1 Mustafa Kemal’in mezun olduğu eğitim kurumları arasında;
- Selanik Askeri Rüştiyesi
- Manastır Askeri İdadisi
- Selanik Mülkiye Rüştiyesi
okullarından hangisi yer alır?
- 1
- 1 ve 2
- 2 ve 3
- 1, 2 ve 3
1. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal Atatürk’ün öğrenim hayatındaki kurumlar arasından hangilerinden mezun olduğunu sorgular. Anahtar kelime “mezun olduğu” ifadesidir; yani yalnızca kısa süreli devam ettiği okullar değil, bitirdiği okullar dikkate alınmalıdır.
- (1) Selanik Askeri Rüştiyesi: Mustafa Kemal, Selanik Mülkiye Rüştiyesindeki kısa süren deneyimin ardından askerî eğitime yönelmiş ve Selanik Askeri Rüştiyesi’ne geçmiştir. Burada matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa tarafından “Kemal” adı kendisine verilmiş, düzenli askerî ortaöğrenimini tamamlayarak mezun olmuştur. Dolayısıyla (1) doğrudur.
- (2) Manastır Askeri İdadisi: Rüştiye sonrası Mustafa Kemal, lise düzeyi olan Manastır Askeri İdadisinde öğrenim görmüş ve bu okuldan da mezun olarak İstanbul’daki Harp Okuluna geçmiştir. Bu nedenle (2) de doğrudur.
- (3) Selanik Mülkiye Rüştiyesi: Bu okul sivil rüştiyedir. Mustafa Kemal buraya kısa bir süre devam etmiş, sonra askerî rüştiyeye geçmiştir. Mezuniyet yoktur. Bu yüzden (3) yanlıştır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) 1: Yalnız (1) doğrudur; ancak Mustafa Kemal (2) numaralı Manastır Askeri İdadisi’nden de mezundur. Eksik kapsam nedeniyle yanlıştır.
- B) 1 ve 2: Hem Selanik Askeri Rüştiyesi hem de Manastır Askeri İdadisi, onun mezun olduğu kurumlardır. Tam ve doğru kapsam içerir; doğru cevaptır.
- C) 2 ve 3: (3) numaralı okuldan mezuniyet yoktur; ayrıca (1) eksiktir. Yanlıştır.
- D) 1, 2 ve 3: (3) mezuniyet içermediği için fazla ve hatalı kapsama sahiptir. Yanlıştır.
Sonuç olarak, Mustafa Kemal’in mezun olduğu okullar arasında Selanik Askeri Rüştiyesi ve Manastır Askeri İdadisi yer alır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
2
1. Manastır
2. Ankara
3. Selanik
4. İstanbul
Mustafa Kemal yukarıdakilerden hangisinde eğitim görmemiştir ?
- 1
- 2
- 3
- 4
2. Sorunun Çözümü
Bu soruda Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim hayatında bulunmadığı şehir sorulmaktadır. Sorunun kilit noktası, yalnızca kısa ziyaretlerin değil, fiilen öğrenim gördüğü şehirlerin dikkate alınmasıdır.
- (1) Manastır: Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra lise düzeyi olan Manastır Askeri İdadisinde öğrenim görmüştür. Burada edebiyat sevgisi artmış, tarih ve siyaset bilincinde önemli gelişmeler yaşamıştır. Dolayısıyla burada eğitim görmüştür.
- (2) Ankara: Mustafa Kemal, hayatının ilerleyen döneminde Ankara’yı Kurtuluş Savaşı’nın merkezi ve başkent yapmıştır. Ancak eğitim hayatı sırasında Ankara’da herhangi bir okulda öğrenim görmemiştir. Bu nedenle doğru cevabın işaret ettiği şehirdir.
- (3) Selanik: Doğum yeri olan Selanik’te Şemsi Efendi Okulu, ardından kısa süreli Selanik Mülkiye Rüştiyesi ve sonrasında Selanik Askeri Rüştiyesinde eğitim almıştır. Burada eğitim görmüştür.
- (4) İstanbul: Manastır’daki eğitiminin ardından İstanbul’a giderek Harp Okulu ve Harp Akademisinde öğrenim görmüştür. Burada da eğitim almıştır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) 1: Manastır’da eğitim aldığı kesindir, bu nedenle yanlıştır.
- B) 2: Ankara, Atatürk’ün eğitim gördüğü bir şehir değildir. Doğru cevaptır.
- C) 3: Selanik’te birden fazla okulda okumuştur. Yanlıştır.
- D) 4: İstanbul’da hem Harp Okulu hem de Harp Akademisi eğitimini tamamlamıştır. Yanlıştır.
Özetle, Mustafa Kemal’in eğitim gördüğü şehirler arasında Manastır, Selanik ve İstanbul yer alır. Ankara ise onun siyasi liderlik dönemiyle özdeşleşmiş, ancak eğitim aldığı bir şehir olmamıştır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
3
Atatürk’ün askeri görev nedeniyle bulunduğu yerler arasında;
- Suriye
- Makedonya
- Çanakkale
- Kafkas
gibi yerlerin hangisi yer almaz?
- 1
- 2
- 3
- 4
3. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri görevleri gereği bulunduğu bölgeler ile ilgilidir. Soru metninde dört farklı coğrafi bölge verilmiş ve bunlardan hangisinin Atatürk’ün askeri görev yaptığı yerler arasında bulunmadığı sorulmuştur. Burada önemli olan, onun yalnızca kısa süreli ziyaret ettiği veya eğitim gördüğü yerleri değil, aktif olarak görev aldığı bölgeleri dikkate almaktır.
- (1) Suriye: 1905 yılında Şam’a atanmış, burada V. Orduda görev yapmıştır. Bu dönemde Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurmuş, hem askeri hem de siyasi faaliyetlerde bulunmuştur. Dolayısıyla Suriye, askeri görev yerleri arasındadır.
- (2) Makedonya: Mustafa Kemal, Makedonya’da askeri eğitim almış ve gençlik yıllarının bir kısmını burada geçirmiş olsa da, bu bölgedeki varlığı daha çok eğitim sürecinde ve sonrasında siyasi çalışmalar ile ilgilidir. Doğrudan savaş veya cephe görevi anlamında önemli bir askeri birlik komutanlığı bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu seçenek doğru cevaba işaret etmektedir.
- (3) Çanakkale: 1915’te Çanakkale Cephesinde 19. Tümen Komutanı olarak görev yapmış, özellikle Conkbayırı ve Anafartalar muharebelerinde büyük başarılar kazanmıştır. Bu nedenle burası, askeri görev yerleri arasındadır.
- (4) Kafkas: I. Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesinde 16. Kolordu Komutanı olarak görev yapmış, özellikle Muş ve Bitlisin düşman işgalinden kurtarılmasında önemli rol oynamıştır. Dolayısıyla burası da görev yaptığı yerlerdendir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) 1: Suriye’de resmi görevi vardır. Bu nedenle yanlıştır.
- B) 2: Makedonya, onun eğitim aldığı ve siyasi faaliyet yürüttüğü bir bölgedir; ancak doğrudan savaş görevi kapsamında değildir. Doğru cevaptır.
- C) 3: Çanakkale Cephesi, onun askeri kariyerindeki en önemli görev yerlerinden biridir. Yanlıştır.
- D) 4: Kafkas Cephesi’nde resmi komutanlık görevi yapmıştır. Yanlıştır.
Özetle, Atatürk’ün askeri görev yaptığı yerler arasında Suriye, Çanakkale ve Kafkas bulunmaktadır. Makedonya ise onun eğitim ve siyasi çalışma alanı olmuş, fakat resmi savaş görevi yeri olmamıştır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
4 Mustafa Kemal yazdığı “Geometri” adlı eserle hangi bilimin gelişmesine katkı sağlamıştır?
- Felsefe
- Tarih
- Matematik
- Askerlik
4. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı “Geometri” adlı eser ile hangi bilim dalına katkı sağladığını sorgulamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, eserin içeriği ve amacı ile hangi bilim dalını doğrudan etkilediğidir.
- “Geometri” adlı eser: Atatürk, 1937-1938 yıllarında matematik alanındaki terimlerin Türkçeleştirilmesi amacıyla bu kitabı kaleme almıştır. O dönemde kullanılan birçok matematik terimi Arapça ve Farsça kökenliydi. Atatürk, öğrencilerin ve halkın daha kolay anlayabilmesi için bu terimleri sadeleştirerek Türkçe karşılıklarını üretmiştir.
- Kitapta; açı, üçgen, dikdörtgen, çember, kare, alan, hacim gibi günümüzde kullandığımız terimlerin pek çoğu yer almıştır. Böylece hem öğretim dili hem de bilim dili açısından önemli bir yenilik getirmiştir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Felsefe: Geometri kitabı, soyut düşünce yönünden felsefeyle dolaylı bir bağ kurabilir; ancak doğrudan felsefe bilimine katkı sağlamaz. Yanlıştır.
- B) Tarih: Eser, tarihsel bir belge niteliği taşısa da amacı tarih bilimine katkı sağlamak değildir. Yanlıştır.
- C) Matematik: Kitabın doğrudan konusu ve amacı matematik terimlerinin Türkçeleştirilmesi ve öğretimi olduğundan matematik bilimine önemli bir katkı sağlamıştır. Doğru cevaptır.
- D) Askerlik: Mustafa Kemal askerlik alanında birçok esere sahiptir, ancak “Geometri” bu alanla ilgili değildir. Yanlıştır.
Sonuç olarak, “Geometri” adlı eser, matematik dilini sadeleştirip Türkçe terimleri yaygınlaştırarak Türkiye’de matematik biliminin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
5
Yurtta sulh, cihanda sulh!
Atatürk’ün yukarıdaki sözü, aşağıdakilerden hangisini benimsediğini gösterir?
- Savaşçı
- Bencillik
- Çıkarcı
- Barışçı
5. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal Atatürk’ün ünlü “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünün anlamını ve hangi düşünceyi benimsediğini sorgulamaktadır. Bu söz, Atatürk’ün hem iç hem de dış politikada benimsediği temel ilkeyi özetleyen bir ifadedir.
- Yurtta sulh: Türkiye içinde, toplumun huzur ve güven içinde yaşamasını, iç barışın korunmasını ifade eder. Atatürk, bir ülkenin gelişmesinin ancak iç huzurun sağlanması ile mümkün olabileceğini savunmuştur.
- Cihanda sulh: Dünya genelinde barışın korunmasını, ülkeler arası anlaşmazlıkların savaş yerine diplomasi ile çözülmesini savunur. Bu yaklaşım, hem uluslararası ilişkilerde güven ortamı oluşturur hem de savaşların getireceği yıkımı engellemeye yöneliktir.
- Bu söz, Atatürk’ün savaş karşıtı olduğu anlamına gelmez; ancak savaş yalnızca zorunlu ve kaçınılmaz olduğunda yapılmalıdır düşüncesini yansıtır. Barış, onun için bir hedef ve öncelikli ilke olmuştur.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Savaşçı: Atatürk gerektiğinde savaşan bir liderdir; ancak bu sözünde savaşı değil, barışı öne çıkarır. Yanlıştır.
- B) Bencillik: Bu söz, sadece kendi çıkarlarını düşünen bir yaklaşımı değil; tüm insanlık için barışı savunur. Yanlıştır.
- C) Çıkarcı: Çıkarcılık, karşılıklı faydayı önceleyen pragmatik bir yaklaşımı ifade eder; ancak bu söz tamamen ilkesel bir barış anlayışını vurgular. Yanlıştır.
- D) Barışçı: Hem ülke içinde hem dünyada barışın korunmasını savunan bu söz, doğrudan barışçı bir anlayışın ifadesidir. Doğru cevaptır.
Sonuç olarak, Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü, barışın hem ulusal hem de uluslararası düzeyde korunmasını hedefleyen barışçı bir yaklaşımı ortaya koyar. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
6
• Farklı milletlerin bir arada yaşadığı yerdi.
• Yeni düşünce ve siyasi akımlarının çok yankı bulduğu politik bunalımların merkeziydi.
• Eğitim ve kültürel faaliyetlerin geliştiği bir yerdi.
Özellikleri verilen Atatürk’ün doğduğu şehir hangisidir?
- Sofya
- Ankara
- Selanik
- Şam
6. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu şehir ile ilgili verilen özelliklerden yola çıkarak doğru seçeneği bulmamızı istemektedir. Soruda belirtilen üç temel özellik; farklı milletlerin bir arada yaşaması, politik bunalımların merkezi olması ve eğitim-kültür faaliyetlerinin gelişmiş olmasıdır.
- Farklı milletlerin bir arada yaşaması: 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun en kozmopolit şehirlerinden biri olan Selanik’te Türkler, Rumlar, Yahudiler, Bulgarlar ve Sırplar gibi birçok farklı etnik grup birlikte yaşamaktaydı. Bu çok kültürlü yapı, Mustafa Kemal’in çocukluk yıllarında farklı kültürleri tanımasını sağlamıştır.
- Politik bunalımların merkezi olması: Selanik, II. Meşrutiyet’in ilanına giden süreçte Jön Türk hareketinin en aktif olduğu şehirlerden biriydi. Bu nedenle yeni fikirlerin, özgürlük ve milliyetçilik akımlarının yayılmasında önemli bir merkez olmuştur.
- Eğitim ve kültürel faaliyetlerin gelişmiş olması: Şehir, dönemin modern okullarına, tiyatrolara, kütüphanelere ve yayınevlerine ev sahipliği yapıyordu. Atatürk de eğitim hayatının ilk adımlarını burada atmıştır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Sofya: Atatürk burada 1913-1915 yıllarında askeri ataşe olarak bulunmuştur; doğum yeri değildir. Yanlıştır.
- B) Ankara: Atatürk’ün yaşamında başkent olarak önemli bir yeri olsa da doğum yeri değildir. Yanlıştır.
- C) Selanik: Atatürk’ün 1881 yılında doğduğu, çok kültürlü, siyasi ve kültürel açıdan gelişmiş Osmanlı şehridir. Doğru cevaptır.
- D) Şam: Atatürk burada görev yapmıştır; ancak doğum yeri değildir. Yanlıştır.
Özetle, verilen özellikler yalnızca Selanik şehrini tarif etmektedir. Atatürk’ün çok kültürlü ve açık fikirli kişiliğinin oluşumunda bu şehirdeki ortamın büyük etkisi olmuştur. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
7
Atatürk’ün “Bizim akıl, mantık, zeka ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir” sözü;
- Bilimsellik
- Vatanseverlik
- Gerçeklik
gibi özelliklerinden hangilerini yansıtmaktadır?
- 1
- 2
- 1 ve 3
- 2 ve 3
7. Sorunun Çözümü
Bu soru, Atatürk’ün “Bizim akıl, mantık, zeka ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir” sözü üzerinden hangi özellikleri yansıttığını sorgulamaktadır. Burada anahtar kelimeler akıl, mantık ve zekadır. Bu kavramlar, onun düşünce sisteminde bilimsellik ve gerçeklik ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir.
- (1) Bilimsellik: Akıl ve mantık, bilimin temel taşlarıdır. Atatürk, kararlarında ve inkılaplarında bilimsel yöntemleri esas almış, hurafe ve dogmalara karşı çıkmıştır. “Akıl ve mantık” vurgusu, doğrudan bilimselliğe işaret eder. Bu madde doğrudur.
- (2) Vatanseverlik: Atatürk, vatansever bir liderdir; ancak bu sözde doğrudan vatan sevgisine atıf yapılmamaktadır. Söz, daha çok düşünce ve karar mekanizmasının yöntemini anlatır. Bu madde burada geçerli değildir.
- (3) Gerçeklik: Mantık ve zeka ile hareket etmek, olaylara gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşmayı gerektirir. Atatürk, hayalcilikten uzak, uygulanabilir çözümler üreten bir liderdi. Bu nedenle bu madde de doğrudur.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) 1: Yalnızca bilimselliği kapsar; fakat gerçeklik de sözün bir parçasıdır. Eksiktir, yanlıştır.
- B) 2: Vatanseverlik bu sözde doğrudan vurgulanmamıştır. Yanlıştır.
- C) 1 ve 3: Hem bilimsellik hem de gerçeklik, sözün ana fikrini oluşturur. Doğru cevaptır.
- D) 2 ve 3: Vatanseverlik yanlış olduğundan bu seçenek de yanlıştır.
Sonuç olarak, Atatürk’ün bu sözü, bilimsellik ve gerçeklik ilkelerini yansıtmaktadır. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
8
Atatürk Kurtuluş Savaşından sonra kendisine sorulan “Sıradaki icraatınız ne olacak?” sorusuna “Maarif Vekili olarak milli irfanı yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.” yanıtını vermiştir.
Atatürk’ün bu yanıtı aşağıdaki alanlardan hangisine verdiği önemin kanıtıdır?
- İnkılapçılık
- Sanat
- Ekonomi
- Eğitim
8. Sorunun Çözümü
Bu soru, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrasında gelecekte yapmayı planladığı icraatla ilgili sözünden yola çıkarak hangi alana önem verdiğini sorgulamaktadır. Verilen ifadede geçen “Maarif Vekili olarak milli irfanı yükseltmek” cümlesi, doğrudan eğitim ve kültür alanını işaret etmektedir.
- Maarif Vekili: O dönemde “Maarif Vekaleti”, günümüzdeki Milli Eğitim Bakanlığının karşılığıdır. Dolayısıyla bu görev, eğitim politikaları ve kültürel gelişim ile ilgilidir.
- Milli irfanı yükseltmek: Burada “irfan” kelimesi, bilgi, kültür ve bilinç düzeyini ifade eder. Atatürk, toplumun çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmasının temel yolunun eğitimden geçtiğini savunmuştur.
- Atatürk’e göre savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin kalıcı olabilmesi için, milletin kültür ve eğitim alanında da yükselmesi gerekir. Bu yaklaşım, onun “En hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözünde de kendini gösterir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) İnkılapçılık: Atatürk inkılaplara önem vermiştir; ancak burada doğrudan bahsedilen konu eğitimdir. Yanlıştır.
- B) Sanat: Atatürk sanatın gelişmesini desteklemiştir, fakat bu ifadede sanat odaklı bir vurgu yoktur. Yanlıştır.
- C) Ekonomi: Ekonomik kalkınma önemli olsa da bu sözde asıl vurgulanan konu değildir. Yanlıştır.
- D) Eğitim: “Maarif Vekili” ve “milli irfan” ifadeleri doğrudan eğitim ve kültür alanına işaret eder. Doğru cevaptır.
Sonuç olarak, Atatürk’ün bu sözü, Kurtuluş Savaşı sonrası dönemde bile en büyük hedeflerinden birinin eğitim olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
9
Atatürk’ün bizzat kendisinin kaleme aldığı eserlerin konuları arasında;
- Geometri
- Askeri eğitim
- Medeni bilgiler
gibi alanlardan hangisi yer alır?
- 1
- 1 ve 2
- 1 ve 3
- 1, 2 ve 3
9. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat kendi kalemiyle yazdığı eserlerin konularını sorgulamaktadır. Atatürk’ün eserleri incelendiğinde hem bilim hem de toplum hayatına yönelik çalışmaları olduğu görülür.
- (1) Geometri: Atatürk, 1937-1938 yıllarında Geometri adlı kitabı yazmış, matematik terimlerinin Türkçeleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Bu eser, tamamen kendi kaleminden çıkmıştır.
- (2) Askeri eğitim: Atatürk, Harp Okulu ve Harp Akademisi yıllarında ve sonrasında edindiği tecrübeleri “Taktik ve Talim” gibi askeri konulu kitaplarda toplamıştır. Askeri eğitim alanında yazdığı bu eserler, özellikle subay yetiştirilmesinde önemli kaynaklar olmuştur.
- (3) Medeni bilgiler: 1930 yılında Afet İnan’ın isteği üzerine yazdığı Medeni Bilgiler kitabı, doğrudan Atatürk’ün toplumsal düzen, vatandaşlık bilgileri ve devlet anlayışı üzerine düşüncelerini içermektedir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) 1: Sadece Geometri kitabını kapsar; ancak Atatürk’ün diğer iki alanda da eserleri vardır. Eksiktir, yanlıştır.
- B) 1 ve 2: Doğru olmakla birlikte Medeni Bilgiler de eksik bırakılmıştır. Eksiktir, yanlıştır.
- C) 1 ve 3: Bu ikisi doğrudur, fakat askeri eğitim alanı eksik kalmıştır. Eksiktir, yanlıştır.
- D) 1, 2 ve 3: Atatürk’ün kaleme aldığı eserlerin üçü de bu alanlara girmektedir. Doğru cevaptır.
Sonuç olarak, Atatürk’ün bizzat kaleme aldığı eserler arasında Geometri, askeri eğitim ve medeni bilgiler konuları yer almaktadır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
10
Atatürk 1932 yılında ABD’li bir generalle yaptığı bir görüşme sırasında “Almanya’nın tüm Avrupa’yı işgal edebilecek bir orduyu kısa zamanda kurabileceğini ve II. Dünya Savaşı’nın 1940-1946 yılları arasında başlayabileceğini belirtmiştir.”
Yukarıdaki durum Atatürk’ün aşağıdaki kişisel özelliklerinden hangisini kanıtlar niteliktedir?
- İleri görüşlülük
- Milliyetçilik
- Kararlılık
- Hoşgörülülük
10. Sorunun Çözümü
Bu soru, Atatürk’ün 1932 yılında yaptığı bir öngörüye dayanarak hangi kişisel özelliğini ortaya koyduğunu sorgulamaktadır. Verilen bilgiye göre, Atatürk ABD’li bir generalle görüşmesinde Almanya’nın kısa sürede tüm Avrupa’yı işgal edebilecek bir ordu kurabileceğini ve II. Dünya Savaşı’nın 1940-1946 yılları arasında başlayabileceğini belirtmiştir. Bu öngörü, tarihin akışı içinde doğru çıkmıştır.
- Durumun analizi: 1932’de dünya henüz I. Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerini yeni atlatmış, ancak Almanya’da Nazi rejimi yükselişe geçmiştir. Atatürk, dönemin siyasi ve ekonomik gelişmelerini doğru okuyarak gelecekte yaşanabilecek büyük bir savaşın tarih aralığını ve nedenlerini önceden kestirebilmiştir.
- Bu yetenek, olayların mevcut veriler ışığında değerlendirilmesi, gelecek senaryolarının oluşturulması ve doğru tahminler yapılabilmesi anlamına gelir ki bu özellik ileri görüşlülük olarak tanımlanır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) İleri görüşlülük: Atatürk, gelecekteki gelişmeleri doğru öngörmüş ve bu öngörüsü tarih tarafından doğrulanmıştır. Doğru cevaptır.
- B) Milliyetçilik: Atatürk milliyetçidir; ancak bu örnek, millet sevgisinden çok geleceği önceden görebilme yeteneğini gösterir. Yanlıştır.
- C) Kararlılık: Kararlılık, hedefe ulaşmada ısrarcı olmak demektir; burada bir hedefe ulaşma değil, doğru öngörü söz konusudur. Yanlıştır.
- D) Hoşgörülülük: Hoşgörülülük, farklı görüşlere ve kişilere saygı göstermek anlamına gelir; bu durumla doğrudan ilişkili değildir. Yanlıştır.
Özetle, Atatürk’ün bu sözleri onun olayları derinlemesine analiz ederek geleceğe yönelik isabetli tahminlerde bulunabilen bir lider olduğunu kanıtlamaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
11 Mustafa Kemal’in Şam’da kurduğu cemiyetin adı nedir?
- Vatan ve Hürriyet
- Hürriyet ve İtilaf
- İttihat ve Terakki
- Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
11. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal Atatürk’ün Şam’da görev yaptığı dönemde kurduğu cemiyetin adını sorgulamaktadır. Atatürk, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun olduktan sonra Şam’da bulunan V. Orduya atanmıştır. Burada Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasi durumdan rahatsızlık duymuş ve bu durumu değiştirmek için gizli bir örgütlenmeye gitmiştir.
- Vatan ve Hürriyet Cemiyeti: Mustafa Kemal, 1905 yılında yakın silah arkadaşlarıyla birlikte bu cemiyeti kurmuştur. Amaç, Osmanlı Devleti’ni meşrutiyet yönetimine kavuşturmak ve halkın özgürlüklerini artırmaktı. Cemiyet, gizli bir yapıda faaliyet göstermiştir. Daha sonra bu cemiyetin bir kısmı İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşmiştir.
- Hürriyet ve İtilaf Fırkası: Bu, II. Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki’ye karşı kurulmuş bir siyasi partidir. Mustafa Kemal’in kurduğu bir cemiyet değildir. Yanlıştır.
- İttihat ve Terakki Cemiyeti: Mustafa Kemal, Selanik’te bulunduğu dönemde bu cemiyetle temas kurmuş olsa da kurucusu değildir. Yanlıştır.
- Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Bu cemiyet, Milli Mücadele yıllarında Anadolu’da halkın örgütlenmesi için kurulmuş bir yapılanmadır. Mustafa Kemal’in önderlik ettiği bu cemiyetin kuruluş yeri ve amacı farklıdır. Yanlıştır.
Sonuç olarak, Mustafa Kemal’in Şam’da kurduğu cemiyet Vatan ve Hürriyet Cemiyetidir. Bu cemiyet, onun ilerleyen yıllarda milli mücadeledeki liderlik rolünün bir öncüsü olmuştur. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
12
Mustafa Kemal Osmanlı Devleti’nin çöküşüne yol açan olayların yoğunlaştığı Rumeli’nin en önemli kenti Selanik’te büyüdü. Bölge farklı alanlarda komşu ülkelerden etkilenmekteydi. Hristiyan milletlerin Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmaları, büyük devletlerin yayılma politikaları en çok burada hissediliyordu. Bu durum Mustafa Kemal’i çok etkiliyordu.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Mustafa Kemal’in çevresinde yaşanan olaylardan etkilenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır?
- Azınlıklara yeni haklar verilmesini istemesi
- Ülke ile ilgili kararlar alırken daha gerçekçi ve daha sağduyulu hareket etmesi
- Mali kalkınmaya önem vermesi
- Padişahlığın devamını istemesi
12. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal’in çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği Selanik şehrinin siyasi ve toplumsal atmosferinin onun düşünce yapısına nasıl etki ettiğini sorgulamaktadır. Selanik, Osmanlı Devleti’nin Rumeli topraklarında yer alan, çok milletli ve stratejik öneme sahip bir kenttir.
- Selanik’in durumu: 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti’nde siyasi çalkantılar özellikle Rumeli bölgesinde yoğunlaşmıştır. Hristiyan milletlerin ayaklanmaları, büyük devletlerin yayılma politikaları ve bağımsızlık hareketleri burada sıkça görülmüştür.
- Mustafa Kemal’in etkilenmesi: Genç Mustafa Kemal, bu ortamda olaylara tanık olmuş, devletin durumunu gerçekçi biçimde değerlendirme yeteneği kazanmıştır. Bu gözlemler, ileriki yıllarda onun sağduyulu ve gerçekçi kararlar almasına zemin hazırlamıştır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Azınlıklara yeni haklar verilmesini istemesi: Bu durum, Mustafa Kemal’in siyasi hedefleri arasında olmamıştır; onun önceliği devletin bütünlüğüdür. Yanlıştır.
- B) Ülke ile ilgili kararlar alırken daha gerçekçi ve daha sağduyulu hareket etmesi: Selanik’teki karmaşık siyasi ortam, Mustafa Kemal’e olayları analiz etme, neden-sonuç ilişkisi kurma ve gerçekçi çözümler geliştirme becerisi kazandırmıştır. Doğru cevaptır.
- C) Mali kalkınmaya önem vermesi: Atatürk ekonomi konularına önem vermiştir; ancak bu, doğrudan Selanik’teki olaylardan etkilenmesinin sonucu değildir. Yanlıştır.
- D) Padişahlığın devamını istemesi: Mustafa Kemal, aksine milli egemenlik esasına dayalı yönetimi savunmuştur. Yanlıştır.
Özetle, Mustafa Kemal’in Selanik’teki çok yönlü siyasi ve toplumsal olaylardan etkilenmesi, onun gerçekçi ve sağduyulu kararlar alan bir lider olmasını sağlamıştır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
13 Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesini ve yeni Türkiye’nin kuruluşunu belgelere dayandırarak anlattığı eseri aşağıdakilerden hangisidir?
- Medeni Bilgiler
- Kumandan ile Hasbıhal
- Geometri Kitabı
- Nutuk
13. Sorunun Çözümü
Bu soru, Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesini ve yeni Türkiye’nin kuruluş sürecini belgelerle anlattığı eserin adını sorgulamaktadır. Atatürk’ün eserleri incelendiğinde bu tanıma en uygun olanın Nutuk olduğu görülür.
- Nutuk’un içeriği: Atatürk, 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin II. Büyük Kurultayı’nda 36 saat 33 dakika süren uzun bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma daha sonra kitaplaştırılarak Nutuk adıyla yayımlanmıştır.
- Eserde, 1919’da Samsun’a çıkışından başlayarak 1927 yılına kadar geçen süreç ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Mondros Mütarekesi sonrası Osmanlı’nın durumu, Milli Mücadele’nin örgütlenmesi, savaşlar, zaferler ve Cumhuriyet’in ilanı belgelerle ortaya konmuştur.
- Nutuk, yalnızca bir hatırat değil, aynı zamanda gelecek nesillere ders veren bir siyasi ve tarihi belge niteliğindedir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Medeni Bilgiler: Vatandaşlık bilgileri ve devlet yönetimi üzerine yazılmıştır; ancak bağımsızlık mücadelesini belgesel biçimde anlatmaz. Yanlıştır.
- B) Kumandan ile Hasbıhal: Askeri ve liderlik üzerine bir eserdir; ancak bu kapsamda değildir. Yanlıştır.
- C) Geometri Kitabı: Matematik terimlerinin Türkçeleştirilmesi amacıyla yazılmıştır; bağımsızlık mücadelesiyle ilgili değildir. Yanlıştır.
- D) Nutuk: Bağımsızlık mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreci belgelerle anlatılmıştır. Doğru cevaptır.
Sonuç olarak, Atatürk’ün Nutuk adlı eseri, Milli Mücadele’nin tüm ayrıntılarını ve yeni devletin kuruluşunu birinci elden aktaran eşsiz bir kaynaktır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
14 Atatürk’ün Anıtkabir’in müze bölümünde sergilenen şahsi kütüphanesinde 3500’den fazla kitap bulunması, onun kişiliğinde hangi özelliğe işaret eden bir delil sayılabilir?
- Araştırmacı bir kişiliği olduğuna
- İyi bir komutan olduğuna
- Mezarının Anıtkabir’de bulunduğuna
- Tarih bilimine önem verdiğine
14. Sorunun Çözümü
Bu soru, Atatürk’ün şahsi kütüphanesinde 3500’den fazla kitap bulunmasının, onun kişiliğine dair hangi özelliği ortaya koyduğunu sorgulamaktadır. Kitap sayısının fazlalığı, yalnızca bir koleksiyon tutkusu değil, aynı zamanda sürekli okuma ve öğrenme isteğinin bir göstergesidir.
- Araştırmacı kişilik: Atatürk, yaşamı boyunca çeşitli konularda sürekli okumalar yapmış, edindiği bilgileri kararlarında ve uygulamalarında kullanmıştır. Tarih, coğrafya, askeri strateji, felsefe, ekonomi, bilim ve sanat gibi çok farklı alanlarda kitaplar okuması, onun çok yönlü bir araştırmacı olduğunu gösterir.
- Atatürk’ün yalnızca okumakla kalmayıp kitapların kenarına notlar düşmesi, altını çizmesi ve yorumlar eklemesi, bilgiyi sorgulayan ve analiz eden bir yaklaşımı olduğunu kanıtlar.
- 3500’den fazla kitap, yalnızca bir komutanın değil, aynı zamanda sürekli öğrenmeyi ilke edinmiş bir araştırmacının kütüphanesidir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Araştırmacı bir kişiliği olduğuna: Kitap sayısı, çeşitliliği ve Atatürk’ün okuma alışkanlıkları bu özelliği doğrudan kanıtlar. Doğru cevaptır.
- B) İyi bir komutan olduğuna: İyi bir komutanlığı vardır; ancak bu bilgi doğrudan onun askeri yeteneklerini değil, araştırmacı yönünü gösterir. Yanlıştır.
- C) Mezarının Anıtkabir’de bulunduğuna: Bu durum bilinen bir gerçektir; ancak kitap sayısıyla doğrudan ilgisi yoktur. Yanlıştır.
- D) Tarih bilimine önem verdiğine: Tarihe önem verdiği doğrudur; fakat kütüphanesinde yalnızca tarih değil, birçok farklı alanda kitap vardır. Yanlıştır.
Sonuç olarak, Atatürk’ün geniş kütüphanesi ve çok yönlü okuma alışkanlıkları, onun araştırmacı kişiliğinin güçlü bir göstergesidir. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
15 Osmanlı Devleti’nin çöküşünü engellemek amacıyla ortaya atılan düşünce akımlarından hangileri Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda etkili olmuştur?
- Osmanlıcılık – Ademi Merkeziyetçilik
- Türkçülük – Batıcılık
- Batıcılık – Osmanlıcılık
- Türkçülük – İslamcılık
15. Sorunun Çözümü
Bu soru, Osmanlı Devleti’nin çöküşünü engellemek amacıyla ortaya atılan düşünce akımlarından hangilerinin Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinde etkili olduğunu sorgulamaktadır. Osmanlı’nın son döneminde farklı fikir akımları gündeme gelmiş, ancak hepsi yeni devletin temelini oluşturmamıştır.
- Türkçülük: Türk milletinin kimliğini, birliğini ve bağımsızlığını esas alan bu akım, Milli Mücadele’nin ve Cumhuriyet’in ideolojik temellerinden biridir. Atatürk, ulusal egemenlik ilkesini bu anlayış üzerine inşa etmiştir. Türkçülük, millet bilincini güçlendirmiş ve “Ne mutlu Türküm diyene” anlayışını yaymıştır.
- Batıcılık: Batı’nın bilim, teknoloji, hukuk ve yönetim anlayışının örnek alınmasını savunan bu akım, Cumhuriyet reformlarının çoğuna yön vermiştir. Eğitim sistemi, hukuk, kıyafet düzenlemeleri ve toplumsal yaşamda yapılan yenilikler Batıcılık etkisi taşır.
- Osmanlıcılık: Farklı milletleri Osmanlı çatısı altında eşit haklarla bir arada tutmayı amaçlamıştır. Ancak imparatorluk dağılma sürecine girdiğinde bu anlayış başarısız olmuştur; yeni devletin temelinde yer almamıştır.
- İslamcılık: Müslüman halkın birliğini savunmuş, ancak Cumhuriyet’in laiklik ilkesiyle çelişmiştir; bu nedenle yeni devletin ideolojik temelinde doğrudan yer almamıştır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Osmanlıcılık – Ademi Merkeziyetçilik: Yeni Cumhuriyet’in kuruluşunda yer almamıştır. Yanlıştır.
- B) Türkçülük – Batıcılık: Hem ulusal kimlik hem de çağdaşlaşma hedefleri açısından yeni devletin ideolojisinde temel yer tutmuştur. Doğru cevaptır.
- C) Batıcılık – Osmanlıcılık: Osmanlıcılık yeni devletin temelinde yoktur. Yanlıştır.
- D) Türkçülük – İslamcılık: İslamcılık, laik cumhuriyet anlayışına uygun değildir. Yanlıştır.
Sonuç olarak, Türkçülük ulusal birliği ve bağımsızlığı sağlarken, Batıcılık modernleşme sürecine yön vermiştir. Bu iki düşünce akımı, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin omurgasını oluşturmuştur. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
16
Avrupa’da gelişen Sanayi İnkılabı ile sanayileşen Avrupalı devletler ürettikleri ürünleri kapitülasyonlar sayesinde Osmanlı ülkesine kolaylıkla ihraç ettiler. Osmanlı pazarları Avrupa’dan gelen maliyeti düşük sanayi mallarıyla doldu. İnsanlar, ithal ürünleri satın almaya yöneldiler.
Buna göre Sanayi İnkılabı’nın Osmanlı Devleti’nde aşağıdakilerden hangisine neden olduğu söylenebilir?
- İşsiz insan sayısında azalma olmasına
- Küçük el tezgâhlarının sayısında artış yaşanmasına
- Devletin vergi gelirlerinin çok yüksek düzeye ulaşmasına
- Ülke topraklarının uluslararası açık bir pazara dönüşmesine
16. Sorunun Çözümü
Bu soru, Avrupa’da gerçekleşen Sanayi İnkılabının Osmanlı Devleti üzerindeki ekonomik etkilerini sorgulamaktadır. Sanayi İnkılabı (18. yüzyıl sonları – 19. yüzyıl başları), üretimde makineleşmeyi yaygınlaştırarak sanayileşen ülkelerin daha ucuz ve seri mal üretmesini sağlamıştır. Bu durum, Osmanlı gibi sanayileşmemiş ülkeleri derinden etkilemiştir.
- Kapitülasyonlar: Osmanlı Devleti, yabancı tüccarlara geniş ticari imtiyazlar tanıyan kapitülasyonlar nedeniyle, Avrupalı devletlerin ürettikleri malları gümrüksüz veya düşük vergilerle ülkeye sokmalarına izin vermiştir.
- Sonuç: Avrupa’dan gelen maliyeti düşük, seri üretilmiş mallar Osmanlı pazarlarını doldurmuş; yerli üreticiler bu ucuz mallarla rekabet edememiştir. Özellikle küçük el tezgâhları ve yerli zanaatkârlar zarar görmüştür.
- Böylece Osmanlı toprakları, sanayileşmiş ülkeler için kolayca girilebilen bir açık pazar hâline gelmiştir. Bu durum, Osmanlı ekonomisini dışa bağımlı hale getirmiştir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) İşsiz insan sayısında azalma olmasına: Aksine, yerli üretimin darbe almasıyla işsizlik artmıştır. Yanlıştır.
- B) Küçük el tezgâhlarının sayısında artış yaşanmasına: Ucuz ithal mallar nedeniyle el tezgâhları kapanmış, sayı azalmıştır. Yanlıştır.
- C) Devletin vergi gelirlerinin çok yüksek düzeye ulaşmasına: Kapitülasyonlar nedeniyle gümrük vergileri düşük kaldığı için gelir artmamıştır. Yanlıştır.
- D) Ülke topraklarının uluslararası açık bir pazara dönüşmesine: Bu durum doğrudan Sanayi İnkılabı’nın ve kapitülasyonların birleşik etkisinin sonucudur. Doğru cevaptır.
Sonuç olarak, Sanayi İnkılabı sonrası Osmanlı, sanayileşmiş ülkeler için açık bir pazar hâline gelmiş ve yerli üretim ciddi darbe almıştır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
17
“Selanik Mülkiye Rüştiyesinde iken mahallemizdeki Binbaşı Kadri Bey’in oğlu Ahmet askerî rüştiyeye (ortaokul) devam ediyor ve askerî üniforma giyiyordu. Onu gördükçe ben de böyle giyinmeye hevesleniyordum. Sonra sokaklarda subaylar görüyordum. Subay olmak için önce askerî rüştiyeye girmek gerektiğini anlıyordum. O sırada annem Selânik’e gelmişti. Askerî Rüştiyeye girmek istediğimi ona söyledim. Annem asker olmamı istemiyordu. Sınav zamanı ona sezdirmeden rüştiyeye giderek sınava girdim.”
Bu bilgiye göre Mustafa Kemal’in askerlik mesleğine ilgi duymasına aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?
- Ailesi
- Çevresi
- Öğretmenleri
- Okuduğu kitaplar
17. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal’in askerlik mesleğine ilgi duymasına etki eden faktörü sorgulamaktadır. Verilen metinde Mustafa Kemal, Selanik Mülkiye Rüştiyesinde okurken çevresinde gördüğü asker kişilerden etkilenmiştir.
- Mahallesindeki Binbaşı Kadri Bey’in oğlu Ahmetin askeri rüştiyeye devam etmesi ve askeri üniforma giymesi Mustafa Kemal’in ilgisini çekmiştir.
- Sokaklarda gördüğü subaylar ve onların giydiği üniformalar, onun gözünde askerlik mesleğini cazip hâle getirmiştir.
- Annesi ise onun asker olmasını istememiştir. Buna rağmen Mustafa Kemal, çevresindeki gözlemlerinden etkilenerek bu mesleğe yönelmiştir.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Ailesi: Annesi askerlik mesleğine karşıdır; bu nedenle aile etkisi yoktur. Yanlıştır.
- B) Çevresi: Mahallesindeki asker kişiler ve çevrede gördüğü subaylar bu ilgiyi uyandırmıştır. Doğru cevaptır.
- C) Öğretmenleri: Metinde öğretmen etkisine dair bilgi bulunmamaktadır. Yanlıştır.
- D) Okuduğu kitaplar: Kitap okumaktan bahsedilmemektedir. Yanlıştır.
Sonuç olarak, Mustafa Kemal’in askerlik mesleğine ilgi duymasını sağlayan etken çevresinde gördüğü askerler ve onların giydiği üniformalar olmuştur. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
18
Mustafa Kemal, 31 Mart Vakası’ndan sonra subayların siyasete karışmasının tehlikelerini sezmişti. Subaylar arasında yayılan particilik düşüncesi orduda düzen ve disiplinin bozulmasına neden olmuştu. Mustafa Kemal bu durumun gelecekte, vatanın bekası için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtmişti. Bu nedenle ordunun siyasetten uzak durması gerektiği yönündeki düşüncelerini arkadaşlarıyla paylaşmıştı. Nitekim Balkan Savaşları sırasında Mustafa Kemal’in öngörüleri gerçekleşmiş ve ordumuz büyük bir felaketle karşılaşmıştır.
Bu metinden Mustafa Kemal’in hangi kişisel özelliği çıkarılabilir?
- İleri görüşlülüğü
- Eğitimciliği
- İdealistliği
- Sabırlılığı
18. Sorunun Çözümü
Bu soru, Mustafa Kemal’in 31 Mart Vakası sonrası ordunun durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmelerden hangi kişisel özelliğinin çıkarılabileceğini sorgulamaktadır. Metinde, onun olayları yalnızca o anki duruma göre değil, gelecekte doğurabileceği sonuçları da düşünerek analiz ettiği açıkça görülmektedir.
- Olayın özeti: 31 Mart Vakası sonrasında subaylar arasında yayılan particilik anlayışı, ordunun disiplinini bozmuştur. Mustafa Kemal, bunun ileride vatanın güvenliğini tehlikeye sokabileceğini önceden görmüş ve bu konudaki düşüncelerini arkadaşlarıyla paylaşmıştır.
- Balkan Savaşları’nda gerçekleşmesi: Mustafa Kemal’in bu uyarıları, kısa süre sonra Balkan Savaşları sırasında yaşanan yenilgilerle doğrulanmıştır. Bu durum, onun öngörülerinin isabetli olduğunu kanıtlar.
- Geleceğe yönelik doğru tahminlerde bulunabilme, mevcut verilerden yola çıkarak muhtemel sonuçları önceden görebilme yeteneği ileri görüşlülük olarak tanımlanır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) İleri görüşlülüğü: Olayları analiz ederek gelecekte doğabilecek sonuçları doğru tahmin etmesi bu özelliğini gösterir. Doğru cevaptır.
- B) Eğitimciliği: Metinde öğretme veya eğitme faaliyetinden söz edilmemektedir. Yanlıştır.
- C) İdealistliği: İdealist olmak, belirli hedefler uğruna mücadele etmeyi ifade eder; ancak burada öne çıkan durum öngörüdür. Yanlıştır.
- D) Sabırlılığı: Sabır özelliği metinde vurgulanmamaktadır. Yanlıştır.
Sonuç olarak, Mustafa Kemal’in ordunun siyasetten uzak durması gerektiğini önceden görmesi ve bu konuda haklı çıkması, onun ileri görüşlü bir lider olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
19
Balkan Savaşları sonucunda Balkanlardaki Türk hâkimiyeti sona erdi. Kaybedilen Balkan topraklarından Anadolu’ya büyük bir göç dalgası yaşandı. Yunanistan ve Bulgaristan’da kalan Türklerin kültürel ve dinî hakları antlaşmalarla güvence altına alındı.
Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Anadolu’daki Türk nüfusu artmıştır.
- Balkanlarda Türk varlığı sona ermiştir.
- Osmanlı Devleti’nin sınırları daralmıştır.
- Balkanlarda Müslüman nüfus azalmıştır.
19. Sorunun Çözümü
Bu soru, Balkan Savaşları’nın sonuçlarından hareketle verilen ifadelerden hangisinin çıkarılamayacağını sorgulamaktadır. Metinde üç önemli sonuç vurgulanmıştır: (1) Balkanlardaki Türk hâkimiyetinin sona ermesi, (2) Anadolu’ya yoğun göç yaşanması, (3) Yunanistan ve Bulgaristan’da kalan Türklerin kültürel-dinî haklarının antlaşmalarla korunması.
- A) Anadolu’daki Türk nüfusu artmıştır: Balkanlardan Anadolu’ya yoğun göç olduğundan Anadolu’daki Türk nüfusu artmıştır. Bu çıkarım yapılabilir.
- B) Balkanlarda Türk varlığı sona ermiştir: Metinde “Türk hâkimiyeti sona erdi” ifadesi geçmektedir, ancak bu Türk varlığının tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Hâkimiyet bitse bile Balkanlarda Türk nüfusu yaşamaya devam etmiştir. Bu çıkarım yapılamaz.
- C) Osmanlı Devleti’nin sınırları daralmıştır: Balkan topraklarının kaybedilmesi, Osmanlı’nın sınırlarının küçülmesi anlamına gelir. Bu çıkarım yapılabilir.
- D) Balkanlarda Müslüman nüfus azalmıştır: Göç nedeniyle Müslüman nüfusun bir kısmı Balkanlardan ayrılmıştır; bu da azalmaya yol açmıştır. Bu çıkarım yapılabilir.
Sonuç olarak, metinden Balkanlarda Türk varlığının tamamen sona erdiği çıkarımı yapılamaz; sadece siyasi hâkimiyetin bittiği anlaşılır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
20
Selanik’in karışık sokak aralarında tatlı sürprizlerle karşılaşılırdı; kâh yeşilliklerin arasında birdenbire denize açılan manzaralar, kâh çocuk sesleri ile Kur’an nağmelerinin taştığı sıbyan mektepleri, kâh muntazam vuruşlarla bakır veya demir döven çekiç seslerinin duyulduğu karanlık atölyeler, kâh kırlangıç yuvası gibi geçmişin birçok faciasını yaşamış yüksek evler… Bu şehrin dilleri ve dinleri farklı insanları, bu küçük tatlardan büyük mutluluklar çıkarmasını bilirdi.
Bu parçaya verilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
- Selanik ve Milliyetçilik
- Selanik ve Milli Mücadele
- Selanik ve Kültürel Zenginlik
- Selanik’in Jeopolitik Konumu
20. Sorunun Çözümü
Bu soru, verilen metne en uygun başlığı seçmeyi amaçlamaktadır. Parçada Selanik’in fiziksel görüntüleri, günlük yaşamından detaylar ve farklı kültürlerin uyum içinde bir arada yaşaması betimlenmiştir. Metinde milliyetçilik, milli mücadele veya jeopolitik konum gibi konulara değinilmemektedir.
- Parçanın ana teması: Selanik’in çok kültürlü yapısı, farklı din ve dillerden insanların ortak yaşamı, şehrin günlük hayatındaki sesler ve görüntüler anlatılmıştır. Yazar, bu çeşitliliği zenginlik olarak yansıtmaktadır.
- Bu nedenle parça, Selanik’in kültürel ve toplumsal çeşitliliğini ön plana çıkarır.
Şıkların Değerlendirmesi:
- A) Selanik ve Milliyetçilik: Parçada milliyetçilik vurgusu yoktur. Yanlıştır.
- B) Selanik ve Milli Mücadele: Milli Mücadele ile ilgili herhangi bir bilgi yer almamaktadır. Yanlıştır.
- C) Selanik ve Kültürel Zenginlik: Metin doğrudan Selanik’in farklı din, dil ve yaşam biçimlerinin oluşturduğu kültürel zenginliğini betimlemektedir. Doğru cevaptır.
- D) Selanik’in Jeopolitik Konumu: Coğrafi veya stratejik konum hakkında bilgi verilmemektedir. Yanlıştır.
Sonuç olarak, parçanın en uygun başlığı, Selanik’in farklı kültürleri bir arada barındıran yapısını en iyi şekilde ifade eden “Selanik ve Kültürel Zenginlik”tir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
Ez çerez mayonez
Konuyu İnkilap Tarihi hocamıza ilettim. Sanırım soruların kolaylığından şikayet ediyorsunuz. Bir kaç hafta içinde daha zor seviye sorularımızın hazır olacağını düşünüyorum. Başarılar dilerim
Hiç sevmedim
Hoşuna gidecek seviyede sorularımız bir kaç hafta içinde sitemize eklenecek. Şuan ön inceleme sürecinde İnkilap Tarihi öğretmenimiz yeniden gözden geçiriyor. Takipte kalmanı tavsiye ediyorum. Ayrıca sorularımızı sevmemenin tam olarak sebebini belirtir misin?
Hocam hayırlı ramazanlar
Çok teşekkür ederim. Sizlerin de Ramazanı Şerifi Hayırlı olsun. Rabbim hepimize istifade etmeyi nasip etsin.
Hocam hayırlı ramazanlar
Çok teşekkür ederim. Sizlerin de Ramazanı Şerifi Hayırlı olsun. Rabbim hepimize istifade etmeyi nasip etsin.
Hocam gayet iyi geçti
Basitti.