Söz sanatları, anlatımı güçlendirmek ve söze etkileyicilik katmak amacıyla kullanılır. Bunlardan biri olan abartma (mübalağa), bir şeyin özelliklerini olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük göstererek anlatmaktır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde abartma (mübalağa) sanatına başvurulmamıştır?
- Sıcakta yürümekten o kadar yorulduk ki eriyip bir damla suya döndük.
- Kardeşim ağlamaya başlayınca gözyaşları sel olup mahalleyi bastı.
- Yazarın son kitabını okurken betimlemelerin gücüne hayran kaldım.
- Çantası o kadar ağırdı ki taşırken kollarım koptu, yer yerinden oynadı.
Sorunun Çözümü
Abartma sanatı, bir durumun etkisini artırmak için gerçek sınırların zorlanmasıyla oluşur; olağan durumlar abartma sayılmaz.
- A) “Eriyip bir damla suya dönmek” ifadesi, yorgunluğu ve sıcağın etkisini olduğundan fazla gösterdiği için abartmadır.
- B) Gözyaşlarının “sel olup mahalleyi basması” aklen ve mantıken imkansızdır, üzüntü abartılarak anlatılmıştır.
- C) Bir kitabı okuyup beğenmek ve hayran kalmak, günlük hayatta yaşanabilecek olağan bir durumdur. Söz sanatı yoktur.
- D) Çanta taşırken “kolların kopması” ve “yerin yerinden oynaması” ağırlığı vurgulamak için yapılmış bir abartmadır.
Cevap: C
“Ben Demir. 2010 yılında Ankara’da dünyaya geldim. Müziğe olan ilgim, henüz beş yaşındayken dedemin bana hediye ettiği küçük bağlama ile başladı. Konservatuvar eğitimimi tamamladıktan sonra çeşitli orkestralarda görev aldım. Şimdilerde ise Anadolu ezgilerini modern müzikle harmanlayan besteler yapıyorum ve ülkemi sanat alanında temsil etmeyi hedefliyorum.”
Yazarın kendi yaşam öyküsünü anlattığı bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Biyografi
- Gezi Yazısı
- Otobiyografi
- Anı
2. Sorunun Çözümü
Sorunun çözümü için metnin anlatıcısına (kimin ağzından yazıldığına) ve içeriğine bakılmalıdır.
- A) Biyografi: Tanınmış kişilerin hayatının başkası tarafından anlatıldığı türdür. Metinde “O doğdu” değil, “Ben doğdum” dendiği için yanlıştır.
- B) Gezi Yazısı: Yazarın gezip gördüğü yerleri anlattığı türdür. Metinde bir yerin tanıtımı yapılmamıştır.
- C) Otobiyografi: Kişinin kendi hayatını, doğumundan başlayarak eğitim ve çalışmalarını kendi ağzından (birinci kişi ağzı) anlattığı türdür. Yazar “Ben Demir…” diyerek kendini tanıttığı için bu bir öz yaşam öyküsüdür.
- D) Anı: Geçmişte yaşanmış belirli bir olayın anlatıldığı türdür. Metin tek bir olayı değil, genel bir yaşam sürecini kapsamaktadır.
Cevap: C
Mardin’in dar sokaklarında yürürken taş binaların sarı sıcak rengi insanı hemen sarmalıyor. Her bir taş işçiliği, sanki yüzyıllar öncesinden kalma bir hikâyeyi fısıldıyor kulağınıza. Abbaraların altından geçerken serinliği hissediyor, damlara çıktığınızda ise Mezopotamya Ovası’nın o uçsuz bucaksız denizini seyre dalıyorsunuz. Burası sadece bir şehir değil, taştan şiirlerin yazıldığı kadim bir coğrafya.
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Hikâye
- Gezi Yazısı
- Haber Yazısı
- Söyleşi
Sorunun Çözümü
Yazarın gezip gördüğü yerleri, kendi gözlemleri ve duygularıyla harmanlayarak anlattığı yazı türüne gezi yazısı denir.
- A) Metinde bir olay örgüsü, serim-düğüm-çözüm veya kurgusal karakterler bulunmadığı için hikâye değildir.
