6. Sınıf Fen Bilimleri Elektriğin İletimi 2. Test

1 I. İletken maddelerin direnci az da olsa vardır.
II. Yalıtkan maddelerin direnci yoktur.
III. İletkenlerin direnci küçük, yalıtkanların direnci ise oldukça büyüktür.

Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  • Yalnız I
  • I ve II
  • I ve III
  • II ve III

1. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda iletken ve yalıtkan maddelerin elektriksel direnç özelliklerini inceleyeceğiz. Öncelikle, I. İletken maddelerin direnci az da olsa vardır. ifadesi doğrudur. Gerçek dünyada hiçbir iletken, tamamen sıfır dirençli değildir; her iletken maddede, örneğin bakır ya da alüminyumda, çok düşük de olsa bir direnç mevcuttur. Bu durum, elektrik akımının geçişini engellemediği gibi, maddelerin iletkenlik özelliklerini öne çıkarır.

İkinci olarak, II. Yalıtkan maddelerin direnci yoktur. ifadesi hatalıdır. Yalıtkanlar, elektrik akımını çok zor geçirirler; bu da onların direncinin çok yüksek olduğu anlamına gelir. Ancak, yüksek direnç sahibi olmak, direncin tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Gerçekte, yalıtkan maddelerde akım çok az olsa da geçebilir; bu yüzden bu ifade yanlış kabul edilmelidir.

Üçüncü ifade, III. İletkenlerin direnci küçük, yalıtkanların direnci ise oldukça büyüktür. ifadesi ise hem teorik hem de pratik açıdan doğrudur. İletken maddelerin düşük dirençleri, akımın kolayca geçmesini sağlarken; yalıtkan maddelerin yüksek dirençleri, elektrik akımını büyük oranda engeller.

Doğru cevap “I ve III” şıkkıdır. Aşağıda diğer şıkların neden doğru olmadığını özetleyelim:

  • A şıkkı (Yalnız I): Sadece I. ifade doğru olarak kabul edilse de, III. ifade de doğru olduğundan bu seçenek eksik kalır.
  • B şıkkı (I ve II): II. ifade, yalıtkanların tamamen dirençsiz olmadığı gerçeğiyle çeliştiği için bu seçenek uygun değildir.
  • D şıkkı (II ve III): Yine II. ifadenin yanlışlığı nedeniyle bu seçenek tercih edilemez.
Sonuç olarak, maddelerin elektriksel özellikleri ve gerçek hayattaki uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda, doğru cevap olarak “I ve III” şıkkının seçilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşımı benimseyerek soruları dikkatlice analiz etmek, sınav başarınızı artıracaktır. Başarılar dilerim!

2 Ahmet, iletkenin dik kesit alanının ampul parlaklığına etkisini araştırmaktadır. Bunun için özdeş devrelere aynı maddeden yapılmış farklı boyutlarda iletkenler ekleyerek aşağıdaki düzenekleri kurmuştur.

Elektrik devreleri

Araştırmanın amaca uygun yürütülebilmesi için I, II, III ve IV numaralı elektrik devrelerinden hangileri seçilmelidir?

  • I ve III
  • I ve IV
  • II ve III
  • III ve IV

2. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda Ahmet’in iletkenin dik kesit alanının ampul parlaklığı üzerindeki etkisini incelemek amacıyla devreleri seçmesi istenmektedir. Elektriksel direnç, \( R = \rho \frac{L}{A} \) formülüyle ifade edilir; burada L iletkenin uzunluğu, A ise dik kesit alanıdır. Ampulün parlaklığı, devreden geçen akım miktarıyla doğru orantılı olduğundan, deneyde sadece dik kesit alanı gibi tek bir değişkenin etkisini gözlemlemek oldukça önemlidir.

Bu bağlamda, deneyin doğru yürütülebilmesi için diğer değişkenlerin sabit tutulması gerekmektedir. Devre I ve Devre IV, iletkenin uzunluğunu sabit tutarak yalnızca dik kesit alanında farklılık oluşturacak şekilde tasarlanmıştır. Böylece, ampul parlaklığındaki değişimin nedeni kesin olarak iletkenin dik kesit alanı olarak gözlemlenebilir.

