6. Sınıf Türkçe Edat Bağlaç Ünlem Test 1

1 Cümleleri, ögeleri, eş görevli sözleri bağlayan, tek başına anlamı olmayan sözcüklere ne denir?

  • Zamir
  • Ünlem
  • Bağlaç
  • Edat

1. Sorunun Çözümü

Bu soruda, cümleleri, ögeleri ve eş görevli sözleri birbirine bağlayan, ancak tek başına anlamı olmayan bağlaç kavramını tanımlamanız istenmiştir. Aşağıda doğru seçeneğin neden doğru, diğerlerinin neden yanlış olduğuna dair detaylı açıklamalar bulacaksınız:

  • Bağlaç (C): Doğru cevap. Bağlaçlar, iki kelime, kelime grubu veya cümleyi birbirine bağlar; ancak tek başlarına bağımsız bir anlam taşımazlar. Örneğin “ve”, “ama”, “çünkü” gibi kelimeler cümleler arası ilişki kurar ama kendi başlarına anlam ifade etmezler.
  • Zamir (A): Yanlış. Zamirler, isimlerin yerini tutan kelimelerdir (örneğin “o”, “bu”, “kendisi”). Görevleri bağ kurmak değil, ismi tekrar etmeden temsil etmektir.
  • Ünlem (B): Yanlış. Ünlemler, duygu, hayret ya da çağrı bildiren, tek başına anlamlı olabilen kelimelerdir (örneğin “ah!”, “hey!”). Bağlaçlar gibi cümleleri birbirine bağlamazlar.
  • Edat (D): Yanlış. Edatlar, çoğunlukla isim ya da zamirlerle kullanılarak onlara anlam katıp çeşitli sözdizimsel görevler yükler (örneğin “-de”, “ile”, “göre”). Ama cümleleri tek başına bağlamaz, yalnızca sözcükler arasında ilişki kurar.

Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

2 Tek başlarına anlamları olmayan, başka kelimelerle öbekleşerek anlam ilgileri kuran sözcüklere ne denir?

  • Bağlaç
  • Edat
  • Zamir
  • Ünlem

2. Sorunun Çözümü

Bu soruda, tek başına anlamı olmayan ve ancak başka kelimelerle öbekleşerek cümle içinde anlam ilgileri kuran sözcüklere hangi adın verildiği sorulmuştur. Aşağıda doğru seçeneğin neden doğru, diğerlerinin neden yanlış olduğuna dair detaylı açıklamalar yer almaktadır:

  • Edat (B): Doğru cevap. Edatlar, tek başlarına bağımsız bir anlam taşımaz; ancak isim, zamir veya zarf gibi sözcüklerle birlikte kullanıldıklarında çeşitli anlam ilişkileri kurarlar. Örneğin “ile” edatı “kalem ile kağıt” öbeğinde iki unsuru bir araya getirir, “için” edatı “sınav için çalışmak” ifadesinde amacı belirtir.
  • Bağlaç (A): Yanlış. Bağlaçlar, iki kelime veya cümleyi birbirine bağlar; ancak bu bağlama işlemi bir anlam öbeği oluşturmak değil, daha çok bağımsız öğeler arasında ilişki kurmaktır. Bağlaçlar tek başlarına da “ve”, “ama” gibi ufak anlamlar taşıyabilir.
  • Zamir (C): Yanlış. Zamirler, isimlerin yerini tutan sözcüklerdir (örneğin “o”, “birisi”, “kendi”). Bağ ve öbek kurmaz, yalnızca temsil işlevi görürler ve kendi başlarına anlamsal ilişkiler oluşturmazlar.
  • Ünlem (D): Yanlış. Ünlemler, duyguyu ya da tepkiyi ifade eden, genellikle tek başına anlamlı olabilen kelimelerdir (örneğin “ah!”, “vah!”). Cümle öbekleri oluşturmaz, öbekleşerek anlam bağı kurma işlevine sahip değildir.

Bu nedenle bu sorunun doğru cevabı “B” şıkkıdır, çünkü edatlar ancak başka sözcüklerle öbekleşerek anlam ilişkisi kurarlar.

3 1. Kahvaltıda peynir ile zeytin yedim.
2. Gül ile Papatya en sevdiğim çiçeklerdir.
3. Masamda kalem ile silgi vardı.
4. Babası ile maça gitmişler.

“İle” sözcüğü yukarıdakilerden hangisinde bağlaç olarak kullanılmamıştır?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

3. Sorunun Çözümü

Bu soruda, “ile” sözcüğünün bağlaç (cümleleri veya sözcükleri birbirine bağlayan, tek başına anlamı olmayan) mı yoksa edat (isim ya da zamirle birlikte kullanılarak “-le/-la” anlamı veren) mı olduğunu belirlemeniz istenmiştir. Aşağıda her bir seçeneğin ayrıntılı açıklaması yer almaktadır:

  • A) 1. cümle: “Kahvaltıda peynir ile zeytin yedim.” Burada “ile” bağlaçtır; iki nesneyi (“peynir” ve “zeytin”) eş görevli öge olarak bir araya getirir.
  • B) 2. cümle: “Gül ile Papatya en sevdiğim çiçeklerdir.” Burada da “ile” bağlaçtır; iki çiçek türünü eşit düzeyde bağlayarak tek bir öge hâline getirir.
  • C) 3. cümle: “Masamda kalem ile silgi vardı.” Yine “ile” bağlaç görevindedir; “kalem” ve “silgi” sözcüklerini birleştirir.
  • D) 4. cümle: “Babası ile maça gitmişler.” Bu kullanımda “ile” edattır; “babası” sözcüğüne “-le/-la” anlamı katarak eşlik bildirmektedir. Yani “başısıyla birlikte” anlamı taşır, iki ögeyi eş görevli bağlamak amacı yoktur.

Görüldüğü üzere ilk üç cümlede “ile” bağlaç işlevi görürken, 4. cümlede “ile” edat görevindedir. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

4 “Başkalarına verebileceğim her şeyi ancak bir tek yolla verebilme gücüm var: Yazarak.”

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat, bu cümledeki altı çizili edatla yakın anlamlıdır?

  • Yalnızca pişmanlık duyduğumu söyleyebilirim.
  • Çevremdeki kadınlar bir kuş sürüsü gibi havalanmıştı.
  • Bu sorunun yanıtı da aslında o kadar basit ve ilginçti.
  • Yüzüme gelen yumruğa karşı kolumu kaldırmıştım.

4. Sorunun Çözümü

Bu soruda, orijinal cümlede altı çizili olarak verilen “ancak” edatının “sınırlama” ya da “yalnızca” anlamında kullanımıyla hangi şıktaki edatın anlamca örtüştüğünü bulmanız istenmiştir. Aşağıda her bir seçeneğin neden doğru veya yanlış olduğuna dair açıklamalar yer almaktadır:

  • A) Yalnızca pişmanlık duyduğumu söyleyebilirim. Doğru cevap. Burada “yalnızca” edatı, tıpkı “ancak” edatında olduğu gibi bir sınırlama ve “sadece” anlamı taşımaktadır. Hem kullanım hem de anlam açısından birebir örtüşür.
  • B) Çevremdeki kadınlar bir kuş sürüsü gibi havalanmıştı. Yanlış. Bu cümlede benzetme amacıyla “gibi” edatı kullanılmıştır; “ancak” edatının “sınırlama” anlamıyla ilgisi yoktur.
  • C) Bu sorunun yanıtı da aslında o kadar basit ve ilginçti. Yanlış. “Da” ve “aslında” edat/bağlaçları ek bilgi ve vurgu katar, “ancak”taki “sınırlama” işlevine sahip değildir.
  • D) Yüzüme gelen yumruğa karşı kolumu kaldırmıştım. Yanlış. “Karşı” edatı yön ve karşıtlık bildirir; “ancak” edatının “sadece” anlamıyla hiçbir ortak yanı yoktur.

Görüldüğü gibi, altı çizili “ancak” edatı “yalnızca” anlamına gelmekte ve yalnızca A şıkkındaki “yalnızca” edatıyla anlamdaş olmaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

5 “Bu çocuk karınca gibi çalışkandır.”

Cümlesindeki edat cümleye hangi anlamı katmıştır?

  • Birliktelik
  • Karşılaştırma
  • Yön
  • Benzerlik

5. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda cümledeki edatın ne tür bir anlam kattığını bulmamız gerekiyor. “Bu çocuk karınca gibi çalışkandır.” cümlesindeki “gibi” edatı, iki varlık veya kavram arasında benzerlik ilişkisi kurar. Aşağıda her bir seçeneğin neden doğru veya yanlış olduğunu adım adım açıklıyorum:

  • A) Birliktelik: Yanlış. Birliktelik edatı, iki öznenin birlikte hareket ettiğini gösterir (örneğin “Ali ile Ayşe”). Burada ise “gibi” kelimesi hareket birliği değil, karşılaştırma işlevi üstlenir.
  • B) Karşılaştırma: Yanlış. Karşılaştırma genellikle “-den daha” yapısıyla veya “kadar” edatıyla yapılır (örneğin “Ali benden daha hızlı”). “Gibi” kelimesi doğrudan benzerlik kurar, karşılaştırma sınaması içermez.
  • C) Yön: Yanlış. Yön edatları (örneğin “-e doğru”, “-den ayrılarak”) bir yer veya hedef belirtir. “Gibi” kelimesinin yön bildirme özelliği yoktur.
  • D) Benzerlik: Doğru cevap. “Gibi” edatı, iki unsur arasında niteliksel benzerlik kurar. Burada çocuğun çalışma azmi “karınca” örneğine benzetilerek vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, cümledeki “gibi” edatı, varlıklar arasında benzerlik ilişkisi kurduğundan doğru cevap “D” şıkkıdır. Böylece edatların farklı görevlerini ayırt etme yeteneğinizi pekiştirmiş olduk!

6 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat yoktur?

  • Her sabah kırlarda ya da kentin sokaklarında dolaşırım.
  • Bu cümleler çocukluğumdan beri beni beklemişlerdi.
  • Benim verdiğim cevaplar bir terzinin elinden çıkmış gibiydi.
  • Her duygu, her algı gerçek olamayacak kadar şişmişti.

6. Sorunun Çözümü

Bu soruda, cümlelerde edat olarak adlandırılan, kendisinden sonra gelen kelimeye çeşitli anlam ilişkileri (sebep, zaman, miktar vb.) katan ve tek başına anlam ifade etmeyen kelimelerin varlığı sorgulanmaktadır. Edatlar genellikle “ile”, “için”, “kadar”, “gibi”, “beri” gibi değişmeyen kelimelerdir. Aşağıda her cümlenin edat içerip içermediğini detaylıca inceliyoruz:

  • A) Her sabah kırlarda ya da kentin sokaklarında dolaşırım.
    Yanlış şıklama: Bu cümlede yer alan “ya da” bağlaçtır, “kırlarda” ve “sokaklarında” ise isim hâl ekidir; ayrı bir edat yoktur.
  • B) Bu cümleler çocukluğumdan beri beni beklemişlerdi.
    Yanlış şıklama: “den beri” kalıbında “beri” edat işlevi görür ve zamanı sınırlar.
  • C) Benim verdiğim cevaplar bir terzinin elinden çıkmış gibiydi.
    Yanlış şıklama: “gibi” edatı, benzetme ve ilişki kurma işlevi taşır.
  • D) Her duygu, her algı gerçek olamayacak kadar şişmişti.
    Yanlış şıklama: “kadar” edatı, ölçü ve sınır bildirir.

Görüldüğü üzere, A şıkkındaki cümlede edat görevinde hiç bir kelime bulunmamaktadır. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.

7 1. Bu çiçekleri senin için aldım.
2. Kursa gitmek üzere evden çıktı.
3. Oyuncağını aldı ve odasına gitti.
4. Elma kadar armutu da çok severim.

Yukarıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi edat değildir?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

7. Sorunun Çözümü

Bu soruda, altı çizili sözcüklerin edat (isim veya fiil öbekleriyle anlam ilişkisi kuran, tek başına bağımsız anlam taşımayan kelimeler) görevinde olup olmadığını belirlemeniz istenmiştir. Aşağıda her cümlenin altı çizili sözcüğünün edat işlevi incelenmiştir:

  • A) “için” sözcüğü (1. cümle): “Bu çiçekleri senin için aldım.”
    için” edatı, amaç veya yarar bildirerek “senin faydan için” anlamı katar. Bu nedenle edat görevindedir.
  • B) “üzere” sözcüğü (2. cümle): “Kursa gitmek üzere evden çıktı.”
    üzere” edatı, niyet veya amaç bildirir (“yapmak üzere” → “yapma amacıyla”). Bu kullanımıyla edat işlevi görür.
  • C) (3. cümlede altı çizili sözcük yoktur): “Oyuncağını aldı ve odasına gitti.”
    Bu cümlede altı çizili herhangi bir sözcük bulunmadığı için edat da yoktur. Dolayısıyla edat sorgulamasına tabi tutulacak bir öğe yoktur.
  • D) “kadar” sözcüğü (4. cümle): “Elma kadar armutu da çok severim.”
    kadar” edatı, ölçü ve sınır bildirerek miktar ilişkisi kurar. Bu nedenle edat olarak kullanılmıştır.

Üçüncü cümlede altı çizili bir kelime olmadığı için herhangi bir edat unsuru bulunmamaktadır. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

8 Aşağıdaki dizelerin hangisinin sonuna ünlem (!) işareti gereksiz konulmuştur?

  • Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün !
  • Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar Yaşlı gözlerinle kal anneciğim !
  • Ey yarım adalarım, açılan hür denize Yelken bulamadımsa bayrak getirdim size !
  • Erzurum dağları duman dildedir Başım yastıktadır, gözüm yoldadır !

8. Sorunun Çözümü

Bu soruda, verilen dizelerdeki sonuna konulan ünlem işaretlerinden hangisinin gereksiz olduğunu bulmanız isteniyor. Ünlem işareti; coşku, şaşırma, seslenme veya duygusal vurgu gerektiren durumlarda kullanılır. Aşağıda her seçeneği inceleyelim:

  • A) “Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün !”
    Burada şair, “ah ey güzel gün” diyerek geçmişe dönük duygusal bir seslenme yapıyor. Ünlem, iç çekiş ve hayranlık ifadesi için uygundur.
  • B) “Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar Yaşlı gözlerinle kal anneciğim !”
    “Anneciğim !” ifadesi, duygusal bir çağrı ve rica barındırıyor. Ünlem, şairin hissettiği özlem ve acıyı vurgulamak için gereklidir.
  • C) “Ey yarım adalarım, açılan hür denize Yelken bulamadımsa bayrak getirdim size !”
    “Ey yarım adalarım” şeklindeki hitap, eski edebi anlatımda güçlü bir seslenme örneğidir. Ünlem işareti, bu seslenmenin etki gücünü artırır.
  • D) “Erzurum dağları duman dildedir Başım yastıktadır, gözüm yoldadır !”
    Bu cümlede “gözüm yoldadır” ifadesi açıklayıcı ve bildirgesel niteliktedir; doğrudan bir seslenme, coşku veya hayranlık bildirmemektedir. Dolayısıyla ünlem işareti duygusal vurgu katmadığı için gereksizdir.

Görüldüğü üzere, ilk üç örnekte ünlem, şairin seslenme ve duygusal tonunu vurgulamak için uygunken, D seçeneğindeki açıklayıcı bildiri cümlesi herhangi bir duygusal patlama ya da seslenme içermemektedir. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

9 Aşağıdakilerden hangisinde “için” edatı cümleye amaç anlamı katmamıştır?

  • Karnesindeki zayıfları gördüğü için hüngür hüngür ağlıyordu.
  • Teyzemlere gitmek için hazırlanmaya koyulmuştuk.
  • Para kazanmak için her işte çalışabileceğini söylüyordu.
  • Yorucu bir günün sonunda açlıklarını gidermek için masaya oturdular.

9. Sorunun Çözümü

Bu soruda “için” edatının cümleye amaç anlamı katıp katmadığı sorgulanıyor. Edat olarak “için” kelimesi genellikle bir eylemin amacını, gerekçesini veya sebebini belirtmek için kullanılır. Aşağıdaki açıklamalarda her bir cümledeki “için” edatının işlevine bakacak ve hangisinde amaç anlamı taşımadığını belirleyeceğiz.

  • A) Karnesindeki zayıfları gördüğü için hüngür hüngür ağlıyordu.
    Yanlış şıklama. Burada “için” kelimesi amaç değil, sebep (neden) bildirir. Yani notlarının kötü çıkması sebebiyle ağlamasını açıklar, eylemin arkasındaki nedeni gösterir.
  • B) Teyzemlere gitmek için hazırlanmaya koyulmuştuk.
    Doğru kullanım. Burada “için” edatı, net bir amaç bildirir: “teyzemlere gitmeyi sağlamak amacıyla” hazırlık yapılmıştır.
  • C) Para kazanmak için her işte çalışabileceğini söylüyordu.
    Doğru kullanım. “Para kazanmayı gerçekleştirmek amacıyla” her işte çalışabileceğini ifade ediyor; amaç anlamı açıkça görülür.
  • D) Yorucu bir günün sonunda açlıklarını gidermek için masaya oturdular.
    Doğru kullanım. “Açlıklarını gidermek amacıyla” masaya oturmayı belirtir; amaç ilişkisi vardır.

İlk üç seçenekten farklı olarak A şıkkında “için” edatı bir amaç değil, bir sebep anlatmaktadır. Bu nedenle sorunun doğru cevabı “A” şıkkıdır.

10 “Sabahtan beri ondan bir haber alamadık.”

Cümlesindeki edat cümleye hangi anlamı katmıştır?

  • Yön
  • Zaman
  • Karşılaştırma
  • Amaç

10. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda “sabahtan beri” ifadesindeki edatın cümleye hangi anlamı kattığını belirlememiz gerekiyor. “Sabahtan beri ondan bir haber alamadık.” cümlesinde edat, eylemin gerçekleşme zamanı hakkında bilgi verir. Aşağıda her bir seçeneğin neden doğru veya yanlış olduğuna dair açıklamalar yer almaktadır:

  • A) Yön: Yanlış. Yön edatları (“-e doğru”, “-den ayrılarak”) hareketin veya davranışın yönünü belirtir. “Sabahtan beri” ifadesi ise bir yön değil, zaman aralığını belirtir.
  • B) Zaman: Doğru cevap. “Sabahtan beri” ifadesi, eylemin sabah zamandan başlayarak halen kesintisiz sürdüğünü gösterir. Bu kullanımıyla edat, zaman zarfı işlevi görür ve cümleye zaman anlamı katar.
  • C) Karşılaştırma: Yanlış. Karşılaştırma edatları (“kadar”, “gibi”) iki varlık veya durumu birbirine kıyaslamak için kullanılır. “Sabahtan beri” karşılaştırma değil, süre bildiren zamansal bir öbek oluşturur.
  • D) Amaç: Yanlış. Amaç edatları (“için”) bir eylemin amacını açıklar. “Sabahtan beri” amacı değil, eylemin hangi zaman aralığında gerçekleştiğini belirtir.

Görüldüğü gibi “sabahtan beri” ifadesi, eylemin başlangıç zamanını ve süresini bildirerek cümleye zaman anlamı katmaktadır. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

11 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem işareti doğru olarak kullanılmıştır?

  • Sokakta müthiş bir gürültü vardı !
  • Zavallının başına birçok felaket geldi !
  • Yeter; artık kendine gel !
  • Ankara’ya dün gece şiddetli bir yağmur yağdı !

11. Sorunun Çözümü

Bu soruda, cümlelerin sonunda yer alan ünlem işaretlerinin uygun kullanımını belirlemeniz istenmiştir. Ünlem işareti, güçlü duygu, seslenme, uyarı veya emir kipinde kullanılan cümlelerde tercih edilir. Aşağıdaki açıklamalarda her seçeneğin niçin doğru ya da yanlış olduğuna dair ayrıntılı bilgiler bulacaksınız:

  • A) “Sokakta müthiş bir gürültü vardı !”
    Yanlış. Bu cümle betimleyici bir açıklama içerir; ani bir duygu patlaması veya seslenme söz konusu değildir. Bu nedenle noktalama olarak nokta kullanılması daha doğrudur.
  • B) “Zavallının başına birçok felaket geldi !”
    Yanlış. Yine anlatım bildirgeseldir ve duygusal bir ağırlığı olsa da, doğrudan hitap veya ünlem şeklinde bir seslenme barındırmaz. Normal nokta tercih edilmelidir.
  • C) “Yeter; artık kendine gel !”
    Doğru cevap. Burada iki nokta üst üste yerine noktalı virgül kullanılmış, ardından gelen “kendine gel” ifadesi emir kipiyle yönlendirme niteliği taşır. Ünlem işareti, bu tür kuvvetli uyarı ve emir cümlelerinde doğru ve etkili bir kullanımdır.
  • D) “Ankara’ya dün gece şiddetli bir yağmur yağdı !”
    Yanlış. Bu cümle de bir bilgi aktarımıdır; şaşkınlık ya da seslenme yoktur. Sadece olayı bildirdiği için nokta ile bitirilmelidir.

Görüldüğü üzere, sadece C şıkkında yer alan “Yeter; artık kendine gel !” ifadesi bir uyarı-emir cümlesi olarak tanımlanabilir ve bu yüzden ünlem işareti uygun olarak kullanılmıştır. Diğer tüm örnekler açıklama veya haber verme cümlesi olduğu için ünlem yerine nokta tercih edilmelidir. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

12 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ki” bağlaç olarak kullanılmıştır?

  • Ağaçlardaki yapraklar döküldü.
  • Duydum ki bu resmi sen yapmışsın.
  • Bu kitap benimkinden güzel.
  • Dışarıdakileri tek tek içeri getirdi.

12. Sorunun Çözümü

Bu soruda, cümlelerdeki “ki” sözcüğünün bağlaç (cümleleri birbirine bağlayan, tek başına anlam ifade etmeyen) olarak mı yoksa başka bir görevde mi kullanıldığını belirlemeniz istenmiştir. Aşağıda her seçeneğin işlevine dair açıklamalar yer almaktadır:

  • A) Ağaçlardaki yapraklar döküldü.
    Yanlış. Burada “-daki” eki, “ağaçlardaki yapraklar” tamlamasında yer belirten bir ilgi ekidir; bağlaç görevi yoktur.
  • B) Duydum ki bu resmi sen yapmışsın.
    Doğru cevap. Bu kullanımda “ki” bağlaçtır; önceki cümle ile sonraki cümlenin anlamını birbirine bağlayarak “duyduğuma göre” anlamı katar.
  • C) Bu kitap benimkinden güzel.
    Yanlış. “Benimkinden” sözcüğündeki “-ki” eki, iyelik zamiri oluşturur (“benimki” → “benim olan”), bağlaç işlevi görmez.
  • D) Dışarıdakileri tek tek içeri getirdi.
    Yanlış. Burada “-daki” eki, “dışarıdakileri” tamlaması oluşturmak için kullanılan belirteç ekidir; cümleleri bağlayan bir bağlaç değildir.

Görüldüğü üzere, yalnızca B şıkkındaki “ki” sözcüğü bir cümle kuruluşu sağlamak üzere kullanılmıştır ve bağlaç görevi üstlenmiştir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.

13Yalnız” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat görevinde kullanılmıştır?

  • Onun, evde yalnız olduğunu öğrenince şaşırdım.
  • İhtiyar, uzun zamandan beri yalnız yaşıyordu.
  • Köylüler yalnız onun söylediklerini dinlerdi.
  • Size yardım ederim, yalnız siz de bana yardım edeceksiniz.

13. Sorunun Çözümü

Bu soruda, “yalnız” kelimesinin hangi cümlede edat görevinde kullanıldığını bulmanız isteniyor. Edatlar, cümledeki diğer sözcüklere anlam ilişkisi katan, tek başına anlamı olmayan kelimelerdir. Aşağıda her seçeneğin işlevini ayrıntılı şekilde açıklıyorum:

  • A) “Onun, evde yalnız olduğunu öğrenince şaşırdım.”
    Yanlış. Burada “yalnız” kelimesi “tek başına, kimsesiz” anlamındaki sıfat ya da zarf göreviyle kullanılmıştır; edat işlevi yoktur.
  • B) “İhtiyar, uzun zamandan beri yalnız yaşıyordu.”
    Yanlış. Bu kullanımda “yalnız” yine “tek başına” anlamında bir zarf veya sıfat işlevi görür, edat değil.
  • C) “Köylüler yalnız onun söylediklerini dinlerdi.”
    Doğru cevap. Burada “yalnız” edat olarak, “sadece” anlamına gelir ve “onun söylediklerini dinleme” eylemini sınırlar. Tek başına bağımsız anlam taşımaz, ancak cümleye “ancak/sadece” katmanını ekler.
  • D) “Size yardım ederim, yalnız siz de bana yardım edeceksiniz.”
    Yanlış. Bu cümlede “yalnız” kelimesi anlamca “ancak, fakat” işlevi gören bağlaç niteliği taşır; edat görevi üstlenmez.

Özetle, C şıkkındaki “yalnız” edat olarak kullanılarak cümleye “sadece” anlamı katmaktadır. Bu nedenle doğru cevap “C” şıkkıdır.

14 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kadar” edatı cümleye yaklaşıklık anlamı katmıştır?

  • Uzun gezilerinden birinde Büyükçekmece’ye kadar gitti.
  • Bugün denize kadar araba süreceklerini anlattı benzinciye.
  • Şimdiye kadar hiç gitmedikleri yerlere doğru gittiler.
  • Olayın üzerinden henüz bir yıl kadar geçmişti.

14. Sorunun Çözümü

Sevgili öğrenciler, bu soruda “kadar” edatının cümleye yaklaşıklık anlamı katıp katmadığı sorgulanmaktadır. Yaklaşıklık anlamı veren “kadar” kullanımı, kesin ölçü belirtmek yerine yaklaşık bir zaman veya miktar sınırı sunar. Aşağıda her seçeneği adım adım inceleyelim:

  • A) “Uzun gezilerinden birinde Büyükçekmece’ye kadar gitti.”
    Yanlış. Burada “kadar” yer-yön edatı olarak kullanılmıştır. Gideceği son noktayı kesin şekilde belirtir; yaklaşıklık değil, varış sınırını gösterir.
  • B) “Bugün denize kadar araba süreceklerini anlattı benzinciye.”
    Yanlış. Yine “kadar” yer-yön anlamındadır; “denize kadar” ifadesi, kesin bir varış noktasını işaret eder, yaklaşık mesafe duyurmaz.
  • C) “Şimdiye kadar hiç gitmedikleri yerlere doğru gittiler.”
    Yanlış. Burada “şimdiye kadar” ifadesindeki “kadar”, geçmişten şimdiye kadar olan kesin zaman aralığını belirtir; belirsiz bir yaklaşıklık anlamına değil, tam bir zaman sınırına işaret eder.
  • D) “Olayın üzerinden henüz bir yıl kadar geçmişti.”
    Doğru cevap. Bu cümlede “bir yıl kadar” ifadesi, tam olarak 365 gün değil, yaklaşık bir yıl anlamı taşır. “Yaklaşık bir yıl” deme işlevi görerek kesin süreyi sınırlandırmadan tahmini bir zaman dilimi sunar.

Görüldüğü gibi, D seçeneğindeki “kadar” edatı net bir ölçü değil, yaklaşık süre bildirerek cümleye yaklaşıklık anlamı katmaktadır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.

15 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem edat hem de bağlaç kullanılmıştır?

  • Kitabımı aldım ve bir çocuk gibi sevinerek masama yerleştim.
  • Kimi işlerimin yükünü ona aktarmaya başlamıştım bile.
  • Tüm yüzü kızarmıştı, mezar ötesinden gelen bir sesle fısıldadı.
  • Aldatıldıklarını değil yalnızca hakarete uğradıklarını düşünürler.

15. Sorunun Çözümü

Bu soruda hem bağlaç hem de edat kullanımını aynı cümlede bulunduran ifadeyi tespit etmemiz gerekiyor. Bağlaçlar cümle veya sözcük öbeklerini birbirine bağlarken, edatlar tek başına anlam taşımaz ve genellikle bir sözcüğe veya sözcük grubuna anlam katar. Aşağıda her bir seçeneği adım adım inceliyorum:

  • A) “Kitabımı aldım ve bir çocuk gibi sevinerek masama yerleştim.”
    Doğru cevap. – “ve” sözcüğü, iki eylemi (“aldım” ve “sevinerek yerleştim”) birbirine bağlayan bağlaçtır. – “gibi” sözcüğü ise bir benzetme ilişkisi kuran edattır. Dolayısıyla bu cümlede hem bağlaç hem de edat bir arada kullanılmıştır.
  • B) “Kimi işlerimin yükünü ona aktarmaya başlamıştım bile.”
    Yanlış.bile” burada vurgulama veya zarf işlevi görür; ne bağlaç ne de edat olarak iki farklı işlevi bir arada taşımaz.
  • C) “Tüm yüzü kızarmıştı, mezar ötesinden gelen bir ses le fısıldadı.”
    Yanlış. Bu cümlede açık bir bağlaç bulunmamaktadır. “-den” ve “-le” ekleri olsa da, edat olarak “le” burada kullanılsa bile bir bağlaç bulunmadığı için her ikisi bir arada yoktur.
  • D) “Aldatıldıklarını değil yalnızca hakarete uğradıklarını düşünürler.”
    Yanlış.yalnızca” burada “sadece” anlamı katan bir edat görevindedir; bağlaç işlevi bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, yalnızca A şıkkında “ve” bağlacı ve “gibi” edatı bir arada kullanılarak hem cümle öğeleri arasındaki bağlantı hem de benzetme anlamı oluşturulmuştur. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Bir Yorum Yaz