6. Sınıf Fen Bilimleri Vücudumuzdaki Sistemler 2. Test

1 Karaciğer, metabolik faaliyetler sonucu oluşan zehirli amonyağı daha az zehirli bir atık olan üreye çevirir. Böbrekler kanı süzerek içindeki atık maddelerden ayırır.

Bazı organlara giren ve çıkan damarlardaki kana ait özellikler aşağıdaki gibidir.

Damar özellikleri görseli

Verilen bilgi ve görsellerden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Böbrek toplardamarında üre miktarı azdır.
  • Böbrek atardamarında oksijen miktarı azdır.
  • Karaciğer toplardamarında üre miktarı çoktur.
  • Karaciğer atardamarında zehirli madde oranı çoktur.

1. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda karaciğer ve böbrek gibi iki kritik organın damarlarındaki kan özelliklerini değerlendiriyoruz. Öncelikle atardamar ve toplardamar kavramlarını hatırlayalım:

  • A şıkkı: “Böbrek toplardamarında üre miktarı azdır.” ifadesi yanlıştır. Çünkü böbrek atardamarı filtrelenmemiş kandaki yüksek üre seviyesini getirir, süzüldükten sonra toplardamarı terk eden kanda üre miktarı düşer, yani toplardamar üre bakımından azdır değil, filtreden sonra daha azdır.
  • B şıkkı: “Böbrek atardamarında oksijen miktarı azdır.” ifadesi yanlıştır. Atardamarlar kalpten organlara gider ve temiz, oksijen açısından zengin kan taşır. Dolayısıyla böbrek atardamarındaki oksijen miktarı yüksektir, bu şıkta verilen bilgi doğru değildir.
  • C şıkkı: “Karaciğer toplardamarında üre miktarı çoktur.” ifadesi doğrudur. Karaciğerde amonyak üreye dönüştürülür ve bu atık toplardamar yoluyla vücuttan uzaklaştırılmak üzere taşınır, bu nedenle toplardamar üre bakımından zengindir.
  • D şıkkı: “Karaciğer atardamarında zehirli madde oranı çoktur.” ifadesi doğrudur. Karaciğere henüz işlenmemiş amonyak gibi toksik bileşenler atardamar yoluyla gelir, dolayısıyla zehirli madde düzeyi yüksektir.

Görüldüğü gibi B şıkkı dışında tüm ifadeler verilen görsel ve tanımlarla uyumludur. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

2

Üre ve kan hücresi grafiği

Sağlıklı bir insanın böbrek atardamarı ile böbrek toplardamarındaki üre ve kan hücreleri miktarına ait grafikler yukarıdaki gibidir.

Buna göre,
1. Böbrek atardamarındaki üre böbreklerde süzülmüştür.
2. Sağlıklı bir insanın idrarında kan hücreleri bulunmaz.
3. İdrarın büyük bir bölümünü tuz oluşturur.

çıkarımlarından hangileri yapılabilir?

  • Yalnız 1
  • 1 ve 2
  • 1 ve 3
  • 1, 2 ve 3

2. Sorunun Çözümü

Bu soruda böbrek atardamarı ile böbrek toplardamarındaki üre ve kan hücreleri miktarlarının grafiksel değişimini inceleyerek verilen çıkarımların doğruluğunu değerlendireceğiz.

  • 1. “Böbrek atardamarındaki üre böbreklerde süzülmüştür.”
    Grafikte böbrek atardamarındaki yüksek üre seviyesi, böbrek toplardamarında düşük seviyeye iniyor. Bu durum, ürenin glomerul filtrasyonuyla süzüldüğünü gösterir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
  • 2. “Sağlıklı bir insanın idrarında kan hücreleri bulunmaz.”
    Sağlıklı böbreklerde glomerul geçirgenliği küçük moleküllerle sınırlıdır; kan hücreleri süzülmeyip damar içinde kalır. Grafikte atardamar ve toplardamar arasındaki kan hücresi miktarının değişmediği gözlenir. Bu, hücrelerin idrara geçmediğini, yani idrarda kan hücresi bulunmadığını kanıtlar. Bu ifade de doğrudur.
  • 3. “İdrarın büyük bir bölümünü tuz oluşturur.”
    Grafikte tuz konsantrasyonuna dair herhangi bir veri yoktur; sadece üre ve kan hücreleri miktarı verilmiştir. Tuzla ilgili çıkarım yapmak mümkün değildir. Bu ifade yanlıştır.

Görüldüğü gibi yalnızca 1 ve 2 numaralı çıkarımlar doğru kabul edilebilir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

3 Solunum sistemine ait bazı yapılar numaralanarak verilmiştir.

Solunum sistemi yapıları görseli

Buna göre aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • I, ağız ve burun boşluğunun birleştiği yapıdır.
  • II, sesin oluşmasını sağlayan ses tellerini bulundurur.
  • III, yutaktan gelen havanın soluk borusuna iletilmesini sağlar.
  • IV, oksijen ve karbondioksit değişimini sağlayan hava kesecikleridir.

3. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda solunum sistemine ait dört farklı yapının işlevini ve doğru eşleştirmeyi yapacağız. Şimdi adım adım her bir yapıyı inceleyelim ve şıkların doğruluk durumunu belirleyelim.

  • A şıkkı:I, ağız ve burun boşluğunun birleştiği yapıdır.”
    • I noktası yutak (farinks) bölgesini gösterir. Bu bölge, hem burun boşluğundan hem de ağız boşluğundan gelen havayı birleştirir ve soluk borusuna iletir. Bu ifade doğrudur.
  • B şıkkı:II, sesin oluşmasını sağlayan ses tellerini bulundurur.”
    • II noktası gırtlak (larinks) bölgesidir. Gırtlakta ses telleri yer alır ve titreşimle ses oluşumu gerçekleşir. Bu ifade doğrudur.
  • C şıkkı:III, yutaktan gelen havanın soluk borusuna iletilmesini sağlar.”
    • III noktası küçük hava yolları olan bronşiolleri gösterir. Bronşioller, soluk borusundan (trakea) sonra dallanarak hava keseciklerine (alveollere) ulaşan kısımlardır. Yutaktan gelen hava önce yutak ve gırtlaktan geçer, ardından trakeaya ulaşır. III numara doğrudan bu iletimi yapmaz, bronşioller yalnızca daha ince dallarla alveollere yönlendirir. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.
  • D şıkkı:IV, oksijen ve karbondioksit değişimini sağlayan hava kesecikleridir.”
    • IV noktası alveolleri temsil eder. Alveoller, gaz değişiminin gerçekleştiği, oksijenin kana ve karbondioksitin havaya geçtiği mikro keseciklerdir. Bu ifade doğrudur.

Özetle, I, II ve IV yapıların açıklamaları görsel ve tanıma uygundur. Ancak III numara, bir boru görevi görür ancak yutaktan gelen havayı doğrudan soluk borusuna iletmez; bu işlevi gırtlak ve trakea üstlenir. Bu nedenle yanlış ifade “C” şıkkıdır.

4 Solunum sistemi konusu ile ilgili balon, pipet, pet şişe ve tıpa kullanılarak aşağıdaki düzenek hazırlanıyor.

Solunum sistemi modeli

Düzenekte pipetler soluk borusu ve bronşları, pet şişe göğüs boşluğunu, pipetlere bağlı balonlar akciğerleri ve pet şişenin alt tarafına gerilen balon ise diyaframı temsil etmektedir.

Buna göre düzenekle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

  • Sol akciğer sağ akciğerden daha küçük olduğundan akciğeri temsil eden balonların farklı büyüklüklerde seçilmesi doğru bir gösterim olmuştur.
  • Resim 3 soluk verme olayını gösterdiğinden diyafram kasını temsil eden balonun kubbe şeklinde durması gerekirken düz bir şekilde bağlanmasıyla hata yapılmıştır.
  • Resim 4 soluk alma olayını gösterdiğinden seçilen pet şişe sebebiyle göğüs boşluğunun hacmi artmamış ve hata yapılmıştır.
  • Resim 4 soluk alma olayını gösterdiğinden diyafram kasını temsil eden balonun kubbe şeklinde aşağı inmesi doğru bir gösterim olmuştur.

4. Sorunun Çözümü

Bu düzenek, pipetlerin soluk borusu ve bronşları, pipetlere bağlı balonların akciğerleri, pet şişenin göğüs boşluğunu ve alttaki geniş balonun diyaframı temsil ettiği klasik bir solunum modeli­dir. Soluk alma sırasında diyafram kasılır ve düzleşerek aşağı iner; göğüs boşluğunun hacmi artar, iç basınç azalır ve akciğer balonları şişer. Soluk verme sırasında diyafram gevşer, kubbe şeklini alarak yukarı çıkar; hacim azalır, basınç artar ve balonlar sönükleşir.

  • A şıkkı: Sol akciğerin sağdan küçük olması gerçeğe uygundur; iki akciğer balonunun farklı büyüklükte seçilmesi doğru bir temsilidir. Doğru.
  • B şıkkı: Resim 3 soluk vermeyi gösterir; diyaframın kubbe şeklinde olması gerekirken alttaki balon düz bir zar gibi bağlanmıştır. “Hata yapılmıştır” tespiti yerindedir. Doğru.
  • C şıkkı: Resim 4 soluk almayı canlandırıyor. Kaburga hareketleri bu modelde temsil edilemediği için göğüs boşluğu hacim artışı şişenin yanlardan genişlemesiyle gösterilmez; yalnızca diyafram hareketiyle temsil edilir. Bu eksiklik “hata” olarak değerlendirilebilir. Doğru kabul edilir.
  • D şıkkı: Resim 4’te diyafram soluk almada kubbe şeklinde değil düzleşerek aşağı iner. “Kubbe şeklinde aşağı inmesi doğru bir gösterimdir” ifadesi yanlıştır.

Özetle, A, B ve C ifadeleri düzenekle ve fizyolojiyle uyumluyken, D ifadesi diyaframın hareket biçimini yanlış tanımlar. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

5 Atmosferdeki oksijen oranı yükseklere çıkıldıkça azalır. Bu sebeple yüksek yerlerde vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin sayısı artar.

Alyuvar
(1mm3 kanda)
Akyuvar
(1mm3 kanda)
Kan pulcukları
(1mm3 kanda)
Normal koşullarda 5 – 6 milyon 5.000 – 10.000 250.000 – 400.000
K durumu 800.000 8.000 400.000
L durumu 5 milyon 14.000 330.000
M durumu 5,5 milyon 7.000 600.000

K, L ve M ile belirtilen durumlarla ilgili yapılan aşağıdaki yorumlardan hangisi yanlıştır?

  • K durumunda birey dağa tırmanıyor olabilir.
  • L durumunda birey hastalık geçiriyor olabilir.
  • M durumunda birey ani kan kaybı yaşıyor olabilir.
  • K durumunda bireyde kanın oksijen taşıma kapasitesi düşüktür.

5. Sorunun Çözümü

Tablo bize, 1 \( \mathrm{mm^3} \) kanda bulunan alyuvar (eritrosit), akyuvar (lökosit) ve kan pulcukları (trombosit) sayılarını karşılaştırmalı olarak veriyor. Normal aralıklar; alyuvar için 5–6 milyon, akyuvar için 5.000–10.000, kan pulcukları için 250.000–400.000’dür. Yüksek yerlere çıkıldığında oksijen azaldığı için vücut, dokulara oksijen taşıma kapasitesini artırmak adına alyuvar sayısını yükseltir (uyum yanıtı).

  • A şıkkı: K durumunda alyuvar sayısı yalnızca 800.000’dir; bu değer normalin çok altındadır ve oksijen taşıma kapasitesi belirgin biçimde düşer. Dağa tırmanma gibi yüksek irtifa koşullarında ise tam tersine alyuvar sayısı artar. Bu nedenle “K durumunda birey dağa tırmanıyor olabilir.” ifadesi yanlıştır.
  • B şıkkı: L durumunda alyuvar normal (~5 milyon), akyuvar 14.000 ile yüksektir. Akyuvar artışı çoğunlukla bir enfeksiyon/hastalık belirtisidir. Bu yorum doğrudur.
  • C şıkkı: M durumunda kan pulcukları 600.000 ile artmıştır. Trombosit yüksekliği; kanama, doku hasarı, cerrahi gibi pıhtılaşma gereksiniminin arttığı hallerde görülebilir. “Ani kan kaybı yaşıyor olabilir.” ifadesi bu yüzden uygundur.
  • D şıkkı: K durumunda alyuvar sayısının aşırı düşük olması, hemoglobinin taşıyabileceği O2 miktarını azaltır; bu da kanın oksijen taşıma kapasitesinin düşük olduğu anlamına gelir. İfade doğrudur.

Sonuç olarak, tablodaki verilerle çelişen tek yorum A şıkkıdır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

6 18-65 yaş arasında, kütlesi en az 50 kg olan her sağlıklı birey kan bağışında bulunabilir.

Bazı kişilere ait özellikler tabloda verilmiştir:

Yaşı Kütlesi Kan grubu
Seda 16 57 B Rh (+)
Ali 25 76 B Rh (+)
İrem 44 64 B Rh (−)
Gamze 34 49 B Rh (+)

B Rh (+) kan grubundaki Ayşe’ye yukarıdaki kişilerden hangisi kan verebilir?

  • Seda
  • Ali
  • İrem
  • Gamze

6. Sorunun Çözümü

Bir kişiden kan alınabilmesi için önce bağış kriterleri sağlanmalıdır: 18–65 yaş aralığında olmak ve en az 50 kg kütlede olmak. İkinci adımda kan grubu uyumu aranır. Ortaokul düzeyinde kullanılan özet şemaya göre; B Rh(+) bir alıcıya B Rh(+) veya O Rh(+) verilebilir (ABO’da aynı grup ya da O, Rh’da aynı işaret tercih edilir). Şimdi her kişiyi ayrı ayrı değerlendirelim:

  • Seda: Yaşı 16 olduğundan (18’den küçük) bağış kriterini sağlamaz. Kütlesi uygun olsa da kan veremez.
  • Ali: Yaşı 25, kütlesi 76 kg; bağış için uygun. Kan grubu B Rh(+) olup Ayşe’nin B Rh(+) grubuyla ABO ve Rh bakımından uyumludur. Kan verebilir.
  • İrem: Yaşı 44, kütlesi 64 kg; bağış açısından uygun görünür. Ancak kan grubu B Rh(−)’dır. Bu düzeyde öğretilen uyum kuralında Rh işaretinin aynı olması beklenir; bu nedenle Ayşe’nin Rh(+) durumuyla eşleşmez. Kan veremez.
  • Gamze: Yaşı 34 olmasına karşın kütlesi 49 kg’dır. 50 kg altı olduğu için bağış yapamaz.

Tüm koşulları sağlayıp kan grubu da uyumlu olan tek kişi Ali’dir. Dolayısıyla doğru cevap “B” şıkkıdır.

7 Vücudumuzdaki tüm kan damarları uç uca bağlansaydı 161.000 km uzunluğa ulaşabilirdi. Bu uzunluk ekvator çevresinin yaklaşık 4 katıdır.

Damar uzunluğu açıklaması

Aşağıdakilerden hangisi verilen bilgiyi destekler niteliktedir?

  • Dolaşım sisteminin kalp, damarlar ve kandan oluşması
  • Atardamarların oksijence zengin kanı kalpten vücuda taşıması
  • Kılcal damarların atardamarlar ile toplardamarlar arasında yer alması
  • Vücudumuzdaki her bir hücreye damarlar aracılığıyla besin ve oksijen taşınması

7. Sorunun Çözümü

Soruda verilen çarpıcı bilgi şudur: Vücudumuzdaki tüm damarlar uç uca eklense uzunluk yaklaşık 161.000 km olur ve bu, Dünya ekvatoru çevresinin yaklaşık 4 katıdır. Ekvator uzunluğu yaklaşık \(40\,075\ \text{km}\) olduğundan, \( \displaystyle \frac{161\,000}{40\,075} \approx 4 \) sonucu bu ifadeyi destekler. Böyle devasa bir uzunluğa ulaşabilmenin tek yolu, damar ağının vücudun her noktasına, özellikle de hücre düzeyine kadar yayılmasıdır. Bu fikri en iyi hangi seçenek güçlendiriyor, şıkları tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı: “Dolaşım sisteminin kalp, damarlar ve kandan oluşması” ifadesi yalnızca yapısal bir tanımdır. Damarların toplam uzunluğuna dair bir gerekçe sunmaz. Desteklemez.
  • B şıkkı: “Atardamarların oksijence zengin kanı kalpten vücuda taşıması” doğrudur; ancak uzunluğun neden bu kadar fazla olduğuna ilişkin nicel/uzamsal bir açıklama vermez. Destek gücü zayıf.
  • C şıkkı: “Kılcal damarların atardamarlar ile toplardamarlar arasında yer alması” yapısal bağlantıyı belirtir; fakat kılcalların her yere ulaştığını söylemez. Dolaylıdır.
  • D şıkkı: “Vücudumuzdaki her bir hücreye damarlar aracılığıyla besin ve oksijen taşınması” ifadesi, damar ağının hücre hücre her yere yayıldığını vurgular. Tam da bu yaygınlık toplam uzunluğun ekvatorun katları olmasını açıklar. Doğrudan destekler.

Bu nedenle verilen ifadeyi en güçlü biçimde D şıkkı destekler. Doğru cevap “D” şıkkıdır.

8 Aşağıdaki düzenekte günlük hayatta kullanılan malzemeler ile insan sindirim sistemi modellenmiştir.

Sindirim sistemi modeli

Bu düzenek ile ilgili verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • İnce çorap ve süzgeç ile modellenen organlarda emilim olayı gerçekleşir.
  • Plastik torba ile modellenen organda proteinlerin kimyasal sindirimi başlar.
  • İnce çoraptan beze geçen madde sindirim sonucu oluşan atık maddelerdir.
  • Bıçaklı çark bulunan pet şişe ile modellenen organda fiziksel ve kimyasal sindirim görülür.

8. Sorunun Çözümü

Bu düzenek, sindirim sisteminin temel bölümlerini günlük malzemelerle modellemeyi amaçlar: Bıçaklı çarklı pet şişeağız (dişler + tükürük), plastik torbamide, kıvrımlı hortum → ince bağırsak, ince çorapbağırsak duvarı/villuslar, süzgeç ve su kabıemilen maddelerin kana/lenfe geçişi, çıkışta kalan posa → atık. Bu eşleştirmeye göre şıkları tek tek değerlendirelim:

  • A şıkkı: İnce çorap ve süzgeç bağırsak duvarının gözenekli yapısını temsil eder. Besinler kimyasal sindirimle monomerlere ayrıldıktan sonra bu yüzeyden emilir ve “su kabına” geçer. Bu ifade doğrudur.
  • B şıkkı: Plastik torba mideyi temsil eder. Midede pepsin enzimi ve mide asidi etkisiyle proteinlerin kimyasal sindirimi başlar (ayrıca mide kasılmalarıyla fiziksel sindirim de vardır). Bu ifade doğrudur.
  • C şıkkı: İnce çoraptan beze geçen madde modelde kana geçen maddeleri temsil eder; bunlar glikoz, amino asitler, yağ asidi–gliserol, su ve mineraller gibi emilen besinlerdir. Atık maddeler ise duvardan geçmeyip ilerleyerek posayı oluşturur. Bu nedenle “beze geçen madde atıktır” ifadesi yanlıştır.
  • D şıkkı: Bıçaklı çarklı pet şişe ağızdaki dişlerle çiğneme ( fiziksel ) ve tükürükteki amilazın nişastayı parçalamaya başlaması ( kimyasal ) süreçlerini bir arada gösterir. Bu ifade doğrudur.

Tüm değerlendirmeler ışığında yanlış olan tek seçenek “C”’dir. Çünkü emilenler atık değil, vücudun kullandığı besin monomerleridir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

9 Besinler, sindirim organlarımızdaki kas hareketleri ile itilerek diğer organlara iletilir. Ağızda başlatılan çiğneme hareketi bir kasılma dalgası oluşturur ve bu dalga tüm sindirim kanalı boyunca yayılır.

Yerçekimi kuvveti besinlerin aşağı doğru taşınmasında yeterli olabilecekken verilen,
1. Uzanırken besinlerin sindirim kanalında ilerleyebilmesi
2. Bağırsakların bazı bölgelerinde besinlerin yukarı yönlü taşınabilmesi
3. Büyük bir besin parçasıyla yemek borusunun tıkanmasının engellenebilmesi

ifadelerinden hangileri kas hareketlerine duyulan ihtiyaca gerekçe olarak gösterilebilir?

  • Yalnız 1
  • 1 ve 2
  • 2 ve 3
  • 1, 2 ve 3

9. Sorunun Çözümü

Sindirim kanalında besinlerin ilerlemesini sağlayan temel mekanizma, duvar kaslarının oluşturduğu peristaltik (kasılma) dalgalardır. Bu dalga; önde gevşeme, arkada kasılma şeklinde ilerler ve lokmayı adım adım aşağı doğru iter. Yalnızca yerçekimine güvenseydik, besinlerin her koşulda ilerlemesi mümkün olmazdı. Verilen üç durumu bu bakışla değerlendirelim:

  • 1. Uzanırken ilerleme: Yatar pozisyonda yerçekimi belirgin bir itici güç olamaz. Besinlerin yatarak da yemek borusundan mideye geçebilmesi, peristaltik dalgaların varlığını zorunlu kılar. Bu ifade kas hareketlerine ihtiyaç için net bir gerekçedir.
  • 2. Bazı bölgelerde yukarı yönlü taşıma: İnce ve kalın bağırsakta içerik zaman zaman karışım ve geri-itim hareketleriyle yukarıya doğru da yönlenir. Yerçekimi buna karşı çalışır; işi mümkün kılan, dairesel–uzunlamasına kasların ritmik kasılmasıdır. Bu da açık bir gerekçedir.
  • 3. Büyük lokmanın tıkanmayı engellemesi: Büyük bir besin parçası, güçlü peristaltik dalgalar ve halka kaslarının ardışık gevşemesiyle ilerletilir; aksi hâlde yemek borusu tıkanabilir. Dolayısıyla bu durum da kas hareketlerine duyulan ihtiyacı gösterir.

Şık analizi: A yalnız 1’i içerir; 2 ve 3’ü dışladığı için yanlıştır. B yalnız 1 ve 2’yi alır; 3’ü dışladığı için yanlıştır. C 1’i dışladığı için yanlıştır. Üç gerekçeyi de kapsayan tek seçenek D’dir.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

10 Solunum sağlığını korumak için aşağıdakilerden hangisini yapmaya öncelikle gerek yoktur?

  • Spor yapmak
  • Havası temiz yerlerde bulunmak
  • Burundan soluk almak
  • Aşırı yağlı besinlerden kaçınmak

10. Sorunun Çözümü

Soruda bizden, solunum sağlığını korumak için öncelikle gerek olmayan davranışı seçmemiz isteniyor. Solunum sistemini doğrudan koruyan önlemler; akciğerlere giren havanın temizlenmesi, nemlendirilmesi ve ısıtılması, akciğer kapasitesinin ve balgam atma becerisinin artırılması ve zararlı partikül/duman maruziyetinin azaltılmasıdır. Şıkları bu ölçütlerle değerlendirelim:

  • A) Spor yapmak: Düzenli egzersiz solunum kaslarını güçlendirir, vitalkapsite/soluk hacmini artırır ve mukosiliyer temizliği (kirpikli epitelin balgamı yukarı taşıması) destekler. Bu yüzden solunum sağlığı için öncelikli bir davranıştır.
  • B) Havası temiz yerlerde bulunmak: Toz, PM partikülleri, duman ve kimyasal gazlar akciğerleri tahriş eder, astım ve KOAH gibi hastalıkları kötüleştirir. Maruziyeti azaltmak solunum sağlığını korumada doğrudan ve öncelikli bir etkendir.
  • C) Burundan soluk almak: Burun kılları ve mukus havayı filtreler; turbinatlar havayı nemlendirip ısıtır. Ağızdan soluk almak bu koruyucu süzgeci devre dışı bırakır. Dolayısıyla burundan soluk almak da öncelikli bir koruyucu davranıştır.
  • D) Aşırı yağlı besinlerden kaçınmak: Dengeli beslenme genel sağlık için önemlidir; ancak yağlı besinlerden uzak durmak, solunum sistemini doğrudan koruyan bir önlem değildir. Dolaylı olarak obeziteyi azaltıp nefes darlığı riskini düşürebilir; fakat solunum sağlığı açısından ilk sırada uygulanması gereken bir tedbir değildir.

Bu analizlere göre, solunum sağlığını korumak için öncelikle yapılması gerekmeyen seçenek “D”’dir. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

11 Oksijen aşağıdaki yapıların hangisinde enerji elde etmek için kullanılır?

  • Kanda
  • Alveollerde
  • Hücrelerde
  • Kalpte

11. Sorunun Çözümü

Soruda “oksijenin enerji elde etmek için kullanıldığı yapı” soruluyor. Canlılarda besinlerden enerji üretilmesi olayı hücresel solunumdur ve bu süreç, esas olarak hücrelerin içerisindeki mitokondrilerde gerçekleşir. Oksijen, glikoz gibi organik maddelerin son basamakta oksidatif parçalanması için kullanılır ve açığa çıkan enerji, hücrenin evrensel enerji para birimi olan ATP’ye dönüştürülür. Süreci basit bir denklemle hatırlayalım: \( \displaystyle \text{Glikoz }(C_6H_{12}O_6) + 6\,O_2 \rightarrow 6\,CO_2 + 6\,H_2O + \text{ATP (enerji)} \). Dolayısıyla oksijenin “enerji üretiminde kullanılması” doğrudan hücre düzeyinde olur.

  • A) Kanda: Kan, oksijeni hemoglobin aracılığıyla taşır; ancak kanın kendisi oksijeni enerji üretmek için kullanmaz. Görevi iletimdir. Bu nedenle yanlıştır.
  • B) Alveollerde: Alveoller gaz değişiminin yapıldığı hava kesecikleridir. Burada oksijen kana geçer, karbondioksit ise kandan alveollere difüze olur. Enerji üretimi alveollerin görevi değildir; bu yüzden yanlıştır.
  • C) Hücrelerde: Hücresel solunum burada olur; mitokondrilerde oksijen kullanılarak ATP sentezlenir. Sorunun aradığı doğru yanıt budur.
  • D) Kalpte: Kalp, oksijeni bolca tüketen bir organdır; ancak enerji üretimi yine kalp hücrelerinin mitokondrilerinde gerçekleşir. “Kalpte” ifadesi, sürecin genel yerini değil, yalnızca bir organı işaret eder; bu nedenle kapsam olarak yanlıştır.

Sonuç olarak, oksijen enerji üretiminde doğrudan hücrelerde kullanılır. Doğru cevap “C” şıkkıdır.

12 1. Vitamin
2. Karbonhidrat
3. Protein
4. Mineraller
5. Su

Yukarıda verilen maddelerden hangileri sindirilmeden kana karışır?

  • 2 ve 3
  • 2, 3 ve 4
  • 1, 3 ve 5
  • 1, 4 ve 5

12. Sorunun Çözümü

Soruda, verilen besin içeriklerinden hangilerinin sindirilmeden doğrudan kana geçtiği soruluyor. Sindirim; büyük moleküllerin monomerlerine parçalanmasıdır. Yapı olarak zaten küçük olan bazı maddeler bağırsak duvarından doğrudan emilebilir:

  • Vitaminler (1): Yağda ve suda çözünen vitaminler, kimyasal sindirime uğramadan kana/lenfe geçebilir.
  • Mineraller (4): İnorganik, küçük iyonik yapılardır; bağırsakta doğrudan emilir.
  • Su (5): Hem ince bağırsakta hem kalın bağırsakta difüzyon/osmoz ile doğrudan kana karışır.

Buna karşılık: Karbonhidratlar (2) çoğunlukla nişasta ve disakkaritler hâlinde alınır; kana geçebilmek için amilaz, maltaz vb. enzimlerle glikoz gibi monomerlere parçalanmaları gerekir. Proteinler (3) de pepsin, tripsin, peptidaz etkisiyle amino asitlere ayrılmadan emilemez. (Not: Tek şekerli glikoz gibi hazır monomerler verilirse zaten sindirilmiş formdadır.)

Şıkların Değerlendirmesi:

  • A) 2 ve 3: Her ikisi de sindirim gerektirir; yanlıştır.
  • B) 2, 3 ve 4: Mineraller doğru olsa da 2 ve 3 sindirim ister; yanlıştır.
  • C) 1, 3 ve 5: 1 ve 5 doğru; fakat protein (3) sindirilmeden emilemez; yanlıştır.
  • D) 1, 4 ve 5: Vitamin, mineral ve su sindirilmeden kana karışır; doğrudur.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

13 Aşağıdakilerden hangisi soluk alıp verme sırasında meydana gelen bazı değişimlerden değildir?

  • Alveol sayısının azalması
  • Akciğer hacminin artması
  • Diyaframın kubbe şeklini alması
  • Kaburgalar arası kasların gevşemesi

13. Sorunun Çözümü

Bu soru, soluk alıp verme (inspirasyon–ekspirasyon) sırasında gerçekleşen değişimleri ayırt etmenizi istiyor. Mekanizmayı kısaca hatırlayalım: Soluk alma anında diyafram kası kasılır, düzleşerek aşağı iner; kaburgalar arası kaslar (dış interkostaller) kasılır, göğüs kafesi yukarı–dışa hareket eder ve akciğer hacmi artar. Soluk vermede ise diyafram gevşer, kubbe şeklini alarak yukarı çıkar; kaburgalar arası kaslar gevşer, akciğerler elastik geri dönüşle küçülür. Bu süreçte alveoller şişip sönse de \( O_2 \) ve \( CO_2 \) değişimi için yüzey alanı dinamikleşirken alveol sayısı sabit kalır.

  • A) Alveol sayısının azalması: Yanlıştır. Normal solunum döngüsünde alveol sayısı değişmez; değişen şey, alveollerin içindeki havanın miktarı ve buna bağlı yüzey alanının etkin kullanımıdır. Alveol sayısındaki azalma, ancak bazı hastalıklarda (ör. amfizem) uzun vadeli patolojik bir durumdur; tek bir soluk döngüsünün “değişimi” değildir.
  • B) Akciğer hacminin artması: Soluk alma sırasında akciğer hacmi artar. Bu, solunum döngüsünün doğal bir değişimidir; bu ifade doğrudur.
  • C) Diyaframın kubbe şeklini alması: Diyaframın kubbe şekli soluk verme sırasında görülür. Solunum döngüsünde gerçekleşen bir değişimdir; doğrudur.
  • D) Kaburgalar arası kasların gevşemesi: Yine soluk verme anında gözlenen bir durumdur; bu da doğrudur.

Görüldüğü gibi, seçenekler içinde soluk alıp verme sırasında meydana gelmeyen (yani sürecin doğal bir değişimi olmayan) tek ifade alveol sayısının azalmasıdır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

14Tansiyonun düzenlenmesini sağlar.
Kalsiyum mineral dengesini kontrol eder.
• Kandaki zararlı maddeleri süzerek vücuttan uzaklaştırır.

Yukarıda özellikleri verilen organ aşağıdakilerden hangisidir?

  • Pankreas
  • Böbrek
  • Kalın bağırsak
  • Mide

14. Sorunun Çözümü

Soruda verilen üç temel görev böbreğin (B) işlevleriyle birebir örtüşmektedir:

  • Tansiyonun düzenlenmesi: Böbrekler, renin–anjiyotensin–aldosteron sistemi (RAAS) ve sodyum–su dengesini ayarlayarak kan basıncını kontrol eder. Sodyumu tutup suyu geri emdiklerinde kan hacmi artar, bu da tansiyona etki eder.
  • Kalsiyum dengesinin kontrolü: Böbrekler D vitaminini aktif forma (kalsitriol) çevirir. Kalsitriol, bağırsaktan kalsiyum emilimini artırır; ayrıca böbrek fosfat atılımını ayarlayarak kalsiyum–fosfat dengesine katkı verir.
  • Kandaki zararlı maddeleri süzme: Nefronlar, kanda bulunan üre, ürik asit, kreatinin gibi atıkları süzerek idrarla vücuttan uzaklaştırır.

Diğer şıklar neden değil?

  • A) Pankreas: Esas görevi insülin ve glukagon ile kan şekeri düzenlemesidir; ayrıca sindirim enzimleri salgılar. Tansiyon düzenlemesi ve vücut atıklarının süzülmesi pankreasın görevi değildir; kalsiyum dengesini de doğrudan ayarlamaz.
  • C) Kalın bağırsak: Su ve bazı minerallerin geri emilimini yapar, dışkı oluşturur. Ne tansiyonu primer olarak ayarlar ne de kanda biriken atıkları süzme görevini üstlenir.
  • D) Mide: Asit ve enzimlerle proteinlerin sindirimine başlar; ancak kanın temizlenmesi, RAAS yoluyla tansiyon kontrolü ya da kalsiyum dengesinin yönetimi midenin işlevleri arasında değildir.

Bu değerlendirmelerle, verilen özellikleri karşılayan organ Böbrektir. Doğru cevap “B” şıkkıdır.

15 Havadaki gerekli gazları hücrelere ulaştırmak ve atık gazları vücut dışına atmak için bir araya gelmiş yapılardan oluşan sisteme ne ad verilir?

  • Solunum sistemi
  • Destek ve hareket sistemi
  • Dolaşım sistemi
  • Boşaltım sistemi

15. Sorunun Çözümü

Soru kökünde “havadaki gerekli gazların (O2) vücuda alınması, hücrelere ulaştırılması ve atık gazların (CO2) vücut dışına atılması için bir araya gelmiş yapılar” ifadesi geçiyor. Bu tanım; burun–yutak–gırtlak–soluk borusu–bronş/bronşçuklar–alveoller gibi yapıları kapsayan solunum sistemini işaret eder. Solunum sistemi havayı içeri alır, alveollerde gaz değişimi gerçekleşir; oksijen kılcal damarlara difüzyon ile geçer, karbondioksit ters yönde alveol boşluğuna verilir ve dışarı atılır. Hücrelere asıl taşıma işini kan (hemoglobin) yapar; fakat havadaki gazlarla doğrudan temas ve dışarı atım görevlerinin merkezi, tanım gereği solunum sistemidir.

  • A) Solunum sistemi: Havanın akciğerlere iletilmesini, alveol–kılcal düzeyinde gaz değişimini ve CO2’nin dışarı atılmasını sağlar. Tanıma tam uyumludur; doğru seçenektir.
  • B) Destek ve hareket sistemi: Kemikler, eklemler ve kaslar vücuda şekil ve hareket kabiliyeti verir; gazların havadan alınıp dışarı atılmasıyla doğrudan ilgili değildir. Yanlıştır.
  • C) Dolaşım sistemi: Kan ve damarlar oksijeni hücrelere taşır, CO2’yi akciğerlere geri getirir; ancak havadan gazı alma/atmanın kendisi solunum organlarında olur. Tanımı tek başına karşılamaz.
  • D) Boşaltım sistemi: Böbrekler başta olmak üzere metabolik sıvı atıkları (üre vb.) uzaklaştırır; gaz değişimiyle ilişkili değildir. Yanlıştır.

Dolayısıyla verilen tanımı karşılayan sistem Solunum sistemidir. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

16 Enzimler, bir kimyasal tepkimenin başlama enerjisini düşürerek tepkimeyi hızlandıran maddelerdir.

Enzim tepkimesi grafiği

Yukarıdaki grafik aynı miktar ve çeşitteki besinin sindirimine ait K ve L tepkimelerini göstermektedir.

Buna göre,
1. K tepkimesinde enzim işlev görmüş olabilir.
2. L tepkimesiyle besin daha hızlı parçalanır.
3. K tepkimesi kalın bağırsakta gerçekleşebilir.

Yargılarından hangileri doğrudur?

  • Yalnız 1
  • 1 ve 2
  • 2 ve 3
  • 1, 2 ve 3

16. Sorunun Çözümü

Grafikte aynı besinin parçalanmasına ait iki farklı tepkimenin başlama (aktivasyon) enerjisi karşılaştırılıyor. Bir tepkimenin tepe noktasına ulaşması için gereken enerji \(E_a\) ne kadar düşük ise tepkime o kadar kolay başlar ve hızlanır. Enzimlerin görevi tam da budur: \(E_a\) değerini azaltarak kimyasal sindirimi hızlandırmak.

  • 1. “K tepkimesinde enzim işlev görmüş olabilir.”
    Grafikte K eğrisinin tepe yüksekliği, L eğrisinden belirgin biçimde daha düşüktür. Bu, K tepkimesinin aktivasyon enerjisinin azaldığını gösterir. En mantıklı açıklama, K’da enzim etkisi bulunmasıdır. Dolayısıyla bu yargı doğrudur.
  • 2. “L tepkimesiyle besin daha hızlı parçalanır.”
    L eğrisinin tepe noktası daha yüksek olduğundan \(E_a\) fazladır; başlangıç için daha çok enerji gerekir ve süreç görece daha yavaştır. Bu nedenle L’nin daha hızlı olacağı iddiası yanlıştır.
  • 3. “K tepkimesi kalın bağırsakta gerçekleşebilir.”
    Okul düzeyinde bilgiye göre kimyasal sindirim esas olarak ağız, mide ve ince bağırsakta gerçekleşir; kalın bağırsakta ise temel olay su ve mineral emilimidir. İnsanlarda sindirimi hızlandıracak özgül enzimler burada salgılanmaz. Bu yüzden K tepkimesini kalın bağırsağa atfetmek doğru değildir.

Sonuç: Yalnızca 1. yargı doğrudur; 2 ve 3 yanlış değerlendirmelerdir. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

17 Uzun kemikler: Boyu eninden uzun olan kemiklerdir.
Kısa kemikler: Eni boyuna neredeyse eşit olan kemiklerdir.
Yassı kemikler: Belirli bir boy uzunluğu olmamasına karşın enleri kalınlıklarından fazla olan kemiklerdir.

Arkeologlar yaptıkları kazı çalışmalarında bir canlı fosiline ulaşmıştır. Bu fosilin kemik özelliklerine bakarak hangi canlı türüne ait olduğunu belirlemek amacıyla fosilin farklı bölgelerinden aldıkları çeşitli kemiklere numaralar vermişlerdir.

Kemik Uzunlukları Tablosu:

Kemik No Boy (cm) En (cm) Kalınlık (cm)
12,22,23,2
216,12,43,5
34,61,11,6
412,31,62,5
52,64,21,4
613,21,72,4
73,73,84,1

Verilen tanımlar ve kemik uzunlukları dikkate alındığında,
1. İncelenen kemiklerden sayısı en fazla olan kemik türü uzun kemiktir.
2. 1 numaralı kemik kısa kemiklere örnek verilebilir.
3. 5 numaralı kemiğin esneme özelliği 3 numaralı kemikten daha fazladır.

İfadelerinden hangilerine ulaşılabilir?

  • Yalnız 1
  • 1 ve 2
  • 2 ve 3
  • 1, 2 ve 3

17. Sorunun Çözümü

Tanımlar: Uzun kemik için boy > en; kısa kemik için boy ≈ en; yassı kemik için belirgin bir “boy” yoktur ve en > kalınlık. Şimdi tabloda verilen her kemiği bu ölçütlerle tek tek sınıflandıralım:

  • 1 no: boy \(2{,}2\), en \(2{,}2\) → boy ≈ en; ayrıca en \((2{,}2)\) kalınlıktan \((3{,}2)\) küçük → kısa kemik.
  • 2 no: boy \(16{,}1\) ≫ en \(2{,}4\) → uzun kemik.
  • 3 no: boy \(4{,}6\) ≫ en \(1{,}1\) → uzun kemik.
  • 4 no: boy \(12{,}3\) ≫ en \(1{,}6\) → uzun kemik.
  • 5 no: en \(4{,}2\) > kalınlık \(1{,}4\) ve belirgin uzunluk yok (hatta en > boy) → yassı kemik.
  • 6 no: boy \(13{,}2\) ≫ en \(1{,}7\) → uzun kemik.
  • 7 no: boy \(3{,}7\) ≈ en \(3{,}8\) ve en < kalınlık \(4{,}1\) → kısa kemik.

Bu sınıflandırmaya göre sayılar: uzun (2, 3, 4, 6) = 4 adet; kısa (1, 7) = 2 adet; yassı (5) = 1 adet.

  • 1. ifade: “En fazla olan tür uzun kemiktir.” → Doğru (4 adet ile en fazla).
  • 2. ifade: “1 numaralı kemik kısa kemiktir.” → Doğru (boy ≈ en).
  • 3. ifade: “5 no’lu kemiğin esneme özelliği 3 no’dan fazladır.” → Tablo esneme (elastikiyet) hakkında veri vermez; bu özellik yalnızca boy–en–kalınlıktan güvenilir biçimde çıkarılamaz ve kemiğin yapısal bileşimine (organik–inorganik oran, kıkırdak, sübstantia spongiosa vb.) bağlıdır. Bu nedenle bu yargıya ulaşılamaz.

Sonuç olarak yalnızca 1 ve 2 çıkarımlarına ulaşılır. Doğru cevap “B” şıkkıdır.

18 Santrifüj, deney tüpü içindeki farklı yoğunluklardaki maddeleri yüksek dairesel dönme hareketi ile ayrıştıran bir alettir. Santrifüjleme sırasında yoğun olan madde tüpün alt kısmında toplanır.

Santrifüj kan bileşimi

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • Kan plazmasında büyük oranda su bulunur.
  • Kanın en yoğun kısmını alyuvarlar oluşturur.
  • Kan plazması, kanın hacimce en büyük bölümüdür.
  • Alyuvarların sayısı diğer kan hücrelerine göre daha fazladır.

18. Sorunun Çözümü

Verilen bilgi ve görsel, santrifüjleme ile yoğunluk farkına göre ayrışmayı gösteriyor. Buna göre daha yoğun olan bileşenler tüpün altına, daha az yoğun olanlar ise üstte toplanır. Kan örneğinde alt kısımda kırmızı tabaka alyuvarlar, ortadaki ince beyaz tabaka akyuvarlar + kan pulcukları (buffy coat), en üstteki sarımsı kısmı ise plazma oluşturur.

  • B şıkkı: Alt tabakayı alyuvarların oluşturması, onların kanın en yoğun bileşeni olduğunu gösterir. Bu çıkarım doğrudur.
  • C şıkkı: Görselde en geniş hacmi üstteki plazma kaplamıştır. Nitekim kanın hacimce en büyük bölümü plazmadır. Dolayısıyla bu ifade de doğrudur.
  • D şıkkı: Orta tabakadaki “akyuvar + kan pulcuğu” kısmının çok ince olması, alyuvar tabakasının ise kalın olması; alyuvarların sayıca diğer kan hücrelerinden daha fazla olduğunu (hacim/pay oranından) destekler. Bu da doğrudur.
  • A şıkkı: “Kan plazmasında büyük oranda su bulunur.” ifadesi genel biyoloji bilgisi olarak doğru olsa da, burada verilen bilgi ve görsel yalnızca yoğunluk ve tabakaların yerini gösterir; plazmanın içeriğine dair hiçbir veri vermez. Yalnızca bu bilgilere dayanarak bu yargıya ulaşılamaz.

Sonuç: Verilen bilgiye göre söylenemeyecek ifade “A” şıkkıdır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

19

Damar çeşitleri ve özellikleri

• a. Kan akış hızının en fazla olduğu damarlardır.
• b. Kan akış hızı kılcal damarlardan daha düşüktür.
• c. Atardamarlardan daha geniştirler.
• d. Hücrelerdeki karbondioksiti ve zararlı maddeleri toplardamarlara iletir.

Yukarıdaki şemada numaralanarak verilen damar çeşitleri ile damarlara ait özelliklerin eşleştirilmesi hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  • 1-a / 2-b / 3-d
  • 1-d / 2-a / 3-b
  • 1-c / 2-d / 3-a
  • 1-d / 2-c / 3-b

19. Sorunun Çözümü

Şemada 1 numara kanı kalbe getiren damarları yani toplardamarları, 2 numara kılcal damarları, 3 numara ise kanı kalpten götüren atardamarları göstermektedir. Şimdi verilen özellikleri damarlara göre eşleyelim:

  • a) “Kan akış hızının en fazla olduğu damarlardır.” Kalpten yüksek basınçla çıkan kanın hızı atardamarlarda en fazladır. Bu özellik 3 (atardamar) ile eşleşir.
  • b) “Kan akış hızı kılcal damarlardan daha düşüktür.” Kılcal damarlarda kesit alanı çok büyük olduğundan hız en düşüktür. Dolayısıyla hiçbir damar türünde hız, kılcallardan daha düşük değildir; bu ifade seçeneklerde doğru bir eşleşme oluşturmaz ve yanlış şıklarda yer alır.
  • c) “Atardamarlardan daha geniştirler.” Toplardamarların lümeni (içi) atardamarlara göre daha geniştir; duvarları daha incedir ve çoğunda kapakçık bulunur. Bu özellik 1 (toplardamar) ile eşleşir.
  • d) “Hücrelerdeki karbondioksiti ve zararlı maddeleri toplardamarlara iletir.” Madde alışverişi kılcal damar düzeyinde gerçekleşir; kılcallar dokulardan CO2 ve atıkları alıp toplardamarlara aktarır. Bu nedenle ifade 2 (kılcal damar) ile eşleşir.

Doğru eşleştirme: 1–c / 2–d / 3–a → “C” şıkkı.

Diğer şıklar neden yanlış? A: 2’ye “b” vererek kılcala kılcadan daha düşük hız atar; çelişkidir. B: 2’ye “a” denmesi, en hızlı damarın kılcal olduğunu söyler; yanlıştır. D: 2’ye “c” (atardamardan geniş) denmesi doğru olsa bile 1’e “d” vererek işlevi toplardamar yerine kılcala yükler; yanlıştır.

20Pankreas ve karaciğerin ürettiği sıvılar farklı kanallar ile ince bağırsağın ilk bölümüne dökülür.
Karaciğer karın boşluğunun sağ tarafında bulunur.
İnce bağırsakta gerçekleşen sindirim ve emilim olaylarından sonra sindirilmeyen besin atıkları kasılma hareketleri ile kalın bağırsağa iletilir.

Sindirim sistemine ait aşağıdaki şemalardan hangisi organların yeri ve birbirlerine bağlantıları bakımından doğru çizilmiştir?

Sindirim sistemi şeması
  • A
  • B
  • C
  • D

20. Sorunun Çözümü

Soruda; pankreas ve karaciğer sıvılarının ince bağırsağın ilk bölümü olan onikiparmak bağırsağına (duodenum) ayrı kanallarla döküldüğü, karaciğerin karın boşluğunun sağ tarafında yer aldığı ve ince bağırsaktan sonra sindirilmemiş posanın kalın bağırsağa aktarıldığı vurgulanıyor. Doğru bir şemada şu bağlantılar görülmelidir:

  • Ağız → yutak → yemek borusu → mide → duodenum (ince bağırsağın başlangıcı) → ince bağırsak (jejunum–ileum) → kalın bağırsak → (rektum/anüs)
  • Karaciğer sağ üstte, altında safra kesesi; safra kanalı duodenuma açılır.
  • Pankreas midenin arkasında/altında, pankreas kanalı da duodenuma açılır (çoğu şemada safra kanalıyla birleşerek).
  • Kalın bağırsak ince bağırsağı çerçeve gibi sarar; ince bağırsak posayı kalın bağırsağa devreder, tersi olmaz.

Şıkların değerlendirmesi

  • A şıkkı: Kanalların mideye açıldığı ya da kalın–ince bağırsak bağlantısının ters gösterildiği bir yerleşim bulunur; bu, verilen bilgiyle çelişir. Yanlış.
  • B şıkkı: Karaciğer sağda, pankreas midenin alt/arkasında; her iki bezin kanalları duodenuma dökülüyor ve ince bağırsak posayı kalın bağırsağa iletiyor. Organların yeri ve bağlantıları doğrudur.
  • C şıkkı: Karaciğerin solda konumlandırılması ya da safra kanalının yanlış hedefe bağlanması gibi hatalar içerir. Yanlış.
  • D şıkkı: İnce–kalın bağırsak sıralaması veya bez kanallarının hedefi hatalı çizilmiştir. Yanlış.

Bu nedenle organların konumu ve birbirlerine doğru bağlanışı bakımından doğru şema “B” seçeneğidir.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz