6. Sınıf Türkçe Edat Bağlaç Ünlem Test 2

1 “İle (-le /-la)” edatı aşağıdakilerin hangisinde cümleye yay ayraç içinde verilen anlamı katmamıştır?

  • Misafirler için ikramlık yiyecekleri kardeşim ile hazırladık. (Birliktelik)
  • Yağmurun yağması ile her taraf yemyeşil oldu. (Neden)
  • Teleferikle Boztepe’ye çıkmadıysanız Ordu’yu gezdim, demeyin. (Araç)
  • Ara tatilde uçakla babaannesinin yanına gitti. (Zaman)

1. Sorunun Çözümü

Doğru cevap: “D” şıkkı.

Açıklama:

  1. Şık A: “Misafirler için ikramlık yiyecekleri kardeşim ile hazırladık.” cümlesinde “ile” edatı, birliktelik anlamı katmaktadır. Bu kullanım Türkçede edatın en yaygın ve doğru işlevlerinden biridir.
  2. Şık B: “Yağmurun yağması ile her taraf yemyeşil oldu.” cümlesinde ise “ile”, neden-sonuç ilişkisini vurgulamaktadır. Yani yağmurun yağması sonucu her yerin yemyeşil olması mantıklı bir sebep-sonuç ilişkisidir.
  3. Şık C: “Teleferikle Boztepe’ye çıkmadıysanız Ordu’yu gezdim, demeyin.” cümlesinde “ile”, araç anlamı vermektedir. Teleferik kullanımı, ulaşım aracı olarak doğru biçimde işlev görmektedir.
  4. Şık D: “Ara tatilde uçakla babaannesinin yanına gitti.” cümlesinde edatın yanına parantez içinde “zaman” anlamı yazılmıştır. Ancak Türkçede “ile” edatı zaman zarfı olarak kullanılmaz; burada “uçakla” ifadesi araç anlamı taşır. Bu sebeple, “zaman” anlamı katması beklenen edatın işlevi yerine getirilmemiştir.

Bu nedenle, verilen örnekler arasında edatın yay ayraç içinde belirtilen anlamıyla kullanıldığı doğru örnekler A, B ve C şıklarında yer alırken, D şıkkında edatın yanlış tanımlandığı görülmektedir. Bu ayrım, dilbilgisel kurallar ve edatların işlevlerine dair bilgilerin doğru uygulanması açısından önem taşımaktadır. Her bir cümlede edatın işlevi dikkatle incelendiğinde, D şıkkındaki örneğin beklentiyi karşılamadığı açıkça ortaya çıkmaktadır.

2 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “gibi” edatı cümleye “o anda, tam o sırada” anlamı katmıştır?

  • Onun roman, öykü, deneme gibi birçok türde eseri var.
  • İnsan gibi yaşamak elbette herkesin hakkıdır.
  • Küçük çocuğu kucağına aldığı gibi eve götürdü.
  • Buz gibi soğuk havada dondurma yenir mi?

2. Sorunun Çözümü

Doğru cevap: “C” şıkkı.

Açıklama:

  1. Şık A: “Onun roman, öykü, deneme gibi birçok türde eseri var.” cümlesinde “gibi” edatı, benzetme yaparak örneklemeyi sağlar. Burada “gibi” edatının kullanımı, örnekleme işlevindedir ve “o anda, tam o sırada” anlamı taşımaz.
  2. Şık B: “İnsan gibi yaşamak elbette herkesin hakkıdır.” cümlesinde de “gibi”, karşılaştırma yaparak yaşam biçimini belirtmektedir. Bu kullanım da zamansal bir anlam içermez.
  3. Şık C: “Küçük çocuğu kucağına aldığı gibi eve götürdü.” cümlesinde “gibi” edatı, cümlenin akışında zaman zarfı işlevi görmektedir. Bu ifade, çocuğun alınması ile eve götürülmesi arasında tam o anda gerçekleşen, hemen takip eden bir eylemi vurgular. Yani burada “gibi”, “aldığı anda” veya “tam o sırada” anlamını katmaktadır.
  4. Şık D: “Buz gibi soğuk havada dondurma yenir mi?” cümlesinde ise “gibi”, soğukluğu abartılı bir benzetme yoluyla ifade eder. Bu kullanımda edatın işlevi benzetme olup zamansal bir anlam taşımamaktadır.

