1
Hz. Peygamber, Hz. Ali’yi Yemen’e yönetici olarak gönderdiğinde ona şöyle demiştir:
“Sana iki hasım (düşman) geldiğinde her iki tarafı dinlemeden karar verme! Doğru kararı ancak her iki tarafı dinledikten sonra verebilirsin!”
Hz. Peygamber bu tavsiyesinde aşağıdaki kavramlardan hangisinin önemini vurgulamıştır?
- Adalet
- Hoşgörü
- Merhamet
- Yardımseverlik
1. Sorunun Çözümü
Bu soruda Hz. Peygamber’in Hz. Ali’ye gönderdiği tavsiye, adil ve doğru karar verebilmenin temelinde, her iki tarafı da dinlemenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. “Sana iki hasım geldiğinde her iki tarafı dinlemeden karar verme! Doğru kararı ancak her iki tarafı dinledikten sonra verebilirsin!” sözleri, önyargısız, tarafsız ve adaletli bir karar sürecinin vazgeçilmez olduğunu vurgular.
Bu öğüt, yalnızca kendi görüşünü öne sürmek yerine, farklı bakış açılarını dinleyerek, olayları tüm yönleriyle değerlendirme gerekliliğini işaret eder. Bu durum, toplumsal barış ve düzenin sağlanması için temel bir gerekliliktir.
Diğer kavramlar olan hoşgörü, merhamet ve yardımseverlik de önemli değerlerdir; ancak burada verilen öğütte esas olarak adaletin sağlanması, yani her iki tarafın eşit şekilde dinlenmesi ve objektif bir karar verilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Sonuç: Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi, adaletin temel ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Bu nedenle, doğru cevap “Adalet” yani Şık A’dır.
2
Hz. Peygamber, Veda Hutbesi’nde Müslümanlara hitaben şöyle buyurmuştur:
“Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi kavrayınız! Müslüman, Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Bir Müslümana kardeşinin canı da malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.”
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in bu sözü söylemekteki amaçlarından biri olamaz?
- Yaşam hakkı ihlallerini engellemek
- Kişilerin mülkiyet haklarını korumak
- Toplum huzurunu sağlamaya yönelik tedbirler almak
- Kardeşler arasındaki miras paylaşımının şartları açıklamak
2. Sorunun Çözümü
Hz. Peygamber’in Veda Hutbesi’nde söylediği bu söz, Müslümanlar arasında kardeşlik duygusunun ve birbirlerine karşı sorumluluk bilincinin ne kadar önemli olduğunu vurgular. “Bir Müslümanın kardeşinin canı da malı da helal olmaz” ifadesi, toplumda karşılıklı güven, yardımlaşma ve adaletin tesis edilmesi amacıyla, bireylerin birbirlerinin haklarına saygı göstermeleri gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu söz, yaşam hakkının korunması, kişilerin mülkiyet haklarının gözetilmesi ve toplum huzurunun sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınması gibi temel değerlere işaret eder.
Şık A “Yaşam hakkı ihlallerini engellemek”, Hz. Peygamber’in hitabında söz konusu olan temel amaçlardan biridir. Çünkü kardeşlik anlayışı, bireylerin can güvenliğini sağlamayı hedefler.
Şık B “Kişilerin mülkiyet haklarını korumak” da, söz konusu ifadede açıkça yer alan, mülkiyetin helal olması ve başkasının malına haksızlık yapılmaması yönündeki vurguyla uyumludur.
Şık C “Toplum huzurunu sağlamaya yönelik tedbirler almak” ifadesi, kardeşlik, adalet ve dayanışma ilkelerinin bir sonucu olarak toplumda barış ve huzurun tesisiyle doğrudan ilgilidir.
Buna karşın, Şık D “Kardeşler arasındaki miras paylaşımının şartları açıklamak” konusu, Hz. Peygamber’in bu sözünün söylemekteki ana amaçlarından biri değildir. Hutbe, genel anlamda Müslümanların birbirlerine karşı sorumluluklarını, kardeşliği ve yardımlaşmayı vurgulamak amacıyla söylenmiştir; miras paylaşımı ise burada ele alınan kapsamın dışında kalır.
Sonuç: Hz. Peygamber’in bu sözü söylemekteki amaçlarından biri, kardeşler arasındaki miras paylaşımının şartlarını açıklamak olamaz. Bu nedenle, doğru cevap “Şık D” olarak belirlenmiştir.
3 Görselde bilgileri verilen projenin aşağıdakilerden hangisini gerçekleştirmeyi amaçladığı söylenemez?
Kullanılan Malzemeler
PLASTİK – PET – KOMPOZİT – KÂĞIT-KARTON – CAM – METAL
- Sağlığın korunması
- İsraftan kaçınılması
- Organik tarımın desteklenmesi
- Çevre kirliliğinin önlenmesi
3. Sorunun Çözümü
Verilen görselde “SIFIR ATIK FARKINDALIĞI” başlığı altında sunulan proje, atık yönetimi ve çevresel sürdürülebilirlik konularında önemli kazanımlar sağlamayı amaçlamaktadır. Görselde belirtilen istatistiklerden; ham madde tasarrufu, enerji, su ve sera gazı salınımının önlenmesi, ağaç kurtarılması ve ekonomik kazanç elde edilmesi gibi hedefler anlaşılmaktadır. Ayrıca, projede kullanılan malzemeler, geri dönüşüm ve sıfır atık yönetimi süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda, projenin hedeflediği amaçlar arasında:
- İsraftan kaçınılması: Geri dönüşüm ve atıkların değerlendirilmesiyle israfın önlenmesi amaçlanmaktadır.
- Çevre kirliliğinin önlenmesi: Sera gazı salımının engellenmesi, su, enerji ve doğal kaynak tasarrufu gibi göstergeler, çevre kirliliğinin azaltılmasına yönelik çalışmaları işaret eder.
- Sağlığın korunması: Çevre kirliliğinin azaltılması ve doğal kaynakların korunması dolaylı olarak toplum sağlığını iyileştirmeye katkı sağlar.
Ancak, organik tarımın desteklenmesi ifadesi, görselde sunulan veriler ve projenin odaklandığı konular arasında yer almamaktadır. Proje, atıkların minimize edilmesi ve kaynakların verimli kullanılması gibi çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine odaklanmıştır. Organik tarım, üretim yöntemleriyle ilgili farklı bir alan olup, bu projenin kapsamına giren ana hedefler arasında sayılmamaktadır.
Sonuç: Görselde bilgileri verilen projenin amaçları arasında organik tarımın desteklenmesi yer almaz. Bu nedenle doğru cevap “Şık C” olarak belirlenmiştir.
4
İslam dinindeki temel haklardan biri de dinin korunması hakkıdır. İnsanlar, öncelikle bir dini kabul edip-etmeme ve kabul ettiği dinin ibadetlerini yerine getirme özgürlüğüne sahiptir. Ayrıca dinin doğru ve sağlam kaynaklardan öğrenilmesi, dinde dayanağı olmayan ve daha sonra oluşan yanlış inanç ve uygulamalardan uzak durulması da bu hak kapsamında dikkat edilmesi gereken hususlardandır.
Aşağıdaki ayet ve hadislerden hangisi sözü edilen hakkın diğerlerinden farklı bir yönüne değinmektedir?
- “Her kim İslam’da kötü bir çığır açarsa o kişiye onun günahı vardır.” (Hadis-i şerif)
- “De ki: Gerçek, Rabb’inizden gelendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf suresi, 29. ayet)
- “Sözlerin en hayırlısı Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan ortaya çıkarılan bidatlerdir.” (Hadis-i şerif)
- “Ağzınıza geldiği gibi yalan yanlış konuşarak ‘Bu helaldir, bu haramdır’ demeyin. Çünkü Allah hakkında asılsız şey söylemiş olursunuz. Allah hakkında asılsız şey söyleyenler de kesinlikle kurtuluşa eremezler.” (Nahl suresi, 116. ayet)
4. Sorunun Çözümü
İslam dininde, dinin korunması hakkı; bireylerin kendi inançlarını özgürce seçebilmesi, o inancın sağlam ve doğru kaynaklardan öğrenilmesi ve sonradan oluşan bidat, yanlış inanç ve uygulamalardan uzak durulması gibi hususları içerir. Bu kapsamda, verilen ayet ve hadisler arasında, hangi ifadenin bu hakkın diğer yönlerinden farklı bir açıya değindiğini tespit etmemiz istenmektedir.
Şık A: “Her kim İslam’da kötü bir çığır açarsa o kişiye onun günahı vardır.” (Hadis-i şerif) ifadesi, İslam’ın içindeki bozulmalara ve bidatlara karşı uyarıyı içermekle birlikte, dini korumanın temel yönlerinden biri olan doğru ve sağlam kaynaklardan öğrenme ve inancı koruma hususuyla doğrudan ilişkilidir.
Şık C: “Sözlerin en hayırlısı Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan ortaya çıkarılan bidatlerdir.” (Hadis-i şerif) ifadesi de, orijinal dini kaynağın korunması ve sonradan ortaya çıkan bidatlara karşı uyarıda bulunması bakımından dinin korunması hakkının korunmasına yönelik bir boyuttur.
Şık D: “Ağzınıza geldiği gibi yalan yanlış konuşarak ‘Bu helaldir, bu haramdır’ demeyin. Çünkü Allah hakkında asılsız şey söylemiş olursunuz. Allah hakkında asılsız şey söyleyenler de kesinlikle kurtuluşa eremezler.” (Nahl suresi, 116. ayet) ifadesi, doğru bilginin aktarılmasına ve Allah hakkında asılsız beyanda bulunulmamasına vurgu yaparak, dini korumanın bilgi ve inanç yönünü destekler.
Şık B: “De ki: Gerçek, Rabb’inizden gelendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf suresi, 29. ayet) ifadesi ise diğerlerinden farklı olarak, inancın bireysel özgürlük yönüne, yani dinin kabul edilip edilmemesinde kişinin serbest iradesine işaret etmektedir. Bu ayet, dinin korunması hakkı kapsamında, bireylere din konusunda seçim özgürlüğü tanınmasının önemine vurgu yapar.
Sonuç: Diğer seçenekler, daha çok dinin orijinal kaynağının korunması, bidatın reddedilmesi ve Allah hakkında doğru bilgilerin aktarılmasına odaklanırken; Şık B inanç özgürlüğü yönüne değinmektedir. Bu nedenle, sözü edilen hakkın diğerlerinden farklı yönüne değinen ifade “Şık B” olarak belirlenmiştir.
5
“Andolsun zamana ki insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler başka (onlar ziyanda değillerdir).” (Asr suresi)
Verilen sureden hareketle bir özlü söz üretilmek istendiğinde aşağıdakilerden hangisinin söylenmesi uygun olmaz?
- Kalbini besle, doğruyu eyle!
- İyilik kumbaranı doldurmak için geç kalma!
- Vakit hızla geçer, yakalamak sana düşer!
- Önce hakikati tavsiye et, sonra yaparsın elbet!
5. Sorunun Çözümü
Asr suresi, insanın zamanını verimli kullanması gerektiğini, iman edip salih ameller işleyenlerin ise birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye ederek zaman kaybına düşmediklerini vurgular. Bu ayetin ana mesajı, zamanın ne kadar kıymetli olduğuna, insanların doğru tavsiyeler verip alarak birbirlerine destek olması gerektiğine işaret eder.
Özlü söz üretilmek istendiğinde, bu temel mesajı yansıtan ifadeler tercih edilmelidir.
Şık A: “Kalbini besle, doğruyu eyle!” ifadesi, kişinin içsel değerlerini güçlendirmesi ve doğru davranışlar sergilemesi gerektiğini vurgular. Bu, genel olarak zamanın verimli kullanılması ve iyi amellerin önemiyle örtüşür.
Şık B: “İyilik kumbaranı doldurmak için geç kalma!” ifadesi, zamanın kıymetini bilip ertelememek gerektiğini ve iyilik yapmanın önemini vurguladığından, Asr suresinin mesajıyla uyumludur.
Şık C: “Vakit hızla geçer, yakalamak sana düşer!” ifadesi, zamanın akışkanlığına dikkat çekerek, fırsatları kaçırmamak gerektiğini öne sürer; bu da sureden alınan mesajla örtüşür.
Şık D: “Önce hakikati tavsiye et, sonra yaparsın elbet!” ifadesi ise, verilen sureden beklenen özlü sözün doğrudan mesajını yansıtmaz. Asr suresi, zamanın değerini, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye ederek, insana ertelememesi gerektiğini öğütlerken, bu ifade tavsiye sırası ve koşullu bir davranış modeli sunar. Bu durum, sureden beklenen aciliyet ve birlikte hareket etme vurgusundan uzak kalır.
Sonuç: Dolayısıyla, verilen sureden hareketle üretilmek istenen özlü sözler arasında Şık D uygun olmaz. Doğru cevap “Şık D” olarak belirlenmiştir.
6
Medine Sözleşmesi, Medine’de barış ve huzur ortamını sağlamak için 622 yılında Müslümanlar ve Yahudiler arasında imzalanmıştır.
Antlaşmada yer alan,
• Müslümanlar ile Yahudiler barış içinde yaşayacaktır.
• Yahudiler, kendi inanç ve ibadetlerinde serbest olacaktır.
• Medine’de yaşanan savaş sonrasında herkes kendi giderlerini karşılayacaktır.
maddelerinin aşağıdaki temel haklardan hangisini korumaya yönelik olduğu söylenemez?
- Nesli
- Canı
- Malı
- Dini
6. Sorunun Çözümü
Medine Sözleşmesi, 622 yılında Müslümanlar ile Yahudiler arasında barış ve huzur ortamını sağlamak amacıyla imzalanmış olup, antlaşmanın temel maddeleri toplumsal düzenin, inanç özgürlüğünün ve ekonomik sorumluluğun korunmasına yöneliktir.
İlk madde: “Müslümanlar ile Yahudiler barış içinde yaşayacaktır.” ifadesi, toplumun can ve güvenlik bütünlüğünü, yani canın korunmasını öne çıkarır.
İkinci madde: “Yahudiler, kendi inanç ve ibadetlerinde serbest olacaktır.” ifadesi, dini inanç özgürlüğünü ve dolayısıyla dinin korunmasını garanti altına alır.
Üçüncü madde: “Medine’de yaşanan savaş sonrasında herkes kendi giderlerini karşılayacaktır.” ifadesi ise, ekonomik sorumluluğa ve mülkiyet haklarının korunmasına yönelik olup, malın korunması ilkesini destekler.
Bu maddeler arasında, neslin korunması yani geleceğe yönelik hak ve nesillerin korunması hususu yer almamaktadır. Dolayısıyla, Medine Sözleşmesi maddeleri nesli korumaya yönelik olduğu söylenemez.
Sonuç: Doğru cevap “Nesli” yani Şık A’dır.
7 Tabloda Hz. Yusuf’un Kur’an-ı Kerim’de geçen sözleri ile bunlarla ilgili mesajlar eşleştirilmek istenmiştir:
| I | “Rabb’im! Zindan benim için bunların istediklerini yapmaktan daha iyidir.” (Yûsuf suresi, 33. ayet) |
|---|---|
| II | “Çeşitli tanrılara mı yoksa gücüne karşı durulamaz olan bir tek Allah’a mı inanıp bağlanmak daha iyi?” (Yûsuf suresi, 38. ayet) |
| III | “Kim kötülükten sakınır ve sabrederse şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.” (Yûsuf suresi, 90. ayet) |
| IV | “Bugün yaptıklarınız yüzünüze vurulmayacak, Allah sizi affetsin! O acıyıp bağışlayanların en yücesidir!” (Yûsuf suresi, 92. ayet) |
Buna göre, numaralanmış ayetlerden hangileri yer değiştirirse tablo doğru olur?
- I ve II
- I ve III
- II ve IV
- III ve IV
7. Sorunun Çözümü
Bu tabloda Hz. Yusuf’un Kur’an-ı Kerim’de geçen sözleri ile bunlara iliştirilen mesajlar eşleştirilmek istenmiştir. Ancak, verilen eşleştirmelerde bazı ayetler yanlış mesajlarla eşleştirilmiştir. Doğru eşleştirme için her ayetin anlamsal içeriğini gözden geçirelim:
- Satır I: “Rabb’im! Zindan benim için bunların istediklerini yapmaktan daha iyidir.” (Yûsuf suresi, 33. ayet) ifadesi, Yusuf’un dünyadan gelen cazibelere karşı gösterdiği özdenetim ve iradeyi yansıtır. Bu ayetin mesajı, öz denetim (ya da takva) ile ilgilidir ancak tabloda “Tevhit” olarak verilmiştir.
- Satır II: “Çeşitli tanrılara mı yoksa gücüne karşı durulamaz olan bir tek Allah’a mı inanıp bağlanmak daha iyi?” (Yûsuf suresi, 38. ayet) ifadesi, açıkça tevhid inancını, yani Allah’ın birliğini vurgular. Bu nedenle, doğru mesaj tevhit olmalıdır fakat tabloda “Öz denetim” yazılmıştır.
- Satır III: “Kim kötülükten sakınır ve sabrederse şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.” (Yûsuf suresi, 90. ayet) ifadesi, takva yani bireyin Allah’a olan bağlılığı ve erdemli davranışlarını ifade eder. Bu eşleşme doğrudur.
- Satır IV: “Bugün yaptıklarınız yüzünüze vurulmayacak, Allah sizi affetsin! O acıyıp bağışlayanların en yücesidir!” (Yûsuf suresi, 92. ayet) ifadesi, merhamet anlayışını ortaya koyar. Bu eşleşme de doğrudur.
Görüldüğü üzere, tabloda yer alan eşleştirmelerde yalnızca Satır I ve Satır II yanlış yerleştirilmiştir. Eğer bu iki satır yer değiştirse, Satır I’de tevhit mesajı (doğru ayet: 38. ayet) ve Satır II’de ise öz denetim/takva (doğru ayet: 33. ayet) eşleştirilmiş olur. Böylece tablo doğru hale gelecektir.
Sonuç: Numaralanmış ayetlerden Satır I ve Satır II’nin yer değiştirmesi gerektiğinden doğru cevap “I ve II” yani Şık A’dır.
8
Bir tüccar, ürünlerini Mekke’de sattı ancak sattığı kişiden parasını alamadı. Borcunu inkâr eden kişi, Mekke’nin ileri gelenlerinden olduğu için tüccarın bu mağduriyeti kabileler tarafından önemsenmedi. Ertesi gün, insanların Kâbe’nin etrafında toplandıkları sırada tüccar bir konuşma yaparak uğradığı haksızlıktan dolayı Mekkelileri kendisine yardım etmeye çağırdı.
Bunun üzerine Hz. Muhammed’in (sav.) de dâhil olduğu bir grup, haksızlığa uğrayan her kim olursa olsun hakkı teslim edilinceye kadar onunla birlikte hareket etmeye yemin etti. Bu grup, borcunu inkâr eden kişiden ürünlerin bedelini alıp tüccara verdi.
Bu olayda Hz. Muhammed’in (sav.) gösterdiği davranış aşağıdakilerden hangisinin korunması ile ilgilidir?
- Dinin
- Canın
- Malın
- Aklın
8. Sorunun Çözümü
Bu olayda, Mekke’de bir tüccarın, sattığı ürünün bedelini alamaması ve borcunu inkâr eden kişinin mekke’nin önde gelenlerinden olması nedeniyle mağduriyetinin kabilelerce önemsenmemesi söz konusudur. Tüccarın, Kâbe çevresinde yaptığı konuşma sonucunda Hz. Muhammed (sav.) de dahil olmak üzere bir grup, haksızlığa uğrayan her kim olursa olsun hakkı teslim edilinceye kadar dayanışma içinde hareket etmeye yemin etmiş ve borcunu inkâr eden kişiden ürün bedelini tahsil ederek tüccara ulaştırmıştır.
Bu davranış, İslam’ın ekonomik adalet ve mülkiyet hakkının korunması ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Haksızlıkla mal varlığına zarar verilmesinin önüne geçmek ve mağdurun ekonomik hakkını savunmak, İslam’ın temel prensipleri arasında yer alan malın korunması hakkının uygulanmasına örnektir.
Sonuç: Hz. Muhammed’in (sav.) bu olaydaki müdahalesi, ekonomik adalet ve mülkiyet hakkının korunmasıyla ilgilidir. Bu nedenle doğru cevap “Malın” yani Şık C’dir.
9
“Allah, müjdeci ve uyarıcı olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi.” (Bakara suresi, 213. ayet)
Bu ayete göre İslam dini ile ilgili;
I. Kişiyi seçimlerinde serbest bırakmıştır.
II. Toplumsal hayatı düzenleyen ilkeler koymuştur.
III. İnsanlara doğru yolu bildirmek için gönderilmiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- Yalnız I
- Yalnız II
- II ve III
- I, II ve III
9. Sorunun Çözümü
Bakara suresi 213. ayette, Allah’ın peygamberleri müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdiği, aynı zamanda insanların anlaşmazlıklarını çözmede rehberlik etmeleri için kitapları hak olarak indirdiği ifade edilmektedir. Bu ayet, peygamberlerin ve kitapların, toplumsal düzenin sağlanması ve doğru yolun bildirilmesi açısından ne kadar hayati olduğunu vurgular.
İkinci yargı: “Toplumsal hayatı düzenleyen ilkeler koymuştur.” ifadesi, Allah’ın peygamberler ve kitaplar aracılığıyla insanların anlaşmazlıklarına hükmetmesi, toplumsal düzenin sağlanması ve adaletin tesisi anlamına gelir. Bu nedenle, toplumsal hayatı düzenleyen ilkelerin varlığına işaret eder.
Üçüncü yargı: “İnsanlara doğru yolu bildirmek için gönderilmiştir.” ifadesi, peygamberlerin müjdeci ve uyarıcı görevlerini üstlenmeleri ve insanları doğru yola yönlendirmeleriyle ilgilidir.
Birinci yargı ise, “Kişiyi seçimlerinde serbest bırakmıştır.” şeklinde ifade edilmektedir. Ancak ayette, bireyin özgür iradesine dair açık bir vurgu yer almamaktadır. Ayet daha çok toplumsal düzen ve doğru yol gösterilmesi üzerinden bir mesaj vermektedir.
Sonuç: Bu değerlendirmeler ışığında, ayete göre ulaşılabilecek yargılar Toplumsal hayatı düzenleyen ilkeler koymuştur (II) ve İnsanlara doğru yolu bildirmek için gönderilmiştir (III) şeklindedir. Doğru cevap “II ve III” yani Şık C’dir.
10
Örneğin satın alınan ya da tamir ettirilen ayakkabıda kusurlu bir durum ortaya çıkarsa müşteri bu konuda şikâyette bulunabiliyordu. Sonrasında, şikâyet nedeniyle oluşturulan bir heyet; alıcı ve esnafı dinliyor, alıcı haklıysa ayakkabıların bedeli o kişiye ödeniyordu. Ayakkabılar da şikâyet edilen esnafın çatısına atılıyordu.
Gelen geçen insanlar bu durumu gördüklerinde esnafın yaptığı iş ile ilgili bilgi ediniyordu. Böylece mesleğini iyi yapmayan esnaf, eskisi kadar rağbet görmüyor ve gerçekten de “pabucu dama atılmış” oluyordu.
Bu olayda, İslam dinindeki “malın korunması ilkesi” ile ilgili;
I. işini düzgün şekilde yerine getirmek,
II. rızkını helal yollardan kazanmak,
III. kendi kazandığını harcamak,
IV. israftan kaçınmak
hususlarından hangilerine dikkat çekilmektedir?
- I ve II
- II ve IV
- I, II ve III
- I, III ve IV
10. Sorunun Çözümü
Bu hikayede, Osmanlı döneminde lonca teşkilatı aracılığıyla esnafın mesleki itibarını ve ürettiği malların kalitesini koruma altına almaya yönelik uygulamalar anlatılmaktadır. Esnafın ürettiği malın kusurlu çıkması halinde, ürünün şikâyet edilmesi sonucu, esnafın itibarının zarar görmesi ve kamuoyunda “pabucu dama atılmak” şeklinde alay konusu olması, malın korunması ilkesinin önemini ortaya koymaktadır.
İslam dininde malın korunması ilkesi kapsamında; işini düzgün şekilde yerine getirmek ve rızkını helal yollardan kazanmak gibi hususlara dikkat çekilir. Bu hikayede esnafın mesleğini layıkıyla yapmaması ve kalitesiz iş yapması sonucu yaşadığı itibar kaybı, işini düzgün yapmanın ve helal kazanç elde etmenin önemini vurgulamaktadır.
Değerlendirilen hususlar:
- I. işini düzgün şekilde yerine getirmek: Hikayede, esnafın kusurlu mal üretmesi eleştirilmekte ve bu durumun kamuoyunca fark edilmesi, mesleki disiplini ve işi doğru yapmanın önemini gösterir.
- II. rızkını helal yollardan kazanmak: Kalitesiz ve kusurlu üretimin önlenmesi, helal kazancın sağlanması ve ticari dürüstlüğün korunması açısından büyük önem taşır.
- III. kendi kazandığını harcamak: Bu husus, kişisel tüketim ve tasarruf alışkanlıklarıyla ilgilidir; hikayede doğrudan değinilmemektedir.
- IV. israftan kaçınmak: İsrafın önlenmesi, kaynakların verimli kullanılmasıyla alakalı olup, hikayede vurgulanan konu, malın kalitesinin korunması ve dürüst ticari uygulamalardır.
Bu bilgiler ışığında, hikayede malın korunması ilkesi ile ilgili olarak, işini düzgün şekilde yerine getirmek (I) ve rızkını helal yollardan kazanmak (II) hususlarına dikkat çekilmektedir.
Sonuç: Doğru cevap “I ve II” yani Şık A’dır.
11
Hz. Muhammed (sav.) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve
“Bu, Allah’ın yoludur.” dedi. Sonra o çizginin sağına soluna bazı çizgiler daha çizdi.
“Bunlar da birtakım yollardır, her yolun başında ona çağıranlar vardır.” dedikten sonra
En’âm suresindeki, 153. ayetin şu kısmını okudu:
“Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun, başka yollara uymayın.
Zira o yollar, sizi Allah’ın yolundan ayırır.”
Bu olayda Hz. Muhammed (sav.) ile ilgili,
I. İnanç konusunda rehberlik etmiştir.
II. Aklı kullanmanın önemini vurgulamıştır.
III. Mesajlarını farklı metotlarla anlatmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- Yalnız I
- I ve II
- I ve III
- II ve III
11. Sorunun Çözümü
Bu olayda Hz. Muhammed (sav.), çizdiği çizgilerle ve sonrasında En’âm suresinden okuduğu ayetle, mensuplara Allah’ın yolunu göstermiştir. Buradaki uygulaması, inanç konusunda yol gösterici ve rehberlik edici bir örnek teşkil eder; yani İnanç konusunda rehberlik etmiştir (I).
Ayrıca, mesajını sadece sözle sınırlı bırakmayıp, çizgiler çizerek görsel bir anlatım da kullanması, mesajını farklı metotlarla aktarma yönündeki isteğini göstermektedir (III).
Öte yandan, bu olayda aklı kullanmanın önemini vurgulamak gibi bir öğe öne çıkmamaktadır. Gösterdiği davranış, daha çok doğrudan rehberlik ve mesajın çok yönlü aktarılması üzerinedir.
Sonuç: Hz. Muhammed (sav.)’in bu uygulamasıyla ilgili olarak, İ (İnanç konusunda rehberlik) ve III (Mesajlarını farklı metotlarla anlatma) yargılarına ulaşılabilir. Doğru cevap “I ve III” yani Şık C‘dir.
12 Görselde bazı uygulamalar ve bu uygulamalar ile ilgili açıklamalar verilmiştir.
Binalardaki ısı kayıplarının azaltılması ve enerji tasarrufu sağlanması ile ilgili düzenlemedir.
Atalarımızın kullandığı ve hiçbir işleme maruz kalmamış tohumların gelecek nesillere ulaştırılması için koruma altına alınmasıdır.
Kağıt kullanılarak oluşturulan faturaların ve faturalama sürecinin, elektronik ortamda gerçekleştirilmesidir.
Suyun doğrudan, sıkça ve damlalar hâlinde köke verilerek eskiye göre düşük miktarda su ile verimli üretimin yapıldığı sistemdir.
Sosyal medyada yer alan bilgi ile mesajları yorumlayabilme ve kullanabilme becerilerini geliştirme eğitimidir.
Sözü edilen uygulamaların hangileri Hz. Muhammed’in (sav.), “Akan bir nehirde dahi olsa abdest alırken israftan sakının.” tavsiyesi ile aynı amaca yöneliktir?
- I ve III
- III ve V
- I, III ve IV
- III, IV ve V
12. Sorunun Çözümü
Bu soruda, verilen uygulamalardan hangilerinin, Hz. Muhammed’in (sav.) “Akan bir nehirde dahi olsa abdest alırken israftan sakının.” tavsiyesiyle aynı amaca yönelik olduğu incelenmektedir. Bu tavsiye, su gibi doğal kaynakların gereksiz yere israf edilmemesi gerektiğini vurgular.
I. Isı Yalıtımı Yönetmeliği: Binalardaki ısı kayıplarını azaltarak enerji tasarrufu sağlamayı hedefler. Bu uygulama, kaynakların verimli kullanılması ve israftan kaçınılması bakımından benzer bir amaca yöneliktir.
II. Ata Tohum Toplama Çalışmaları: Hiçbir işleme maruz kalmamış tohumların korunarak gelecek nesillere aktarılmasını amaçlar. Bu uygulama, temel olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik olup, su ve enerji gibi kaynak israfını önlemekle doğrudan ilgili değildir.
III. E-Fatura Uygulaması: Kağıt faturaların yerine elektronik faturaların kullanılması, kağıt israfını azaltır ve dijitalleşmeyi destekler. Bu da kaynakların verimli kullanılması ve israftan kaçınılması prensibiyle uyumludur.
IV. Damla Sulama Sistemi: Su, doğrudan ve kontrollü şekilde bitkinin köklerine verilerek, suyun gereksiz yere harcanmasının önüne geçer. Bu uygulama, su israfını önleme açısından Hz. Muhammed’in (sav.) abdest sırasında bile israftan sakınma tavsiyesiyle doğrudan örtüşür.
V. Sosyal Medya Okuryazarlığı Eğitimi: Dijital medya içeriklerini yorumlayıp kullanabilme becerisini geliştirmeye yöneliktir. Bu uygulama, kaynak israfı veya doğrudan doğal kaynakların korunmasıyla ilgili değildir.
Bu değerlendirmeler ışığında, uygulamalar arasında kaynak israfını önlemeye yönelik olanlar; I. Isı Yalıtımı Yönetmeliği, III. E-Fatura Uygulaması ve IV. Damla Sulama Sistemidir. Doğru cevap “I, III ve IV” yani Şık C’dir.
13 Aşağıda “Ramak Kala Olay Bildirim Kutusu” ile ilgili bazı bilgiler verilmiştir.
Ramak kala olay; günlük hayatta “Az kalsın…” diye anlatılan, tehlike barındıran olaydır. Ramak Kala Olay Bildirim Kutusu ise maruz kalınan bu durumları tespit etmek, henüz bir kaza olmamışken önleyici-iyileştirici faaliyetler geliştirerek insanların sağlık ve güvenliklerini tehlikelerden korumak için tasarlanmış bir projedir.
NASIL KULLANILIR?
Tehlikeli veya kazaya ramak kala durumlarda, bunu fark eden kişi tarafından mümkünse sözü edilen durumun fotoğrafı da çekilerek bir form doldurulur ve kutuya atılır. Sonrasında bu formlar, risk değerlendirme ekibi tarafından gözden geçirilerek gerekli önlemlerin derhâl alınması sağlanır.
Bu projenin, İslam dinindeki “malın ve canın korunması” ilkeleri bağlamında aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesine katkı sağlayacağı söylenemez?
- İnsanların zarara uğramasının önüne geçilmesine
- Emniyetli ve huzurlu bir yaşam alanı oluşturulmasına
- Sorumluluk kültürünün gelişmesine zemin hazırlanmasına
- Kazancın, emek harcanarak meşru yollardan elde edilmesine
13. Sorunun Çözümü
“Ramak Kala Olay Bildirim Kutusu” projesi, günlük yaşamda tehlikeye sebep olabilecek durumları erken aşamada tespit ederek, önleyici ve iyileştirici faaliyetlerin başlatılmasını amaçlar. Bu sayede henüz kaza gerçekleşmeden, insanların sağlık ve güvenlikleri korunur; dolayısıyla canın korunması ilkesine katkı sağlanır.
Proje aynı zamanda, tehlikeli durumların farkına varan bireylerin bu durumları bildirerek sorumluluk almasını teşvik eder ve risk değerlendirme süreciyle sorumluluk kültürünün gelişmesine zemin hazırlar. Bu, toplumda güvenli ve huzurlu bir yaşam alanı oluşturulmasına yardımcı olur.
Ancak, projede asıl odak, tehlikeleri önceden tespit ederek insanları korumak ve risklere karşı duyarlı bir toplum yaratmaktır. Kazancın, emek harcanarak meşru yollardan elde edilmesi ise, ekonomik faaliyetler ve ticari ahlak ile ilgilidir; bu proje doğrudan ekonomik üretim veya gelir elde etme süreçlerine müdahale etmemektedir.
Sonuç: Bu proje, malın ve canın korunması bağlamında; insanların zarara uğramasını önlemek, emniyetli ve huzurlu yaşam alanı oluşturmak ve sorumluluk kültürünün gelişmesine katkıda bulunur. Ancak, kazancın meşru yollarla elde edilmesi konusu bu projenin kapsamı dışında kalmaktadır. Dolayısıyla, doğru cevap “Şık D”dir.
14 “Yol Ver Hayata” kampanyasında kullanılan görseller şunlardır:
KASK
Kaskınla yol ver hayata
SABIR
Sabrınla yol ver hayata
DİKKAT
Dikkatinle yol ver hayata
KEMER
Kemerinle yol ver hayata
Bu ifadelere göre İslam’da teşvik edilen aşağıdaki tutum ve davranışlardan hangisi ile ilgili bir mesaj yer almaz?
- Tedbir alma
- Cesaretli olma
- Saygı gösterme
- Bilinçli yolculuk etme
14. Sorunun Çözümü
“Yol Ver Hayata” kampanyasında kullanılan görsellerde yer alan ifadeler; “Kaskınla”, “Sabrınla”, “Dikkatinle” ve “Kemerinle” yol ver hayata, temel olarak kişisel güvenliğin sağlanması ve kaynakların korunması açısından alınacak önlemleri vurgular. Bu mesajlar, trafik güvenliğinde tedbir almanın (örneğin; kask, kemer gibi güvenlik ekipmanlarını kullanmak) ve bilinçli yolculuk yapmanın önemini ortaya koyar.
Seçeneklere baktığımızda:
- Tedbir alma: Kampanyanın ana teması olan güvenlik önlemleri, kask ve kemer kullanımıyla açıkça ifade edilmektedir.
- Cesaretli olma: Görseller, cesaret ya da risk almayı teşvik etmez; aksine, dikkat ve sabır gibi koruyucu davranışları ön plana çıkarır.
- Saygı gösterme: Yolculuk sırasında diğerlerine saygı gösterme davranışı da önemli olmakla birlikte, kampanyanın görsellerinde doğrudan bu konuya yer verilmemiştir.
- Bilinçli yolculuk etme: “Dikkatinle yol ver hayata” gibi ifadelerle, bilinçli ve dikkatli davranmanın önemi vurgulanmaktadır.
Bu değerlendirmeler ışığında, kampanyada cesaretli olma ile ilgili bir mesaj yer almaz. Doğru cevap “Cesaretli olma” yani Şık B‘dir.
15 Tabloda; Asr suresinde anlatılan, kurtuluşa erip zarara uğramayacak kişiler ile bunlara dair örnekler verilmek istenmiştir.
| KİŞİLER | ÖRNEKLER |
|---|---|
| I – İman eden | Tevhit ilkesini benimseyen |
| II – Salih (iyi) amel işleyen | İlim öğrenmek için çaba sarf eden |
| III – Hakkı tavsiye eden | Kendisiyle istişare edildiğinde doğruları söyleyen |
| IV – Sabrı tavsiye eden | Yapılan hatanın görmezden gelinmesini isteyen |
Buna göre verilen kişiler ile ilgili örneklerden hangisinin uygun olduğu söylenemez?
- I
- II
- III
- IV
15. Sorunun Çözümü
Tabloda Asr suresinde kurtuluşa eren kişiler için öne çıkan nitelikler sırasıyla; iman eden, salih amel işleyen, hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye eden kişiler olarak verilmiştir. Bu kişiler için örneklerle ilgili açıklamalar şu şekildedir:
- I. İman eden: “Tevhit ilkesini benimseyen” ifadesi, iman eden kişinin Allah’ın birliğine inanması ve bu inancı temel alması bakımından uygundur.
- II. Salih (iyi) amel işleyen: “İlim öğrenmek için çaba sarf eden” örneği, salih amellerin önemli bir parçası olan bilime değer vermek ve bilgi edinme çabasını temsil eder.
- III. Hakkı tavsiye eden: “Kendisiyle istişare edildiğinde doğruları söyleyen” ifadesi, hakkı tavsiye eden kişinin dürüst ve doğru yönlendirme yapmasını yansıtır.
- IV. Sabrı tavsiye eden: “Yapılan hatanın görmezden gelinmesini isteyen” örneği ise, sabrı tavsiye etmenin asıl anlamını tam olarak yansıtmaz. Sabrı tavsiye eden kişi, zorluklar karşısında metanet göstermeyi ve karşılaştığı sıkıntılara karşı hoşgörülü olmayı öğütler; ancak “hataların görmezden gelinmesi” ifadesi, durumu pasif bir şekilde kabul etmek anlamına gelerek sabrın yapıcı yönünü tam olarak ifade etmemektedir.
Dolayısıyla, verilen örnekler arasında sabrı tavsiye eden kişi için sunulan “Yapılan hatanın görmezden gelinmesini isteyen” ifadesi uygun değildir.
Sonuç: Uygun olmayan örnek IV numaralı açıklamadır. Doğru cevap “Şık D”’dir.
16 Hz. Muhammed’in (sav.), “alışveriş ahlakı” ile ilgili bir hadisi şema olarak verilmiştir.
| DAVRANIŞ | AÇIKLAMA |
|---|---|
| Dürüst olmak | Konuştuklarında yalan söylemezler. |
| Sözünde durmak | Söz verdiklerinde sözlerinden dönmezler. |
| Anlayış göstermek | Alacaklı olduklarında zor durumdaki borçluyu sıkıştırmazlar. |
| Emanete sadık kalmak | Kendilerine güvenildiğinde ihanet etmezler. |
| Alçakgönüllü olmak | Bir şey satın alırken o malı yermezler. |
| Ölçülü davranmak | Bir şey satarken onu aşırı şekilde övmezler. |
| Sorumluluk sahibi olmak | Borçlarını geciktirmezler. |
Aşağıdakilerden hangisi bu hadis ile teşvik edilen tutum ve davranışlardan biri değildir?
- Dürüst olmak
- Anlayış göstermek
- Cömert davranmak
- Emanete sadık kalmak
16. Sorunun Çözümü
Hz. Muhammed’in (sav.) “alışveriş ahlakı” ile ilgili hadisine göre en temiz kazanç, dürüstlük, sözünde durma, anlayış gösterme, emanete sadık kalma, alçakgönüllülük, ölçülü davranma ve sorumluluk sahibi olma gibi davranışları içerir. Tablo da bu niteliklere vurgu yapılmıştır.
Verilen seçenekler arasında:
- Dürüst olmak, tablodaki “dürüst olmak” ifadesiyle örtüşür.
- Anlayış göstermek, borçluya karşı anlayışlı davranmayı ifade eden ifadenin aynısıdır.
- Emanete sadık kalmak, tablonun ilgili maddesinde yer almaktadır.
Buna karşın, Cömert davranmak ifadesi hem tabloda hem de hadiste yer alan özellikler arasında bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu hadis ile teşvik edilen tutum ve davranışlardan biri değildir.
Sonuç: Doğru cevap “Cömert davranmak” yani Şık C’dir.
17 Tabloda “dinin korunması” ilkesi kapsamındaki genel hususlar ve bu hususlarla ilgili beyitler verilmektedir.
| GENEL HUSUSLAR | BEYİTLER |
|---|---|
| I – Hurafelerden uzak durulması | Kimileri için kolay çare dilek taşlarıymış Allah varken rahmet vermek, bunlara mı kalmış |
| II – Dinin, Allah’a has kılınarak ibadet edilmesi | Bu yolda şirkle yürünmüyor, tevhid işin direği Rabb’den bekliyorsan, eş koşmamak gereği |
| III – Sağlam ve doğru kaynaklardan yararlanılması | İnsan olmak; bilincin, bilincinde olmaktır Her hücresi Allah’a teşekkürle dolmaktır |
| IV – Dinini yaşayıp yaşamama konusunda baskı yapılmaması | Allah zorlamamıştır, inanan inanmıştır Tövbe eden etmiştir, aldanan aldanmıştır |
Buna göre beyitlerden hangilerinde, verilen hususlara doğrudan dikkat çekilmektedir?
- I ve II
- I ve III
- I, II ve IV
- II, III ve IV
17. Sorunun Çözümü
Tabloda dinin korunması ile ilgili dört temel husus ve bunlara ait beyitler verilmiştir. Beyitlerin hangi hususlara doğrudan dikkat çektiğini değerlendirelim:
- I – Hurafelerden uzak durulması: Beyitte “Kimileri için kolay çare dilek taşlarıymış / Allah varken rahmet vermek, bunlara mı kalmış” ifadesi, hurafelere yönelmenin yersiz olduğunu vurgular. Bu husus doğrudan ele alınmıştır.
- II – Dinin, Allah’a has kılınarak ibadet edilmesi: “Bu yolda şirkle yürünmüyor, tevhid işin direği / Rabb’den bekliyorsan, eş koşmamak gereği” beyiti, dinin saflığını ve tevhid inancını öne çıkarır. Bu husus da doğrudan dikkat çekilmektedir.
- III – Sağlam ve doğru kaynaklardan yararlanılması: Beyit “İnsan olmak; bilincin, bilincinde olmaktır / Her hücresi Allah’a teşekkürle dolmaktır” ifadesi, genel bir insan bilinci ve şükran duygusunu anlatır; doğru kaynaklardan yararlanılma konusuna doğrudan değinmemektedir.
- IV – Dinini yaşayıp yaşamama konusunda baskı yapılmaması: “Allah zorlamamıştır, inanan inanmıştır / Tövbe eden etmiştir, aldanan aldanmıştır” beyiti, inancın özgürce yaşanabileceğini vurgular; bu husus doğrudan ele alınmıştır.
Dolayısıyla, beyitlerden I, II ve IV’ü kapsayan hususlara doğrudan dikkat çekilmekte olup, III numaralı husus bu kapsama girmemektedir.
Sonuç: Doğru cevap “I, II ve IV” yani Şık C‘dir.
18 Aşağıda Hz. Lokman’ın öğütleri yer almaktadır:
Yavrucuğum! Namazını dosdoğru kıl, iyi olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret. İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir.
Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme, ortalıkta böbürlenerek yürüme. Unutma ki Allah, gurura kapılıp kendini beğenen hiç kimseyi sevmez.”
(Lokman Suresi, 16-18. Ayetler)
Buna göre Hz. Lokman;
I. Aile bağlarının güçlü tutulması,
II. Sosyal ilişkilerde özenli davranılması,
III. Allah’a karşı sorumluluğun farkında olunması,
IV. Tevhit ilkesini zedeleyecek davranışlardan uzak durulması
tutum ve davranışlarından hangilerini öğütlemektedir?
- I ve II
- I ve IV
- II ve III
- II, III ve IV
18. Sorunun Çözümü
Verilen ayet-kutusu, Hz. Lokman’ın öğütlerini içerirken, özellikle insanlara namazı dosdoğru kılmalarını, iyi olanı emretmelerini, kötü olana karşı koymalarını ve sabretmelerini tavsiye ediyor. Ayrıca, “küçümseyerek insanlardan yüz çevirme, ortalıkta böbürlenerek yürüme” uyarısı, sosyal ilişkilerde alçakgönüllülük ve özenli davranışın önemine işaret eder.
Buna göre Hz. Lokman’ın öğütlerinden:
- II. Sosyal ilişkilerde özenli davranılması: Beyitte, böbürlenmekten kaçınmak ve alçakgönüllü olmak vurgulanmaktadır.
- III. Allah’a karşı sorumluluğun farkında olunması: Namazı dosdoğru kılmak, iyi olanı emretmek ve kötü olana karşı koymak, kişinin Allah karşısındaki sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini bildirir.
Öte yandan, I. Aile bağlarının güçlü tutulması ifadesine ayette değinilmemekte, IV. Tevhit ilkesini zedeleyecek davranışlardan uzak durulması ise açıkça aktarılmamaktadır.
Sonuç: Hz. Lokman’ın öğütlerinde, verilen hususlardan sosyal ilişkilerde özenli davranılması (II) ve Allah’a karşı sorumluluğun farkında olunması (III) öne çıkar. Bu nedenle doğru cevap “II ve III” yani Şık C‘dir.