7. Sınıf Fen Bilimleri Canlılarda Üreme Büyüme ve Gelişme 1. Test

1 Aşağıdaki şekillerde bazı canlılarda gerçekleşen olaylar gösterilmiştir.

Canlılarda gerçekleşen olaylar

Canlılarda gerçekleşen bu olaylarda,

1. tek bir atadan yeni canlılar oluşması,
2. döllenmenin meydana gelmesi,
3. hücre bölünmesinin gerçekleşmesi

durumlarından hangileri ortak olarak görünür?

  • Yalnız 1
  • Yalnız 3
  • 1 ve 2
  • 2 ve 3

1. Sorunun Çözümü

Öncelikle Paramesyumda gözlenen olay, hücrenin ikiye bölünmesi sonucu yeni bireyin oluşmasıdır. Bu süreçte hem bir hücre bölünmesi aşaması (3. olay) hem de tek bir atadan yeni canlı meydana gelmesi (1. olay) gerçekleşir; ancak döllenme (2. olay) söz konusu değildir. Hidrada ise tomurcuklanma mekanizmasıyla yeni bireyler oluşur; bu aşamada da bir ata hücresinden hücre bölünmesiyle yavru meydana gelir (1 ve 3) fakat 2 gerçekleşmez. Kertenkelenin üremesinde ise cinsiyetli üreme gözlenir; bu durumda döllenme (2. olay) ve sonrasında hücre bölünmeleri (3) yer alırken, tek bir atadan çoğalma (1) olmaz. Dolayısıyla üç canlıda da ortak tek süreç hücre bölünmesidir.

  • B Seçeneği: Yalnızca 3 numaralı hücre bölünmesi, Paramesyum, Hidra ve Kertenkele’de ortak olarak gerçekleşir. Bu nedenle doğru olandır.
  • A Seçeneği: “Yalnız 1” ifadesi, tek bir atadan yeni canlı oluşmasını gösterir; ancak Kertenkelenin cinsiyetli üremesinde bu durum yoktur.
  • C Seçeneği: “1 ve 2” ifadesi, hem tek atadan çoğalma hem de döllenme gerektirir; Paramesyum ve Hidrada döllenme gerçekleşmediği için yanlış olur.
  • D Seçeneği: “2 ve 3” ifadesi, döllenme ve hücre bölünmesini kapsar; Paramesyum ve Hidrada döllenme olmadığından bu seçenek de yanlıştır.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

2 2 – 4. soruları aşağıdaki görsele göre cevaplayınız.

Üreme organında hastalık olan bir kadının bebek sahibi olabilmesi için gerçekleştirilen adımlar gösterilmiştir.

Üreme adımları

II. adımda yer alan spermler, erkeğe ait hangi yapıdan vücut dışına çıkarılır?

  • Penis
  • Sperm kanalı
  • Testis
  • Salgı bezi

2. Sorunun Çözümü

II. adımda laboratuvar ortamında elde edilen sperm örneklerinin gerçek yaşamda erkeğin vücudundan dışarıya çıktığı yapı penistir. Üreme sistemi anatomisini adım adım incelediğimizde;

  1. Testisler: Spermlerin üretildiği birincil organdır, ancak doğrudan vücut dışına açılmaz.
  2. Sperm kanalları (Vas deferens): Testislerden gelen spermleri taşır; fakat dışarı atım burada gerçekleşmez, taşıma görevi görür.
  3. Üretra ve Penis: Spermleri idrar yoluyla vücuttan dışarı atan borudur ve bu boru penis içinde seyreder. Sonuçta, dışarı açılan organ penistir.
  4. Salgı bezleri (prostat, seminal veziküller): Sperme besleyici sıvı ekler ama dışarı atma işlevi yoktur.
  • A Seçeneği: Penis — Doğru cevaptır. Sperm örnekleri, doğal yolla veya mastürbasyon yoluyla penis aracılığıyla vücut dışına çıkarılır.
  • B Seçeneği: Sperm kanalı — Yanlıştır. Vas deferens (sperm kanalı) spermi taşır ama dışarı atmaz.
  • C Seçeneği: Testis — Yanlıştır. Testisler spermi üretir, fakat örnek alımı doğrudan testisten değil, penisten olur.
  • D Seçeneği: Salgı bezi — Yanlıştır. Prostat ve seminal veziküller sıvı ekler; dışarı atımı sağlamaz.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

3 Üreme adımı 3

III. adımda yapılan işlemin sağlıklı bir kadının hangi vücut yapısında gerçekleşmesi beklenir?

  • Vajina
  • Yumurta kanalı
  • Döl yatağı
  • Yumurtalık

3. Sorunun Çözümü

III. adımda laboratuvarda yumurta ve sperm hücrelerinin bir araya getirilerek döllenme gerçekleştirilmesi söz konusudur. Sağlıklı bir kadının vücudunda bu canlı aşama, yumurta kanalı olarak da bilinen fallop tüpünde meydana gelir. Fallop tüpleri, yumurtalıklardan salınan oositleri toplar ve spermlerin bu hücrelerle buluşmasına olanak tanır. Döllenme burada tamamlandıktan sonra oluşan zigot, hücre bölünmelerine başlayarak döl yatağına (rahime) doğru ilerler.