Bu nedenle, cümleler incelendiğinde, “o anda, tam o sırada” anlamını başarıyla veren kullanım yalnızca Şık C’de görülmektedir. Diğer şıklarda ise “gibi” edatının işlevi benzetme veya karşılaştırma yönündedir. Bu ayrım, dilin anlatım gücünü ve edatların bağlam içindeki işlevlerini doğru kavramak açısından önemlidir. Dolayısıyla, verilen seçenekler arasında doğru ve istenen anlamı taşıyan örnek Şık C olarak belirlenmiştir.

3 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük bağlaç değildir?

  • Gün içinde az su içiyorsun hâlbuki su, sağlık için çok önemlidir.
  • Mutluluğu elde etmenin zor olduğu düşünülür oysaki insan küçük şeylerle de mutlu olabilir.
  • Uzun süredir yürüyüş yapamadım çünkü yazdığım romanı bir an önce bitirmem gerekiyor.
  • Herkes, sabahtan akşama kadar çalışıyordu ama hiç kimse hâlinden şikâyetçi değildi.

3. Sorunun Çözümü

Doğru cevap: “D” şıkkı.

Açıklama:

  1. Şık A: “Gün içinde az su içiyorsun hâlbuki su, sağlık için çok önemlidir.” cümlesinde hâlbuki bağlaç olarak kullanılarak, zıtlık ilişkisini ortaya koymaktadır. Bu bağlaç, cümlenin akışında iki zıt görüşü birbirine bağlamaktadır.
  2. Şık B: “Mutluluğu elde etmenin zor olduğu düşünülür oysaki insan küçük şeylerle de mutlu olabilir.” ifadesinde de oysaki bağlaç görevi görerek, beklenmeyen bir durumu ya da zıt fikri ifade etmektedir.
  3. Şık C: “Uzun süredir yürüyüş yapamadım çünkü yazdığım romanı bir an önce bitirmem gerekiyor.” cümlesinde çünkü sebep-sonuç ilişkisini kuran bağlaç olarak işlev görmektedir.
  4. Şık D: “Herkes, sabahtan akşama kadar çalışıyordu ama hiç kimse hâlinden şikâyetçi değildi.” cümlesinde kadar sözcüğü, zaman zarfı veya ölçü belirtici olarak kullanılır. Burada bağlaç işlevi yerine, zamanın veya sürenin sınırını belirtmektedir.

Açıklamalardan anlaşılacağı üzere, hâlbuki, oysaki ve çünkü sözcükleri, cümleler arasında neden, zıtlık ve sebep-sonuç ilişkisi kurarak bağlaç görevini yerine getirmektedir. Ancak kadar sözcüğü, burada bağlaç işlevi görmemekte; aksine, sabah ve akşam arasındaki zaman aralığını ifade etmektedir. Bu nedenle, diğer seçenekler bağlaç olarak kullanılırken, D şıkkı bağlaç olmayan bir kullanım örneği sergilemektedir. Bu inceleme sonucunda, doğru cevap “D” şıkkı olarak belirlenmiştir.

4 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem cümleye “rahatlama” anlamı katmıştır?

  • Oh, hava akşama doğru biraz serinledi!
  • Hah, tam istediğim gibi bir ev burası!
  • Eyvah, anahtarı içeride unuttum!
  • Aman ha, söylediklerimi unutmayasın!

4. Sorunun Çözümü

Doğru cevap: “A” şıkkı.

