7. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Yazılı Soruları ve Çözümleri
1

Bir sözcüğün herkesçe bilinen, akla gelen ilk anlamına veya sözlükteki birinci anlamına “temel (gerçek) anlam” denir. Temel anlam, sözcüğün somut ve fiziksel karşılığıdır.

Bu açıklamaya göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kuru” sözcüğü temel anlamıyla kullanılmıştır?

  • Bu kuru gürültüye pabuç bırakacak değiliz.
  • Bahçedeki kuru otları toplayıp bir kenara yığdı.
  • Yazarın son romanında oldukça kuru bir anlatım var.
  • Onun bu kuru inadı yüzünden işlerimiz hep aksadı.

Sorunun Çözümü

Temel anlam, sözcüğün mecazlaşmadan kazandığı ilk ve asıl anlamdır. “Kuru” sözcüğünün temel anlamı “suyu, nemi olmayan”dır.

  • A) “Kuru gürültü” ifadesinde sözcük, boş, gereksiz anlamında mecaz olarak kullanılmıştır.
  • B) “Kuru ot” ifadesinde sözcük, nemi olmayan, kurumuş anlamında, yani fiziksel ve temel anlamıyla kullanılmıştır.
  • C) “Kuru anlatım” ifadesinde sözcük, duygudan yoksun, etkileyiciliği olmayan anlamında mecaz olarak kullanılmıştır.
  • D) “Kuru inat” ifadesinde sözcük, mantıksız, yersiz anlamında mecaz olarak kullanılmıştır.

Cevap: B

2

Türkçede bazı sözcükler cümle içinde kazandıkları anlama göre farklı görevler üstlenebilirler. Özellikle edatlar, eklendikleri sözcüklerle birleşerek cümleye zaman, neden, amaç veya benzerlik gibi anlamlar katar.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kadar” sözcüğü cümleye “gibi, ölçüsünde” anlamı katmıştır?

  • Bu proje için sabaha kadar aralıksız çalıştık.
  • Okulun bahçe kapısına kadar birlikte yürüdük.
  • Senin kadar düzenli not tutan birini görmedim.
  • Ödevlerini yarına kadar mutlaka tamamlamalısın.

Sorunun Çözümü

“Kadar” edatı, kendinden önceki sözcükle öbekleşerek cümleye zaman, mesafe, miktar veya benzerlik/eşitlik ilgisi kurar. Soruda “gibi” veya “derecesinde” anlamı sorulmuştur.

  • A) “Sabaha kadar” ifadesi eylemin süresini ve bitiş zamanını belirtir (Zaman ilgisi).
  • B) “Kapıya kadar” ifadesi eylemin mesafe sınırını ve yönünü belirtir (Yer/Yön ilgisi).
  • C) “Senin kadar” ifadesi “senin gibisi, senin ölçünde” anlamında kullanılarak bir karşılaştırma ve benzerlik ilgisi kurmuştur.
  • D) “Yarına kadar” ifadesi bir zaman sınırı koymaktadır (Zaman ilgisi).

Cevap: C

3

Sözcükler arasındaki anlam ilişkilerini pekiştirmek isteyen bir öğrenci, cümlelerdeki altı çizili kelimelerin eş anlamlılarını (anlamdaşlarını) karışık harflerden bulmaya çalışmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen karışık harfler, altı çizili sözcüğün eş anlamlısını oluşturmak için yetersizdir?

  • Bu küçük armağan beni çok mutlu etti. ( Y E D H İ E )
  • Polisler olay yerinde kanıt arıyorlardı. ( L İ E L )
  • İşlerini her zaman büyük bir itina ile yapar. ( Z Ö E N )
  • Müzedeki bu tarihi eser paha biçilemez. ( T P I A Y )

Sorunun Çözümü

Soruda, cümle içinde geçen altı çizili sözcüklerin eş anlamlılarını tespit etmemiz ve parantez içindeki harflerin bu eş anlamlı kelimeyi oluşturup oluşturamayacağını kontrol etmemiz istenmektedir.

