II ve III olacaktır.
11 Hz. Muhammed’in (sav.) bireysel ve sosyal konularda müminler için yaptığı benzetmelerin bazıları şema şeklinde verilmiştir:
| MÜMİN (Allah’a inanan) |
• Güzel koku satan kimseye benzer. Onunla beraber oturursan sana faydası olur, beraber yürürsen faydası olur, beraber iş yaparsan yine faydası olur. • Yeşil ekine benzer. Rüzgârla eğilir fakat yıkılmaz. Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. Mümin de musibetlerle eğilir ama yıkılmaz. • Bal arısına benzer. Güzel şeyler yer, güzel şeyler üretir, güzel yerlere konar, konduğu yeri de kırmaz ve bozmaz. |
Bu şemada müminde bulunması gereken aşağıdaki özelliklerden hangisine değinilmemiştir?
- Güçlü bir irade sahibi olma
- Çalışkan ve verimli olma
- Zamanı bilinçli kullanma
- Yapıcı etkiler bırakma
11. Sorunun Çözümü
Hz. Muhammed’in (sav.) müminlere yönelik yaptığı benzetmeler, bireyin toplum içindeki olumlu ve yapıcı rolünü vurgulamak amacıyla seçilmiştir. Şemada yer alan üç benzetmeye yakından baktığımızda:
- Güzel koku satan kimse: Yanında bulunanlara fayda sağlayan, olumlu ve etki bırakan bir kişiliği temsil eder.
- Yeşil ekine: Rüzgâra eğilip yıkılmayan, zorluklar karşısında direnç gösteren, ancak yine kendini toparlayabilen bir yapıyı simgeler. Bu benzetme, güçlü bir irade ve dirençlilik fikrini de çağrıştırır.
- Bal arısı: Çalışkanlığı, üretkenliği ve çevresine zarar vermeden faydalı işler ortaya koyması ile müminin çalışkan ve verimli olmasını betimler.
Bu benzetmelerden, müminin çalışkan ve verimli olması (bal arısı) ve yapıcı etkiler bırakması (güzel koku satan) ile birlikte, zorluklara karşı dirençli ve güçlü bir irade sergilemesi (yeşil ekine) öne çıkmaktadır. Ancak, hiçbir benzetme müminin zamanı bilinçli kullanması konusuna değinmemektedir.
Sonuç: Bu şemada müminin sahip olması gereken özellikler arasında zamanı bilinçli kullanma yeteneği yer almamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap C Seçeneğidir.
12
| H A B E R |
| Tek isteği, kurak köyünü yeşertmek… |
|
Köyüne 22 yılda 40 bin ağaç diken emekli öğretmen; yaşadığı yerin Türkiye’nin en az yağış alan bölgelerinden biri olduğunu, buna rağmen harcadığı emeklerle ağaçların kurumadan büyüdüğünü mutlulukla dile getirdi.
Ayrıca bu ağaçlarla oluşan ormanın birçok hayvana da yuva olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Suyu az, yağış almayan bu bölgede orman yetişiyorsa Türkiye’nin her yerinde orman yetişir.” |
Bu olayda,
I. Sünnetullah: Allah’ın, evrendeki tüm varlıklar ile ilgili koyduğu kurallar, tabiat kanunlarıdır.
II. Cüzi irade: İnsana verilen özgürlük ve insanın tercih etme kabiliyetidir.
III. Tevekkül: Çalışıp çabaladıktan sonra sonucu için Allah’a güvenip dayanmaktır.
tanımlarından hangilerine örnek olacak durumlar yer almaktadır?
- Yalnız I
- I ve II
- II ve III
- I, II ve III
12. Sorunun Çözümü
Bu haberde, emekli öğretmenin kurak bir köyde ağaçlandırma çabası anlatılmaktadır. Bu durum üzerinden değerlendirilen üç tanım şunlardır:
- I. Sünnetullah: Allah’ın, evrendeki tüm varlıklar ile ilgili koyduğu kurallar, tabiat kanunları.
Öğretmen, Türkiye’nin en az yağış alan bölgelerinden biri olmasına rağmen ormanın yetişmesinin, Allah’ın doğayı yaratırken belirlediği düzenin ve kanunların bir sonucu olduğunu vurgulayarak bu kavrama örnek teşkil etmektedir. - II. Cüzi irade: İnsana verilen özgürlük ve tercih etme kabiliyeti.
Öğretmen, kendi isteği ve kararlılığıyla, uzun yıllar boyunca köyünü yeşertmek amacıyla ağaç dikme faaliyetinde bulunmuştur. Bu da insanın iradesini kullanarak kendi yaşam alanını değiştirme gücünü gösterir. - III. Tevekkül: Çalışıp çabaladıktan sonra sonucu için Allah’a güvenip dayanmaktır.
Ancak haberde, öğretmenin çabası ve inancı ön planda olup, sonuç için özellikle Allah’a teslimiyet veya “teslim olma” vurgusu yer almamaktadır.
Bu nedenle, haberde öğretmenin sergilediği durum; Sünnetullah (doğanın yaratılıştaki düzeni) ve cüzi irade (kendi iradesiyle hareket etme) kavramlarına örnek olmakta; fakat tevekkül kavramının özellikleri belirgin şekilde yer almamaktadır.
Doğru cevap: I ve II
13 Hz. Muhammed’in (sav.) hicret sürecine ait aşağıdaki olaylar, kronolojik sıralamaya göre düzenlenmiştir:
| 1. Yolculuğun sorunsuz geçmesi için güvenilir ve alanında uzman bir kılavuz olan Abdullah b. Uraykıt ile anlaştı. |
| 2. Müşriklere karşı zaman kazanmak amacıyla Mekke’den ayrılırken Hz. Ali’den, kendi yatağına yatmasını ve rolünü üstlenmesini istedi. |
| 3. Medine kuzeyde olsa da kendini takip edenleri atlatabilmek için Mekke’nin güneybatısındaki Sevr Mağarası’na gizlendi. |
| 4. Müşrikler mağaranın önüne geldiğinde “Tasalanma! Allah bizimle beraberdir.” diyerek endişelenen yol arkadaşı Hz. Ebu Bekir’in içini rahatlattı. |
| 5. Mekkelilerin aramaları azalınca daha önce planladığı şekilde farklı güzergâhları kullanarak Medine’ye ulaştı. |
Hz. Muhammed’in (sav.) bu tutum ve davranışları aşağıdaki özlü sözlerden hangisi ile ilişkilendirilemez?
- İşi ehline bırakanın, gözü arkada kalmaz.
- Nimete şükreden daha iyisini bulur.
- İyi sonuçlara, doğru yöntemlerle ulaşılır.
- Yaradana güven, sarsılma; sıkıntılara aldırma.
13. Sorunun Çözümü
Hz. Muhammed’in (sav.) hicret sürecinde gösterdiği titiz planlama, stratejik hareket etme, saklanma ve yol arkadaşlarına moral verme gibi davranışları, onun zorlu koşullar altında doğru yöntemler kullanarak güvenli bir şekilde hedefe ulaşma çabasını ortaya koymaktadır. Bu tutum ve davranışlar, “iyi sonuçlara, doğru yöntemlerle ulaşılır” ve “yaradana güven, sarsılma; sıkıntılara aldırma” gibi özlü sözlerle açıkça örtüşmektedir. Ayrıca, işi ehline bırakma prensibi, özellikle güvenilir bir kılavuz seçmesiyle kendini gösterir.
Seçenekleri incelediğimizde:
- A Seçeneği: “İşi ehline bırakanın, gözü arkada kalmaz.”
Hz. Muhammed (sav.), yolculuğunun sorunsuz geçmesi için alanında uzman bir kılavuzla anlaşarak işi ehline bırakmıştır. Bu davranış, A seçeneğiyle uyumludur. - B Seçeneği: “Nimete şükreden daha iyisini bulur.”
Bu özlü söz, mevcut nimetlere şükrederek onların kıymetini bilme ve karşılığında daha fazlasını elde etme fikrini ifade eder. Hz. Muhammed’in hicret sürecinde gösterdiği stratejik hareketler, planlama ve risk alma gibi aktif çabalar, şükür temelli bir yaklaşımı doğrudan yansıtmaz. Dolayısıyla bu özlü söz, onun sergilediği tutumlarla doğrudan ilişkilendirilemez. - C Seçeneği: “İyi sonuçlara, doğru yöntemlerle ulaşılır.”
Hicret sürecinde Hz. Muhammed (sav.), farklı güzergahlar kullanarak, saklanarak ve taktiksel kararlar alarak iyi sonuçlara ulaşmayı başarmıştır. Bu ifade davranışlarıyla örtüşmektedir. - D Seçeneği: “Yaradana güven, sarsılma; sıkıntılara aldırma.”
Hz. Muhammed (sav.) hem saklanma anlarında hem de yol arkadaşlarını cesaretlendirirken, Allah’a olan derin güvenini ortaya koymuştur. Bu durum, D seçeneğinin mesajı ile uyumludur.
Sonuç olarak, Hz. Muhammed’in (sav.) bu tutum ve davranışları ile ilişkili olan özlü sözler arasında “Nimete şükreden daha iyisini bulur.” ifadesi, diğerleriyle kıyaslandığında doğrudan örtüşmeyen bir yaklaşımdır. Dolayısıyla doğru cevap B Seçeneğidir.
14
Okuduğu kitaptaki “Hayat, bilinçli seçimlerimizin kaçınılmaz sonuçlarını karşımıza çıkarır.” cümlesi Kerem’in dikkatini çekince bunun ne anlama geldiğini annesine sorar.
Annesi de Kerem’in daha iyi anlaması için hem iradeye dayalı eylemlerin hem de bu eylemlerin sonunda karşılaşılacak durumların yer aldığı bazı ayetleri örnek olarak verir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Kerem’in annesinin örnek olarak verdiği ayetlerden biri olamaz?
- “Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır.” (Bakara suresi, 286. ayet)
- “Şüphesiz ki Allah, iman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Şüphesiz ki Allah, dilediğini yapar.” (Hac suresi, 14. ayet)
- “Ve insana kendi çalışmasının (karşılığından) başka bir şey yoktur.” (Necm suresi, 39. ayet)
- “Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ahzâb suresi, 54. ayet)
14. Sorunun Çözümü
Kerem’in okuduğu cümlede, “Hayat, bilinçli seçimlerimizin kaçınılmaz sonuçlarını karşımıza çıkarır.” ifadesi, iradeye dayalı eylemler ve bu eylemlerin sonucunda elde edilen durumlar üzerinde durmaktadır. Kerem’in annesi de bu konuyu açıklamak için, insanın kendi iradesiyle yapmış olduğu eylemler ve bu eylemlerin karşılığında yaşanacak sonuçlara işaret eden ayetlerden örnekler vermiştir.
Verilen ayetlerden, seçenek A, B ve C, iradeye dayalı eylemlerin ve bu eylemlerin sonuçlarının altını çizer niteliktedir:
- A Seçeneği: “Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır.” (Bakara, 286. ayet) – Bu ayet, insanın eylemlerinin sonucunu kendi lehine ya da aleyhine kazanacağını belirtir.
- B Seçeneği: “Şüphesiz ki Allah, iman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Şüphesiz ki Allah, dilediğini yapar.” (Hac, 14. ayet) – Bu ayet de, kişinin iman ve salih amellerinin karşılığını alacağını ifade eder.
- C Seçeneği: “Ve insana kendi çalışmasının (karşılığından) başka bir şey yoktur.” (Necm, 39. ayet) – Burada insanın kendi çabası sonucunda elde ettiği karşılık vurgulanmaktadır.
D Seçeneği: “Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ahzâb, 54. ayet) ise, insanın iradesiyle yaptığı eylemlerin sonuçlarına değil, Allah’ın her şeyi bilip kuşattığına vurgu yapmaktadır. Bu ayet, Kerem’in annesinin örnek vermek istediği “iradeye dayalı eylemlerin karşılığı” teması ile doğrudan ilişkili değildir.
Sonuç olarak, Kerem’in annesinin örnek olarak veremeyeceği ayet D Seçeneğidir.
15
İslam dininde başarıya ulaşmak için emek harcamanın gerekli olduğu önemle vurgulanmaktadır.
Konu ile ilgili olarak Necm suresinin 39. ayetinde “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.” buyrulmaktadır.
Bu durum şöyle formüle edilebilir:
| Emek (Sebep) |
Başarı (Sonuç) |
Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sözü edilen duruma dikkat çekilmektedir?
- İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına.
- Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar.
- Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.
- Bağa bak, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun.
15. Sorunun Çözümü
İslam dininde, başarının insanın kendi çabasının ve emek harcamasının bir sonucu olduğuna vurgu yapılır. Necm suresinin 39. ayetinde de “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.” ifadesi, emek ile başarının doğrudan ilişkisini ortaya koyar. Bu durum, “Emek → Başarı” mantığıyla özetlenir.
Verilen atasözlerinden hangisinin bu durumu en iyi yansıttığına bakalım:
- A Seçeneği: “İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına.”
Bu atasözü, çalışma ve mevsimsel faktörlere dayansa da, daha çok şans ve kısmet vurgusu taşır. - B Seçeneği: “Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar.”
Bu atasözü, sonucu tamamen kader ve kısmet olarak yorumlar; emek harcamanın önemini ön plana çıkarmaz. - C Seçeneği: “Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.”
Bu ifade, genel anlamda çalışmanın önemine değinebilir ancak, bilinçli emek sonucunda elde edilen başarıyı vurgulamaz. - D Seçeneği: “Bağa bak, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun.”
Bu atasözü, bağa özen göstermenin, emek harcamanın ve bunun sonucunda elde edilecek ürünün (başarının) doğrudan ilişkisini ortaya koyar. Yani, eğer bağa özen gösterilirse, üzüm de olur; emek harcandığı için meyve alınır. Bu da “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.” düşüncesini en güzel ifade eden sözlerden biridir.
Sonuç: Verilen ifadeler arasında, emek harcamanın başarıya götürdüğü vurgusunu en iyi yansıtan atasözü D Seçeneği: “Bağa bak, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun.” ifadesidir.
Neden testler fazla zor değil çok kolay