Bir kelime oyununda kartların ön yüzünde sözcükler, arka yüzünde ise bu sözcüklerin anlamdaşları (eş anlamlıları) yazmaktadır. Kartlar şu şekildedir: 1. Özveri – Fedakârlık 2. Tutsak – Özgür 3. Biçim – Şekil 4. Doğal – Yapay
Buna göre, numaralanmış kartların hangilerinde hata yapılmıştır?
- 1 ve 3
- 2 ve 4
- 1 ve 2
- 3 ve 4
Sorunun Çözümü
Soruda verilen sözcük çiftleri arasındaki anlam ilişkisi (eş anlam – zıt anlam) incelenmelidir.
- 1. Kart (Özveri – Fedakârlık): Bu sözcükler birbirinin yerini tutabilir, eş anlamlıdır. Doğru hazırlanmıştır.
- 2. Kart (Tutsak – Özgür): Bu sözcükler anlamca birbirinin karşıtıdır, zıt anlamlıdır. Kartta hata yapılmıştır.
- 3. Kart (Biçim – Şekil): Bu sözcükler aynı kavramı karşılar, eş anlamlıdır. Doğru hazırlanmıştır.
- 4. Kart (Doğal – Yapay): Bu sözcükler anlamca birbirinin tersidir, zıt anlamlıdır. Kartta hata yapılmıştır.
Eş anlamlı olması gerekirken zıt anlamlı yazılan kartlar 2 ve 4 numaradır. Cevap: B
“Usta kaptan, fırtınalı denizlerde edindiği tecrübe sayesinde gemiyi limana sağ salim ulaştırmayı başardı.”
Bu cümlede altı çizili sözcüğün eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
- Yetenek
- Cesaret
- Deneyim
- Bilgi
Sorunun Çözümü
Eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler, yazılışları ve okunuşları farklı olsa da cümle içinde aynı kavramı karşılayan kelimelerdir.
- A) “Yetenek” kelimesi bir işi yapabilme yetisini (kabiliyet) ifade eder, yaşanmışlık içermez.
- B) “Cesaret” kelimesi korkusuzluk ve atılganlık (yüreklilik) anlamına gelir.
- C) “Deneyim” kelimesi, bir iş veya olay sonucunda elde edilen görgü ve bilgidir. Cümledeki “tecrübe” sözcüğünün tam karşılığıdır.
- D) “Bilgi” kelimesi öğrenilen verileri kapsar ancak “tecrübe” gibi uygulanmış ve yaşanmış olmayı şart koşmaz.
Cevap: C
“Bu projedeki asıl gayemiz, yenilenebilir enerji kaynaklarını verimli kullanarak doğayı korumaktır.”
Bu cümledeki altı çizili sözcüğün eş anlamlısı aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır?
- Deneyin sonuçları, bilim dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
- Hayallerine kavuşmak için önüne çıkan tüm engelleri birer birer aştı.
- Yazarın bu romanı kaleme almaktaki amacı, gençlere tarih bilinci kazandırmaktır.
- Düşüncelerini özgürce ifade edebileceği sanat dallarına yönelmişti.
Sorunun Çözümü
Eş anlamlı (anlamdaş) kelimeler, yazılışları ve okunuşları farklı olmasına rağmen aynı anlamı karşılayan sözcüklerdir.
- A) Bu cümlede geçen “sonuç” kelimesinin eş anlamlısı “netice”dir; “gaye” ile ilgisi yoktur.
- B) Bu cümlede geçen “hayal” kelimesinin eş anlamlısı “düş”tür.
- C) Örnek cümlemizdeki “gaye” sözcüğünün eş anlamlısı “amaç” veya “maksat” sözcükleridir. Bu seçenekte geçen “amaç” kelimesi, “gaye” sözcüğünün tam karşılığıdır.
- D) Bu cümlede geçen “düşünce” kelimesinin eş anlamlısı “fikir”dir.
Cevap: C
Sözcükler kullanıldıkları cümleye göre genel veya özel anlam taşıyabilir. Bir sözcük, o türün tamamını kapsayacak şekilde kullanıldığında “genel”, o türün sadece bir veya birkaç örneğini karşılayacak şekilde kullanıldığında “özel” anlam kazanır.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde “şair” sözcüğü özel anlamda kullanılmıştır?
- Şair, sözcükleri bir kuyumcu titizliğiyle işleyen sanatçıdır.
- Şair, topluma ayna tutmayı kendine görev edinmelidir.
- Şair, ödül töreninde yaptığı konuşmayla salondakileri duygulandırdı.
- Şair, şiirlerinde ahengi sağlamak için söz sanatlarından yararlanır.
Sorunun Çözümü
Genel anlam, bir ismin o türdeki tüm varlıkları kapsaması; özel anlam ise o türün belirli bir varlığını karşılamasıdır.
- A) “Şair” sözcüğü burada herhangi bir şairi değil, şairlik mesleğini yapan herkesi kapsayacak şekilde genel anlamda kullanılmıştır.
- B) Cümlede şairlerin genel özelliklerinden ve görevlerinden bahsedildiği için genel anlamlıdır.
- C) Burada “şair” denildiğinde, o an ödül töreninde bulunan belli bir kişi kastedilmektedir. Türün tamamını değil, tek bir varlığı karşıladığı için özel anlamlıdır.
- D) Şairlerin şiir yazarken kullandığı genel yöntemlerden söz edildiği için genel anlam taşır.
Cevap: C
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem gerçek hem de mecaz anlama gelebilecek bir söz öbeği kullanılmıştır?
- Korkma, karanlığa bir mum yakmak senin elinde.
- Elektrikler kesilince çekmecedeki feneri çıkardı.
- Güneşin batışıyla gökyüzü kızıla boyandı.
- Odunları sobaya atıp ısınmaya çalıştılar.
Sorunun Çözümü
Soruda, bir sözün hem somut bir eylemi anlatması hem de soyut bir durumu ifade etmesi (kinayeli anlatım) istenmektedir.
- A) “Karanlığa bir mum yakmak”:
- Gerçek Anlam: Fiziksel olarak karanlık bir ortamda mum yakıp aydınlatmak.
- Mecaz Anlam: Bilgisizliği gidermek, bir soruna çözüm üretmek veya umut olmak.
- B) “Feneri çıkardı” ifadesi sadece gerçek anlamda, aydınlatma aracı kullanmayı anlatır.
- C) “Güneşin batışı” ve “gökyüzünün boyanması” doğa olaylarını anlatan gerçek anlamlı kullanımlardır.
- D) “Odunları sobaya atmak” tamamen fiziksel ve gerçek anlamlı bir eylemdir.
Cevap: A
Kelimeler arasındaki anlam ilişkilerinde kavramlar kapsamlarına göre sıralanabilir. Dar kapsamlı bir sözcükten geniş kapsamlı bir sözcüğe doğru yapılan sıralamaya “özelden genele anlatım” denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde özelden genele doğru bir anlatım vardır?
- Ağaçlar doğanın akciğeridir, meşe ise en sağlam olanıdır.
- Sebzeler sağlık deposudur, ıspanak demir bakımından zengindir.
- Roman, okuyucuyu farklı dünyalara götüren edebi bir türdür.
- Gezegenler Güneş’in etrafında döner, Dünya da bunlardan biridir.
Sorunun Çözümü
Özelden genele anlatımda, önce türün bir üyesi (dar kapsam), sonra o türün tamamı (geniş kapsam) söylenir.
- A) “Ağaçlar” (Genel) kavramından “meşe” (Özel) kavramına gidilmiştir.
- B) “Sebzeler” (Genel) kavramından “ıspanak” (Özel) kavramına gidilmiştir.
- C) “Roman” (Özel/Türün üyesi) sözcüğüyle başlanıp, daha kapsamlı olan “edebi tür” (Genel/Grup) kavramına gidilmiştir. İstenen yapı budur.
- D) “Gezegenler” (Genel) kavramından “Dünya” (Özel) kavramına gidilmiştir.
Cevap: C
“Laboratuvar sonuçlarını inceleyen uzmanlar, virüsün yayılma hızını saptadı.”
Bu cümledeki altı çizili sözcük, aşağıdakilerden hangisiyle aynı anlamdadır?
- Tahmin etmek
- Tespit etmek
- Engellemek
- Tedavi etmek
Sorunun Çözümü
Cümlede geçen “saptamak” sözcüğü; bir şeyi belirgin kılmak, bir durumu kesin olarak belirlemek veya tespit etmek anlamlarında kullanılır.
- A) “Tahmin etmek”, kesinlik bildirmez; olasılık üzerine kuruludur. “Saptamak” ise kesin bir veriye ulaşmayı ifade eder.
- B) “Tespit etmek” sözcüğü, bir durumu veya varlığı belirlemek, ortaya çıkarmak anlamındadır ve “saptamak” fiilinin tam karşılığıdır.
- C) “Engellemek”, bir durumun gerçekleşmesine mani olmaktır; belirlemekle ilgisi yoktur.
- D) “Tedavi etmek”, bir hastalığı iyileştirmektir; teşhis (saptama) aşamasından sonra gelen bir eylemdir.
Cevap: B
Beş duyu organımızdan en az biriyle algılayabildiğimiz varlıkları karşılayan sözcükler “somut”, algılayamadığımız ancak zihnimizde tasarladığımız kavramları karşılayanlar ise “soyut” anlamlıdır. Türkçede bazen somut anlamlı bir sözcük, cümle içinde mecazlaşarak soyut bir durumu ifade edebilir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut anlamlı bir sözcük, soyut bir kavramı karşılayacak şekilde kullanılmıştır?
- Bahçedeki kurumuş dalları toplayıp kenara yığdı.
- Elindeki ağır çantayı kapının önüne yavaşça bıraktı.
- Yağmurdan sonra toprakta oluşan çamur ayakkabısına bulaştı.
- Cesaretini toplayıp zihnindeki korku zincirlerini kırmayı başardı.
Sorunun Çözümü
Bu soruda bizden, gerçekte elle tutulup gözle görülebilen (somut) bir sözcüğün, cümlede duygu veya düşünce bildiren (soyut) bir anlamda kullanılması istenmektedir.
- A) “Dal” sözcüğü ağacın bir parçasıdır ve görülebilir, dokunulabilir. Burada gerçek ve somut anlamıyla kullanılmıştır.
- B) “Çanta” sözcüğü içine eşya konulan nesnedir. Beş duyu ile algılanabilir, dolayısıyla somut anlamlıdır.
- C) “Çamur” sözcüğü toprağın ıslanmasıyla oluşur, gözle görülür ve elle tutulur. Somut anlamda kullanılmıştır.
- D) “Zincir” sözcüğü normalde metal halkalardan oluşan somut bir nesnedir. Ancak bu cümlede “korku zincirleri” denilerek, kişinin düşüncesindeki “engeller, baskılar” kastedilmiştir. Somut bir sözcük, soyut bir anlam kazanmıştır (Soyutlaştırma).
Cevap: D
“Şehir merkezine ulaşmak için uygun bir vasıta bulmalıyız.”
Aşağıdakilerden hangisi bu cümledeki altı çizili sözcüğün eş anlamlısıdır?
- Otobüs
- Taksi
- Araç
- Dolmuş
Sorunun Çözümü
Eş anlamlı sözcükler (anlamdaş), yazılışları farklı olsa da aynı kavramı karşılayan sözcüklerdir.
- C) Araç: Cümledeki “vasıta” kelimesi genel bir taşıma aracını ifade eder. “Araç” kelimesi bu sözcüğün tam karşılığıdır ve birbirinin yerine kullanılabilir.
- A, B ve D Seçenekleri: “Otobüs”, “Taksi” ve “Dolmuş” kelimeleri “vasıta”nın eş anlamlısı değil, onun alt türleridir (örnekleridir).
Genel bir kavram olan “vasıta”nın eş anlamlısı “araç”tır. Cevap: C
1. Yazarın bu eserindeki üslup oldukça akıcıydı. (Biçem) 2. Toplantıda alınan kararlar tümce halinde yazıldı. (Kelime) 3. Şair, şiirlerinde hasret temasını sıkça işlemiş. (Özlem) 4. Bu bina şehrin en bayındır semtinde yer alıyor. (Virane)
Numaralanmış cümlelerin hangilerinde altı çizili sözcüğün eş anlamlısı ayraç içinde yanlış verilmiştir?
- 1 ve 2
- 2 ve 3
- 3 ve 4
- 2 ve 4
Sorunun Çözümü
Eş anlamlı sözcükler, yazılışları farklı olsa da aynı kavramı karşılayan sözcüklerdir. Parantez içindeki kelimelerin kontrolü şöyledir:
- 1. Cümle: “Üslup” (tarz, anlatım yolu) kelimesinin eş anlamlısı “Biçem”dir. (Doğru verilmiştir.)
- 2. Cümle: “Tümce” kelimesinin eş anlamlısı “Cümle”dir. Parantez içindeki “Kelime” ise “Sözcük” anlamına gelir. (Yanlış verilmiştir.)
- 3. Cümle: “Hasret” kelimesinin eş anlamlısı “Özlem”dir. (Doğru verilmiştir.)
- 4. Cümle: “Bayındır” (gelişmiş, mamur) kelimesinin zıt anlamlısı “Virane”dir. Eş anlamlısı değildir. (Yanlış verilmiştir.)
Cevap: D
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birbirine zıt (karşıt) anlamlı sözcükler bir arada kullanılmamıştır?
- İnsanlar elbet bir gün doğar ve vakti gelince ölür.
- Eski evimiz, şimdikine göre daha bahçeli ve genişti.
- Gelir ve gider dengesini iyi ayarlamazsan sıkıntı çekersin.
- Kutunun altını üstüne getirmesine rağmen aradığını bulamadı.
Sorunun Çözümü
Zıt anlamlı kelimeler, anlamca birbirinin tam tersi olan, çelişen kavramları ifade eder. Seçenekleri inceleyelim:
- A) “Doğmak” ve “Ölmek” eylemleri yaşam döngüsünün iki zıt ucunu ifade eder. (Zıt anlam var.)
- B) Bu cümlede “eski” kelimesinin zıttı olan “yeni” veya “geniş” kelimesinin zıttı olan “dar” kullanılmamıştır. Kelimeler arasında zıtlık ilişkisi yoktur.
- C) “Gelir” (kazanç) ve “gider” (harcama) sözcükleri ekonomik anlamda birbirinin tam zıddıdır. (Zıt anlam var.)
- D) “Alt” ve “üst” sözcükleri konum bakımından birbirinin karşıtıdır. (Zıt anlam var.)
Cevap: B
Soyut anlamlı bir sözcüğün anlamının daha iyi anlaşılması için somut anlamlı bir sözcükle anlatılmasına “somutlama” denir. Böylece zihinde canlandırılması zor olan kavramlar görünür hale gelir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlama yapılmamıştır?
- Dürüstlük, insan ilişkilerinin temelini oluşturan en önemli erdemdir.
- Umut, fırtınalı bir denizde sığınılacak en güvenli limandır.
- Kıskançlık, insanın içini yavaş yavaş kemiren sinsi bir kurttur.
- Zaman, avuçlarımızdan kayıp giden incecik kum taneleri gibidir.
Sorunun Çözümü
Somutlama, beş duyumuzla algılayamadığımız (soyut) kavramların, algılanabilir (somut) varlıklara benzetilerek anlatılmasıdır.
- A) Bu cümlede “dürüstlük” ve “erdem” sözcükleri soyuttur. Herhangi bir benzetme yoluyla somut bir varlık gibi (eşya, hayvan, bitki vb.) anlatılmamıştır. Kavramlar soyut halleriyle bırakılmıştır.
- B) “Umut” soyut bir kavramdır. Ancak bu cümlede “liman”a benzetilerek somutlaştırılmıştır.
- C) “Kıskançlık” soyut bir duygudur. Cümlede “kurt”a benzetilerek somut bir varlık gibi anlatılmıştır.
- D) “Zaman” soyut bir kavramdır. “Kum taneleri”ne benzetilerek elle tutulur hale getirilmiş, yani somutlanmıştır.
Cevap: A
Testteki 2. Soru Yıl kelimesinin eş anlamlısı sorulurken gitmeyeceğiz kelimesinin altı çizilmiş
Gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Geri dönüşünüz için teşekkür eder başarılar dileriz.
Çok güzeldi hayatımda girdiğim en güzel sinavdi (sanl ortamda )