  • A) Armağan sözcüğünün eş anlamlısı “Hediye”dir. Verilen “Y E D H İ E” harfleriyle bu kelime eksiksiz oluşturulabilir.
  • B) Kanıt sözcüğünün eş anlamlısı “Delil”dir. “Delil” kelimesini yazmak için “D-E-L-İ-L” harflerine ihtiyaç vardır. Ancak parantez içindeki “L İ E L” dizisinde “D” harfi eksiktir. Bu yüzden yazılamaz.
  • C) İtina sözcüğünün eş anlamlısı “Özen”dir. “Z Ö E N” harfleriyle bu kelime oluşturulabilir.
  • D) Eser sözcüğünün eş anlamlısı “Yapıt”tır. “T P I A Y” harfleri kullanılarak bu kelime yazılabilir.

Cevap: B

4

Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere “yansıma sözcükler” denir. Ancak her ikileme veya pekiştirme yansıma değildir; sözcüğün kökünde mutlaka bir ses unsuru bulunmalıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük kullanılmamıştır?

  • Kuru yapraklar rüzgârda hışır hışır ses çıkarıyordu.
  • Vitrandaki kristal bardaklar pırıl pırıl parlıyordu.
  • Kapının menteşeleri paslandığı için sürekli gıcırdıyor.
  • Küçük çocuk korkudan hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

Sorunun Çözümü

Yansıma sözcük olabilmesi için o kelimenin kökünün işitme duyusuna (sese) dayanması gerekir. Görüntü veya renk bildiren sözcükler yansıma kabul edilmez.

  • A) “Hışır hışır” ifadesi yaprakların çıkardığı “hış” sesinden türemiştir, yansımadır.
  • B) “Pırıl pırıl” ifadesi bir ses değil, görsel bir parlaklığı ifade eder. Ses olmadığı için yansıma değildir.
  • C) “Gıcırdıyor” sözcüğü sürtünme sonucu çıkan “gıcır” sesinden türemiştir, yansımadır.
  • D) “Hıçkıra hıçkıra” ifadesi nefes alırken çıkan “hıçk” sesinden türemiştir, yansımadır.

Cevap: B

5

Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelimelere “terim anlamlı sözcükler” denir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmamıştır?

  • Rüzgarın sürüklediği sarı yapraklar bahçenin köşesinde birikti.
  • Öğretmenimiz, tahtaya çizdiği üçgenin iç açılarını hesapladı.
  • Oyuncular, dekorların hazırlanması için sahneden ayrıldılar.
  • Hakem, penaltı noktasını gösterince stadyum ayağa kalktı.

Sorunun Çözümü

Terim anlam; sözcüğün spor, matematik, tiyatro gibi özel alanlarda kazandığı anlamdır. Günlük dildeki genel kullanımlar terim sayılmaz.

  • A) Bu cümlede geçen sözcüklerin tamamı günlük hayatta kullanılan, genel ve temel anlamlı sözcüklerdir. Herhangi bir uzmanlık dalına ait özel bir kavram (terim) bulunmamaktadır.
  • B) “Üçgen” ve “açı” sözcükleri, Geometri (Matematik) alanına ait terimlerdir.
  • C) “Dekor” ve “sahne” sözcükleri, Tiyatro sanatına ait terimlerdir.
  • D) “Penaltı” sözcüğü, Futbol (Spor) dalına ait bir terimdir.

Cevap: A

6

Sözcükler cümle içindeki kullanımlarına göre gerçek (temel) anlamlarından uzaklaşarak yeni ve soyut anlamlar kazanabilirler. Buna “mecaz anlam” denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ince” sözcüğü gerçek anlamının dışında (mecaz) kullanılmıştır?

  • Yazın giymek için kendine ince, pamuklu bir gömlek aldı.
  • Usta, elindeki ince teli penseyle bükmeye çalışıyordu.
  • Yaptığı bu ince davranışla salondaki herkesin takdirini topladı.
  • Kitaplıktaki en ince romanı seçip okumaya başladı.

Sorunun Çözümü

Soruda “ince” sözcüğünün “kalın karşıtı” olan fiziksel (gerçek) anlamının dışında, soyut bir anlamda kullanılması istenmiştir.

  • A) “İnce gömlek” ifadesinde sözcük, kumaşın fiziksel kalınlığını anlatır (Gerçek Anlam).
  • B) “İnce tel” ifadesinde sözcük, nesnenin boyutunu ifade eder (Gerçek Anlam).
  • C) “İnce davranış” ifadesinde sözcük, fiziksel bir özellik değil; “nazik, kibar, düşünceli” anlamında kullanılmıştır (Mecaz Anlam).
  • D) “İnce roman” ifadesinde sözcük, sayfa sayısı azlığı veya boyut olarak kalın olmadığını belirtir (Gerçek Anlam).

Cevap: C

7

Türkçede sözcükler, cümle içindeki kullanımlarına göre gerçek (temel) veya mecaz anlam kazanabilirler. Gerçek anlam, bir kelimenin söylendiğinde akla gelen ilk ve en yaygın anlamıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “burun” sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

  • Ödevini yapmadığını fark edince öğretmeni burnundan solumaya başladı.
  • Yeni aldığı kıyafetleri beğenmemiş, hepsine burun kıvırmıştı.
  • Soğuk havada dışarıda beklemekten burnunun ucu kıpkırmızı olmuştu.
  • O kadar kibirli biriydi ki, burnu yere düşse eğilip almazdı.

Sorunun Çözümü

Soruda “burun” sözcüğünün, koku alma ve solunum organı olan fiziksel anlamıyla (gerçek anlam) kullanıldığı seçeneği bulmamız istenmektedir.

  • A) “Burnundan solumak” deyimi, çok öfkelenmek anlamında kullanılmış bir mecazdır.
  • B) “Burun kıvırmak” deyimi, bir şeyi beğenmemek veya küçümsemek anlamında mecazdır.
  • C) Burada “burun” sözcüğü, soğuktan etkilenen fiziksel organımızı ifade ettiği için gerçek anlamdadır.
  • D) “Burnu yere düşse almaz” ifadesi, kişinin çok kibirli ve inatçı olduğunu anlatan bir mecazdır.

Cevap: C

8

Sözcüklerin akla gelen ilk anlamına “gerçek anlam”, bu anlamdan tamamen uzaklaşarak kazandıkları yeni ve soyut anlama ise “mecaz anlam” denir. Mecaz anlamda sözcükler genellikle somut özelliklerini yitirir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “karanlık” sözcüğü gerçek anlamının dışında (mecaz) kullanılmıştır?

  • Elektrikler kesilince tüm mahalle karanlıkta kaldı.
  • Mağaranın içi o kadar karanlıktı ki önümüzü göremedik.
  • Bu adamın geçmişinde oldukça karanlık olaylar var.
  • Akşam olunca odaya karanlık çökmeye başladı.

Sorunun Çözümü

Soruda “karanlık” sözcüğünün mecaz, yani soyut bir durumu ifade etmesi istenmektedir. Gerçek anlamda karanlık, ışık olmama durumudur.

  • A) Burada “karanlık”, ışığın olmaması (gerçek anlam) anlamında kullanılmıştır.
  • B) Mağaranın ışıksız olması fiziksel bir durumdur (gerçek anlam).
  • C) “Karanlık olaylar” ifadesinde ışıksızlık değil; belirsiz, korkutucu veya yasa dışı durumlar kastedilmiştir. Sözcük soyutlaşmış ve mecaz anlam kazanmıştır.
  • D) Havanın kararması fiziksel ve doğal bir olaydır (gerçek anlam).

Cevap: C

9

Dedem eski bir saat ustasıydı; en küçük çarkı bile yerine yerleştirirken ince eleyip sık dokurdu.

Bu cümledeki “ince eleyip sık dokumak” sözünün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

  • Zamanın kıymetini bilmek.
  • Karar vermekte zorlanmak.
  • En küçük ayrıntıya dikkat etmek.
  • Geçmişe özlem duymak.

Sorunun Çözümü

Deyimler, kalıplaşmış söz öbekleridir ve cümleye genellikle mecaz anlam katar. “İnce eleyip sık dokumak” deyimi, bir işi yaparken çok titiz davranmak, her detayı gözden geçirmek anlamındadır.

  • A) “Zamanın kıymeti” ile ilgili bir vurgu yoktur.
  • B) Kararsızlık değil, yapılan işteki özen anlatılmaktadır.
  • C) Cümlede saat ustasının parça yerleştirirken gösterdiği titizlik ve detaycılık vurgulanmıştır. Bu da “ayrıntıya dikkat etmek” anlamını karşılar.
  • D) Geçmişe özlem (nostalji) anlamı taşımamaktadır.

Cevap: C

10

Cümleler sadece bilgi vermez; aynı zamanda söyleyenin duygularını, düşüncelerini ve tutumunu da yansıtır. Bir sözcük veya ünlem, cümlenin tüm duygu değerini değiştirebilir.

Bravo, bu zorlu soruyu kimseden yardım almadan çözdün!” cümlesine hakim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

  • Takdir etme
  • Şaşırma
  • Küçümseme
  • Pişmanlık

Sorunun Çözümü

Soruda verilen cümlede, bir kişinin başarısı karşısında duyulan memnuniyet ve övgü ifade edilmiştir.

  • A) “Bravo” ünlemi ve başarının vurgulanması, yapılan işin onaylandığını ve beğenildiğini gösterir (Takdir etme).
  • B) Cümlede beklenmedik bir durumdan kaynaklanan bir hayret değil, başarıya yönelik bir onaylama vardır.
  • C) Küçümseme, birini hafife almaktır; burada tam tersi bir yüceltme vardır.
  • D) Pişmanlık, yapılan bir hatadan duyulan üzüntüdür; bu cümlede olumsuz bir durum yoktur.

Cevap: A

11

Türkçede kavramların sayılabilen, ölçülebilen, azalıp çoğalabilen özelliklerini bildiren sözcükler nicelik; nasıl olduklarını, sayılamayan özelliklerini bildiren sözcükler ise nitelik anlamlıdır.

Buna göre, “geniş” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde nicelik (ölçülebilir) anlamıyla kullanılmamıştır?

  • Salonun geniş pencerelerinden içeriye bolca güneş ışığı giriyordu.
  • Bu kasabanın caddeleri o kadar geniş ki iki araç yan yana geçebiliyor.
  • Olaylar karşısında bu kadar geniş davranması herkesi çileden çıkarmıştı.
  • Yeni taşındıkları evin oldukça geniş bir balkonu vardı.

Sorunun Çözümü

Soruda “geniş” sözcüğünün ölçülemeyen, mecaz veya nitelik bildiren bir anlamda kullanıldığı seçeneği bulmamız istenmektedir. Nicelik anlam, metre veya benzeri aletlerle ölçülebilen büyüklüğü ifade eder.

  • A) Pencerenin genişliği mezura ile ölçülebilir. (Nicelik)
  • B) Caddenin genişliği ölçülebilir fiziksel bir büyüklüktür. (Nicelik)
  • C) Burada “geniş davranmak” ifadesi, kişinin vurdumduymaz, gam yemez veya aşırı rahat tavırlarını anlatır. Bu özellik metreyle ölçülemez, kişisel bir özelliktir. (Nitelik / Mecaz)
  • D) Balkonun alanı veya genişliği ölçülebilir. (Nicelik)

Cevap: C

12

Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlama “mecaz anlam” denir. Mecaz anlamlı sözcükler genellikle soyut durumları anlatmak için kullanılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir sözcük kullanılmamıştır?

  • Bu olaydan sonra aramızdaki tüm bağlar koptu.
  • Takımımız maça oldukça sönük başladı.
  • Yeni gelen öğrenciye sınıfça hemen ısındık.
  • Rüzgarın etkisiyle ağacın ince dalları kırıldı.

Sorunun Çözümü

Soruda, tüm sözcüklerin akla gelen ilk anlamıyla (gerçek anlam) kullanıldığı cümle sorulmaktadır.

  • A) “Koptu” sözcüğü burada ipin kopması değil, “ilişkinin bitmesi” anlamında olduğu için mecazdır.
  • B) “Sönük” sözcüğü ışığın azalması değil, “etkisiz, heyecansız” anlamında olduğu için mecazdır.
  • C) “Isınmak” sözcüğü sıcaklık artışı değil, “alışmak, sevmek” anlamında olduğu için mecazdır.
  • D) Bu cümlede “kırıldı”, “ince”, “dal” ve “rüzgar” sözcüklerinin hepsi gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır. Herhangi bir soyutlaştırma yoktur.

Cevap: D


İşlemler

Geçmiş Sonuçlar

    Uzman Denetim & Müfredat Uyumu
    (Eğitim Teknolojileri Girişimcisi & İK Bilim Uzmanı)
    Denetim: 2026 Müfredatı (Kazanım: T.7.3.5.)
    Kaynak: YÖK Ulusal Tez Merkezi Onaylı Uzmanlık
    7. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Yazılı Soruları Hakkında Sıkça Sorulanlar
    Yazılıda “mecaz anlam” sorusunu kaçırmamak için ne yapmalıyım?
    Aslında çok basit bir “Yerine Koyma” taktiği var. Şüphelendiğin kelimenin yerine “gerçek” anlamını koyduğunda cümle saçma oluyorsa, o kelime mecazdır. Örneğin; “Bize soğuk davrandı” cümlesinde “soğuk” yerine “buz gibi” (gerçek ısı) koyduğunda mantıksız oluyor, demek ki mecazdır. Sınavda bu sağlamayı mutlaka yap.
    Sesteş (eş sesli) kök ile ortak kök aynı şey mi?
    Hayır, sınavda en çok puan buradan gidiyor. Sesteş kökte anlam bağı yoktur (Yaz/Kış mevsimi ile Yaz/mak fiili gibi). Ancak ortak kökte anlam bağı vardır (Boya/mak eylemi ile Boya maddesi gibi). Yazılı kağıdında bu ayrıma dikkat edersen rakiplerinden bir adım öne geçersin.
    “Nitel” ve “Nicel” anlamı ayırt etmenin en kısa yolu nedir?
    Genellikle karıştırılır ama kodlaması şöyledir: **C** harfi olan “Ni**c**el” kelimesi **C**etvelden (ölçülebilir) gelir. Sayılabilir, ölçülebilir özellikler niceldir. Diğeri (Nitel) ise “Nasıl?” sorusunun cevabıdır, kaliteyi belirtir. Öğretmenler bu soruyu sormayı çok sever.
    Bu sorular 1. Dönem 1. Yazılı veya 2. Yazılı için uygun mu?
    Kesinlikle. Hazırladığımız sorular MEB’in “Konu Soru Dağılım Tablosu”na %100 uyumludur. Hem ilk sınavlardaki temel kazanımları hem de dönem sonu genel tekrarlarını kapsar. Okul sınavında karşına çıkabilecek klasik ve test tipi soruların bir simülasyonudur.
    Yazılı sorularının cevap anahtarı ve çözümleri var mı?
    Tabii ki. Sadece “A şıkkı doğru” deyip geçmedik. Testi bitirdiğinde veya PDF dosyasını indirdiğinde, her sorunun neden doğru olduğunu anlatan detaylı çözümleri göreceksin. Böylece ezberlemeden, mantığını kavrayarak öğrenmiş olacaksın.
    Bu sayfadaki soruları PDF olarak indirip çıktı alabilir miyim?
    Evet, hemen yukarıdaki “PDF İndir” butonunu kullanarak testleri cihazına kaydedebilirsin. Sınıf ortamında deneme sınavı yapmak veya evde internet olmadan çalışmak için yazıcı dostu (printer-friendly) formatta hazırladık.

    Bir Yorum Yaz