1 Hangi cümledeki virgülün kaldırılması cümlenin anlamını değiştirmez?
- İhtiyar, satıcıya dikkatle baktı.
- Küçük, kaptana bir şeyler söylemek istedi.
- Ağaç, doğanın süsüdür.
- Şişman, kediyi görünce şaşırdı.
1. Sorunun Çözümü
Bu soruda, virgülün kaldırılması işleminin cümlenin anlamını değiştirip değiştirmediğini inceliyoruz. Her bir seçeneği adım adım değerlendirerek, doğru cevabı ve yanlışlarını açıklayalım:
-
“Ağaç, doğanın süsüdür.”
Virgül kaldırıldığında → “Ağaç doğanın süsüdür.”
Bu değişiklik, anlam bütünlüğünü korur; cümlenin özne-yüklem yapısı bozulmaz ve vurgu değişmez. Bu yüzden “C” şıkkı doğru cevaptır. -
“İhtiyar, satıcıya dikkatle baktı.”
Virgül kaldırıldığında → “İhtiyar satıcıya dikkatle baktı.”
Bu durumda “ihtiyar satıcı” ifadesi ortaya çıkar; yani ihtiyarın kim olduğu belirsizleşir ve cümle “yaşlı satıcı” anlamına dönüşür. Anlam bozulduğu için yanlış. -
“Küçük, kaptana bir şeyler söylemek istedi.”
Virgül kaldırıldığında → “Küçük kaptana bir şeyler söylemek istedi.”
Burada “küçük kaptan” ifadesi oluşur; çocuk mu, kaptan mı olduğu karışır. Anlam belirsizleşir, bu yüzden yanlış. -
“Şişman, kediyi görünce şaşırdı.”
Virgül kaldırıldığında → “Şişman kediyi görünce şaşırdı.”
“Şişman kedi” anlamı çıkar ve kedinin fiziksel özelliklerine vurgu yapılır; cümlenin öznesi ve yüklemi karışır. Bu da anlam değişikliği demektir.
Özetle, diğer tüm cümlelerde virgülün kaldırılması özne ile niteleyenin birleşerek farklı anlamlar oluşturmasına yol açarken, “Ağaç, doğanın süsüdür.” cümlesi yapısal olarak basit bir tanımlama olduğundan virgül kaldırıldığında bile aynı anlamı taşır.
2 Hangi cümlenin sonuna diğerlerinden farklı bir noktalama işareti konmalıdır?
- Ne arıyor ne de soruyormuş
- Toplantıya öğrenciler de katıldı mı
- O da buralarda mı oturuyor
- Kimden zarar gelebilir bize
2. Sorunun Çözümü
Bu soruda, cümlelerin sonuna hangi noktalama işaretinin gelmesi gerektiğini inceliyoruz. Her seçenek, yazım ve anlam açısından farklı bir son işareti gerektirir. Aşağıda her birini adım adım ele alalım:
-
“Ne arıyor ne de soruyormuş”
Bu cümle dolaylı anlatım kipiyle kurulmuştur ve “mış” ekiyle aktarım yapılır. Yani bildirme niteliğindedir. Sonuna soru işareti değil, nokta konmalıdır. Bu yüzden A şıkkı doğru cevaptır. -
“Toplantıya öğrenciler de katıldı mı”
Bu cümle açıkça bir soru ifadesidir; doğrulama amacı taşır. Sonuna mutlaka ? gelmelidir. Nokta koyulursa sorunun anlamı bozulur. -
“O da buralarda mı oturuyor”
Burada da karşılaştırma ve doğrulama içeren bir soru var. Yine sonuna ? konmalıdır. Başka bir işaret uygun değildir. -
“Kimden zarar gelebilir bize”
Bu cümlede merkezde bir soru ifadesi bulunur ve risk analizi sorulmaktadır. Soru işareti kullanılmalıdır; nokta veya ünlem uygun olmaz.
Özetle, B, C ve D seçenekleri doğrudan soru sormaktadır ve sonlarında ? bulunmalıdır. A şıkkı ise dolaylı anlatım kipinde bir hüküm bildirdiğinden, sonuna nokta konarak tamamlanır. Bu ayrım, cümlenin doğru ton ve anlamı koruması için kritiktir.
3 Hangi cümlede kesme işareti yanlış kullanılmıştır?
- Sınav 16.30’ da başladı.
- Alman’ ların çalışkanlığı bütün uluslarca bilinir.
- Bugün TBMM’ de toplantı var.
- Turistler, Topkapı Sarayı’ na gittiler.
3. Sorunun Çözümü
Bu soruda, Türkçede kesme işaretinin kullanım kurallarını göz önünde bulundurarak hangi seçenekte yanlış kullanım yapıldığını bulacağız. Kesme işareti, yabancı kökenli sözcükler ile eklerini ayırmak ya da kısaltmalarda kullanılır. Aşağıda her bir seçeneği inceleyelim:
-
“Sınav 16.30’ da başladı.”
Doğru kullanım: “16.30’da” şeklinde kesme işareti ile ek ayrılır, ancak kesme işaretinden sonra boşluk bırakılmaz. Yani “16.30’da” ifadesi tam doğrudur. -
“Alman’ ların çalışkanlığı bütün uluslarca bilinir.”
Bu kullanım yanlıştır. “Almanlar” kelimesi Türkçeye özgü bir yapıdır ve yabancı kökenli kısaltma ya da özel ad değildir. Dolayısıyla kesme işareti hiç kullanılmamalıdır. Doğru yazımı “Almanların” şeklindedir. Bu yüzden “B” şıkkı yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır. -
“Bugün TBMM’ de toplantı var.”
Doğru kullanım: “TBMM” bir kısaltmadır ve ek ayrılırken kesme işareti kullanılır, ardından boşluk gelmez: “TBMM’de” doğru yazımdır. -
“Turistler, Topkapı Sarayı’ na gittiler.”
Doğru kullanım: “Topkapı Sarayı” özel ad olduğundan ek ayrılırken kesme işaretiyle yazılır, boşluk olmadan: “Topkapı Sarayı’na” olmalıdır.
Özetle, A, C ve D seçeneklerinde kesme işareti doğru amaçla kullanılmış ancak B şıkkında gereksiz ve hatalı bir kesme işareti mevcuttur. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
4 Hangi cümlede soru işareti yanlış kullanılmıştır?
- Çocuk nasıl da yalan söylüyor ?
- Niçin daha önce beni aramadı ?
- İnsan hiç kardeşini döver mi ?
- Yunus Emre nerede doğmuştur ?
4. Sorunun Çözümü
Bu soruda, Türkçede soru işareti kullanım kurallarını inceleyerek hangi cümlede soru işaretinin yanlış tercih edildiğini bulacağız. Türkçede soru işaretinden önce boşluk bırakılmaz ve cümlenin anlamına uygun noktalama yapılmalıdır. Aşağıda her seçeneği detaylıca ele alıyoruz:
-
“Çocuk nasıl da yalan söylüyor ?”
Yanlış kullanım: Burada “nasıl da” ifadeli cümle, duyguyu vurgulayan bir ünlem cümlesidir. Sorudan çok şaşkınlık ve hayret belirten üslupla yazılışa sahip olduğundan, sonuna ünlem işareti (!) gelmesi beklenir. Ayrıca boşluklu soru işareti kural dışıdır. Doğru hali: “Çocuk nasıl da yalan söylüyor!” olmalıdır. -
“Niçin daha önce beni aramadı ?”
Doğru kullanım: Bu cümle net bir soru ifadesidir. Soru işaretinden önce boşluk bırakılmamalı ve cümlenin sonuna ? gelmelidir. Doğru hali: “Niçin daha önce beni aramadı?” -
“İnsan hiç kardeşini döver mi ?”
Doğru kullanım: Burada da açıkça bir soru sormaktadır. Soru işaretinden önce boşluk olmadan ve sonuna ? getirilmelidir: “İnsan hiç kardeşini döver mi?” -
“Yunus Emre nerede doğmuştur ?”
Doğru kullanım: Bu cümle de bir bilgi sorusudur. Soru işaretinden önce boşluk bırakılmadan ve sonuna ? konmalıdır: “Yunus Emre nerede doğmuştur?”
Özetle, B, C ve D seçenekleri doğrudan soru cümlesi oldukları için soru işareti ile bitirilmelidir ve soru işaretinden önce boşluk bulunmamalıdır. A şıkkı ise duyguyu vurgulayan ünlem cümlesi olmasına rağmen soru işareti ve boşluk hatası içerir; bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
5
” Anadolu’da ( ) en köklü uygarlıkların izleri vardır ( ) Hitit, Roma, Yunan ( ) “
Yukarıdaki cümlede, parantez işaretiyle gösterilen yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?
- ( , ) ( , ) ( , )
- ( , ) ( ; ) ( … )
- ( , ) ( : ) ( … )
- ( , ) ( : ) ( . )
5. Sorunun Çözümü
Bu soruda, cümlenin akışını ve anlatım amacını koruyacak şekilde parantezli yerlere uygun noktalama işaretlerinin seçilmesi gerekiyor. Cümle üç bölümden oluşur:
- Giriş kısmı: “Anadolu’da ( ) en köklü uygarlıkların izleri vardır”
- Örnekleme kısmı: “( ) Hitit, Roma, Yunan”
- Bitiş kısmı: “( )”
Şimdi her bir parantez yerine gelmesi gereken işareti inceleyelim:
-
Birinci parantez: “Anadolu’da, en köklü uygarlıkların izleri vardır”
Burada “Anadolu’da” kelime grubu cümlenin konusu olarak ayrılmalı, bu yüzden virgül (,) kullanılmalıdır. -
İkinci parantez: “: Hitit, Roma, Yunan”
Cümlenin devamında örnek listesi geldiği için liste başlatma görevi gören iki nokta (:) işareti doğru tercihtir. -
Üçüncü parantez: “…”
Üç uygarlık adı yazıldıktan sonra cümlenin devamının da gelebileceğini göstermek için devam işareti yani üç nokta (…) kullanılır.
Bu nedenlerle doğru cevap “C” şıkkıdır: ( , ) ( : ) ( ... ).
Diğer şıklar neden yanlış?
-
A şıkkı:
( , ) ( , ) ( , )
İkinci parantezde virgül, liste başlatma işlevi görmez; üçüncü parantezde de sadece virgül cümleyi “Anadolu’da, en köklü uygarlıkların izleri vardır, Hitit, Roma, Yunan,” şeklinde eksik bırakır. -
B şıkkı:
( , ) ( ; ) ( ... )
İkinci kısmı ayırmak için noktalı virgül (;) kullanılmaz; noktalı virgül cümle parçalarını birbirinden güçlüce ayırırken liste başlatma etkisi taşımaz. -
D şıkkı:
( , ) ( : ) ( . )
Üçüncü paranteze nokta (.) koymak cümleyi tamamlar ancak “Hitit, Roma, Yunan.” ifadesi devam işareti gerektiren vurguyu sağlamaz.
Özetle, virgül ile giriş, iki nokta ile liste başlatma ve üç nokta ile devam vurgusu en uygun kombinasyondur.
6 Hangi cümlenin sonuna nokta işareti ( . ) doğru konulmuştur?
- Sen ne yaptığını sanıyorsun.
- Ne kadar çok yorulduğumu anlatamam.
- Ayağa kalkar kalkmaz şöyle söyledi.
- Çabuk buraya gel, kimseyi üzme.
6. Sorunun Çözümü
Bu soruda, cümlelerin türlerine göre nokta (.) kullanımı değerlendiriliyor. Türkçede nokta, bildirme (deklaratif) cümlelerin sonuna getirilir; soru cümleleri soru işareti (?), ünlemsi anlatımlar ise ünlem işareti (!) ile biter. Ayrıca, tamamlama gerektiren yapılar özel noktalama işareti (iki nokta, virgül vb.) ile düzenlenir. Aşağıda her şıkkı inceleyelim:
-
“Sen ne yaptığını sanıyorsun.”
Değerlendirme: Bu cümle açık bir soru ifadesidir; dolayısıyla sonuna nokta değil, soru işareti (?) gelmelidir. Nokta kullanımı yanlıştır. -
“Ne kadar çok yorulduğumu anlatamam.”
Değerlendirme: Burada bir beyan (bildirme) cümlesi var: “Anlatamam” yüklemiyle kişi yorgunluğunu ifade ediyor. Bildirme cümleleri, anlatım eksiksiz ve tamam olduğu için noktayla bitirilir; bu kullanım doğrudur. -
“Ayağa kalkar kalkmaz şöyle söyledi.”
Değerlendirme: Bu yapı, bir eylemden sonra gelecek sözün alıntı olarak aktarılacağını belirtir ve tamamlamak için iki nokta (:) ya da devam ettirecek başka bir ifade gerekir. Bu yüzden düz nokta kullanımı uygunsuzdur. -
“Çabuk buraya gel, kimseyi üzme.”
Değerlendirme: Bu cümle iki ayrı emir içerir. Emir cümlelerinde nokta kullanılabilir ancak çoğu zaman ünlem işareti (!) tercih edilir. Ayrıca iki bağımsız emir arasındaki virgül kullanımı stil açısından tartışmalıdır; bu nedenle düz nokta sonlandırma tercih edilmeyen bir kullanımdır.
Özetle, yalnızca “Ne kadar çok yorulduğumu anlatamam.” cümlesi tam bir bildirimi ifade eder ve noktayla sonlanması doğru bir kullanımdır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
7 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde parantezle gösterilen yere virgül ( , ) konulamaz?
- Dün çalıştı ( ) bu gün çalışmıyor.
- Çocukların ( ) gençlerin bayramı bu.
- Bütün evi tepeden ( ) tırnağa boyadık
- Gerçek sanatçı ( ) kendini aşmaya çalışandır.
7. Sorunun Çözümü
Bu soruda, cümle içerisindeki parantezli yerlere virgül konup konulamayacağını inceliyoruz. Türkçede virgül, genellikle eş görevli sözcükleri, cümle ögelerini veya ara sözleri ayırmak için kullanılır. Şimdi her seçeneği tek tek değerlendirelim:
-
“Dün çalıştı ( ) bu gün çalışmıyor.”
Değerlendirme: İki bağımsız cümlecik arasında bağlaç olmadan virgül kullanmak mümkündür: “Dün çalıştı, bugün çalışmıyor.” Anlam akışı bozulmaz, virgül doğrudur. -
“Çocukların ( ) gençlerin bayramı bu.”
Değerlendirme: Burada eş görevli iki isim tamlaması söz konusudur. Aralarına virgül konarak sıralama yapılabilir: “Çocukların, gençlerin bayramı bu.” Bu kullanım doğrudur. -
“Bütün evi tepeden ( ) tırnağa boyadık”
Değerlendirme: “Tepeden tırnağa” ifadesi bir yer-yön-zarf tamlaması olarak birleşik anlam taşır. Araya virgül konursa ifade anlamsal bütünlüğünü kaybeder: “tepeden, tırnağa” olmaz. Bu nedenle virgül konamaz. -
“Gerçek sanatçı ( ) kendini aşmaya çalışandır.”
Değerlendirme: “Gerçek sanatçı” ile kendini tanımlayan tamlayan kısmı ayırmak için virgül kullanılır: “Gerçek sanatçı, kendini aşmaya çalışandır.” Virgül doğrudur.
Özetle, A, B ve D seçeneklerinde virgülün fonksiyonu açıktır ve kullanım hatası yoktur. Ancak C şıkkındaki “tepeden tırnağa” tamlaması birleşik bir deyim olduğundan araya virgül konması anlam bozukluğuna yol açar. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
8 Hangi cümlede tırnak işareti yanlış kullanılmıştır?
- Öğretmenimiz: “Çocuklar” her zaman umutlu olun, derdi.
- En sevdiğim kitap “Küçük Prens”tir.
- Yunus Emre: “Sevelim sevilelim” demiş yıllar önce.
- Kadın: “Hayır yapmayın!” diye bağırdı.
8. Sorunun Çözümü
Bu soruda, tırnak işaretinin konuşma ve alıntı yaparken doğru kullanımını inceliyoruz. Türkçede doğrudan aktarımlarda tırnak işareti diyalog veya cümlenin tamamını kapsamalı, yalnızca tek bir kelime veya eksik bölüm değil; ayrıca anlatım düşüklüğünü önlemek için içindeki noktalama da doğru yerleştirilmelidir. Aşağıda her seçeneği adım adım ele alalım:
-
Öğretmenimiz: “Çocuklar” her zaman umutlu olun, derdi.
Değerlendirme: Burada yalnızca “Çocuklar” kelimesi tırnak içine alınmış; ancak öğretmen tam olarak ne dediği değil, sadece muhatap belirtilmiş. Doğru kullanım, tüm sözü kapsamalıdır: “Çocuklar her zaman umutlu olun”. Ayrıca tırnak kapandıktan sonra gelen “derdi” fiili için eksik aktarma davranışına yol açar. Bu nedenle bu kullanım yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır. -
En sevdiğim kitap “Küçük Prens”tir.
Değerlendirme: Burada kitap adı tam olarak tırnak içine alınmış, ardından gelen ek de (“-tir”) doğrudan bitişik kullanılmıştır. Bu, alıntı yapılan eser adlarının yazım kurallarına uygundur. -
Yunus Emre: “Sevelim sevilelim” demiş yıllar önce.
Değerlendirme: Doğrudan alıntı cümlesi tam olarak tırnak içine alınmış ve ardından “demiş” fiiliyle aktarma yapılmıştır. Tırnak içi bitişik ve noktalama doğru şekilde yapılmıştır. -
Kadın: “Hayır yapmayın!” diye bağırdı.
Değerlendirme: Ünlem içeren doğrudan aktarım, tırnak işareti ve ünlem işareti birlikte doğru kullanılmıştır. Ardından gelen “diye bağırdı” anlatımı uygun biçimde tamamlamaktadır.
Özetle, diğer tüm seçeneklerde tırnak işaretleri doğru kapsam ve noktalama içinde kullanılmışken, A şıkkında yalnızca muhatap kelimesi tırnak içine alınmış ve aktarma cümlesi eksik bırakılmıştır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
9 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül ( , ) yanlış kullanılmıştır?
- Dostluklar, insanı hayata bağlar.
- İnsan, düşünen bir varlıktır.
- Kitap, düşünce ufkumuzu genişletir.
- Yaşam, şartları güzelleştirilmelidir.
9. Sorunun Çözümü
Bu soruda, virgülün cümlenin anlamına katkı sağlayıp sağlamadığını anlamaya çalışıyoruz. Türkçede virgül, özne ile yüklemi ayırmak veya açıklayıcı ara sözleri vurgulamak için kullanılır. Aşağıda her seçeneği adım adım inceleyerek hangi cümlede virgülün yanlış kullanıldığını bulalım:
-
“Dostluklar, insanı hayata bağlar.”
Değerlendirme: “Dostluklar” öznesi ile “insanı hayata bağlar” yüklemi arasındaki vurguyu artırmak için virgül doğru kullanılmıştır. -
“İnsan, düşünen bir varlıktır.”
Değerlendirme: Genel bir tanımlama yapılırken “İnsan” kelimesi öne çıkarılarak yükleme bağlanmış; virgül kullanımı yerindedir. -
“Kitap, düşünce ufkumuzu genişletir.”
Değerlendirme: Burada da “Kitap” öznesi vurgulanmak üzere virgülle ayrılmış; cümlenin akışı ve anlamı bozulmamıştır. -
“Yaşam, şartları güzelleştirilmelidir.”
Değerlendirme: “Yaşam şartları” birleşik bir tamlamadır ve özne-yüklem ilişkisi içinde parçalanmamalıdır. Virgül, burada gereksiz bir duraklama yaratarak anlamı bozar; doğru kullanım “Yaşam şartları güzelleştirilmelidir.” şeklinde virgülsüzdür.
Özetle, A, B ve C şıklarında virgülün vurgu ve ayırma işlevi doğru şekilde kullanılmıştır. Ancak D şıkkındaki “Yaşam şartları” tamlaması arasına giren virgül, birleşik anlamı böldüğü için yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
10 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem işareti doğru olarak kullanılmıştır?
- Sokakta müthiş bir gürültü vardı !
- Yeter; artık kendine gel !
- Zavallının başına birçok felaket geldi !
- Ankara’ya dün gece şiddetli bir yağmur yağdı !
10. Sorunun Çözümü
Bu soruda, cümledeki ünlem işaretinin işlevine ve yazım kurallarına uygunluğunu değerlendiriyoruz. Türkçede ünlem işareti, duygu ve vurgu içeren ünlem cümlelerinin sonunda kullanılır; aynı zamanda noktalama işaretinden önce boşluk bırakılmaz. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
-
“Sokakta müthiş bir gürültü vardı !”
Değerlendirme: Bu cümle betimleyici bir yargı cümlesidir; bir duygu ifadesi taşısa da eksiklik hissettirmez. Ayrıca ünlem işareti önünde gereksiz boşluk var. Bu nedenle yanlış. -
“Yeter; artık kendine gel !”
Değerlendirme: “Yeter; artık kendine gel” ifadesi bir emir ve uyarı cümlesidir, dolayısıyla ünlem işareti ile bitirilmesi uygundur. Burada vurgu amacı ve emir kipinin gerekliliği karşılanır. Tek düzeltme olarak, noktalama işaretinden önceki boşluk kaldırılmalıdır: “Yeter; artık kendine gel!” Ancak anlam ve işlev açısından doğru tercihtir. -
“Zavallının başına birçok felaket geldi !”
Değerlendirme: Bu cümle anlatım olarak betimleyici bir yargı sunar; duygusal tonlu bir ünlem yapısı yoktur. Ayrıca ünlemden önce boşluk hatası vardır. Yanlış kullanımdır. -
“Ankara’ya dün gece şiddetli bir yağmur yağdı !”
Değerlendirme: Cümle bilgi verir nitelikte, ünlem gerektirmez. Ve yine ünlemden önce boşluk mevcut. Bu yüzden yanlış.
Özetle, A, C ve D seçeneklerinde ya ünlem işaretinin kullanımı işlevsel değil ya da boşluk hatası vardır. B şıkkı ise bir emir/uyarı ifadesi taşıdığından ünlem işareti ile bitirilmeli ve bu yönüyle doğru tercihtir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
11 Aşağıdaki hangi cümlenin sonunda soru işaretinin kullanılması doğru değildir?
- Doğumu 2012 falan mı ?
- Sınavlarınız ne zaman başlıyor ?
- Kim söyledi, bilmiyorum ?
- Köy sınırlarına kadar gittiniz mi siz ?
11. Sorunun Çözümü
Bu soruda, soru işareti yalnızca gerçekten bir soru cümlesi sona erdiğinde kullanılmalıdır. Doğrudan bilgi aktarımı veya düşünce beyanı içeren cümlelerin sonunda soru işareti olması yanlış tercih olur. Ayrıca, noktalama işaretinden önce boşluk bırakılmaması gerektiğini unutmayalım. Aşağıda her seçeneği tek tek inceleyelim:
-
“Doğumu 2012 falan mı ?”
Değerlendirme: Burada “falân mı?” ifadesi soru niteliğindedir; kimin doğumundan bahsedildiği sorulur. Sonuna soru işareti gelmesi anlamsal olarak doğrudur. (Boşluk kuralı ayrı bir konudur.) -
“Sınavlarınız ne zaman başlıyor ?”
Değerlendirme: Net bir soru ifadesi vardır. Zaman sorulmaktadır ve soru işareti zorunludur. Bu nedenle soru işareti kullanımı uygundur. -
“Kim söyledi, bilmiyorum ?”
Değerlendirme: Bu cümlede aslında iki ayrı ifade bir arada yer alır: “Kim söyledi?” sorusu olmayıp, “bilmiyorum” beyanıdır. Yani cümle soru sormaktan ziyade bilgi eksikliğini ifade eder. Dolayısıyla sonuna soru işareti değil, nokta gelmelidir: “Kim söyledi, bilmiyorum.” Bu kullanım anlamsal ve kural açısından yanlıştır; doğru cevap burasıdır. -
“Köy sınırlarına kadar gittiniz mi siz ?”
Değerlendirme: Karşıdaki kişiye sorulan açık bir sorgu cümlesidir. Burada “gittiniz mi?” sorusu vardır ve soru işareti gereklidir. Bu kullanım doğrudur.
Özetle, A, B ve D şıkları gerçekten soru ifadesi içerdiği için soru işaretinin kullanımı doğrudur. Ancak C şıkkı, bir soru cümlesi olmaksızın bilgi beyanı yaptığı için soru işareti anlamsal olarak hatalıdır. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.
12 Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna nokta ( . ) konmalıdır?
- Bu haber seni hiç mi üzmedi
- Bu akşam bu yoldan gidiyorum
- Gel buraya Allah aşkına
- Pilot, hostese şöyle dedi
12. Sorunun Çözümü
Bu soruda, cümlelerin hangi türde olduğunu ve buna göre hangi noktalama işaretinin kullanılacağını belirleyeceğiz. Türkçede nokta (.) bildirimi cümlelerin sonuna, soru işareti (?) sorulara, ünlem işareti (!) ise duygu ve emir cümlelerine konur. Ayrıca, tamamlanmamış veya sözü aktarım gerektiren yapıların sonunda farklı noktalama olabilir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
-
“Bu haber seni hiç mi üzmedi”
Değerlendirme: Cümle “hiç mi” ifadesiyle doğrudan bir soru sorar. Sonuna nokta değil, soru işareti (?) gelmelidir: “Bu haber seni hiç mi üzmedi?”. -
“Bu akşam bu yoldan gidiyorum”
Değerlendirme: Bu cümle bir bildirme ifadesi içerir; anlatımı tamamlamış, eksik bırakılmamıştır. Dolayısıyla sonuna nokta (.) konması uygundur. Bu kullanım kurallara tam olarak uygundur. -
“Gel buraya Allah aşkına”
Değerlendirme: Burada bir emir ve rica ifadesi vardır. “Allah aşkına” vurgusu duygu yoğunluğunu artırır; bu tür cümlelerde sonuna ünlem işareti (!) tercih edilir: “Gel buraya Allah aşkına!”. -
“Pilot, hostese şöyle dedi”
Değerlendirme: Bu ifade bir aktarım cümlesidir ve ardından gelecek doğrudan konuşma veya alıntı beklentisi yaratır. Genellikle sonuna iki nokta (:) konur: “Pilot, hostese şöyle dedi:”. Nokta kullanımı anlamı eksiltir.
Özetle, yalnızca B şıkkındaki “Bu akşam bu yoldan gidiyorum” cümlesi eksiksiz bir bildirim ifadesi olup, sonuna nokta ile tamamlandığında yazım kurallarına uygun olur. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
13 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işareti yanlış kullanılmıştır?
- Onun da Kars’lı olduğunu bilmiyordum.
- Burdur’dan kuzenin geldi mi ?
- 4’ ün katlarını sayar mısın ?
- Özgür’ü maça götüreceğiz.
13. Sorunun Çözümü
Bu soruda, Türkçede kesme işareti (‘) kullanım kurallarını göz önünde bulundurarak hangi cümlede yanlış kullanım yapıldığını belirleyeceğiz. Kesme işareti, özel adlara gelen ekleri ayırmak için kullanılır; yer ismi ve kişi adı eklerinde doğru şekilde uygulanmalıdır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
-
“Onun da Kars’lı olduğunu bilmiyordum.”
Değerlendirme: “Karslı” kelimesi, Kars yer adından türetilen bir yapım eki (-lı) almıştır. Türkçede yapım ekleri doğrudan kelimeye bitişik yazılır; araya kesme işareti konmaz. Doğru yazımı “Karslı” şeklindedir. Bu kullanım hem gereksiz hem de kural dışıdır. -
“Burdur’dan kuzenin geldi mi ?”
Değerlendirme: “Burdur” yer adına gelen -dan hali eki, kesme işaretiyle ayrılarak doğru kullanılmıştır: “Burdur’dan”. Burada apostrof yerinde ve ek bitişik yazılmıştır. -
“4’ ün katlarını sayar mısın ?”
Değerlendirme: “4” sayısına gelen iyelik eki -ün doğru şekilde kesme işaretiyle ayrılır, fakat kesmeden sonra boşluk bırakılmaz. Doğru yazımı “4’ün” şeklindedir. Bu seçenekte ise boşluk hatası vardır, ancak soru B’nin doğru cevabı A olduğu için yalnızca ek boşluğu sorun teşkil etmektedir. -
“Özgür’ü maça götüreceğiz.”
Değerlendirme: “Özgür” kişi adına gelen -ü hali eki kesme işaretiyle ayrılmış ve boşluksuz bitişik yazılmıştır: “Özgür’ü”. Bu kullanım kuralına uygundur.
Özetle, A şıkkında yapım eki olan -lı araya gereksiz kesme işareti alınmış; yapım ekleri kesme işareti olmadan bitişik yazılır. Bu yüzden doğru cevap “A” şıkkıdır.
14
” Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onların diliyle konuşmak ( ) Haydi, bunların hepsini yaparım ( ) Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim ( ) Nasıl onlar gibi hissedebilirim ( ) “
Yukarıdaki paragrafta parantezle gösterilen yerlere, sırasıyla, hangi noktalama işaretleri konmalıdır?
- ( : ) ( . ) ( ; ) ( ? )
- ( . ) ( . ) ( ? ) ( . )
- ( … ) ( ! ) ( ! ) ( ? )
- ( … ) ( . ) ( ? ) ( ? )
14. Sorunun Çözümü
Bu soruda, parantezle işaretlenmiş bölümlere uygun noktalama işaretlerini yerleştirmemiz gerekiyor. Paragraf, farklı duygusal ve anlamsal bölümlere ayrılmıştır:
- Liste ve devam hissi: “Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onların diliyle konuşmak ( )”
- Kararlı beyan: “Haydi, bunların hepsini yaparım ( )”
- Sorgulama 1: “Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim ( )”
- Sorgulama 2: “Nasıl onlar gibi hissedebilirim ( )”
Şimdi her bir paranteze hangi işaretin gelmesi gerektiğini adım adım görelim:
-
Birinci parantez: Paralel eylemler listesinin hemen ardından devam eden düşünce çağrıştıran üç nokta (
...) kullanılmalıdır. Bu, okuyucuya akışın kesilmeden sürdüğünü hissettirir. - İkinci parantez: “Haydi, bunların hepsini yaparım.” ifadesi tam bir bildirim cümlesi oluşturduğu için sonuna nokta (.) gelmelidir.
- Üçüncü parantez: “Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim?” ifadesi soru niteliğinde olduğundan soru işareti (?) ile bitirilmelidir.
- Dördüncü parantez: “Nasıl onlar gibi hissedebilirim?” cümlesi de sorgulama cümlesidir, dolayısıyla soru işareti (?) gereklidir.
Bu nedenle doğru sıralama: ( ... ) ( . ) ( ? ) ( ? ), yani “D” şıkkıdır.
Diğer şıklar neden yanlış?
-
A şıkkı:
( : ) ( . ) ( ; ) ( ? )
İlk kısımda iki nokta (:) liste başlatma anlamı verir ancak burada zaten liste tamamlanmış; üçüncü kısımda noktalı virgül (;) ise soru öncesi bağlama uymaz. -
B şıkkı:
( . ) ( . ) ( ? ) ( . )
Birinci parantez nokta koyularak liste kesilir; anlam akıcılığı bozulur. Dördüncü parantez ise soru cümlesi olmasına rağmen nokta kullanılmış. -
C şıkkı:
( ... ) ( ! ) ( ! ) ( ? )
İkinci ve üçüncü parantezlerde ünlem (!) kullanımı, bildirim ve sorgu cümlelerinin doğasına uymaz; duygu patlaması göstermediği için uygun değildir.
15
Kız kardeşim ( )
– Dayı, dedi. Bu senin bize vadettiğin pasta değil ki ( )
Dayım ( )
– Bu işte ( ) diye yanıt verdi ( )
Yukarıdaki paragrafta parantezle gösterilen yerlere, sırasıyla, hangi noktalama işaretleri konmalıdır?
- ( : ) ( . ) ( , ) ( . ) ( ! )
- ( , ) ( ! ) ( : ) ( : ) ( . )
- ( : ) ( … ) ( : ) ( , ) ( . )
- ( : ) ( … ) ( , ) ( . ) ( . )
15. Sorunun Çözümü
Bu paragrafta, diyalogların başlatılması, duraklamaların gösterilmesi ve anlatımın akışını sağlamak için doğru noktalama işaretlerinin seçilmesi gerekiyor. Aşağıda parantezli her boşluğu açıklayarak uygun işareti belirliyoruz:
- Birinci parantez: “Kız kardeşim ( )” → Karşı tarafın konuşmaya başlamadan önce kimi söz söyleyeceğini işaretlemek için sütun ( : ) kullanılır: “Kız kardeşim:”
- İkinci parantez: “… bu senin bize vadettiğin pasta değil ki ( )” → Karşısındakinin sözünü kesintili, şaşkın bir tonla aktarmak için biraz duraksama belirtir; bu amaçla üç nokta ( … ) uygundur.
- Üçüncü parantez: “Dayım ( )” → Yine konuşma aktarma başlarken sütun ( : ) konur: “Dayım:”
- Dördüncü parantez: “- Bu işte ( ) diye yanıt verdi” → Burada “bu işte” ifadesinden sonra kısa bir ara söz gerektiğinden virgül ( , ) tercih edilmelidir.
- Beşinci parantez: Paragrafın sonuna gelindiğinde anı bütünlemek için nokta ( . ) kullanılır.
Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır: ( : ) ( ... ) ( : ) ( , ) ( . ).
Diğer şıkların yanlışlığı:
- A: İkinci işaret nokta (.) diyalogdaki duraksamayı gösteremez, beşinci işaret ünlem (!) ise anlatımın duygusunu saptırır.
- B: İkinci işaret ünlem (!) fazladan heyecan katar; üçüncü ve dördüncü ikili sütun (:) çelişir.
- D: Dördüncü paranteze virgül yerine nokta (.) konması cümlenin akışını keser.