7. Sınıf Fen Bilimleri Saf Madde ve Karışım 1. Test

1 K, L ve M atomlarında bulunan parçacık sayıları aşağıdaki grafikte gösterilmiştir.

Soru 1 Görseli

Buna göre,

1. K, L ve M atomlarının nötron sayıları birbirine eşittir.
2. Katmanlarında en fazla parçacık taşıyan L atomudur.
3. K ve M atomlarının çekirdeklerinde bulunan parçacık sayıları birbirine eşittir.

ifadelerinden hangileri doğrudur ?

  • Yalnız 1
  • 1 ve 2
  • 2 ve 3
  • 1, 2 ve 3

1. Sorunun Çözümü

Değerli öğrenciler, önce grafikte kullanılan renklerin hangi parçacıkları gösterdiğine bakıyoruz:

  • Yellow (pozitif yüklü parçacıklar): Proton sayısını
  • Gray (negatif yüklü parçacıklar): Elektron sayısını
  • Pink (nötr parçacıklar): Nötron sayısını
Bu bilgiden hareketle her bir önermeyi adım adım inceleyelim.

  • 1. İfade: “K, L ve M atomlarının nötron sayıları birbirine eşittir.”
    → Grafikte Pink segmentlerinin yüksekliklerine bakıldığında farklı olduğunu görüyoruz. Nötron sayıları eşit değildir. Bu nedenle 1. ifade yanlıştır.
  • 2. İfade: “Katmanlarında en fazla parçacık taşıyan L atomudur.”
    Katmanlar yalnızca elektronları içermektedir. Grafikteki Gray çubuklardan L atomunun en yüksek değere sahip olduğu açıkça görülür. Bu nedenle 2. ifade doğrudur.
  • 3. İfade: “K ve M atomlarının çekirdeklerinde bulunan parçacık sayıları birbirine eşittir.”
    Çekirdek = Proton + Nötron. K ve M için bu toplamlar grafikte aynı yükseklikteki Yellow + Pink segmentleriyle gösterilmiştir. Bu nedenle 3. ifade de doğrudur.

Yukarıdaki analiz sonucunda sadece 2 ve 3 numaralı önermeler doğru olduğundan, doğru cevap “C” şıkkıdır.

2 Öğretmen atom ve yapısında bulunan parçacıklarla ilgili sunum yaparken aşağıdaki görselleri kullanıyor.

Soru 2 Görseli

Sadece bu görsellerden yola çıkarak,

1. Atomun kütlesinin büyük bir kısmı çekirdekte toplanmıştır.
2. Elektronlar katmanlarda bulunur ve çok hızlı hareket ederler.
3. Atom, çekirdek ve yörüngeler olmak üzere iki temel kısımdan oluşmuştur.

çıkarımlarından hangileri yapılabilir ?

  • Yalnız 1
  • Yalnız 2
  • 1 ve 3
  • 1, 2 ve 3

2. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, öncelikle öğretmenin kullandığı üç görseli dikkatle inceleyelim:

  • Birinci görsel: Çekirdek ve yörüngelerde dolaşan elektronlar yer alıyor. Burada çekirdekteki proton ve nötronlar bir arada, elektronlar ise çevresinde konumlanmış.
  • İkinci görsel: Bir terazide tek bir elektron (mavi) ile tek bir proton (sarı) karşılaştırılmış; kütle farkı çok az görünse de burada elektronun kütlesinin protona göre çok küçük olduğu vurgulanıyor.
  • Üçüncü görsel: Terazide bir avuç kadar proton–nötron topluluğu sarı parçacıkla kıyaslanıyor; çekirdeğin toplam kütlesi elektron kütlesine kıyasla çok daha büyük.

  • 1. İfade: “Atomun kütlesinin büyük bir kısmı çekirdekte toplanmıştır.”
    → Birinci ve üçüncü görsellerde çekirdeğin toplu kütlesinin elektron kütlesine ağır bastığı görülmektedir. Bu nedenle 1. ifade doğrudur.
  • 2. İfade: “Elektronlar katmanlarda bulunur ve çok hızlı hareket ederler.”
    → Görsellerde elektronların yörüngelerde yer aldığı gösterilse de hızlarına dair herhangi bir bilgi veya simge yoktur. Bu nedenle 2. ifade çıkarılamaz, yanlıştır.
  • 3. İfade: “Atom, çekirdek ve yörüngeler olmak üzere iki temel kısımdan oluşmuştur.”
    → Birinci görselde açıkça çekirdek ve çevresindeki yörüngelerden bahsedilmiştir; atomun temel yapısı bu iki bölümden oluşur. Bu nedenle 3. ifade doğrudur.

Yukarıdaki değerlendirmelere göre yalnızca 1 ve 3 numaralı çıkarımlar geçerlidir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

3 Atomun yapısında bulunan parçacıklarla ilgili bir grafik verilmiştir.

Soru 3 Görseli

Verilen grafiğe göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur ?

  • Pozitif ve negatif yüklü parçacık sayıları eşittir
  • Pozitif ve yüksüz parçacık sayıları toplamı 8’dir
  • Negatif ve yüksüz parçacık sayıları toplamı 4’tür.
  • Atomun yapısında en fazla nötron parçacığı bulunur.

3. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, grafikte yatay eksende parçacığın bulunduğu yer (“Çekirdek” ve “Katman”), dikey eksende ise o bölgedeki toplam parçacık sayısı verilmiştir. “Çekirdek” kısmındaki bar yüksekliği 8 birim, “Katman” kısmındaki bar ise 4 birimdir. Atomda pozitif ve nötr parçacıklar çekirdekte, negatif parçacıklar katmanda bulunduğuna göre, bu sayıları yorumlayarak seçenekleri tek tek inceleyelim.

  • A şıkkı: “Pozitif ve negatif yüklü parçacık sayıları eşittir.”
    → Negatif parçacık sayısını (katmandaki toplam = 4) biliyoruz, ancak pozitif parçacık sayısını tek başına göremeyiz. Çekirdekteki toplam 8 parçacık, proton + nötron olabilir; proton sayısını kesin bilmeden bu ifade çıkarılamaz. Yanlıştır.
  • B şıkkı: “Pozitif ve yüksüz parçacık sayıları toplamı 8’dir.”
    → Çekirdek içindeki tüm parçacıklar pozitif veya yüksüzdür. Grafikte bu toplam doğrudan 8 olarak gösterilmiştir. Doğrudur.
  • C şıkkı: “Negatif ve yüksüz parçacık sayıları toplamı 4’tür.”
    → Negatif parçacık sayısı 4, fakat yüksüz parçacık sayısını (nötron sayısını) grafik tek başına vermez. Toplam 4 olacağını söyleyemeyiz. Yanlıştır.
  • D şıkkı: “Atomun yapısında en fazla nötron parçacığı bulunur.”
    → Nötron sayısını kesin olarak bilemediğimiz için bu karşılaştırmayı yapamayız. Yanlıştır.

Tüm değerlendirmeler sonunda yalnızca B şıkkı kesin olarak çıkarılabilir. Doğru cevap “B” şıkkıdır.

4 Yapılan bir etkinlikte değişik renk ve büyüklükteki boncuklar kullanılarak oluşturulan molekül modelleri ve formülleri verilmiştir.

Soru 4 Görseli

Verilenlere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz ?

  • Bileşikler, onları oluşturan elementlerin özelliklerini taşır.
  • Boncuklar maddelerin atomlarını temsil etmektedir.
  • Molekül yapıda olan elementler formülle gösterilir.
  • Formüller moleküldeki atom sayısını ve çeşidini gösterir.

4. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, boncuklarla oluşturulan molekül modelleri ve yanlarındaki formüller bize birçok bilgi sunar. Renk ve büyüklük farklılıkları her bir boncuğun farklı bir element atomunu temsil ettiğini, formüller ise moleküldeki atom sayılarını ve çeşitlerini gösterdiğini açıkça ifade eder. Şimdi verilen seçenekleri bu verilere dayanarak tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı: “Bileşikler, onları oluşturan elementlerin özelliklerini taşır.”
    → Molekül modellerinde H2O, CO2 ve HCl gibi bileşiklerin tamamı farklı türetilmiş özelliktedir. Örneğin su (H2O), ne hidrojenin yanıcılığını ne de oksijenin yanıcılığını birebir gösterir; bileşiğin kendine özgü fiziksel ve kimyasal özellikleri vardır. Bu nedenle A ifadesi kesinlikle çıkarılamaz.
  • B şıkkı: “Boncuklar maddelerin atomlarını temsil etmektedir.”
    → Modellerde her bir boncuk farklı renk ve boyutta sunulmuş; her biri bir element atomunu simgeliyor. Formüllerde de H, O, C, Cl sembolleriyle birebir eşleştirme yapıldığı için B ifadesi doğrudur.
  • C şıkkı: “Molekül yapıda olan elementler formülle gösterilir.”
    → Grafikteki H2 örneğinde olduğu gibi, elementlerin molekül oluşturduklarında H2, O2 vb. formüllerle gösterildiklerini görüyoruz. Dolayısıyla C ifadesi de doğrudur.
  • D şıkkı: “Formüller moleküldeki atom sayısını ve çeşidini gösterir.”
    → Tüm modellerin yanında yazılı H2O, CO2, HCl, H2 formülleri; hem atom türünü (H, O, C, Cl) hem de sayılarını (₂, ₂, 1 vb.) net biçimde ifade etmektedir. Bu nedenle D ifadesi de doğrudur.

Yapılan değerlendirme sonucunda yalnızca A şıkkındaki önerme görsellerden çıkarılamaz. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

5 • Atom modeli üzümlü keke benzetilir.
• Atomun pozitif yüklü bir küre ve negatif yüklerin bu küre içerisinde homojen olarak dağıldığını öne sürmüştür.
• Atomdan daha küçük taneler olduğunu öne sürmüştür.

Atom ve atomun yapısı ile ilgili çalışmalar yapan bir bilim insanı yukarıdaki bilgileri öne sürmüştür.

Buna göre bu bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir ?

  • Einstein
  • Dalton
  • Thomson
  • Rutherford

5. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, önce verilen ipuçlarını adım adım inceleyelim:

  • Üzümlü kek benzetmesi: Atomun içindeki negatif parçacıkların serbestçe dağıldığı homojen bir pozitif ortam düşüncesi.
  • Pozitif yüklü küre içerisinde homojen negatif yük dağılımı: Elektronların bu kürede gömülü olarak yer aldığı fikri.
  • Atomdan daha küçük taneler: Atomun bölünemez olmadığı, içinde daha küçük tanecikler (elektronlar) bulunduğu savı.
Bu üç özellik birlikte J. J. Thomson’un önerdiği “üzümlü kek” (plum pudding) modeline aittir. Şimdi seçenekleri tek tek gözden geçirelim:

  • A şıkkı – Einstein: Einstein atom teorisiyle ilgili fotoelektrik etki ve Brown hareketi gibi önemli çalışmalar yaptı; ancak atomun yapısal modeli üzerinde “üzümlü kek” benzetmesi yapmadı. Yanlıştır.
  • B şıkkı – Dalton: Dalton atomun bölünemez, içi boş olmayan küçük küreler olduğunu savundu; elektron veya alt parçacıklardan bahsetmedi. Yanlıştır.
  • C şıkkı – Thomson: Thomson, 1897’de elektronu keşfettikten sonra atomu pozitif yüklü bir küre olarak düşünmüş ve elektronları bu küreye gömülü “üzümlü kek” modeliyle açıklamıştır. Doğrudur.
  • D şıkkı – Rutherford: Rutherford, altın yaprak deneyiyle atomun çoğunluğunun boşluk ve çok küçük, yoğun bir çekirdeğe sahip olduğunu gösterdi; bu “nükleer model” plumpudding modeliyle uyumlu değildir. Yanlıştır.

Yukarıdaki açıklamalardan hareketle, atom modelini üzümlü keke benzeten ve pozitif küre içinde homojen dağılan negatif yükleri öne süren bilim insanı Thomson olduğundan, doğru cevap “C” şıkkıdır.

6 Aşağıda bazı çözeltilerin fiziksel hallerine göre sınıflandırılması verilmiştir.

Soru 6 Görseli

Buna göre çözeltiler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez ?

  • Her tarafında aynı özelliği gösteren homojen bir yapıya sahiptir.
  • Çözücü ve çözünen olmak üzere iki maddeden oluşur.
  • Fiziksel hallerine göre katı, sıvı ve gaz hallerde bulunur.
  • Maddelerin tanecik yapıları değiştikçe çözünme oranı değişir.

6. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, verilen tabloda farklı çözelti örneklerinin çözelti fiziksel hali (katı, sıvı, gaz), çözücü ve çözünen maddelerin hâlleri ile örnek çözeltiler gösterilmiştir. Tabloyu dikkatle inceledikten sonra her bir önermeyi değerlendiriyoruz.

  • A şıkkı: “Her tarafında aynı özelliği gösteren homojen bir yapıya sahiptir.”
    → Çözeltilerin tanımında “homojen karışım” olması esastır; tüm hacmi boyunca bileşenler eşit dağılır. Doğrudur.
  • B şıkkı: “Çözücü ve çözünen olmak üzere iki maddeden oluşur.”
    → Tabloda da her örnekte yalnızca bir çözücü ve bir çözünen var. Doğrudur.
  • C şıkkı: “Fiziksel hallerine göre katı, sıvı ve gaz hallerde bulunur.”
    → Tablo katı, sıvı ve gaz fazlarında çözeltiler örnekleri listeliyor (örneğin “LPG” gaz çözeltisi). Doğrudur.
  • D şıkkı: “Maddelerin tanecik yapıları değiştikçe çözünme oranı değişir.”
    → Tablo yalnızca çözelti türlerini sınıflandırır; tanecik yapısı veya moleküler yapı değişiminin çözünebilirlik miktarına etkisi hakkında hiçbir bilgi vermez. Bu nedenle D ifadesi çıkarılamaz.

Sonuç olarak, yalnızca D numaralı önerme verilen sınıflandırmadan çıkarılamaz. Doğru cevap “D” şıkkıdır.

7 Isıya dayanıklı renkli cam imalatında, seramiklerde ve roket yakıtında kullanılan element hangisidir?

  • Fe
  • B
  • Au
  • N

7. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, soruda “ısıya dayanıklı renkli cam imalatında, seramiklerde ve roket yakıtında” kullanılan element soruluyor. Bu alanlarda yaygın olarak bor elementinin rol oynadığı bilinmektedir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı – Fe (Demir): Demir alaşımlarda, çelik üretiminde kullanılır; cam ve seramik imalatı ile roket yakıtı bileşiminde yer almaz. Yanlıştır.
  • B şıkkı – B (Bor): Bor bileşikleri, özellikle borosilikat cam (ısıya dayanıklı cam) üretiminde kullanılır. Ayrıca bazı teknik seramikler ve borhidrit bazlı roket yakıtları içinde bor atomları görev yapar. Doğrudur.
  • C şıkkı – Au (Altın): Altın, elektronik ve kuyumculukta tercih edilir; cam, seramik veya roket yakıt formülasyonlarında kullanılmaz. Yanlıştır.
  • D şıkkı – N (Azot): Azot gazı roket itkisinde genellikle itici gaz olarak değil, inert atmosfer sağlamakta kullanılır; cam ve seramik imalatında doğrudan yapı bileşeni değildir. Yanlıştır.

Tüm değerlendirmelerimiz sonucunda, cam ve seramik üretimi ile roket yakıtı karışımlarında bor elementi (B) kullanıldığı kesin olarak görülmektedir. Doğru cevap “B” şıkkıdır.

8 1. Çekirdek yükü – Nötron
2. Nötron – Elektron
3. Proton – Elektron
4. Proton – İyon yükü

Yukarıdaki taneciklerden hangisi atom çekirdeğinde bulunur ?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

8. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, atomun yapısına baktığımızda çekirdek içerisinde yalnızca proton ve nötron parçacıklarının bulunduğunu; elektronların ise çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde dolaştığını biliyoruz. Bu temel bilgiden hareketle seçeneklerdeki ifadeleri tek tek değerlendirelim.

  • A şıkkı – “1”: Çekirdek yükü – Nötron
    Burada “Nötron” çekirdeğin nötr (yüksüz) parçacığıdır ve doğrudan çekirdekte yer alır. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.
  • B şıkkı – “2”: Nötron – Elektron
    “Elektron” çekirdekte değil, çekirdek etrafındaki katmanlarda bulunur. Bu ifade, soruda istenen “çekirdekte bulunan” parçacığı kapsamaz. Yanlıştır.
  • C şıkkı – “3”: Proton – Elektron
    “Proton” doğruysa da bu seçenek aynı zamanda “Elektron”u içerdiği için tamamen çekirdekte yer alan iki parçacığı ifade etmez. Yanlıştır.
  • D şıkkı – “4”: Proton – İyon yükü
    “İyon yükü” atomdan iyon oluşumunu anlatan genel bir kavramdır, çekirdekte doğrudan bir parçacık adı olarak kullanılmaz. Ayrıca burada “nötron” da yer almadığı için çekirdek içeriğini doğru vermez. Yanlıştır.

Özetle, atom çekirdeğinde yer alan tek “nötr” parçacık nötron olduğundan, yalnızca A şıkkındaki “1” ifadesi doğru bir çıkarım sunar. Doğru cevap “A” şıkkıdır.

9 Magnezyum elementinin simgesi aşağıdakilerden hangisidir?

  • Mg
  • Na
  • Cl
  • Ca

9. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, periyodik tabloda her elementin kendine özgü bir simgesi vardır. Bu simgeler genellikle elementin Latince veya İngilizce adının ilk harflerinden veya harf kombinasyonlarından oluşur. Magnezyum elementi de tabloda “Mg” simgesiyle gösterilir. Şimdi seçeneklere tek tek bakalım:

  • A şıkkı – Mg: “Mg” simgesi magnezyumun Uluslararası Birleşik ve Uygulamalı Kimya Birliği (IUPAC) tarafından kabul edilmiş kısaltmasıdır. Hem Latince “Magnesium” hem de İngilizce “Magnesium” sözcüğünün baş harflerinden ve ikinci harfinden oluşur. Doğru cevaptır.
  • B şıkkı – Na: “Na” simgesi sodyumu temsil eder; Latince adı “Natrium”dan gelmektedir. Bu nedenle magnezyum ile ilgisi yoktur. Yanlıştır.
  • C şıkkı – Cl: “Cl” simgesi klor elementine aittir. Klor gaz formunda solunum ve temizlik ürünlerinde kullanılır, magnezyumla karıştırılmamalıdır. Yanlıştır.
  • D şıkkı – Ca: “Ca” simgesi ise kalsiyum elementine aittir. Süt ve kemik yapısında önemli rol oynayan kalsiyum, magnezyumdan farklı bir elementtir. Yanlıştır.

Bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere, magnezyumun doğru simgesi “Mg” olduğundan doğru cevap “A” şıkkıdır. Element simgelerini öğrenmek, kimyasal formülleri ve bileşikleri doğru okuyabilmek için çok önemlidir.

10 Aşağıdakilerden hangisi katı halde bulunan çözelti örneğidir?

  • Lehim
  • Gümüş
  • Deniz suyu
  • Çinko

10. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, çözelti kavramı sadece sıvı hâlde karşımıza çıkmaz; katı hâlde de homojen karışımlar (alaşımlar) oluşturulabilir. Bir çözeltide çözücü ve çözünen maddeler birbirine eşit olarak dağılır ve tek bir faz oluşturur. Şimdi verilen seçenekleri bu kriterlere göre inceleyelim:

  • A şıkkı – Lehim: Lehim, genellikle kalay (Sn) ve kurşun (Pb) gibi iki metali birleştirerek elde edilen alaşımdır. Bu alaşımda iki metalin atomları katı hâlde homojen bir karışım oluşturur; yani katı hâlde bir çözelti örneğidir. Doğrudur.
  • B şıkkı – Gümüş: Gümüş saf bir elementtir ve kristal yapıda tek tip atoma sahiptir. Homojen karışım değil, saf madde olduğu için katı hâlde çözelti sayılmaz. Yanlıştır.
  • C şıkkı – Deniz suyu: Deniz suyu; tuz ve minerallerin suda çözünmesiyle oluşan sıvı hâlde bir çözelti örneğidir. Soruda “katı hâlde” olduğu vurgulandığından deniz suyu doğru seçenek olamaz. Yanlıştır.
  • D şıkkı – Çinko: Çinko saf metal formundadır ve saf madde kategorisinde yer alır. İçinde başka atom barındırmadığı için homojen katı çözeltisi değildir. Yanlıştır.

Özetle, yalnızca lehim iki farklı metal atomunun katı hâlde homojen karışımını oluşturduğu için katı çözelti örneği olarak tanımlanabilir. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

11 Demir tozu – tuz karışımını hangi yöntem ile birbirinden ayrıştırırız?

  • Buharlaştırma ile ayırma
  • Damıtma ile ayırma
  • Tanecik boyutu farkı ile ayırma
  • Çözünürlük farkı ile ayırma

11. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, demir tozu ile tuz karışımı gibi iki farklı maddeyi ayırırken hangi özelliğe dayanacağımızı belirlemeliyiz. Bu karışımdaki maddeleri ayırmak için şu yöntemleri inceleyelim:

  • A şıkkı – Buharlaştırma ile ayırma:
    Buharlaştırma yöntemi, sıvı fazdaki çözünen maddenin buharlaştırılmasıyla geride katı madde bırakmayı amaçlar. Ancak demir tozu–tuz karışımında sıvı faz yoktur; her iki madde de katı formdadır. Bu nedenle bu yöntem uygulanamaz.
  • B şıkkı – Damıtma ile ayırma:
    Damıtma, iki sıvı veya sıvı-katı karışımından farklı kaynama noktalarına dayanarak ayrım yapar. Burada da katı–katı karışımı söz konusu olduğu için damıtma geçerli değildir. Yanlıştır.
  • C şıkkı – Tanecik boyutu farkı ile ayırma:
    Tanecik boyutu yönteminde eleme veya havalandırma gibi fiziksel ayırma uygulanır. Ancak demir tozu ve tuz kristallerinin boyut farkı belirgin değildir ve manyetik özellik de göz önüne alınmaz. Bu yöntem pratik değildir ve soruda manyetizma belirtilmemiştir.
  • D şıkkı – Çözünürlük farkı ile ayırma:
    Tuz suda çözünürken, demir tozu suda çözünmez. Karışımı suya ekleyip karıştırdığımızda tuz çözünerek suya geçer; demir tozu dibe çöker. Daha sonra süzme veya dekantasyon ile demir tozunu ayırdıktan sonra suyu buharlaştırarak tuzu geri elde edebiliriz. Bu nedenle en uygun yöntem “çözünürlük farkı ile ayırma”dır.

Yapılan değerlendirme sonucunda, demir tozu ve tuzun ayrılmasında çözünürlük farkı temel alınır. Doğru cevap “D” şıkkıdır.

12 Aşağıdakilerden hangisi geri dönüştürülmeyen atıktır?

  • Kağıt
  • Meyve sebze
  • Plastik
  • Cam

12. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, “geri dönüşüm” terimi genellikle kağıt, plastik, cam gibi atıkların sanayiye yeniden hammadde olarak kazandırılması şeklinde uygulanır. Organik atıklar (meyve-sebze artıklari) ise kompostlama gibi biyolojik yöntemlerle doğaya geri kazandırılır, ancak geleneksel anlamda geri dönüşüm sürecine tabi tutulmaz. Bu temel bilgiye dayanarak seçenekleri değerlendirelim.

  • A şıkkı – Kağıt: Kağıt, toplandıktan sonra yıkanır, liflerine ayrıştırılır ve tekrar kağıt ürünlerine dönüştürülür. Geri dönüştürülebilir.
  • B şıkkı – Meyve sebze: Organik atıklar kompost veya biyogaz tesislerinde işlenir; ancak plastik, metal, cam gibi ürünlere dönüştürülmez. Geleneksel geri dönüşüm akışında yer almaz. Geri dönüştürülmeyen atıktır.
  • C şıkkı – Plastik: Plastik türüne göre ayrıştırıldıktan sonra granül hâline getirilerek yeniden plastik ürün yapımında kullanılır. Geri dönüştürülebilir.
  • D şıkkı – Cam: Cam kırıkları eritilerek yeniden cam şişe ve ambalaj yapımında kullanılır. Geri dönüştürülebilir.

Bu bilgiler ışığında, geleneksel geri dönüşüm tesislerinde işlem görmeyen tek atık türü meyve-sebze artıklarındır. Dolayısıyla doğru cevap “B” şıkkıdır.

13 Aşağıdakilerden hangisi şekerli su karışımı ile aynı tür karışımdır?

  • Hava
  • Çorba
  • Su
  • Kolonya

13. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, “şekerli su” bir homojen karışım, yani çözelti örneğidir. Homojen karışımlarda çözücü ve çözünen maddeler tüm hacimde eşit dağılır, tek bir faz oluşturur. Şimdi seçenekleri bu açıdan değerlendirelim:

  • A şıkkı – Hava:
    Hava, temel olarak azot, oksijen ve diğer gazlardan oluşan gaz-gaz homojen karışımıdır. Tıpkı şekerin suda homojen dağılması gibi, farklı gaz molekülleri de havada eşit olarak dağılmıştır. Bu nedenle hava bir çözelti (homojen karışım) örneğidir. Doğrudur.
  • B şıkkı – Çorba:
    Çorba içinde et parçaları, sebzeler, makarna gibi katı parçacıklar görünür ve sıvı ile tam karışmadan, farklı fazlar oluşturur. Bu bir heterojen karışımtır. Yanlıştır.
  • C şıkkı – Su:
    Su saf bir madde olup, sadece H₂O moleküllerinden oluşur. Karışım değil, saf maddedir. Yanlıştır.
  • D şıkkı – Kolonya:
    Kolonya; etil alkol ile suyun homojen olarak karıştığı bir sıvı çözelti örneğidir. Teknik olarak çözelti sınıfına girer, ancak şıklarda yalnızca “hava” hem yaygın olarak “çözelti” terimiyle anılır hem de saf gaz fazındaki homojen karışımdır. Bu soru bağlamında doğru cevap “Hava”dır.

Sonuç olarak, şekerli su gibi hem farklı bileşenleri barındırıp hem de tek faz oluşturan homojen karışım (çözelti) örneği olarak hava (gaz karışımı) doğrudan mukayese edilebilir. Doğru cevap “A” şıkkıdır.

14 1. Formüllerle gösterilir.
2. Kendisini oluşturan maddeler özelliklerini kaybetmezler.
3. En az iki farklı maddenin bir araya gelmesiyle oluşur.

Yukarıdakilerden hangisi ve ya hangileri karışım ve bileşiklerin ortak özelliklerindendir?

  • I
  • I – II
  • III
  • I – II – III

14. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, öncelikle “karışım” ve “bileşik” kavramlarını hatırlayalım:

  • Karışım: İki veya daha fazla maddenin fiziksel olarak bir araya gelmesiyle oluşur; bileşenler kimyasal özelliklerini korur.
  • Bileşik: İki veya daha fazla atomun kimyasal bağlarla birleşmesiyle meydana gelir; yeni bir madde oluşur ve özellikler değişir.

  • I. “Formüllerle gösterilir.”
    Bileşikler gerçekten H₂O, CO₂ gibi formüllerle ifade edilir. Ancak karışımlar genellikle “tuzlu su” veya “hava” gibi isimlerle anılır; formülle gösterme kuralı yoktur. Bu özellik ortak değildir.
  • II. “Kendisini oluşturan maddeler özelliklerini kaybetmezler.”
    → Karışımlarda maddeler özgün özelliklerini korur (örneğin tuzlu su hâlâ tuzun tat özelliklerini taşır). Fakat bileşiklerde atomlar yeni bileşiğin özelliklerini gösterir; bileşen özellikleri kaybolur. Bu özellik de yalnızca karışıma özgüdür.
  • III. “En az iki farklı maddenin bir araya gelmesiyle oluşur.”
    → Hem karışımın hem de bileşiğin oluşabilmesi için mutlaka en az iki farklı madde veya atom türü bir araya gelmelidir. Karışım örneği: şeker + su; bileşik örneği: hidrojen + oksijen → su. Bu özellik her ikisi için de doğrudur.

Yukarıdaki açıklamalara göre yalnızca III. özellik, yani “En az iki farklı maddenin bir araya gelmesiyle oluşur,” hem karışım hem de bileşik için geçerlidir. Doğru cevap “C” şıkkıdır.

15 1. Küp şekeri toz hale getirmeliyiz.
2. Şekeri suya attıktan sonra ısıtmalıyız.
3. Şekeri suya atarak karıştırmalıyız.

Şekerin sudaki çözünme hızını arttırmak için yukarıdakilerden hangisi ve ya hangilerini yapmalıyız?

  • I
  • I – II
  • II – III
  • I – II – III

15. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bir maddenin suda çözünme hızını artırmak için üç temel faktörü göz önünde bulundururuz: yüzey alanı, sıcaklık ve karıştırma. Şimdi verilen önermeleri bu bakış açısıyla değerlendirelim:

  • I. “Küp şekeri toz hale getirmeliyiz.”
    → Şekeri toz haline getirmek yüzey alanını artırır. Yüzeyi büyüyen parçacıklar, su molekülleriyle daha fazla temas eder ve çözünme hızı yükselir. Doğru.
  • II. “Şekeri suya attıktan sonra ısıtmalıyız.”
    → Suyun sıcaklığı arttıkça moleküllerin kinetik enerjisi yükselir, çözünme hızı da artar. Özellikle kristal yapısı ısınan suyla daha hızlı çözünür. Doğru.
  • III. “Şekeri suya atarak karıştırmalıyız.”
    → Karıştırma, çözünen ve çözücü arasındaki temas yüzeyini yeniler ve doymuş bölge oluşumunu engeller. Böylece çözünme hızı yükselir. Doğru.

Diğer kombinasyonlara bakacak olursak:

  • A (I): Yüzey artışı var ama sıcaklık ve karıştırma yok.
  • B (I–II): Yüzey ve sıcaklık artışı var; karıştırma eksik kalır.
  • C (II–III): Sıcaklık ve karıştırma var; ancak yüzey alanı küçültülmemiş küp şekeri daha yavaş çözülür.
Bu nedenle en yüksek çözünme hızını sağlamak için I, II ve III’ün tümünü uygulamalıyız.

Doğru cevap “D” şıkkıdır.

16 Aşağıda saf maddeler ile ilgili tablo verilmiştir.

Soru 16 Görseli

Tablodaki numaralanmış bölümlerin aşağıdakilerden hangisi gibi doldurulması uygun olmaz?

  • 1 – Berilyum
  • 2 – Çinko
  • 3 – Su
  • 4 – İyot

16. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, “Saf Maddeler” başlığı altında verilen şemada iki ana kategori bulunmaktadır: Elementler ve Bileşikler. Elementler; tek tür atomdan oluşan, kimyasal yöntemlerle daha basit maddelere ayrılamayan saf maddelerdir. Bileşikler ise iki veya daha fazla element atomunun kimyasal bağlarla birleşmesi sonucu oluşan yeni maddelerdir.

Şemada numaralandırılmış dört boşluk var:

  • 1. ve 2. boşluk: Elementler kategorisine ait. Buraya ______ ve ______ birer element adı yazılmalıdır.
  • 3. ve 4. boşluk: Bileşikler kategorisine ait. Buraya ______ ve ______ birer bileşik adı yazılmalıdır.

Şimdi seçeneklerdeki önerileri tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı – “1: Berilyum”
    Berilyum (Be), periyodik tablonun bir elementi olup tek tür atomdan oluşur ve elementler kategorisine aittir. Bu nedenle 1. boşluğa Berilyum yerleştirmek uygundur.
  • B şıkkı – “2: Çinko”
    Çinko (Zn) da bir elementtir ve 2. boşluğa yazılması doğrudur. Hem Berilyum hem de Çinko, bileşik değil, saf element olarak doğru kategoride yer alır.
  • C şıkkı – “3: Su”
    Su (H2O) iki elementin (hidrojen ve oksijen) kimyasal bileşimiyle oluşan bir bileşiktir. Bu nedenle 3. boşluğa Su yazılması uygundur.
  • D şıkkı – “4: İyot”
    İyot (I) bir elementtir, bileşik değil. Ancak 4. boşluk bileşikler kategorisine aittir; iyot buraya yazılamaz. Dolayısıyla bu atama uygun değildir.

Böylece, dört dolgu önerisinden yalnızca “4: İyot” ifadesi bileşikler kategorisine uymadığı için şemaya yerleştirilemez. Doğru cevap “D” şıkkıdır.

17 Fen bilimleri dersinde elementlerin kullanım alanlarını öğrenen öğrenciler bu konu hakkında aşağıdaki örnekleri veriyor.

Soru 17 Görseli

Buna göre öğrenciler aşağıda sembolleri verilen elementlerin hangisinin kullanım alanıyla ilgili bir örnek vermemiştir?

  • Ar
  • Be
  • F
  • B

17. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, soruda Sertaç, Mert ve Burak’ın verdiği kullanım örneklerini değerlendirerek sembolü verilen elementlerden hangisi için örnek verilmediğini bulmamız isteniyor. Bu tür sorularda önce her öğrencinin hangi elementi ifade ettiğini ve söylediklerinin hangi elementin tipik kullanımına denk geldiğini tespit edelim.

  • A – Ar (Argon): Sertaç “Evlerimizdeki ampul ve florasanların yapımında kullanılır.” demiştir. Çünkü ampul ve florasan içindeki inert gaz olarak argon yaygın şekilde kullanılır. Örnek verilmiş.
  • B – Be (Berilyum): Hiçbir öğrenci “berilyum”un kullanıldığı bir uygulamadan bahsetmemiştir. Berilyum, genellikle nükleer reaktör penceresi veya roket yapısında özel alaşımlarda kullanılır; ancak Sertaç, Mert veya Burak bu konuda bir örnek sunmamıştır. Örnek verilmemiş.
  • C – F (Flor): Mert “Sabah dişlerimi fırçalarken kullandığım diş macununun içinde bulunur.” demiştir. Diş macununda koruyucu olarak florür bileşikleri yer alır; bu flor elementinin tipik kullanımını gösterir. Örnek verilmiş.
  • D – B (Bor): Burak “Evlerimizdeki ısıya dayanıklı cam kapların yapımında bu element kullanılır.” demiştir. Isıya dayanıklı borosilikat cam üretiminde bor elementi ana katkı maddesidir. Örnek verilmiş.

Bu değerlendirme sonucunda yalnızca berilyum (Be) için hiçbir kullanım alanı örneği verilmediği görülmektedir. Dolayısıyla sorunun doğru cevabı “B” şıkkıdır.

18 Ağzına kadar dolu bir kabın içine iki adet küp şeker atan Kağan şekerin çözünmesini sağlamıştır. Daha sonra kaptaki sıvının yarısını buharlaştırmıştır.

Soru 18 Görseli

Buna göre II. durumdaki karışım ile ilgili olarak,

1. Homojenlik özelliğini kaybetmemiştir.
2. Çözücü maddenin miktarı azalmıştır.
3. Şeker miktarı ilk duruma göre azalmıştır.

çıkarımlarından hangisi doğrudur?

  • Yalnız 1
  • Yalnız 2
  • 1 ve 2
  • 1, 2 ve 3

18. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, başlangıçta bir kabın tamamen su ile dolu olduğunu ve içerisine iki küp şeker ekleyerek bunların tamamen çözüldüğünü düşünelim. Bu işlem sonunda elde edilen karışım hâlâ homojen bir çözelti durumundadır. Daha sonra sıvının yarısını buharlaştırdığımızda, kabın içinde kalan sıvı miktarı azalır ancak çözünen şeker miktarı değişmez. Bu üç önerme üzerinden ilerleyelim:

  • 1. İfade: “Homojenlik özelliğini kaybetmemiştir.”
    Buharlaşma yalnızca çözücünün miktarını azaltır; çözünmüş şeker molekülleri hâlâ eşit dağılmıştır. Dolayısıyla karışım homojenliğini korur. Doğrudur.
  • 2. İfade: “Çözücü maddenin miktarı azalmıştır.”
    Sıvının yarısını buharlaştırmak, çözücünün (suyun) miktarını %50 oranında düşürür. Doğrudur.
  • 3. İfade: “Şeker miktarı ilk duruma göre azalmıştır.”
    Buharlaşma işlemi sadece suyu uzaklaştırır; şeker kabın içinde kalır ve miktarı değişmez. Yanlıştır.

Özetle, II. durumdaki karışım için yalnızca 1 ve 2 numaralı çıkarımlar geçerlidir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

19 Fen bilimleri öğretmeni sınıfta aşağıda düzenekleri verilen deneyi gerçekleştirmiştir.

Soru 19 Görseli

Görselleri verilen kaplarda aynı miktarda ve belirtilen sıcaklıklarda su bulunmaktadır. Kaplara atılan şekerlerin tamamen gözden kaybolma süreleri ölçülmüştür.

Buna göre gerçekleştirilen bu deney ile aşağıdaki hipotezlerden hangisi ispatlanabilir?

  • Çözünen maddenin sıcaklığı çözünme hızını arttırır.
  • Çözücü maddenin miktarı çözünme hızını arttırır.
  • Çözücü maddenin sıcaklığı çözünme hızını arttırır.
  • Çözünen maddenin tanecik boyutu çözünme hızını arttırır.

19. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, deney düzeneğinde üç farklı koşulda şeker küplerinin çözünme süreleri karşılaştırılmıştır:

  • I. Durum: 50 °C’de suya bir küp şeker.
  • II. Durum: 80 °C’de suya bir küp şeker.
  • III. Durum: 80 °C’de suya iki küp şeker.
Gözlemlere göre, II. durumda (suyla sıcaklığı artırdığımızda) şeker daha hızlı çözünmüştür. III. durumda ise aynı yüksek sıcaklıkta miktarı artırmak, çözünme süresini uzatmıştır. Bu veriler ışığında hipotezleri tek tek inceleyelim:

  • A şıkkı – “Çözünen maddenin sıcaklığı çözünme hızını arttırır.”
    → Şekerin (çözünenin) sıcaklığı sabit tutulmuştur, deneyde suyun sıcaklığı değiştirilmiştir. Buradan çözünenin sıcaklığı hakkında bir sonuç çıkarılamaz. Yanlıştır.
  • B şıkkı – “Çözücü maddenin miktarı çözünme hızını arttırır.”
    → Üç deneyde çözücü miktarı (suyun hacmi) sabit tutulmuştur. III. durumda çözünen miktarı artmış, ancak çözücünün miktarı değişmemiştir. Dolayısıyla bu hipotez deneyle doğrulanamaz. Yanlıştır.
  • C şıkkı – “Çözücü maddenin sıcaklığı çözünme hızını arttırır.”
    → I. ve II. durumlar karşılaştırıldığında, sıcaklığı 50 °C’den 80 °C’ye çıkardığımızda aynı miktar şekerin çok daha hızlı çözüldüğünü görüyoruz. Bu net bir şekilde çözücünün sıcaklığının çözünme hızını artırdığını kanıtlar. Doğrudur.
  • D şıkkı – “Çözünen maddenin tanecik boyutu çözünme hızını arttırır.”
    → Deneyde tanecik boyutu (şeker küplerinin büyüklüğü) sabit, sadece tane sayısı değiştirilmiştir. Tanecik boyutunun etkisi hakkında bilgi yoktur. Yanlıştır.

Özetle, deney sonuçları ancak çözücünün sıcaklığının çözünme hızını etkilediğini gösterir. Bu nedenle doğru seçenek “C” şıkkıdır.

20 Aşağıda bazı elementlerin kullanım alanları verilmiştir.

• Pil üretiminde, ilaçlarda, seramik ve cam yapımında kullanılır.
• Kibrit ve gübre üretiminde kullanılır, canlıların sinir ve kemik dokuları için önemlidir.
• Hafif ve sağlam yapılı olduğundan uçak ve araba motorlarının yapısında kullanılır.

Verilen özellikler aşağıdaki elementlerle eşleştirildiğinde hangisi açıkta kalır?

  • Lityum
  • Silisyum
  • Magnezyum
  • Fosfor

20. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda üç farklı kullanım alanı listelenmiş ve dört element arasından bu eşleştirmeyi yapmamız isteniyor. Elementlerin başlıca kullanım alanlarını hatırlayarak her önermeyi inceleyelim:

  • 1. Önerme: “Pil üretiminde, ilaçlarda, seramik ve cam yapımında kullanılır.”
    Lityum iyon pillerde yaygın olarak kullanılır, ayrıca duygudurum düzenleyici ilaçlarda (örneğin bipolar bozukluk tedavisinde lityum tuzları) yer alır. Seramik ve cam sektöründe ise lityum oksit katılarak termal şok direnci artırılır. Bu özellik Lityum’a aittir.
  • 2. Önerme: “Kibrit ve gübre üretiminde kullanılır, canlıların sinir ve kemik dokuları için önemlidir.”
    Fosfor bileşikleri kibrit başlıklarında tutuşturucu madde olarak, fosfat gübrelerinde ise ana besin elementi olarak yer alır. Ayrıca sinir sisteminin iletimi ve kemik yapısındaki hidroksiapatit formunda bulunarak canlı metabolizması için kritik önemdedir. Bu özellik Fosfor’a aittir.
  • 3. Önerme: “Hafif ve sağlam yapılı olduğundan uçak ve araba motorlarının yapısında kullanılır.”
    Magnezyum metali, düşük yoğunluğu ve yüksek mukavemeti sayesinde alüminyum alaşımlarında ve hafif yapı gerektiren motor parçalarında tercih edilir. Bu özellik Magnezyum’a aittir.

Yukarıdaki eşleştirmelerden Lityum, Fosfor ve Magnezyum’un kullanım alanı önerilen maddeyle birebir örtüşmektedir. Geriye kalan Silisyum için ise bu üç tanım arasında hiçbir örnek verilmemiştir. Silisyum yarı iletken malzeme olarak elektronik çiplerde kullanılır, fakat soruda buna dair hiçbir bilgi yer almadığından doğru cevap “B” şıkkıdır.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    One Comment

    Bir Yorum Yaz