- B) Yazar; Mardin sokaklarını, taş binaları ve Mezopotamya manzarasını kendi izlenimleriyle tanıttığı için bu metin bir gezi yazısıdır.
- C) Haber yazıları nesneldir ve bilgi verir; bu metin ise öznel ve betimleyicidir.
- D) Yazar okuyucuyla konuşuyormuş gibi samimi bir üslup kullansa da amacı sohbet etmek değil, bir yeri tanıtmaktır.
Cevap: B
Bir çınar gibi gölgesinde büyürüm babamın, Yıllar geçse de dimdik durur karşımda. Dağ gibi yaslanırım zor günlerimde, Güven verir varlığı her anımda.
Bu dizelerde ağır basan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
- Benzetme
- Karşıtlık
- Abartma
- Konuşturma
Sorunun Çözümü
Benzetme (teşbih); aralarında ortak yön bulunan iki varlıktan zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir. Genellikle “gibi, kadar” edatlarıyla yapılır.
- A) Dizelerde baba; koruyuculuğu yönüyle “çınar”a, sağlamlığı ve destek olması yönüyle “dağ”a benzetilmiştir. Her iki dizede de “gibi” edatı kullanılarak bu ilişki kurulmuştur.
- B) Dizelerde birbirine zıt (karşıt) anlamlı kelimeler (gece-gündüz, ağlamak-gülmek vb.) bir arada kullanılmamıştır.
- C) Bir durumun olduğundan çok daha fazla veya az gösterilmesi (bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır vb.) söz konusu değildir.
- D) İnsan dışındaki varlıklara söz söyletme durumu yoktur. Çınar veya dağ konuşmamıştır.
Cevap: A
Deneme; yazarın herhangi bir konu üzerindeki kişisel duygu, düşünce ve görüşlerini, kesin hükümlere varmadan samimi bir üslupla kaleme aldığı yazı türüdür. Türk edebiyatında “Benim ülkesi” olarak da adlandırılır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi deneme türünün özelliklerinden biri değildir?
- Yazar, yazısında “kendi kendisiyle konuşuyormuş” gibi bir hava yaratır.
- Seçilen konuda herhangi bir sınırlama yoktur, her şey konu olabilir.
- Öne sürülen düşüncelerin belgelerle ispatlanması ve kanıtlanması zorunludur.
- Okuyucuyu inandırma gayesi gütmez, sadece düşündürmeyi amaçlar.
Sorunun Çözümü
Deneme türünü diğer bilgilendirici metinlerden (özellikle makaleden) ayıran en temel fark “kanıt” zorunluluğudur.
- A) Denemede yazar içten, samimi ve “kendi kendine konuşur” gibidir. (Doğru)
- B) Yazar, bir çiçeğin renginden ülke sorunlarına kadar her konuda deneme yazabilir. (Doğru)
- C) Düşüncelerin ispatlanması ve belgelere dayandırılması makale türünün özelliğidir. Denemede kanıt aranmaz. (Yanlış)
- D) Denemeci kesin bir sonuca varmak veya okuyucuyu ikna etmek zorunda değildir. (Doğru)
Cevap: C
“Hayatın koşturmacası içinde sığınabileceğimiz en güvenli liman kitaplardır bence. Bir kitabın kapağını aralamak, gürültülü bir caddeden sakin bir bahçeye girmek gibidir. Sayfalar arasında gezinirken insan, dertlerini bir kenara bırakır. Bana göre okumak, sadece bilgi edinmek değil; ruhu dinlendirmektir. Kim ne derse desin, kitapların dostluğu hiçbir şeye değişilmez.”
Yazarın kişisel görüşlerini kesin bir kurala varmadan anlattığı bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Deneme
- Hikâye
- Biyografi
- Haber Yazısı
6. Sorunun Çözümü
Soruyu çözmek için metnin üslubuna ve yazarın konuyu ele alış biçimine bakmalıyız.
- A) Deneme: Yazarın herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüşlerini, kanıtlama amacı gütmeden, samimi bir dille anlattığı yazı türüdür. Metinde “bence”, “bana göre” gibi ifadelerle öznel düşünceler anlatıldığı için bu bir denemedir.
- B) Hikâye: Olmuş ya da olabilecek olayların kişi, yer ve zaman belirtilerek anlatılmasıdır. Metinde bir olay örgüsü yoktur.
- C) Biyografi: Tanınmış bir kişinin hayatının anlatıldığı türdür. Metinde bir hayat hikâyesi yoktur.
- D) Haber Yazısı: Toplumu bilgilendirmek amacıyla yazılan, nesnel ve güncel yazılardır. Metin tamamen özneldir.
Cevap: A
“Sonbahar rüzgârı, dökülen sarı yaprakların kulağına veda şarkıları fısıldıyordu.”
Bu cümlede ağır basan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
- Benzetme
- Kişileştirme
- Konuşturma
- Abartma
Sorunun Çözümü
İnsan dışındaki varlıklara, insana ait özelliklerin (duygu, davranış) verilmesine kişileştirme (teşhis) denir.
- A) Cümlede “gibi, kadar, sanki” gibi edatlar kullanılarak yapılmış bir kıyaslama (benzetme) bulunmamaktadır.
- B) Rüzgârın “şarkı fısıldaması” insana ait bir özelliktir. Rüzgâr burada bir insan gibi düşünülmüş ve kişileştirilmiştir.
- C) Konuşturma sanatı olması için rüzgârın ağzından çıkan bir sözün (cümlenin) tırnak içinde veya doğrudan verilmesi gerekirdi.
- D) Olay olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterilmediği için abartma yoktur.
Cevap: B
Kasabanın kıvrımlı yollarını geride bırakan otobüs, nihayet köy meydanında durdu. Kerem, bavulunu güçlükle indirdi ve derin bir nefes aldı. Havası bile başkaydı buranın; kekik ve toprak kokuyordu. Karşıdaki kahvehaneden çıkan yaşlı bir amca, gözlerini kısarak ona doğru yaklaştı. “Sen…” dedi titrek bir sesle, “Hüseyin Efendi’nin torunu musun yoksa?”
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Tiyatro
- Anı
- Roman
- Hikâye
Sorunun Çözümü
Verilen metin, yaşanmış veya yaşanması mümkün bir olayı; yer, zaman ve kişi belirterek kısa bir şekilde anlatmaktadır.
- A) Metin karşılıklı konuşmalar (diyalog) şeklinde yazılmamış ve sahneleme amacı gütmemektedir.
- B) Yazar başından geçen bir olayı üzerinden zaman geçtikten sonra anlatmamış, o an yaşanan bir kesiti üçüncü tekil şahıs ağzıyla sunmuştur.
- C) Olay örgüsü, kişi kadrosu ve zaman kavramı “roman” olamayacak kadar dardır. Romanlar daha uzun ve detaylıdır.
- D) Olay (köye varış), kişiler (Kerem, yaşlı amca), yer (köy meydanı) unsurları bulunan ve kısa bir kesiti anlatan bu metin bir hikâye (öykü) örneğidir.
Cevap: D
“Sizce de mutluluk paylaştıkça çoğalan bir şey değil midir? Hani derler ya ‘Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.’ diye. Bence o hatır, kahveden değil, edilen koyu muhabbetten gelir. İnsan, dostuyla dertleşince hafiflemez mi hiç? Gelin, bugün sevdiklerinize bir selam verin; göreceksiniz dünya daha güzel bir yer olacak.”
Yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi sorular sorduğu bu metin, aşağıdaki türlerin hangisinden alınmıştır?
- Deneme
- Biyografi
- Sohbet (Söyleşi)
- Makale
Sorunun Çözümü
Bir metinde yazar, karşısında biri varmış gibi sorular sorup “siz” diye hitap ediyorsa o metin sohbet (söyleşi) türündedir.
- A) Denemede yazar “ben” diliyle kendi kendine konuşur, okuyucuya soru sormaz.
- B) Biyografi, tanınmış bir kişinin hayatının başkası tarafından anlatılmasıdır.
- C) Metinde “Sizce de… değil midir?”, “Gelin…” gibi ifadelerle okuyucuyla karşılıklı konuşma havası oluşturulmuştur.
- D) Makale, bilimsel verilerle bir tezi kanıtlamak için yazılır; bu kadar samimi bir dil kullanılmaz.
Cevap: C
“Yazarın son romanını büyük bir beklentiyle elime aldım. Dili her zamanki gibi akıcı ve sadeydi, sayfalar su gibi akıp gidiyordu. Ancak kurguda bazı kopukluklar olduğunu söylemeliyim. Özellikle ana karakterin son bölümde aldığı ani kararlar, hikâyenin genel mantığıyla pek uyuşmamış. Yine de doğa betimlemelerinin başarısı, bu küçük kusurları örtmeyi başarıyor.”
Bir sanat eserinin olumlu ve olumsuz yönlerinin değerlendirildiği bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Anı
- Eleştiri
- Biyografi
- Söyleşi
10. Sorunun Çözümü
Soruyu çözmek için yazarın metinde neyi amaçladığını ve konu olarak neyi seçtiğini belirlemeliyiz.
- A) Anı: Yazarın başından geçen bir olayı anlattığı türdür. Burada bir olay değil, bir kitap incelemesi vardır.
- B) Eleştiri (Tenkit): Bir sanat eserinin (kitap, film, resim vb.) olumlu veya olumsuz yanlarını ortaya koyarak onu tanıtan ve değerlendiren yazı türüdür. Yazar, kitabın dilini övmüş (olumlu), kurgusunu yermiştir (olumsuz). Bu bir eleştiridir.
- C) Biyografi: Tanınmış bir kişinin hayat hikâyesidir. Metinde bir yaşam öyküsü anlatılmamaktadır.
- D) Söyleşi: Yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi samimi bir dille yazdığı fikir yazısıdır. Bu metinde sohbet havasından çok, bir eseri yargılama amacı vardır.
Cevap: B
“Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal, pireler berber iken… Kaf Dağı’nın ardındaki gizli bir ülkede, kanatları altından yapılmış bir Zümrüdüanka kuşu yaşarmış. Bu kuş, her sabah güneşi gagasında taşır, yeryüzüne aydınlığı getirirmiş.”
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Hikâye
- Anı
- Masal
- Gezi Yazısı
Sorunun Çözümü
Olağanüstü olayların, cinlerin, perilerin veya devlerin yer aldığı; yer ve zamanın belirsiz olduğu anlatı türüne masal denir.
- A) Hikâyede yaşanmış ya da yaşanması mümkün olaylar anlatılır. Oysa bu metinde “güneşi gagasında taşıyan kuş” gibi imkânsız olaylar vardır.
- B) Anı, bir kişinin başından geçen gerçek olayları üzerinden zaman geçtikten sonra yazmasıdır.
- D) Gezi yazısında gezilip görülen yerlerin gerçek özellikleri anlatılır.
- C) Metin bir tekerleme ile başlamış (“Evvel zaman içinde…”), olağanüstü kahramanlar (Zümrüdüanka kuşu) ve hayali mekanlar (Kaf Dağı) içermektedir. Bu özellikler masal türüne aittir.
Cevap: C
Eski bir sandal durur kıyıda, Dalgalara küsmüş, konuşmaz denize. Martılar üzerinden süzülüp geçer, Yosunlar tutunur ıslak gövdesine.
Bu dörtlükte hangi varlığa insana ait bir özellik verilmiştir?
- Martılara
- Yosunlara
- Sandala
- Denize
Sorunun Çözümü
Soruda, insan dışındaki bir varlığa insani özellikler yüklenmesi (kişileştirme/teşhis) sorulmaktadır.
- A) Martıların süzülüp geçmesi, kuşlara özgü doğal bir harekettir.
- B) Yosunların bir yere tutunması veya sarılması fiziksel bir durumdur, duygusal bir anlam taşımaz.
- C) Sandalın “küsmesi” ve “konuşmaması” insana ait duygusal tepkilerdir. Cansız bir varlık olan sandal, bir insan gibi düşünülmüştür.
- D) Denize yönelik herhangi bir insani özellik veya eylem atfedilmemiştir.
Cevap: C
Bence mükemmeldi ama mesala yanlislikla basabiliyoruz o yüzden başta ellemesin ama sonra soru cevapmalak için bassın
Bu konuyu yazılımcı ekibime iletiyorum. Ancak bayramdan evvel lütfen bir değişiklik beklemeyin. Çünkü şu an yazılımcı ekibimiz başka bir proje üzerinde sizler için çalışıyor. En kısa süre içerisinde bu problemi çözeceğiz