  1. Yumurtalık (ovaryum): Yumurtanın üretildiği organdır; döllenme burada değil, sadece oosit salınımı yapılır.
  2. Yumurta kanalı (fallop tüpü): Spermlerle yumurta hücresinin buluştuğu ve döllenmenin gerçekleştiği yerdir.
  3. Döl yatağı (rahim): Zigotun tutunarak gelişeceği bölgedir; döllenme sonrası embriyo burada yerleşir.
  4. Vajina: Dış üreme organıdır; cinsel birleşme sırasında spermlerin vücuda girdiği bölge ancak döllenme burada değil üst yapılarda olur.
  • A Seçeneği: Vajina — Yanlıştır. Spermler buradan girer, ancak döllenme vajinada değil, üst üreme organlarında gerçekleşir.
  • B Seçeneği: Yumurta kanalı — Doğru cevaptır. Fallop tüplerinde oosit ve sperm buluşur, döllenme tamamlanır.
  • C Seçeneği: Döl yatağı — Yanlıştır. Embriyo burada tutunur, fakat döllenme öncesi embriyo rahimde oluşmaz.
  • D Seçeneği: Yumurtalık — Yanlıştır. Yumurtalar burada üretilir, döllenme işlemi ise boru yapısında gerçekleşir.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

4 Üreme adımı 5

V. adımda döllenmiş yumurtaların kadın vücuduna yerleştirildiği yapı hangisidir?

  • Döl yatağı
  • Yumurtalık
  • Vajina
  • Yumurta kanalı

4. Sorunun Çözümü

V. adımda laboratuvarda döllenmiş yumurta hücreleri (embriyolar), anne adayının döl yatağı olarak da bilinen rahim içerisine yerleştirilir. Bu işlem, embriyo transferi olarak adlandırılır ve sağlıklı bir gebelik için en kritik aşamalardan biridir. Embriyoların rahme yerleşmesi, endometrium adı verilen zarın uygun kalınlıkta ve besleyici ortamda olmasıyla gerçekleşir. Bu nedenle döl yatağı, embriyoların büyüyüp gelişeceği tek yapı olarak karşımıza çıkar.

  1. Yumurtalık (ovaryum): Oositlerin üretildiği organdır; embriyo burada gelişmez, yalnızca yumurta olgunlaşır.
  2. Yumurta kanalı (fallop tüpü): Döllenmenin gerçekleştiği yerdir; ancak embriyo oluşur oluşmaz kısa sürede buradan rahime taşınır.
  3. Döl yatağı (rahim): Embriyoların yerleştirildiği, tutunup geliştiği ve gebeliğin devam ettiği asıl organdır.
  4. Vajina: Dış üreme organıdır; embriyo transferi bu bölgeye yapılmaz, yalnızca spermlerin girdiği kanaldır.
  • A Seçeneği: Döl yatağıDoğru. Embriyo transferi doğrudan rahme yapılır.
  • B Seçeneği: Yumurtalık — Yanlıştır. Yumurtalıkta sadece oosit olgunlaşması vardır; embriyo yerleşimi olmaz.
  • C Seçeneği: Vajina — Yanlıştır. Vajina, embriyoların yerleştirildiği değil, dışarıdan erişilen bölgedir.
  • D Seçeneği: Yumurta kanalı — Yanlıştır. Döllenme burada başlar, fakat embriyo buradan hızlıca rahme taşınır; transfer işlemi tüpe yapılmaz.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

5 Gebelik sırasında alkol kullanımı riskli bir davranıştır. Alkol kullanımı doğumsal anomalilere neden olmaktadır. Gebelikleri süresince fazla miktarda alkol alan gebelerin bebeklerinde zekâ ve gelişme geriliği, kalp ve karaciğer sorunları görülme ihtimali yüksektir. Az miktarda alkol aldıklarını belirten gebelerin bebeklerinde ise düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği gözlenmektedir.

Verilen metne göre gebelikte alkol kullanımı ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

  • Alkol kullanımı az olsa bile bebeğin doğum kilosunun altında doğmasına sebep olabilir.
  • Fazla miktarda alkol kullanımı bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.
  • Vücuda alınan alkol miktarı bebekte oluşacak gelişimsel hasarın boyutunu etkilemektedir.
  • Alkol kullanan kişilerin bebeklerinde görülen olumsuz gelişmeler tedavi edilecek boyuttadır.

5. Sorunun Çözümü

Verilen metinde, gebelik sırasında alkol kullanımının fazla miktarda alınması durumunda bebekte zekâ ve gelişme geriliği, kalp ve karaciğer sorunları gibi ciddi anomalilere yol açtığı; az miktarda alkol alındığında ise bebekte düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği riskinin arttığı açıkça belirtilmiştir. Bu bilgiler ışığında seçenekleri tek tek inceleyelim:

  1. A Seçeneği: “Alkol kullanımı az olsa bile bebeğin doğum kilosunun altında doğmasına sebep olabilir.”
    • Metinde “az miktarda alkol alan gebelerde düşük doğum ağırlığı gözlenir” ifadesi yer alır. Dolayısıyla bu çıkarım yapılabilir.
  2. B Seçeneği: “Fazla miktarda alkol kullanımı bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.”
    • Metinde “fazla miktarda alkol alan gebelerin bebeklerinde zekâ ve gelişme geriliği, kalp ve karaciğer sorunları görülme ihtimali yüksektir” denilerek tam olarak bu durum vurgulanmıştır.
  3. C Seçeneği: “Vücuda alınan alkol miktarı bebekte oluşacak gelişimsel hasarın boyutunu etkilemektedir.”
    • Metin, “fazla alkol” ve “az alkol” durumlarını karşılaştırıp farklı etkiler gösterdiğinden, alkol miktarı ile hasar derecesi arasında bağlantı kurulabilir.
  4. D Seçeneği: “Alkol kullanan kişilerin bebeklerinde görülen olumsuz gelişmeler tedavi edilecek boyuttadır.”
    • Metinde tedavi edilebilirlik veya geri dönüşüm ile ilgili hiçbir bilgi verilmemiştir; sadece risk artışı ve olumsuz etkiler vurgulanmıştır.
    • Bu nedenle, “tedavi edilecek boyuttadır” sonucuna ulaşmak metinde desteklenmez.

Yapılan değerlendirmede, D şıkkı dışındaki tüm seçenekler metne dayanarak doğru çıkarımlar sunmaktadır. Ancak D seçeneğinde tedavi edilebilirlik iddiası yer almakta ve bu bilgi metinde yer almadığı için yapılacak çıkarımlar arasında bulunmaz.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

6 Aşağıdaki şekillerde kurbağa ve tavuğa ait yaşam döngüleri gösterilmiştir.

Yaşam döngüleri

Yaşam döngüleri verilen canlılarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • Tavuklar eşeyli olarak ürerken kurbağalar eşeysiz ürer.
  • Kurbağalarda ve tavuklarda başkalaşım olayı görülür.
  • Tavuklarda yavru bakımı yokken kurbağalarda vardır.
  • Civciv ve iribaşın kalıtsal yapıları geliştiklerinde değişmez

6. Sorunun Çözümü

Şekillerde kurbağa ve tavuğun yaşam döngüsü detaylı şekilde gösterilmiştir. Yaşam boyu kalıtsal yapıları (genetik şifreleri) değişmeyen canlılarda, gelişme ve dönüşüm süreçleri ne olursa olsun kromozomlar ve DNA dizilimi aynı kalır. Kurbağada iribaş evresinden başlayarak başkalaşım (metamorfoz) ile karasal yetişkin forma ulaşılırken; tavuğun embriyonik gelişimi yumurta içinde tamamlanır, ardından civcivden olgun tavuğa kadar geçiş gerçekleşir. Ancak her iki durumda da bireyin genetik yapısı gelişme süresince sabit kalır.

  1. A Seçeneği: “Tavuklar eşeyli olarak ürerken kurbağalar eşeysiz ürer.”
    • Yanlıştır. Kurbağalar da tıpkı tavuklar gibi çiftleştiklerinde sperm ve yumurta birleşerek döllenme yoluyla çoğalır.
  2. B Seçeneği: “Kurbağalarda ve tavuklarda başkalaşım olayı görülür.”
    • Yanlıştır. Kurbağada net bir başkalaşım süreci (iribaştan yetişkine) varken tavukta embriyonik gelişim ve yumurtadan çıkma vardır, ancak metamorfoz şeklinde dramatik bir dönüşüm gözlenmez.
  3. C Seçeneği: “Tavuklarda yavru bakımı yokken kurbağalarda vardır.”
    • Yanlıştır. Aksine, tavuklar civcivlere yumurtadan çıktıktan sonra tüy altı sıcaklık, yön gösterme ve beslenme desteği sağlayarak ebeveyn bakımı yapar; kurbağalar ise genellikle yumurtalarını suya bırakır ve yavru iribaşlarla ilgilenmez.
  4. D Seçeneği: “Civciv ve iribaşın kalıtsal yapıları geliştiklerinde değişmez.”
    • Doğrudur. Hem tavuk civcivi hem de kurbağa iribaşı, gelişim boyunca hücre bölünmesi ve farklılaşma yaşasa da DNA dizileri ve genetik şifreleri sabit kalır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

7 Şekilde tek hücreli bir organizmanın üremesi gösterilmektedir.

Tek hücreli organizmanın üremesi

Buna göre aşağıdakilerden hangisi bu organizmanın eşeysiz olarak ürediğini kanıtlar?

  • Yavrunun döllenme sonucu oluşması
  • Ana hücrenin çeşitliliğe katkı sağlaması
  • Üremenin tek bir atadan meydana gelmesi
  • Yavrunun değişen ortam şartlarına uyum sağlaması

7. Sorunun Çözümü

Şekilde görülen organizma tomurcuklanma yoluyla üremektedir. Tomurcuklanma, bir ana hücreden küçük bir çıkıntı (tomurcuk) oluşması, bu çıkıntının büyüyüp olgunlaşması ve sonrasında ayrılarak yeni bir birey hâline gelmesiyle gerçekleşir. Bu süreçte yalnızca tek bir ata hücre rol oynar; başka bir bireyin katılımı veya döllenme söz konusu değildir. Bu nedenle organizmanın eşeysiz ürediği kanıtlanır.

  1. A Seçeneği: “Yavrunun döllenme sonucu oluşması” — Yanlıştır. Döllenme, farklı iki eşeyli hücrenin birleşmesini gerektirir; burada tomurcuklansın diye başka hücre gelmez.
  2. B Seçeneği: “Ana hücrenin çeşitliliğe katkı sağlaması” — Yanlıştır. Eşeysiz üremede genetik çeşitlilik çok sınırlıdır; tomurcuklanma tek tip genetik yapı aktarır.
  3. C Seçeneği: “Üremenin tek bir atadan meydana gelmesi” — Doğrudur. Burada yavru, ana hücrenin çıkıntısı olarak oluşur ve ayrıldığında bile genetik olarak ana hücreyle aynıdır; başka ata gerektirmez.
  4. D Seçeneği: “Yavrunun değişen ortam şartlarına uyum sağlaması” — Yanlıştır. Eşeysiz üreme adaptasyon kabiliyetini kanıtlamaz; uyum, genetik çeşitlilikle ilişkilidir.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

8 Çoğalma şekilleri

Aşağıdakilerden hangisi verilen bilgilere yönelik genel bir yargıyı ifade eder?

  • Balıklar ve memeliler doğurarak, sürüngenler yumurta ile çoğalır.
  • Balıklar ve kuşlar doğurarak, sürüngenler ve memeliler yumurta ile çoğalır.
  • Memeliler ve kuşlar doğurarak, sürüngenler ve balıklar yumurta ile çoğalır.
  • Memeliler doğurarak, sürüngenler ve kuşlar yumurta ile çoğalır.