Buna karşın, Devre II ve Devre III‘de hem iletkenin uzunluğu hem de dik kesit alanı değişiklik göstermektedir. Bu durum, deneysel sonuçların yorumlanmasını zorlaştırır; çünkü iki farklı parametre aynı anda değiştiğinde, hangi değişkenin etkisinin baskın olduğunu belirlemek imkânsız hale gelir.

Özetle, deneysel kontrolün temel ilkelerinden biri olan tek değişken kontrolü prensibine uygun olarak, yalnızca I ve IV numaralı devrelerin seçilmesi gerekmektedir.

Doğru cevap “I ve IV” şıkkıdır.

  • A şıkkı (I ve III): Devre III’de iletkenin uzunluğundaki değişiklik, deneysel sonuçları etkileyeceği için tercih edilemez.
  • C şıkkı (II ve III): Hem II hem de III numaralı devrelerde birden fazla parametre değiştiğinden, sonuçlar çarpıtılır.
  • D şıkkı (III ve IV): Devre III’deki uzunluk farkı deneyin kontrolünü bozacağından doğru sonuç vermez.
Bu şekilde, deneyde yalnızca iletkenin dik kesit alanı etkisinin incelenmesi sağlanarak, ampul parlaklığı üzerindeki ilişkinin net bir şekilde ortaya konması hedeflenmiştir. Deneysel tasarımda değişken kontrolünün önemi, elde edilecek güvenilir sonuçlar açısından kritik bir rol oynamaktadır. Başarılar dilerim!

3 Ampul vidalı metal bir kısım ve cam bir fanustan oluşur. Bu fanusun içinde filaman adı verilen bir tel bulunur.

Ampul yapısı

Buna göre,

I. Filaman yüksek sıcaklığa dayanan volfram metalinden yapılmıştır.
II. Filamanın sarmal hale getirilmesi direncini azaltır.
III. Ampulün içinde filamanla etkileşime girmeyen argon gazı bulunur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

  • Yalnız I
  • Yalnız II
  • I ve II
  • I ve III

3. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda ampulün yapısına dair önemli detayları inceleyeceğiz. İlk olarak, filamanın yüksek sıcaklığa dayanıklı volfram metalinden yapılması ifadesi doğru kabul edilmektedir. Volfram, çok yüksek erime noktasına sahip olmasıyla bilinir ve bu özellik, filamanın yüksek ısılara maruz kaldığında bile sağlam kalmasını sağlar. Bu nedenle, I. ifade kesinlikle doğrudur.

İkinci ifadeye gelecek olursak; filamanın sarmal hale getirilmesi konusu oldukça kritik bir noktadır. Burada amaç, ampul içerisinde daha uzun bir tel kullanarak yüksek direnç elde etmek ve aynı zamanda ısıyı daha etkili bir şekilde üretmektir. Yani, filamanın sarmal hale getirilmesi, aslında direnci azaltmaktan ziyade arttırmak içindir. Bu nedenle, II. ifade yanlıştır.

Üçüncü ifadede ise, ampulün içinde filamanla etkileşime girmeyen argon gazı bulunmasından bahsedilmektedir. Argon, kimyasal olarak inert (tepki vermeyen) bir gazdır ve bu özelliği sayesinde filamanın oksidasyonunu engeller; böylece filamanın ömrü uzar ve ampulün verimliliği korunur. Dolayısıyla, III. ifade de doğrudur.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, doğru ifadeler I ve III‘tür. Bu sebeple, doğru seçenek “I ve III” yani seçenek D olacaktır. Soruyu yanıtlarken, her bir ifadenin ardındaki mantığı sorgulamanız ve neden-sonuç ilişkilerini iyi kurmanız önemlidir. Bu şekilde, sadece ezberlemeden ziyade kavrayarak ilerlediğinizi göreceksiniz. Her zaman olduğu gibi, detaylara dikkat ederek ve adım adım ilerleyerek doğru sonuçlara ulaşmanız dileğiyle, başarılar dilerim!

4 Şekilde aynı maddeden yapılmış F, H ve Z iletkenleri verilmiştir. Bu iletkenler farklı boy ve kesit alanlarına sahiptir.

F, H ve Z iletkenleri

Buna göre F, H ve Z iletkenlerinin dirençleri arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

  • F > H > Z
  • H > F > Z
  • Z > H > F
  • Z > F > H

4. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda aynı maddeden yapılmış F, H ve Z iletkenlerinin geometrik özelliklerine göre dirençleri incelenmektedir. Direnç, aynı malzeme için, \( R = \rho \frac{L}{A} \) formülü ile hesaplanır. Burada \(\rho\) malzemenin özgül direnci olup, aynı maddeden oldukları için sabittir; L iletkenin uzunluğu, A ise dik kesit alanıdır.

Bu formüle göre, iletkenin direnci, uzunluğunun artması ve kesit alanının azalması ile doğru orantılı olarak artar. Şekilden anladığımız kadarıyla, H iletkeni diğerlerine göre daha uzun veya kesit alanı daha küçük olacak şekilde tasarlanmıştır; bu nedenle en yüksek direnç değerine sahip olacaktır. F iletkeni ise orta seviyede bir uzunluk ve kesit oranına sahipken, Z iletkeni en düşük uzunluk/kesit oranı ile öne çıkmaktadır. Bu durumda, en yüksek direnç H‘de, orta direnç F‘de ve en düşük direnç Z‘de gözlemlenecektir.

Doğru cevap “H > F > Z” şıkkıdır.

Aşağıda diğer şıkların neden yanlış olduğunu özetleyelim:

  • A şıkkı (F > H > Z): Bu seçenek, F iletkeninin H’den daha yüksek dirençte olacağını belirtir; fakat geometrik oranlar incelendiğinde H’nin daha uzun veya kesit alanının daha küçük olması gerektiği için bu durum yanlıştır.
  • C şıkkı (Z > H > F): Burada Z’nin en yüksek dirençte olduğu söylenmektedir, ancak Z en düşük uzunluk/kesit oranına sahip olduğu için bu seçenek mantıksal olarak hatalıdır.
  • D şıkkı (Z > F > H): Bu seçenek de Z’nin en yüksek, H’nin ise en düşük dirençte olduğunu öne sürmekte, ki bu durum formül gereği doğru değildir.

Sonuç olarak, iletkenlerin dirençlerini etkileyen en önemli parametre olan uzunluk/kesit alan oranı dikkate alındığında, H > F > Z sıralaması en mantıklısıdır. Matematiksel formülün doğru yorumlanması ve geometrik özelliklerin dikkatlice analiz edilmesi, sorunun çözümünde anahtar rol oynamaktadır. Adım adım mantığınızı geliştirerek bu tür sorularda emin adımlarla ilerleyebilirsiniz. Başarılar dilerim!

5 Zeynep, özdeş piller ve ampullerden kurulmuş aşağıdaki devreler ile bir deney yapmıştır.

Elektrik devreleri

Zeynep’in yapmış olduğu deneyde bağımlı, bağımsız ve sabit tutulan değişkenler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

  • Bağımlı Değişken: İletkenin cinsi
    Bağımsız Değişken: Pil sayısı
    Sabit Tutulan Değişken: Tel uzunluğu
  • Bağımlı Değişken: Ampul parlaklığı
    Bağımsız Değişken: İletkenin cinsi
    Sabit Tutulan Değişken: Pil sayısı
  • Bağımlı Değişken: Pil sayısı
    Bağımsız Değişken: İletkenin cinsi
    Sabit Tutulan Değişken: Dik kesit alanı
  • Bağımlı Değişken: Dik kesit alanı
    Bağımsız Değişken: Pil sayısı
    Sabit Tutulan Değişken: Ampul parlaklığı

5. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda deneysel tasarımın temel kavramlarını kullanarak deneyde hangi değişkenlerin kontrol altında tutulduğunu anlamamız gerekmektedir. Bağımlı değişken, deney sonucunda gözlemlenen ve ölçülen, deneyin etkilediği değişkendir. Bu deneyde, ampulün parlaklığı, devreden geçen akımın sonucunda ortaya çıkan ve doğrudan ölçülebilen bir özelliktir. Dolayısıyla ampul parlaklığı, bağımlı değişkendir.

Bağımsız değişken ise deney sırasında kasıtlı olarak değiştirdiğimiz veya uyguladığımız faktördür. Burada, farklı iletken cinslerinin kullanılmasıyla deneydeki elektrik akımının ve dolayısıyla ampul parlaklığının nasıl değiştiğini gözlemliyoruz. Bu nedenle, iletkenin cinsi bağımsız değişken olarak belirlenmiştir.

Sabit tutulan değişken ise deneyin sonucunu etkileyebilecek ancak her bir deneyde aynı kalan ve kontrol altında tutulan faktörlerdir. Bu deneyde, devre elemanlarının aynı özellikte olması açısından kullanılan pillerin sayısı sabit tutulmalıdır. Çünkü piller arasındaki voltaj farkı veya toplam güç, ampul parlaklığını etkileyebilir; bu yüzden pil sayısı sabit tutulan değişkendir.

Tüm bu analizler sonucunda, doğru şık “B” olarak belirlenmiştir. Diğer seçeneklerde verilen değişken tanımlamaları deneyin temel prensipleriyle çelişmektedir:

  • A şıkkı: Bağımlı değişken olarak iletkenin cinsi seçilmiştir, fakat gözlemlenen sonuç ampul parlaklığıdır.
  • C şıkkı: Pil sayısı bağımsız değişken olarak verilmiştir, oysa bu faktör deneyde sabit tutulmalıdır.
  • D şıkkı: Dik kesit alanı bağımlı değişken olarak belirtilmiş; ancak deneyde gözlemlenen etki ampul parlaklığında ortaya çıkmaktadır.
Deneysel yöntem ve değişken kontrolü konularında bu ayrımları yapabilmek, doğru sonuçlara ulaşmanız için çok önemlidir. Bu yaklaşım, bilimsel düşünme becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır. Başarılar dilerim!

6 Aşağıdaki özdeş elektrik devrelerine dik kesit alanı aynı olan, farklı uzunluktaki bakır teller eklenmiştir.

Elektrik devreleri

Buna göre 1, 2 ve 3 numaralı devrelerdeki ampullerin parlaklıkları arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

  • 1 > 2 > 3
  • 1 > 3 > 2
  • 2 > 3 > 1
  • 3 > 2 > 1

6. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda özdeş elektrik devrelerinde kullanılan bakır tellerin uzunluklarının ampul parlaklığı üzerindeki etkisini inceleyeceğiz. Devrelerde kullanılan tellerin dik kesit alanı aynıdır, bu nedenle direnç hesaplamasında asıl etken \( R = \rho \frac{L}{A} \) formülünde yer alan L (uzunluk) değeridir. Burada \(\rho\) bakırın özgül direnci olup sabittir, A ise aynı kaldığından, telin uzunluğu direkt olarak direnci etkiler.

Kısa tel, daha düşük direnç göstererek devreden daha fazla akım geçmesine olanak tanır; bu da ampulün daha parlak yanmasına neden olur. Buna göre, 1 numaralı devrede kullanılan tel en kısa olduğu için en parlak ampul elde edilir. 2 numaralı devrede telin uzunluğu, 1. devreye göre biraz daha fazla olup direnç biraz artar ve ampul parlaklığı orta seviyede kalır. Son olarak, 3 numaralı devrede telin en uzun olması nedeniyle direnç en yüksek düzeyde olacaktır; bu da devreden geçen akımı azaltır ve ampulün en sönük yanmasına neden olur.

Bu açıklamalar ışığında, ampul parlaklıkları arasındaki ilişki “1 > 2 > 3” şeklindedir. Diğer seçeneklerde ise ya ters ilişki ya da karışık oranlar verilmiş olup, direnç formülüne uygun değildir. Devrelerdeki tel uzunluklarının doğru analizi, elektrik devrelerinin temel prensiplerinin anlaşılması açısından oldukça önemlidir. Deneysel verileri yorumlarken her zaman tek değişkenin etkisini göz önünde bulundurmanız gerekmektedir. Başarılar dilerim!

7 Şekildeki elektrik devresinde demir çubuk bağlantı kabloları arasına konulmuştur.

Demir çubuklu elektrik devresi

Bu elektrik devresindeki demir çubuk, aynı boyutlardaki gümüş çubuk ile değiştirilirse,

I. Gümüşün direnci daha düşük olduğu için ampul daha parlak yanar.
II. Gümüşün iletkenliği daha yüksek olduğu için ampul daha parlak yanar.
III. Devrenin elektriksel direnci artar.

ifadelerinden hangileri doğru olur? (Maddelerin iletkenlikleri: demir < gümüş)

  • Yalnız I
  • Yalnız II
  • I ve II
  • I ve III

7. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda devredeki demir çubuk‘un yerine aynı boyutlardaki gümüş çubuk konulduğunda ampul parlaklığının nasıl etkileneceği incelenmektedir. Gümüş, demire göre çok daha yüksek iletkenliğe ve dolayısıyla daha düşük dirence sahiptir.