Açıklama:

  1. Şık A: “Oh, hava akşama doğru biraz serinledi!” cümlesinde yer alan “Oh” ünlemi, ilk bakışta şaşkınlık veya ani bir tepkiyi ifade edebilse de, bu bağlamda serinlemenin getirdiği ferahlama ve rahatlama duygusunu vurgulamaktadır. Akşamın ilerleyen saatlerinde havanın serinlemesi, ortamda hissedilen sıcaklık ve gerginliğin azalması anlamına gelir; bu da dinlenmeye ve rahatlamaya işaret eder. Dolayısıyla, bu cümlede ünlemin işlevi, rahatlama hissini ortaya koymaktadır.
  2. Şık B: “Hah, tam istediğim gibi bir ev burası!” cümlesinde kullanılan “Hah” ünlemi, memnuniyet ve hoşnutluk ifade etmekte, ancak bu duygu, rahatlamadan ziyade isteğe uygunluk ve beklentilerin karşılanması anlamı taşır. Bu nedenle cümledeki ünlü kullanım, rahatlama anlamı katmaktan ziyade beğeni ifadesidir.
  3. Şık C: “Eyvah, anahtarı içeride unuttum!” ifadesinde “Eyvah” ünlemi, panik, üzüntü veya endişe durumunu dile getirir. Bu kullanımda, ünlü asla rahatlama duygusunu yansıtmaz; aksine, stres ve telaş söz konusudur.
  4. Şık D: “Aman ha, söylediklerimi unutmayasın!” cümlesinde ise “Aman ha” ünlemi, bir uyarı ya da dikkat çekme amacıyla kullanılmıştır. Bu kullanım da rahatlama hissi vermez, aksine konuşmacının önem vermesi gereken bir konuya vurgu yapmaktadır.

İncelemelerimizden anlaşılmaktadır ki, “A” şıkkı cümlesinde yer alan “Oh” ünlemi, akşamın serinlemesiyle gelen ferahlama ve rahatlama duygusunu yansıttığı için, cümlenin genel atmosferine rahatlama anlamı katmaktadır. Diğer şıklarda kullanılan ünlemler, ya memnuniyet, panik veya uyarı gibi farklı duygusal durumları ifade eder. Bu nedenle, ünlemin cümleye rahatlama anlamı kattığı yalnızca “A” şıkkında görülmektedir. Böylece doğru cevap “A” şıkkıdır.

5 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “doğru” sözcüğü edat görevinde kullanılmıştır?

  • Odadaki çiçekleri yaza doğru balkona çıkardım.
  • Doğruyu söyleyen insan her zaman kazanır.
  • Doğru zamanda doğru işler yapmayı başardık.
  • Hepimiz eğri oturup doğru konuşmalıyız.

5. Sorunun Çözümü

Bu soruda “doğru” sözcüğünün cümle içindeki görevine bakmamız istenmiştir. Edat görevinde kullanıldığında, kendisi tek başına anlam ifade etmez; ancak birlikte kullanıldığı sözcüklere farklı anlam ilgileri katar. İnceleyelim:

  • A Şıkkı: Odadaki çiçekleri yaza doğru balkona çıkardım. Burada “doğru” sözcüğü, “yaza” ifadesine yönelim bildirerek, hareketin yönünü belirtir. Bu kullanımı, edatın temel özelliklerinden biri olan, birlikte kullanıldığı kelimeye ek anlam katma özelliğini taşır. Dolayısıyla edat görevinde kullanılmıştır.
  • B Şıkkı: Doğruyu söyleyen insan her zaman kazanır. Burada “doğru” sözcüğü, “doğruyu” şeklinde nesne görevinde kullanılarak, dürüstlüğü ifade eden isim haline gelmiştir.
  • C Şıkkı: Doğru zamanda doğru işler yapmayı başardık. Bu cümlede “doğru” sözcüğü, niteleyici anlamda sıfat görevinde yer almaktadır.
  • D Şıkkı: Hepimiz eğri oturup doğru konuşmalıyız. Burada ise “doğru”, nasıl konuşulması gerektiğini belirten zarf ya da niteleme unsuru olarak kullanılmıştır, edat görevinde değildir.
Yukarıdaki değerlendirmeye göre, A şıkkı edat görevinde kullanıldığı için doğru cevaptır.

6 Aşağıdaki cümlelerden hangisinde boş bırakılan yere “fakat” bağlacı getirilemez?

  • Çok kalın giyindim – – – – hâlâ ısınamadım.
  • Sporcumuz çok iyi yarıştı – – – – kazanamadı.
  • Geldiğimi haber veremedim – – – – telefonun şarjı bitti.
  • Saatlerce yürüdük – – – – bir çeşmeye rastlamadık.

6. Sorunun Çözümü

Bu soruda, cümleye bağlaç olarak eklenebilecek “fakat” sözcüğünün uygunluk derecesi sorgulanmaktadır. Bağlaçlar, iki eş değer yapıyı birbirine bağlarken, cümlede zıtlık, karşıtlık gibi anlam ilişkileri oluştururlar. İnceleyelim:

  • A Şıkkı: Çok kalın giyindim – – – – hâlâ ısınamadım. Bu cümlede, “fakat” eklenirse, kalın giyinmeye rağmen ısınamama durumu arasındaki zıtlık netleşir; uygun kullanımdır.
  • B Şıkkı: Sporcumuz çok iyi yarıştı – – – – kazanamadı. Burada da yarışmadaki iyi performans ile kazanamama arasında çelişki bulunmakta, “fakat” bağlacı uyum sağlar.
  • C Şıkkı: Geldiğimi haber veremedim – – – – telefonun şarjı bitti. İki cümle arasında mantıksal bir zıtlık ya da karşıtlık ilişkisi kurulmamaktadır. Telefonun şarjının bitmesi, haber verememenin sebebi olabilir fakat bu durum zıtlık değil, beklenmeyen bir durumdur. Bu nedenle “fakat” bağlacı getirilmesi anlam ilişkisini bozacaktır.
  • D Şıkkı: Saatlerce yürüdük – – – – bir çeşmeye rastlamadık. Burada, uzun yürüyüş ile çeşmeye rastlanmaması arasında net bir zıtlık mevcuttur, dolayısıyla “fakat” bağlacı uygundur.
Yukarıdaki açıklamalara göre, C şıkkı boşluğa “fakat” bağlacının getirilmesinin anlam bütünlüğünü bozacağından doğru cevap “C” şıkkıdır.

7 ➢ Edat, cümleye benzetme anlamı katmıştır.
➢ Bağlaç, eş görevli sözcükleri birbirine bağlamıştır.
➢ Ünlem, seslenme bildirmektedir.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde, bu durumlardan herhangi birinin örneği yoktur?

  • Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
  • Bir bayrak dalgalanmak için rüzgâr bekliyor.
  • Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
  • Ateşten ve köpükten sıyırdım ellerimi.

7. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen dize örnekleri arasında edat, bağlaç veya ünlem kullanımına dair örneklerin bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Sorunun amacı, belirtilen dil bilgisi işlevlerinden herhangi birinin örneğini barındırmayan dizeyi belirlemektir. Aşağıdaki analizde her bir şıkkın işlevine dikkat edelim:

  1. A Şıkkı: “Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.”
    Bu dizede “gibi” edatı benzetme anlamı katarak, karşılaştırma işlevini yerine getirmektedir. Dolayısıyla edatın benzetme işlevine örnek teşkil eder.
  2. B Şıkkı: “Bir bayrak dalgalanmak için rüzgâr bekliyor.”
    Bu dizede “için” edatı, amaç bildiren bir anlam taşımaktadır. Ancak bu kullanım, edatın benzetme anlamı, bağlaç ya da ünlem gibi belirtilen işlevlerden herhangi birine örnek değildir. Cümlede sadece bir amaç ilişkisi kurulmaktadır; benzetme, eş görevli ögeleri bağlama veya seslenme işlevi ortaya konmamaktadır.
  3. C Şıkkı: “Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!”
    Bu dizede “gibi” edatı benzetme işlevi sunarken, “ey” ünlemi de seslenme bildirmektedir. İki farklı dil bilgisi işlevi açıkça görülmektedir.
  4. D Şıkkı: “Ateşten ve köpükten sıyırdım ellerimi.”
    Burada “ve” bağlacı, cümlede eş görevli sözcükleri birbirine bağlama işlevi göstermektedir. Bu da soru kapsamında belirtilen dil bilgisi işlevlerinden biridir.

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, diğer şıklarda edatın benzetme, bağlacın eş görevli ögeleri bağlama ya da ünlemin seslenme işlevi barındırılırken, “B” şıkkı bu tür belirgin örneklerden yoksundur. “B” şıkkında kullanılan “için” edatı, yalnızca bir amacı belirtmekte olup; edatın benzetme anlamı, bağlaç veya ünlem işlevi ortaya konmamaktadır. Bu nedenle, verilen işlevlerden herhangi birinin örneğini içermeyen dize “B” şıkkı olarak revize edilmiştir. Böylece doğru cevap “B” şıkkıdır.

8 Tek başına anlamı olmayan fakat cümlede birlikte kullanıldığı kelimelere farklı anlam ilgileri kazandıran kelimelere edat denir.

Buna göre aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi edat değildir?

  • Toplantıya saat üç gibi başlarız.
  • Yan taraftaki boş alana kırk kadar fidan diktik.
  • Babaannemler karşı apartmanda oturuyor.
  • Gün boyu çalıştığı için kanepede uyuyakalmıştı.

8. Sorunun Çözümü

Bu soruda, altı çizili kelimelerden hangisinin edat olmadığını belirlememiz gerekmektedir. Edat, tek başına anlamı olmayan fakat birlikte kullanıldığı sözcüklere ek anlamlar katan bir tür yardımcı sözcüktür. Şıkları değerlendirelim:

  • A Şıkkı: Toplantıya saat üç gibi başlarız. Burada “gibi” kelimesi, benzetme anlamı katarak edat görevinde kullanılmaktadır.
  • B Şıkkı: Yan taraftaki boş alana kırk kadar fidan diktik. “Kadar” kelimesi, miktar ifadesinde edat olarak görev yapar.
  • C Şıkkı: Babaannemler karşı apartmanda oturuyor. Bu cümlede “karşı” kelimesi, konum bildirirken kendi anlamını güçlü bir şekilde ifade eder; yani edat olmaktan ziyade yer belirten ya da sıfat olarak kullanılır.
  • D Şıkkı: Gün boyu çalıştığı için kanepede uyuyakalmıştı. Burada “için” edat olarak, neden-sonuç ilişkisini kurar.
Yukarıdaki değerlendirme sonucunda, C şıkkı diğerlerine kıyasla edat özelliğini taşımamakta, kendi başına anlamı olan ve yer belirten bir kelime olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple doğru cevap “C” şıkkıdır.

9 “Ama” bağlacı cümleye koşul anlamı katabilir.

Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım vardır?

  • Çalışıyordu ama hâlâ istenen düzeyde değildi.
  • Sinemaya gidebilirsin ama önce ödevlerini bitirmelisin.
  • Sorusunu sordu ama cevabını hâlâ alamadı.
  • Akşamki yemek azdı ama çok lezzetliydi.

9. Sorunun Çözümü

Bu soruda “ama” bağlacının cümleye koşul anlamı katıp katmadığı sorgulanmaktadır. İncelenen şıklardan “Sinemaya gidebilirsin ama önce ödevlerini bitirmelisin.” cümlesinde “ama” bağlacı, iki eylem arasında koşul ilişkisi kurmaktadır.

Şıklara ayrı ayrı bakalım:

  • A şıkkı: “Çalışıyordu ama hâlâ istenen düzeyde değildi.” – Bu cümlede “ama” zıtlık bildirir; iki durum arasında karşıtlık ilişkisi vardır, koşul anlamı taşımaz.
  • B şıkkı: “Sinemaya gidebilirsin ama önce ödevlerini bitirmelisin.” – Burada, sinemaya gitme izni verilirken önce ödevlerini bitirme koşulu getirilmektedir. Yani, “ama” bağlacı koşul anlamı katmaktadır. Bu kullanım açıklamaya uygundur.
  • C şıkkı: “Sorusunu sordu ama cevabını hâlâ alamadı.” – Bu cümlede de “ama” bağlacı, sorunun sorulması ile cevabın alınamaması arasında zıtlık ilişkisinde kullanılmıştır.
  • D şıkkı: “Akşamki yemek azdı ama çok lezzetliydi.” – Burada yemek miktarı ile lezzeti arasında karşıtlık söz konusudur; koşul anlamı mevcut değildir.
Sonuç olarak, “B” şıkkı koşul anlamı taşıyan “ama” bağlacının kullanımına uygun olarak seçilmiştir. Diğer şıklarda ise “ama” bağlacı zıtlık ilişkisini ifade etmektedir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

10 Eş görevli kelimeleri veya cümleleri birbirine bağlayan kelime türüne bağlaç denir.

Buna göre “yalnız” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç görevinde kullanılmıştır?

  • O, çok yalnız bir insandı.
  • Babam, yalnız kalmayı hiç sevmiyor.
  • Yarışmayla ilgili hazırlıklara yalnız iki saat ayırabildim.
  • Kitapları incele yalnız işin bitince yerine koy.

10. Sorunun Çözümü

Bu soruda, “yalnız” sözcüğünün bağlaç görevinde kullanıldığı cümleyi belirlemeniz istenmiştir. Bağlaç, cümlede eş görevli kelimeleri veya cümleleri birbirine bağlayan sözcük türüdür. İncelememizi yaparken “yalnız” sözcüğünün farklı görevlerde kullanıldığı örnekler üzerinde duracağız.

Şıkları değerlendirelim:

  • A şıkkı: “O, çok yalnız bir insandı.” – Burada “yalnız” sıfat olarak kullanılmıştır ve kişinin yalnızlık durumunu ifade eder.
  • B şıkkı: “Babam, yalnız kalmayı hiç sevmiyor.” – Bu cümlede “yalnız” sözcüğü yine yan anlamda, kişi ya da durum hakkında ek bilgi verir, bağlaç görevinde değildir.
  • C şıkkı: “Yarışmayla ilgili hazırlıklara yalnız iki saat ayırabildim.” – Bu kullanımda “yalnız” sayı belirten bir zarf ya da sınırlayıcı olarak işlev görür, bağlaç özelliği taşımamaktadır.
  • D şıkkı: “Kitapları incele yalnız işin bitince yerine koy.” – Bu cümlede “yalnız” bağlaç görevinde kullanılarak iki ayrı eylemi birbirine bağlıyor; yani, önce kitapları incele, sonra iş bittikten sonra yerine koy. Bu anlamıyla bağlaç olarak işlev görmektedir.
Bu nedenle, diğer şıklar farklı sözcüksel görevler üstlenirken, sadece “D” şıkkı “yalnız” sözcüğünü bağlaç olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla doğru cevap “D” şıkkıdır.

11 Aşağıdaki altı çizili edatlardan hangisinin cümleye kattığı anlam yay ayraç içinde yanlış verilmiştir?

  • İki haftaya kadar projenin hayata geçeceği düşünülüyor. (Yaklaşık zaman)
  • Turşu yapımında sirke yerine limon kullanmak anneme göre doğru bir yöntem değil. (Bakış açısı)
  • Onun bir dediğini iki etmemek için elinden geleni yapıyordu. (Amaç)
  • Sözlüklerimi, bir ay içinde geri getirmek üzere evine götürdü. (Sebep)

11. Sorunun Çözümü

Bu soruda, altı çizili edatların cümleye kattığı anlamların yay ayraç içindeki açıklamaları incelenmekte ve hangisinin yanlış verildiği sorulmaktadır. Edatların cümleye getirdiği anlam, cümlenin mantıksal ilişkisini ortaya koyar. Şıkları teker teker değerlendirelim:

  • A şıkkı: “İki haftaya kadar projenin hayata geçeceği düşünülüyor.” – Burada “kadar” yaklaşık zaman anlamı katmaktadır; bu açıklama doğrudur.
  • B şıkkı: “Turşu yapımında sirke yerine limon kullanmak anneme göre doğru bir yöntem değil.” – Bu cümlede “göre” bakış açısı anlamı taşır; açıklama doğru verilmiştir.
  • C şıkkı: “Onun bir dediğini iki etmemek için elinden geleni yapıyordu.” – Burada “için” edatı amaç bildiren anlamı katar; bu da doğru açıklamadır.
  • D şıkkı: “Sözlüklerimi, bir ay içinde geri getirmek üzere evine götürdü.” – Bu cümlede “üzere” edatı, genellikle amaç (niyet) anlamı verir. Ancak verilen açıklamada sebep olarak belirtilmiştir. Bu durum anlamın yanlış verildiğini gösterir.

Sonuç olarak, yalnızca “D” şıkkı edatın cümleye kattığı anlamın yanlış ifade edildiği şık olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer şıklarda edatların işlevleri doğru şekilde yorumlanmıştır. Bu sebeple doğru cevap “D” şıkkıdır.

12 Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında bazı anlam ilişkileri kuran kelime türüne edat denir.

Buna göre “için” edatının cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde yanlış verilmiştir?

  • Anahtarını kaybettiği için dedesinden yedek anahtarı istedi. (Sebep)
  • Kuşlara yem vermek için köşedeki parka gitti. (Amaç)
  • Kütüphanenin üst rafındaki kitapları senin için ayırdım. (Koşul)
  • Vatanım için her türlü zorluğa katlanırım, diyordu. (Uğruna)

12. Sorunun Çözümü

Bu soruda, “için” edatının cümleye kattığı anlamın hangisinde yanlış verildiği belirlenmek istenmiştir. “İçin” edatı, sebeple, amaçla veya uğruna anlamlarını katabilir; ancak her cümledeki anlamın doğru yorumlanması önemlidir. Şıkları detaylıca inceleyelim:

  • A şıkkı: “Anahtarını kaybettiği için dedesinden yedek anahtarı istedi.” – Burada “için” edatı sebep bildirir. Yani, anahtarını kaybetme sebebiyle dedesinden anahtar istenmiştir. Bu kullanım doğrudur.
  • B şıkkı: “Kuşlara yem vermek için köşedeki parka gitti.” – Bu cümlede “için” edatı amaç anlamı taşır. Kuşlara yem verme amacıyla parka gitmek ifadesi doğru kullanılmıştır.
  • C şıkkı: “Kütüphanenin üst rafındaki kitapları senin için ayırdım.” – Burada “için” edatı, senin yararın veya isteğin doğrultusunda bir davranışı ifade eder. Ancak verilen açıklamada edatın koşul anlamı kattığı belirtilmiştir. Bu kullanım yanlıştır çünkü “için” edatının koşul anlamı yoktur.
  • D şıkkı: “Vatanım için her türlü zorluğa katlanırım, diyordu.” – Bu cümlede “için” edatı, uğruna anlamı katar; yani vatan uğruna her türlü zorluk göze alınmıştır. Bu kullanım doğrudur.

Özetle, “C” şıkkı verilen anlam (koşul) itibarıyla yanlış yorumlanmıştır. Diğer şıklarda “için” edatının işlevi doğru biçimde verilmiştir. Bu sebeple doğru cevap “C” şıkkıdır.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz