Yazar, son yayımlanan öykü kitabında Anadolu insanının çaresizliğini o kadar gerçekçi bir dille anlatmış ki okurken kendinizi o coğrafyanın bir parçası gibi hissediyorsunuz. Betimlemelerdeki ustalık, olay örgüsünün biraz yavaş ilerlemesini unutturuyor. Ancak bazı diyalogların gereğinden fazla uzatılması, eserin akıcılığına gölge düşürmüş.
Bu parça aşağıdaki metin türlerinin hangisinden alınmıştır?
- Deneme
- Makale
- Sohbet
- Eleştiri
1. Sorunun Çözümü
Bir sanat veya düşünce eserinin olumlu ya da olumsuz yönlerini ortaya koyarak onu değerlendiren yazılara eleştiri (tenkit) denir.
- A Şıkkı: Deneme; yazarın herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüşlerini, kanıtlama amacı gütmeden anlattığı yazılardır. Burada bir “eser değerlendirmesi” vardır.
- B Şıkkı: Makale; bilimsel bir gerçeği açıklamak veya bir tezi savunmak için yazılan nesnel yazılardır.
- C Şıkkı: Sohbet; yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi samimi bir dille yazdığı yazılardır.
- D Şıkkı: Parçada bir öykü kitabı ele alınmış; yazarın betimleme gücü övülürken (olumlu), diyalogları uzatması yerilmiştir (olumsuz). Bir eserin iyi ve kötü yanları değerlendirildiği için türü eleştiridir.
Cevap D seçeneğidir.
“Değerli yol arkadaşlarım, bu gezegenin sessiz çığlığını duyan vicdanlı dostlarım!” Hepiniz çok iyi biliyorsunuz ki korumaya çalıştığımız bu ormanlar, sadece birer ağaç topluluğu değil, insanlığın nefesidir. Bugün burada toplanmamızın amacı, betona yenik düşen şehirlerimize inat, yeşili savunmaktır. Size soruyorum: Gelecek nesillere gri dumanlarla kaplı bir gökyüzü mü bırakacağız, yoksa kuş cıvıltılarıyla dolu tertemiz bir dünya mı? Bu dava, sadece bizim değil, doğmamış çocukların da davasıdır. Şimdi harekete geçme zamanıdır!
Bu metin, dil ve anlatım özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki türlerin hangisinden alınmıştır?
- Deneme
- Hikâye
- Söylev (Nutuk)
- Söyleşi (Sohbet)
2. Sorunun Çözümü
Söylev (Nutuk); bir topluluğa düşünceleri aşılamak, duygulandırmak, coşturmak veya onları belli bir amaca yöneltmek için yapılan etkili konuşmalardır.
- A Şıkkı: Deneme, yazarın kendisiyle konuşuyormuş gibi yazdığı öznel yazılardır; burada ise bir topluluğa sesleniş vardır.
- B Şıkkı: Hikâye, olmuş ya da olması muhtemel bir olayı anlatır; bu metinde bir olay örgüsü değil, “çağrı” vardır.
- C Şıkkı: Metin “Değerli yol arkadaşlarım” hitabıyla başlamış, coşkulu bir üslup kullanılmış ve dinleyenleri harekete geçirmeyi (ikna etmeyi) amaçlamıştır. Bu özellikler söylev türüne aittir.
- D Şıkkı: Söyleşi, yazarın okuyucuyla karşılıklı konuşuyormuş havasında yazdığı samimi yazılardır; ancak bu metin samimi bir sohbetten ziyade resmi ve coşkulu bir hitabet (konuşma) metnidir.
Sonuç olarak metin bir topluluğa hitaben yazıldığı için cevap C seçeneğidir.
Deniz, paletlerini yavaşça çırparak derin maviliklere doğru süzüldü. Karşısına çıkan devasa mercan kayalıkları, su altının gizemli ormanlarını andırıyordu. Etrafında dolaşan irili ufaklı balıklar, bu sessiz dünyanın sakinleriydi. Işık huzmeleri suyun yüzeyinden aşağıya, adeta parlak birer sütun gibi iniyordu. Deniz, bu büyüleyici manzarayı bir süre olduğu yerde durup hayranlıkla izledi.
Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Olay yazısından alınmıştır.
- Üçüncü kişi ağzından anlatılmıştır.
- Zaman kavramı belirsizdir.
- Kişileştirme sanatına yer verilmiştir.
3. Sorunun Çözümü
Olay yazılarında anlatıcı türü, zaman unsuru ve kullanılan söz sanatları metnin yapı taşlarını oluşturur.
- A Şıkkı: Metinde bir karakterin (Deniz) su altına dalması ve gözlem yapması anlatıldığı için türü olay yazısıdır.
- B Şıkkı: Yazar, olayları dışarıdan bir gözlemci olarak (“süzüldü”, “izledi” şeklinde) aktardığı için üçüncü kişi ağzından anlatım yapılmıştır.
- C Şıkkı: Olayın geçtiği gün, ay veya saat metinde belirtilmediği için zaman belirsizdir.
- D Şıkkı: Metinde “mercanların ormana benzetilmesi” ve “ışığın sütuna benzetilmesi” ile benzetme yapılmıştır; ancak insana ait özellikler doğaya aktarılmadığı için kişileştirme yoktur.
Yanlış olan (söylenemeyecek) ifade D seçeneğidir.
Metinler; yazılış amaçlarına göre bilgilendirici, olay yazısı ve şiirsel (sanatsal) metinler olarak gruplandırılabilir. Şiirlerde kelimeler genellikle mecaz anlamda kullanılır, imge ve söz sanatlarına yer verilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerden hangisi bir şiirden alınmış olabilir?
- Anadolu’nun güney kıyılarında yaz mevsimi oldukça sıcak geçer.
- Otobüs terminale vardığında saat sabahın beşini gösteriyordu.
- Rüzgâr, ıslak saçlarımı görünmez parmaklarıyla tarıyordu.
- Başarılı olmak isteyen her öğrenci, zamanını verimli kullanmalıdır.
4. Sorunun Çözümü
Şiirsel anlatımda imge, söz sanatları (kişileştirme, benzetme vb.) ve duygu ön plandadır; dil sanatsal işlevde kullanılır.
- A Şıkkı: Nesnel bir bilgi içermektedir (Bilgilendirici Metin).
- B Şıkkı: Yaşanmış veya yaşanması muhtemel bir olayı anlatmaktadır (Olay Yazısı/Hikâye).
- C Şıkkı: Rüzgârın “görünmez parmaklarıyla saç taraması” bir kişileştirme sanatıdır ve imgesel bir anlatımdır. Bu ifade bir şiirden alınmıştır.
- D Şıkkı: Bir öğüt ve tespit içermektedir (Düşünce Yazısı/Deneme).
Doğru cevap C seçeneğidir.
Taşın şiire dönüştüğü şehir Mardin, daracık sokakları ve “abbara” adı verilen geçitleriyle ziyaretçilerini bambaşka bir zamana götürüyor. Şehre hakim bir tepeden Mezopotamya Ovası’nın sonsuzluğunu izlemek, insanı derinden etkiliyor. Deyrulzafaran Manastırı’nın safran sarısı taşları güneşle parıldarken, Zinciriye Medresesi tüm ihtişamıyla tarihe meydan okuyor. Buraya gelip de çarşısındaki gümüş telkari ustalarını izlemeden dönmek olmaz.
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Gezi Yazısı
- Deneme
- Söyleşi
- Anı
5. Sorunun Çözümü
Yazarın gezip gördüğü yerlerin ilgi çekici özelliklerini, tarihi ve doğal güzelliklerini anlattığı yazılara gezi yazısı (seyahatname) denir.
- A Şıkkı: Metinde Mardin şehri, sokakları, manastırı ve medresesi gibi gezilip görülen yerler okuyucuya tanıtıldığı için türü gezi yazısıdır.
- B Şıkkı: Deneme; yazarın herhangi bir konudaki kişisel görüşlerini kesin kurallara varmadan anlattığı fikir yazısıdır.
- C Şıkkı: Söyleşi; yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi yazdığı samimi üsluplu yazılardır.
- D Şıkkı: Anı; kişinin başından geçen veya tanık olduğu olayları üzerinden zaman geçtikten sonra yazdığı türdür.
Cevap A seçeneğidir.
Aşağıdaki metinlerden hangisi bir hikâyeden (öyküden) alınmıştır?
- Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken… Kaf Dağı’nın ardında, bulutlardan yapılmış sarayında yaşayan Zümrüdüanka Kuşu, her sabah kanatlarını çırparak gökyüzünü mora boyarmış.
- Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya, her yıl binlerce turisti ağırlar. Yanardağlardan püsküren lavların rüzgâr ve yağmurla aşınması sonucu oluşan Peribacaları, doğanın insanlığa sunduğu eşsiz bir mirastır.
- Ormanlar kralı Aslan, pençesine batan dikeni çıkarmaya çalışırken, yanından geçen minik Fare durdu. Fare, “İzin verin yardım edeyim kralım,” dedi. Aslan gülerek, “Sen mi bana yardım edeceksin?” diye küçümsedi.
- Hava kararmak üzereydi. Çınar, antrenmandan çıkmış, yorgun adımlarla eve doğru yürüyordu. Sokağın köşesini döndüğünde, yıllardır görmediği ilkokul öğretmenini karşısında görünce şaşkınlıktan elindeki su şişesini düşürdü.
6. Sorunun Çözümü
Hikâye (Öykü); yaşanmış ya da yaşanması mümkün olan olayların; yer, zaman ve kişi belirtilerek anlatıldığı yazı türüdür.
- A Şıkkı: “Bir varmış bir yokmuş” tekerlemesiyle başlamış ve olağanüstü ögeler (Zümrüdüanka Kuşu) barındırmaktadır. Bu bir Masaldır.
- B Şıkkı: Kapadokya hakkında nesnel bilgiler vermiş, öğreticilik amaçlanmıştır. Bu bir Bilgilendirici Metindir.
- C Şıkkı: İnsan dışı varlıklar (Aslan ve Fare) konuşturulmuş ve insan gibi davranmıştır. Bu bir Fabldır.
- D Şıkkı: Çınar (Kişi), akşam üzeri (Zaman), sokak (Yer) ve öğretmenle karşılaşma (Olay) unsurları vardır. Gerçek hayatta yaşanabilecek bir olay anlatıldığı için Hikâyedir.
Sonuç olarak yaşanabilir bir olayı, kurgusal unsurlarla (yer-zaman-kişi) anlatan metin D seçeneğidir.
Herkes başarının zirveye tırmanmak olduğunu söyler durur. Oysa bana göre başarı, düştüğünde yeniden ayağa kalkabilme gücüdür. İnsanlar alkışları duymak için yaşar hale geldi. Peki, kendi vicdanımızın sessiz onayı bize yetmiyor mu artık? Ben, insanın en büyük rakibinin kendisi olduğunu düşünüyorum. Başkalarını geçmek değil, dünkü halinden iyi olmak asıl mesele. Bu düşünceler zihnimde dolaşıp dururken, sadece içimi dökme ihtiyacı hissediyorum.
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Anı (Hatıra)
- Deneme
- Söyleşi (Sohbet)
- Gezi yazısı
7. Sorunun Çözümü
Metin türleri belirlenirken yazarın üslubu, amacı ve anlatım tekniği (kanıtlayıp kanıtlamadığı) esas alınır.
- A Şıkkı: Yazar geçmişte yaşadığı bir olayı tarih vererek anlatmadığı için anı değildir.
- B Şıkkı: Yazar, “başarı” kavramı hakkındaki şahsi görüşlerini, kesin bir sonuca varmadan ve kanıtlama gereği duymadan, kendi kendine konuşuyormuş (iç dökme) havasında yazdığı için metin bir denemedir.
- C Şıkkı: Okuyucuyla konuşuyormuş gibi “Sizce de öyle değil mi?” tarzında sorular yöneltilmediği için söyleşi değildir.
- D Şıkkı: Gezilip görülen bir yerin özellikleri anlatılmadığı için gezi yazısı değildir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Bugün gökyüzüne hiç baktınız mı? Belki de işe veya okula yetişme telaşıyla başınızı yerden kaldırmaya fırsatınız olmadı. Peki, bu koşuşturmaca içinde neleri kaçırdığınızın farkında mısınız? Hayat, sadece varış noktasına ulaşmak değil, yolculuğun tadını çıkarmaktır bence. Sizce de biraz yavaşlayıp derin bir nefes almanın vakti gelmedi mi? Unutmayın, geçen zamanı geri getiremeyiz.
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Makale
- Söyleşi (Sohbet)
- Deneme
- Anı (Hatıra)
8. Sorunun Çözümü
Söyleşi (Sohbet); yazarın düşüncelerini karşısında biri varmış gibi samimi bir üslupla anlattığı, okuyucuya sorular yönelttiği yazı türüdür.
- A Şıkkı: Makale nesneldir, kanıtlama amacı güder ve ciddi bir üslubu vardır. Bu metin özneldir.
- B Şıkkı: Yazar, “Baktınız mı?”, “Farkında mısınız?”, “Sizce de… değil mi?” gibi sorularla okuyucuyu metnin içine çekmiş ve karşılıklı konuşma havası oluşturmuştur. Bu özellikler söyleşiye aittir.
- C Şıkkı: Denemede yazar “kendi kendisiyle” konuşur (ben dili). Söyleşide ise “okuyucuyla” konuşur (sen/siz dili). Burada okuyucuya hitap vardır.
- D Şıkkı: Geçmişte yaşanmış ve üzerinden zaman geçmiş bir olay anlatılmamaktadır.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Aşağıdaki metinlerden hangisi yay ayraç içinde verilen türde yazılmamıştır?
- İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy, 1873 yılında İstanbul’da doğmuştur. İyi bir eğitim almış, Arapça, Farsça ve Fransızca öğrenmiştir. “Safahat” adlı eserinde şiirlerini toplamış ve milletin dertlerini dile getirmiştir. (Biyografi)
- 1985 yılının karlı bir kış gününde Erzurum’da dünyaya geldim. Babam memur olduğu için çocukluğum Anadolu’nun farklı kasabalarında geçti. İlkokulu bitirdiğimde, içimde müziğe karşı durdurulamaz bir heves başlamıştı. (Otobiyografi)
- Belediye tarafından düzenlenen “Bilim ve Gençlik Festivali” dün büyük bir coşkuyla başladı. Festival alanında sergilenen güneş enerjili araçlar, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı, “Gelecek, gençlerin ellerinde yükselecek.” dedi. (Haber Yazısı)
- Bence dostluk, fırtınalı bir denizde sığınacak en güvenli limandır. İnsan, derdini anlatabildiği biri varsa yalnız değildir. Eskilerin dediği gibi, “Dost başa, düşman ayağa bakar.” sözü ne kadar da doğrudur. (Eleştiri)
9. Sorunun Çözümü
Soruda verilen metinlerin içerikleri ve parantez içindeki türlerin uyumu incelenmelidir.
- A Şıkkı: Yazar, tanınmış bir kişi olan Mehmet Akif Ersoy’un hayatını nesnel bir dille anlatmıştır. Başkasının hayatının anlatıldığı bu tür biyografidir. (Doğru)
- B Şıkkı: Yazar, kendi doğumunu, ailesini ve çocukluğunu birinci ağızdan (“geldim”, “geçti”) anlatmıştır. Kişinin kendi hayatını anlattığı bu tür otobiyografidir. (Doğru)
- C Şıkkı: Güncel bir olay (festival), toplumu bilgilendirmek amacıyla 5N1K kuralına uygun olarak aktarılmıştır. Bu tür haber yazısıdır. (Doğru)
- D Şıkkı: Yazar, “dostluk” kavramı üzerine kişisel düşüncelerini, kanıtlama amacı gütmeden samimi bir dille anlatmıştır. Bu tür deneme veya sohbet olabilir. Ancak bir sanat eserini değerlendirmediği için eleştiri değildir.
Cevap D seçeneğidir.
Fosiller, yer kabuğunun en üst katmanını oluşturan tortul kayaçların içinde saklanmış, geçmiş jeolojik zamanlara ait canlı kalıntılarıdır. Bir kalıntının fosil niteliği kazanabilmesi için binlerce yıl boyunca hava ile temasının tamamen kesilmiş olması gerekir. Paleontologlar, laboratuvar ortamında yaptıkları karbon testleri ile bu kalıntıların yaşını bilimsel yöntemlerle tespit eder ve geçmişteki iklim şartları hakkında kesin verilere ulaşırlar.
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Deneme
- Makale
- Hikâye
- Eleştiri
10. Sorunun Çözümü
Makale; herhangi bir konuda bilgi vermek, bir gerçeği savunmak veya kanıtlamak amacıyla yazılan, nesnel ve bilimsel metinlerdir.
- A Şıkkı: Deneme, yazarın kişisel görüşlerini “ben” diliyle anlattığı öznel yazılardır. Bu metinde “bence” veya “bana göre” ifadesi yoktur.
- B Şıkkı: Metin, “Fosiller nedir?” sorusuna nesnel bir cevap vermiş, “karbon testi” ve “paleontolog” gibi bilimsel terimler kullanmış ve kanıtlanabilir bilgiler sunmuştur. Bu özellikler Makale türüne aittir.
- C Şıkkı: Hikâye, bir olayı anlatır. Bu metinde bir olay örgüsü (serim-düğüm-çözüm) yoktur, bilgi aktarımı vardır.
- D Şıkkı: Eleştiri, bir sanat eserinin iyi veya kötü yanlarını değerlendirmektir. Burada bir eser değerlendirmesi yapılmamıştır.
Sonuç olarak nesnel, öğretici ve kanıtlanabilir veriler içerdiği için cevap B seçeneğidir.
Ortaokula başladığım ilk yıldı. Okulun tiyatro kulübü seçmeleri için sahneye çıkmam gerekiyordu. Perde açıldığında, karşımda duran kalabalığın sessizliği beni ürkütmüştü. Repliklerimi unuttuğumu sandım ama ilk kelime ağzımdan çıkınca her şey su gibi aktı. Oyun bittiğinde arkadaşımın omzuma dokunup “Başardın!” deyişini ve o an hissettiğim gururu bugün bile dün gibi hatırlıyorum.
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Anı (Hatıra)
- Deneme
- Söyleşi (Sohbet)
- Gezi yazısı
11. Sorunun Çözümü
Yazarın başından geçen veya tanık olduğu bir olayı, üzerinden zaman geçtikten sonra anlattığı yazı türüne anı denir.
- A Şıkkı: Yazar, geçmişte yaşadığı (“ortaokula başladığım yıl”) kişisel bir deneyimi, olay örgüsü içinde ve üzerinden zaman geçtikten sonra (“bugün bile hatırlıyorum” diyerek) anlattığı için metin bir anıdır.
- B Şıkkı: Yazar herhangi bir konuda kişisel düşüncelerini kanıtlama amacı gütmeden anlatmadığı (fikir yazısı olmadığı) için deneme değildir.
- C Şıkkı: Karşılıklı konuşma havası ve soru-cevap üslubu olmadığı için söyleşi değildir.
- D Şıkkı: Gezilip görülen bir yerin özellikleri tanıtılmadığı için gezi yazısı değildir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Aşağıdaki metinlerden hangisi yay ayraç içinde verilen türde yazılmamıştır?
- Kasabalı, tren istasyonuna vardığında nefes nefese kalmıştı. Son trenin düdüğü çoktan çalmış, kara dumanlar gökyüzüne karışmaya başlamıştı. Hayal kırıklığıyla banka çöktü. Elindeki bavulu sıkıca kavrayıp bir sonraki treni beklemeye karar verdi. (Hikâye)
- Selim: (Heyecanla içeri girer) Çocuklar! Haberleri duydunuz mu? Canan: Hayırdır Selim, ne bu telaş? Selim: Okullar arası yarışma sonuçlanmış! Mert: (Gözlerini kısarak) Yoksa kazandık mı? Selim: Hem de birincilikle! Kupa bizim! (Tiyatro)
- Az gittiler uz gittiler, dere tepe düz gittiler. Altı ay bir güz gittiler. Bir de arkalarına baktılar ki ne görsünler; bir arpa boyu yol gitmişler. Kaf Dağı’nın ardındaki zümrütten saraya varmak için devlerle güreş tutmaları gerekmiş. (Efsane)
- Ordu, demirden dağı eritmek için körükler kurdu. Ateşler yakıldı, demirler eridi. Gök yeleli bir kurt ortaya çıktı ve Türk milletine yol gösterdi. Ergenekon’dan çıkış günü, kurtuluşun ve baharın müjdecisi oldu. (Destan)
12. Sorunun Çözümü
Soruda verilen metinlerin özellikleri incelendiğinde:
- A Şıkkı (Hikâye): Olmuş veya olması muhtemel bir olay; yer, zaman ve kişi unsurlarıyla anlatılmıştır. Doğrudur.
- B Şıkkı (Tiyatro): Karşılıklı konuşmalar (diyalog) ve parantez içi sahne talimatları içerir. Doğrudur.
- C Şıkkı (Masal): “Az gittik uz gittik” gibi tekerlemelerle başlayan, olağanüstü olayları (devler, Kaf Dağı) anlatan tür Masaldır. Efsaneler ise genellikle halk arasında doğru olduğuna inanılan, bir yerin veya adın oluşumunu anlatan hikayelerdir ve tekerleme ile başlamazlar. Yanlıştır.
- D Şıkkı (Destan): Milletleri derinden etkileyen olayları (Ergenekon’dan çıkış) olağanüstü öğelerle (Gök yeleli kurt) anlatan uzun kahramanlık öyküsüdür. Doğrudur.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Çok güzel bir site
Çok güzel bir site
güzel ve kolaydı
öncelikle gerçekten çok güzel bende lgs öğrencisiyim bazı soruları sayısı eksik olsada güzel bir site