I. İfade: “Gümüşün direnci daha düşük olduğu için ampul daha parlak yanar.” ifadesi, gümüş çubuğun düşük direnç özelliği sayesinde devrede daha fazla akım geçeceğini, bunun da ampulün daha parlak yanmasına neden olacağını belirtmektedir. Bu ifade kesinlikle doğrudur.

II. İfade: “Gümüşün iletkenliği daha yüksek olduğu için ampul daha parlak yanar.” ifadesi de, gümüşün yüksek iletkenlik değerine vurgu yaparak benzer sonucu ortaya koymaktadır. Yüksek iletkenlik, devredeki toplam direnci azaltır ve akımın artmasına yol açar. Bu nedenle, bu ifade de doğrudur.

III. İfade: “Devrenin elektriksel direnci artar.” ifadesi ise, gümüşün düşük direnç özelliği göz önüne alındığında yanlıştır. Çünkü, gümüş kullanılması devrenin toplam direncini azaltacak, ampul parlaklığını artıracaktır.

Sonuç olarak, doğru ifadeler I ve II‘dir. Bu sebeple doğru seçenek, “I ve II” yani C şıkkıdır. Malzemelerin elektriksel özelliklerini kavramak, deneysel sonuçları doğru yorumlamak açısından oldukça önemlidir. Her zaman, malzeme özelliklerinin etkilerini detaylıca analiz etmeyi unutmayın. Başarılar dilerim!

8 Direnç ölçer ile şekildeki telin direnci ölçüldüğünde okunan değer 6 ohm oluyor.

Direnç ölçer deney düzeneyi

Buna göre, deneydeki tel ile aynı cins olan aşağıdaki tellerden hangisi bağlanırsa direnç ölçerde okunan değer daha fazla olur?

  • A şıkkı
  • B şıkkı
  • C şıkkı
  • D şıkkı

8. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda direnç ölçer ile ölçülen mevcut telin direnci 6 ohm olarak verilmiştir. Deneyde aynı cins tel kullanılarak ölçülen değerin artırılabilmesi için, eklenen telin geometrik özelliklerinin, \( R = \rho \frac{L}{A} \) formülüne göre, direnci yükseltecek şekilde olması gerekmektedir. Bu formülde \(\rho\) malzemenin özgül direncini, L telin uzunluğunu ve A ise telin dik kesit alanını ifade eder.

Telin uzunluğunun artması veya kesit alanının azalması dirençte artışa neden olur. Seçenekler arasında verilen tellerden, A şıkkı‘nda yer alan tel, diğerlerine kıyasla ya daha uzun ya da kesit alanı daha küçük olarak tasarlanmış olup, bu durum direnci artıracaktır. Böylece, aynı cins tel kullanıldığında, A şıkkındaki telin eklenmesi, mevcut 6 ohm’luk değerden daha yüksek bir direnç okunmasına neden olacaktır.

Diğer seçeneklerde ise telin boyutları veya kesit alanı, dirençte istenen artışı sağlayacak düzeyde değişiklik göstermemektedir. Örneğin, B, C ve D seçeneklerinde, telin uzunluğu yeterince artmadığından ya da kesit alanı istenilen oranda küçülmediğinden, direnç ölçer okumasında anlamlı bir artış beklenemez.

Sonuç olarak, deneyde direnç ölçer okumasının daha yüksek çıkması için, “A” şıkkında verilen telin bağlanması gerekmektedir. Bu analiz, elektriksel ölçümlerde ve deney tasarımında temel prensiplerin doğru uygulanmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Her zaman formülleri ve geometrik değişkenlerin etkilerini dikkatlice değerlendirmeyi unutmayın. Başarılar dilerim!

9 I. Kurşun kalem
II. Kontrol kalemi
III. Floresan lamba
IV. Bakalit çubuk

Tabloda numaralanan araçların hangilerinin yapısında hem iletken hem de yalıtkan maddeler bir arada bulunur?

  • Yalnız II
  • I ve IV
  • III ve IV
  • I, II ve III

9. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda verilen araçların yapısında hem iletken hem de yalıtkan maddelerin bulunup bulunmadığı sorgulanmaktadır. Bu özellik, birçok elektriksel uygulamada ve cihazda önemli bir rol oynar. Şimdi her bir aracı tek tek inceleyelim:

I. Kurşun kalem: Kalem içerisinde bulunan grafit (aslında “kurşun” değil, grafittir) iyi bir iletkendir. Bunun yanı sıra, kalemin dış kısmı ahşap malzemeden yapılmıştır ki ahşap, klasik bir yalıtkandır. Böylece, kalem hem iletken hem de yalıtkan maddeleri bir arada bulundurur.

II. Kontrol kalemi: Bu kalem türünde de, iç yapıda iletken özellik taşıyan metal parçalar ve dış kısımda yalıtkan kaplama veya gövde yer almaktadır. Bu nedenle, kontrol kaleminde de her iki özellik mevcuttur.

III. Floresan lamba: Floresan lambanın içinde, ışık üretimi için kullanılan elektrotlar gibi iletken parçalar bulunurken, lamba kabuğu ve içindeki gaz ortamı gibi yalıtkan bileşenler de bulunmaktadır. Bu kombinasyon, lambanın verimli çalışmasını sağlar.

IV. Bakalit çubuk: Bakelit, tamamen yalıtkan özellikleriyle bilinen bir plastik türüdür. Dolayısıyla, bakalit çubukta iletken madde bulunmaz.

Bu değerlendirmeler ışığında, yalnızca I, II ve III numaralı araçların yapısında hem iletken hem de yalıtkan maddeler bir arada bulunur. Bu sebeple, doğru seçenek “I, II ve III” yani D şıkkıdır.

Bu tür sorularda, her aracın yapısında yer alan malzemelerin özelliklerini detaylıca analiz etmek, hem teorik bilgilerinizi pekiştirmenize hem de pratikte karşılaşabileceğiniz benzer durumları anlamanıza yardımcı olacaktır. Her zaman, malzemelerin elektriksel özelliklerini göz önünde bulundurarak mantıklı sonuçlara ulaşmayı unutmayın. Başarılar dilerim!

10 Aşağıda aynı metalden yapılan üç tele ait bazı özellikler verilmektedir:

S 30 cm K
S 20 cm L
S 15 cm M

Bu tellerin dirençleri büyükten küçüğe doğru sıralandığında aşağıdakilerden hangisi elde edilir?

  • M > L > K
  • L > K > M
  • K > M > L
  • K > L > M

10. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda aynı metalden yapılmış üç telin dirençlerinin, uzunlukları göz önüne alınarak nasıl sıralanacağı incelenmektedir. Direncin hesaplanmasında kullanılan temel formül, \( R = \rho \frac{L}{A} \) şeklindedir. Burada, \(\rho\) malzemenin özgül direncini, L telin uzunluğunu ve A ise kesit alanını ifade eder.

Soruda verilen bilgiler doğrultusunda, tüm teller aynı metalden yapıldığı ve kesit alanları da orantısal olarak değerlendirilmesi gerektirdiğinden, \(\rho\) ve A sabit kabul edilebilir. Böylece, direncin değeri doğrudan telin uzunluğu ile orantılı hale gelir. Yani;

Direnç artışı \( \propto \) Telin uzunluğu

Verilen tel ölçülerine göre:

  • K tel: 30 cm
  • L tel: 20 cm
  • M tel: 15 cm

Bu durumda, en uzun tel olan K en yüksek direnç değerine sahip olacaktır. Ardından, L tel ve en kısa tel M gelir. Yani dirençler büyükten küçüğe doğru sıralandığında;

K > L > M

seçeneği elde edilir.

Neden diğer seçenekler yanlış?

  • A şıkkı (M > L > K): En kısa telin en düşük dirençte olacağı bilgisiyle çelişir.
  • B şıkkı (L > K > M): K telinin en uzun olduğu gerçeğini göz ardı eder.
  • C şıkkı (K > M > L): M ve L tellerinin sıralamasını yanlış verir; zira L, M’den daha uzundur.

Sonuç olarak, doğru sıralama K > L > M olup, doğru seçenek D‘dir. Direnç ve tel uzunlukları arasındaki ilişkiyi iyi kavrayarak, bu tür sorularda adım adım ilerlemeyi unutmayın. Başarılar dilerim!

11 Şekildeki düzeneği hazırlayan Berat, ampulün ışık vermediğini görüyor. Ampülün ışık vermesini isteyen Berat, devresinde hangi değişikliği yapmalıdır?

Düzenek resmi
  • Kaba biraz daha su eklemeli
  • Saf suya tuz döküp karıştırmalı
  • Telin bir ucunu sudan çıkarmalı
  • Kaptaki suyu tamamen boşaltmalı

11. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda Berat’ın hazırladığı devrede ampulün ışık vermemesinin nedeni, devrede kullanılan suyun yetersiz iletkenliğidir. Burada kullanılan saf su iyon içermez; bu yüzden elektrik akımını taşıma kapasitesi oldukça düşüktür. Elektrik devrelerinde akımın düzgün bir şekilde akabilmesi için iletkenin, yani ortamın, yeterince iyonize olması gerekmektedir.

Yapılması gereken değişiklik: Suya tuz ekleyip karıştırmaktır. Tuz, su içinde çözüldüğünde iyonlarına ayrışır; bu da suyun elektrik iletkenliğini artırır. Böylece devreden daha fazla akım geçer ve ampulün ışık vermesi sağlanır.

Diğer seçenekleri değerlendirirsek:

  • A şıkkı: “Kaba biraz daha su eklemeli” ifadesi, suyun miktarını artırır ancak suyun iletkenlik özelliğini değiştirmez; çünkü saf su hala iyon içermez.
  • C şıkkı: “Telin bir ucunu sudan çıkarmalı” devreyi yarı keser, böylece akım akışı tamamen durur ve ampul yanmaz.
  • D şıkkı: “Kaptaki suyu tamamen boşaltmalı” seçeneği ise iletken ortamı ortadan kaldırarak devrenin çalışmamasına yol açar.

Bu sebeple, suyun iletkenliğini artırarak devrede akımın daha iyi akmasını sağlamak için en doğru yöntem, “Saf suya tuz döküp karıştırmalı” seçeneğidir.

Doğru cevap: “B”

12 Yanda verilen elektrik devresindeki ampulün parlaklığını artırmak isteyen bir öğrenci,

Elektrik devresi

I. Telin kalınlığını azaltmak
II. Telin boyunu kısaltmak
III. Devreye bir ampul daha bağlamak

işlemlerinden hangilerini yapmalıdır?

  • Yalnız II
  • I ve III
  • II ve III
  • I, II ve III

12. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda ampulün parlaklığını artırmak için devrede hangi işlemlerin yapılması gerektiğini anlamamız istenmektedir. Ampul parlaklığı, devreden geçen akım miktarıyla doğrudan ilişkilidir. Akımın artması için ise devre direncinin düşürülmesi gerekmektedir. Direncin hesaplanmasında kullanılan formül: \( R = \rho \frac{L}{A} \) şeklindedir; burada \(\rho\) malzemenin özgül direncini, L telin uzunluğunu, A ise kesit alanını ifade eder.

Şimdi verilen işlemleri tek tek değerlendirelim:

I. Telin kalınlığını azaltmak: Telin kalınlığının azalması, kesit alanının küçülmesine neden olur. Formüle göre, kesit alan A küçüldüğünde, direnç artar. Artan direnç, devreden geçen akımı azaltır ve dolayısıyla ampulün parlaklığını düşürür. Bu nedenle, bu işlem istenen etkiyi sağlamaz.

II. Telin boyunu kısaltmak: Telin uzunluğu L kısaltıldığında, direnç azalır. Daha düşük direnç devrede daha fazla akımın geçmesine olanak tanır ve ampul daha parlak yanar. Bu işlem, ampulün parlaklığını artırmak için doğru seçenektir.

III. Devreye bir ampul daha bağlamak: Eğer ampuller seri bağlanırsa, toplam direnç artar ve her bir ampul üzerindeki voltaj düşer; bu durum ampullerin daha sönük yanmasına neden olur. Paralel bağlama durumunda ise, devrenin toplam direnci düşebilir ancak soruda verilen düzen ve amaç göz önüne alındığında bu seçenek uygun değildir.

Tüm değerlendirmeler sonucunda, ampulün parlaklığını artırmak için en etkili işlem yalnızca telin boyunun kısaltılmasıdır. Bu sebeple, doğru seçenek “Yalnız II” yani A şıkkıdır.

Unutmayın, devrelerdeki değişkenlerin etkilerini analiz ederken, her zaman formülleri ve temel prensipleri akılda tutarak hareket etmek, doğru sonuçlara ulaşmanızda size yardımcı olacaktır. Başarılar dilerim!


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz