1
I. Toplumsal olaylar
II. Toplumun yaşam biçimi
III. İnsan vücudunun yapısı
IV. Toplumlararası kültürel etkileşimler
Yukarıda verilenlerden hangileri sosyal bilimlerin inceleme alanına girmektedir?
- Yalnız II
- I ve III
- I ve IV
- I, II ve IV
1. Sorunun Çözümü
Soru, sosyal bilimlerin inceleme alanına giren ifadeleri seçmemizi istiyor. Sosyal bilimler; insanı ve toplumu merkeze alarak davranışları, kurumları, ilişkileri ve kültürel süreçleri inceler. Bu çerçevede her maddeyi kısa kısa değerlendirelim:
- I. Toplumsal olaylar: Devrimler, göçler, ekonomik krizler, seçimler gibi süreçler doğrudan sosyal bilimlerin konusudur.
- II. Toplumun yaşam biçimi: Günlük pratikler, normlar, değerler, gelenekler ve yaşam tarzları kültür ve toplumsal yapı kapsamında incelenir.
- III. İnsan vücudunun yapısı: Anatomi ve fizyoloji fen/sağlık bilimleri kapsamındadır; sosyal bilimlerin temel inceleme alanı değildir.
- IV. Toplumlararası kültürel etkileşimler: Kültürel yayılma, etkileşim, melezleşme ve iletişim süreçleri sosyal bilimlerin (özellikle sosyoloji, antropoloji, tarih, beşerî coğrafya) odağındadır.
Doğru seçenek – D) I, II ve IV: Bu üçü, toplumun olay, yaşam biçimi ve kültürel etkileşim boyutlarını kapsar; sosyal bilimlerin bakışına bütünüyle uygundur.
- A) Yalnız II: Toplumun yaşam biçimi doğru olsa da toplumsal olaylar ve kültürel etkileşimi dışarıda bıraktığı için eksiktir.
- B) I ve III: Toplumsal olaylar doğru; ancak insan vücudunun yapısı sosyal bilim değil, biyolojik bir konudur. Bu nedenle bütün olarak yanlıştır.
- C) I ve IV: İkisi de sosyal bilimlerle ilgilidir; fakat toplumun yaşam biçimi (II) olmadan kapsam dar kalır.
Sonuç: Sosyal bilimler; toplumsal olaylar, yaşam biçimleri ve kültürlerarası etkileşim gibi insan-toplum merkezli olguları inceler. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
2 Yer yüzünü inceleyen bilim dalıdır. İçinde yaşadığımız çevre hakkında bilgi edinmemize yardımcı olan bilim dalı hangisidir?
- Arkeoloji
- Coğrafya
- Meteoroloji
- Etnografya
2. Sorunun Çözümü
Soru, yer yüzünü inceleyen bilim dalının hangisi olduğunu soruyor. “Yer yüzü” ifadesi; kıtalar, okyanuslar, iklim tipleri, bitki örtüsü, yer şekilleri, nüfus, yerleşme ve ekonomik faaliyetler gibi hem doğal hem de beşerî unsurları kapsar. Bu bütüncül yaklaşımı merkeze alarak adım adım ilerleyelim:
- Ana kavramı belirle: Anahtar ifadeler “yer yüzü” ve “çevre hakkında bilgi”dir.
- Kapsamı düşün: Doğal süreçler (dağ oluşumu, akarsu süreçleri, iklim) ile insan faaliyetleri (nüfus, göç, tarım, sanayi) birlikte ele alınmalıdır.
- Bu kapsamı karşılayan bilim dalını seç: Hem fizikî hem beşerî boyutu sistemli biçimde inceleyen disiplin Coğrafyadır.
Doğru seçenek – B) Coğrafya: Coğrafya; yeryüzündeki doğal ortamı (iklim, topoğrafya, toprak, su, bitki) ve insanın bu ortamla ilişkilerini (nüfus, ekonomik etkinlikler, kültürel örüntüler) mekânsal bakış açısıyla inceler. Bu nedenle “içinde yaşadığımız çevre hakkında bilgi edinmemize” doğrudan katkı sunar; gözlem, harita, ölçek ve konumsal analiz gibi araçları kullanır.
- A) Arkeoloji: Geçmiş uygarlıkları kalıntılar ve eserler üzerinden inceler. Ana odağı tarih öncesi ve tarihî dönemlerin maddi kültürüdür; güncel yeryüzü sistemlerini ve çevre-insan etkileşimini bütüncül biçimde ele almaz.
- C) Meteoroloji: Atmosfer olayları, hava durumu ve kısa/orta vadeli iklimsel süreçlerle ilgilenir. Yalnızca yeryüzünün bir bileşeni olan havayı analiz eder; topoğrafya, nüfus, ekonomik etkinlikler gibi geniş kapsamı içermez.
- D) Etnografya: Toplumların kültürel yapısını ve günlük yaşam pratiklerini alan çalışmalarıyla inceler. Mekânsal-doğal unsurları sistematik biçimde bir araya getiren bir yeryüzü bilimi değildir.
Sonuç olarak, “yer yüzünü inceleyen ve çevremizi anlamamıza yardımcı olan” disiplin Coğrafyadır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
3 İnsanların elinden çıkmış her türlü kayıtları inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
- Filoloji
- Psikoloji
- Antropoloji
- Arkeoloji
3. Sorunun Çözümü
Soru kökünde “insanların elinden çıkmış her türlü kayıtları inceleyen bilim dalı” ifadesi geçiyor. Buradaki kayıt sözcüğünü yalnızca yazılı belgelerle sınırlamadan, insanın ürettiği maddi kültür kalıntılarının tamamı olarak düşünmeliyiz: aletler, kap-kacak, süs eşyaları, heykeller, mimarî yapılar, mezarlar, hatta atıklar bile bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu tür insan ürünü izleri kazı, belgeleme ve yorumlama yöntemleriyle sistemli biçimde ele alan disiplin Arkeolojidir.
- Anahtar kavramları belirleme: insan ürünü, kayıt/iz, maddi kalıntı.
- Yöntem-vaka uyumu: Toprağın altındaki buluntuları ortaya çıkarma (kazı), sınıflandırma ve tarihlendirme süreçleri arkeolojinin temelidir.
- Sonuç: Tanım, kapsam ve yöntem bakımından en tutarlı eşleşme Arkeolojidir.
Doğru seçenek – D) Arkeoloji: Arkeoloji; insan topluluklarının geçmişte bıraktığı her türlü maddi kayıtı (eser ve kalıntıları) inceler, bu verilerden hareketle yaşam biçimlerini ve kültürel gelişimi yorumlar. Böylece “insan elinden çıkmış kayıtları” konu edinen disiplin olma ölçütünü eksiksiz karşılar.
- A) Filoloji: Dillerin yapısını ve metinleri inceleyen bir alandır; maddi kültür kalıntılarının tümünü kapsamaz.
- B) Psikoloji: Bireyin davranış ve zihinsel süreçleri ile ilgilenir; arkeolojik buluntu ve kalıntıları sistematik olarak incelemez.
- C) Antropoloji: İnsan ve kültürleri geniş çerçevede inceler; ancak maddi kayıtların kazı ve buluntu temelli özel incelemesi arkeolojinin alanıdır.
Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
4 Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilimler arasında yer almaz?
- Sosyoloji
- Coğrafya
- Tıp
- Tarih
4. Sorunun Çözümü
Soru bizden, verilen seçenekler arasından sosyal bilimler alanına girmeyen disiplini bulmamızı istiyor. Öncelikle “sosyal bilim” kavramını tanımlayalım: Sosyal bilimler, insanı, toplumu ve insanlar arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dallarıdır. Bu disiplinler; bireylerin davranışlarını, toplumların yapısını, kültürleri ve tarihsel süreçleri anlamaya çalışır.
- Sosyal bilimlerin kapsamını belirleyelim: Sosyoloji, tarih, coğrafya (beşerî yönü), psikoloji, antropoloji gibi alanlar bu kapsamdadır.
- Seçenekleri inceleyelim: Her birinin araştırma konusu ve yöntemini sosyal bilim tanımıyla karşılaştıralım.
Doğru seçenek – C) Tıp: Tıp bilimi, insan sağlığıyla ilgilenir; hastalıkların tanı, tedavi ve önlenmesi üzerine çalışır. Bu alan, doğrudan toplum yapısını veya insan ilişkilerini bilimsel ve sosyolojik bakış açısından değil, biyolojik ve tıbbi bakış açısından inceler. Dolayısıyla sosyal bilimler sınıfına girmez; bunun yerine sağlık bilimleri ve fen bilimleri içinde değerlendirilir.
- A) Sosyoloji: Toplumun yapısını, işleyişini ve bireyler arası ilişkileri inceler. Tam anlamıyla bir sosyal bilimdir.
- B) Coğrafya: Fizikî yönü fen bilimleri içinde olsa da beşerî coğrafya kısmı sosyal bilimlerdendir; insan-çevre ilişkilerini inceler.
- D) Tarih: Geçmişteki olayları, insan faaliyetlerini ve toplumsal gelişmeleri belgeler ve yorumlar; bu yönüyle sosyal bilimdir.
Sonuç olarak, sosyal bilimler alanı dışında kalan seçenek “C” şıkkı – Tıptır.
5 İletişim çağı aşağıdakilerden hangisinin icadı ile başlamıştır?
- Faks
- Televizyon
- Telefon
- Telgraf
5. Sorunun Çözümü
Soru bizden, iletişim çağının hangi icatla başladığını bulmamızı istiyor. Öncelikle “iletişim çağı” kavramını açıklayalım: Bu dönem, insanların haberleşme ve bilgi aktarımında mesafe ve zaman engelini büyük ölçüde aştığı, iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte hızlanan bir dönemi ifade eder.
- Tarihsel bağlam: Sanayi Devrimi’nden sonra bilgi ve haberin hızlı iletilmesine yönelik pek çok teknolojik gelişme yaşandı.
- Dönüm noktası: Telgraf, elektrik akımını kullanarak uzak mesafelere anlık mesaj iletimi sağlayan ilk sistemdi. Bu, hem bireyler hem de devletler için iletişimde devrim niteliğinde bir gelişmeydi.
Doğru seçenek – D) Telgraf: 19. yüzyılın ortalarında kullanılmaya başlanan telgraf, kıtalararası hatların kurulmasıyla küresel iletişim ağını başlattı. Daha önce mektupların günler, hatta aylar süren ulaşım süresi, telgrafla saniyelere indi. Bu nedenle iletişim çağının başlangıcı telgrafın icadıyla özdeşleştirilir.
- A) Faks: Belgelerin telefon hattı üzerinden iletilmesini sağlar ancak 20. yüzyılda yaygınlaşmıştır; iletişim çağının başlangıcı değildir.
- B) Televizyon: Görsel-işitsel kitle iletişim aracıdır; bilgi ve eğlence aktarımında devrim yaratmıştır ama iletişim çağının başlangıcı telgrafla olmuştur.
- C) Telefon: Sesli iletişimi mümkün kılmıştır; telgraftan sonra gelmiştir ve iletişim çağını hızlandırmıştır ancak başlatmamıştır.
Sonuç olarak, iletişim çağının başlangıcı “D” şıkkı – Telgraf ile olmuştur.
6 Bugün ülkeler hangi iletişim türünü daha yaygın kullanmaktadırlar?
- Telefon
- Güvercin
- İnternet
- Faks
6. Sorunun Çözümü
Soru bizden, günümüzde ülkelerin en yaygın olarak kullandığı iletişim türünü belirlememizi istiyor. İletişim türleri tarih boyunca teknolojik gelişmelere bağlı olarak değişim göstermiştir. Geçmişte mektuplar, telgraf ve telefon ön plandayken, günümüzde bilgi ve verinin hızlı, ucuz ve güvenli biçimde aktarılması temel ihtiyaç haline gelmiştir.
- Tarihsel gelişim: 19. yüzyılda telgraf, 20. yüzyılda telefon ve faks önemli iletişim araçları olmuştur.
- Dijital devrim: 1990’lardan itibaren internetin yaygınlaşması, hem bireyler hem de devletler arasında iletişim biçimlerini kökten değiştirmiştir.
- Güncel durum: Bugün, resmi yazışmalardan ticari işlemlere, eğitimden sağlık hizmetlerine kadar hemen her alanda internet kullanılmaktadır.
Doğru seçenek – C) İnternet: İnternet; e-posta, görüntülü arama, anlık mesajlaşma, bulut tabanlı veri paylaşımı gibi birçok iletişim yöntemini tek bir platformda sunar. Hız, maliyet ve erişilebilirlik açısından diğer iletişim araçlarına göre çok daha avantajlıdır. Ayrıca küresel bağlantı kapasitesi sayesinde ülkeler arası diplomasi, ticaret ve bilgi paylaşımında birincil tercihtir.
- A) Telefon: Sesli iletişim için hâlâ önemlidir; ancak metin, görüntü ve dosya paylaşımı gibi çok yönlü iletişim internet üzerinden daha verimli yapılmaktadır.
- B) Güvercin: Tarihsel olarak haberleşmede kullanılmıştır; modern çağda yerini teknolojik iletişim araçlarına bırakmıştır.
- D) Faks: Özellikle 20. yüzyılda belgelerin iletilmesinde önemliydi; günümüzde kullanım oranı oldukça düşmüştür.
Sonuç olarak, günümüzde ülkeler arası en yaygın kullanılan iletişim türü “C” şıkkı – İnternettir.
7 Bilimsel araştırma yapmak için ilk başta hangisini yapmak gerekir?
- Konu belirleme
- Rapor oluşturma
- Varsayım oluşturma
- Verilerin toplanması
7. Sorunun Çözümü
Soru bizden, bilimsel araştırma sürecinde ilk adımın ne olduğunu bulmamızı istiyor. Bilimsel araştırmalar sistematik bir yöntem izler ve her aşama birbirini tamamlar. Ancak bütün sürecin başlangıç noktası, üzerinde çalışılacak konunun belirlenmesidir. Çünkü araştırma, ancak belirli bir problem veya ilgi alanı netleştiğinde planlanabilir.
- Bilimsel araştırmanın aşamaları:
- Konu belirleme
- Literatür taraması
- Hipotez (varsayım) oluşturma
- Veri toplama
- Veri analizi ve yorum
- Sonuç raporu hazırlama
- İlk adım: Araştırmanın yönünü belirleyen konu seçimidir. Bu seçim, araştırmanın kapsamını, yöntemini ve hedeflerini şekillendirir.
Doğru seçenek – A) Konu belirleme: Konu belirlemeden yapılacak diğer adımlar (örneğin veri toplama veya varsayım oluşturma) anlamsız olur. Araştırma konusunun net olması, kullanılacak yöntemleri ve toplanacak veri türlerini doğrudan etkiler.
- B) Rapor oluşturma: Bu, araştırma sürecinin sonunda yapılır. Bulguların ve sonuçların düzenlenip sunulması aşamasıdır.
- C) Varsayım oluşturma: Hipotez geliştirmek, konu ve literatür taramasından sonra gelen bir aşamadır.
- D) Verilerin toplanması: Hipotez belirlendikten ve araştırma planı hazırlandıktan sonra yapılır; başlangıç aşaması değildir.
Sonuç olarak, bilimsel araştırma sürecinin ilk adımı “A” şıkkı – Konu belirlemedir.
8 Araştırma raporunda yararlandığımız kaynakları sayfa altında ne ile belirtmeliyiz?
- Önsöz
- Görüş
- Dipnot
- Hipotez
8. Sorunun Çözümü
Soru bizden, araştırma raporunda yararlanılan kaynakların sayfa altında nasıl belirtilmesi gerektiğini soruyor. Bilimsel araştırmalarda kullanılan kaynakların doğru şekilde gösterilmesi, hem çalışmanın güvenilirliğini artırır hem de akademik dürüstlüğün bir gereğidir. Bu gösterim, sayfa altına eklenen kısa açıklamalarla yapılır ve bu yönteme dipnot denir.
- Dipnotun tanımı: Metinde geçen bir bilginin kaynağını ya da ek açıklamasını sayfa altında numaralandırılarak gösteren notlardır.
- Amacı: Okuyucunun kullanılan bilgilerin kaynağını hızlıca görebilmesini ve gerektiğinde bu kaynağa başvurabilmesini sağlar.
- Akademik önemi: Kaynak göstermemek, intihal (bilimsel hırsızlık) olarak değerlendirilir; bu nedenle dipnot kullanımı zorunludur.
Doğru seçenek – C) Dipnot: Araştırma raporlarında sayfa altında verilen kaynak bilgileri veya açıklamalar dipnot biçiminde yazılır. Dipnotlarda genellikle yazar adı, eser adı, basım yılı ve sayfa numarası yer alır.
- A) Önsöz: Çalışmanın başında yer alan ve yazarın amacı, teşekkürleri veya giriş bilgilerini sunduğu bölümdür; kaynak gösterme ile ilgisi yoktur.
- B) Görüş: Yazarın kendi fikir veya yorumudur; kaynak belirtme yöntemi değildir.
- D) Hipotez: Araştırma başlamadan önce ortaya konulan test edilebilir varsayımdır; kaynak göstermeyle doğrudan ilişkili değildir.
Sonuç olarak, araştırma raporunda yararlanılan kaynaklar sayfa altında “C” şıkkı – Dipnot ile belirtilir.
9 Temel amaçları Türkiye’nin teknolojik alanda ilerlemesi olan kurum hangisidir?
- TPE
- TÜİK
- SPK
- DTP
9. Sorunun Çözümü
Soru bizden, Türkiye’nin teknolojik alanda ilerlemesini temel amaç edinen kurumu bulmamızı istiyor. Öncelikle, kurumların görev alanlarını ve amaçlarını bilmek, doğru seçeneği belirlememizi kolaylaştırır. Teknolojik gelişme; araştırma, geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri, bilimsel projeler ve yenilikçi uygulamalar ile sağlanır.
- Anahtar ifadeyi belirleme: “Teknolojik alanda ilerleme” → Ar-Ge, bilimsel çalışmalar, inovasyon.
- Türkiye’deki ilgili kurumlar: Bu alanda öne çıkan kurumlar TÜBİTAK, üniversiteler ve teknoloji geliştirme bölgeleridir.
- Seçenekleri inceleme: Görev tanımlarına bakarak eşleştirelim.
Doğru seçenek – B) TÜBİTAK: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), bilim ve teknoloji politikaları geliştiren, araştırma projelerine destek sağlayan, bilim insanlarını teşvik eden, sanayi ve üniversiteler arasında iş birliğini güçlendiren temel kuruluştur. Türkiye’nin teknolojik kapasitesini artırmak doğrudan görevleri arasındadır.
- A) TPE: Türk Patent ve Marka Kurumu’dur; marka, patent ve tasarım tescilleriyle ilgilenir, teknoloji üretmekten ziyade fikrî mülkiyeti korumaya odaklanır.
- C) SPK: Sermaye Piyasası Kurulu’dur; finansal piyasaları düzenler, teknoloji geliştirmek temel amacı değildir.
- D) DTP: Devlet Planlama Teşkilatı’dır (günümüzde Kalkınma Bakanlığı bünyesinde). Ekonomik planlamada rol oynar, doğrudan teknolojik araştırma yapmaz.
Bu nedenle, Türkiye’nin teknolojik alanda ilerlemesini hedefleyen kurum “B” şıkkı – TÜBİTAKtır.
10 “Tarih yapmak, tarih yazmak mühimdir…” sözüyle Atatürk aşağıdakilerden hangisini vurgulamıştır?
- Tarihçi çalışmalarında objektif olmalı
- Tarihçiler doğruyu yazamazlar
- Tarihçi tarih yazarken kimliğini unutmamalıdır
- Tarihçinin tarafsızlığı imkansızdır
10. Sorunun Çözümü
Soru, Atatürk’ün “Tarih yapmak, tarih yazmak mühimdir…” sözüyle hangi noktayı vurguladığını anlamamızı istiyor. Bu sözün devamında Atatürk, yapılan tarihi doğru yazmanın da en az tarihi yapmak kadar önemli olduğunu belirtir. Burada asıl vurgulanan, tarihçinin olayları çarpıtmadan, tarafsız ve doğru biçimde aktarmasıdır.
- Tarih yapmak: Toplumsal, siyasi veya kültürel açıdan önemli olaylar gerçekleştirmek.
- Tarih yazmak: Bu olayları belgeleyip gelecek nesillere aktarmak.
- Vurgu noktası: Tarihi yazarken objektif olmak; kişisel görüş veya ideolojik yönlendirmelerle gerçeği değiştirmemek.
Doğru seçenek – A) Tarihçi çalışmalarında objektif olmalı: Atatürk’ün bu sözü, geçmişin doğru aktarılmasının toplumsal hafıza ve ulusal bilinç için hayati olduğunu gösterir. Tarihçi, olayları kendi çıkarına göre yorumlamamalı, kaynakları doğru analiz etmeli ve kanıta dayalı bilgi aktarmalıdır.
- B) Tarihçiler doğruyu yazamazlar: Bu yanlış bir genellemedir; Atatürk’ün amacı bu değildir.
- C) Tarihçi tarih yazarken kimliğini unutmamalıdır: Bu, kimlik vurgusuna yönelik bir ifade değil; nesnellik vurgusudur.
- D) Tarihçinin tarafsızlığı imkansızdır: Atatürk bu sözüyle tarafsızlığın imkansızlığını değil, gerekliliğini dile getirir.
Sonuç olarak, Atatürk bu sözünde, tarih yazımında objektifliğin önemini vurgulamaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
11 Atatürk döneminde yapılan çalışmalardan hangisi sosyal bilimlerin gelişmesi ile ilgili değildir?
- İzmir İktisat Kongresi’nin yapılması
- Türk Dil ve Tarih kurumlarının kurulması
- Üniversite Reformunun yapılması ve İstanbul Üniversitesinin açılması
- Avrupa’ya arkeoloji ve tarih öğrenimi için öğrenci gönderilmesi
11. Sorunun Çözümü
Soru bizden, Atatürk döneminde yapılan çalışmalar arasından sosyal bilimlerin gelişmesi ile doğrudan ilgili olmayanı bulmamızı istiyor. Sosyal bilimler; insan, toplum, tarih, dil, ekonomi ve kültürel gelişmeler üzerine çalışan disiplinlerdir. Bu alanın gelişmesi için yapılan çalışmalar genellikle eğitim, araştırma, bilimsel kurumlar ve kültürel faaliyetlerle ilgilidir.
- Sosyal bilimler kapsamında sayılabilecek faaliyetler: Dil, tarih, arkeoloji, sosyoloji, ekonomi gibi alanlarda araştırma, eğitim ve kurumsallaşma adımları.
- Seçeneklerin analizi: Hangi faaliyet sosyal bilimlerin gelişmesini doğrudan hedefliyor, hangisi başka bir amaca hizmet ediyor?
Doğru seçenek – A) İzmir İktisat Kongresi’nin yapılması: 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını sağlamak ve kalkınma yol haritasını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ekonomi, sosyal bilimlerin bir dalı olsa da bu kongrenin temel amacı sosyal bilimlerin gelişmesi değil, ekonomik politikanın belirlenmesidir. Dolayısıyla doğrudan sosyal bilimlerin akademik ilerlemesi ile ilgili değildir.
- B) Türk Dil ve Tarih kurumlarının kurulması: Dil ve tarih araştırmalarını destekleyen kurumlar, sosyal bilimlerin gelişmesine doğrudan katkı sağlar.
- C) Üniversite Reformunun yapılması ve İstanbul Üniversitesinin açılması: Yükseköğretim kurumlarının modernleştirilmesi, sosyal bilimler dahil tüm akademik alanların gelişmesine katkıda bulunur.
- D) Avrupa’ya arkeoloji ve tarih öğrenimi için öğrenci gönderilmesi: Bu doğrudan sosyal bilimler alanında uzman yetiştirilmesine yöneliktir.
Sonuç olarak, sosyal bilimlerin gelişmesine doğrudan katkı sağlamayan çalışma “A” şıkkı – İzmir İktisat Kongresi’nin yapılmasıdır.
12 “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyen Atatürk neyi vurgulamıştır?
- Tekke ve zaviyaların önemi
- Havacılığın
- Akılcılık ve bilimselliğin
- Halifeliğin gereksizliğinin
12. Sorunun Çözümü
Soru bizden, Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözünde neyi vurguladığını bulmamızı istiyor. Buradaki “mürşit” kelimesi “yol gösterici, rehber” anlamına gelir. Atatürk bu sözünde, bireylerin ve toplumların doğru yolu bulmasında en güvenilir kılavuzun bilim olduğunu ifade etmektedir.
- Bilimin tanımı: Sistemli gözlem, deney ve akıl yürütme yoluyla elde edilen, doğrulanabilir bilgi bütünü.
- Neden bilim rehberdir? Bilim, kişisel inançlardan ve önyargılardan bağımsızdır; somut verilere dayanır ve her zaman geliştirilebilir.
- Atatürk’ün yaklaşımı: Modernleşme ve kalkınmanın temeli olarak bilimi ve akılcılığı kabul eder.
Doğru seçenek – C) Akılcılık ve bilimsellik: Atatürk, toplumun ilerlemesinde bilimsel düşüncenin rehber alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, hem bireysel hem de toplumsal kararların dogmalardan değil, bilimsel gerçeklerden beslenmesi gerektiği anlamına gelir.
- A) Tekke ve zaviyaların önemi: Bu sözle ilgisi yoktur; Atatürk bilimi esas alır, dini kurumların yol göstericiliğini değil.
- B) Havacılığın: Bilimsel bir alan olsa da bu söz genel olarak tüm bilim dallarını kapsar, yalnızca havacılığı değil.
- D) Halifeliğin gereksizliği: Atatürk bu sözüyle doğrudan halifelik hakkında konuşmamaktadır; genel bir bilim vurgusu yapmaktadır.
Sonuç olarak, Atatürk’ün bu sözünde vurguladığı ana fikir “C” şıkkı – Akılcılık ve bilimselliktir.
13 Atatürk sosyal bilimlere önem vermiş ve bu alanda birçok çalışma yapmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu çalışmalardandır?
- Türk tarih kurumu
- Eczacılık fakültesi
- Spor akademisi
- Türk hava kurumu
13. Sorunun Çözümü
Soru bizden, Atatürk’ün sosyal bilimlere verdiği önem doğrultusunda yaptığı çalışmalardan birini bulmamızı istiyor. Sosyal bilimler; insanı, toplumu, tarihi, dili ve kültürü inceleyen bilim dallarını kapsar. Atatürk, milli kimliğin güçlenmesi, ulusal bilincin artması ve tarih bilincinin geliştirilmesi amacıyla bu alanlarda pek çok çalışma yapmıştır.
- Sosyal bilimlerde Atatürk’ün vizyonu: Türk milletinin kökenlerini, kültürünü ve tarihini bilimsel yöntemlerle ortaya koymak.
- Kurumsallaşma adımları: Dil, tarih ve kültür alanında araştırma yapacak kurumların kurulması.
- Önemli örnek: 1931 yılında Türk Tarih Kurumunun kurulması; Türk tarihini bilimsel temellere dayalı olarak araştırmak ve yaymak amacıyla oluşturuldu.
Doğru seçenek – A) Türk Tarih Kurumu: Bu kurum, Atatürk’ün sosyal bilimler alanında attığı en önemli adımlardan biridir. Amaç, Türk milletinin tarihini objektif ve bilimsel verilerle ortaya koymak, genç nesillerin tarih bilincini güçlendirmektir.
- B) Eczacılık fakültesi: Sağlık bilimleri alanında yer alır, sosyal bilimlerle doğrudan ilgili değildir.
- C) Spor akademisi: Beden eğitimi ve spor alanında faaliyet gösterir; sosyal bilimler kapsamı dışında kalır.
- D) Türk Hava Kurumu: Havacılık alanında çalışmalar yürütür; sosyal bilimler ile doğrudan bağlantılı değildir.
Sonuç olarak, Atatürk’ün sosyal bilimler alanındaki önemli çalışmalardan biri “A” şıkkı – Türk Tarih Kurumunun kurulmasıdır.
14 Türkiye’de bilimsel ve teknolojik araştırmalar yaparak bilimsel faaliyetlerin gelişmesine katkı sağlayan ve 1963 yılında açılan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
- Milli Eğitim Bakanlığı
- TÜBİTAK
- Türkiye İş Bankası
- Türkiye Radyo ve Televizyonu
14. Sorunun Çözümü
Soru bizden, 1963 yılında Türkiye’de açılan ve bilimsel-teknolojik araştırmalar yaparak bilimsel faaliyetlerin gelişmesine katkı sağlayan kuruluşu bulmamızı istiyor. Bu tanım, doğrudan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nu (TÜBİTAK) işaret etmektedir.
- Kurumun kuruluş amacı: Türkiye’de bilim ve teknolojiyi geliştirmek, araştırmaları desteklemek ve bilim insanlarını teşvik etmek.
- Kuruluş yılı: 1963 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmuştur.
- Çalışma alanı: Üniversiteler, sanayi kuruluşları ve kamu kurumları ile iş birliği yaparak Ar-Ge projelerini destekler.
Doğru seçenek – B) TÜBİTAK: TÜBİTAK, bilimsel yayınlar üretmek, araştırma merkezleri kurmak, proje fonları sağlamak ve bilim insanı yetiştirmek gibi görevler üstlenir. Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikalarının oluşturulmasında önemli rol oynar.
- A) Milli Eğitim Bakanlığı: Eğitim politikalarını yürütür; bilimsel araştırma kurumlarından farklı bir yapıya sahiptir.
- C) Türkiye İş Bankası: Bankacılık ve finans alanında faaliyet gösterir; bilimsel araştırma kurumu değildir.
- D) Türkiye Radyo ve Televizyonu (TRT): Yayıncılık alanında faaliyet gösterir; bilimsel ve teknolojik araştırma yapmak amacıyla kurulmamıştır.
Sonuç olarak, 1963 yılında açılarak Türkiye’de bilimsel ve teknolojik araştırmaların gelişmesine katkı sağlayan kurum “B” şıkkı – TÜBİTAKtır.
15
1. Coğrafya
2. Tarih
3. Psikoloji
4. Ekonomi
Yukarıdakilerden hangileri sosyal bilim dallarındandır?
- 1 ve 2
- 2 ve 3
- 1, 2 ve 3
- Hepsi
15. Sorunun Çözümü
Soru bizden, verilen dört alanın hangilerinin sosyal bilim dallarına ait olduğunu belirlememizi istiyor. Sosyal bilimler, insanı, toplumu, kültürü, tarihsel süreçleri ve insanlar arası ilişkileri inceleyen disiplinlerdir. Bu tanımı kullanarak her bir alanı değerlendirelim.
- Coğrafya: Fizikî coğrafya kısmı fen bilimleri kapsamına girse de beşerî coğrafya dalı, insan-çevre ilişkilerini inceler ve sosyal bilimler içinde yer alır.
- Tarih: Geçmişteki olayları, toplumların gelişimini ve kültürel değişimleri araştırır; sosyal bilimlerin temel alanlarından biridir.
- Psikoloji: İnsan davranışlarını, düşünce süreçlerini ve duygularını bilimsel yöntemlerle inceler; sosyal bilimler arasında yer alır.
- Ekonomi: Üretim, tüketim, dağıtım ve para gibi kavramları inceleyen, toplumsal düzeni etkileyen önemli bir sosyal bilim dalıdır.
Doğru seçenek – D) Hepsi: Verilen dört alan da sosyal bilimler kapsamına girer. Her biri farklı açıdan insanı ve toplumu inceler.
- A) 1 ve 2: Sadece coğrafya ve tarihi kapsar; diğer sosyal bilimleri dışarıda bırakır.
- B) 2 ve 3: Tarih ve psikolojiyi kapsar ama coğrafya ve ekonomiyi dışarıda bırakır.
- C) 1, 2 ve 3: Ekonomiyi dışarıda bıraktığı için eksiktir.
Sonuç olarak, listelenen tüm alanlar sosyal bilim dalıdır ve doğru cevap “D” şıkkı – Hepsidir.
16 Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilimcilerden değildir?
- Antropoloji
- Sosyoloji
- Biyoloji
- Tarih
16. Sorunun Çözümü
Soru bizden, verilen alanlar arasından sosyal bilimcilerden olmayanı bulmamızı istiyor. Öncelikle sosyal bilimleri tanımlayalım: Sosyal bilimler, insanı, toplumu, kültürü, tarihsel süreçleri ve insanlar arası ilişkileri inceleyen bilim dallarını kapsar. Bu alanlarda çalışan bilim insanları sosyal bilimci olarak adlandırılır.
- Antropoloji: İnsan kültürlerini, toplumsal yapıları ve insanın biyolojik evrimini inceleyen bir sosyal bilim dalıdır.
- Sosyoloji: Toplumun yapısını, gruplar arası ilişkileri, sosyal kurumları ve toplumsal değişimleri araştırır; sosyal bilimdir.
- Biyoloji: Canlıların yapısını, işleyişini, genetiğini ve ekosistemlerini inceleyen fen bilimleri alanıdır; sosyal bilim değildir.
- Tarih: Geçmişte yaşanan olayları, toplumların gelişimini ve kültürel değişimleri araştıran sosyal bilim dalıdır.
Doğru seçenek – C) Biyoloji: Biyoloji fen bilimlerine ait olup, doğal olaylar ve canlı organizmalar üzerinde çalışır. Sosyal bilimlerin konusu olan insan-toplum ilişkilerini doğrudan incelemez.
- A) Antropoloji: Sosyal bilimler kapsamında yer alır.
- B) Sosyoloji: Tam anlamıyla sosyal bilimdir.
- D) Tarih: Sosyal bilimlerin önemli bir dalıdır.
Sonuç olarak, verilen seçenekler içinde sosyal bilimci olmayan alan “C” şıkkı – Biyolojidir.
17
Teknolojik alandaki gelişmeler bazı durumlarda insan sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi bu duruma örnek olarak gösterilebilir?
- Sanayileşme sonucu solunum sistemi hastalıklarının artması
- Sanayileşme sonucu insan gücünü aşan işlerin başarılabilmesi
- Ulaşımdaki gelişmeler sayesinde zaman kaybının azalması
- Hızlı iletişim sayesinde anında haber alınabilmesi
17. Sorunun Çözümü
Açıklama: Teknolojik gelişmeler, yaşam kalitemizi artırırken beraberinde bazı olumsuz sağlık etkilerini de getirebilmektedir. Bu soruda, sanayileşme sonucu solunum sistemi hastalıklarının artması ifadesi, teknolojik gelişmelerin getirdiği çevresel kirlilik ve hava kalitesindeki bozulmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan sağlık sorunlarını gözler önüne sermektedir.
Doğru Cevap: A şıkkı seçeneği doğru cevaptır. Çünkü sanayileşme süreci ile birlikte artan fabrika ve araç emisyonları, hava kirliliğini artırarak \( astım \), \( bronşit \) gibi solunum yolu hastalıklarının görülme sıklığını yükseltmektedir. Bu durum, özellikle yoğun sanayi bölgelerinde yaşayan insanlar üzerinde belirgin olumsuz etkiler yaratmaktadır.
Diğer Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- B şıkkı: Sanayileşmenin bir diğer sonucu olan mekanizasyon, insan gücünü aşan işlerin başarılabilmesi gibi gelişmeleri ifade eder. Ancak bu durum doğrudan insan sağlığını olumsuz etkilemez, aksine üretim verimliliğini artırarak ekonomik fayda sağlar.
- C şıkkı: Ulaşımdaki gelişmeler, zaman kaybını azaltarak yaşam kalitesini yükseltir. Bu, bireylerin daha verimli çalışmasını ve sosyal yaşama daha kolay katılmasını sağlar, dolayısıyla sağlık açısından olumlu bir etkidir.
- D şıkkı: Hızlı iletişim, bilgiye anında ulaşım imkânı sunarak toplumsal farkındalığı artırır. Bu durum, acil sağlık müdahaleleri gibi konularda olumlu sonuçlar doğurur ve sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır.
Sonuç: Teknolojik ve sanayileşme süreçleri, hayatımızı kolaylaştıran pek çok yenilik getirse de, özellikle sanayileşme ile artan hava kirliliği gibi çevresel faktörler insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Bu kapsamda, A şıkkı seçeneği, teknolojik gelişmelerin sağlık üzerindeki negatif etkilerini en doğru şekilde yansıtmaktadır. Öğrenciler, teknolojik ilerlemelerin avantajlarını değerlendirirken, bu tür çevresel ve sağlıkla ilgili olumsuzlukları da göz önünde bulundurarak konuyu bütüncül bir perspektiften ele almalıdır.
18
Bahriye Öğretmen, Sosyal Bilgiler dersinde “Eski Kültür ve Uygarlıkları” konusunu işlemek için sınıfa eski uygarlıklardan kalan alet, malzeme ve ev eşyaları ile ilgili görselleri getirmiştir.
Buna göre, Bahriye Öğretmen hangi bilim dalının verilerinden yararlanmıştır?
- Arkeoloji
- Ekonomi
- Coğrafya
- Hukuk
18. Sorunun Çözümü
Açıklama: Bu soruda Bahriye Öğretmen’in “Eski Kültür ve Uygarlıklar” konusunu işlemek amacıyla sınıfa getirdiği eski uygarlıklardan kalan alet, malzeme ve ev eşyalarının hangi bilim dalının verilerinden yararlanılarak incelendiği sorulmaktadır. Bu tür somut ve tarihsel veriler, geçmiş uygarlıkların yaşam biçimlerini, kültürel özelliklerini ve sosyo-ekonomik yapılarını ortaya koyan arkeolojik çalışmaların temelini oluşturmaktadır.
Doğru Cevap: A şıkkı yani Arkeoloji‘dir. Çünkü arkeoloji, tarih öncesi ve tarihî dönemlere ait kalıntıları, eserleri ve diğer maddi kültür unsurlarını inceleyerek, bu uygarlıkların sosyal, kültürel ve ekonomik yapılarını yorumlar. Öğrenciler, arkeolojik veriler sayesinde geçmiş uygarlıkların yaşam tarzlarını ve medeniyetlerinin gelişim süreçlerini daha iyi kavrayabilirler.
Diğer Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- B şıkkı (Ekonomi): Ekonomi, toplumsal kaynak dağılımı, üretim, tüketim ve finansal işlemleri inceler. Bahriye Öğretmen’in sunduğu örneklerde ise maddi kültür ögeleri ve tarihsel izler öne çıkmaktadır; bu nedenle ekonomi konusu bu verilerle doğrudan ilişkilendirilmez.
- C şıkkı (Coğrafya): Coğrafya, yer şekilleri, iklim ve çevresel etmenleri inceler. Sınıfa getirilen antik eşyalar, coğrafi özellikler yerine kültürel ve tarihsel bilgilerin anlaşılmasına yardımcı olur.
- D şıkkı (Hukuk): Hukuk, toplumsal düzeni sağlayan yasal kuralları ve normları ele alır. Eski uygarlıklara ait materyaller, hukuki veriler yerine, tarihî ve kültürel mirasın değerlendirilmesinde kullanılır.
Sonuç: Verilen tüm açıklamalar ve değerlendirmeler ışığında, eski uygarlıklardan kalan alet, malzeme ve ev eşyalarının incelenmesi Arkeoloji biliminin çalışma alanına girmektedir. Öğrenciler, bu bilim dalı sayesinde geçmiş medeniyetlerin izlerini sürerek, tarihsel süreçleri ve kültürel evrimleri daha iyi anlayabileceklerdir.
19
Teknoloji kullanımının sosyalleşme ve toplumsal ilişkiler üzerinde birçok olumlu etkisi vardır.
Aşağıdakilerden hangisi bu olumlu etkilerden biri değildir?
- Geniş insan kitlelerine daha kolay ulaşılması
- Duygu ve düşüncelerin paylaşımını kolaylaştırması
- Kolay bir şekilde bilgi alışverişi yapılması
- Daha güçlü insan ilişkilerinin kurulması
19. Sorunun Çözümü
Açıklama: Teknoloji kullanımının, sosyalleşme ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkileri incelendiğinde, pek çok olumlu sonuç öne çıkmaktadır. Örneğin, geniş insan kitlelerine daha kolay ulaşılması sayesinde, farklı coğrafyalardan bireylerle iletişim kurulabilmekte; duygu ve düşüncelerin paylaşımının kolaylaşması bireylerin kendilerini ifade etmesine yardımcı olmakta; kolay bir şekilde bilgi alışverişi yapılması ise toplumda bilgi akışını hızlandırmaktadır. Ancak, bu olumlu etkilerin arasında daha güçlü insan ilişkilerinin kurulması yer almamaktadır.
Doğru Cevap: D şıkkı çünkü teknolojinin sunduğu kolaylıklar çoğunlukla hızlı, pratik ve bazen yüzeysel iletişimleri destekler. Günümüzde dijital ortamlar, anlık iletişim ve geniş erişim imkanı sağlasa da, bireyler arasındaki derin, anlamlı ve uzun vadeli ilişkilerin kurulmasına yeterince katkıda bulunamayabilir.
Diğer Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- A şıkkı: Geniş insan kitlelerine ulaşım, sosyal medyanın temel avantajlarından biridir ve toplumsal iletişimi artırır.
- B şıkkı: Duygu ve düşüncelerin kolay paylaşılması, bireylerin kendilerini ifade edebilmesi ve empati kurulabilmesi açısından önemlidir.
- C şıkkı: Kolay bilgi alışverişi, teknolojinin bilgi çağında hayatı kolaylaştıran ve öğrenmeyi destekleyen önemli yönlerindendir.
Sonuç: Teknolojinin sosyalleşme üzerindeki etkileri geniş kitlelere ulaşım, duygu ve düşünce paylaşımı ve bilgi akışının hızlanması gibi olumlu yönleri içermektedir. Ancak, bu araçlar genellikle hızlı ve yüzeysel iletişimi desteklediği için, daha güçlü insan ilişkilerinin kurulması beklentisini karşılamaz. Öğrenciler, dijitalleşmenin sunduğu avantajları değerlendirirken, ilişkilerin derinliğini ve kalitesini de sorgulamayı unutmamalıdır.
20
• Fransız bilim insanları ikiye kesilse bile kendini onarabilen bir materyal geliştirdiler.
• Bilim insanları uzaktan bakıldığında sadece bir kâğıt parçasına benzeyen pil geliştirdiler.
• Bilim insanları karanlıkta yol gösteren halılar ürettiler.
Bu gelişmeler dikkate alındığında bilim ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin insan hayatına katkıları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- İnsan yaşamını kolaylaştırması
- Zamanın daha verimli kullanılmasını sağlaması
- İnsan ilişkilerinin zayıflaması
- Sağlık alanındaki gelişmelerle insan yaşamının uzaması
20. Sorunun Çözümü
Açıklama: Bilim ve teknolojinin insan hayatına getirdiği yenilikler, günlük yaşamımızı kolaylaştıran, verimliliği artıran ve sağlık alanında önemli gelişmeler sağlayan pek çok unsuru içermektedir. Soruda verilen örnekler, bu yeniliklerin ne kadar devrim niteliğinde olduğunu göstermektedir.
İlk örnekte, Fransız bilim insanlarının geliştirdiği kendini onarabilen materyal, ürünlerin dayanıklılığını artırarak bakım ve onarım süreçlerini minimize etmektedir. Bu sayede, üretim maliyetleri düşerken kullanıcıların hayatı da kolaylaşır. İkinci örnek olan, kâğıt parçası benzeri pil, hafifliği ve pratik kullanımıyla enerji depolama teknolojilerinde yeni bir sayfa açmaktadır. Üçüncü örnek ise, karanlıkta yol gösteren halılar, özellikle acil durumlarda ve düşük görüş koşullarında güvenliği sağlamada önemli bir rol oynar.
Bu gelişmeler, bilim ve teknolojinin sunduğu katkılar arasında; insan yaşamının kolaylaşması, zamanın daha verimli kullanılmasının sağlanması ve sağlık alanındaki gelişmelerle insan yaşamının uzaması gibi olumlu etkiler barındırmaktadır. Ancak, insan ilişkilerinin zayıflaması gibi bir etki, bilim ve teknolojinin getirdiği doğrudan ve ölçülebilir faydalar arasında yer almaz; aksine, bu durum teknolojik gelişmelerin olumsuz sosyal sonuçlarından biri olarak değerlendirilir.
Doğru Cevap: C şıkkı yani insan ilişkilerinin zayıflaması doğru cevaptır. Çünkü diğer seçenekler, teknolojik yeniliklerin insan yaşamına doğrudan olumlu katkılarını temsil ederken, insan ilişkilerinin zayıflaması, teknolojik gelişmelerin istenmeyen bir yan etkisi olarak ortaya çıkmaktadır.
Diğer Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- A şıkkı: Teknolojik gelişmeler, günlük yaşamı kolaylaştırır; örneğin, kendini onarabilen materyal sayesinde ürün ömrü uzar ve kullanım rahatlığı artar.
- B şıkkı: Zaman yönetiminde verimlilik artışı, teknolojinin en belirgin faydalarından biridir; yenilikçi ürünler sayesinde işler daha hızlı halledilir.
- D şıkkı: Sağlık alanındaki gelişmeler, modern teknolojinin sunduğu en önemli katkılar arasında sayılır; bu gelişmeler sayesinde yaşam süresi uzatılabilmektedir.
Sonuç: Bilim ve teknoloji, hayatı kolaylaştırma, verimliliği artırma ve sağlık gibi önemli alanlarda ciddi katkılar sağlar. Ancak, insan ilişkilerinin zayıflaması gibi sosyal olumsuzluklar, bu teknolojik yeniliklerin getirileri arasında yer almaz. Bu nedenle, soruda belirtilen örnekler ışığında en doğru cevap C şıkkı olarak belirlenmiştir. Öğrenciler, teknolojinin sunduğu avantajların yanı sıra, sosyal etkilerini de eleştirel bir gözle değerlendirerek dengeli bir bakış açısı geliştirmelidir.