8. Sorunun Çözümü

Tabloya baktığımızda;
Balina ve Yarasa “doğurarak” ürerken, bunlar memeli sınıfına aittir.
Penguen “yumurta ile” ürer ve kuş sınıfındadır.
Timsah da “yumurta ile” ürer ve sürüngen grubundadır.

Bu bilgilerden yola çıkarak şu genel yargıyı oluşturabiliriz: Memeliler doğurarak, sürüngenler ve kuşlar yumurta ile çoğalır. Çünkü örnek verdiğimiz her memeli canlı doğuma bağlı üreme gösterirken, hem sürüngenler hem de kuşlar yumurta bırakma yoluyla çoğalır.

  1. A Seçeneği: “Balıklar ve memeliler doğurarak, sürüngenler yumurta ile çoğalır.”
    • Yanlıştır. Balıkların çoğu yumurtlayarak çoğalır, doğurarak değil.
  2. B Seçeneği: “Balıklar ve kuşlar doğurarak, sürüngenler ve memeliler yumurta ile çoğalır.”
    • Yanlıştır. Kuşlar ve balıklar da yumurtlar; memeliler ise doğurur.
  3. C Seçeneği: “Memeliler ve kuşlar doğurarak, sürüngenler ve balıklar yumurta ile çoğalır.”
    • Yanlıştır. Kuşlar yumurtlar; memeliler doğurur.
  4. D Seçeneği: “Memeliler doğurarak, sürüngenler ve kuşlar yumurta ile çoğalır.”
    • Doğrudur. Verilen her örneğe uyacak şekilde memeliler doğurarak, hem sürüngenler hem de kuşlar yumurta ile çoğalır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

9 Bir mısır tohumunun çimlenme süreci gösterilmiştir.

Çimlenme süreci

Buna göre bu mısır tohumunda aşağıdaki olaylardan hangisi gerçekleşmez?

  • Mitoz bölünme
  • Besin üretimi
  • Oksijen tüketimi
  • Karbondioksit üretimi

9. Sorunun Çözümü

Çimlenme sürecinde mısır tohumu toprağa yerleştikten sonra önce su ve oksijen alarak kabuğunu yumuşatır, ardından embriyonik kök ve gövde tomurcuğu belirir. Bu süreç boyunca hücreler mitoz bölünmeyle hızla çoğalır; ayrıca enerji üretmek için oksijen tüketimi ve karbondioksit üretimi gerçekleşir. Fakat çimlenmenin ilk aşamalarında henüz tohumdan çıkan bitki organlarında klorofil oluşmadığı için fotosentez (besin üretimi) yapılamaz.

  1. A Seçeneği: “Mitoz bölünme”
    • Doğrudur. Hücre sayısının artması ve yeni dokuların oluşması için gerekli olan mitoz fazladır.
  2. B Seçeneği: “Besin üretimi”
    • Yanlıştır. Fotosentez yapabilmek için yaprak ve klorofil gereklidir; mısır tohumunun çimlenme başlarında bu yapı oluşmadığından besin üretimi olmaz.
  3. C Seçeneği: “Oksijen tüketimi”
    • Doğrudur. Solunum için oksijen kullanılarak enerji elde edilir; bu enerji hücre bölünmesi ve tomurcuk gelişimi için kullanılır.
  4. D Seçeneği: “Karbondioksit üretimi”
    • Doğrudur. Hücresel solunum sonucu karbondioksit açığa çıkar.

Özetle; çimlenme sürecinin başında mitoz, oksijen tüketimi ve karbondioksit üretimi gerçekleşirken, besin üretimi için gerekli fotosentetik yapı ve mekanizma henüz aktif değildir.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

10 Nesillerini devam ettirebilmek için bazı canlılar yavrularını yumurtlayarak dünyaya getirir. Aşağıdaki grafikte yumurta ile çoğalan dört canlının tek seferde ürettikleri yumurta sayıları verilmiştir.

Yumurta sayısı grafiği

Buna göre verilen canlılardan bazılarının fazla sayıda yumurta üretmelerinin nedeni hangi seçenekte doğru verilmiştir?

  • Vücut büyüklüklerinin daha az olması
  • Yavruların çok küçük yumurtadan çıkması
  • Yaşadıkları alanda yumurtaları korumanın zorluğu
  • Yavrularına bakmadıkları halde nesillerini sürdürme isteği

10. Sorunun Çözümü

Grafikte görüldüğü üzere Güvercin ve Penguen az sayıda, Deniz Kaplumbağası orta düzeyde, Alabalık ise çok sayıda yumurta üretmektedir. Canlılar arası bu farklılık, yumurtaların korunma ve bakım düzeyine bağlıdır. Yumurta sayısını artıran canlılar, genellikle ebeveyn bakımı yapmaz veya sınırlıdır; bu nedenle yumurtaların birçoğu predatörler tarafından tüketilebilir. Dolayısıyla çok sayıda yumurta bırakılması, türün devamı için bir korunma stratejisidir.

  1. A Seçeneği: “Vücut büyüklüklerinin daha az olması”
    • Yanlıştır. Alabalık vücut büyüklüğü kaplumbağa veya kuşa göre küçüktür ancak yumurta sayısı vücut büyüklüğüne değil, üreme stratejisine bağlıdır.
  2. B Seçeneği: “Yavruların çok küçük yumurtadan çıkması”
    • Yanlıştır. Yumurta boyutu ve civcivin veya yavrunun başlangıç boyu bazen küçük olabilir, ancak yumurta sayısını doğrudan belirlemez.
  3. C Seçeneği: “Yaşadıkları alanda yumurtaları korumanın zorluğu”
    • Bir derece doğru olmakla birlikte, metin bu seçenekteki gibi korumanın zorluğu değil, “bakım yapmama” stratejisine vurgu yapar; koruma isteği ve bakım ayrı kavramlardır.
  4. D Seçeneği: “Yavrularına bakmadıkları halde nesillerini sürdürme isteği”
    • Doğrudur. Alabalık ve deniz kaplumbağası gibi türler, yumurtalarına bakım yapmaz; buna karşın nesillerini sürdürmek için çok sayıda yumurta bırakırlar. Bu, r-stratejisi olarak da bilinen biyolojik bir yaklaşımdır.

Bu değerlendirmeler sonucunda, “Yavrularına bakmadıkları halde nesillerini sürdürme isteği” ifadesi, grafikle verilen yüksek yumurta sayısının en uygun açıklamasıdır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

11 Bir öğrenci aynı özelliklere sahip dört adet çim adam kullanarak bir etkinlik yapmış ve gözlem sonuçlarını aşağıdaki tabloya kaydetmiştir.

Çim adam deneyi

Tablodaki sonuçlardan hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılamaz?

  • Suyun çimlenmedeki etkisini belirlemek için 1 ve 2 numaralı çim adamlar gözlenmelidir.
  • Bağımsız değişkenin ışık olması için 1 ve 3 numaralı çim adamlar beraber gözlenmelidir.
  • 3 numaralı çim adam ışık alan bir ortama konulursa çimlenme gerçekleşmez.
  • 4 numaralı çim adam sıcaklığın 25°C olduğu ortama alınırsa çimlenme gerçekleşir.

11. Sorunun Çözümü

Öğrencinin tabloyu inceleyerek yaptığı gözlemler ışığında, her bir çim adamın tek bir değişken dışındaki tüm koşulları sabit tutularak farklılaştırıldığı görülür:

  • #1 ve #2: Su farkı
  • #1 ve #3: Işık farkı
  • #1 ve #4: Sıcaklık farkı

Böylece su, ışık ve sıcaklığın çimlenme üzerindeki etkisi ayrı ayrı incelenebilir. Şimdi seçenekleri bu mantıkla değerlendirelim:

  1. A Seçeneği: “Suyun çimlenmedeki etkisini belirlemek için 1 ve 2 numaralı çim adamlar gözlenmelidir.”
    • Doğrudur. #1’de su varken çimlenme görülmüş, #2’de su yokken çimlenme oluşmamıştır. Su faktörünün rolünü bu karşılaştırmayla çıkarabiliriz.
  2. B Seçeneği: “Bağımsız değişkenin ışık olması için 1 ve 3 numaralı çim adamlar beraber gözlenmelidir.”
    • Doğrudur. #1 ışıkta çimlenirken, #3 karanlıkta da aynı koşullarda (su, hava, 25 °C) çimlenmiştir. Işığın etkisi bu ikiliyle sınanır.
  3. C Seçeneği: “3 numaralı çim adam ışık alan bir ortama konulursa çimlenme gerçekleşmez.”
    • Yanlıştır. #3, ışık almadan çimlendiği için ışık gerekliliği yok denmiştir; ancak ışık verildiğinde çimlenmenin olmayacağını kesinlikle söyleyemeyiz. Bu koşul sınanmamıştır.
  4. D Seçeneği: “4 numaralı çim adam sıcaklığın 25 °C olduğu ortama alınırsa çimlenme gerçekleşir.”
    • Doğrudur. #4’te 0 °C’de çimlenme olmadığından, diğer tüm koşullar (#1 ile aynı) korunarak sıcaklık 25 °C’ye çıkarıldığında #1’deki gibi çimlenme beklentisi mantıklıdır.

Görüldüğü üzere A, B ve D seçenekleri tablo verileriyle desteklenebilirken, C seçeneği için gerekli deneysel veri eksiktir. Bu nedenle C şıkkından çıkarım yapılamaz.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

12 Çiçeklerdeki dişi organda bulunan yapılar aşağıdakilerden hangisinde verilmemiştir?

  • Yumurtalık
  • Dişicik borusu
  • Tohum taslağı
  • Başçık

12. Sorunun Çözümü

Bir çiçekte dişi üreme organı pistil olarak adlandırılır ve üç temel yapıdan oluşur: başçanak (stigma), dişicik borusu (style) ve yumurtalık (ovaryum). Yumurtalığın içinde ise tohum taslağı (ovule) bulunur. Bu yapılar birlikte çiçeğin dişi kısmının tohum oluşturmasını sağlar. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  1. A Seçeneği: Yumurtalık — Pistilin temel bileşenlerinden biridir; dişi organda kesinlikle bulunur.
  2. B Seçeneği: Dişicik borusuStyle; polen taneciklerinin başçıktan yumurtalığa doğru ilerlediği boru şeklindeki yapıdır ve dişicikte yer alır.
  3. C Seçeneği: Tohum taslağı — Yumurtalık içinde yer alan ve döllenme sonrası tohuma dönüşecek yapıdır; dişi organa aittir.
  4. D Seçeneği: Başçık — Bu terim genellikle erkek üreme organı olan stamen üzerindeki anter (polen kesesi) için kullanılır. Dolayısıyla dişi organda bulunmaz.

Özetle, dişi organda yumurtalık, dişicik borusu ve tohum taslağı mutlaka bulunurken, başçık (anter) erkek üreme organına (stamene) aittir. Bu nedenle dişi organda olmayan yapıyı gösteren doğru seçenek “D” şıkkıdır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

13 Aşağıdakilerden hangisi ekolojik dengeyi bozmaz?

  • İklimin değişmesi
  • Toprağın ekilmesi
  • Bilinçsiz avlanma
  • Yırtıcı kuş sayısının azalması

13. Sorunun Çözümü

Ekolojik denge, canlılar ile yaşadıkları ortam arasındaki karşılıklı etkileşim ve dengeyi ifade eder. Dengede olmayan bir unsur, tüm ekosistemde zincirleme etkiler yaratabilir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  1. A Seçeneği: İklimin değişmesiYanlıştır. İklim değişikliği, sıcaklık, yağış miktarı ve mevsimsel döngülerde köklü değişimler yaratarak hem bitki hem hayvan türlerinin yaşamını ciddi şekilde etkiler.
  2. B Seçeneği: Toprağın ekilmesiDoğrudur. İnsan tarımsal faaliyetleriyle toprağı işleyip ekim yapmak, doğru yöntem ve rotasyon kullanıldığında sürdürülebilir olarak ekosistemi koruyabilir. Bu işlem, ekolojik dengede yıkıcı değil, kontrollü bir girdi sağlar.
  3. C Seçeneği: Bilinçsiz avlanmaYanlıştır. Kontrolsüz avcılık, popülasyon dengesini bozar, türlerin sayısını azalttığı için yırtıcı–av ilişkisini ve tüm besin zincirini etkiler.
  4. D Seçeneği: Yırtıcı kuş sayısının azalmasıYanlıştır. Yırtıcı kuşlar, kemirgen ve zararlı böcek popülasyonunu düzenler; sayılarının düşmesi ekosistemde çoğalma ve yayılma sorunlarına yol açar.

Sonuç olarak, toprağın ekilmesi doğru tarım uygulamaları ve toprak koruma yöntemleriyle ekolojik dengeyi bozmadan ürün elde etmeyi mümkün kılar. Diğer tüm seçenekler ekosistemde olumsuz etkiler yaratır.

Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

14 Aşağıda verilen faktörlerden hangisi, besin zincirinin işleyişini olumlu etkiler?

  • Yağmurun yağması
  • Toprağın kirlenmesi
  • Çevreye sanayi tesislerinin kurulması
  • Doğal afetlerin oluşması

14. Sorunun Çözümü

Besin zinciri, ekosistemdeki canlı topluluklarının enerji akışını sağlayan; üretici, tüketici ve ayrıştırıcı basamaklardan oluşan karmaşık bir yapıdır. Zincirin sağlıklı işlemesi için en temel gereksinim, üretici organizmaların (örneğin yeşil bitkiler ve algler) yeterli su, besin ve güneş ışığına erişimidir. Su döngüsünün düzenli işlemesiyle toprak nemlenir, bitkiler fotosentez yapacak yüksek miktarda suya sahip olur ve böylece hem birinci düzey üretim artar hem de zincirin diğer basamaklarına sağlıklı bir enerji aktarımı gerçekleşir.

  1. A Seçeneği: Yağmurun yağması
    • Doğrudur. Düzenli yağış, topraktaki su miktarını artırarak bitkilerin büyümesini ve fotosentez hızını yükseltir.
    • Bitkilerde artan üretim, otçul canlı popülasyonunu ve dolayısıyla etçil canlıların besin kaynaklarını olumlu etkiler.
    • Bu sayede besin zincirinin tüm basamakları dengeli bir şekilde işleyebilir.
  2. B Seçeneği: Toprağın kirlenmesi
    • Yanlıştır. Kimyasal veya endüstriyel atıklarla kirlenen toprak, suya da karışarak bitki ve hayvan sağlığını bozar.
    • Üreticilerin azalması zincirin üst basamaklarını doğrudan etkiler ve enerji akışını kesintiye uğratır.
  3. C Seçeneği: Çevreye sanayi tesislerinin kurulması
    • Yanlıştır. Sanayi tesisleri çoğu zaman atık su, duman ve kimyasal sızıntılar yoluyla ekosisteme zarar verir.
    • Hava ve su kirliliği, hem bitki hem hayvan popülasyonlarını olumsuz etkileyerek besin zincirini bozar.
  4. D Seçeneği: Doğal afetlerin oluşması
    • Yanlıştır. Deprem, sel, yangın gibi afetler, ekosistemde ani ve yaygın bir tahribata yol açar.
    • Hem üreticileri hem de tüm tüketici katmanlarını olumsuz etkiler, dolayısıyla zincirin uzun süreli işleyişini sekteye uğratır.

Özetle, besin zincirinin enerji akışını sürdürülebilir kılabilmesi için başta üretici canlıların suya ve besin maddelerine erişimi kritik öneme sahiptir. Yağmurun düzenli yağması, ekosistemin en alt basamağı olan üreticileri destekleyerek zincirin tüm halkalarına olumlu katkıda bulunur. Diğer seçeneklerde belirtilen toprak ve su kirliliği, sanayi atıkları veya doğal afetler ise zincirin çeşitli basamaklarını tahrip ederek ekolojik dengeyi bozar.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

15 Aşağıdakilerden hangisi doğurarak ürer?

  • Yılan
  • Timsah
  • Kurbağa
  • Balina

15. Sorunun Çözümü

Canlıların üreme şekilleri, türlerin sınıflandırılmasında ve ekolojik adaptasyon mekanizmalarında önemli bir özelliktir. Genel olarak üç temel üreme biçimi vardır: yumurtlama (ovipar), yumurta içinde gelişerek doğurma (ovovivipar), ve canlı doğurma (vivipar). Mammalia sınıfına dahil memelilerde genellikle doğurarak üreme (vivipar) gözlenir; yavru anne rahminde gelişir ve plasenta aracılığıyla beslenir.

  1. A Seçeneği: Yılan — Çoğu yılan türü yumurta bırakır (ovipar), bazıları ise yumurta içinde gelişip canlı doğurur (ovovivipar), fakat doğurarak (vivipar) değildir.
  2. B Seçeneği: Timsah — Sürüngen grubuna giren timsahlar mutlaka yumurta ile ürerler; dişi bireyler yol kenarına yuva kazarak yumurtalarını buraya bırakır.
  3. C Seçeneği: Kurbağa — Amfibyen sınıfında yer alan kurbağalar hem sucul hem karasal yaşamın bir parçası olarak, dış döllenmeyle yumurta ile ürerler.
  4. D Seçeneği: Balina — Memeli sınıfına ait balinalar, canlı doğurma (vivipar) özelliği gösterir; yavru balina annenin rahminde gelişir ve doğumla dünyaya gelir.

Yukarıdaki açıklamalara göre, doğurarak üreme özelliği yalnızca memelilerde, dolayısıyla seçenekler arasında balinada görülür. Yılan ve sürüngenler yumurta bırakır veya ovovivipar olabilir, kurbağalar ise dış döllenme ile yumurta üretir. Bu nedenle, balina, tek başına canlı doğurma (vivipar) özelliğini barındıran doğru cevaptır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

16 Öğretmen üremeye ait kavramlardan bazılarının tanımını vermiştir.

• Erkek üreme hücresidir.
• Üreme hücrelerinin birleşmesi sonucu olur.
• Anne karnındaki canlıya 2. aydan başlayıp doğuma kadar geçen sürede verilen isimdir.

Hangi kavramın tanımı yukarıda verilmemiştir?

  • Zigot
  • Fetüs
  • Sperm
  • Yumurta

16. Sorunun Çözümü

Öğretmenin verdiği tanımlar şu şekildedir:

  • Erkek üreme hücresidir. → Bu tanım, sperm hücresi için geçerlidir.
  • Üreme hücrelerinin birleşmesi sonucu olur. → Bu tanım, döllenme sonucunda oluşan zigot kavramını ifade eder.
  • Anne karnındaki canlıya 2. aydan başlayıp doğuma kadar geçen sürede verilen isimdir. → Bu döneme fetüs denir.

Şıklara baktığımızda:

  1. A Seçeneği: Zigot — İkinci tanımla birebir eşleşir; gametlerin birleşmesi sonucu zigot oluşur.
  2. B Seçeneği: Fetüs — Üçüncü tanıma uygundur; embriyonun 2. aydan doğuma kadar aldığı addır.
  3. C Seçeneği: Sperm — Birinci tanıma uyar; erkek üreme hücresi spermdir.
  4. D Seçeneği: Yumurta — Tanımlarda “dişi üreme hücresi” ifadesi veya “yumurta” kelimesi geçmemiştir; bu kavram verilmemiştir.

Dolayısıyla yumurta kavramı yukarıdaki üç tanımın hiçbiriyle eşleşmediğinden, doğru cevap “D” şıkkıdır.

17 Bebeğin gelişim evrelerine ait bazı kavramlar aşağıdaki gibidir.
Sperm, yumurta, zigot, embriyo, fetüs, bebek

Verilen kavramları büyükten küçüğe doğru sıraladığınızda 3. sırada hangisi olur?

  • Zigot
  • Fetüs
  • Bebek
  • Embriyo

17. Sorunun Çözümü

Gelişim aşamalarını büyüklük ve olgunluk sırasına göre incelediğimizde, en büyükten en küçüğe doğru şu sıra oluşur:

  1. Bebek – Doğum sonrası, canlı olarak dünyaya gelen ve vücut yapısı en gelişmiş olan aşama.
  2. Fetüs – Anne karnında 2. aydan doğuma kadar geçen süreçteki canlı; organ sistemi büyük oranda tamamlanmıştır.
  3. Embriyo – Döllenmeden sonraki 2. haftadan 8. haftaya kadar geçen dönem; organ taslakları oluşmaya başlar.
  4. Zigot – Sperm ve yumurta hücrelerinin birleşmesiyle oluşan tek hücreli yapı.
  5. Yumurta – Dişi üreme hücresi; zigotun oluşması için spermle birleşir.
  6. Sperm – Erkek üreme hücresi; yumurtayı döllemek üzere en küçük boyutlu hücredir.

Bu sıralamaya göre 3. sırada yer alan aşama, embriyodur. Çünkü zigot tek hücreli başlangıç, embriyo ise birden fazla hücreden oluşarak organ taslaklarını geliştiren ara dönemdir; fetüs ve bebek aşamaları daha ileri gelişim ve büyük boyut gösterir.

  • A Seçeneği (Zigot) – Zigot, embriyodan önce gelir; daha küçük ve erken bir aşamadır.
  • B Seçeneği (Fetüs) – Fetüs, embriyodan sonra gelir; embriyonun kapanış aşamasıdır.
  • C Seçeneği (Bebek) – Bebek aşaması en son ve en büyük aşamadır.
  • D Seçeneği (Embriyo) – Doğru cevaptır; üçüncü sırada yer alır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

18 Zehra, annesi ile birlikte gittiği komşularında, annesinin bir çiçeği çok beğendiğini görmüştür. Annesi aynısını nasıl bulacağını sorduğunda ev sahibi çiçeğin bir dalını kopararak ıslak bir peçetenin arasına koyup evden ayrılırken onlara vermiştir. Annesi eve geldiğinde dal parçasını bir süre suda bekleterek köklendikten sonra saksıya dikmiştir.

Evlerindeki saksıda aynı çiçeğin yetiştiğini gören Zehra bu olayı hangi kavram ile açıklar?

  • Vejetatif üreme
  • Bölünerek üreme
  • Rejenerasyon ile üreme
  • Tomurcuklanarak üreme

18. Sorunun Çözümü

Zehra’nın annesinin beğendiği çiçeğin bir dalını kesip ıslak peçeteye sararak köklendirmesi, bitkilerin kendi vegetatif parçalarından yeni bireyler oluşturmasıdır. Bu yöntem vejetatif üreme (vejetatif çoğalma) olarak adlandırılır. Bitkinin dalları, yaprakları veya rizomları gibi kısımlarından alınan parçalar, uygun ortamda köklenerek ana bitkiyle aynı genetik yapıya sahip yeni bireyler oluşturur.

  1. A Seçeneği: Vejetatif üremeDoğru. Dal parçasının köklendirilip saksıda yeni birey oluşturması, vegetatif çoğalmadır.
  2. B Seçeneği: Bölünerek üreme — Yanlıştır. Bölünerek üreme, tek hücrelilerde hücrenin ikiye ayrılmasıyla gerçekleşir; bitkilerde geçerli değildir.
  3. C Seçeneği: Rejenerasyon ile üreme — Yanlıştır. Rejenerasyonda kaybolan veya kesilen doku yeniden oluşur; fakat yeni bitkinin kök oluşturup büyümesi vegetatif üremenin bir türüdür ve genellikle doku kültürü tanımıyla karıştırılmamalıdır.
  4. D Seçeneği: Tomurcuklanarak üreme — Yanlıştır. Tomurcuklanma, maya veya hidra gibi canlılarda küçük çıkıntılar oluşturarak yavru birey yaratır; bitkide bu terim kullanılmaz.

Özetle, annesinin evde dal parçasını suda bekleterek köklendirmesi, bitkinin vejetatif üreme parçalarından yeni birey elde etme yöntemidir.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

19 Bazı canlıların, yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliğe uğrayarak ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım adı verilir.

Başkalaşım döngüsü hangi hayvanda görülmez?

  • Arı
  • Kurbağa
  • İpek böceği
  • Toprak solucanı

19. Sorunun Çözümü

Başkalaşım (metamorfoz), canlıların yumurtadan çıktıktan sonra larva, pupa gibi farklı yaşam evrelerinden geçerek erişkin forma ulaşmasıdır. Bu süreçte yapısal ve beslenme alışkanlıkları tamamen değişir. İncelenen seçeneklerdeki canlılara göz atalım:

  1. A Seçeneği: Arı — Arı, yumurtadan çıktıktan sonra önce larva, ardından pupa evresine geçer ve son olarak işçi veya eşek arı olarak gelişir. Net bir başkalaşım gösterir.
  2. B Seçeneği: Kurbağa — Kurbağa, yumurtadan çıkan iribaş formunda yaşar, ardından bacakları gelişir ve erişkin kurbağa haline dönüşür. Başkalaşım açıkça görülür.
  3. C Seçeneği: İpek böceği — İpek böceği (koza kurdu), tırtıl evresinden pupa ve sonra ergin kelebek formuna geçer; başkalaşım tipiktir.
  4. D Seçeneği: Toprak solucanı — Toprak solucanı, yumurtadan çıktıktan sonra erişkin yapısını büyük ölçüde korur; larva ya da pupa evresi yaşanmaz. Doğrudan küçük bir erişkin olarak gelişir.

Yukarıdaki açıklamalara göre, başkalaşım döngüsü arı, kurbağa ve ipek böceği örneklerinde görülür; ancak toprak solucanı doğrudan erişkin formuna benzer yapıda büyür. Bu nedenle, başkalaşım döngüsünün görülmediği canlı toprak solucanıdır.

Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

20 Bir bitkinin çimlenmesi sırasında,

1. Hava
2. Su
3. Toprak
4. Işık

faktörlerinden hangileri kesinlikle gereklidir?

  • 1 ve 2
  • 2 ve 4
  • 1, 2 ve 3
  • 2, 3 ve 4

20. Sorunun Çözümü

Çimlenme, bir tohumun içindeki embriyonun aktif büyüme sürecine geçmesiyle başlar. Bu aşamada tohumun metabolik faaliyetlerini sürdürebilmesi için su ve hava (oksijen) kesinlikle gereklidir:

  • Su: Tohum kabuğunu yumuşatarak embriyonun su almasını sağlar; bu imbibisyon aşaması, enzimlerin aktifleşmesi ve hücre bölünmesi için zorunludur.
  • Hava (Oksijen): Hücresel solunumla ATP üretimini mümkün kılar; enerji olmadan mitoz ve büyüme gerçekleşemez.

Toprak yalnızca destek ve besin kaynağı sunar; filtresiz kağıt, pamuk veya petri kabında çimlenme gözlenebilir. Işık ise bazı tohum türlerinde çimlenme başlatıcı olabilir, fakat pek çok tohum karanlıkta da çimlenir; ışık gerekliliği türden türe değişir, ancak su ve oksijen çimlenmenin temel şartlarıdır.

  1. A Seçeneği (1 ve 2): Doğru. Hava ve su, her tohumun çimlenebilmesi için vazgeçilmezdir.
  2. B Seçeneği (2 ve 4): Yanlış. Su gerekir ama ışık her tür için zorunlu değildir.
  3. C Seçeneği (1, 2 ve 3): Yanlış. Toprak gerekli değildir; tohum pek çok farklı ortamda çimlenebilir.
  4. D Seçeneği (2, 3 ve 4): Yanlış. Toprak ve ışık zorunlu değildir; yalnızca su ve hava tüm tohumlar için ortaktır.

Özetle, çimlenmenin başlangıcında su ve oksijen koşulları sağlanmadan embriyonun metabolizması başlayamaz. Bu nedenle sadece 1 ve 2 numaralı faktörler tüm tohumlar için kesinlikle gereklidir.

Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz